1 Mayıs 2020 Cuma

Çetin Ünsalan Yazdı: Geleceğin gölgesinde 100 yıl öncesi

Bu tatlı su analistlerine ve uzmanlarına bayılıyorum. Biraz doğru pazarlama, biraz reklamını iyi yapma, biraz da rüzgarı arkasına alma yoluyla, herkesin gördüğünü söyleyip, kahin unvanıyla kasayı dolduruyorlar.

Herkesin kendi tercihidir; kimin ne kazandığı da umurumda değil ama haksızlığa dayanamıyorum. 2008 krizinin kahini Roubini… Çıktı ve zaten patlayacağı belli olan bir krizi söyledi diye kahin ilan edildi.

Bizim çok sevgili uzmanlarımız da ithal sese hayranlıklarıyla ne dediğine baktılar. Oysa 90’lı yılların sonundan beri ekonomik modelleri masaya yatıran, Türkiye’nin özelinde yapılması ve yapılmaması gerekenleri yazan, çizen anlatan isimler vardı. Üstelik bunlar ithal dostlar gibi para da almadılar.

Belki iki elin parmaklarını geçmeyecek sayıdaydılar. Ama Ekonomist Uğur Civelek, Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu ve Stratejist Mete Akıncı başta olmak üzere bize ait bu sesleri dinlememek ne kadar akılla bağdaştı? Hadi Roubini ekonomist… Bir tüketici mücadelesi yapan avukattan bahsedeyim.

Mehmet Bülent Deniz… Şu an Tüketici Birliği Federasyonu’nun Başkanı; o dönem de yine bir tüketici derneğinin başında. Roubini’den en az 1 yıl önce krizin haberini verdi. Diğerlerine haksızlık, Roubini’yi de kurban etmek istemem.

Ama şu bir gerçek ki Civelek, Uzunoğlu ve Deniz, yıllarca programlarıma konuk oldular ve dünyada her şey güllük gülistanlık iken uyarılarını yaptılar. Fakat sorumsuz sorumlularımız genellikle onları kötümser olarak nitelendirdi. Sonuç: 2008 krizi yaşandı, Roubini kahin oldu.

30.04.2020, Çetin Ünsalan, Para Analiz

Banka, e-ticaret ve ‘net’e şikayet yağdı

Koronavirüsle mücadele süreci tüketici şikayetlerini de etkiledi. İlk günlerde turizm ve özel okul konusunda yoğunlaşan şikayetler, son dönemde bankacılık, iletişim ve sanal satışta artış gösterdi.

Tüketiciler Birliği Federasyonu (TBF) Başkanı Mehmet Bülent Deniz, koronavirüs salgını döneminde, kredi ve kredi kartı ödemelerinin faizsiz ötelenmesi beklentisinin karşılanmayarak, bankaların öteleme için fahiş faiz hesaplamasının, en tüketici sorunu olarak öne çıktığını söyledi.

Deniz, “Mart ayı başından itibaren erken rezervasyon, uçak bileti ücret iadesi, özel okul taksitleriyle servis ve yemek ücretlerinin iadesi, internette hizmet kalitesinin düşmesi veya hizmetin verilmemesi konularında tüketici mağduriyetleri yoğunlaştı” dedi.

İki haftadır değişti
Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Başkanı Aziz Koçal da, tüketicilerden en çok sözleşmelerle ilgili şikayet geldiğini belirterek, şunları söyledi:

“İnternette yetersiz servis ve altyapı şikayetleri, abonelik sorunları, faturalarda haksız fiyat farkı, taahhütlerden cayma sorunlarından şikayet arttı. Uygulamaya konan tedbirler başladığında yoğun şekilde, özel okul, yurt, düğün salonu, ve servislerden şikayet geldi. İki haftadır internet üzerinden yapılan alışverişlerden yoğun şikayet geliyor. Sosyal medyada ünlü markaların ürünleri üzerinden oluşturulan linklerle sahte satış yapılıyor.”

Dosyalar yığılıyor
Bu süreçte tüketici sorunlarının çözümünün zorlaştığını kaydeden Koçal, şöyle konuştu:

“Alınan tedbirler çerçevesinde oluşan mağduriyetler var, bunların birçoğu mücbir sebep nedeniyle. Bu sorunların başında özel okullar, yurtlar, servisler, kreşler geliyor. Tüketici sözleşme imzaladı diye almadığı ya da eksik aldığı hizmetin bedelini ödemek zorunda kalabilmekte. Tüketici hakem heyetlerinde dosyalar yığılmaya başlayacak. Hakem heyeti toplantıları da durduruldu. Şu anda hiçbir sorunun çözümü mümkün değil.”

Maske şikayeti arttı
Tüketici Başvuru Merkezi Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu da, “Koronavirüs sürecinde tüketiciler en çok ekonomik destek taleplerine cevap verilmemesi, faturalarda artış, salgından korunmak için ihtiyaç duyulan maske, eldiven, dezenfektan, kolonya ve bazı temel gıda fiyatlarındaki artışlardan şikâyette bulundu. Maske satışının yasaklanması ve devlet eliyle maske dağıtılacağının açıklanmasına karşın vatandaşın bir bölümüne maske ulaştırılamamış olması da yoğun şikâyete yol açtı” dedi.

E-ticaret arttı, sorunlar da çoğaldı
Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER) Başkanı Deniz Öner, tüketici şikayetlerde taahhütlü aboneliklerin başı çektiğini kaydederek, “Banka kredileriyle ilgili şikayetler çok arttı. Kredi almakta sorun yaşayanlar çok. Fahiş ve haksız fiyat artışları nedeniyle, internetten alışverişte yoğunluk nedeniyle şikayetler var. Servis ve kurulumla ilgili şikayetler var. Kargo hizmetlerinde gecikme olabiliyor” dedi.

‘Bu dönemde üst kurullara başvurun’
Tüketici hakem heyetlerinin 30 Nisan’a kadar dondurulduğunu kaydeden Deniz Öner, şunları söyledi:
“Tüketici şikayeti gelse de toplantı yapamıyoruz. Tüketiciler bu süreçte ilgili en üst kuruma başvursun. Sigortayla ilgili BDDK Tahkim Kurulu’na, internetle ilgili BTK’ya yazsınlar. e-Devlet üzerinden TÜBİS sistemi var. Turizmle ilgili TÜRSAB’a başvurabilirler. CİMER’e yazabilirler. 175’i arayabilirler.”

28.04.2020, Hanife Baş, Milliyet

18 Nisan 2020 Cumartesi

Abonelik iptali tek tık’la e-Devlet’ten

e-Devlet üzerinden yapılabilecek işlemlere internet ve telefon aboneliği iptali de ekleniyor. Düzenlemenin 15 Mayıs’ta yürürlüğe girmesi, uygulamanın ise 15 Eylül’den sonra başlaması öngörülüyor.

İnternet, telefon ve yayın hizmetlerinin iptali de artık online yapılabilecek. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) bu konudaki tebliğ taslağını kamuoyu görüşüne açtı. Taslak bu haliyle tebliğ olursa Türk Telekom, Turkcell, Vodafone, BeinSport, D-Smart, Türksat ve Kablo TV gibi şirketlerden telefon, internet veya yayın hizmeti alanlar bunları e-Devlet üzerinden iptal edebilecek. Koronavirüsle mücadele sürecinde herkesin evde kaldığı bu dönemde bu karar çok önem taşıyor.

Firmalar da e-Devlet üzerinden gelen iptal başvurularını işleme alıp gerekli iptali gerçekleştirmekle yükümlü olacak. İşletmeciler belge eksikliğini gerekçe göstererek iptali reddedemeyecek.

BTK, kamuoyunun görüşünü almak için taslağı internet sitesinde yayınladı. 10 gün yayında kalacak olan taslak, 15 Mayıs’ta yürürlüğe girecek. Kullanıcılar, 15 Eylül’den itibaren ise e-Devlet üzerinden abonelik iptal işlemlerine başlayabilecek.

Üç yolla fesih
Taslakta bu iptal işleminin e-Devlet üzerinden üç şekilde yapılabileceğine yer verildi. Bunlar elektronik imza, kimlik kartı ve internet bankacılığı yoluyla.

e-Devlet’ten internet, telefon ve yayın hizmeti iptali şöyle yapılabilecek: “Elektronik imza ile. Önce abone, hizmet numarası seçimi yapılıyor. Kimlik bilgileri gerekli alanlara girilecek. Bu şekilde fesih belgesi elektronik imza ile işletmecilere iletilebilecek.

Kimlik kartıyla da e-Devlet’ten başvuru mümkün. Fesih belgesini doldurup, kimlik bilgileriyle de başvuru yapılabilecek. İnternet bankacılığı ile de sisteme girerek fesih başvurusunda bulunulacak. Yine örnek fesih belgesini doldurup, imzalı fesih belgesini elektronik ortamda firmalara iletebilecekler.”

Cayma cezası ödenir
Düzenleme yürürlüğe girdiğinde herkes oturduğu yerden aboneliğini iptal edebilecek. Ancak bu fesih, taahhütleri ortadan kaldırmıyor. Taahhüdü olanlar gerekli cayma bedeli cezasını ödemek zorunda. Şu anki durumda internet, telefon ve yayın hizmeti iptalleri servis sağlayıcıların mağazalarına giderek, faks çekerek ya da posta gönderilerek yapılabiliyor.

77 milyon abone var
BTK, 2019 yılı üçüncü çeyrek rakamlarına göre Türkiye’de genişbant abone sayısı 77 milyona ulaştı.

Sabit internet abone sayısı 14 milyon.
Mobil genişbant abone sayısı 63 milyon.
Fiber abone sayı 3.1 milyon.
Sabit telefon hattı abonesi 11.5 milyon.
Türksat abonesi 1.2 milyon
Kablo TV abonesi 1.1 milyon
Sabit geniş bant penetrasyonu yüzde 17, mobil genişbant penetrasyonu yüzde 87.

‘Tüketiciler çok sorun yaşıyordu’
Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, abonelik iptalinin en fazla şikayet gelen konu olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“İptal için bayiye gitmek ya da faks çekmek gerekiyor. Faks ulaşmıyordu, teyidi alınamıyordu, süreçler çok uzuyordu. Binlerce tüketici sorun yaşıyordu. Böyle bir uygulamanın olması uzun zamandır konuşuluyordu. Artık- e-Devlet üzerinden yapılabilmesi çok büyük avantaj. Sözleşmenin bu şekilde iptal edilebiliyor olması çok yerinde bir karar oldu. Tüketici hakları açısından da önemli.”

Hakem heyetine başvuru
Devlet hizmetleri kullanıcı ihtiyaçları göz önüne alınarak elektronik ortama taşınırken e-Devlet’teki hizmet sayısı artıyor. En son maske başvuruları da e-Devlet üzerinden alınmaya başlandı. Hepimizin evde kaldığı bu dönemde e-Devlet’ten yapılabilecek işlemler de önem kazandı. Kullanıcı sayısı 45 milyonu aşan sistem üzerinden 5 binin üzerinde farklı hizmet sunuluyor. e-Devlet’ten yapılabilecek işlemler şöyle: “Vergi mükellefleri ödemelerini online yapabiliyor. Nabız adlı sağlık uygulamasıyla sağlık verisine ulaşılabiliyor. UYAP’la hakkınızdaki davaları görebiliyorsunuz. Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) ile tüketici şikayetleri ve hakem heyetine başvuru yapılabiliyor. TÜBİS geçen yıl çok yoğun kullanıldı.”

18.04.2020, Hanife Baş, Milliyet

Tüketiciden faiz çağrısı

Bankalar virüsle mücadele kapsamında, kredi ve kart borcunu ödemede sıkıntı çeken müşterilerin talebi halinde taksitleri 3 aya kadar erteleme kararı almıştı. Pek çok kişi bu ertelemenin ücretsiz olacağını düşünüyordu.

Ancak başvuruların ardından ortaya çıkan faiz maliyeti tüketicilerin tepkisine neden oldu. Bankalar ise masrafın kendilerinin aldığı ekstra bir kredi öteleme masrafı olmadığını, kredinin ertelenmesi nedeniyle ortaya çıkan faiz, vergi ve fon tutarı olduğunu belirtiyor.

Mevcut durumda bankalarda 3 aylık kredi öteleme masrafı; 12 ay vadeli, yüzde 1 faizli 10 bin liralık tüketici kredisinde yaklaşık 260-270 lira. Bu masraflar kalan taksitlere ekleniyor. Her şey kuralına uygun gibi görünse de tüketiciler, esnaf ve sanatkarlarda olduğu gibi taksit ertelemesinin faizsiz olması gerektiği görüşünde.

Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz de “Hangi nitelikte olursa olsun kredi ve kredi kartı ödemelerini faizsiz öteleyin” çağrısı yaptı.

‘FAYDASI OLMAZ’
Ülkede milyonlarca tüketicinin bankalara, kredi kartı, taşıt, konut ve bireysel kredi ödemesi olduğunu hatırlatan Mehmet Bülent Deniz, “Ekonomik İstikrar Kalkanı paketi ve ekonomi yönetiminin bankalara ilişkin beklenti ve tavsiyelerine karşın borç ötelemesi yapacağını duyuran bankaların, öteleme işlemine faiz uygulamasının, tüketici açısından hiçbir yararı bulunmamaktadır” diye konuştu.

18.04.2020, Murat Gülderen, Posta

Corona’nın bulaşamadığı tek canlı…

Bilim adamları, coronavirüs’ün bulaşamadığı, etkilemediği tek canlı türünü keşfetti.

Ayrıntılar videoda…


15.04.2020, Tüketici Birliği Federasyonu

#hayatdevametsindiye kampanyasına halktan büyük destek

Yaşanan pandemi nedeniyle Tüketici Birliği Federasyonu’nun, banka, elektrik, su, doğalgaz, iletişim ve kira ödemelerinin üç ay faizsiz ötelenmesini talep eden #hayatdevametsindiye kampanyasına kamuoyundan yoğun destek geldi.

Peki bu ödemelerde son durum ne?

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, BengüTürk TV’de, Yeliz Şenyerli’ye anlatıyor. 

07.04.2020, BengüTürk TV, Ekonomide Gündem


Marketlerden satın aldığınız ürünler böyleyse şikayet edin!

Corona virüs tedbirleri kapsamında marketlerde sebze ve meyveler artık poşetlenerek satışa sunuluyor. Poşetin içindeki ürün görünmediği için bazı kişiler arasına çürük karıştırıyor. Böyle bir durumda ise Alo 175 hattını arayarak şikayet edilmesi gerekiyor.

Bazı kişiler poşet içinde satışa sunma uygulamasını fırsata çeviriyor ve poşetin içindeki sebze ve meyveler görünmediği için içine bozuk ürün karıştırıyor. Bu durumda ise Alo 175 hattını arayarak şikayet edilmesi gerekiyor.

TÜKETİCİ PARASININ KARŞILIĞINI ALAMIYOR
Son günlerde bazı marketlerin poşetlenen meyve ve sebzelerin arasına çürük ve bozulmuş mal kattığı yönünde şikayetler aldıklarını belirten Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Bazı kişiler uygulamayı fırsata çeviriyor. Tüketici parasının karşılığını alamıyor” dedi.

ŞİKAYET EDİN
Deniz, şöyle devam etti: “Kasada parasını ödeyip eve geldikten sonra durumu farkeden tüketicilerin, sosyal izolasyon ortamında çürük çıkan bir elma, kullanılamaz durumdaki iki patlıcan için tekrar markete gitmeyeceğini hesaplayan bu firmalar, tüketiciye ve koronayla mücadele eden ülkemize kötülük yapmaktadır. Tüketicimiz, fırsatçıları Ticaret Bakanlığı’nın Alo 175 hattını arayarak şikayet etmeli.”

08.04.2020, 

Milyonlarca kişinin beklediği karar verildi.

Milyonlarca kişinin beklediği karar verildi.
Bankalara yapılacak kredi ve kredi kart ödemeleri ile ilgili az önce sıcak bir gelişme yaşandı.

İşte ayrıntılar…


TBF'den koronavirüs fırsatçılarına tepki

TBF Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz: - "Bazı marketlerin poşet içine çürük, bozulmuş, tüketilemez durumdaki meyve ve sebzeyi koydukları gözlenmektedir"  "Ülke olarak el ele vererek yürüttüğümüz bu mücadelede toplumsal dayanışma içinde olmak, üreticinin, satıcının, tüketicinin bu zor dönemde birbirlerine destek olmaları gerekmektedir" 

"Poşetlenmiş olarak satılan sebze meyvenin içine çürük ve kullanılamaz durumdaki ürünleri sokuşturmak, bu olağanüstü dönemde affedilemeyecek nitelikte fırsatçılık ve ahlaki düşüklüktür"

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, yen tip koronavirüse (Kovid-19) karşı alınan önlemler kapsamında poşetlenen meyve ve sebzelerin arasına çürük mal katan bazı marketlere tepki gösterdi.

Deniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, koronavirüs ile mücadele kapsamında marketlerde sebze ve meyvenin poşetlenmiş olarak satışa sunulduğunu belirterek, "Bu uygulamada bazı marketlerin poşet içine çürük, bozulmuş, tüketilemez durumdaki meyve ve sebzeyi koydukları gözlenmektedir." dedi.

Son günlerde bu konuda sık sık şikayetler aldıklarını anlatan Deniz, bazı kişilerin bu uygulamayı fırsata çevirdiğini söyledi.

Olağanüstü bir dönemden geçildiğini vurgulayan Deniz, "Tüketicinin sağlığının korunması için uygulamaya geçirilen poşette sebze meyve satışının, bazı marketler tarafından kötüye kullanılması nedeniyle amaca hizmet etmemekte, en önemlisi tüketici parasının karşılığını alamamaktadır." değerlendirmesini yaptı.

Deniz, şunları kaydetti:
"Ülke olarak el ele vererek yürüttüğümüz bu mücadelede toplumsal dayanışma içinde olmak, üreticinin, satıcının, tüketicinin bu zor dönemde birbirlerine destek olmaları gerekmektedir. Tüketici cephesinden, birçok iş yeri kapanmış ve dolayısıyla lüks tüketim azalmış olsa da gıda, hijyenik ve medikal ürünler başta olmak üzere bir çok tüketim unsurunda tüketicinin tüketimi azaltma eğiliminde olmadığı gözlenmektedir. Sanılanın aksine, tüketicinin talebi kesmemiş olması, ekonominin sürdürülebilirliği ve piyasaların kapanmaması adına çok önemli bir destektir."

"Fırsatçıları ifşa edin"
Deniz, tüketicinin bu olumlu yaklaşımının üretici ve satıcılar tarafından da görülmesi ve desteklenmesi gerektiğini aktararak, şöyle devam etti:
"Poşetlenmiş olarak satılan sebze meyvenin içine çürük ve kullanılamaz durumdaki ürünleri sokuşturmak, bu olağanüstü dönemde affedilemeyecek nitelikte fırsatçılık ve ahlaki düşüklüktür. Kasada parasını ödeyip eve geldikten sonra durumu farkeden tüketicilerin, sosyal izolasyon ortamında çürük çıkan bir elma, kullanılamaz durumdaki iki patlıcan için tekrar markete gitmeyeceğinin hesabını yapan bu firmalar, tüketiciye ve bu mücadeleyi her alanda başarı ile yürüten ülkemize kötülük yapmaktadırlar."

Bu tür satıcıları kınayan Deniz, bu durumla karşılaşan tüketicilerin ellerindeki sosyal medya silahını kullanarak fırsatçılığı ifşa etmelerinin yanında, Ticaret Bakanlığının "Alo Tüketici Hattı"na durumu bildirmelerini önerdi.

07.04.2020, Mehmet Ali Derdiyok (AA), Yeni Akit,

“Bankaların ötelemelerde faiz istediğini görüyoruz. İsim isim yayınlayacağız.”

Jurnal Türkiye’ye konuşan Tüketici Birliği Federasyonu genel başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz korona virüs salgını sonrası oluşan fahiş fiyatları yorumladı. Hukuktaki mücbir sebep ilkesine açıklık getiren Deniz, tüketicilerin belli ödemelerini geri alabilme hakkı olduğunu hatırlattı. Bankaların ötelemeler de faiz uygulamasına da değinen Deniz konu ile ilgili bir saha çalışması yürüttüklerini söyledi.

Tüketici Birliği Federasyonu genel başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz korona virüs salgınının Türkiye’ye sıçramasından sonra oluşan fahiş fiyatlar hakkında şu sözleri söyledi;

Maalesef fırsatçılık yapılıyor. Kriz dönemlerinde ahlak durumunda sıkıntı olan üretici ve satıcılar krizi fırsata çevirmek istiyorlar. İlk vaka açıklandıktan sonra halk marketlere ve medikal ürünlere yönelim gösterdi. Bu durum bu tip satıcılar bahsettiğim yönde tasvip etmediğimiz fırsatçılığa yol açtı. Ancak Ticaret Bakanlığı harekete geçerek bir ‘Alo hattı’ oluşturdu. Ayrıca daha önce 2018 krizinde yapmış olduğu düzenlemeye dayandırarak herhangi bir maliyet artışı olmadan fiyat artışı yapan satıcılar hakkında soruşturma başlattı. Tüketiciler de yarattıkları aşırı talebin kendi aleyhlerine olduğunu görünce talebi minamal düzeye indirdiler. Tüketicinin de sağ duyusu sayesinde fiyatlar dengeye oturdu.

Avukat Bülent Deniz mevcut salgın durumunda tüketicilerin hukuktaki ‘mücbir sebep’ ilkesine dayanarak kullanamadıkları haklarına dair ödemelerini geri alabileceklerini söyledi. Deniz bankaların ötelemelerde uyguladıkları faizlere dair tüketicilerde çok sayıda dilekçe aldıklarını ve yaptıkları saha araştırmasının sonuçlarını bankaların isimlerini de vererek paylaşacaklarını belirtti.

Mücbir sebebin hukuken karşılığı beklenmeyen ve önlenemeyen hal demektir. Hukukun bütün aşamalarında mücbir sebep nedeniyle insanlar hükümlendiği işleri ve edimleri yerine getirmekten vazgeçebilirler. Yaşadığımız salgın da beklenmeyen ve önlenemeyen bir haldir.

“ÖĞRENCİ YURTTA KALMADIĞI GÜNLERE DAİR ÖDEMEYİ GERİ ALABİLİR”
Dolasıyla mücbir sebepten kaynaklanan tüm sözleşmelerle ilgili tüketicinin üzerine düşen taahhütleri yerine getirmeme hakkı vardır. Örneğin yurtta kalan bir öğrenci yurttan ayrılmak zorunda kalırsa – bu özel bir yurt da olabilir- kalmadığı günlere dair yaptığı ödemeyi geri alabilir. Veya hava yolu şirketinden bilet almış bir vatandaş uçuşların yasaklandığı bir durumda uçuş hakkını kullanamadığı için bilet parasını geri alabilir.

Daha önemlisi ise şudur. Öncelikle banka ödemeleri, elektrik ve su ödemeleri, kira ödemeleri, iletişim ödemeleri ile gibi günlük hayatın içinde rutin teşkil eden uygulamalarla ilgili mücbir sebep kuralını uygulamak gerekir. Tüketici Birliği Federasyonu olarak biz 14 Şubat’tan bu yana ‘Hayat Devam Etsin Diye’ sloganıyla bir kampanya başlattık. Bu kampanyada bahsettiğimiz ödemelerin 3 ay ertelenmesini talep ediyoruz. Geçtiğimiz günlerde elektrik ve doğalgaz ödemelerinin ertelenmesi yönünde bir kanun çıktı. Böylelikle bu sıkıntı giderilmiş oldu. Kira ile ilgili olarak da özellikle iş yeri kiraları konusunda bu durumda ödeme yapılamamasının tahliye sebebi olamayacağına dair bir düzenleme yapıldı.

“BANKALARIN ÖTELEMELERDE FAİZ İSTEDİĞİNİ GÖRÜYORUZ. İSİM İSİM YAYINLAYACAĞIZ.”
Bankalar konusunda ise Cumhurbaşkanı’nın açıkladığı ekonomi ve kalkınma paketi tedbirleri çerçevesinde bankalara bir esneklik tanınmasına rağmen o günden bu yana bankaların tüketicilere ötelemeleri faizle yapacaklarına dair bildirim gönderdiklerini görüyoruz. Bu konuda saha araştırması yapıyoruz. Bu araştırmanın sonuçlarını bankalarını isimlerini de vererek ve hangi koşullarda öteleme yaptıklarını ifade ederek paylaşacağız.

Ama temel beklentimiz bankaların bu uzun süreçte tüketicinin ayakta kalmasını sağlayacak şekilde fedakarlık yaparak hareket etmeleridir. Çünkü 2019 bilançolarına baktığımız zaman Türkiye’de en çok kâr eden sektörün bankacılık sektörü olduğunu görüyoruz. Bankaların faizsiz öteleme yapması gerektiği yönündeki çağrımızı yineliyoruz. Vatandaşlar yağmur gibi bu konuda dilekçe gönderiyorlar. Özel bankaların geri adım atacaklarını düşünüyoruz.

29.03.2020, Jurnal Türkiye,