31 Ocak 2020 Cuma

Tüketici Hakları Mücadelesinde Tarihi Adım

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF), Tüketici ve Çevre Dernekleri Federasyonu (TÜÇEDEF) ve Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) tarafından Tüketici Konfederasyonu Girişimi’nin kurulduğunu açıklayan Tüketici Konfederasyonu Girişimi Dönem Sözcüsü Aziz Koçal; “tüketici hakları mücadelesinde yeni bir sayfa açılıyor, yeni bir dönem başlıyor” dedi.

Tüketici Konfederasyonu Girişimi Dönem Sözcüsü Aziz Koçal şu açıklamayı yapmıştır:

Kökeni eski dönemlere dayanan tüketici hakları mücadelesi, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 90’lı yılların başından itibaren hız kazanmıştır.

Özellikle Avrupa Birliği uyum sürecinin de etkisiyle 1995 yılında çıkarılan ilk tüketici yasası, tüketicilerin temel ve evrensel tüketici haklarının varolduğu, korunmaya değer olduğunu kabul etmektedir.

Ülkemizin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Tüketici Hakları Evrensel Bildirgesi’nde sayılan temel ve evrensel tüketici hakları mücadelesinin “olmazsa olmaz” unsuru, tüketici örgütlenmesidir. Nitekim Anayasamızın 172. maddesi ile devletin tüketicilerin örgütlenmesini sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmekte, yürürlükteki tüketici haklarına ilişkin tüm hukuk düzenlemelerinde de; tüketicinin, tüketici örgütleri aracılığı ile temsil edileceği önemle vurgulanmaktadır.

Bu kapsamda 90’lı yıllarda başlayan Türkiye tüketici hakları mücadelesi içinde çok sayıda tüketici derneği ve vakfı kurularak, ülkemiz tüketicisinin haklarına ulaşmaları, yaşam kalitesinin arttırılması yönünde çok başarılı çalışmalar gerçekleştirmişlerdir.

Büyüyen Türkiye, gelişen ve değişen küresel ekonomik zemin nedeniyle tüketici örgütlenmesi son on yıllık zaman diliminde, çatı örgütlerini oluşturmaya başlamış ve tüketici derneklerinin içinde olduğu tüketici federasyonları kurulmuştur. Tüketici federasyonları, özellikle kamu-sivil toplum ilişkisinde, tüketicinin temsil hakkının kullanılmasına yönelik çalışmaları ile ülkemiz tüketici hareketinin gelişmesinde önemli katkılar sağlamıştır.

Teknoloji ve küreselleşmedeki hızlı değişimin küresel ekonominin mimarisinde oluşturduğu değişiklik, artan nüfus hareketliliği, tüketicinin temsilinin en üst düzeyde yeniden kurgulanması gereğini de beraberinde getirmiştir. Bu gerekliliğin ortaya çıkmasıyla mevcut tüketici federasyonları, uzlaşma kültürünün deneyimini, tüketici konfederasyonu olarak yaşama geçirme yönünde çalışmalar yapmışlardır.

Gelinen aşama itibariyle işçi, memur, sanayici, esnaf ve tacirin örgütlenmesinde konfederasyon noktasına ulaşan örgütlenme modeli, Türkiye’de ilk kez nüfusun tamamının oluşturduğu tüketici kitlesi için de yaşama geçirilmektedir.

Bu çalışmalar sonucunda; Tüketici Birliği Federasyonu (TBF), Tüketici ve Çevre Dernekleri Federasyonu (TÜÇEDEF) ve Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF), Tüketici Konfederasyonu Girişimi’ni oluşturmuş bulunmaktadır. Tüketici Konfederasyonu Girişimi hedeflenen noktaya olan yolculuğunu, önümüzdeki aylarda başarı ile sonuçlandırmak ve ülkemizin ilk Tüketici Konfederasyonu’nu kurumsal olarak yapılandırmak kararlılığındadır.

Sivil toplum örgütü anlayışındaki mutabakat ve her türlü farklılığın, Tüketici Konfederasyonu Girişimi çalışmasını zenginleştirecek, değerli ve önemli bir kazanım olduğuna ilişkin temel kabulden yola çıkarak;

Eşit paydaş anlayışı ve uzlaşma kültürü ekseninde; tüketici örgütlenmesini konfederasyon seviyesine ulaştırmanın, ülkemiz tüketicisinin hak arayışına ilişkin mücadelede daha yetkin ve kuşatıcı olacağına,

Tüketici Konfederasyonu Girişimi olarak kamu otoritesi nezdinde konfederasyon kimliği ile gerçekleştireceğimiz daha kuşatıcı tüketici temsiliyeti ile karar alma mekanizmalarına toplumun iradesinin etkin şekilde yansımasında çok önemli katkılar yapacağımıza inanıyoruz.

Tüketici Konfederasyonu Girişimi ve sonrasında planlandığı gibi bu birlikteliğin konfederasyon kimliğine bürünmesiyle ülkemizde çalışma gerçekleştiren çok sayıdaki tüketici örgütünün tek bir çatı altında güçlerini birleştirecek olmaları sağlanacak, tüketici hakları mücadelesi daha etkin ve sonuç getirecek bir kulvarda yoluna devam edecektir. Bu çerçevede federasyon niteliğindeki tüketici örgütlerinin Tüketici Konfederasyonu Girişimi bünyesinde birlikteliğinin önemli ve gerekli olduğunu değerlendiriyoruz.

Küreselleşen ekonomide ve özellikle AB uyum sürecinde tüketicinin uluslararası zeminde konfederasyon eliyle temsili ve iletişimin önemli olduğu kuşkusuzdur. Tüketici Konfederasyonu Girişimi, bu önemli işlevi yerine getirme konusunda kararlıdır.

Türkiye tüketici hareketinde tarihi bir adım olarak nitelendirdiğimiz Tüketici Konfederasyonu Girişimi’nın ülkemizin demokratikleşme, haklarımızın korunması ve uygarlık sürecinde ilerleyişine katkı sağlayacağına olan inancımız tamdır. 

Tüketici Konfederasyonu Girişimi adına
Dönem Sözcüsü
Aziz Koçal

27 Ocak 2020 Pazartesi

“Elazığ/Malatya Depremi Sınavı…”

Elazığ/Malatya Depremi sonrasındaki gelişmeleri değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “ülke olarak bu depremde yaşanan gelişmeler umut vericidir” dedi. 

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili şu açıklamayı yapmıştır:

Hepimizi acıya boğan Elazığ/Malatya Depremi nedeniyle yaşamını kaybeden yurttaşlarımıza rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.
Ülkemizin başı sağolsun.

Depremden oldukça kısa bir süre sonra, son derece hızlı ve etkin bir şekilde başlayan arama-kurtarma çalışmaları, deprem nedeniyle dışarda kalan binlerce insanın barınma, gıda ve sağlık gereksinimlerinin planlı bir şekilde karşılanmaya başlamış olması, daha önce yaşanan deprem felâketlerinden ülke olarak olumlu dersler çıkarıldığını göstermektedir. Onlarca yurttaşımızın enkazdan sağ olarak kurtarılması, bu sınavı başarıyla verdiğimizin somut örneğidir.

Öte yandan yaşanan felâket sonrasında, ülkemiz insanının göstermiş olduğu dayanışma ve birlik duygusu, mutluluk kaynağıdır.
Tüketici Birliği Federasyonu, acıda ortaklaşma ve dayanışma duygusunu içtenlikle desteklemektedir.

Büyük bir kentlerimizde yaşanması olası, daha şiddetli ve yıkıcı bir deprem ile ölçek, kapsadığı coğrafya ve etkilenen nüfus bakımından kıyaslamak mümkün olmamakla birlikte, deprem için devletin ve sivil toplumun geçmişten bugüne olumlu adımlar attığı ve hazırlık yapıldığı somut olarak ortadadır. Bu konuda düşünen, planlayan, hazırlık yapan görevli, sorumlu, yetkili, kamu ve sivil tüm kişilere teşekkür ediyoruz.

Ülke gündeminde olan İstanbul Depremi için yapılan hazırlıklara yön verecek Elazığ/Malatya Depremi sınavı sonrası, Tüketici Birliği Federasyonu olarak; 
1-Marmara bölgesindeki yerleşimin azaltılması,
2-Marmara bölgesindeki ticaret, sanayi ve finans yoğunluğunun Anadoluya hızlı bir şekilde taşınması,
3-Depremin değil binaların öldürdüğü gerçeğinin bir kez daha anlaşılmış olması nedeniyle merkezi yönetim/yerel yönetim işbirliği ile kamu ve özel tüm bina stokunun depreme dayanıklılık taramasından geçirilmesi, depreme dayanıklılık testinden geçemeyen binaların yıkılması veya iyileştirilmesi konusunda sıfır tolerans ilkesiyle hareket edilmesi,
4-Arama-kurtarma ve deprem sonrası yardımlar için başta AFAD olmak üzere kamu ve sivil oluşumların yeteneklerinin geliştirilmesi için kamu kaynaklarının arttırılması gerekliliğini bir kez daha önemle hatırlatıyoruz.

Mehmet Bülent Deniz

Tüketici Güven Endeksi yerinde saydı

TÜİK, Tüketici Güven Endeksi'ni açıkladı. Açıklanan veriye göre tüketici güveni 58.82 oldu. Bir önceki ay olan 2019/Aralık ayında bu rakam 58.77 olarak açıklanmıştı. Açıklanan bu veri ne anlama geliyor? Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz anlatıyor.




23.01.2020, Tüketici Postası, https://www.tuketicipostasi.com/tuketici-guven-endeksi-yerinde-saydi/5625/

22 Ocak 2020 Çarşamba

“üşüyoruz, tepkiliyiz”

Yüksek doğalgaz faturaların değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “doğalgaz tüketiminden alınan KDV oranı derhal düşürülmelidir” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili şu açıklamayı yapmıştır:

2020/Ocak ayında tüketiciye gönderilen doğalgaz tüketimine ilişkin faturalar tüketicilerde büyük tepkiye yol açmıştır. Geçen yılın aynı dönemindeki doğalgaz faturası ile son faturası arasındaki miktarı karşılaştıran tüketiciler, aradaki büyük uçurum nedeniyle şok içindedirler.

Bu yıl kış mevsiminin, geçtiğimiz yıllara göre daha sıcak geçiyor olması, ülkemizin batı kesiminde henüz kar yağışının başlamamış olmaması, deyim yerindeyse kara kışın henüz gelmediği bir dönemde, tüketiciye gönderilen doğalgaz faturası, çok sayıda aile için ödeme olanaklarının üzerindedir. Kış koşullarının ağırlaşması durumunda, ödenecek doğalgaz faturasının daha da artacağı açıktır.

TÜİK tarafından açıklanan resmi enflasyon rakamı 2019 yılı için yüzde 11,84’dür. Bu rakam esas alınarak çalışan kesimin ücretlerinin belirlendiği bir ortamda, doğalgaz tüketim bedelindeki yüzde 45 civarındaki artışın kabul edilebilir, açıklanabilir bir yanı bulunmamaktadır.

Doğalgaz tüketimi, tüketicinin yaşamını sürdürmek için tüketmek zorunda olduğu tüketim kalemleri arasındadır. Bu nedenle tüketicilerin yoğun tepkisine neden olan doğalgaz faturalarındaki miktarın makul seviyelere çekilmesi, 2019/Ocak döneminde olduğu gibi birim fiyatlarda indirime gidilmelidir. Bu olanaklı değilse, doğalgaz tüketiminden alınan KDV’nin yüzde 18 olarak uygulanmasından derhal vazgeçilmelidir. Temel tüketim kalemi olan doğalgaz tüketiminden hiç vergi alınmamalı veya KDV oranı yüzde 1 olarak uygulanmalıdır.

Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan

19 Ocak 2020 Pazar

Almanlar yapmış


1976 77, 11-12 yaşlarındayım…

O dönem Türkiye çocuklarının oyuncak hayali yürüyen bebek, rayda giden tren.
Olanı ise, mantar tabancası, patlangaçlar, bez bebekler.
Üzerine basınca viyaklayan bebek bile lüks...

Almanya’dayım.
Birbirine eklendiğinde elips şeklinde minyatür demiryolu haline dönüşen raylar, iki vagon ve bir lokomotif, cicili bir kutunun içinde.
Uzanıp alıveriyorum.

İlkel bir elektrik bağlantısı, raylar ucuca, lokomotif ve ve vagonlar klipsle birbirine eklenir.
Sonra güç düğmesi çevrilir. Üç küçük tren aparatı rayların üzerinde dönüp durur. 
Türkiye'nin şanslı çocuklarından biriydim, epeyi oynadım.

Görseldeki  lokomotif, yıllarca oynadığım o lokomotif.
Üzerindeki işçiliğin inceliği bir yana, hala çalışıyor.

Neredeyse 45 yıl sonra çalışan bir oyuncak.
Almanlar yapmış abi…