23 Ağustos 2015 Pazar

“dön baba, dönelim…” 22 ağustos’15 #filgunlugu

Tüketici Güven Endeksi rakamı açıklandı.
Ağustos’ta, geçen aya göre yüzde 3,6 oranında düşüş var.
Endeks, tarihinin en düşük seviyelerinde dolaşıyor.

Bu endeksi çok önemserim.
Tüketicinin en az üç aylık dönemde, satın alma kararının neresinde durduğuna işaret eder. Yine ülkenin içinde bulunduğu sosyal, politik ve sosyolojik durumuna ilişkin toplumsal algı ortalamasına…
Gözden kaçan bir ayrıntı da; tüketici borçluluğunun tüketiciyi hangi ölçüde rahatsız ettiğidir. Bu rahatsızlığın arttığı dönemlerde, satın alma iradesi zayıflamaya başlıyor. Bu ayrıntıyı, ödenmeyen banka borçları rakamları ile rahatlıkla test etmek olanaklı.
Sahipsiz ekonomide başka sonucu hayal etmek de olanaksız.
…..

Kamu çalışanıyla zam pazarlığında anlaşma sağlanmış.
Aynı anda, başka bir haber; okul servis ücretlerine yüzde 5 zam.
“Dön baba, dönelim.”
…..

“1 Kasım’da seçim” diyorlar.
Neredeyse kesin gibi.
Ama hala zihnimin bir yerlerinde, tekrar seçim olmayacak öngörüsü var.
Bir şeyler engel, bir şeyler eksik;
Şu anda silahlı çatışmanın yaşandığı bölgede, partiler seçim çalışmasını yapabilecekler mi?
Tekrar seçimin sonunda, HDP’nin oyunu arttıracağı konusundaki kamuoyu araştırmaları bir tek benim mi dikkatimi çekiyor?
AKP-CHP-Kemal Derviş koalisyonuna ilişkin küresel beklenti aşıldı mı?
…..

Bundan bir süre önce kredi kartı alışverişlerinde taksit sınırı getirildi.
Amaç cari açığı tetikleyen tüketici borçlanmasını engellemekti.
“Bu denli keskin karar tüketiciye zarar verir, sistemde kaçak oluşturur” demiştim.

Nitekim bir çok konuda olduğu gibi burada da –belki “U” değil ama bir viraja giriliyor- geri adım atılacak.
BDDK Başkanı bu kararı yeniden gözden geçireceklerini ve esnetebileceklerini söylemiş.
Bir “dön baba, dönelim” olayı daha…
…..


“Hem partilerinin düzenli olarak kapatıldığı hem de üyelerinin zulüm gördüğü, hukukiliğin tartışmaya açık olduğu koşullarda siyasal partileri kurmak ve seçim süreçlerine katılmak aktivistler için ne anlama geliyor? Partide çalışan aktivistler, gerilla güçleriyle olan ilişkilerini nasıl müzakere ediyorlar? Kapalı kapılar ardında seçilerek gelmemiş kişiler asıl kararları verirken, mecliste oturmanın ne anlamı var?” (Sandıkla Meydan Okumak Türkiye’de Kürtlerin Siyasi Yolculuğu, Nicloe F. Watts, Çev. Bilgesu Sümer, İletişim, İstanbul, 2014, 1. Basım, s. 31)

#filgunlugu
Bütünü için tıklayınız

Hiç yorum yok: