banka borçları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
banka borçları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Kasım 2020 Cuma

Deniz: “Banka borçları alarm veriyor”

TBMM’nde görüşülmekte olan torba yasa ile tüm kamu alacaklarına yeni bir yapılandırma olanağı daha geliyor.

Tüketici Birliği Federasyonu, böylesi bir yapılandırmanın bankalara olan bireysel kredi ve kredi kartı borçları için de tanınmasını istiyor.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz ile bu konuyu konuştuk.

Banka borçları da, yapılandırılmalı…


Tüketicilerin banka borçlarını değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “banka borçlarının yapılandırılması zorunlu hale gelmiştir.” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili şu açıklamayı yapmıştır:

Geçtiğimiz günlerde TBMM’de görüşülmekte olan torba yasa tasarısının Bütçe ve Plan Komisyonu görüşmelerinde, kamu borçlarının faiz indirimi ve uzun taksitler ile yapılandırılması maddesinin tasarıya eklenmesi kabul edilmiştir. Geçtiğimiz yıllarda örneğini sıklıkla gördüğümüz yapılandırma, bu kez de pandemi döneminin ekonomide oluşturduğu hasar nedeniyle yeniden yürürlüğe konmaktadır.

Tüketicinin bankalar olan kredi ve kredi kartı borçluluğu da, yapılandırmayı gerektirecek nitelikte yüksek olup ödenemez noktaya hızla gitmektedir. Pandemi döneminin başında yapılan düzenleme ile bankalara olan borçlar için öngörülen 90 günlük takip süresi, 180 güne çıkarılmış ve bu nedenle takibe alınan bireysel kredi ve kredi kartı borçlu sayısında azalma kaydedilmiştir. Ancak (örneğin 2020/Ocak-Ağustos dönemi) takibe düşen borçlu sayısı, önceki döneme göre yüzde 54 azalmış görünmekle birlikte tüketicinin banka borç çilesi henüz istatistiklere yansımamış bulunmaktadır.

Özellikle pandemide ikinci ve ağır döneme girilen bu dönemde alınması zorunlu olan yaşamı kısıtlayıcı önlemler nedeniyle ekonomideki yavaşlama ve kaotik durumun ağırlaşarak devam edeceği görülmektedir. Böyle bir süreçte 2020/Mart ayından bu yana yaşamını zorlukla sürdüren ve bu nedenle borçlanmak zorunda olan milyonlarca kişi, kış mevsimi arefesinde, banka borçları nedeniyle takibe alınma tehdidiyle karşı karşıya bulunmaktadır. Nitekim bu konudaki tehlikenin farkında olan kimi bankaların geçtiğimiz günlerde faiz indirimi ve borçların yeniden yapılandırılmasına yönelik adım attıkları da bilinmektedir.

Ancak bankacılık sektörünün kamu ve özel şirketlerden oluşması, bankaların alacaklarına ilişkin yaklaşımlarının birbirlerinden farklılık göstermektedir. En önemlisi banka inisiyatifiyle yapılandırma masasına oturan tüketicinin, masadan vadesi uzatılmış, ama faiz yükü artmış banka borcu ile kalkacağı açıktır.

Bu nedenle kamu alacaklarında olduğu gibi kamu/özel banka ayrımı olmaksızın tüm bankalara olan bireysel kredi ve kredi kart borçlarının; “yasal takibe düşmüş olması, gecikmiş olması veya zamanında ödeniyor olması” gibi kıstaslardan bağımsız olarak, talep eden her tüketici için yapılandırılması olanağı getirilmelidir. Bu yapılandırmanın, borcun artarak ötelenmesi olmamasını sağlamak adına, kamu alacaklarının yapılandırılmasında uygulanacak olan faiz oranında ve taksit olanakları getirilmelidir.

Bankalara olan borçların her banka ve dileyen her tüketici için adil koşullarda yapılandırılması ile ekonomideki olumsuzluğun derinleşmesi ile mücadelede önemli bir adım atılacak, pandemi sonrasına kadar ekonominin devamlılığın sağlanmasına önemli bir katkı yapılmış olacaktır.

Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan

28.10.2020, Tüketici Birliği Federasyonu

9 Ağustos 2020 Pazar

Faiz silme kampanyası başlatılsın vatandaş yükten kurtulsun

Corona virüsü (Covid-19) kaynaklı pandemi döneminde borçlarını ödeyemeyen vatandaşlar için devlet eli ve bankalar aracılığıyla yapılan destekler için uygulanan faiz oranları yeni yükler getirdi. Tüketici hakları savunucuları, hem bu yüklerin hafifletilmesi hem de borçların kabarmaması için tüm kurum ve kuruluşlarda faiz silme kampanyasının başlatılması tavsiyesinde bulunuyorlar.

Bankalar ile kurumlarca vadesi geçmiş kredi, kredi kartı ya da fatura borçları için talep edilen faiz oranları, yeni tip Corona virüsü (Covid-19) salgını nedeniyle zor günler geçiren işletmelerin ve vatandaşların ceplerinden daha fazla paranın çıkmasına yol açıyor.

Piyasa rahatlar
Milli dayanışma ruhunu açıkladığı 20 paketle ayakta tutan ekonomi yönetiminin ardından sıranın bankalara ve kamu hizmeti veren diğer kurumlara geldiğini dile getiren tüketici derneklerinin yetkilileri, ‘faiz silme kampanyası’ başlatılması çağrısı yapıyorlar. Aynı yetkililer, böyle bir adım atılması halinde kredi, kredi kartı veya fatura borçlarının ana paralarını ödeme imkânı olanlara büyük bir kolaylık sağlanacağını: hızlanacak nakit akışının ise piyasayı rahatlatacağını belirtiyorlar.

Tüketici tedirgin
Yeni Akit’e konuşan Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, salgın sürecinin mali sorunlara sebep olduğunu kaydederek, “Ne yazık ki pandeminin etkili olduğu aylarda vatandaşların bütçeleri altüst oldu. Toplumun büyük bölümü parasal sıkıntı yaşadı” dedi.

Borçluluk oranlarında artış görüldüğüne dikkati çeken Deniz, “Covid-19’un bunalttığı tüketicilerin imdadına devlet yetişti. Borçlar ötelendi. Merkez Bankası’nın devreye girmesiyle faiz oranları geriye geldi. Kamu ve banka alacakları noktasında olumlu bir ortam oluştu. Ancak yeni normale geçişin ardından posta kutuları kredi kartı ekstreleri ve faturalarıyla doldu. Doğal olarak tüketiciler tedirginliğe kapıldı” diye konuştu.

Kritik çağrı
Vatandaşları rahatlatacak bir adım atılması gerektiğinin altını çizen Deniz, şunları söyledi: “Mart, nisan ve mayıs dönemine ait kredi, kredi kartı, fatura borçları ile tüm kamu alacakları faizsiz ötelenmelidir. Vadesi geçen alacaklar için faiz uygulanmamalıdır. Bu bir Cumhurbaşkanı Kararnamesine bakar. Malum, finans kurumlarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) faiz oranlarıyla ilgili tavsiyelerine aldırış edilmedi. Burada bir kararname yayınlanması ya da kamu bankalarının ‘faiz silme kampanyaları’na start vermelerinde fayda görüyoruz. Bu hamleyi özel bankalar da görmezden gelmeyecek, kampanya yarışında geri kalmamak için ellerinden geleni yapacaklardır. Ve borçlarını ana parasını

Önemli öneri
Tüketici Hakları Derneği (THD) Genel Başkanı Turhan Çakar ise pandemi tehdidi tamamen bertaraf edilene, ekonomik durgunluk aşılana kadar kredi ile kredi kartı borçlarının ertelenmesi gerektiğini vurguladı. Çakar, ayrıca dar ve orta gelirlilerin faiz borçlarının silinmesi önerisini sundu. Covid-19’un ekonomik durgunluğa neden olduğunun altını çizen Çakar, “4-5 aydır önemli problemlerle karşı karşıyayız. Milyonlarca insan, işini gücünü kaybetti, kira veremez hata beslenemez duruma geldi. İnanın, kısa çalışma ödeneğinden (KÇÖ) faydalanamayan çok sayıda vatandaşımız var. Küçük esnafımız ise darboğazda. Bankalar ise kazançlarına kazanç kattılar. Ülkemiz ve halkımız için fedakârlıkta bulunmadılar ama bulunabilirler. Ülkemizin ve halkımızın lehine olacak uygulamalara start verebilirler” şeklinde konuştu.

TREPAŞ’tan örnek hizmet
Trakya’da vadesi geçmiş tüm elektrik fatura borçlarını 30 Temmuz 2020 mesai saati bitimine kadar nakit ödeyen müşterilerin tüm faiz borçları silindi. Covid-19 pandemisi ile mücadele sürecinde, Trakya bölgesindeki müşterilere destek olmak ve enerji hizmetlerinden kesintisiz yararlanmalarını sağlamak amacıyla TREPAŞ tarafından başlatılan ’Faiz Silme’ kampanyası için son bir haftaya girildiğini müşterilere duyuruldu. TREPAŞ, gerçekleştirdiği kampanya ile vadesi geçmiş fatura borçlarının, tek seferde nakit olarak ödenmesi durumunda oluşan tüm gecikme zammı tutarlarını, bir defaya mahsus olmak üzere tahsil etmedi. Müşteriler, sadece anapara borcunu ödeyerek borçlarını kapatmış oldu.

03.08.2020, Buğra Kardan,  Yeni Akit

9 Ağustos 2018 Perşembe

Tüketici, Ankara'dan Daha Yiğit...

Hepimizin dikkati ekonomide; rakamlar, dolar kuru, altın fiyatları…
Kurdaki çılgın yükseliş, başlayan durgunluk derken, hepimiz bir şeyler söylemeye, anlatmaya, anlamaya çalışıyoruz.

Ekonomik gerçeklikler, devlet aygıtını yönetenlerin politikalarının sonucu.
Ama sosyal ve siyasi sonuçlarına göre, sadece rakamların olduğu, gelişmeleri değerlendirirken tarafı olduğumuz yerin değil, rakamların ortaya koyduğu sonuçlara ulaşmayı zorunlu kılıyor.

Geçtiğimiz gün yayınladığımız Yastığın Üstünde Ne Var? yazısı ile ekonomideki derin ve güçlü dolarizayon iklimini, rakamlarla anlatmaya çalışmıştık.

Bugün de sokaktaki vatandaşın, yani hane halkının borçlarına bakalım;

Ekonomi kurumlarının verilerine göre 2018/Mart sonu itibariyle sokaktaki vatandaşın bankalara borcu 574,6 Milyar liraya ulaşmış durumda.
Bu rakama, ekonomik dalgalanmanın başladığı Nisan-Ağustos ayları verisi dahil değil üstelik.

Tüketici en çok borcu, nakit ihtiyacını karşılamak için almış.
222,5 Milyar TL. lık ihtiyaç ve diğer kredi borcunu, “dünyada mekan, ahirette iman” diyerek konut almak isteyen tüketicinin aldığı 215,2 Milyar TL. lık konut kredisi izliyor.
Taşıt kredisi, kredi kartı derken, tüketicinin bankalara toplam 574,6 Milyar TL. borcu bulunuyor.

574.6 Milyar TL. ne anlama geliyor?
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 2018 yılı bütçe büyüklüğü 762,8 Milyar TL.
Yani devletin bütün bir yıl boyunca güvenlik, sağlık, ulaşım, eğitim, yatırım aklınıza ne gelirse, harcamak için öngördüğü rakamın yüzde 75’i kadar tutarı, tüketici olarak sadece bankalara borçlu durumdayız.

Rakam yeteri kadar çarpıcı mı?

PS/Yazıya başlarken 1 Amerikan Doları 5.38 TL. idi. Şimdi 5.50 TL.
Yukarıdaki değilse, bu çarpıcı mı?... 

Borcu borçla kapatamıyoruz

Tüketici Postası’nın, Türkiye Bankalar Birliği’nin verilerine dayanarak yayınladığı kredi kartı ve bireysel kredi borçlarına ilişkin verileri, Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı ve tüketici hakları uzmanı Av. Mehmet Bülent Deniz değerlendirdi. Tüketici Postası’na açıklama yapan, Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Av. Mehmet Bülent Deniz, “Açıklanan veriler ekonomide yaşanan olumsuzluğu net şekilde ortaya koymaktadır” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Av. Mehmet Bülent Deniz’in, Tüketici Postası için kaleme aldığı değerlendirmesini okurlarımızla paylaşıyoruz:

Türkiye Bankalar Birliği’nin , 2018 yılının ilk yarısına ilişkin açıkladığı veriler ekonomide yaşanan olumsuzluğu net şekilde ortaya koymaktadır. Yılın ilk altı ayında kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin sayısında azalma yaşanırken, bireysel kredi borcunu ödeyemeyenlerin sayısında aynı oranda artış kaydedilmiştir.

Yaklaşık olarak bir yıl önce “kredi kartında deniz bitti” diyerek kamuoyuna yapmış olduğumuz uyarı ile birlikte, kredi kart borcu olanların daha düşük faizli bireysel kredi kullanarak kredi kartı borçlarını kapatmaları çağrısında bulunmuştuk. Çağrımız karşılığını bulmuş olmalı ki, kredi kartı borçlarını ödeyemeyenler, daha düşük faizli bireysel kredi kullanarak, kredi kartı borçlarını ödeme gayreti içine girmişler.

Ancak gelinen noktada daha düşük faiz maliyeti olmasına karşın, tüketicinin bireysel kredi borcunu da ödeyemediği görülüyor. 2018/Ocak-Haziran verilerine göre, kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe uğrayanların sayısı yüzde 16 oranında azalırken, bireysel kredi ödemesi yapamayan tüketicilerin sayısı neredeyse aynı oranda, yüzde 15 artmıştır.

Bir yıl önceki oldukça düşük faizli bireysel kredi borcunun bugünlerde ödenemeyecek noktaya gelmiş olması, ekonomide yaşanan derin krizin tüm gerçekliğini ortaya koymaktadır. Borcunun maliyetini düşürerek borçlanan tüketici, düşük maliyete karşın borcunu ödeyemez noktadadır. Ülke ekonomisinin son dönemde yaşadığı süreç, borcun daha düşük maliyetle dahi olsa çevrilemediğini, kapatılamadığını ortaya koymaktadır.

Bu veriler önümüzdeki dönemler için bizi daha karamsar öngörüde bulunmaya zorlamaktadır. Özellikle Mayıs-Ağustos dönemine ilişkin veriler açıklandığında göreceğiz ki, sadece bireysel kredilerini değil kredi kartı borçlarını ödeyemeyenlerin sayısı da artmış olacaktır. Bu dönemde ödenemeyen borçlar için bankaların önümüzdeki Eylül-Ekim ayından sonra yasal takibe geçmeleri de güçlü bir olasılıktır. Bayram sonrası tüketicilerin evlerinde, işyerlerinde icra memurlarını görmeye başlayacağız. Bankaların, yasal zorunluluk nedeniyle alacaklarını tahsil etmeye çalışırken, hepimizin aynı gemide olduğunu anımsamaları gerekiyor.

09.08.2018, Tüketici Postası https://www.tuketicipostasi.com/borcu-borcla-kapatamiyoruz/2348/

21 Haziran 2016 Salı

“kredi kartında deniz bitti, tüketici kredisi koşar adım…”

İstanbul, 09.06.2016

Türkiye Bankalar Birliği’nin 2016/Nisan dönemi, negatif nitelikli bireysel kredi ve kredi kartı verilerini değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “kredi kartında gidecek yer kalmadı, tüketici nakit krediye yöneldi” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır:

Türkiye Bankalar Birliği’nin negatif nitelikli bireysel kredi ve kredi kartı kullanımına ilişkin 2016/Nisan verilerine göre; bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe düşenlerin sayısında yüzde on artış, bireysel kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe düşenlerin sayısında yüzde sekiz azalma kaydedilmiştir.

Bireysel kredi kullananlarının hemen hemen tamamı, aynı zamanda bireysel kredi kartı kullanıcısıdır. Bu nedenle bireysel kredi borcunu ödemeyenlerin sayısındaki artış nedeniyle, kredi kartı borcunu ödemeyenlerin sayısında azalmayı olumlu olarak değerlendirmek olanağı bulunmamaktadır.

Bu veri; tüketicilerin kredi kartlarının limitlerini doldurdukları, kart borcunun bir takvim yılı içinde birkaç kez ödenmemiş olması nedeniyle nakit çekimi ve alışveriş işlemlerine kapatılan kartların borçlarının ödenmesi ve yaşamsal gereksinimlerini karşılamak için bankalardan nakit bireysel kredi kullanımına yöneldikleri ve maalesef kredi borçlarının da ödenemediğini ortaya koymaktadır.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) 2011 yılından bu yana banka borçlarındaki artışa dikkat çekmektedir. Son açıklanan veriler, hane halkı borç stokunun çevrilemez bir seviyeye gelmek üzere olduğu sinyalini vermektedir. Bu seviyeye gelinmesi durumunda, finans sektörü başta olmak üzere tüm ekonomik sistem ve zaten tehdit altında bulunan toplumsal barış ve huzur olumsuz etkilenecektir.

Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan

15 Kasım 2015 Pazar

Bankaya Borcunu Ödeyemeyen 1 Milyon 52 Bin Kişi Mahkemelik

Türkiye Bankalar Birliği'ne göre bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe düşen kişi sayısı 2015'in ilk dokuz ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 artarak 1 milyon 52 bin kişi oldu. Sadece bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe düşen kişi sayısı ise yüzde 10 artarak 558 bin kişiye çıktı.


Bankalara olan borcunu ödeyemediği için mahkemelik olan kişilere her geçen gün yenileri ekleniyor. Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'nin açıkladığı verilere göre bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe düşen kişi sayısı 2015 yılının ilk dokuz ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 artarak 1 milyon 52 bin kişi oldu.

Açıklanan veriler halkın ekonomisindeki olumsuz sürecin devam ettiğini gösteriyor.” tespitinde bulunan Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, “Borcunu ödemeyenlerin sayısını dört ile çarparsak en azından 5 milyon civarında insanın bankalarla ilişkisinin kesildiği, ekonominin dışında kaldığı gerçeği ile karşı karşıyayız.” diye ekledi.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun açıkladığı ekim ayına ait ‘açlık ve yoksulluk sınırı' araştırması, vatandaşın yaşam şartlarının ne denli ağırlaştığını ortaya koymuştu. Buna göre pek çok gıda maddesinin fiyatı artarken gıda enflasyonunda son 12 ayda 14,41'lik artış yaşandı. Bu gelişmelerin de etkisiyle 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı son bir yılda 546,14 lira artarak 4 bin 473 lira oldu. 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı ise 174 lira artarak bin 379 lirayı buldu. Tüketim malları başta olmak üzere tüm ihtiyaç alanında yaşanan fiyat artışının ücretlerdeki artıştan daha fazla olması, vatandaşın hayat standartlarını aşağıya çekti. Yaşam standardı düşen vatandaşlar, ücretlerinin ilerleyen zamanda artacağını umarak standartlarını koruyabilmek için bankalardan kredi çekme yoluna başvurdu. Ancak, ücretlerdeki artış beklenen seviyelerde gerçekleşmeyince kredilerin geri ödemeleri aksamaya başladı.

Halkın borcu çevrilemez durumda
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na (BDDK) göre ödenemeyen bireysel kredi kartı borcu tutarı bu yılın eylül ayı itibarıyla 6 milyar 576 milyon lirayı aştı. Ödenemeyen tüketici kredilerinin tutarı ise yine aynı dönem itibarıyla 9 milyar 563 milyon liranın üzerine çıktı. BDDK'nın tutarlara ilişkin verilerinin kişi sayısı olarak karşılığını ise Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi açıkladı. Buna göre bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı, bu yılın ilk 9 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 arttı. Aynı yıl içinde birden fazla kaydı bulunan kişilerin bir kez sayılmasıyla elde edilen veriler dikkate alındığında; bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı geçen yılın ilk dokuz ayına göre yüzde 10 oranında artarak, 2015 yılının ilk dokuz ayında 558 bin kişi oldu. Bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı ise aynı dönemde yüzde 1 oranında azalarak 788 bin kişi oldu.

Son iki yıldır ekonomi yönetimindeki başıboşluk, alınması gereken önlemlerin alınmamış olması nedeniyle biriken meselelerin yeni açıklanacak ekonomi yönetiminin önündeki en büyük sorun olduğunu söyleyen Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, “Bu da bankalara borcunu ödeyemeyen tüketici sayısında patlamaya, hanehalkı borçluluğunun giderek artmasına neden olacaktır. Halkın ekonomisindeki borç stoku artık çevrilemez durumdadır. Bu nedenle yeni ekonomi yönetiminin birikmiş ve katılaşmış olan tüketici borçlarının hakkaniyete uygun şekilde tasfiyesini gündemine alması kaçınılmazdır.” ifadelerini kullandı.

Koray Tekin, 10.10.2015 Zaman http://www.zaman.com.tr/ekonomi_bankaya-borcunu-odeyemeyen-1-milyon-52-bin-kisi-mahkemelik_2326612.html

23 Ekim 2015 Cuma

957 Bin Kişi Kredi Borçlusu İcralık

Ekonomik kriz, kredilerin ödenmesini zorlaştırdı. Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan icralık olan kişi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artarak 957 bin kişi oldu. Uzmanlar bu tablonun sürpriz olmadığını belirtiyor.

Türkiye Bankalar Birliği'nin (TBB) dün açıkladığı veriler, alım gücündeki azalmayı kredilerle dengelemeye çalışan vatandaşın yaşadığı sıkıntıyı gözler önüne serdi. Buna göre bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş toplam kişi sayısı 2015 yılının ilk sekiz ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artarak 957 bin kişiye yükseldi. Ağustos 2015 itibarıyla “Bireysel kredi ve bireysel kredi kartı borcunu ödememiş gerçek kişilerden halen borcu devam eden kişi sayısı” ise 2 milyon 616 bin 143 olarak açıklandı. Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Bu durum aslında sürpriz değil. Beklenmeyen bir durum değil. 1,5 yıllık ekonomi politikasızlığının temel sonuçlarını yaşıyoruz. İnsanlar kredi kartı borçlarını ödeyemiyorlar.” ifadelerini kullandı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'ndan alınan 2015 yılı Ağustos ayı verilerine göre Türkiye'de bireysel kredi kartları aracılığıyla kullandırılan kredi tutarı 76,8 milyar lira. Bu tutarın 6,4 milyar liralık kısmı ise takibe düşmüş durumda. Konut, taşıt ve ihtiyaç olarak ayrılan tüketici kredilerindeki durum da kredi kartlarından farklı değil. Aynı dönemde bankalar tarafından vatandaşa tüketici kredileri için 303,2 milyar lira kullandırılırken bu rakamın karşısında 9,3 milyar liralık ödenemeyen krediler var. Kredi kartları ve tüketici kredilerinde ödenemeyen tutar toplamda 15,7 milyar lira. Bu tabloyu ortaya çıkaran detaylar ise Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'nin verilerinde saklı. TBB'ye göre Türkiye'de kredi kartı kullananların sayısı 20,6 milyon kişiyi bulmakta. TBB'nin dün açıkladığı ‘negatif nitelikli bireysel kredi ve kredi kartı'nda yer alan bilgilere göre bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı geçen yılın ilk yedi ayına göre yüzde 8 arttı. Aynı yıl içinde birden fazla kaydı bulunan kişilerin bir kez sayılmasıyla elde edilen veriler dikkate alındığında; bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı geçen yılın ilk sekiz ayına göre yüzde 13 oranında artarak, 2015 yılının ilk sekiz ayında 501 bin kişi oldu. Bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı ise aynı dönemde yüzde 4 oranında artarak 719 bin kişi oldu. Öte yandan, bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş toplam kişi sayısı 2015 yılının ilk sekiz ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artarak 957 bin kişiye ulaştı.

Bunlarla birlikte TBB Risk Merkezi'ne bildirimi yapılan, bireysel kredi ve bireysel kredi kartı borcunu ödememiş gerçek kişilerden halen borcu devam eden kişi sayısı dudak uçuklattı. Buna göre bireysel kredi borcunu ödeyememiş kişi sayısı 1,6 milyon kişi, bireysel kredi kartı borcunu ödeyememiş kişi sayısı ise 1,9 milyon kişiye ulaştı.

İNSANLAR KREDİ KARTI BORCUNU ÖDEYEMİYOR
“Hane halkı iflas etti!” yorumunda bulunan Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Açıklanan veriler denizin bittiğini gösteriyor. Gerek borçlu sayısı gerekse borç miktarına bakıldığı zaman hane halkı borçlarında artık tavan noktaya gelinmiş durumda.” dedi. Borçluların aile ferdi olduğu düşünüldüğünde ülkenin yarısının borç sarmalında olduğunun ortada olduğunu kaydeden Deniz, “Bu durum aslında sürpriz değil. Beklenmeyen bir durum değil. 1,5 yıllık ekonomi politikasızlığının temel sonuçlarını yaşıyoruz. İnsanlar kredi kartı borçlarını ödeyemiyorlar.” ifadelerini kullandı.

Koray tekin, 09.10.2015 Zaman, http://www.zaman.com.tr/ekonomi_957-bin-kisi-kredi-borclusu-icralik_2320797.html

24 Haziran 2015 Çarşamba

İcra Dosyaları Çığ Gibi Büyüyor 16 Milyon Dosya Mahkemelerde

Ekonomide yaşanan sıkıntılar, adliyedeki dosyalarda inanılmaz artışa yol açtı. Konu ile ilgili Bugün Gazetesinde, Gökhan Özdağ'ın yayınladığı haberi ve STV Haber TV. Ana Haber Bülteninde, Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz'in değerlendirmelerini paylaşıyoruz:

http://www.bugun.com.tr/ekonomi/korkulan-oldu-haberi/1703667
Ekonomide yaşanan kriz yüzünden borcunu çeviremeyen vatandaş icra dosyalarıyla cebelleşiyor. 12 yılda 2.5 kat artan icra dosyası sayısı 23 milyonu aşarken bunların sadece 7 milyonu çözüme kavuştu.

on 12 yılda ekonomik sıkıntılar yüzünden borçlarını ödeyemeyenler ile yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin sayısı hızla arttı.

İcra dosyası sayısı 23 milyonu aştı. 7 milyonu çözüme kavuşurken 16 milyon dosya çözüm için mahkemelerde bekliyor. Türkiye’deki 985 icra dairesinde icra dosyası sayısı 23 milyonu aştı. Adalet Bakanlığı verilerine göre ülke genelindeki toplam icra dosyası sayısı 2003 yılında 9 milyon 305 bin 453 iken 2013 sonu itibariyle yeni gelen dosyalarla birlikte 21 milyon 838 bin 823’e yükseldi.

1,5 yılda bir milyondan fazla
2015’in ilk yarısına gelindiğinde ise rakamın 23 milyonu aştığı belirtiliyor. Yani sadece bir buçuk yıl içinde 1 milyondan fazla kişi borcunu ödeyemediği için icra takibine düşmüş oldu. Böylece son 12 yılda icra dosyalarında 2,5 katlık bir artış gerçekleşmiş oluyor. İcra dosyası sayısının 23 milyonu aşmış olması ortalama her 4 haneden üçünün icra ile yüz yüze olduğu anlamına geliyor. Bu, aynı zamanda her 4 kişiden birisinin icralık olmasını ifade ediyor.

Borçla yaşar olduk
Bu duruma en büyük etkenin öz kaynak sıkıntısı yaşayan firmaların borçlanarak yatırım yapması, karşılıksız çeke hapis cezasının kaldırılması ve kredi ve kredi kartı kullanımının artması olarak gösteriliyor. Bu dosyalardan yaklaşık 7 milyonu yıl içinde çözüme kavuşturulurken 16 milyondan fazla dosya ise iş yükü nedeniyle bir sonraki yıla devretti. İcra müdürlüklerinin takip ettiği tüm icra işlemlerinin hepsi ise alacak işlemi değil. Maddi bir alacak ifade etmese de yerine getirilmeyen her türlü yükümlülük için icra takibi yapılabiliyor. İcra takibi, mahkemede kesinleşmiş bir karar olmadan da yapılabiliyor. Mahkeme kararına dayalı olarak yapılan icra işlemleri, toplam icra dosyalarının onda birini oluşturuyor.

STV. Haber TV. 22.06.2015


12 Mayıs 2015 Salı

Ekonomi Alarm veriyor; Kredi Batığı Sayısı 2.1 Milyona Ulaştı

Türkiye’de yılın ilk 3 ayında kart borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 2.1 milyona çıkarken, ödenmeyen borç tutarı 5.6 milyar lirayla rekor kırdı.


Ekonomideki durgunluk işsizlik verileri ve kredi batıklarında da etkisini gösteriyor. İşsizlik yüzde 11.3 ile son beş yılın rekorunu kırarken, resmi işsiz sayısı 3.2 milyona dayandı. Türk lirası dolar karşısında tüm dünyada en fazla değer kaybeden para birimi olurken, yüzde 8’e dayanan enflasyon ile dünya enflasyon liginde zirveye koşuyor. İşsizlik maaşı başvuruları rekor üstüne rekor kırarken, ihracat hızla düşüyor.

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi tarafından hazırlanan ‘Bireysel Kredi Kartları’ raporuna göre Mart sonu itibarıyla 2.1 milyon kişi kredi kartı borcunu ödeyemediği için yasal takibe düştü. Ödenmeyen borç tutarı ise 5.6 milyar lira ile tüm zamanların rekorunu kırdı.

Konuya ilişkin Millet gazetesinden Ufuk Şanlı’ya değerlendirmede bulunan Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz, “Ekonomideki durgunluk sürdükçe her ay yeni rekorlarla karşılaşabiliriz” dedi. Deniz “İşçi, memur ve emekliler iki yıldır doğru düzgün zam almadı. Buna karşın enflasyon sürekli artı. Çalışan ve emeklilerin alım gücü hızla eridi. Diğer yandan Türkiye İş Kurumu verilerine göre işini kaybedenlerin sayısı her ay artıyor. Tablo böyle olunca insanlar da borçlarını ödemekte zorlanıyor” ifadelerini kullandı.

Ekonomi küçülüyor mu?
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verileri incelediğinde ortaya ilginç bir tablo çıkıyor. Kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin sayısının kriz dönemlerinde arttığı görülüyor. Örneğin 2008 yılında 1.8 milyar lira olan kredi kartı alacakları ekonominin yüzde 4.7 küçüldüğü 2009 yılında yüzde 72 arttı ve bir anda 3.1 milyar liraya fırladı. 2010 yılında da bu durum sürdü ve yılsonunda kredi kartı borçları 4 milyar liraya ulaştı.

Ekonomideki iyileşmeye bağlı olarak 2011’den itibaren yeniden düşüşe geçen kart borçları 2014 yılından bu yana alarm veriyor.

Türk ekonomisi için yüzde 4’ün altındaki her büyüme aslında küçülme anlamına geliyor. Ekonomi geçen yıl sadece yüzde 2.9 büyüdü.

2015 yılı için büyüme beklentisi yüzde 3 seviyesinde. Dolayısıyla ekonomi bu yıl da alarm veriyor.

Tüketici ayağını yorganına göre uzatmalı
Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz: Son 1 yıldır borcunu ödeyemeyen tüketici sayısı hızla arttı. Ödenmeyen borç tutarı 3 ay içinde 500 milyon lira artış kaydetti. Bu kötü tablonun en önemli nedeni ise ekonomide yaşanan durgunluk. Artık, şunu açıkça ifade etmek gerekiyor; ekonomide deniz bitti. Bu yüzden tüketicilerin ayağını yorganına göre uzatması gerekiyor. Aksi halde önümüzdeki ay kendileri de ‘kara listeye’ alınabilir.

09.05.2015, T24 http://t24.com.tr/haber/ekonomi-alarm-veriyor-kredi-batigi-sayisi-21-milyona-ulasti,296113

9 Mayıs 2015 Cumartesi

Kredi Kartı Borcunda Rekor!

Ekonomik kriz kredi kartı batağını artırdı. Yılın ilk 3 ayında kart borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 2.1 milyona çıkarken, ödenmeyen borç tutarı 5.6 milyar lirayla rekor seviyeye ulaştı.

Türk ekonomisini etkisi altına alan durgunluk kendisini her alanda gösteriyor. İşsizlik yüzde 11.3 ile son beş yılın rekorunu kırarken, resmi işsiz sayısı 3.2 milyona dayandı. Türk lirası dolar karşısında tüm dünyada en fazla değer kaybeden para birimi olurken, yüzde 8’e dayanan enflasyon ile dünya enflasyon liginde zirveye koşuyor. İşsizlik maaşı başvuruları rekor üstüne rekor kırarken, ihracat hızla düşüyor.

KARTTA BORÇLU SAYISI PATLADI
Bu tablo vatandaşın günlük hayatını da olumsuz etkiliyor. Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi tarafından hazırlanan ‘Bireysel Kredi Kartları’ raporuna göre Mart sonu itibarıyla 2.1 milyon kişi kredi kartı borcunu ödeyemediği için yasal takibe düştü. Ödenmeyen borç tutarı ise 5.6 milyar lira ile tüm zamanların rekorunu kırdı.


MİLLET’in sorularını cevaplandıran Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz, “Ekonomideki durgunluk sürdükçe her ay yeni rekorlarla karşılaşabiliriz” dedi ve ekledi: “İşçi, memur ve emekliler iki yıldır doğru düzgün zam almadı. Buna karşın enflasyon sürekli artı. Çalışan ve emeklilerin alım gücü hızla eridi. Diğer yandan Türkiye İş Kurumu verilerine göre işini kaybedenlerin sayısı her ay artıyor. Tablo böyle olunca insanlar da borçlarını ödemekte zorlanıyor.”

EKONOMİ KÜÇÜLÜYOR MU?
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verileri incelediğinde ortaya ilginç bir tablo çıkıyor. Kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin sayısının kriz dönemlerinde arttığı görülüyor. Örneğin 2008 yılında 1.8 milyar lira olan kredi kartı alacakları ekonominin yüzde 4.7 küçüldüğü 2009 yılında yüzde 72 arttı ve bir anda 3.1 milyar liraya fırladı. 2010 yılında da bu durum sürdü ve yılsonunda kredi kartı borçları 4 milyar liraya ulaştı.

Ekonomideki iyileşmeye bağlı olarak 2011’den itibaren yeniden düşüşe geçen kart borçları 2014 yılından bu yana alarm veriyor. 

Türk ekonomisi için yüzde 4’ün altındaki her büyüme aslında küçülme anlamına geliyor. Ekonomi geçen yıl sadece yüzde 2.9 büyüdü.
2015 yılı için büyüme beklentisi yüzde 3 seviyesinde. Dolayısıyla ekonomi bu yıl da alarm veriyor.

TÜKETİCİ AYAĞINI YORGANINA GÖRE UZATMALI
Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz: Son 1 yıldır borcunu ödeyemeyen tüketici sayısı hızla arttı. Ödenmeyen borç tutarı 3 ay içinde 500 milyon lira artış kaydetti. Bu kötü tablonun en önemli nedeni ise ekonomide yaşanan durgunluk. Artık, şunu açıkça ifade etmek gerekiyor; ekonomide deniz bitti. Bu yüzden tüketicilerin ayağını yorganına göre uzatması gerekiyor. Aksi halde önümüzdeki ay kendileri de ‘kara listeye’ alınabilir.

Ufuk Şanlı, 09.05.2015 Millet http://ekonomi.millet.com.tr/kredi-karti-borcunda-rekor-haberi/1267038

3 Ocak 2015 Cumartesi

2,8 Milyon Kişi Bankaya Borcunu Ödeyemiyor

Türkiye’de 5 milyon kişi 891 TL asgari ücretle geçinmeye çalışıyor. Bankalar Birliği verilerine göre 2 milyon 815 kişi, bireysel kredi ve kredi kartı borcunu ödeyemedi. Hükümetin halkın çektiği sıkıntıları görmezden geldiğine dikkat çeken Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, işsizlik ve enflasyon rakamlarını endişe verici buluyor. Deniz, “Gerçek enflasyon yüzde 25.” dedi.

İşsizlik çift haneyi aştı enflasyon artmaya devam ederken vatandaşlar borç batağında. Bireysel kredi ve kredi kartı borçlarını ödeyemeyen kişi sayısı artıyor. Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi verilerine göre son beş yıla göre 2 milyon 815 kişi, bireysel kredi ve kredi kartı borcunu ödeyemedi. Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin aynı yıl içinde ancak farklı aylarda yasal takibe intikal etmiş kişiler için bir tekilleştirme işlemi yapılmadan yayımladığı verilere göre bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe girmiş toplam kişi sayısı geçen yılın ilk on ayında 1,5 milyon iken 2014 yılının ilk on ayında 1,6 milyon kişi arttı.

Öte yandan, aynı yıl içinde birden fazla kaydı bulunan kişilerin bir kez sayılmasıyla elde edilen veriler dikkate alındığında; 2014 yılının ilk on ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 artışla 1,1 milyon kişi oldu. 2009 Ocak-2014 Eylül döneminde bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe girip hâlâ yasal takipte olan kişi sayısı 2,8 milyon iken, 2009 Ocak–2014 Ekim döneminde yaklaşık aynı seviyede kaldı.

Rakamlardaki bu değişimi değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, ekim ayından bu yana başlayan olumsuz göstergenin artarak devam ettiğinin altını çizdi. Ekonomideki bozulmaya işaret ettikleri temmuz ayında, iktidarın acil olarak yapısal önlemler alması gerektiği ve hanehalkının yaşam seviyesini en azından koruyabileceği girişimlerde bulunması çağrısı yaptıklarını kaydeden Deniz, “Ancak iktidar ayak sesleri duyulan bu olumsuz süreci önlemek için bir şeyler yapmak yerine, maalesef enerjisini başka alanlarda kullanmayı tercih etti. Cumhurbaşkanlığı seçimi, yeni başbakanın kim olacağı, paralel yapı sendromu ve benzeri gündemlerle “cambaza bak” stratejisi uygulayarak, halkın yaşadığı sıkıntıyı görmezden gelerek sorunun derinleşmesine yol açtı.” ifadelerini kullandı. “Bugün gelinen noktada işsizlik ve enflasyon rakamları tedirginlik verecek seviyeyi geçti.” diyen Deniz; “Temmuz ayında işaret ettiğimiz ‘bu kışın kara bir kış olacağı’ yönündeki öngörümüzü somutlaştırdı. Devletin resmi rakamlarını ihtiyatla karşılayan Tüketici Birliği Federasyonu olarak gerçek enflasyonun yüzde 20-25 aralığında, işsizlik rakamlarının da açıklananın çok üzerinde olduğunu gözlemliyoruz. Halkın yaşadığı sıkıntının derinleşerek artması, tüketiciyi günü kurtarmak için bankalara borçlanmak zorunda bırakıyor. Bu da kullanılan kredi ve kredi kart harcamalarının bir yandan sayısını artırıyor, diğer yandan da tüketicinin borcunu ödeme kabiliyetini azaltıyor. Tüketici bugün bankalara teslim edilmiş durumdadır. Bu işin sonu felakettir.” diye konuştu. Bu felaketi önceden öngörüp gerekli önlemleri almayan iktidarın her geçen gün sorunun daha da artmasına sebep olduğuna dikkat çeken Deniz, “İktidar toplumu kutuplaştıran ve demokrasinin ayarları ile oynayan politika yerine halkın gerçek gündemine dönmeli ve az bir zaman sonra karaya çarpacak olan ekonomiyi toparlayacak çözümler için enerjisini harcamalıdır.” dedi.
Koray Tekin-Üsame Ünal, 18.12.2014 Zaman http://www.zaman.com.tr/ekonomi_28-milyon-kisi-bankaya-borcunu-odeyemiyor_2265023.html

15 Kasım 2014 Cumartesi

Tüketici Birliği Federasyonu'ndan 'Tüketici Yasası'na Eleştiri

TÜKETİCİ Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, bir devrim gibi gösterilen tüketici yasasıyla tüketicinin kazanılmış haklarını kaybettiğini öne sürdü.

Mehmet Bülent Deniz, Antalya'da federasyona üye derneklerin başkanlarıyla bir araya gelip basın toplantısı yaptı. Geçen 28 Mayıs'ta yürürlüğe giren yeni tüketici yasasını değerlendiren Deniz, siyasi iktidarın çok üzerinde durduğu bu yasanın bir devrim yasası olmadığını iddia etti. Deniz, bu yasayla tüketicilerle bankalar arasında kaos haline gelen problemlerin tüketici aleyhine çözümlendiğini savundu.

HAKSIZ KAZANÇLAR MEŞRULAŞTIRILDI
Türkiye'de yaklaşık 7- 8 yıldır tüketicilerle banka ilişkisinin sağlıklı yürümediğini, sistemin sürekli olarak banka lehine birtakım düzenlemeler getirdiğini, tüketicinin mağdur olduğunu aktaran Deniz, bu konuda açılan davaların ve başvuruların ise çoğunlukla tüketici lehine sonuçlandığını söyledi. Buna karşılık bankaların haksız aldığı, yargı kararıyla tespit edilmiş faiz ve komisyonların BDDK tarafından yapılan düzenlemeyle hukuki meşruiyet kazandığını ileri süren Deniz, şöyle devam etti:

"Biz bunu 'kuzunun kurda teslim edilmesi' olarak görüyoruz. Çünkü BDDK; bankacılık sektörünü regüle etmekle, düzenlemekle görevlidir. Kuruluş yasasındaki görevleri arasında tüketicinin haklarını korumak olduğu halde, BDDK kurulduğu 2002'den bu yana tüketici lehine hiçbir karar almış değildir. Bu kurumun bankaların hizmet ve komisyonlardan alacağı ücret ve komisyonlarla ilgili tüketici lehine düzenleme yapmasını beklemiyorduk zaten. Nitekim BDDK tarafından hazırlanıp yürürlüğe giren yönetmelikle artık bizim mücadele ederek dişimizle, tırnağımızla yargıdan aldığımız haklılık kararlarının anlamı kalmadı. 28 Mayıs'tan sonra tüketici bankaların kucağına bir kez daha, bu kez BDDK eliyle, ne yazık ki tüketici yasası eliyle itilmiş oldu."

SADECE KARTTAN MİLYARLAR KAZANIYORLAR
Yasanın tüketicileri rahatsız ettiğini savunan Deniz, bankaların sadece kredi kartı aidetlarından 60 milyon kart için her birinden 50 TL alındığı varsayılırsa yılda ortalama 3 milyar TL kazandığına dikkat çekti. "Taş atıp elleri yorulmuyor" diyen Deniz, kartın gerçek maliyetinin 1 dolar bile olmadığını söyledi.

ÖDENEMEYEN BORÇLAR ARTIYOR
Deniz, yakın bir süreçte ödenemeyen borçlarla ilgili tüketiciler arasında bankalarla ilgili çok ciddi patlama olmasından endişe ettiklerini de söyledi. Kamu alacaklarını yeniden yapılandıran torba yasa çıkartılırken, bankalara borçların da yapılandırılmasını talep ettiklerini, ancak dikkate alınmadıklarını söyleyen Deniz, kredi kartları ile tüketici borçlarında rekor seviyeye doğru gidildiğini söyledi.

ZORUNLU OLMADIKÇA BORÇLANMAYIN
Tüketicilerin fakirleştiğini savunan Deniz, "Bankaya 1000 liralık kredi kartı borcu asgari tutar ödenerek ancak 54 ayda kapanabiliyor. 1000 lira için 54 ay bankaya çalışan tüketicinin yaşamak zorunda kaldığı Türkiye'de tüketicilere tavsiyemiz, banka borçlarını mümkün mertebe artırmamaları yolunda hareket etmeleridir" dedi.

SOKAĞIN ENFLASYONU YÜZDE 25
Konuşmasında enerji dağıtım hizmetlerinin özelleştirilmesiyle mağduriyetlerin arttığını da savunan Mehmet Bülent Deniz, TÜİK'in açıkladığı enflasyonla sokaktaki enflasyonun farklı olduğunu ileri sürdü. "Türkiye'deki enflasyon TÜİK'in açıkladığı gibi yüzde 9'lar seviyesinde değil, sokağın enflasyonu yüzde 25-26 seviyesinde" diyen Deniz, eylül ayında elektriğe yapılan yüzde 9'luk zammın etkisini göstermeye başladığını söyledi.