bugün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bugün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ekim 2015 Salı

BUGÜN TV ve Kanaltürk için Türksat'tan Skandal Karar

BUGÜN TV ve Kanaltürk’te yayınlanan gerçekleri halkın duymasını istemeyenler, sansür için bir adım daha attı. Türksat, BUGÜN TV ve Kanaltürk'e sözleşmenin bir ay içinde feshedileceğini iletti.

Skandal uygulamaya tepki yağdı. Hukukçular, “Türksat yönetim kurulu şahsi sorumludur, tazminata mahkûm edilir” uyarısı yaptı.

Özgür medyaya yönelik sansürde skandal bir adım daha atıldı. BUGÜN TV ve Kanaltürk’ün, Digitürk, Tivibu, Teledünya ve Kablo TV'den sonra devletin kontrolündeki Türksat’tan çıkarılması için adım atıldı. Kararda Türksat, söz konusu kanallara önceki gün yazı göndererek yayınlarını düşürmeleri konusunda bir aylık süre verdi. Söz konusu kanallara süre sonunda sözleşmelerinin feshedileceği iletildi.

YÖNETİM SORUMLU
Hukukçular, Türksat’ın hiçbir mahkeme kararı olmadan BUGÜN TV ve Kanaltürk'ün uydudan düşürmeleri konusunda tebliğatta bulunmasının Anayasa, yasalar ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğuna dikkat çekti. Bu kararı veren bürokrat ve yönetim kurulu üyelerinin hem devleti zarara uğrattıklarını hem de haksız rekabete yol açtıklarına dikkat çeken hukukçular, hukuksuz kararlarla yayınların sonlandırılmasından oluşacak maddi zararın, kararda imzası bulunan Türksat yönetim kurulu üyelerine rücu edeceğini belirtti.

ZARARIN 3 KATI TALEP EDİLİR
*Ticaret Hukuku Profesörü Yılmaz Aslan: Sözleşmeye aykırı durum yoksa, siyasi gerekçelerle böyle bir şey yapılıyorsa bu hukuka aykırı bir durum. Muhalif kalındı diye susturmak için yapılıyorsa hukuka aykırı olacağına şüphe bile yok. Basın özgürlüğü açısından, sözleşme ve rekabet hukuku açısından aykırı bir karar olur. Sözleşmeye aykırı davranılınca sözleşme iptal edilir ama gerekçe yoksa sözleşmelere aykırı olur. Bu gibi paralı uydu yayınları, dijital yayın gibi mecra sahipleri sırasıyla bu kanalları yayından çıkarıyorsa bu kendiliğinden olacak şey değil. Birinde ihmal olmuşsa diğerlerinde de ihmal olması şart değil. Demek ki bunlar hepsi aralarında konuşup, birbirine bakıp böyle yapıyorlar. Tazminat hakkı doğar. Hukuka aykırı davranışlardan haksız fiil durumundan doğar. Rekabet Kanunu'na aykırılık ortaya çıkarsa zararın 3 katı tazminat talep edilebilir. Türksat’ın sahibi olan devlet buraya yönetim kurulu, memur veya görevli atadıysa, bunlarda devletin zarar etmesine, tazminat ödemesine yol açarsa onlara rücu ettirebilir. Devletin öyle bir hakkı var.

TAZMİNAT RÜCU EDER
*Ankara Barosu eski Başkanı Vedat Ahsen Coşar: Bu bir kamu kuruluşu her kuruma eşit, tarafsız yaklaşması gereken bir kurum. Kiracı kirasını ödüyor. Hiçbir aykırı eylem, fiil yok. Buna rağmen evden atılmaya çalışılıyor. Hukuka uygun değil. Siyasi bir karar ve doğru değil. Bir takım olaylar karşısında kamu kurumlarının taraf tutması, vatandaşın devlete olan güveninin sarsılmasına neden olur. Türksat yönetim kurulu şahsi sorumludur, tazminata mahkûm edilir. Haksız bir şekilde sözleşme iptal ediliyor. Uğranan zarar tazmin edilmek zorunda.

CEZA HUKUKUNA AYKIRI
*Tüketiciler Birliği Başkanı Avukat Bülent Deniz: Türksat ve uydudan bazı yayınların yasaklanması sansürde zirve noktasıdır. Digiturk yasaklamalarına rağmen tüketici alternatif dijital platformlardan yayınları izleme olanağına sahipti ancak şimdi tamamen uydudan çıkarılması söz konusudur. Bu kanalları izlemek için tüketiciye internet ve karasal yayın kalmaktadır. Bu durum 1985 tarihli BM Tüketici Hakları Evrensel Bildirgesi’nde belirtilen bilgilendirme ve Anayasa’daki haberleşme özgürlüğünün açık ihlali demektir. Bu durum Türk Ceza Hukuku’nun 124. maddesinde yazan haberleşmenin engellenmesinin başka şeklidir. Devletin ortak olduğu kuruluşlardaki sansür anlayışıdır.

'SARAY'DAN DÜĞMEYE BASILDI'
*CHP Milletvekili Barış Yarkadaş: Kanaltürk, BUGÜN TV, Yumurcak TV, Samanyolu TV ve diğer kanalların Digiturk’ten çıkarılması saraydaki zatı tatmin etmedi. Aynı kanalların uydudan çıkarılması da söz konusu. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Varank bu konuyla yakından ilgileniyor. Edindiğim bilgilere göre, saraydaki zat tarafından düğmeye basıldı. Şu an sadece Türkiye’deki seçim dengelerini görmeye çalışıyorlar.

SEÇİM İÇİN HAZIRLIK
Kanalların Digiturk’ten çıkarılması sonrası tepki ile karşılaştılar. Binlerce kişi aboneliklerini iptal etti. Sansürün AKP’ye nasıl yansıyıp yansımayacağını merak ediyorlar. Kanalların uydudan da çıkarılmasını fiilen planlıyorlar. Yapabilirlerse, kanalları seçimden önce kapatıp, halkın gerçekleri öğrenmesini engelleyecekler. Uydudaki yayınları seçim öncesi kesemezlerse, seçimlerden hemen sonra hükümet kurma çalışmaları sürerken, bunu yapmak istiyorlar.

RTÜK BYPASS EDİLİYOR
RTÜK bir kanalı kapatmak için mahkeme kararı ister. Bunlar onu da beklemiyorlar. Anayasa, yasalar, RTÜK ve hukuk bypass ediliyor. Biz şimdiden Cumhurbaşkanı'na uyarımızı yapalım. Bu yanlıştan dönün, Türkiye’yi keyfi şekilde yönetemezsiniz. Keyfi şekilde kanal kapatamazsınız.

RTÜK GÜNDEMİNE ALINACAK
RTÜK Üyesi İsmet Özdal Demirdögen: Bu iletişim özgürlüğüne vurulan en son ve en ağır darbedir. Tek sesli bir medya düzeni oluşturulmak isteniyor. Halkın haber alma hakkı göz ardı ediliyor.

Devletin görevi halkın doğrulara ulaşabilmesini sağlamaktır. Onu sağlayacak altyapıyı oluşturmaktır. Ancak ne yazık ki bu olayda devlet kurumları bu olanağı sağlamadıkları gibi var olanları da gasp etmektedirler. RTÜK olarak bu konuyu Digiturk’te olduğu gibi gündemimize alarak değerlendireceğiz. Hükümetin baskısının sonuç verdiğini görüyoruz. Umut ediyoruz ki Türksat yönetimi ve diğer platform yöneticileri bu yanlışlardan bir an önce döner.

HANGİ MAHKEME KARARINA GÖRE
RTÜK Üyesi Süleyman Demirkan: Bunlar sonuç getirmeyecek şeyler. 1 Kasım’dan sonra Anayasa işler hale gelir ve böyle saçmalıklar olmaz. Seçim hükümeti döneminde yapılması ters teper. Yapanlara hayır getirmez.

Kurumları da, yapanları da, devleti de yıpratır. Devlete olan güven sarsılır. Bu, devlete karşı işlenen suçlar kapsamındadır. Platformlar için aldığımız karar Türksat için de alınır. 'Neye göre, hangi yasaya göre hangi mahkeme kararına göre bunu yaptınız? RTÜK’e danıştınız mı' diye sorulmalı. Panik havası ve bir şuursuzluk var.

YÖNETİMDE ERDOĞAN'A YAKIN İSİMLER
Yönetim Kurulu üyelerine kanunlara aykırı olarak 10'ar bin lira maaş vermesiyle gündeme gelen Türksat'ın yönetiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın danışmanlarının ağırlığı dikkat çekiyor.

Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde 3 başdanışmanı Mustafa Varank, Şenol Kazancı ve Maksut Serim 18 Nisan 2014'te Türksat yönetimine getirilmişti.

Bu atamaların ardından Erdoğan, cumhurbaşkanı olduktan 2 ay sonra 2 Ekim 2014'te TÜRKSAT yönetimine eski Kültür Bakanı Atilla Koç'un oğlu Cumhurbaşkanlığı Bilgi Teknolojileri Başkanı Ali Taha Koç'un da atandığı ortaya çıktı. Böylelikle TÜRKSAT'ın yönetiminde genel müdür dışındaki 7 yönetim kurulu üyesinden 4'ü Erdoğan'ın en yakınındaki isimlerden oluştu.

İŞTE YÖNETİM KURULU:
Prof. Dr. Ensar GÜL: Başkan ve Genel Müdür.
Prof. Dr. Yusuf Suat HASÇİÇEK: Başkan Vekili, Ulaştırma, Denizcilik, Haberleşme, Araştırmaları Merkezi Başkanı.
Mehmet Hamdi YILDIRIM: Üye, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı.
Prof. Dr. Mustafa HELVACI: Üye, İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi.
Mustafa VARANK: Üye, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı.
Ali Taha KOÇ: Üye, Cumhurbaşkanlığı Bilişim Teknolojileri Başkanı.
Şenol KAZANCI: Üye, Anadolu Ajansı Genel Müdürü
Üye Maksut SERİM: Başbakan Başdanışmanı

DEVLET ADINA UYDU İŞLETMECİLİĞİ YAPIYOR
Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş, 2 Temmuz 2004 tarih ve 5189 Sayılı Kanunun Ek 33. maddesi uyarınca kuruldu. Bu kanun gereğince uydu işletmeciliği Türk Telekom A.Ş'den alınıp Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş'ye verildi. Özel hukuk tüzel kişisi olmakla birlikte tamamı devlete ait olan şirket, devlet adına uydu işletmeciliği yapıyor. Uydunun kontrol ve denetim hakkı da Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş'ye ait bulunuyor.

BASIN KONSEYİ BAŞKANI TÜRENÇ: YASAYA AYKIRI HER GİRİŞİMİN KARŞISINDAYIZ
Basın Konseyi Yüksek Kurulu Bölge Toplantısı İzmir’in Çeşme ilçesinde başladı. Konsey Başkanı Pınar Türenç, Türk basınının zorlu bir süreçten geçtiğini, toplantıda şikayetler ve meslek üzerindeki baskılarla ilgili değerlendirmede bulunacaklarını söyledi. 7 televizyon kanalının, yayın platformlarından çıkarılarak sadece internete mahkum edilmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Türenç şöyle konuştu: "Basın Konseyi olarak mesleğimiz üzerinde artarak devam eden baskıların sonlanması için verdiğimiz mücadeleye kararlılıkla devam edeceğiz. Umuyoruz ki yapılan yanlışlardan bir an önce dönülür. Ve umuyoruz ki basın ve ifade özgürlüğü önünde hiçbir engel kalmadan gazeteciler özgürce yazıp, konuşabilir. Yasaya aykırı her türlü girişimin karşısındayız.”

18.10.2015, Bugün http://www.bugun.com.tr/gundem/bugun-tv-ve-kanalturk-icin-1882818.html

Dolandırılan Digiturk Abonelerine Tüketici Birliği'nden Hukuki Yardım

Digiturk’ün 7 televizyon kanalına uyguladığı sansüre her kesimden tepki var. Siyaset, medya ve aydınlar uygulamanın halkın haber alma özgürlüğüne “darbe” olarak nitelerken, Tüketici Birliği Federasyonu, destek isteyenlere ücretsiz hukuki yardım verebileceklerini açıkladı.


FAŞİZAN UYGULAMALAR
Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı Ahmet Abakay: Demokrasiye inanmayan bir iktidar var. Bunlar faşizan uygulamalardır. Ne ülkeye ne de iktidara bir itibar kazandırmaz. İktidarı demokrasiye dönmeye davet ediyoruz.

HABER ÖZGÜRLÜĞÜNE DARBE
İzmir Gazeteciler Cemiyeti eski Başkanı Atilla Sertel: Bu kanalları devre dışı bırakma anlayışı, halkın haber alma özgürlüğüne vurulmuş bir darbe olup, halkın haber alma özgürlüğünü yok etmektir. Türkiye hiç hak etmediği bir dönemden geçiyor.

AKP’NiN SON ÇIRPINIŞLARI
Ülkücü Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İsmail Türk: Yolsuzluk girdabında olan AKP’nin son çırpınışları. Ben Digiturk’ü iptal ettim. Bu kararı yargıya da taşıyacağım. Herkesin hakkını araması lazım. Adaletle hukukla bağdaşmayan bir karar.

SİNDİRMEK İSTİYORLAR
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken: Saray ve AKP eliyle, Türkiye’de tek kelime ile medya ve basın susturulmaya çalışılıyor. Muhalif olan tüm kesimler sindirilmek isteniyor. Tüm demokratik kazanımlar kurban ediliyor. Utanç verici bir durumdur. Seçim sürecinde böyle bir kararın alınması, AKP’nin muhalif sesleri duymaktan korkuyor olmasıdır. Cumhuriyet tarihi boyunca böyle bir sindirme konsepti uygulanmamıştı.

ZORBALIK TÜRÜ KALMADI
CHP İzmir Milletvekili Dr. Aytun Çıray: Bu çok daha vahim, daha korkunç ve endişe verici bir basın darbesidir. Darbe Türk insanının haber alma ve iletişim özgürlüğüne indirilmiştir. Bu darbenin zamanlaması ve şekli saray sakininin despot otokrasisini sürdürmek için artık göze alamayacağı hiçbir zorbalık türü kalmadığını ortaya koyması bakımından uyarıcıdır.

HUKUKİ YARDIMA HAZIRIZ
Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz:Vatandaş hakkını aramak için somut adımı atması gerekiyor. Gerekirse bu sansürü uygulayan holdingin yan ürünlerini de boykota gidebiliriz.

Bu mağduriyet için bizden yardım isteyenlere federasyon olarak ücretsiz hukuki yardım vermeye hazırız. Vatandaşların yanında olacağız.

GÜVEN KALMADI
MHP Samsun Milletvekili Erhan Usta: Mahkeme kararı olmadan böyle bir şey yapılması muhalefetin sesini susturmak anlamına gelir. Yarın bir gün bir başka yatırımcı da kendisine müdahale edilebileceğini düşünür. Bu karar, müdahale Türkiye’de ticaret güvenliğinin de kalmadığını gösterir.

12.10.2015, Bugün http://www.bugun.com.tr/gundem/dolandirilan-digiturk-abonelerine-tuketici-birliginden-1872709.html

23 Ekim 2015 Cuma

Tüketici Birliği Federasyonu’ndan Ekran Karartan Firmalara Karşı Boykot Çağrısı

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, Tivibu'nun ardından Digiturk'ün de 7 televizyon kanalını platformdan çıkarmasına tepki gösterdi. Deniz, “Ekran karartan firmalar, bir an önce ayıplı hizmet vermekten kaçınmalı. Bu firmaların ayıplı hizmet sunmaktaki ısrarlarının devamı durumunda, bağlı bulundukları holdinglerin sattığı ürünlerin de tüketici tarafından boykot edilebileceği unutulmamalıdır.” dedi.

TBF Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, yazılı açıklama yaparak Digitürk’ün; Kanaltürk, Bugün TV, Samanyolu TV, Mehtap TV, S Haber (Samanyolu Haber), Yumurcak TV ve Irmak TV'yi platformdan çıkarmasını değerlendirdi. Deniz, “Tivibu, Turkcell TV ile başlayan ekran karartma operasyonunun son aşaması, Digitürk firmasının 7 TV kanalını yayından kaldırmasıyla yaşanmıştır. Genel seçimlere 3 hafta kala iktidar tarafından muhalif olduğu değerlendirilen medya kanallarının sesinin kısılması için başlatılan bu uygulama, sansürün ta kendisidir.” dedi. 

Deniz, şöyle devam etti: “6502 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanunun 13. Maddesi gereği ‘hizmet sağlayıcısı tarafından bildirilen internet portalında veya reklam ve ilanlarında yer alan özellikleri taşımayan …hizmetler ayıplıdır.’ Reklam, ilan ve duyurularında abonelerine ulaştıracağı medya kanallarını duyuran firmaların, kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmaksızın bazı kanalları kapatması, sözü edilen bu düzenlemeye göre ‘ayıplı hizmet’ niteliğindedir. 

‘TÜRKİYE TÜKETİCİSİ, SANSÜRÜN PARÇASI OLAN KANALLARA ANLAYACAKLARI DİLDEN TEPKİYİ VERECEKLERDİR’
Buna göre, abonesi olduğu dijital yayın platformunun bazı medya kanallarını yayından kaldırarak ayıplı hizmet sunması nedeniyle hak ihlaline uğrayan tüketiciler, yasanın kendilerine tanıdığı hak arama yöntemini kullanarak ödediği paranın karşılığında vermesi gereken hizmeti sağlamayan firmalara yaptırım uygulayabileceklerdir. Önceki yıllarda boykot, dava açma ve benzeri eylemliliği ile tüketici haklarına aykırı davranan firmalara, devletlere geri adım attıran Türkiye tüketicisi, bu kez de ayıplı hizmet sunmayı göze alarak sansür anlayışının bir parçası olmayı tercih eden firmalara anlayacakları dilden gerekli tepkiyi mutlaka vereceklerdir.” 

Sansür uygulayan dijital platform yetkililerine seslenen Deniz, “Müşterilerini ve dolayısıyla ticari kazançlarını kaybedecek olan firmalar, haksız uygulamalarını derhal sonlandırmalıdırlar. Bu firmaların tüketiciyi yok sayan ayıplı hizmet sunmaktaki ısrarlarının devamı durumunda, bağlı bulundukları holdinglerin sattığı ürünlerin de tüketici tarafından boykot edilebileceği unutulmamalıdır.” ifadelerini kullandı.

Mehmet Bülent Deniz, TBF olarak hak ihlaline uğrayan tüketicilerin haklarını arama sürecinde yardımcı olacaklarını ifade etti. Deniz, tüketicinin izleyeceği yolları ve dilekçe örneklerini www.tuketici.org.tr adresinde yayınladıklarını belirtti.

09.10.2015 Bugün, http://www.bugun.com.tr/son-dakika/tuketici-birligi-federasyonundan-ekran-karartan-1868429.html

1 Ekim 2015 Perşembe

Tivibu Son Bir Yıl İçinde 227 Bin Abone Kaybı Yaşadı

Tivibu, Avrupa ve Şampiyonlar Ligi maçlarını yayın haklarını almasına rağmen dünyada abone sayısı sürekli düşen tek platform oldu. Sebep ekranda donma, kopma, kart hatası, yanlış fatura ve kalitesiz hizmet.

Türk Te­le­kom bün­ye­sin­de fa­ali­yet gös­te­ren TTNet'in di­ji­tal ya­yın plat­for­mu Tivibu, UE­FA Şam­pi­yon­lar Li­gi ve Av­ru­pa Li­gi maç­la­rı­nın 3 yıl bo­yun­ca Tür­ki­ye ya­yın hak­kı­na sa­hip ol­ma­sı­na rağ­men abo­ne kay­be­den tek plat­form ola­rak ta­ri­he geç­ti.

Türk Te­le­ko­m’­un özet fi­nan­sal ve ope­ras­yo­nel ve­ri­le­ri­ne gö­re ge­çen yı­lın 2. çey­re­ğin­den bu yı­lın ikin­ci çey­re­ği­ne ka­dar 227 bin ki­şi Tivibu­’yu bı­rak­tı. Plat­for­mun abo­ne sa­yı­sı böy­le­lik­le 1 mil­yon 690 bin ki­şi­ye ka­dar düş­tü.

4K di­yor­lar ek­ran do­nu­yor
Yı­lın ba­şın­da ba­zı maç­lar­da uy­du ya­yın­la­rın­da Ul­tra HD’­nin 4 ka­tı çö­zü­nür­lü­ğe sa­hip 4K ya­yın da ya­pa­ca­ğı­nı be­lir­ten TTNet, bu alan­da da sı­nıf­ta kal­dı. Çün­kü maç es­na­sın­da sü­rek­li do­nan ek­ran kul­la­nı­cı­la­rı çi­le­den çı­kar­dı. “Can­lı maç­lar­da don­ma yü­zün­den gol se­si­ni kom­şu­dan du­yu­yo­ru­z” şek­lin­de şi­ka­yet­var.co­m’­a yüz­ler­ce şi­ka­yet yağ­dı.

Tü­ke­ti­ci mağ­dur ol­du
Tü­ke­ti­ci­ler Bir­li­ği Fe­de­ras­yo­nu Ge­nel Baş­ka­nı Meh­met Bü­lent De­niz, Tivibu­’nun ka­nal­lar­la il­gi­li ya­yın­dan kal­dır­ma ka­ra­rı­nın tü­ke­ti­ci­ler­de şi­ka­ye­te ne­den ol­du­ğu­nu söy­le­di. De­niz, “Tü­ke­ti­ci ile fir­ma ara­sın­da im­za­la­nan abo­ne­lik söz­leş­me­sin­den her ne ka­dar fir­ma­nın ya­yın plat­for­mun­da ya­yın­la­ya­ca­ğı ka­nal­la­rı de­ğiş­tir­me hak­kı sak­lı tu­tul­muş ise de tü­ke­ti­ci abo­ne olur­ken fir­ma­nın rek­lam­la­rın­da be­lirt­ti­ği ka­nal­la­rı sey­re­de­ce­ği ümi­diy­le abo­ne ol­mak­ta­dır. Fir­ma da­ha son­ra rek­lam­la­rın­da va­det­ti­ği ka­nal­lar­da de­ği­şik­lik yap­tı­ğın­da sö­zü­nü ye­ri­ne ge­ti­re­me­miş du­ru­ma düş­mek­te­dir. Bu da ka­na­ati­miz­ce ayıp­lı bir hiz­met su­nu­mu­du­r” di­ye ko­nuş­tu.

Ha­kem he­yet­le­ri ha­zır
Tü­ke­ti­ci­le­rin bu ko­nu­da­ki yo­ğun baş­vu­ru­la­rı­nın ol­ma­sı ha­lin­de ge­rek fir­ma­nın ge­rek­se tü­ke­ti­ci ha­kem he­yet­le­ri­nin tü­ke­ti­ci le­hi­ne ha­re­ket ede­ce­ği­ni an­la­tan De­niz şun­la­rı söy­le­di: “Bu­nun için tü­ke­ti­ci ön­ce­lik­le fir­ma­ya ya­zı­lı baş­vu­ru ya­pa­rak her han­gi bir ce­za­i şart öde­mek­si­zin abo­ne­li­ği­nin son­lan­dı­rıl­ma­sı­nı ve­ya öde­di­ği ay­lık be­del­den bir kıs­mı­nın ia­de­si­ni ta­lep et­me­li. Ta­le­bi kar­şı­lık gör­mez ise bu­lun­du­ğu il­çe­ni­n tü­ke­ti­ci ha­kem he­ye­ti­ne üc­ret­siz baş­vu­ru yap­ma­lı­dır. Tü­ke­ti­ci­ler, ör­gü­tü­mü­ze baş­vu­ru yap­ma­sı ha­lin­de on­lar­la bir­lik­te hak ara­yış­la­rın­da des­tek ola­ca­ğız."

Şikayet yağmuru
Tür­ki­ye'nin en bü­yük tü­ke­ti­ci plat­for­mu si­ka­yet­var.com'a Ti­vi­bu ile il­gi­li son 1 yıl­da 2 bin 353 şi­ka­yet ka­le­me alın­dı. Ya­yı­nın kop­ma­sı, yük­sek fa­tu­ra üc­re­ti, don­ma, ku­tu­nun ça­lış­ma­ma­sı, ek­sik pa­ket hiz­me­ti, smart kart ha­ta­sı gi­bi yüz­ler­ce şi­ka­yet ge­len plat­form­la il­gi­li son bir haf­ta­da ge­len ba­zı mağ­du­ri­yet­ler şöy­le:

Dal­ga ge­çi­yor­lar
Ali D.: "Ya­yın­lar­da sü­rek­li don­ma­lar olu­yor. 16/09/2015 sa­lı ta­ri­hin­de arı­za kay­dı ver­dim. 48 sa­at için­de tek­nik ekip­le­ri­miz ge­le­cek de­me­le­ri­ne rağ­men sa­yı­sız te­le­fon gö­rüş­me­le­ri yap­tım. Ama ekip so­ru­nu çöz­me­di. En son 20/09/2015 Pa­zar gü­nü ak­şam tek­rar ara­dım ba­na hâlâ ma­sal oku­ma­ya de­vam et­ti­ler. Res­men dal­ga ge­çi­yor­lar.

İnternet yok fatura var
Em­re C.: İn­ter­ne­tim ka­pa­lı ol­ma­sı­na rağ­men iki adet fa­tu­ra da­ha çık­tı. Sor­du­ğum­da ise Ti­vi­bu üc­ret­le­ri den­di. Ka­pa­lı olan bir in­ter­ne­te na­sıl olu­yor da iz­len­me­yen Ti­vi­bu üc­re­ti çı­kı­yor? İz­len­me­yen Ti­vi­bu üc­re­ti çı­kar­tı­yor­su­nuz?"

Bu­rak A: Ti­vi­bu uy­du üye­li­ğim için sü­rek­li ola­rak smart kart ha­ta­sı al­mak­ta­yım. Bu­nun­la il­gi­li sa­yı­sız kez müş­te­ri hiz­met­le­ri­ni ara­ma­ma rağ­men ta­ra­fı­ma ser­vis yön­len­dir­me iş­le­mi ger­çek­leş­ti­ril­mi­yor.

Rah­mi S: "Ti­vi­bu ku­tu­su 4 gün­dür ça­lış­mı­yor, müş­te­ri hiz­met­le­ri­ne bil­dir­di­ği­miz hal­de bi­ze sü­rek­li yan­lış bil­gi ve­ri­yor­lar, mağ­dur edi­yor­lar mem­nun de­ği­liz söz­leş­me­miz bit­ti­ği gün ip­tal et­ti­re­ce­ğiz.

Tuğ­çe Ö: "Elek­trik­ler ke­sil­di­ği za­man bir da­ha ken­di­ne gel­mi­yor. 2 gün­dür sü­rek­li gün­cel­le­me ya­pı­yor gü­ya! Bu so­run­lar­la da­ha ön­ce de kar­şı­laş­tık. Çok sı­kıl­dık ger­çek­ten."

Murat Gülderen, 30.09.2015 Bugün http://www.bugun.com.tr/gundem/tivibu-son-bir-yil-icinde-1852817.html

15 Ağustos 2015 Cumartesi

Elektrikteki Kayıp Kaçak Bedelinde Vatandaşa Tuhaf Ret Gerekçesi

Yargıtay’ın ‘vatandaştan kaçak elektrik bedeli alınamaz’ kararına rağmen bazı illerin tüketici hakem heyetlerinin vatandaşı mağdur ettiği ortaya çıktı. Halen Meclis’te yasalaşmayı bekleyen tasarı gerekçe gösterilerek kaçak bedelini alma talepleri reddedildi.

Türkiye genelindeki Tüketici Hakem Heyetleri’ne 500 bin abone kayıp kaçak bedelinin iadesi için başvurdu.

Geçen yıl başlayan faturalardaki 34 milyar TL'lik kaçak elektrik kesintisinin vatandaşa ödenme sürecinde bir arpa boyu yol alınamadı. Heyetlerin verdiği kararlar arasında da birbirinin tam tersi sonuçlar ortaya çıktı.

70 LİRALIK FATURAYA 150 TL
Örneğin Edirne’deki hakem heyetleri vatandaşa paraların ödenmesi kararı verirken, Ankara’daki heyetler ret kararı verdi. Böylece aylık ortalama 70 TL fatura ödeyen vatandaşın 5 yılda gereksiz yere şirketlere ödemek zorunda kaldığı 150 TL’lik hakkı, gasp edilmiş oldu.

KAOS YAŞANIR SAVUNMASI
BUGÜN’ün telefonla ulaştığı hakem heyetleri, hükümetin seçim öncesinde kaçak elektriği yasal hale getirmek için hazırlanan kanun taslağını referans gösterdi. Meclis açıldığında o kanunun çıkacağını ve bir kaos yaşanacağı için kaçak bedel taleplerinin geri çevrildiği görüşünü belirtti.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Bülent Deniz: ADALET DUYGUSUNU İNCİTMEYİN
Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Bülent Deniz, hakem heyetlerini eleştirerek, kayıp kaçak bedelinin yasal olarak alınmasını düzenleyen yasanın çıkmadığını hatırlattı.

Yargıtay kararı doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini vurgulayan Deniz, “Yasa çıkacak gibi hareket ederek vatandaşın başvurularının reddedilmesi adalet duygusunun incinmesine sebep olur. Bu durum 40 milyon tüketiciyi ilgilendiriyor” dedi. 

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, TBMM’ye sunduğu kanun teklifiyle kayıp kaçak kesintisinin kaldırılmasını istedi. Düzenleme, 1 Ocak 2011 tarihinden itibaren vatandaştan tahsil edilen 34 milyar TL’lik kaçak elektrik bedelinin başvuru yapılmaksızın tüketiciye iadesini de öngörüyor.

Hasan Bozkurt, 13.08.2015 http://www.bugun.com.tr/gundem/elektrikte-fatura-soku-haberi/1781677

24 Haziran 2015 Çarşamba

İcra Dosyaları Çığ Gibi Büyüyor 16 Milyon Dosya Mahkemelerde

Ekonomide yaşanan sıkıntılar, adliyedeki dosyalarda inanılmaz artışa yol açtı. Konu ile ilgili Bugün Gazetesinde, Gökhan Özdağ'ın yayınladığı haberi ve STV Haber TV. Ana Haber Bülteninde, Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz'in değerlendirmelerini paylaşıyoruz:

http://www.bugun.com.tr/ekonomi/korkulan-oldu-haberi/1703667
Ekonomide yaşanan kriz yüzünden borcunu çeviremeyen vatandaş icra dosyalarıyla cebelleşiyor. 12 yılda 2.5 kat artan icra dosyası sayısı 23 milyonu aşarken bunların sadece 7 milyonu çözüme kavuştu.

on 12 yılda ekonomik sıkıntılar yüzünden borçlarını ödeyemeyenler ile yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin sayısı hızla arttı.

İcra dosyası sayısı 23 milyonu aştı. 7 milyonu çözüme kavuşurken 16 milyon dosya çözüm için mahkemelerde bekliyor. Türkiye’deki 985 icra dairesinde icra dosyası sayısı 23 milyonu aştı. Adalet Bakanlığı verilerine göre ülke genelindeki toplam icra dosyası sayısı 2003 yılında 9 milyon 305 bin 453 iken 2013 sonu itibariyle yeni gelen dosyalarla birlikte 21 milyon 838 bin 823’e yükseldi.

1,5 yılda bir milyondan fazla
2015’in ilk yarısına gelindiğinde ise rakamın 23 milyonu aştığı belirtiliyor. Yani sadece bir buçuk yıl içinde 1 milyondan fazla kişi borcunu ödeyemediği için icra takibine düşmüş oldu. Böylece son 12 yılda icra dosyalarında 2,5 katlık bir artış gerçekleşmiş oluyor. İcra dosyası sayısının 23 milyonu aşmış olması ortalama her 4 haneden üçünün icra ile yüz yüze olduğu anlamına geliyor. Bu, aynı zamanda her 4 kişiden birisinin icralık olmasını ifade ediyor.

Borçla yaşar olduk
Bu duruma en büyük etkenin öz kaynak sıkıntısı yaşayan firmaların borçlanarak yatırım yapması, karşılıksız çeke hapis cezasının kaldırılması ve kredi ve kredi kartı kullanımının artması olarak gösteriliyor. Bu dosyalardan yaklaşık 7 milyonu yıl içinde çözüme kavuşturulurken 16 milyondan fazla dosya ise iş yükü nedeniyle bir sonraki yıla devretti. İcra müdürlüklerinin takip ettiği tüm icra işlemlerinin hepsi ise alacak işlemi değil. Maddi bir alacak ifade etmese de yerine getirilmeyen her türlü yükümlülük için icra takibi yapılabiliyor. İcra takibi, mahkemede kesinleşmiş bir karar olmadan da yapılabiliyor. Mahkeme kararına dayalı olarak yapılan icra işlemleri, toplam icra dosyalarının onda birini oluşturuyor.

STV. Haber TV. 22.06.2015


9 Mayıs 2015 Cumartesi

Sebze Meyve Fiyatları Daha da Artacak

Bütün dünyada gerileyen gıda fiyatları Türkiye'de bir türlü düşürülemiyor. Bahar ayları yaşanmasına rağmen bazı ürünlerin fiyatlarının yüzde 600'lere kadar çıkması vatandaşın cebini vuruyor. Artışın girdi fiyatlarına yapılan zamdan kaynaklandığı belirtildi.

Tür­ki­ye­’de seb­ze ve mey­ve fi­yat­la­rı cep ya­kı­yor. Uz­man­lar, do­lar­da­ki ar­tı­şın et­ki­siy­le fi­yat­la­rın 7 Ha­zi­ra­n’­da ya­pı­la­cak ge­nel se­çim­le­rin ar­dın­dan da­ha da ar­ta­ca­ğı uya­rı­sı ya­pı­yor. Tür­ki­ye­’de son bir yıl­da seb­ze ve mey­ve fi­yat­la­rı bir­çok ürün­de yüz­de 100’den faz­la art­tı. Dün­ya­da ucuz­la­yan seb­ze ve mey­ve, ta­rım ül­ke­si Tür­ki­ye­’de zam­lan­dı. Fi­yat ar­tı­şı sa­rım­sak­ta yüz­de 600, ye­şil bi­ber­de yüz­de 215, be­zel­ye­de yüz­de 330, pat­lı­can­da yüz­de 210, sa­la­ta­lık­ta yüz­de 150 ol­du. Üre­ti­ci­ler zam­mı ma­li­yet­ler­de­ki ar­tı­şa bağ­la­dı. Tü­ke­ti­ci der­nek­le­ri hal­kın enf­las­yo­nu­nun yüz­de 25’i geç­ti­ği­ni be­lirt­ti.

Geç­ti­ği­miz yıl don ya­şan­dı­ğı­nı ha­tır­la­tan üre­ti­ci Ra­miz Top­çu, “Bu yıl don ol­ma­dı. Ama iki kat zam ol­du­” de­di. Fi­yat ko­nu­sun­da ken­di­le­ri­nin be­lir­le­yi­ci­li­ği ol­ma­dı­ğı­nı di­le ge­tir­di. Ar­tan ma­li­yet­le­rin üre­ti­ci­nin be­li­ni bük­tü­ğü­nü be­lir­ten Top­çu, “Ma­zot, güb­re, to­hum, iş­çi­lik ma­li­yet­le­ri kat­lan­dı. Ar­tan fi­yat­lar da bi­ze yan­sı­ma­dı­ğı için za­rar edi­yo­ru­z” de­di.

Es­naf da mağ­dur olu­yor
Hal es­na­fı, ken­di­le­ri­nin de yük­sek fi­yat­tan mağ­dur ol­du­ğu­nu ifa­de et­ti. İs­tan­bul ha­lin­den es­naf Na­mık Kuş, sa­tış­ta zor­lan­dık­la­rı­nı ak­tar­dı. Kuş, “Ken­di­miz de tü­ke­ti­ci­yiz, biz de gram­la alı­yo­ruz. Fi­yat­lar yük­sek ol­du­ğu için kâr ko­ya­mı­yo­ruz. Bu yüz­den üre­ti­ci de ka­za­na­mı­yor biz de­” de­di.

TÜ­İK'in enf­las­yo­nu doğ­ru de­ğil
Tü­ke­ti­ci Bir­li­ği Baş­ka­nı Bü­lent De­niz, “Son iki yıl­dır enf­las­yon oran­la­rı so­kak­ta­ki enf­las­yo­nu yan­sıt­mı­yo­r” de­di. TÜ­İK’­in açık­la­dı­ğı yüz­de 8-9’luk enf­las­yo­nun doğ­ru ol­ma­dı­ğı­nı ak­tar­dı. De­niz, “Tür­ki­ye­’de çar­şı-pa­zar enf­las­yo­nu yüz­de 25’e ulaş­tı­” ifa­de­le­ri­ni kul­lan­dı.

İthal patates çiftçiyi bitirir
Tür­ki­ye­’de pa­ta­tes üre­ti­mi­nin 5'te bi­ri­nin ger­çek­leş­ti­ği Niğ­de'nin Zi­ra­at Oda­sı Baş­ka­nı Ve­li Ke­nar, 'pa­ta­tes it­ha­la­tı' söy­len­ti­si­nin bi­le çift­çi­yi olum­suz et­ki­le­di­ği­ni be­lirt­ti. Ke­nar, "Tür­ki­ye'ye it­hal pa­ta­tes gel­me­si ha­lin­de Niğ­de, Ada­na ve Öde­miş üre­ti­ci­si if­las eder. biz ci­var ül­ke­ler­de üre­ti­len­den kat kat pa­ha­lı üre­ti­yo­ru­z” de­di.

Dolar fiyatları artıracak
Tü­ke­ti­ci Ko­ru­ma Der­ne­ği Ge­nel Sek­re­te­ri Ha­lil Ça­ma­lan ise seb­ze ve mey­ve fi­yat­la­rın­da­ki ar­tı­şa an­lam ve­re­me­di­ği­ni kay­det­ti. “Zam­lar al­dı ba­şı­nı gi­di­yo­r” di­yen Ça­ma­lan, zam­mın sem­bo­lü­nün pa­ta­tes ol­du­ğu­nu di­le ge­tir­di. Ça­ma­lan, “Tür­ki­ye­’de en çok ye­ti­şen ürün­ler­den bi­ri pa­ta­tes­tir. Ama o bi­le el ya­kı­yor. Do­lar­da­ki ar­tı­şın ­da et­ki­siy­le iki üç ay için­de tüm seb­ze ve mey­ve­de fa­hiş fi­yat­lar­la kar­şı­la­şa­ca­ğı­z” di­ye ko­nuş­tu.

Ömer Önder, 09.05.2015 Bugün http://www.bugun.com.tr/ekonomi/vatandasa-bir-sok-daha-haberi/1632080

18 Nisan 2015 Cumartesi

Garantili Cihazlarda Bu Oyuna Aman Dikkat

Yetkili servislerin, tamir için gelen cihazları en çok 20 gün süreleri olmasına rağmen tüketiciye zamanında ulaştırmadığı ortaya çıktı. Ayrıca 10 iş gününü geçen durumlarda tüketiciye yedek cihaz verilmesi zorunlu.

Tü­ke­ti­ci­le­ri ko­ru­mak için ye­ni­den dü­zen­le­nen Ga­ran­ti Bel­ge­si Yö­net­me­li­ği­’ne kar­şın, yet­ki­li ba­zı tek­nik ser­vis­le­rin ta­mir için ken­di­le­re ge­len ci­haz­lar­da tü­ke­ti­ci­yi oya­la­dı­ğı or­ta­ya çık­tı.

'Aza­mi sü­re­yi ge­çe­mez'
Oy­sa bu yö­net­me­li­ğe gö­re ser­vi­se gön­de­ri­len ci­haz­la­rın ta­mir sü­re­si en çok 20 gün. Sa­de­ce ağır va­sı­ta, oto­mo­bil ve iş ma­ki­ne­le­rin­de bu sü­re 30 iş gü­nü­ne çı­kı­yor. Yö­net­me­lik­te “Ü­rün­le­rin ta­mir sü­re­si aza­mi sü­re­yi ge­çe­me­z” ifa­de­le­ri yer alı­yor. Ay­rı­ca ta­mir sü­re­si 10 gü­nü geç­ti­ğin­de tü­ke­ti­ci­ye ye­dek ürün ve­ril­me­si ge­rek­li.

Be­del ia­de­si is­te­ne­bi­lir
Bil­gi ve­ren Tü­ke­ti­ci­ler Bir­li­ği Baş­ka­nı Ha­ti­ce Saa­det Kal­yon­cu, bu sü­re­le­re rağ­men tü­ke­ti­ci­le­rin oya­la­na­rak haf­ta­lar­ca bek­le­til­di­ğini ifa­de et­ti. Kal­yon­cu ay­rı­ca, yö­net­me­li­ğe gö­re ürü­nün ga­ran­ti sü­re­si için­de tek­rar arı­za­lan­ma­sı, ta­mir sü­re­si­nin aşıl­ma­sı ve­ya ta­mi­ri­nin müm­kün ol­ma­dı­ğı du­rum­lar­da da tü­ke­ti­ci­nin sa­tı­cı­dan ürün be­de­li­nin ia­de­si­ni is­te­ye­bi­le­ce­ği­ni vur­gu­la­dı. Yö­net­me­lik "Sa­tı­cı, tü­ke­ti­ci­nin ta­le­bi­ni
red­de­de­me­z” di­yor.

Üre­ti­ci de bil­gi ver­mi­yor
Kal­yon­cu, üre­ti­ci fir­ma­la­rın, tü­ke­ti­ci­ye ye­dek ürün ve­ril­me­si ge­rek­ti­ği­ne da­ir bir bil­gi­len­dir­me yap­ma­dı­ğı­nı da di­le ge­tir­di. Kal­yon­cu, “Bu du­rum
va­tan­daş­la­rı mağ­dur edi­yo­r” de­di.

Va­tan­da­şın eli mah­kum
Kal­yon­cu'ya gö­re gü­nü­müz­de özel­lik­le akıl­lı te­le­fon­la­rın 20 iş gü­nü ser­vis­te kal­ma­sı kul­la­nı­cı­yı te­dir­gin edi­yor. Kal­yon­cu, "An­cak tü­ke­ti­ci­nin eli mah­kum, baş­ka ça­re­si yo­k” yo­ru­mu­nu yap­tı.

Bülent Deniz: Şikayet edin
Sü­re aşım­la­rıy­la il­gi­li ola­rak va­tan­da­şa bu sü­re­ci ta­kip et­me öne­ri­si ya­pan Tü­ke­ti­ci Bir­li­ği Fe­de­ras­yo­nu Baş­ka­nı Bü­lent De­niz, “Güm­rük ve Ti­ca­ret Ba­kan­lı­ğı­’na di­lek­çe ve­re­rek, ser­vis şi­ka­yet edil­me­li­” de­di. De­niz, bu du­rum­da so­run­la­rın çok da­ha hız­lı çö­zül­dü­ğü­nü di­le ge­tir­di. De­niz ay­rı­ca tü­ke­ti­ci­le­re, 20 iş gü­nün­de ta­mir edil­me­yen ci­haz­la il­gi­li Tü­ke­ti­ci Ha­kem He­ye­ti­’ne baş­vu­ru tav­si­ye­sin­de de bu­lun­du.

Ömer Önder, 14.04.2015 Bugün http://www.bugun.com.tr/ekonomi/sure-dolmasina-ragmen--haberi/1589597

22 Mart 2015 Pazar

Elektrikte Kaçak Çok Ama Kesinti Yok

Tüketici Birliği Federasyonu’nun araştırmasına göre kaçak elektrik kullanılan illerdeki kesinti süresi çok düşük. Bu durum seçim yatırımı olarak değerlendiriliyor.

Tüketici Birliği Federasyonu’nun elektrik kesintileriyle ilgili hazırladığı rapor “kaçağın ödüllendirildiğini” gösterdi.

3 MİLYAR LİRALIK KAÇAK
Bu çalışmaya göre örneğin 3 milyar liralık kaçak elektrik kullanılan ve içinde Diyarbakır, Batman, Siirt, Şırnak, Mardin, Şanlıurfa’nın da olduğu dağıtım bölgesinde toplam kesinti zamanı 58 saatte kaldı. Buna karşın kaçak elektriğin en az olduğu Kırşehir, Nevşehir, Aksaray, Karaman ve Konya’da ise 2 bin 28 saat kesinti yapıldı.

YÜZDE 75'E KADAR ÇIKTI
En fazla kaçak elektrik Dicle, Van Gölü ve Aras dağıtım bölgelerinde kullanılıyor. Dicle’de kayıp-kaçak oranı yüzde 73’ten yüzde 75’e, Van Gölü’nde yüzde 55,6’dan yüzde 64,3’e, Aras’ta yüzde 27,7’den yüzde 36’ya çıktı.

HEDEFLERİ YÜZDE 30'DU
2010 yılında özelleştirilen bu şirketlere 2015 yılında yüzde 30’un altına düşürme hedefi verilmişti. Asayiş olayları gerekçe gösterilerek kaçak elektrik kullanımı düşmediği gibi artarak devam etti. Doğu'daki 10 milyar liraya ulaşan kaçak elektrik bedelini Batı'daki vatandaşların faturalarından kesildi.

VEKİL SAYISI ÇOK ÖNEMLİ
Ortaya çıkan sonuçları değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz, şunları anlattı: “Çok enteresan rakamlar bunlar. Bizim tahmin ettiğimiz Doğu’da seçim yatırımı çalışması. Kaçağın çok olduğu, alt- yapı tesislerinin yetersiz olduğu yerlerde kesinti düşük duruyor. AKP için Doğu’daki vekil sayısı çok önemli. Bu nedenle kesinti yapılmadığını düşünüyoruz. Araştırmaya devam ediyoruz. Rakamlar kesinleştiğinde daha net konuşacağız.”

Hasan Bozkurt, 06.03.2015 Bugün http://www.bugun.com.tr/ekonomi/hem-kacak-hem-de--haberi/1524324

Elektrik Kesintileri Devam Edecek

Enerji yetersizliğinden kaynaklanan kesintiler planlı bir şekilde Türkiye genelinde uygulanıyor.

Uzmanlar, Türkiye'nin elektriğin yüzde 52'sinin doğalgazdan karşılandığını, fazla tüketimlerde bu gazın yetersiz kaldığını söyledi. Doğalgaz deposuyla sorunun çözülebileceği belirtiliyor.

Vatandaşın buzdolabı, çamaşır makinesi gibi beyaz eşyalarını bozan elektrik kesintileri her geçen gün artıyor. Tüketiciler Birliği Federasyonu'nun hazırladığı verilere göre tüm illerde her gün 'düzenli kesinti' yaşanıyor. Enerji Bakanlığı yetkililerine göre, Tuz Gölü Doğalgaz Deposu’nun 10 yıldır bitirilememe-sinden kaynaklanan kesintiler, bu yıl da devam edecek. 2015 yılı boyunca vatandaş karanlıkta kalacak.

KARANLIĞIN BAHANESİ BAKIM
İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya gibi büyükşehirlerin yanı sıra Anadolu’nun her şehrinde kesintilerin yaşanmasında elektriğin yüzde 52’sinin doğalgaz santrallerinden üretilmesinden kaynaklanıyor. Havalar çok soğuk gittiğinde ısınmak için artan doğalgaz tüketimi nedeniyle BOTAŞ’ın santrallere verdiği gaz kesiliyor. Devlete ait santrallerde fuel-oil ve kömür ile elektrik üretimine geçilmesine rağmen tüketim karşılanamıyor.

Havalar ısındığında serinlemek için artan klima kullanımı da elektrik tüketimini patlatıyor. Yaz kış yaşanan enerji krizi vatandaşa ‘karanlık’ olarak yansıtılıyor.

DEPO 10 YILDIR YAPILMIYOR
Enerji Bakanlığı, elektrik dağıtım şirketlerine ‘bakım’ adı altında elektrik kesintisi yapmalarını istiyor. Şirketler de düzenli olarak kesintiler yapıyor. Vatandaşlar bazen günlerce bazen saatlerce karanlıkta kalıyor.

Bakanlık yetkililerinin verdiği bilgiye göre, krizin temel sebebi doğalgaz deposunun bitmemesi. Türkiye'de yıllardır planlanan ve sürekli olarak proje geliştirilen doğalgaz deposu hayal oldu. 2006 yılında gaz depolamaya başlaması kararı alınan Tuz Gölü Doğalgaz Depolama Tesisi 2017 yılı programına atıldı.

RUSYA VE İRAN KESİNTİ YAPARSA DONARIZ
Enerji Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili, Tuz Gölü Deposu’nun elektrik kesintileriyle birlikte doğalgaz krizine de çare olacağını belirtti. Yetkili, "Türkiye'de her şeye para bulunuyor ama doğalgaz deposu için gerekli kaynak ayrılmadığı için proje bir türlü hayata geçirilemiyor. Rusya veya İran gazı kesse bir hafta sonra soğuktan donarız" ifadelerini kullandı.

KAPASİTE 1 MİLYAR METREKÜP
1. faz inşaatın 2017’de, 2. faz inşaatın ise 2019 yılında devreye gireceği Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın 2015-2019 stratejik planında yer aldı. Doğalgaza bağlı elektrik kesintilerini bitirecek deponun yıllık kapasitesi 1 milyar metreküp olarak planlanıyor.

Hasan Bozkurt, 04.03.2015 Bugün http://www.bugun.com.tr/ekonomi/kesintiler-surecek-cunku-haberi/1520583

15 Mart 2015 Pazar

Yüklü Elektrik Faturalarının Ödemesinde Taksitlendirme Gündemde

Geçen ay vatandaşın cebini yakan yüksek elektrik faturalarına çözüm aranıyor. Bakanlık ile dağıtım şirketlerinin görüşmesinde taksit formülü gündeme geldi.

Geçtiğimiz ay tüketicinin cebini yakan yüksek miktarlı elektrik faturalarına çözüm aranıyor. Enerji Bakanlığı ile şirketler arasında yapılan görüşmelerde yüksek faturalar için taksitlendirme formülü gündeme geldi.

Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz, ‘Taksitlendirme’ formülünü ‘gizli zammın kabulü’ olarak değerlendirdi. Deniz, taksit yapılacak faturalara faiz yansıtılabileceği uyarısı da yaptı.

3-4 TAKSİDE SICAK BAKMIYORLAR
Şirketler, faturalardaki artışı olumsuz hava şartlarına bağlarken, Enerji Bakanlığı vatandaş mağduriyetinin giderilmesi için dağıtım firmalarıyla toplantı üstüne toplantı yaptı. Yapılan görüşmelerde faturalardaki aşırı yükselmeyi kabul eden şirketler, ödeme güçlüğü çeken müşterilere taksitlendirme önerdi.

Bakanlığa ‘Faiz almayacağız’ sözü veren şirketlerin yüksek bedelleri üçe ve dörde bölme taleplerine ise sıcak bakmadığı belirtildi.

VATANDAŞ MAĞDUR EDİLDİ
Elektrik dağıtım firmalarının kafasına göre yaptığı faturalandırma nedeniyle vatandaşların mağdur edildiğini belirten Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz, “Faturaların iki ayda bir gelmesi yüzünden vatandaşlara için sürpriz faturalar çıktı. Aboneler, 50-60 TL yerine 200-300 TL’lik para ödemekle karşı karşıya kaldı” dedi.

EPDK ŞİRKETLERİ KORUYOR
Vatandaşı korumakla yükümlü Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) firmaları koruyan tavır içine girdiğini kaydeden Deniz, şunları söyledi:

“Taksitlere muhtemelen faiz uygulanacağını düşünüyoruz. Taksit yapıldığında faiz uygulanacaksa vatandaşa ekstra bir bedel yansıtılacak. Bunun kabul edilebilmesi mümkün değil. Firmaların hatası madem kabul ediliyor, faizsiz olarak taksitlendirilmelidir.

Çünkü yüksek bedellerin taksitlendirilmesi lütuf anlamına gelmez. Bu faturalarda vatandaşın bir kabahati yok. Bir de faiz uygulanırsa vatandaş iyice çileden çıkar” dedi.

HAVA KOŞULLARI ETKİLEDİ
Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) Başkanı Nihat Özdemir ise elektriğe gizli zam yapılmadığını, fatura dönemlerinde yaşanan değişikliğin olumsuz hava koşullarından kaynaklandığını söyledi.

Hasan Bozkurt, Bugün 10.02.2015 http://www.bugun.com.tr/ekonomi/simdi-bu-gundemde-haberi/1482506

1 Şubat 2015 Pazar

Dolandırıcılara Gelip Kaçak Elektrik İçin Çarpılmayın

Vatandaşın elektrik faturasında yüzde 12'ye ulaşan haksız kesintilere kaçak elektrik dolandırıcıları da dadandı. Dolandırıcılar aboneleri arayarak Yargıtay'ın kararını hatırlatıyor ve "100 lira ödeyin kaçak elektrik paranızı alalım" diyor. 

Yargıtay’ın ‘Kaçak elektriğin parası dürüst vatandaştan alınamaz’ kararının ardından ‘kaçak elektrik dolandırıcıları’ türedi. Elektrik abonelerinin cep telefonlarını arayan kişiler, “Faturanızdan kesilen kaçak elektrik parasını sizin adınıza biz alalım. 100 TL de danışmanlık ücreti verin” teklifinde bulunuyor. Kredi kartı aidatı ve kredi masraflarının geri alınmasında da aynı yöntemin kullanıldığı uyarısı yapan tüketici temsilcileri, danışmanlık adı altında vatandaşın dolandırıldığını belirtiyor.

Uzmanlar, “Kaçak elektriğin parasını sizin dışınızda kimse alamaz” çağrısı yaparak vatandaşların Tüketici Hakem Heyetleri’ne başvurmasının yeterli olduğunun altını çiziyor.

70 gün kandırmacası
Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Bülent Deniz, Yargıtay’ın 17 Aralık kararından sonra 38 milyon abonenin kayıp kaçak bedelinin geri alması imkanı doğduğunu söyledi. Vatandaşların elektrik dağıtım şirketlerinin önüne kuyruğa girerek haksız yere tahsil edilen parayı almak istediğine işaret eden Deniz, “Ancak kredi kartları aidatında olduğu gibi bu konuda da dolandırıcılar ortaya çıktı. SMS, mail, TV reklamlarıyla kayıp kaçak bedelinin geri alınacağına ilişkin taahhütte bulunuyorlar. ‘Kayıp kaçak bedelinizi alıyoruz. Size göndereceğimiz kargo için 100 TL para ödeyeceksiniz. Kargodan gelen dilekçeleri doldurursanız 70 gün içinde geri alacaksınız’ diye sahte vaatte bulunuyorlar” diye konuştu. 

Dürüst vatandaş cezalandırılıyor
Vatandaş yerine şirketleri koruyan hükümetin, kayıp kaçak bedelini yasal hale getirmek üzere hazırladığı taslağa Tüketici Hakları Derneği’nden tepki geldi. Başbakan Ahmet Davutoğlu, bakan ve milletvekillerine mektup yazıldı. Mektupta, “Kayıp­kaçak bedeli yasal güvence altına alınarak dürüst elektrik tüketicileri ve aboneleri cezalandırılmış olacak. Dürüst elektrik aboneleri çalmadıkları, kullanmadıkları kaçak elektrik ile sorumlusu olmadıkları kayıp elektrik bedelini ödemek zorunda bırakılacak. Tüketicilerin yargı hakkı elinden alınarak hak araması engellenmiş olacak” denildi.

Dilekçe internette var
Bu işi yapan firmaları araştırdıklarını ve dolandırıcı olduklarının tespit edildiğini belirten Deniz, “2­3 boş dilekçe var. Firma tüketici adına hareket edip bu parayı alıp vatandaşa iade etmiyor. Bir kişinin başka kişi adına işlem yapması için vekaletnameyle hareket etmesi gerekir. İnternette bu dilekçeler var. Vatandaş internetten bedava bulabileceği dilekçe için 100 TL ödüyor. Yine işlemleri kendisi takip etmek zorunda kalıyor. Boşu boşuna 100 lira para ödemiş oluyor” uyarısında bulundu. Deniz, bu firmaların vatandaşı soymasını engelleme konusunda RTÜK ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na görev düştüğüne dikkat çekti.

Hasan Bozkurt, 12.01.2015 Bugün http://ekonomi.bugun.com.tr/halka-bir-tuzak-daha-haberi/1434786

23 Ağustos 2014 Cumartesi

Petrol Fiyatlarındaki Düşüş Benzine Yansımıyor

Petrol fiyatlarında son iki aydır yaşanan düşüş pompaya yansımadı. Benzin fiyatı yerinde saydı. Aynı dönemde dolar yüzde 1.5 artarken pompa fiyatı sadece yüzde 2.2 düştü.

Petrol fiyatlarındaki artışını bahane göstererek her fırsatta zam gazına basan akaryakıt firmaları, düşüşleri dikkate almıyor.Son 2 aydır brent petrolün varil fiyatı yüzde 10.1 gerilerken, benzindeki indirim sadece yüzde 2.2’de kaldı. Üstelik, aynı dönemde doların da sadece yüzde 1.5 değer kazanması, bahanelere de fırsat tanımayacak seviyede.

11.5 dolarlık düşüş
Dünya petrol fiyatlarındaki hızlı düşüşe rağmen, en ufak bir dalgalanmayı bile fırsata çevirerek bir gün bile beklemeden zam yapan akaryakıt dağıtım firmaları bu dönemde sessiz kaldı. Petrol fiyatları istikrarlı şekilde azalmaya devam ederken, 1 Ağustos’ta 5 kuruşluk indirimle 4.98 liraya düşürülen benzin fiyatı, 20 gündür değişmedi. Bu dönemde brent petrolün varil fiyatı tam 11.5 dolar geriledi.

İndirimde kaplumbağa hızı
Tüketiciler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Bülent Deniz, akaryakıt şirketlerinin zamda koşaradım hareket ettiğini, indirimde ise kaplumbağa hızına düştüklerini söyledi. Bu durumu Enerji Bakanlığı’na sorduklarında, petroldeki değişikliklerin birkaç ay içinde benzin fiyatına yansıya-bileceği cevabını aldıklarını ifade eden Deniz, akaryakıttaki dolaylı vergilerin yüksekliği sebebiyle devletin de bu işe karışmadığını kaydetti.

Vergiden vazgeçemiyor
Vergi silahının devlet için bir düzenleyici olduğunu vurgulayan Deniz, pompa fiyatlarının düşmesinin enflasyon ve genel fiyatlarda düşüşe neden olacağını fakat devletin akaryakıttan gelen vergiden vazgeçemediğini kaydetti.

Vergisiz fiyatta ikinciyiz
EPDK’nın temmuz ayına ilişkin Petrol Piyasası Fiyatlandırma Raporu’na göre, Türkiye'de vergisiz benzin fiyatı AB ortalaması olan 1,97 liranın, vergisiz motorin fiyatı da AB ortalaması olan 2,01 liranın üzerinde gerçekleşti. Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında vergilendirme öncesi, litre başına 2,12 lira ile benzinin en pahalı satıldığı ikinci, litre başına 2,15 lirayla da motorinin en pahalı satıldığı dördüncü ülke oldu. Vergilendirme öncesi benzinin en pahalı olduğu ülke, 2,18 lirayla Danimarka olurken, motorinde ise 2,22 lirayla Yunanistan zirvede yer aldı.

4 Haziran 2013 Salı

Tahir Özlenir: İndirim Aldatmacası

Akılalmaz rekabetin yaşandığı hazır giyim sektöründe bazı markaların daha çok müşteri çekmek için, 'büyük indirim' adı altında vatandaşı nasıl aldattıkları ortaya çıktı. Sektör temsilcileri bu durumun markaların itibarını zedelediğini düşünüyor 
Mağazaların yüzde 90'lara varan ve bitmek bilmeyen sözde indirim kampanyalarıyla vatandaşın nasıl kandırıldığını sektör uzmanları Bugün'e açıkladı. Tescilli Markalar Derneği Başkanı Tahir Özlenir, tüm sezon aralıksız süren indirimlerin halkı kandırmadan başka bir şey olmadığını belirterek, sektör olarak büyük itibar kaybı yaşadıklarını söyledi. Özlenir, bazı markaların vatandaşı 'kampanya' adı altında nasıl aldattığını şöyle sıraladı:

*Örneğin sezona 300 liradan giren bir ürünün birkaç gün sonra hemen yüzde 50 indirime girildiği ilan ediliyor. Ancak etiketin üzerinde 400 liraydı 200 lira oldu ibaresi yer alıyor.

Elde kalanı eritme taktiği!
*Bazı etiketlerde rakamlar çok büyük, yazılar çok küçük yazılıyor. Vatandaş vitrinlerde büyük puntolarla yüzde 80-90 rakamlarının yanında ufacık yazılan 'e varan' kelimesini görmüyor.

*Büyük indirim başladı ilanıyla tüm ürünlerde indirim var algısı oluşturuluyor. Halbuki o indirim sadece elde kalan ürünler için geçerli olabiliyor. Vatandaş yine hayal kırıklığına uğruyor.

*Yılbaşı, sevgililer günü, bayram gibi özel günlerde yapılan indirimlerde ise çoğunlukta normal günlerdeki fiyatlar uygulanıyor. Ancak vatandaş bunun güne özel yapıldığını sanıyor.

*Çoğu zaman etiketin üzerine yüzde 50 ibaresi konulup ürün zaten olması gereken fiyatan satılıyor.

10 yıldır bu kanunu bekliyoruz
Tüketiciler Birliği Başkanı Bülent Deniz de yaklaşık 10 yıldır bu kandırmacanın bitmesi için uğraştıklarını anlatarak "Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı haziranda bununla ilgili bir yasal düzenlemenin yapılacağını açıkladı. Bu tüketicinin zaferi anlamına geliyor. Bakanlığı gerekçemizi haklı buldu. Yasal düzenlemeyle artık sık sık kontroller de yapılabilecek" diye konuştu.

Hep kandırıldık
Deniz, yüzde 90'lara varan indirim mesajları alan tüteticinin mağazaya gittiğinde bu kampanyanın gerçek ürünlere değil elde kalmış ürünlere yapıldığını görünce hayal kırıklığı yaşadığını anlatarak "Bunun adı kandırmacadır. İndirimden önce zaten o mağazada o ürün satılmıyordu. Firmalar müşteriyi cezbetmek için indirim reklamları yapıyor. Uygun fiyatla alışveriş yapacağı sevinciyle mağazaya giren tüketicinin hayalleri, dev indirimlerin sınırlı üründe olduğunu gördüğünde yıkılıyor" diye konuştu.
Taslak gündemde
Pazartesi günü Bakanlar kuruluna sunulacak yeni Tüketiciyi Koruma Kanunu Tasarı Taslağı'na göre kampanya adı altında tüketiciyi kandırmaya yönelik reklamı yerel televizyonlarda yapanlara 10 bin, ulusal kanallarda 200 bin, yerel radyoda 5 bin, ulusal radyolarda 50 bin, internetten yapanlara 50 bin, kısa mesajla yapanlara 25 bin lira cezası öngörülüyor.
 
Murat Gülderen, Bugün-02.06.2013

25 Temmuz 2009 Cumartesi

Konut Alacaklar, Dikkat...


Konut alırken mağdur olmamak için tüketici derneklerinden vatandaşa önemli uyarılar...

Konut alırken mağdur olmamak için tüketici dernekleri uyardı: “Kredi kullanacaksanız 10 yıl vadeyi geçmeyin, yarısını peşin ödeyin. Tapunun kimin üstüne olduğunu öğrenmeden konut almayın...”
Tüketiciler Derneği Başkanı Engin Başaran, depremden sonra konut almak isteyenlerin iki kat daha fazla dikkat etmesi gerektiğini söyledi.

Fayansların, parkelerin hatta manzaranın güzel olup olmadığına bakıldığını ifade eden Başaran, “Aslında önemli olan inşaatın kalitesi. Tabii ki manzarasının güzel olması iyi bir şey ama buna dikkat ederken inşaatın ne kadar dayanıklı olduğu da unutulmamalı” dedi.

Bir otomobil alırken çok dikkatli olduğumuzu fakat konuta aynı hassasiyetle yaklaşılmadığını vurgulayan Başaran, tüketicilerin ileride mağdur olmamaları için gerekenleri şöyle sıraladı:

İlk olarak depreme dayanıklı mı, fay hattı üzerinde mi, ruhsatı, kullanım izni var mı, proje-zemin etüdü yapılmış mı’ gibi sorulara cevap aranmalı.

Bir binanın kullanım ömrü 50 yıldır. Daire alacak kişilerin yapının yaşını öğrenmeleri çok önemli.

YAŞLI BİNALAR MASRAFLI
Ayrıca yaşlı binalar ciddi tamirat masrafı çıkarabiliyor. Depreme karşı da daha dayanıksızlar. n Dairenin nasıl ısındığı, pencerelerinin sağlamlığı çok önemli. Ayrıca otoparkının olması İstanbul gibi illerde park sorunu gibi riskleri de minimuma indirir.

Eğer alınacak konut için kredi kullanılacaksa daha da dikkatli olmak lazım. Bankaların kaynak yapıları en fazla 3 ay vadeli. Dolayısıyla 20 yıl taksit yükü altına girmek akıllıca değil.

Taksitte 10 yılı geçirmemek lazım. Hatta en azından yarısını peşin olarak ödemek çok akıllıca. Çünkü örneğin 0,99’dan başladığınız taksitler duruma göre 2,50’lere kadar çıkabiliyor.

Konut kredilerinde birçok sigortanın yaptırılması isteniyor. DASK hariç hiçbiri zorunlu değil. Tabii ki diğerlerini de yaptırmak lazım fakat en uygun şartları sağlayan yerleri bulup fazla ödeme yapmaktan kurtulabiliriz.

TAPUNUN KİMİN ÜZERİNE KAYITLI OLDUĞUNU MUTLAKA ÖĞRENİN

Tüketiciler Birliği Onursal Başkanı Bülent Deniz,
konut almak isteyenlerin mutlaka yapının tapu kaydını kontrol etmesi gerektiğini söyledi. Konutun tapusunda alınan şirketin isminin olması gerektiğine işaret eden Deniz, “Mutlaka noterde satış vaadi sözleşmesi yapılmalı. Bu da yeterli değil, tapuda da tescil ettirilmeli” dedi.

İSİM ÇOK ÖNEMLİ
Birçok inşaat şirketinin kat karşılığında inşaata başladığını kaydeden Deniz, şöyle devam etti: “100 daire yapacaksa 50’sini arazi sahibine verip kalan 50’sini pazarlamaya başlıyor. Birçok tüketici de sadece konutun maketini görüp küçük bir anlaşma ile taksit ödemeye başlıyor.

Bu önemli çünkü inşaat zamanında bitmediği takdirde şirket arazi sahibine payını veremiyor ve bu sebeple de devir yapılamıyor. Dolayısıyla da tüketiciler mağdur ediliyor. Bu duruma düşmemek için mutlaka tapudaki isim dikkate alınmalı.”

MAKETTEN SATIŞLAR ARTACAK
Büyük firmalarda bile taahhütlerin yerine getirilemediğini duyduklarına söyleyen Deniz, “Maketten konut satışlarında eylülde ciddi bir artış bekliyoruz. Çünkü konut satışları hala beklenenin altında. Bizim önerimiz makete bakıp, konutu görmeden ev almayın” dedi.

Konut satışı yapabilmek için birçok şirketin cazip kampanyalar yaptığını vurgulayan Deniz, şunları söyledi: “Bunlara çok dikkatli yaklaşmalı. Kâra geçme niyetiyle zarara girmek olası. Oturma izni var mı, elektrik, su, doğalgaz kullanım hakkı var mı öğrenmek lazım. Bunlar uzun ve detaylı işler fakat tüketici bir ev almak için bir servet verecekse çok dikkatli davranmalı.”

http://www.bugun.com.tr/haber-detay/74821-konut-kredisinin-en-uygun-kullanimi-haberi.aspx