kredi borcu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kredi borcu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ağustos 2018 Perşembe

Tüketici, Ankara'dan Daha Yiğit...

Hepimizin dikkati ekonomide; rakamlar, dolar kuru, altın fiyatları…
Kurdaki çılgın yükseliş, başlayan durgunluk derken, hepimiz bir şeyler söylemeye, anlatmaya, anlamaya çalışıyoruz.

Ekonomik gerçeklikler, devlet aygıtını yönetenlerin politikalarının sonucu.
Ama sosyal ve siyasi sonuçlarına göre, sadece rakamların olduğu, gelişmeleri değerlendirirken tarafı olduğumuz yerin değil, rakamların ortaya koyduğu sonuçlara ulaşmayı zorunlu kılıyor.

Geçtiğimiz gün yayınladığımız Yastığın Üstünde Ne Var? yazısı ile ekonomideki derin ve güçlü dolarizayon iklimini, rakamlarla anlatmaya çalışmıştık.

Bugün de sokaktaki vatandaşın, yani hane halkının borçlarına bakalım;

Ekonomi kurumlarının verilerine göre 2018/Mart sonu itibariyle sokaktaki vatandaşın bankalara borcu 574,6 Milyar liraya ulaşmış durumda.
Bu rakama, ekonomik dalgalanmanın başladığı Nisan-Ağustos ayları verisi dahil değil üstelik.

Tüketici en çok borcu, nakit ihtiyacını karşılamak için almış.
222,5 Milyar TL. lık ihtiyaç ve diğer kredi borcunu, “dünyada mekan, ahirette iman” diyerek konut almak isteyen tüketicinin aldığı 215,2 Milyar TL. lık konut kredisi izliyor.
Taşıt kredisi, kredi kartı derken, tüketicinin bankalara toplam 574,6 Milyar TL. borcu bulunuyor.

574.6 Milyar TL. ne anlama geliyor?
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 2018 yılı bütçe büyüklüğü 762,8 Milyar TL.
Yani devletin bütün bir yıl boyunca güvenlik, sağlık, ulaşım, eğitim, yatırım aklınıza ne gelirse, harcamak için öngördüğü rakamın yüzde 75’i kadar tutarı, tüketici olarak sadece bankalara borçlu durumdayız.

Rakam yeteri kadar çarpıcı mı?

PS/Yazıya başlarken 1 Amerikan Doları 5.38 TL. idi. Şimdi 5.50 TL.
Yukarıdaki değilse, bu çarpıcı mı?... 

17 Haziran 2018 Pazar

Borç, artık borçla kapanamayacak

Merkez’in faiz adımı sonrası tüketici kredi faizlerinin de yakın zamanda yüzde 2’ye tırmanacağı öngörülüyor. TBF Başkanı Deniz, düşük faiz sayesinde borcun borçla çevrildiği dönemin bittiğini söyledi.

Vatandaşın borç tutarı her geçen gün artıyor. Bayram öncesi bankaların düzenlediği “bayram kredisi” kampanyaları da zaten borca batmış olan tüketiciyi borcu borçla kapatmaya özendiriyor. Merkez Bankası’nın son 43 günde faizleri 500 baz puan artırdığı ve Hazine tahvil faizlerinin yüzde 19’u geçtiği ortamda, “Şimdi alın 3 ay sonra ödeyin”, “Anında 15 bin TL’den başlayan nakit kredi”, “Yüzde 1.50’nin altında uygun faizli bayrama özel kredi” gibi başlıklarla düzenlenen kredi kampanyaları Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Hüseyin Aydın’ın, geçen yıl Ağustos ayında dile getirdiği “Elde, avuçta, cepte ne varsa hepsini krediye verdik” sözlerini akıllara getirdi. Anlaşılan bankaların tüketiciyi daha da borçlandıracak kadar dayanma gücü var.

BORÇ ALDIK HARCADIK
Bankalarda bu iştah var ama tüketici de var mı? TBB verilerine baktığımızda 2017 Nisandan 2018 Nisana kadarki dönemde bireysel kredi borçlusu 1.7 milyon kişi artarak 30.4 milyona yükseldi. Kişi başına düşen ortalama borç tutarı 18 bin TL’yi buldu. Geçen yıl nisanda 470.5 milyar TL düzeyinde bulunan toplam bireysel kredilerin Nisan 2018’de 531.7 milyar TL’ye ulaştığı görülüyor.

Aynı dönemde 186.9 milyar TL olan bireysel tüketici kredisi tutarı 222.6 milyar TL’ye yükseldi. Kredi kartlarıyla yapılan harcamalar da 91.9 milyar TL’den 100.2 milyar TL’ye çıktı. Aynı dönemde bankacılık kesiminin sağladığı toplam kredi tutarı 1.9 trilyon TL’den 2.3 milyar TL’nin üzerine yükseldi. Bu verilere göre toplam kredi tutarı yüzde 20.1 oranında arttı. Bireysel kredilerdeki artış oranı yüzde 13 oldu. 390 milyar TL’yi aşan kredi artışının 61 milyar TL’si yani yüzde 15’i bireysel kredilerden oluştu. Toplam 531 milyar TL’lik bireysel kredi tutarı içerisinde tüketici ihtiyaç kredisi ve kredi kartının oranı yüzde 60’ı geçiyor. Geçen yıl bu oran yüzde 59’du.

BATIKLARA VARLIK AYARI!
Bireysel kredilerde dikkat çeken bir gelişme geçen yıla kıyasla tasfiye olunacak yani batık kredi tutarının 21.1 milyar TL’den 17.5 milyar TL’ye düşmesi oldu. Düşüşün 3.5 milyar TL’lik kısmı tüketici kredisi ve kredi kartlarından kaynaklandı. Ancak bu yanıltmasın çünkü son yıllarda bankalar tahsil edemedikleri alacaklarını varlık yönetim şirketlerine devrediyor. Nisan 2018 tarihli son veriye göre 2017 yılında 8.5 milyat TL’lik batık kredi bu şiketlere devredilerek bankaların bilançosundan temizlendi. Bugüne kadar 21.2 milyar TL’si bireysel, 16.5 milyar TL’si ticari KOBİ kredisi olmak üzere 38 milyar TL’ye yakın batık kredi bu şirketlere devredildi. Buna göre geçen yıl devredilen 8.5 milyarlık kredinin en az yarısı bireysellerden oluştu. Yani aslında bankaların batık kredilerinde azalma olsa da vatandaşın batığında azalma yok.

SONBAHARDA BELLİ OLUR
Merkez Bankası’nın faiz artırımı sonrası tüketici kredilerindeki görünümü değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Düşük faizle borcun borçla çevrildiği dönem bitti” dedi. Bugüne kadar kredi kartı borçlarının, tüketici kredisi çekilerek kapatıldığını ancak geliri düşük olan tüketicinin mecburen yeniden karta sarıldığını kaydeden Bülent Deniz, şunları söyledi: “Şimdilerde kredi faizleri yüzde 1.59’larda. Bu oranın yüzde 2’ye çıkmasını bekliyoruz. Son büyüme verisini de gördük. Tüketimle büyüyoruz. Bu da borçla sağlanıyor. Ama eylül veya ekim gibi durum ortaya çıkmaya başlar. Kredi ve kartlardaki batık tutarları belirginleşir. Çünkü bu sefer tüketicinin iki borcu birden artan faizle birlikte çevirmesi zor.”

Recep Erçin, 17.06.2018 Aydınlık,
https://www.aydinlik.com.tr/borc-artik-borcla-https://www.aydinlik.com.tr/borc-artik-borcla-kapanamayacak-ekonomi-haziran-2018-1kapanamayacak-ekonomi-haziran-2018-1

21 Haziran 2016 Salı

'Kredi kartında, gidecek yer kalmadı''Kredi kartında, gidecek yer kalmadı'

Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) Nisan dönemi, negatif nitelikli bireysel kredi ve kredi kartı verilerini değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, "Kredi kartında gidecek yer kalmadı, tüketici nakit krediye yöneldi" dedi ve ekledi:

"TBB Nisan verilerine göre; bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe düşenlerin sayısında yüzde on artış, bireysel kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe düşenlerin sayısında yüzde sekiz azalma var. Bireysel kredi kullananlarının hemen hemen tamamı, aynı zamanda bireysel kredi kartı kullanıcısıdır. Bu nedenle bireysel kredi borcunu ödemeyenlerin sayısındaki artış nedeniyle, kredi kartı borcunu ödemeyenlerin sayısında azalmayı olumlu olarak değerlendirmek olanağı yoktur.

Bu veri; tüketicilerin kredi kartlarının limitlerini doldurdukları, kart borcunun bir takvim yılı içinde birkaç kez ödenmemiş olması nedeniyle nakit çekimi ve alışveriş işlemlerine kapatılan kartların borçlarının ödenmesi ve yaşamsal gereksinimlerini karşılamak için bankalardan nakit bireysel kredi kullanımına yöneldikleri ve maalesef kredi borçlarının da ödenemediğini ortaya koyuyor."

TBF’nin 2011 yılından bu yana banka borçlarındaki artışa dikkat çektiğini vurgulayan Deniz,"Son açıklanan veriler, hane halkı borç stokunun çevrilemez bir seviyeye gelmek üzere olduğu sinyalini vermektedir. Bu seviyeye gelinmesi durumunda, finans sektörü başta olmak üzere tüm ekonomik sistem ve zaten tehdit altında bulunan toplumsal barış ve huzur olumsuz etkilenecektir" uyarısında bulundu.

09.06.2016, Reel Piyasalar
http://www.reelpiyasalar.com/Haber/ekonomi/16966/kredi-kartinda-gidecek-yer-kalmadi.html

12 Aralık 2015 Cumartesi

Vatandaş Borç Batağında

Bireysel kredi veya kredi kartı borcunu ödeyemediği için yasal takibe düşenlerin sayısı 1 milyonu aştı. 9 milyon kişinin tüketici kredisi aldığını söyleyen Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Seçimlerde borçlar için vatandaşın üzerine gitmeme politikası son buldu. Vatandaşı kara bir kış bekliyor.” dedi.

Banka kredileri ve kredi kartları vatandaş için maddi destek olmaktan öte sorun haline gelmeye başladı. Türkiye Bankalar Birliği'nin (TBB) verilerine göre bireysel kredi veya kredi kartı borcunu ödeyemediği için yasal takibe düşenlerin sayısı, bu yılın ocak-ekim döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 arttı ve 1 milyon 151 bin kişiye ulaştı. Bu 10 aylık döneme, önceki dönemlerden günümüze kadar borcunu ödeyemeyenler de eklendiğinde rakam, 2 milyon 670 bin 225 kişiye ulaştı. Bu yılın ekim ayı itibarıyla ödenemeyen kredi kartı borcu tutarı 6,7 milyar lirayı, ödenemeyen tüketici kredilerinin tutarı ise 9,8 milyar lirayı buldu. Konunun rakamlara yansıyandan çok daha büyük olduğunu belirten Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Borcunu başka bankadan kredi kartı alarak, karttan para çekerek, tüketici kredisi alarak döndürmeye çalışan yaklaşık 9 milyon tüketici var. Bunlar borcunu bir şekilde öteleyebildikleri için şu anda TBB rakamları arasında yer almıyor. Bu kişiler de dikkate alındığında, sorunun zannedildiğinden daha büyük olduğu görülecektir.” şeklinde konuştu.

Tüketici fiyatları, geçen yılın kasım ayından bu yılın aynı ayına gelene dek ortalama yüzde 8,1 arttı. Tüketici Hakları Derneği'nin kasım ayı itibarıyla yaptığı araştırma ise en çok tüketilen 40 temel gıda maddesinde fiyatların son bir yılda yüzde 23,4 arttığını ortaya koydu.

KREDİ KARTLARINDA ÖDENEMEYEN TUTAR 6,7 MİLYAR LİRA
Vatandaşın yaşam şartlarının ne denli ağırlaştığını ortaya koyan bir diğer çalışmayı da Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) gerçekleştirdi. Buna göre 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı, bu yılın kasım ayında geçen yılın aynı ayına kıyasla 540 lira artarak 4 bin 530 liraya ulaştı. Ancak gelir seviyelerinde bu denli yüksek artışlar meydana gelmedi. Yaşam şartları zorlaşan vatandaş, bunun önüne geçmenin çaresini banka kredisi ve kredi kartları yoluyla borçlanmakta buldu. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'ndan alınan Ekim 2015 verilerine göre bireysel kredi kartlarından kullanılan kredi miktarı, 77,5 milyar liranın üzerine çıktı. Bu rakam, konut, taşıt ve ihtiyaç kredilerini içine alan tüketici kredilerinde 300 milyar liradan fazla. Geçtiğimiz yılın ekim ayı itibarıyla 5,6 milyar lira seviyelerinde olan ödenemeyen bireysel kredi kartı borç tutarı ise bu yılın aynı ayına gelene dek yüzde 19,4 yükseldi ve 6,7 milyar liranın üzerine çıktı.

VATANDAŞI BORÇLU BİR KIŞ BEKLİYOR
Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, Bankalar Birliği'nin açıkladığı rakamların borcunu hiç ödeyemeyenlere ilişkin olduğunu söyledi. Avukat olan Deniz, “Bu rakamlara şükretmek gerekiyor. Çünkü önümüzdeki aylarda bu rakamların çok üzerinde kişinin banka borçlarını ödeyemediğine tanık olacağız.” dedi.

İki yıldır ülke ekonomisinin tüketiciyi ve üreticiyi olumsuz etkilediğini belirten Deniz, “Seçim atmosferi nedeniyle siyasi iktidar vergi, SGK ve benzeri alacakları için vatandaşın üzerine gitmeme politikası uyguluyordu. Dolayısıyla kamunun alacak stoku ciddi şekilde arttı. Güven oylaması ardından hazinenin paraya olan olağanüstü ihtiyacı nedeniyle iktidar bugünlerde alacaklarını toplamak için agresif bir politika izlemeye başladı. İki yıldır biriken ve borçlu için bir anda ödenemez boyuttaki bu alacaklar için vatandaşlar icraya verilmeye başlandı.” dedi. Deniz, yapılması planlanan zamlar, enerji krizi, kamu ve banka borçları altında ezilen vatandaş için kara bir kışın kapıda beklediğini kaydetti.

Koray Tekin, 12.12.2015 Zaman

15 Kasım 2015 Pazar

Bankaya Borcunu Ödeyemeyen 1 Milyon 52 Bin Kişi Mahkemelik

Türkiye Bankalar Birliği'ne göre bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe düşen kişi sayısı 2015'in ilk dokuz ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 artarak 1 milyon 52 bin kişi oldu. Sadece bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe düşen kişi sayısı ise yüzde 10 artarak 558 bin kişiye çıktı.


Bankalara olan borcunu ödeyemediği için mahkemelik olan kişilere her geçen gün yenileri ekleniyor. Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'nin açıkladığı verilere göre bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe düşen kişi sayısı 2015 yılının ilk dokuz ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 artarak 1 milyon 52 bin kişi oldu.

Açıklanan veriler halkın ekonomisindeki olumsuz sürecin devam ettiğini gösteriyor.” tespitinde bulunan Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, “Borcunu ödemeyenlerin sayısını dört ile çarparsak en azından 5 milyon civarında insanın bankalarla ilişkisinin kesildiği, ekonominin dışında kaldığı gerçeği ile karşı karşıyayız.” diye ekledi.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun açıkladığı ekim ayına ait ‘açlık ve yoksulluk sınırı' araştırması, vatandaşın yaşam şartlarının ne denli ağırlaştığını ortaya koymuştu. Buna göre pek çok gıda maddesinin fiyatı artarken gıda enflasyonunda son 12 ayda 14,41'lik artış yaşandı. Bu gelişmelerin de etkisiyle 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı son bir yılda 546,14 lira artarak 4 bin 473 lira oldu. 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı ise 174 lira artarak bin 379 lirayı buldu. Tüketim malları başta olmak üzere tüm ihtiyaç alanında yaşanan fiyat artışının ücretlerdeki artıştan daha fazla olması, vatandaşın hayat standartlarını aşağıya çekti. Yaşam standardı düşen vatandaşlar, ücretlerinin ilerleyen zamanda artacağını umarak standartlarını koruyabilmek için bankalardan kredi çekme yoluna başvurdu. Ancak, ücretlerdeki artış beklenen seviyelerde gerçekleşmeyince kredilerin geri ödemeleri aksamaya başladı.

Halkın borcu çevrilemez durumda
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na (BDDK) göre ödenemeyen bireysel kredi kartı borcu tutarı bu yılın eylül ayı itibarıyla 6 milyar 576 milyon lirayı aştı. Ödenemeyen tüketici kredilerinin tutarı ise yine aynı dönem itibarıyla 9 milyar 563 milyon liranın üzerine çıktı. BDDK'nın tutarlara ilişkin verilerinin kişi sayısı olarak karşılığını ise Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi açıkladı. Buna göre bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı, bu yılın ilk 9 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 arttı. Aynı yıl içinde birden fazla kaydı bulunan kişilerin bir kez sayılmasıyla elde edilen veriler dikkate alındığında; bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı geçen yılın ilk dokuz ayına göre yüzde 10 oranında artarak, 2015 yılının ilk dokuz ayında 558 bin kişi oldu. Bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı ise aynı dönemde yüzde 1 oranında azalarak 788 bin kişi oldu.

Son iki yıldır ekonomi yönetimindeki başıboşluk, alınması gereken önlemlerin alınmamış olması nedeniyle biriken meselelerin yeni açıklanacak ekonomi yönetiminin önündeki en büyük sorun olduğunu söyleyen Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, “Bu da bankalara borcunu ödeyemeyen tüketici sayısında patlamaya, hanehalkı borçluluğunun giderek artmasına neden olacaktır. Halkın ekonomisindeki borç stoku artık çevrilemez durumdadır. Bu nedenle yeni ekonomi yönetiminin birikmiş ve katılaşmış olan tüketici borçlarının hakkaniyete uygun şekilde tasfiyesini gündemine alması kaçınılmazdır.” ifadelerini kullandı.

Koray Tekin, 10.10.2015 Zaman http://www.zaman.com.tr/ekonomi_bankaya-borcunu-odeyemeyen-1-milyon-52-bin-kisi-mahkemelik_2326612.html

23 Ekim 2015 Cuma

957 Bin Kişi Kredi Borçlusu İcralık

Ekonomik kriz, kredilerin ödenmesini zorlaştırdı. Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan icralık olan kişi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artarak 957 bin kişi oldu. Uzmanlar bu tablonun sürpriz olmadığını belirtiyor.

Türkiye Bankalar Birliği'nin (TBB) dün açıkladığı veriler, alım gücündeki azalmayı kredilerle dengelemeye çalışan vatandaşın yaşadığı sıkıntıyı gözler önüne serdi. Buna göre bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş toplam kişi sayısı 2015 yılının ilk sekiz ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artarak 957 bin kişiye yükseldi. Ağustos 2015 itibarıyla “Bireysel kredi ve bireysel kredi kartı borcunu ödememiş gerçek kişilerden halen borcu devam eden kişi sayısı” ise 2 milyon 616 bin 143 olarak açıklandı. Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Bu durum aslında sürpriz değil. Beklenmeyen bir durum değil. 1,5 yıllık ekonomi politikasızlığının temel sonuçlarını yaşıyoruz. İnsanlar kredi kartı borçlarını ödeyemiyorlar.” ifadelerini kullandı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'ndan alınan 2015 yılı Ağustos ayı verilerine göre Türkiye'de bireysel kredi kartları aracılığıyla kullandırılan kredi tutarı 76,8 milyar lira. Bu tutarın 6,4 milyar liralık kısmı ise takibe düşmüş durumda. Konut, taşıt ve ihtiyaç olarak ayrılan tüketici kredilerindeki durum da kredi kartlarından farklı değil. Aynı dönemde bankalar tarafından vatandaşa tüketici kredileri için 303,2 milyar lira kullandırılırken bu rakamın karşısında 9,3 milyar liralık ödenemeyen krediler var. Kredi kartları ve tüketici kredilerinde ödenemeyen tutar toplamda 15,7 milyar lira. Bu tabloyu ortaya çıkaran detaylar ise Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'nin verilerinde saklı. TBB'ye göre Türkiye'de kredi kartı kullananların sayısı 20,6 milyon kişiyi bulmakta. TBB'nin dün açıkladığı ‘negatif nitelikli bireysel kredi ve kredi kartı'nda yer alan bilgilere göre bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı geçen yılın ilk yedi ayına göre yüzde 8 arttı. Aynı yıl içinde birden fazla kaydı bulunan kişilerin bir kez sayılmasıyla elde edilen veriler dikkate alındığında; bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı geçen yılın ilk sekiz ayına göre yüzde 13 oranında artarak, 2015 yılının ilk sekiz ayında 501 bin kişi oldu. Bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı ise aynı dönemde yüzde 4 oranında artarak 719 bin kişi oldu. Öte yandan, bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş toplam kişi sayısı 2015 yılının ilk sekiz ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artarak 957 bin kişiye ulaştı.

Bunlarla birlikte TBB Risk Merkezi'ne bildirimi yapılan, bireysel kredi ve bireysel kredi kartı borcunu ödememiş gerçek kişilerden halen borcu devam eden kişi sayısı dudak uçuklattı. Buna göre bireysel kredi borcunu ödeyememiş kişi sayısı 1,6 milyon kişi, bireysel kredi kartı borcunu ödeyememiş kişi sayısı ise 1,9 milyon kişiye ulaştı.

İNSANLAR KREDİ KARTI BORCUNU ÖDEYEMİYOR
“Hane halkı iflas etti!” yorumunda bulunan Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Açıklanan veriler denizin bittiğini gösteriyor. Gerek borçlu sayısı gerekse borç miktarına bakıldığı zaman hane halkı borçlarında artık tavan noktaya gelinmiş durumda.” dedi. Borçluların aile ferdi olduğu düşünüldüğünde ülkenin yarısının borç sarmalında olduğunun ortada olduğunu kaydeden Deniz, “Bu durum aslında sürpriz değil. Beklenmeyen bir durum değil. 1,5 yıllık ekonomi politikasızlığının temel sonuçlarını yaşıyoruz. İnsanlar kredi kartı borçlarını ödeyemiyorlar.” ifadelerini kullandı.

Koray tekin, 09.10.2015 Zaman, http://www.zaman.com.tr/ekonomi_957-bin-kisi-kredi-borclusu-icralik_2320797.html

12 Nisan 2015 Pazar

Batık Kredi Kartı Sayısı Kriz Yıllarına Yaklaştı

2014’te işsiz sayısı 3 milyonu, batık kredi kartı sayısı ise 1 milyonu geçti. Tüketici Birliği Başkanı Mehmet Bülent Deniz, 9 milyon insanın, kart borcunun yalnızca asgari tutarını ödeyebildiğini söyledi. Vatandaşın artan enflasyon karşısında çaresiz kalarak karta yüklendiğini belirtti, “Problem yanlış ekonomik politikalarda.” dedi.

Artan işsizlik ve kötüye giden ekonomik şartlar batık kredi kartı sayısında patlamaya yol açtı. Küresel krizin yaşandığı 2009’da 1 milyon 246 bine yükselen, sonraki yıllarda 671 bine kadar gerileyen batık kredi kartı sayısı, 2014’te 1 milyon 18 bine fırladı. 2009’da kredi kartı borcundan icralık olup halen borcunu ödeyemeyen 359 bin kişi bulunuyor.

Ödenmeyen kredi kartı borç toplamı da 2002’de 222 milyon lirayken, 25 kat artarak 5,8 milyar liraya ulaştı. Batık kredilerin, işsizliğin zirve yaptığı kriz dönemlerinde yükselmesi dikkat çekiyor. 2009’da 3 milyon 43 bine ulaşan işsiz sayısı daha sonra azalarak, 2012’de 2 milyon 518 bine inmişti. Geçen yıl ise bu sayı 3 milyon 64 bine yükseldi.

Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı avukat Mehmet Bülent Deniz, kredi kartı borcundaki artışın felakete doğru gittiği uyarısında bulundu. 3 milyona yakın kişinin yasal takip altında olduğunu, 9 milyon insanın da kart borcunun yalnızca asgari tutarını ödeyebildiğini söyledi. Mutfaktaki enflasyonun açıklanandan fazla olduğunu belirtti ve “Vatandaş aç oturamayacağına göre, mecburen kartına yükleniyor. Problem, kartın bilinçsiz kullanılmasında değil, yanlış ekonomik politikalarda.” dedi.

Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin yayınladığı istatistikler kredi kartından dolayı yasal takibe girenlerin sayısındaki tehlikeli artışı gözler önüne serdi. Kredi kartı borcunu ödemeyip yasal takibe düşenler küresel krizin yaşandığı 2009’da 1 milyon 246 binle zirve yaptı. 2010’da 824 bin, 2011’de 671 bin kişi kredi kartı borcundan dolayı icralık oldu. Söz konusu rakam 2012’de yeniden artışa geçti. 2012’de 907 bin, 2013’te 915 bin kişi hakkında bankalar kredi kartı borcundan dolayı yasal takip başlattı. Geçtiğimiz yıl ise icralık olanların sayısı 2013’e göre 100 bin artarak 1 milyon 18 bine yükseldi. Artış 2015’te de sürdü. Geçen yılın ilk iyi ayında 186 bin kişi kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe alınırken, bu yılın ilk iki ayında bu rakam 211 bine yükseldi. İcralık olmasına rağmen borcu halen devam edenlerin sayısı da ürkütücü boyutlara ulaştı. Hakkında 2009’da yasal takip başlatılan 359 bin kişi halen borcunu ödemedi. 2010’dan 207 bin, 2011’den 178 bin, 2012’den 316 bin, 2013’den 436 bin 2014’ten 710 bin, 2015’in ilk iki ayından ise 185 bin olmak üzere halen toplamda 2 milyon 391 bin kişinin ödenmemiş kredi kartı borcu bulunuyor.

‘Artık borçluluktan utanılmıyor’
Varlık Yönetim Şirketleri Derneği eski Başkanı Hilmi Güvenal, batık kredilerin iki yıl ödenmedikten sonra, bankaların bu kredileri varlık yönetim şirketlerine satıldığını anlattı. Batıkların yüzde 75’ini kredi kartı, geriye kalan yüzde 25’ini ise diğer kredilerin oluşturduğunu vurgulayan Güvenal, batıktaki yükselmenin getirdiği değişime de değindi. Artan sayının insanları borca alıştırdığına dikkat çeken Güvenal, “Borçlu sayısı az olduğunda insanlar ‘borçluyum’ demekten çekinirken, borçlu sayısının artması ile borçlu olma durumunu normalleşti.” dedi. Şimdiye kadar 500 bin kişinin varlık yönetimi şirketleri aracılığı ile borçlarını kapattığını belirten Güvenal, 2008-2014 yılları arasında bankaların varlık yönetim şirketlerine 19 milyar lira batık kredi sattığını, şirketlerin ise bu alım için 2,8 milyar lira ödediğini açıkladı. Anadolu’da yaşayanların işsiz kaldıklarında yeni bir iş bulma imkânlarının çok sınırlı olduğunu, bu sebeple borcunu ödeyemediğini ifade eden Güvenal, bankaların tahsil edemediği batıkların yüzde 60’ının Anadolu’dan çıktığını kaydetti. Güvenal, “Anadolu, krediyi daha az kullanıyor ama daha fazla yüzdesini batırıyor.” diye konuştu.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, geçen yıl temmuz ayından bu yana kredi kartı borçlarındaki büyük artışa dikkat çekmeye çalıştıklarını söyledi. 2014’ün Ekim, Kasım aylarında tüketici derneklerine kart borcunu ödemeyen vatandaşların yoğun başvuru yapmaya başladığına işaret eden Deniz, bu konuda gerekli uyarıları yaptıklarını ancak iktidarın önlem almak yerine, mevcut pozisyonunu sürdürme kararı aldığını söyledi. Batık kredi kartlarındaki artışı, tüketici güven endeksiyle incelediklerinde, sayının felakete doğru sürüklendiğine işaret eden Deniz, şu bilgileri verdi: “Bugün 3 milyona yakın insan yasal takip altında. 9 milyon insan da kart borcunun yalnızca asgari tutarını ödeyebiliyor. Yani, bu kadar insanın yasal takibe düşme tehlikesi söz konusu. Ailelerle hesapladığımızda, bu, nüfusun hemen hemen yarısının çok sıkıntı içerisinde olduğuna işaret ediyor.”

Kredi kartı borcunu ödemeyenlerin kart harcamalarının yüzde 60’ının gıda, ısınma ve iletişim gibi zorunlu yaşamsal kalemlere yaptığını belirten Deniz, “Vatandaş aç oturamayacağına göre, mecburen kartına yüklenerek yaşamını devam ettiriyor. Problem, vatandaşın kartı bilinçsiz kullanmasında değil, yanlış ekonomi politikası izlemesinden kaynaklanıyor.” saptamasını yaptı. Kredi kartı borcunu ödeyemeyen kişi sayısının artmaya devam edeceği tahmininde bulunan Deniz, kamu borçlarının yapılandırması çalışmasında, kredi kartı borçlarını ödeyemeyenlerin de eklenmesini istediklerini, fakat iktidarın bu taleplere kulak tıkadığını sözlerine ekledi.

Limit sınırlaması, borcu borçla kapatma dönemini bitirdi
Borcunu ödeyemeyenlerin sayısındaki artışta kredi kartı harcamalarına çekidüzen vermek için 2013 yılında hayata geçirilen limit sınırlaması da etkili oldu. Bir banka borcunu başka bankadan çektiği nakit avans ve kredilerle kapatan borçlular limit sınırlamasından dolayı bu yola başvuramıyor. Bankalardan batık kredilerini satın alıp tahsilini yapan şirketlerin oluşturduğu Varlık Yönetim Şirketleri Derneği’nin eski Başkanı, Turkasset’in Genel Müdürü Hilmi Güvenal, “Diyelim ki 20 bankadan kredi kartınız vardı. Birine borç taktığınızda diğerlerinden nakit çekerek borcu kapatıyordunuz. Bankaların 50-60 bin lira limit imkânı tanıdığı kredi kartı sahiplerinin limitleri bu düzenlemenin ardından bir anda birkaç bin liraya kadar düştü. Böyle olunca da kredi kartı borçlarını borçla kapatamaz hale geldiler.” dedi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, (BDDK) Ekim 2013’te yaptığı düzenlemeyle kredi kartları için tanınacak toplam kredi kartı limiti, ilk yıl için aylık ortalama net gelirinin 2 katı, ikinci ve sonraki yıllar için ise 4 katı aşamayacak şekilde sınırlandırmıştı. Düzenleme ayrıca bir takvim yılı içinde asgari ödeme tutarı toplam üç kez ödenmeyen kredi kartlarının kullanıma kapatılmasına da imkan tanıdı. BDDK’nın Şubat 2014’te yaptığı diğer bir düzenlemeyle de gıda, yemek, akaryakıt, kuyum ve cep telefonu gibi ürünlerde taksitlendirmeyi kaldırmıştı. Düzenlemeyle mobilya ve beyaz eşya satışlarında ise taksit sayısı 9 ayla sınırlı tutulmuştu.

Selçuk Kapuci, 12.04.2015 Zaman http://www.zaman.com.tr/ekonomi_batik-kredi-karti-sayisi-kriz-yillarina-yaklasti_2288435.html

24 Mayıs 2014 Cumartesi

Borçları Bile Yakınlarına Kalacak

İşçinin işyerindeki güvenliğinden en az işveren kadar sorumlu olan devletin, riskli sektörlere sigortanın girmesini sağlayarak önemli can kayıplarını önleyeceği belirtildi. Kredi borçlusu madenci hayatını kaybettiğinde borcu ailesine kalıyor.
 
Soma'da hayatını kaybeden 301 madenciye Başbakan Erdoğan da dahil şehit denilmesine rağmen madencilerin kredi borçları ailelerine kalacak ve borçları aileler ödemek zorunda kalacak. Peki Hükümet "şehit" dediği madencilerin borçları için ne gibi bir iyileştirme yapacak?
 
Vicdan sahibi her yüreğin acı duyduğu Soma katlimı ardından işçilerin bankalara olan borçları, bankaların bir duyarlılık göstererek borçları sildiklerini açıklamaları ardından kredi alanlara zaten sigorta zorunluluğu olduğu ve bunların sigortaları karşılığı silineceği etraflıca konuşuldu, yazıldı, tartışıldı. Pek çok medya organında farklı açılardan ele alınan konular bir dizi üzüntü verici detayı ortaya çıkarırken bu acıların, daha da önemli böylesi bir katilamın yeniden yaşanmaması için atılması gereken adımlar hakkında da ipucu verdi.
 
Başta çözüme dönük öneriler olmak üzere bu konuda gündeme getirilen noktaları şöyle bir özetlemek istiyoruz.
Maden sigortası zorunlu olsun
* İşçinin işyerindeki güvenliğinden sorumlu olan devlet başta madenler olmak üzere riskli alanlardaki işyerlerine sigortayı zorunlu yapamaz mı. İşyerlerini iş ve işçi güvenliği açısından denetlemekle yükümlü olan devlet, bu konudaki işleyişi hızlandırmak için bir süre yapılacak sigortaya destek veremez mi...
* İş Güvenliği Yasasısıyla iş güvenliği müfettişlerine madeni ya da tesisi riskli bulduğu durumlarda kapatma yetkisi veren devlet, bu denetimlerin hakkıyla yapılmasını da sağlamakla yükümlü değil mi...
* İşyerlerine getirilecek zorunlu sigorta, riski ve ödeyeceği teminat üzerine çalışan sigorta şirketinin bu konudaki denetimini gündeme getirmez mi, parasal risk alan sigorta şirketleri denetimleri yalnız kağıt üzerinde yapmayacağından işçi ve işyerinin bekeası için bu durum çok daha hayırlı olmaz mı?
*Zira böylesi bir durumda, işyeri sigortası olan işletmeler zararlarını sigorta şirketlerinden tahsil edebilecek. Sigorta müfettişleri Soma’daki gibi bir kazanın olmaması için kılı kırk yararak araştırma yapacak. Gördüğü ne ise onu yazacak.
 
Kredi miktarı çok düşük
* Soma’da bankalardan kullanılan bireysel kredi ile kredi kartı borçları 690 bin lira olarak hesaplandı. Bankaların 2 Mayıs itibariyle kredi kapasetileri 1 trilyon 52 milyar lira olarak açıklandı. Merkez Bankası verilerine göre, yurt içi kredi miktarı 2-9 mayıs haftasında 1 trilyon 41 milyar 484 milyon lira oldu.
* Somalı madencilerin gelir ortalaması 1.500 lira. Bankalar BDDK’nın çıkardığı yeni yasal düzenlemeler kapsamında bir kişiye en fazla maaşının 5 katı kadar kredi limiti tanıyor.
* Kadife Şahin’in Milliyet’teki haberine göre tüm Soma halkının sistemden kullanabildiği ticari, bireysel kredi kartı ve bireysel tüketici kredilerinin toplam tutarı 775.823 bin TL’yi aşmıyor. Bireysel borç toplamı 690 bin lira.
* Ticari hukuk kuralları içinde kredi borçlusu hayatını kaybettiğinde borcu mirasçılarına kalıyor. Borç sigortalanmış ise bu borçları sigorta şirketi ödüyor.
* BDDK iki ay önce çıkardığı düzenleme ile sigorta zorunluluğunu kaldırdı. Bankalar artık bireysel kredi verdikleri müşterilerinden zorunlu olarak Hayat Sigortası yapmalarını isteyemiyor. Bankalar sadece konutkredilerinde müşterilerinden hayat sigortası yapmalarını isteyebiliyorlar. Konut kredileri de belli bir teminat karşılığında verildiği için bu kredilerin de banka açısından çok fazla bir riski bulunmuyor.
* Kritik bir nokta da birçok sigorta şirketinin madencilik yüksek riskli meslek gruplarında olduğu gerekçesiyle madencilere hayat sigortası yapımadığı. Çünkü ileri yaş, ciddi hastalık gibi yüksek riskli meslek de hayat sigortası önünde ciddi bir engel.
* “Madencilikte hayat ucuz” prim yüksek” yorumunda bulunan bankacılar, bu hedenle kredi borçlarını sildikleri yönündeki açıklamaların yanlış anlaşıldığını, hayat sigortası olan madencilerin sigorta paralarının ise ailelerine bırakılacağının altını çizmek zorunda kaldılar.
 
Hukuku yardım yapılacak
Tüketiciler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, tweetir hesabından şu bilgilendirmeleri yaptı:
Soma’daki felâkette yakınınızı kaybettiyseniz, yakınınız herhangi bir bankadan tüketici kredisi, konut kredisi kullanmış ise;
-Olasılıkla krediyi çekerken banka tarafından hayat sigortası yapılmıştır.
-Sigortada belirtilen teminat, yani vefat halinde ödenecek para miktarı ödenecek toplam kredi borcu kadardır.
-Bu durumda kredi borcunun kalan taksit tutarı, sigorta tarafından bankaya ödenecektir.
-Poliçede yazılı vefat halinde ödenecek teminat miktarından arta kalan para da vefat edenin yasal mirasçılarına (veya poliçede ayrıca bir isim belirtilmişse o kişiye) ödenecek.
Herhangi bir nedenle kredi borcu sigorta tarafından karşılanmayan veya teminat tutarından arta kalan miktar kendisine ödenmeyen aileler için Tüketici Birliği Federasyonu her türlü hukuki yardımı ücretsiz olarak sağlayacak.
 

16 Mayıs 2014 Cuma

Kredi Borcu Olan Madenci Aileleri...

Ülkenin bağrı yanıyor.
Ama ateş düştüğü yeri daha çok yakıyor.
Üçotuz paraya yerin altına giren babalarınız, ağabeyleriniz, kardeşleriniz, erkekleriniz...
Mutlaka bir yaşam kavgası için indiler oraya.
Evin kirası, çocuğunuzun eğitimi, geleceği, mutfağın tütmeyen ocağı için..
Olasılıkla da, öde öde bitmeyen banka borcu için..
 
Soma'daki felâkette yakınınızı kaybettiyseniz, yakınınız herhangi bir bankadan tüketici kredisi, konut kredisi kullanmış ise;
-Olasılıkla krediyi çekerken banka tarafından hayat sigortası yapılmıştır.
-Sigortada belirtilen teminat, yani vefat halinde ödenecek para miktarı ödenecek toplam kredi borcu kadardır.
-Bu durumda kredi borcunun kalan taksit tutarı, sigorta tarafından bankaya ödenecektir.
-Poliçede yazılı vefat halinde ödenecek teminat miktarından arta kalan para da vefat edenin yasal mirasçılarına (veya poliçede ayrıca bir isim belirtilmişse o kişiye) ödenecektir.
 
Bu sizlerin yasal hakkınızdır.
Yasal hakkınızı, "Soma'ya destek oluyoruz" reklâmıyla duyurup prim yapmak isteyen bankalar; size destek olmuyor, zaten zorunlu oldukları bir ödemeyi yapıyorlar.
 
Herhangi bir nedenle kredi borcu sigorta tarafından karşılanmayan veya teminat tutarından arta kalan miktar kendisine ödenmeyen aileler için Tüketici Birliği Federasyonu her türlü hukuki yardımı ücretsiz olarak sağlayacaktır.

20 Ağustos 2013 Salı

Halkın Cebinde Limit Yetersiz

Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz, kredi ve kredi kartı borcunu ödeyemeyen yurttaş sayısında son aylarda görülen hızlı artışa dikkat çekerek, "Bankaların 90 gün içinde icra takibine başlaması zorunluluğu var. Ekim ayında icra davaları başlayacak. Büyük bir tehdit yükseliyor" dedi.
 
 
 
Bülent Deniz, mevcut ortamda, BDDK'nin kredi kartlarına getirmeyi planladığı düzenlemenin ise düşünülenin aksine yurttaşın borç sıkıntısını artıracağını kaydetti.
 
Deniz, "Bir girdap oluşuyor. Burada tek çözüm yeniden yapılandırma. BDDK'nin planladığı düzenleme hayata geçmeden, daha önemlisi ekim ayı gelmeden Meclis harekete geçmeli. Kredi kartı borçluları için bir yeniden yapılandırma yasası çıkarılmalı" diye konuştu. Kredi kartları için daha önce dört kez yeniden yapılandırma yasası çıkarıldığını hatırlatan Bülent Deniz, "Bu yasalar hep kara listede bulunanlar için çıkarıldı. Oysa 17 milyon kart sahibinin 9,5 milyonu kara listeye girmemek için asgari tutarlarını ödüyor. Yeniden yapılandırmaların bu insanları kapsamaması büyük hata, borçları giderek büyüyor" uyarısında bulundu.

SIKINTI BÜYÜYECEK
Avukat Bülent Deniz, Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurumu'nun (BDDK) kredi kartlarına gelir seviyesine göre limit koyma ve asgari ödeme tutarlarını artırma planı ile son dönemde yükselen borç sorununu BirGün'e değerlendirdi.
 
BDDK'nin taslak düzenlemesinde yer alan 'limit koyma' girişimini, tüketici derneklerinin yıllardır talep ettiğini hatırlatan Bülent Deniz, şöyle konuştu:
"Bu düzenlemeyi biz istiyorduk. Ancak bu dönemde bu düzenleme tek başına ele alındığında yurttaşların sorunu çözülmeyecek, aksine büyüyecek. İnsanların zaten ödeme sıkıntısı varken, asgari ödemeyi yukarı çekmek, üç ay borcunun yarısını ödemeyene kısıtlama getirmek, sıkıntıyı büyütecek."
 
54 AYDA ÖDENEBİLİYOR
Bülent Deniz, kredi kartında asgari ödeme tutarının 'tam bir girdap' olduğunu belirterek, "Bu girdaba giren kurtulamıyor. Diyelim ki bu ay 1000 lira kredi kartı harcaması yaptınız. Bundan sonra kartı hiç kullanmamaya ve her ay sadece asgari tutarı ödemeye karar verdiniz. Asgari ödeme tutarı yüzde 23. Bu borcu kapatmanız tam 54 ayı alıyor" dedi.
 
YENİDEN YAPILANDIRMA
BDDK'nin yeni taslağının kredi kartı borçlarına fren getirme amacı taşıdığını kaydeden Bülent Deniz, "Fakat bu düzenleme yapılırken mutlaka stok haline gelmiş, birikmiş borcun da eritilmesi gerekiyor. Şu anda Türkiye'de banka borcu olmayan yurttaş neredeyse yok. Bu borçlar için bir yeniden yapılandırma yasası çıkarılması şart" diye konuştu.
 
Bülent Deniz, kredi kartı borçlarının daha önce dört kez yapılandırıldığını hatırlatırken, bu uygulamaların hep borcunu ödemeyi bırakan ve 'kara listeye' giren kişileri kapsadığını, asgari tutarı ödeyerek yaşayan insanların 'girdapta kalmaya' devam ettiğini ifade etti.

9,5 MİLYONLUK SORUN
Deniz şöyle konuştu:
"Türkiye'de 17 milyon kişi kredi kartı kullanıyor. 56 milyon da kredi kartı var. 9-9,5 milyon kişi asgari ödeme tutarını yatırarak borcunu çeviriyor ve kara listeye girmiyor. Türkiye'de daha önce yapılan kart borcu yapılandırma uygulamaları bu kişileri hiç kapsamadı. Oysa bu kişiler her ay bir bileziğini satıp, birinden borç alıp ya da bir başka karttan nakit çekip asgari tutarını yatırıyor. BDDK yeni düzenlemeyi çıkarırken, bu kişilerin durumu da düşünülmeli."
 
EKİM AYI FELAKETİ
Bülent Deniz, banka borçlarının yeniden yapılandırılması ihtiyacı konusunda, daha önemli bir soruna dikkat çekti. Kredi ve kredi kartı borcunu ödeyemeyen kişi sayısının bu yıl hızla arttığını, son aylarda ise ivmenin önü alınamaz şekilde yükseldiğini ifade eden Deniz, "Bankacılık Yasası'na göre bankalar, ödenmeyen borçlar için 90 gün içinde icra takibi başlatmak zorunda. Bu durumda ekim ayından itibaren icra dairelerinde dava patlaması yaşanacak. Bu, sadece borçlu yurttaşları ilgilendiren bir durum değil. Tüm ekonomiyi etkileyecek, tüketimi etkileyecek bir durum" uyarısında bulundu.

EYLÜL'DE YASA ÇIKSIN
Bülent Deniz, 'ekim ayı felaketi' ve BDDK'nin yeni düzenlemesi öncesinde Meclis'i bir yeniden yapılandırma yasası çıkarmaya çağırdı. Yeni Tüketici Yasası'nın tasarı halinde Meclis gündeminde bulunduğunu belirten Deniz, "Meclis açılır açılmaz tasarı görüşülmeye başlanabilir ve tasarıya borç yapılandırmasını içeren geçici bir madde eklenebilir. Bu madde, asgari borç tutarını ödeyerek geçinen kişileri de kapsayabilir" dedi.

Gelire göre limit
BDDK, bankacılık mevzuatında değişiklik yapan 3 ayrı yönetmelik hazırladı.
Sektörün görüşüne sunulan taslağa göre; gelir düzeyi bin lira veya altında olanlarla geliri tespit edilemeyenlerin kredi kartı limiti, bin lira ile sınırlandırılacak.
Limiti 15 bin liraya kadar olan kredi kartlarının asgari ödeme tutarı, dönem borcunun yüzde 25'inden yüzde 30'una çıkarılacak.
15 bin liradan 20 bin liraya kadar limiti olan kredi kartlarının asgari ödeme tutarı ise, dönem borcunun yüzde 30'undan yüzde 35'ine çıkacak.
Yeni yönetmelikle taksitli kredi kartları için üstlenilen risk oranları da artırılıyor. Kredi kartlarıyla 1 ile 6 aya kadar olan taksitli alışverişlerde halen yüzde 75 olan risk ağırlığı, yüzde 100'e çıkarılıyor. 6 ile 12 ay arasındaki vadeler için risk ağırlığı yüzde 150'den yüzde 200'e çıkıyor. 12 ayı aşan taksitli alışverişlerde de risk ağırlığı, yüzde 250'ye çıkacak.
Bankalar, bu düzenlemeler için 26 Ağustos'a kadar BDDK’ye görüşlerini bildirecek.

Halk borcunu ödeyemiyor
 Bankalar Birliği'nin haziran ayı verilerine göre, yılın ilk altı ayda kredi kartı ve ferdi kredi borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 680 bin 168'e çıktı. Geçen yılın tamamında (12 ayında) bu rakam 822 bin 87'ydi.
Kredi kartı borcunu ödemeyenlerin sayısı 398 bin 310, kredisini ödeyemeyenlerin sayısı 281 bin 858 oldu.
Borcunu ödeyemeyenlerin sayısı aydan aya giderek artmaya başladı. Kredi kartı borcunu ödemeyen kişilerin sayısı ocakta 75 bin, şubat ve martta 70 bin civarındaydı. Nisanda 87 bine çıktı, mayısta 100 bine dayandı. Haziran ayında bu sayı 120 bin 515 oldu.
Yıllar itibarıyla bakıldığında 2013 yılının sadece altı aylık sonuçları yıllık rakamları aştı. Kriz yılı 2009'un tamamında kredi kartı borcunu ödemeyenlerin sayısı 277 bindi. 2010 ve 2011 yıllarında sayı 220 bin seviyelerindeydi. 2012 yılında ise 453 bin 656’ya yükseldi. Bu yıl altı ayda 398 bin 310 olan sayının, artış trendinin sürmesi halinde yıl sonu rakamı 700 bine ulaşabilecek.

 
Gezi’de azalan tüketime rağmen borçlar patladı
BÜLENT Deniz, borcunu ödeyemeyen kişi sayısının yılın ilk altı ayında hızla yükseldiğini ve mayıstan itibaren bu sayıya her ay 100 binden fazla insan katılmaya başladığını belirterek, “Aldığımız bilgiler ve yaptığımız hesaplama, ekim ayından itibaren icra davalarında patlama olacağını gösteriyor” dedi.
 
Deniz, haziran ayında Gezi Parkı isyanı nedeniyle tüketim azaldığı halde banka borcunu ödeyemeyen kişi sayısının 120 bini geçtiğini belirterek, “Temmuz ve ağustosta Ramazan’ın da etkisiyle tüketici harcamalarının arttığına, borç ödeyemeyenlerin de yükseldiğine dönük bilgiler var. Bankaların ödenmeyen borçlar için 90 gün içinde icra takibine başlama zorunluluğu var. Yeniden yapılandırma yoluna gidilmezse kredi ve kredi kartı borçlularına açılan icra davalarında patlama yaşanacak” diye konuştu.” 
TÜİK verilerine göre haziranda perakende ciroları bir önceki aya göre yüzde 2,8 geriledi. Gıda harcamalarında gerileme düzeyi yüzde 5’e yakın oldu. 
Bülent Deniz, 'ekim ayı felaketi' ve BDDK'nin yeni düzenlemesi öncesinde Meclis'i bir yeniden yapılandırma yasası çıkarmaya çağırdı.
 
Gülşah Karadağ-Birgün, 19.08.2013