covid19 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
covid19 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Kasım 2020 Cuma

Deniz; "Toplumsal dayanışma ile zor zamanlardan çıkacağız"


Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, Günay Barış’a konuk oldu.

HuHuNews kanalında yayınlanan Günay Barış ile Akış programına katılan Deniz, pandemide kışa girerken bizi bekleyen güçlükleri anlattı ve ekledi; “toplumsal dayanışma ile zor zamanlardan çıkacağız."


08.11.2020, HuhuNews, Günay Barış'la Akış
08.11.2020, Tüketici Postası

6 Kasım 2020 Cuma

Tüketici federasyonlarından ucuz maske ve bez maske uyarısı (Doğru maske nasıl anlaşılır?)


Corona virüsle birlikte hayatımıza giren maskeler yeni dönemin gerçeği haline geldi. 7'den 70'e herkes Corona'dan korunmak için öncelikli olarak maskelere güveniyor. Ancak piyasada fiyatları ortalama 1 ile 5 lira arasında değişen maskelerin güvenilirliği konusunda ciddi tartışmalar var. Tüketici federasyonları başkanları ntv.com.tr'ye yaptıkları açıklamada, maskelere yönelik araştırmalarda çok vahim tablolarla karşılaştıklarını ve merdiven altı maskelerinin virüsten korumaktan ziyade yayılmasına neden olduğunu belirttiler. Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz 50 kuruşa bir maskenin standartlara uygun olmasının mümkün olmadığını söylerken, Tüketici Dernekleri Federasyonu Başkanı Aziz Koçal da bez maskelerdeki tehlikeye dikkat çekti.

Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) piyasada satılan maskelerinin güvenliğinden ciddi endişe duyduklarını ve piyasada bulunan tüm maskelerin testten geçirilmesi gerektiğini açıkladı.

Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz, Ticaret Bakanlığı Ürün Güvenliği Genel Müdürlüğü’nün yürüttüğü bir projede içinde maskelerin de olduğu piyasadaki ürünlere yönelik güvenilirlik araştırması yaptıklarını söyledi.

''SON DERECE VAHİM SONUÇLAR ELDE ETTİK''
Bülent Deniz, araştırma kapsamında yapılan tespitlerde maskelerle ilgili son derece vahim sonuçlarla karşı karşıya kaldıklarını vurgulayarak vatandaşın merdiven altı üretilen maskelere yöneldiğini belirtti.

Deniz, merdiven altı üretimlerde fiyatların çok düşük olduğuna dikkat çekerek, vatandaşları bu fiyatlara kanmamaları gerektiği konusunda uyardı.

UYGUN MASKENİN 50 KURUŞA SATILMASI MÜMKÜN DEĞİL
'’Biz bu maskeleri incelediğimizde maalesef ürün takip sistemine kayıtlı olmadıklarını, Sağlık Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı’nın ortaya koyduğu standartlara uygun nitelikler taşımadıklarını görüyoruz’’ diyen Deniz sözlerine şunları da ekledi:
‘’Şu anda 50 kuruşa da 70 kuruşa da maske bulabiliyorsunuz. Ancak ürün takip sistemine kayıtlı olan ve standartlara uygun olan maskenin o fiyatlarda üretilerek satılması mümkün değil’’

MERDİVEN ALTI MASKELER VİRÜSÜ YAYIYOR
Belirlenen standartlara uygun olmayan merdiven altı maskeler hem virüslere karşı korunduğumuza bizi inandırıyor hem de ‘zaten maske takıyorum’ algısı ile bizi tedbirsizliğe sevk ediyor.

Bülent Deniz, ‘’Bizce corona virüsün yayılmasında bu standart dışı üretilen maskelerin piyasada satılıyor olmasının etkisi yüksek’’ yorumunu yaptı.

Peki eczaneden bakkala, semt pazarlarından kırtasiyelere kadar hemen hemen her yerde satılan maskenin kaliteli olduğunu nasıl anlarız?

İKİ YÖNTEMLE GERÇEK MASKEYİ ANLAYIN
Konu hakkında açıklamaya yapan Deniz, iki yöntemin olduğunu söyleyerek şunları anlattı:
‘’Birincisi maskenin üzerinde ürün takip sistemi kodunun olup olmadığına bakıyoruz. İkincisi ve de daha pratik olanı maskeyi her iki tarafından kesip iki tarafını çıkararak su geçirip geçirmediğini kontrol ediyoruz. Su geçirmeyen maskelerin kullanıma uygun olduğunu söyleyebiliriz’’

Birbirinden farklı özelliklere sahip 5 maskeyi incelediklerinde sadece iki tanesinin uygun olduğunu gördüklerini ifade eden Deniz, ‘’Tüketicinin dikkat etmesi gerekiyor. Fiyatın uygunluğu tabii ki tüketici için önemli bir unsur ancak bu konu sağlıkla ilgili ciddi bir durum’’ diyerek uyarıda bulundu.

VATANDAŞA ÜCRETSİZ MASKE ÇAĞRISI
Vatandaşa ücretsiz maske hizmeti sağlanması yönünde ısrarlı çağrılarının olduğunu söyleyen Deniz, ‘’Maske artık günlük hayatın bir zorunluluğu haline geldi. Devletin vatandaşlara maskeyi ücretsiz verilmesi gerekiyor. Standarda uygun bir maskeyi orta gelirli bir ailenin sürekli satın alması aile bütçesinde derin sarsıntılara yol açıyor. Merdiven altı maskelerin türemesindeki en büyük etkenlerden birisi de bu’’ açıklamasını yaptı.

YIKANABİLİR BEZ MASKE VİRÜSTEN KORUYOR MU?
Covid-19 salgınıyla mücadelede doğru maske kullanımı, bulaşın önlenmesi için hayati önem taşıyor. Ancak, salgından bu yana birçok maske çeşidi ile karşılaştık.

Bu süreçte tıbbi maskelerinin yanında yıkanabilir bez maskeler de kullanım kolaylığı ve fiyat uygunluğu açısından oldukça tercih ediliyor. Ancak bez maskeler kimi uzmanlara göre virüsten korumuyor.

Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz, hiçbir uzmanın bez maske konusunda kendilerine olumlu bir görüş sunmadıklarını açıklayarak, ''Bez maskelerde yıkama konusunda gerekli yöntemlerin takip edilmesi tüketici açısından problem taşıyor. Para vermemek adına aslında birkaç defa yıkandıktan sonra atılması gereken maskenin kullanılmaya devam edildiğini görüyoruz. Biz tüketiciyi anlıyoruz. Sonuçta sürekli aynı ürüne para vermek bir süre sonra insanın bütçesini yoruyor. Ancak biz bez maskeyi tavsiye etmiyoruz'' ifadelerini kullandı.

''BEZ MASKELER ÇOCUKLAR İÇİN TEHLİKELİ''
Tüketici Dernekleri Federasyonu Başkanı Aziz Koçal da, maskelerinin tamamen denetimsiz şekilde piyasaya sürüldüğünü söyledi.

Satılan maskelerin koruyucu özellikleri olup olmadığı yönünde hiçbir bilgi olmadığını ifade eden Koçal, ayrıca bez maskelerin bir tekstil ürünü olduğunu ve bununla ilgili herhangi bir teknik düzenlemesi olduğuna dikkat çekti.

Boyalı maskelerde kullanılan kimyasal maddelere işaret eden Koçal, ''Solunum yolu ile bu maddeleri sürekli ciğerlerimize çekiyoruz. Henüz üzerine kesinleşmiş herhangi bir çalışma bulunmasa da özellikle çocuklarımız için boyalı bez maskeler tehdit oluşturuyor'' dedi.

Artık tezgahlarda bile maske satılmaya başlandığını ifade eden Koçal, ''Maskeler ile ilgili gerekli denetimlerin yapılması halk sağlığı açısından önem arz ediyor. Maskeler her yerde satılmamalı'' uyarısında bulundu.

ÇENE ALTINA İNDİRİLEN MASKELERE UYARI
Koçal, ayrıca çene altına indirilen maskelere dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
''Bazen yemek yerken ya da çay içerken maskeyi çene altına indiriyoruz. Maskenin çene altına indirilmesi maske dışında olası bulunan virüsleri solunum yolu ile vücudumuza alıyoruz. Çene altında kesinlikle maskeler tutulmamalıdır. Yemek yerken veya çay içerken maske tamamen çıkartılmalı ağız kısmından uzak tutulmalıdır''

Virüsün yayınlamasını önlemek için sağlıklı maskelerin kullanılmasının altını bir kez daha çizen Koçal, maskenin alım noktasında vatandaşlara yardım çağrısında bulundu. Koçal, ''Aksi taktirde maske uygulaması genel olarak beklenen sonucu vermeyecektir'' dedi.

22.10.2020, Tuğba Öztürk, NTV

30 Ekim 2020 Cuma

Tüketici Birliği Federasyonu’ndan “GELECEĞE BAĞIŞ” Çağrısı


Bu videoyu izlediğinize göre internet erişiminiz ve bir elektronik cihazınız var demektir.

Oysa bugün Türkiye’de, üç milyon çocuk ve gencimizin internete erişimi yok. Belki bir o kadarının da, cep telefonu ve bilgisayarı…

Biliyoruz ki, belirsiz bir süre daha eğitimi, öğretimi yüz yüze yapamayacağız. Uzaktan eğitimle kayıpları olabildiğince gidermeye çalışacağız.

Peki internete erişimi, uzaktan eğitim için gerekli donanımı olmayan çocuk ve gençlerimiz için ne yapacağız? Anayasal bir hak olan fırsat eşitliğini nasıl sağlayacağız?

Tüketici Birliği Federasyonu size sesleniyor:

Yaşadığımız bu olağanüstü dönemde, gelin toplumsal dayanışma gücümüzü harekete geçirelim;

Modeli eskidi diye bir kenara attığımız bilgisayarları, cep telefonları, laptopları elden geçirip çocuklarımıza, gençlerimize ulaştıralım.

İnternet erişimi olmayan öğrencilerimizin internet giderlerini üstlenelim.

Gelin, geleceğe bağış yapalım.

19.09.2020, Tüketici Birliği Federasyonu
https://www.tuketici.org.tr/tuketici-birligi-federasyonundan-gelecege-bagis-cagrisi/

Toplu ulaşım krizine çözüm önerisi


Pandemi sürecinde toplu ulaşım araçlarındaki yolcu kısıtlaması uygulamasının yol açtığı krizi değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “okul servisleri, toplu ulaşımda değerlendirilmelidir” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili şu açıklamayı yapmıştır:

İçişleri Bakanlığı tarafından 8 Eylül 2020 tarihinde valiliklere gönderilen genelge ile toplu ulaşımda; minibüs, midibüs ve otobüs gibi iç hacim bakımından fiziki mesafe kurallarının uygulanamayacak araçlarda ayakta yolcu alınması yasaklanmış, yine raylı sistem ve metrobüs gibi araçlarda da ayakta alınacak yolcu sayısının tespiti İl Umumi Hıfzısıhha Kurulu’nun kararına bırakılmıştır.

Bu genelge doğrultusunda, örneğin İstanbul İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu tarafından raylı sitemde ayakta yolcu kapasitesinin %50’si, metrobüslerde ise 1/3’ü kadar yolcu alınması karar bağlanmıştır.

Kuşkusuz İstanbul, Ankara, İzmir ve benzeri büyükşehirlerde normal zamanda da sorun oluşturan toplu ulaşım, pandemi mücadelesinde zorunlu olarak getirilen bu kısıtlamalar ile krize dönüşmektedir.

Yüzyüze eğitimin henüz başlamaması nedeniyle sadece İstanbul’da 20 bin, Türkiye genelinde 110 bin civarında öğrenci servisi boşta beklemektedir. Bu nedenle belediye yönetimlerince boşta bekleyen öğrenci servislerinin, toplu ulaşım talebinin yoğun olduğu sabah ve akşam saatlerinde, en azından ana arterlerde, belirlenmiş iki nokta arasında sefere çıkması sağlanmalıdır.

Böylelikle bir yandan krize dönüşen toplu ulaşıma destek sağlanmış olacak, diğer yandan da aylardır boşta bekleyen okul servis çalışanları için az da olsa, gelir temini söz konusu olacaktır.

Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan

15.09.2020, Tüketici Birliği Federasyonu

9 Ağustos 2020 Pazar

Faiz silme kampanyası başlatılsın vatandaş yükten kurtulsun

Corona virüsü (Covid-19) kaynaklı pandemi döneminde borçlarını ödeyemeyen vatandaşlar için devlet eli ve bankalar aracılığıyla yapılan destekler için uygulanan faiz oranları yeni yükler getirdi. Tüketici hakları savunucuları, hem bu yüklerin hafifletilmesi hem de borçların kabarmaması için tüm kurum ve kuruluşlarda faiz silme kampanyasının başlatılması tavsiyesinde bulunuyorlar.

Bankalar ile kurumlarca vadesi geçmiş kredi, kredi kartı ya da fatura borçları için talep edilen faiz oranları, yeni tip Corona virüsü (Covid-19) salgını nedeniyle zor günler geçiren işletmelerin ve vatandaşların ceplerinden daha fazla paranın çıkmasına yol açıyor.

Piyasa rahatlar
Milli dayanışma ruhunu açıkladığı 20 paketle ayakta tutan ekonomi yönetiminin ardından sıranın bankalara ve kamu hizmeti veren diğer kurumlara geldiğini dile getiren tüketici derneklerinin yetkilileri, ‘faiz silme kampanyası’ başlatılması çağrısı yapıyorlar. Aynı yetkililer, böyle bir adım atılması halinde kredi, kredi kartı veya fatura borçlarının ana paralarını ödeme imkânı olanlara büyük bir kolaylık sağlanacağını: hızlanacak nakit akışının ise piyasayı rahatlatacağını belirtiyorlar.

Tüketici tedirgin
Yeni Akit’e konuşan Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, salgın sürecinin mali sorunlara sebep olduğunu kaydederek, “Ne yazık ki pandeminin etkili olduğu aylarda vatandaşların bütçeleri altüst oldu. Toplumun büyük bölümü parasal sıkıntı yaşadı” dedi.

Borçluluk oranlarında artış görüldüğüne dikkati çeken Deniz, “Covid-19’un bunalttığı tüketicilerin imdadına devlet yetişti. Borçlar ötelendi. Merkez Bankası’nın devreye girmesiyle faiz oranları geriye geldi. Kamu ve banka alacakları noktasında olumlu bir ortam oluştu. Ancak yeni normale geçişin ardından posta kutuları kredi kartı ekstreleri ve faturalarıyla doldu. Doğal olarak tüketiciler tedirginliğe kapıldı” diye konuştu.

Kritik çağrı
Vatandaşları rahatlatacak bir adım atılması gerektiğinin altını çizen Deniz, şunları söyledi: “Mart, nisan ve mayıs dönemine ait kredi, kredi kartı, fatura borçları ile tüm kamu alacakları faizsiz ötelenmelidir. Vadesi geçen alacaklar için faiz uygulanmamalıdır. Bu bir Cumhurbaşkanı Kararnamesine bakar. Malum, finans kurumlarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) faiz oranlarıyla ilgili tavsiyelerine aldırış edilmedi. Burada bir kararname yayınlanması ya da kamu bankalarının ‘faiz silme kampanyaları’na start vermelerinde fayda görüyoruz. Bu hamleyi özel bankalar da görmezden gelmeyecek, kampanya yarışında geri kalmamak için ellerinden geleni yapacaklardır. Ve borçlarını ana parasını

Önemli öneri
Tüketici Hakları Derneği (THD) Genel Başkanı Turhan Çakar ise pandemi tehdidi tamamen bertaraf edilene, ekonomik durgunluk aşılana kadar kredi ile kredi kartı borçlarının ertelenmesi gerektiğini vurguladı. Çakar, ayrıca dar ve orta gelirlilerin faiz borçlarının silinmesi önerisini sundu. Covid-19’un ekonomik durgunluğa neden olduğunun altını çizen Çakar, “4-5 aydır önemli problemlerle karşı karşıyayız. Milyonlarca insan, işini gücünü kaybetti, kira veremez hata beslenemez duruma geldi. İnanın, kısa çalışma ödeneğinden (KÇÖ) faydalanamayan çok sayıda vatandaşımız var. Küçük esnafımız ise darboğazda. Bankalar ise kazançlarına kazanç kattılar. Ülkemiz ve halkımız için fedakârlıkta bulunmadılar ama bulunabilirler. Ülkemizin ve halkımızın lehine olacak uygulamalara start verebilirler” şeklinde konuştu.

TREPAŞ’tan örnek hizmet
Trakya’da vadesi geçmiş tüm elektrik fatura borçlarını 30 Temmuz 2020 mesai saati bitimine kadar nakit ödeyen müşterilerin tüm faiz borçları silindi. Covid-19 pandemisi ile mücadele sürecinde, Trakya bölgesindeki müşterilere destek olmak ve enerji hizmetlerinden kesintisiz yararlanmalarını sağlamak amacıyla TREPAŞ tarafından başlatılan ’Faiz Silme’ kampanyası için son bir haftaya girildiğini müşterilere duyuruldu. TREPAŞ, gerçekleştirdiği kampanya ile vadesi geçmiş fatura borçlarının, tek seferde nakit olarak ödenmesi durumunda oluşan tüm gecikme zammı tutarlarını, bir defaya mahsus olmak üzere tahsil etmedi. Müşteriler, sadece anapara borcunu ödeyerek borçlarını kapatmış oldu.

03.08.2020, Buğra Kardan,  Yeni Akit

18 Nisan 2020 Cumartesi

Marketlerden satın aldığınız ürünler böyleyse şikayet edin!

Corona virüs tedbirleri kapsamında marketlerde sebze ve meyveler artık poşetlenerek satışa sunuluyor. Poşetin içindeki ürün görünmediği için bazı kişiler arasına çürük karıştırıyor. Böyle bir durumda ise Alo 175 hattını arayarak şikayet edilmesi gerekiyor.

Bazı kişiler poşet içinde satışa sunma uygulamasını fırsata çeviriyor ve poşetin içindeki sebze ve meyveler görünmediği için içine bozuk ürün karıştırıyor. Bu durumda ise Alo 175 hattını arayarak şikayet edilmesi gerekiyor.

TÜKETİCİ PARASININ KARŞILIĞINI ALAMIYOR
Son günlerde bazı marketlerin poşetlenen meyve ve sebzelerin arasına çürük ve bozulmuş mal kattığı yönünde şikayetler aldıklarını belirten Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Bazı kişiler uygulamayı fırsata çeviriyor. Tüketici parasının karşılığını alamıyor” dedi.

ŞİKAYET EDİN
Deniz, şöyle devam etti: “Kasada parasını ödeyip eve geldikten sonra durumu farkeden tüketicilerin, sosyal izolasyon ortamında çürük çıkan bir elma, kullanılamaz durumdaki iki patlıcan için tekrar markete gitmeyeceğini hesaplayan bu firmalar, tüketiciye ve koronayla mücadele eden ülkemize kötülük yapmaktadır. Tüketicimiz, fırsatçıları Ticaret Bakanlığı’nın Alo 175 hattını arayarak şikayet etmeli.”

08.04.2020, 

TBF'den koronavirüs fırsatçılarına tepki

TBF Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz: - "Bazı marketlerin poşet içine çürük, bozulmuş, tüketilemez durumdaki meyve ve sebzeyi koydukları gözlenmektedir"  "Ülke olarak el ele vererek yürüttüğümüz bu mücadelede toplumsal dayanışma içinde olmak, üreticinin, satıcının, tüketicinin bu zor dönemde birbirlerine destek olmaları gerekmektedir" 

"Poşetlenmiş olarak satılan sebze meyvenin içine çürük ve kullanılamaz durumdaki ürünleri sokuşturmak, bu olağanüstü dönemde affedilemeyecek nitelikte fırsatçılık ve ahlaki düşüklüktür"

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, yen tip koronavirüse (Kovid-19) karşı alınan önlemler kapsamında poşetlenen meyve ve sebzelerin arasına çürük mal katan bazı marketlere tepki gösterdi.

Deniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, koronavirüs ile mücadele kapsamında marketlerde sebze ve meyvenin poşetlenmiş olarak satışa sunulduğunu belirterek, "Bu uygulamada bazı marketlerin poşet içine çürük, bozulmuş, tüketilemez durumdaki meyve ve sebzeyi koydukları gözlenmektedir." dedi.

Son günlerde bu konuda sık sık şikayetler aldıklarını anlatan Deniz, bazı kişilerin bu uygulamayı fırsata çevirdiğini söyledi.

Olağanüstü bir dönemden geçildiğini vurgulayan Deniz, "Tüketicinin sağlığının korunması için uygulamaya geçirilen poşette sebze meyve satışının, bazı marketler tarafından kötüye kullanılması nedeniyle amaca hizmet etmemekte, en önemlisi tüketici parasının karşılığını alamamaktadır." değerlendirmesini yaptı.

Deniz, şunları kaydetti:
"Ülke olarak el ele vererek yürüttüğümüz bu mücadelede toplumsal dayanışma içinde olmak, üreticinin, satıcının, tüketicinin bu zor dönemde birbirlerine destek olmaları gerekmektedir. Tüketici cephesinden, birçok iş yeri kapanmış ve dolayısıyla lüks tüketim azalmış olsa da gıda, hijyenik ve medikal ürünler başta olmak üzere bir çok tüketim unsurunda tüketicinin tüketimi azaltma eğiliminde olmadığı gözlenmektedir. Sanılanın aksine, tüketicinin talebi kesmemiş olması, ekonominin sürdürülebilirliği ve piyasaların kapanmaması adına çok önemli bir destektir."

"Fırsatçıları ifşa edin"
Deniz, tüketicinin bu olumlu yaklaşımının üretici ve satıcılar tarafından da görülmesi ve desteklenmesi gerektiğini aktararak, şöyle devam etti:
"Poşetlenmiş olarak satılan sebze meyvenin içine çürük ve kullanılamaz durumdaki ürünleri sokuşturmak, bu olağanüstü dönemde affedilemeyecek nitelikte fırsatçılık ve ahlaki düşüklüktür. Kasada parasını ödeyip eve geldikten sonra durumu farkeden tüketicilerin, sosyal izolasyon ortamında çürük çıkan bir elma, kullanılamaz durumdaki iki patlıcan için tekrar markete gitmeyeceğinin hesabını yapan bu firmalar, tüketiciye ve bu mücadeleyi her alanda başarı ile yürüten ülkemize kötülük yapmaktadırlar."

Bu tür satıcıları kınayan Deniz, bu durumla karşılaşan tüketicilerin ellerindeki sosyal medya silahını kullanarak fırsatçılığı ifşa etmelerinin yanında, Ticaret Bakanlığının "Alo Tüketici Hattı"na durumu bildirmelerini önerdi.

07.04.2020, Mehmet Ali Derdiyok (AA), Yeni Akit,

29 Mart 2020 Pazar

Bankalar toplumsal dayanışmanın içinde yer almıyorlar

Corona ile savaşta #evdekal çağrısına uyan tüketicilerin bankalarla sorunu devam ediyor.

Bankalar ödeme ötelemesinde ayak sürüyor ve fahiş faizler talep ediyorlar.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz yaşanan sorunu Ulusal Kanal’a anlatıyor. 

26.03.2020, Ulusal Kanal, Can Karadut ile Günaydın Türkiye




Tüketici Birliği Federasyonu: Tüm kredi ve kredi kartı ödemelerini faizsiz öteleyin

Federasyon, bankalardan "kredi ve kredi kartı ödemelerini faizsiz öteleme" talep etti.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle çeşitli tedbirler alan bankalara, "Hangi nitelikte olursa olsun tüm kredi ve kredi kartı ödemelerini faizsiz öteleyin" çağrısında bulundu.

Deniz, yaptığı yazılı açıklamada, yaşanan pandemi nedeniyle, federasyon olarak, "ödemeleri öteleme" açıklaması yapan bankaların uygulamaları üzerinde yaptıkları araştırma sonuncunda bazı tespitlere ulaştıklarını belirtti.

Ülkede milyonlarca tüketicinin bankalara, kredi kartı, taşıt, konut ve bireysel kredi ödemesi bulunduğunu hatırlatan Deniz, şöyle devam etti:

Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan ekonomik istikrar kalkanı paketi ve ekonomi yönetiminin bankalara ilişkin beklenti ve tavsiyelerine karşın borç ötelemesi yapacağını duyuran bankaların, öteleme işlemine faiz uygulamasının, tüketici açısından hiçbir yararı bulunmamaktadır.

Deniz, bu dönemde toplumsal dayanışmanın gereğinin tüm sektörlerce yerine getirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Hangi nitelikte olursa olsun tüm kredi ve kredi kartı ödemelerini faizsiz öteleyin. Yapılması gereken budur" ifadesini kullandı.

25.03.2020, Independent Türkçe,

Kişisel OHAL ilanı dalga dalga yayılıyor…

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, #corona ile savaşta herkesin kişisel OHAL’ini ilan ederek, #evdekal çağrısı yaptı.

Geleceğimizi tehdit eden bu hastalıkla mücadeleden en az kayıpla çıkabilmek için hepimiz bu çağrıya uyuyoruz. Ancak evde kalarak ödemeleri nasıl yapacağız?

Tüketici Birliği Federasyonu 14 Mart 2020’de bir kampanya başlattı; #hayatdevametsindiye

Ne diyorduk?
#hayatdevametsindiye banka, elektrik, su, doğalgaz, iletişim ve kira ödemeleri faizsiz üç ay ötelensin.

Alınan kimi ekonomik önlemlere karşın özellikle bankalar cephesinde tüketiciyi ayakta tutacak hiçbir gelişme yaşanmıyor. Krediler, kredi kartları ve faturaların ödeme günleri geldi, çattı.

Yaşanan bu olumsuzluk üzerine Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın çağrısına uydu ve kişisel OHAL’ini ilân ederek; banka, elektrik, su, doğalgaz, iletişim ve kira ödemelerini faizsiz 3 ay ötelediğini kamuoyuna duyurdu.

Deniz’in bu duyurusunun ardından ülkemizin dört bir yanından, yurttaşlar benzeri videolara çekerek kişisel OHAL ilân ettiklerini sosyal medyada paylaşmaya başladılar. Bu paylaşımları youtube’da Tüketici TV. kanalında topladık.


Tüketici Birliği Federasyonu, özellikle bankaların bu dönemde dahi para kazanmaya yönelik tutumlarının önüne geçmek, #evdekal çağrısına uyan yurttaşların ayakta kalmaları ve ekonomik sürdürülebilirliğini sağlayacak önlemlerin gecikmeden alınması için alınması için konuyu gündemde tutmaya devam ediyor.

Siz de, #hayatdevametsindiye #evdekal çağrısına uyup #kisiselOHALilanı yapabilirsiniz.
Bunun için şu metni;

Ad soyad, yaşadığımız yer 
Yaşadığımız corona virüs salgını nedeniyle yetkililerimizin talimatı doğrultusunda evden dışarı çıkmıyorum. 
Yine Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca’nın önerisiyle kişisel olağanüstü halimi ilan ediyorum. 
Evden dışarı çıkmayacağım, işe gitmeyeceğim, para kazanmayacağım. 
Bu nedenle bankalara olan borçlarımı, kiramı ve fatura ödemelerimi faizsiz 3 ay ertelediğimi kamuoyuna saygılarımla duyururum.

cep telefonunuzun kamerasını kullanarak videoya çekebilir, videonuzu sosyal medyanızda;
twitter’da @tuketicigundemi
facebook’ta @tuketicifederasyonu etiketiyle paylaşabilir veya eposta ile info@tuketici.org.tr adresine gönderebilirsiniz.

#hayatdevametsin diye bu çağrımıza desteklerinizi bekliyoruz.

Biz bu savaşı kazanacağız, çünkü biz Türkiye’yiz…

29.03.2020, Tüketici Birliği Federasyonu

Bütün bankalar kredi ve kart ödemelerini ertelesin

Günlerdir yapılan çağrılar sonuç verdi. Kamu bankaları kredi geri ödemeleri için yeni önlemler almaya başladı. Ziraat Bankası, virüs salgınına ilişkin önlemler çerçevesinde 31 Mart'ta ödenmesi gereken kredi ödemelerini erteledi.

Ziraat Bankası'ndan yapılan duyuruda ötelemenin hem bireysel hem kurumsal müşterileri kapsadığı görüldü.

İSTİHDAM AZALTMAYIN!
Banka, maaş ödemelerini banka üzerinden yapan firmalara istihdamlarını azaltmamaları kaydıyla, önümüzdeki üç aylık personel maaş gideri kadar ilave limit imkanı verilmesini kararlaştırdı. Banka çek ödemeleri için de ilave kredi limiti tahsis edeceğini duyurdu. Ziraat Bankası ile birlikte Vakıfbank ve Halkbank da harekete geçti. İki kamu bankası da benzer kararlar alarak ödeme zincirinin kırılmaması için ilk adımı atmış oldular. Esnafın talep etmesi halinde nisan, mayıs ve hazirandaki ödemelerini faizsiz üç ay erteleyeceğini bildiren Halkbank, "Müşteriler, altı aya kadar ödemesiz dönemle kredilerini uygun vadeli yapılandırabilecek. Ödemesiz dönem, turizm gibi dönemsel faaliyeti olan sektörlerde 12 aya kadar uzatılabilecek" açıklaması yaptı.

VakıfBank'ın dokuz madedelik açıklamasında, "Bireysel kredi ihtiyacı olan vatandaşların kredi talepleri, VakıfBank Mobil, internet bankacılığı ve Sky Limitler üzerinden sağlanarak salgın riskine maruz bırakılmayacak. Bireysel kredi müşterilerinin taksit, kredi kartı ödemeleri üç aya kadar ötelenebilecek" imkanı yer aldı.

İLK ADIM İŞ BANKASI'NDAN
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, kamu bankalarının devreye aldığı müşteri destek paketi uygulamalarına özel bankaların da eşlik edeceğine inandığını ifade etti. Kamu bankalarının elini taşın altına koymasının hemen ardından ilk adım Türkiye İş Bankası'ndan geldi. Ülkemizin en büyük özel bankalarından olan İş Bankası'ndan yapılan açıklamada, "Müşterilerin 30 Nisan’a kadar anapara, faiz, taksit ödemelerinin 30 Haziran’a kadar ötelenmesine imkan verilecek" denildi. Vakıf Katılım ve Akbank da kredileri öteleme kararı aldı. Öte yandan birçok diğer özel bankanın da benzer adımlar atmak için hazırlık yaptığı bildirildi. Ayrıca birçok banka müşterilerinin ATM'lerden çekebilecekleri limitleri artırarak, güvenlik nedeniyle şube mesai saatlerini 12.00-17.00 ile sınırlandırdı.

ESNAF VE TÜKETİCİDEN ÇAĞRI
Kamu bankalarının devreye girmesinin ardından esnaftan çağrı geldi. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, özel bankaların da devletin üç bankasını örnek alarak kredi alacaklarını ertelemesini istedi. Bir kriz yaşandığını ifade eden Tüketici Hakları Derneği Başkanı Genel Başkanı Turhan Çakar da Aydınlık'a yaptığı değerlendirmede, özel bankaların da kamu bankaları gibi kredi ödemelerini ertelemesinin bir zorunluluk haline geldiğini söyledi.

'FATURALAR DA ERTELENMELİ'
Aydınlık'a konuşan Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Av. Mehmet Bülent Deniz, TBF olarak "#hayatdevametsindiye" bir kampanya başlattıklarını anımsattı. Deniz, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “herkes kişisel OHAL ilan etsin” çağrısına uyarak, banka, elektrik, su, doğalgaz, iletişim faturalarını ödemeyeceğini belirterek, kişisel OHAL’ini ilan ettiğini duyurdu. "Bu duyurunun sosyal medyada yayılması üzerine yurdun değişik illerinden vatandaşlar da videolar paylaşarak üç ay boyunca ödeme yapmayacağını dile getirdiler" diyen TBF Başkanı Deniz, şunları söyledi: "Ziraat, Halk ve Vakıfbank’ın uygulamaya koyduğu ödemelerin ertelenmesi ve diğer kolaylıklar sağlanması yönündeki karar, vatandaşın talebinin karşılık bulmaya başladığını göstermektedir. Ancak Türkiye Bankalar Birliği’nin aldığı tavsiye kararı doğrultusunda, özel bankaların da her türlü kredi, kredi kartı ödemelerini faizsiz üç ay ötelemesi gereklidir. Öte yandan şu anda yaşam için zorunlu olan elektrik, su, doğalgaz ve iletişim faturalarının ödemeleri de aynı şekilde faizsiz üç ay ötelenmeli, bu kalemlerden alınan vergiler geçici süreyle yüzde 1’e düşürülmelidir. Yine gıda, temizlik, hijyen ve medikal ürünlerden alınan vergilerin de aynı şekilde yüzde 1’e düşürülmesi gereklidir."

24.03.2020, Aydınlık

İşte Kanun Maddesi: Elektrik ve doğal gaz faturaları faizsiz ertelenebilir…

Koronavirüsle mücadele kapsamında, binlerce insan ya işsiz kaldı ya da işine ara vermek zorunda. Ancak, bu insanlar için elektrik ve doğal gaz faturaları ödemek yük olmaya başladı. Çünkü, düzenli gelirleri kesildi ya da azaldı.

MÜCBİR SEBEP: İŞTE KANUN MADDESİ
Mücbir Sebep durumlarında elektrik ve doğal gaz faturaları ertelenebiliyor. İşte o kanun ve kanun maddesi…
BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (Kanun No. 7226, Kabul Tarihi: 25/3/2020)









DENİZ: FAİZSİZ ERTELENEBİLİR
Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Başkanı Avukat Bülent Deniz konuya açıklık getirdi: ‘Tüketici Birliği Federasyonu'nun kampanyası sonuç vermeye devam ediyor. Bu kanun ile tüketicinin elektrik ve doğal gaz gibi yaşamsal harcama kalemlerinin ödenmesi faizsiz ertelenmektedir. Aynı uygulamanın su ve iletişim faturalarında da olması gerekiyor. Bu konudaki talebimiz ısrarla devam etmektedir’

26.03.2020, Tüketici TV.

“Tüketicinin Kalkanı Yok”

Corona virüs ile savaşta bankaların uygulamalarını değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “bankalar da bizimle aynı gemide olduklarını unutmamalıdırlar” dedi. 

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili şu açıklamayı yapmıştır:

Yaşanan pandemi nedeniyle Tüketici Birliği Federasyonu tarafından “ödemeleri öteleme” açıklaması yapan bankaların uygulamaları üzerinde yapılan çalışmada şu tespitlere ulaşılmıştır:

1-Bazı bankalar tarafından hangi nitelikte olursa olsun, kredi kartı veya kredi ödemelerinin ötelenmesinde, faiz uygulanacağı, yeni ödeme tablosunun oluşturulacağı yanıtı verilmektedir.

2-Diğer bir kısım bankalar tarafından ödeme öteleme konusunda hazırlıkların sürdürüldüğü ve şu an için yapılacak bir işlem olmadığı belirtilmektedir.

3-Pandemi nedeniyle fiziki bankacılık uygulamasında kısıtlamaya gidilmesi, mesai saatlerinin ve şubeye girişlerin azaltılması uygulamasına karşın, bazı bankalarca ödemeyi öteleme işlemi için tüketicilerin şubeye gelmeleri istenmektedir.

Bilindiği gibi pandemi ile savaşta, alınması zorunlu önlemler nedeniyle işyerleri tatil edilmekte, işten çıkarma haberleri gelmekte, kimi temel ihtiyaç kalemlerinin fiyatlarında da beklenmedik yükselişler yaşanmaktadır. Bu durum bireylerin ekonomik devamlılığını tehdit eder duruma gelmiştir. Dünyanın yaşadığı olağanüstü durum nedeniyle birçok ülke yönetimi, toplumun ekonomik devamlılığını sağlamak için fonlarını harekete geçirerek, tüketicinin ayakta kalmasını sağlamaya çalışmaktadır.

Ülkemizde milyonlarca tüketicinin bankalara; kredi kartı, taşıt, konut ve bireysel kredi ödemesi bulunmaktadır. Hane halkı borçluluğu da, diğer ülkelere göre daha yüksektir.

Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan ekonomik istikrar kalkanı paketi ve ekonomi yönetiminin bankalara ilişkin beklenti ve tavsiyelerine karşın borç ötelemesi yapacağını duyuran bankaların, öteleme işlemine faiz uygulamasının tüketici açısından hiçbir yararı bulunmamaktadır.

Bankacılık sektörü yüksek orandaki kârlılıklarına karşın, toplumsal dayanışmanın en gerekli olduğu zamanda, kârlarının bir kısmından vazgeçmeyerek, faiz almak suretiyle ödemeleri kaydırmakla yetinmektedir. Aynı gemide olmak bu değildir.

“Ödeme öteleme” uygulaması yapacağını açıklayan ve faiz yürüten bankalar ile henüz ödeme ötelemesi yapmayı tercih etmemiş bankalara sesleniyoruz;
“İçinde bulunduğumuz olağanüstü koşullar nedeniyle toplumsal dayanışma içinde olmanız gereken yeri alın, hangi nitelikte olursa olsun tüm kredi ve kredi kartı ödemelerini faizsiz öteleyin. Yapılması gereken budur, siz de biliyorsunuz ki; tüketici iflas ederse, para satacak kimse bulamazsınız.”

Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan

25.03.2020, Tüketici Birliği Federasyonu

Verilemeyecekleri tartışmak yerine, verilebilecekleri konuşmalıyız!

Tüketici TV. (Analiz Haber) - Evet Tüketiciler, verilemeyecekleri tartışmak yerine, verilebilecekleri konuşmalıyız…

MADDİ – MANEVİ ÖNLEMLER
Malum Koronavirüs (COVID19) bütün dünyayı vurdu. Son olarak da Türkiye’yi vurdu. Kamu-özel kurumlar, virüsün yayılması için yoğun mücadele ediyor. Vatandaşlarda, kendilerine göre çözümler – önlemler alıyor ve uyguluyor. Tabi burada en önemli sonucu, Devlet Yönetiminin aldığı ve uyguladığı yöntemler alır. Bunlarda maddi – manevi önlemler olarak sıralayabilir. Bütün dünyada da devletler bunu yapar – yapıyor.

ABD ŞU KADAR VERİYOR
Son dönemin modası ya da en çok konuşulanı; ABD vatandaşlarına milyonlarca – hatta trilyon dolarlarca maddi – ekonomik paket açıklıyor (Avrupa Birliği ülkeleri de benzer paketler açıklıyor). Tabi rakam gerçekten çok büyük. Her akşam TV’lerde özellikle işleniyor. Tabi, bunu duyan vatandaşında Koronavirüs belası üzerine birde morali bozuluyor, bizde niye yok diye. Ama, bu rakamlar TV’lerde açıklanırken Türkiye, nüfusu ile ABD nüfüsü, Türkiye ile – ABD’nin ekonomik yapısı – gücü pek anlatılmıyor. Buda, ister istemez, moralleri daha da bozuyor. Sonuçta insanlar, verilemeyecekleri duyarak daha da moralleri bozuluyor.

OYSA: VERİLEBİLECEKLER VAR – ONLARI KONUŞMALIYIZ

Evet, Türkiye olarak verilebilecekleri konuşmalıyız. Bu konuda Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) tüketiciler adına çok önemli çözüm önerileri sunuyor. Bunlardan bazıları da kabul görmeye başladı, kredi borçlarının ertelenmesi gibi. Yine TBF’nin sunduğu, elektrik – doğal gaz faturalarının 3 ay ertelenmesi var. Henüz çözüm olmadı (Bunun için Kanunda çıkarıldı). Yani, Türkiye’de milyonlarca insan ya işsiz kaldı, ya işine ara verdi ya da ücretsiz izin vb nedenlerle mağdur – zor durumda. TBF ve diğer sivil toplum kuruluşlarının (Tüketici, esnaf, sanayici vb) çözüm önerileri masaya konarak bu zor dönemde uygulanabilir çözümler ortaya konabilir ve bunları konuşmalıyız.

BUNLAR YAPILABİLİR
Tekrarda fayda var; milyonlarca insanın kredi kartı borçları var (Ve tabi kredi bireysel – ticari). Bunlar 3 ay ertelenebilir (Bankalar açıklama yaptı ama, ek maliyetli olacak gibi). Ama, Tüketiciye ilave faiz vb hiçbir ek maliyet getirilmeden. Elektrik, doğal gaz faturaları 3 ay ertelenebilir (Enerji Bakanlığı bütçesinden karşılanacak, kanun). Ve bütçe imkanları dahilinde, vatandaşlara diğer ülkelerde yapıldığı gibi belli miktar nakit yardımlar yapılır. Ve vatandaşların maddi yükleri üzerinden alınmış olur. Hastalıkların iyileşmesinde ruh sağlığının önemini tıpçılar anlatıyor.

Sonuç olarak ve lütfen; verilemeyecekleri tartışmak yerine verilebilecekleri konuşarak çözüm ortaya koymalıyız. Ve de, vakit geç olmadan.

27.03.2020, Tüketici TV.

Kredi kartı borçları ve kredi borçları ertelensin çağrısı!

Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Deniz, bankalara, “Hangi nitelikte olursa olsun kredi ve kredi kartı ödemelerini faizsiz öteleyin” çağrısı yaptı.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, koronavirüs ile savaşta bankaların uygulamalarını değerlendirdi. Deniz, bazı bankaların kredi kartı veya kredi ödemelerinin ötelenmesinde, faiz uygulanacağı yanıtı verildiğinin belirlendiğine dikkat çekti. Deniz, “Milyonlarca tüketicinin bankalara; kredi kartı, taşıt, konut ve bireysel kredi ödemesi bulunuyor. Borç ötelemesi yapacağını duyuran bankaların, öteleme işlemine faiz uygulamasının tüketici açısından hiçbir yararı bulunmuyor.

TÜKETİCİ İFLAS ETMEMELİ
Bankacılık sektörü kârlarının bir kısmından vazgeçmeyerek, faiz almak suretiyle ödemeleri kaydırmakla yetiniyor. Aynı gemide olmak bu değildir. Olağanüstü koşullar nedeniyle hangi nitelikte olursa olsun tüm kredi ve kredi kartı ödemelerini faizsiz öteleyin. Tüketici iflas ederse, para satacak kimse bulamazsınız” diye konuştu.

27.03.2020, Sözcü

"Kredi ve kredi kartı ödemelerini faizsiz öteleme" talebi

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, "Hangi nitelikte olursa olsun tüm kredi ve kredi kartı ödemelerini faizsiz öteleyin. Yapılması gereken budur" ifadesini kullandı.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle çeşitli tedbirler alan bankalara, "Hangi nitelikte olursa olsun tüm kredi ve kredi kartı ödemelerini faizsiz öteleyin." çağrısında bulundu.

Deniz, yaptığı yazılı açıklamada, yaşanan pandemi nedeniyle, federasyon olarak, "ödemeleri öteleme" açıklaması yapan bankaların uygulamaları üzerinde yaptıkları araştırma sonuncunda bazı tespitlere ulaştıklarını belirtti.

Ülkede milyonlarca tüketicinin bankalara, kredi kartı, taşıt, konut ve bireysel kredi ödemesi bulunduğunu hatırlatan Deniz, şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan ekonomik istikrar kalkanı paketi ve ekonomi yönetiminin bankalara ilişkin beklenti ve tavsiyelerine karşın borç ötelemesi yapacağını duyuran bankaların, öteleme işlemine faiz uygulamasının, tüketici açısından hiçbir yararı bulunmamaktadır."

Deniz, bu dönemde toplumsal dayanışmanın gereğinin tüm sektörlerce yerine getirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Hangi nitelikte olursa olsun tüm kredi ve kredi kartı ödemelerini faizsiz öteleyin. Yapılması gereken budur." ifadesini kullandı.

25.03.2020, Dünya
https://www.dunya.com/ekonomi/kredi-ve-kredi-karti-odemelerini-faizsiz-oteleme-talebi-haberi-465920

28 Mart 2020 Cumartesi

Yıkılmanın Tanıklığından, Yeni Tanıklığa...

2008 Eylül tarihine gidelim; ABD’de taşınmazların fiyatlarındaki büyük düşüşler ve ardından mortgage satışlardaki kişisel iflaslar, finans piyasasındaki büyük balonu patlattı. Lehman Brothers ve Merrill Lynch başta olmak üzere, dünya finansının en güçlü aktörleri birer birer iflas açıkladı.
Bu aktörlerin küresel bağlantıları da bundan nasibini aldı, küçücük İzlanda’da bile üç büyük banka iflas etti. Önce ABD’de başlayan ve ardından dalga dalga bütün dünyaya yayılan, yakıcı bir ekonomik kriz yaşandı.

O dönemde yaşanan bu sıradışı, olağandışı durumu kendimce anlamaya çalışmış birkaç kelâm etmiştim.
Temel tezim, yaşananların sıradan(!) bir ekonomik kriz olmadığı, dünya düzenine ilişkin önemli sonuçlar üretecek potansiyeli içinde barındırdığı idi.


Bu karamsar algılamama karşın kendimce; "yaşanan derin kriz nedeniyle insanlığın sonunun falan geldiği yok. Sadece bugüne kadar bildiğimiz ekonomik modellerin, üretim yöntemlerinin sonuna geldik" saptamasını yapıp yüreğimi rahatlatmaya çalışmıştım. 

Evet, olaya iyimser tarafından bakmaya çabalamış; "dünyada hâkim olan ekonomi mimarisi yerle bir oldu, yerine yeni bir üretim yöntemi, paylaşım modeli, kısacası ekonomi mimarisi inşa edilecek" öngörüsüyle daha güzel bir dünyanın bizi beklediğini sanmayı tercih etmiştim. Hatta o dönemlerde sosyalizm yeniden dünyaya geri dönecek tezini öne sürenlere karşı, "pratize edilmiş halini esas almak kaydıyla sosyalist yönetim biçiminin insan fıtratına aykırı olduğuna olan inanç ve değerlendirmemiz nedeniyle bu “yeniden denemenin” olmayacağı, en azından deneme yapılsa bile denenecek olanın sosyalist yönetim biçimi değil, farklılaştırılmış, karma yani mutant bir yönetim biçimi olacağı düşüncesindeyiz". diyerek, kehânetlerime devam etmiştim.


Tabi o zamanlarda bu bağırtımın dünya için bir önemi yoktu, halen de yok. Olması için neden de yok; ne iktisat profesörüyüm, ne de büyük düşünürler sınıfında… Ama yazdıklarımın arkasındayım.

Bu dediğim olmadı, 50 yıl bir yana, 2008'den sadece 11 yıl sonra o dönemde yaşananların olası sonuçlarına ilişkin gerçekleşmeler başladı.

Yaşanan pandemi nedeniyle kürenin içine düştüğü durumu, 2008'den bugünlere bakarak tekrar düşünmekte yarar var. 

Evet yıkılma sürecine tanıklığımız devam ediyor, yeni yapılanma da çok uzakta olmasa gerek.

28.03.2020
mehmetbülentdeniz


Makalede atıf yapılan yazılar:

24 Mart 2020 Salı

Türkiye’den, tüketicilerden mesaj var; #hayatdevametsindiye

İlk kez Tüketici Birliği Federasyonu tarafından 14 Mart 2020 tarihinde dile getirilen ve birçok tüketici örgütünün destek verdiği “ #hayatdevametsindiye kampanyası sosyal medyada büyük ilgi ve destekle karşılaştı.

Toplumun zor zamanları atlatabilmesi adına yaşam için zorunlu olan elektrik, su, doğalgaz ve iletişim ödemeleri ile bankalara olan kredi ve kredi kartı ödemelerinin faizsiz ötelenmesi gerekiyor.

Bu nedenle Tüketici Birliği Federasyonu tarafından başlatılan ve bu ödemelerin faizsiz üç ay ertelenmesini talep eden #hayatdevametsindiye kampanyası, büyüyerek devam ediyor.




Bankalardan ses geldi, sıra fatura ve kira ödemelerinde…

Yaşanan corona virüs salgını nedeniyle ekonomide başlayan durgunluk tüketiciler için kabusa dönüşüyor. Alınan önlemlerin ekonomideki tüm hareketliliği durdurması üzerine, ilk kez Tüketici Birliği Federasyonu tarafından 14 Mart 2020 tarihinde dile getirilen ve öğünden bu yana toplumsal destek bulan #hayatdevametsindiye kampanyası ilk meyvelerini vermeye başladı.

Cumhurbaşkanı tarafından ekonomi kalkanı paketi açıklamasının ardından, kamu bankaları olan Ziraat, Halk ve Vakıfbank kredi ödemelerinde çeşitli kolaylıklar sağlayan ve öteleme içeren uygulamayı devreye soktuklarını açıkladılar. Bu bankaların ardından İş Bankası da öteleme uygulamasına yeşil ışık yaktı.

Gelişmeleri değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “başlattığımız kampanya karşılık bulmaya başladı. Başta kamu bankaları olmak üzere başlayan öteleme uygulaması, zor dönemlerden geçen milletimiz için nefes alma olanağı verecektir” dedi.

Bugün bazı bankalar tarafından açıklanan öteleme uygulamasının yaygınlaşması ve Türkiye Bankalar Birliği tarafından geçtiğimiz günlerde alınan tavsiye kararı doğrultusunda tüm özel bankaların da, her türlü kredi, kredi karı ödemelerini Haziran ayına kadar faizsiz üç ay ötelemesi gerektiğinin altını çizen Deniz şu değerlendirmeyi yaptı:

“Tüketici Birliği Federasyonu olarak, durumun daha da ağırlaşacağı öngörüsünde bulunmuş ve krizin ilk günlerinde banka, fatura ve kira ödemelerinin ötelenmesi için #hayatdevametsindiye başlıklı bir kampanya başlatmıştık. Kampanyamız kısa sürede toplumda karşılık buldu ve özellikle sosyal medyada çığ gibi büyüdü. Nitekim bugün itibariyle kamu bankaları ödemeleri öteleme uygulamalarını başlatacaklarını açıkladılar. Kampanyamızın sonuç vermeye başladığını görüyoruz. Ancak daha yapılacak çok iş var. Kamu bankalarının bu uygulaması özel bankalarca da benimsenmeli. Bu da yetmez; elektrik, su, doğalgaz, iletişim fatura ödemeleri ve her türlü kira ödemeleri faizsiz üç ay ötelenmeli, bu kalemlerle birlikte gıda, temizlik, hijyen ve medikal ürünleri de dahil olmak üzere alınan vergiler yüzde 1’e düşürülmelidir. Kampanyamıza toplumsal destek arttıkça bu taleplerimizin de karşılanacağı düşüncesindeyiz.”

23.03.2020, Tüketici Postası