corona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
corona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Kasım 2020 Cuma

Deniz; "Toplumsal dayanışma ile zor zamanlardan çıkacağız"


Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, Günay Barış’a konuk oldu.

HuHuNews kanalında yayınlanan Günay Barış ile Akış programına katılan Deniz, pandemide kışa girerken bizi bekleyen güçlükleri anlattı ve ekledi; “toplumsal dayanışma ile zor zamanlardan çıkacağız."


08.11.2020, HuhuNews, Günay Barış'la Akış
08.11.2020, Tüketici Postası

6 Kasım 2020 Cuma

Tüketici federasyonlarından ucuz maske ve bez maske uyarısı (Doğru maske nasıl anlaşılır?)


Corona virüsle birlikte hayatımıza giren maskeler yeni dönemin gerçeği haline geldi. 7'den 70'e herkes Corona'dan korunmak için öncelikli olarak maskelere güveniyor. Ancak piyasada fiyatları ortalama 1 ile 5 lira arasında değişen maskelerin güvenilirliği konusunda ciddi tartışmalar var. Tüketici federasyonları başkanları ntv.com.tr'ye yaptıkları açıklamada, maskelere yönelik araştırmalarda çok vahim tablolarla karşılaştıklarını ve merdiven altı maskelerinin virüsten korumaktan ziyade yayılmasına neden olduğunu belirttiler. Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz 50 kuruşa bir maskenin standartlara uygun olmasının mümkün olmadığını söylerken, Tüketici Dernekleri Federasyonu Başkanı Aziz Koçal da bez maskelerdeki tehlikeye dikkat çekti.

Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) piyasada satılan maskelerinin güvenliğinden ciddi endişe duyduklarını ve piyasada bulunan tüm maskelerin testten geçirilmesi gerektiğini açıkladı.

Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz, Ticaret Bakanlığı Ürün Güvenliği Genel Müdürlüğü’nün yürüttüğü bir projede içinde maskelerin de olduğu piyasadaki ürünlere yönelik güvenilirlik araştırması yaptıklarını söyledi.

''SON DERECE VAHİM SONUÇLAR ELDE ETTİK''
Bülent Deniz, araştırma kapsamında yapılan tespitlerde maskelerle ilgili son derece vahim sonuçlarla karşı karşıya kaldıklarını vurgulayarak vatandaşın merdiven altı üretilen maskelere yöneldiğini belirtti.

Deniz, merdiven altı üretimlerde fiyatların çok düşük olduğuna dikkat çekerek, vatandaşları bu fiyatlara kanmamaları gerektiği konusunda uyardı.

UYGUN MASKENİN 50 KURUŞA SATILMASI MÜMKÜN DEĞİL
'’Biz bu maskeleri incelediğimizde maalesef ürün takip sistemine kayıtlı olmadıklarını, Sağlık Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı’nın ortaya koyduğu standartlara uygun nitelikler taşımadıklarını görüyoruz’’ diyen Deniz sözlerine şunları da ekledi:
‘’Şu anda 50 kuruşa da 70 kuruşa da maske bulabiliyorsunuz. Ancak ürün takip sistemine kayıtlı olan ve standartlara uygun olan maskenin o fiyatlarda üretilerek satılması mümkün değil’’

MERDİVEN ALTI MASKELER VİRÜSÜ YAYIYOR
Belirlenen standartlara uygun olmayan merdiven altı maskeler hem virüslere karşı korunduğumuza bizi inandırıyor hem de ‘zaten maske takıyorum’ algısı ile bizi tedbirsizliğe sevk ediyor.

Bülent Deniz, ‘’Bizce corona virüsün yayılmasında bu standart dışı üretilen maskelerin piyasada satılıyor olmasının etkisi yüksek’’ yorumunu yaptı.

Peki eczaneden bakkala, semt pazarlarından kırtasiyelere kadar hemen hemen her yerde satılan maskenin kaliteli olduğunu nasıl anlarız?

İKİ YÖNTEMLE GERÇEK MASKEYİ ANLAYIN
Konu hakkında açıklamaya yapan Deniz, iki yöntemin olduğunu söyleyerek şunları anlattı:
‘’Birincisi maskenin üzerinde ürün takip sistemi kodunun olup olmadığına bakıyoruz. İkincisi ve de daha pratik olanı maskeyi her iki tarafından kesip iki tarafını çıkararak su geçirip geçirmediğini kontrol ediyoruz. Su geçirmeyen maskelerin kullanıma uygun olduğunu söyleyebiliriz’’

Birbirinden farklı özelliklere sahip 5 maskeyi incelediklerinde sadece iki tanesinin uygun olduğunu gördüklerini ifade eden Deniz, ‘’Tüketicinin dikkat etmesi gerekiyor. Fiyatın uygunluğu tabii ki tüketici için önemli bir unsur ancak bu konu sağlıkla ilgili ciddi bir durum’’ diyerek uyarıda bulundu.

VATANDAŞA ÜCRETSİZ MASKE ÇAĞRISI
Vatandaşa ücretsiz maske hizmeti sağlanması yönünde ısrarlı çağrılarının olduğunu söyleyen Deniz, ‘’Maske artık günlük hayatın bir zorunluluğu haline geldi. Devletin vatandaşlara maskeyi ücretsiz verilmesi gerekiyor. Standarda uygun bir maskeyi orta gelirli bir ailenin sürekli satın alması aile bütçesinde derin sarsıntılara yol açıyor. Merdiven altı maskelerin türemesindeki en büyük etkenlerden birisi de bu’’ açıklamasını yaptı.

YIKANABİLİR BEZ MASKE VİRÜSTEN KORUYOR MU?
Covid-19 salgınıyla mücadelede doğru maske kullanımı, bulaşın önlenmesi için hayati önem taşıyor. Ancak, salgından bu yana birçok maske çeşidi ile karşılaştık.

Bu süreçte tıbbi maskelerinin yanında yıkanabilir bez maskeler de kullanım kolaylığı ve fiyat uygunluğu açısından oldukça tercih ediliyor. Ancak bez maskeler kimi uzmanlara göre virüsten korumuyor.

Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz, hiçbir uzmanın bez maske konusunda kendilerine olumlu bir görüş sunmadıklarını açıklayarak, ''Bez maskelerde yıkama konusunda gerekli yöntemlerin takip edilmesi tüketici açısından problem taşıyor. Para vermemek adına aslında birkaç defa yıkandıktan sonra atılması gereken maskenin kullanılmaya devam edildiğini görüyoruz. Biz tüketiciyi anlıyoruz. Sonuçta sürekli aynı ürüne para vermek bir süre sonra insanın bütçesini yoruyor. Ancak biz bez maskeyi tavsiye etmiyoruz'' ifadelerini kullandı.

''BEZ MASKELER ÇOCUKLAR İÇİN TEHLİKELİ''
Tüketici Dernekleri Federasyonu Başkanı Aziz Koçal da, maskelerinin tamamen denetimsiz şekilde piyasaya sürüldüğünü söyledi.

Satılan maskelerin koruyucu özellikleri olup olmadığı yönünde hiçbir bilgi olmadığını ifade eden Koçal, ayrıca bez maskelerin bir tekstil ürünü olduğunu ve bununla ilgili herhangi bir teknik düzenlemesi olduğuna dikkat çekti.

Boyalı maskelerde kullanılan kimyasal maddelere işaret eden Koçal, ''Solunum yolu ile bu maddeleri sürekli ciğerlerimize çekiyoruz. Henüz üzerine kesinleşmiş herhangi bir çalışma bulunmasa da özellikle çocuklarımız için boyalı bez maskeler tehdit oluşturuyor'' dedi.

Artık tezgahlarda bile maske satılmaya başlandığını ifade eden Koçal, ''Maskeler ile ilgili gerekli denetimlerin yapılması halk sağlığı açısından önem arz ediyor. Maskeler her yerde satılmamalı'' uyarısında bulundu.

ÇENE ALTINA İNDİRİLEN MASKELERE UYARI
Koçal, ayrıca çene altına indirilen maskelere dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
''Bazen yemek yerken ya da çay içerken maskeyi çene altına indiriyoruz. Maskenin çene altına indirilmesi maske dışında olası bulunan virüsleri solunum yolu ile vücudumuza alıyoruz. Çene altında kesinlikle maskeler tutulmamalıdır. Yemek yerken veya çay içerken maske tamamen çıkartılmalı ağız kısmından uzak tutulmalıdır''

Virüsün yayınlamasını önlemek için sağlıklı maskelerin kullanılmasının altını bir kez daha çizen Koçal, maskenin alım noktasında vatandaşlara yardım çağrısında bulundu. Koçal, ''Aksi taktirde maske uygulaması genel olarak beklenen sonucu vermeyecektir'' dedi.

22.10.2020, Tuğba Öztürk, NTV

30 Ekim 2020 Cuma

Tüketici Birliği Federasyonu’ndan “GELECEĞE BAĞIŞ” Çağrısı


Bu videoyu izlediğinize göre internet erişiminiz ve bir elektronik cihazınız var demektir.

Oysa bugün Türkiye’de, üç milyon çocuk ve gencimizin internete erişimi yok. Belki bir o kadarının da, cep telefonu ve bilgisayarı…

Biliyoruz ki, belirsiz bir süre daha eğitimi, öğretimi yüz yüze yapamayacağız. Uzaktan eğitimle kayıpları olabildiğince gidermeye çalışacağız.

Peki internete erişimi, uzaktan eğitim için gerekli donanımı olmayan çocuk ve gençlerimiz için ne yapacağız? Anayasal bir hak olan fırsat eşitliğini nasıl sağlayacağız?

Tüketici Birliği Federasyonu size sesleniyor:

Yaşadığımız bu olağanüstü dönemde, gelin toplumsal dayanışma gücümüzü harekete geçirelim;

Modeli eskidi diye bir kenara attığımız bilgisayarları, cep telefonları, laptopları elden geçirip çocuklarımıza, gençlerimize ulaştıralım.

İnternet erişimi olmayan öğrencilerimizin internet giderlerini üstlenelim.

Gelin, geleceğe bağış yapalım.

19.09.2020, Tüketici Birliği Federasyonu
https://www.tuketici.org.tr/tuketici-birligi-federasyonundan-gelecege-bagis-cagrisi/

Toplu ulaşım krizine çözüm önerisi


Pandemi sürecinde toplu ulaşım araçlarındaki yolcu kısıtlaması uygulamasının yol açtığı krizi değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “okul servisleri, toplu ulaşımda değerlendirilmelidir” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili şu açıklamayı yapmıştır:

İçişleri Bakanlığı tarafından 8 Eylül 2020 tarihinde valiliklere gönderilen genelge ile toplu ulaşımda; minibüs, midibüs ve otobüs gibi iç hacim bakımından fiziki mesafe kurallarının uygulanamayacak araçlarda ayakta yolcu alınması yasaklanmış, yine raylı sistem ve metrobüs gibi araçlarda da ayakta alınacak yolcu sayısının tespiti İl Umumi Hıfzısıhha Kurulu’nun kararına bırakılmıştır.

Bu genelge doğrultusunda, örneğin İstanbul İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu tarafından raylı sitemde ayakta yolcu kapasitesinin %50’si, metrobüslerde ise 1/3’ü kadar yolcu alınması karar bağlanmıştır.

Kuşkusuz İstanbul, Ankara, İzmir ve benzeri büyükşehirlerde normal zamanda da sorun oluşturan toplu ulaşım, pandemi mücadelesinde zorunlu olarak getirilen bu kısıtlamalar ile krize dönüşmektedir.

Yüzyüze eğitimin henüz başlamaması nedeniyle sadece İstanbul’da 20 bin, Türkiye genelinde 110 bin civarında öğrenci servisi boşta beklemektedir. Bu nedenle belediye yönetimlerince boşta bekleyen öğrenci servislerinin, toplu ulaşım talebinin yoğun olduğu sabah ve akşam saatlerinde, en azından ana arterlerde, belirlenmiş iki nokta arasında sefere çıkması sağlanmalıdır.

Böylelikle bir yandan krize dönüşen toplu ulaşıma destek sağlanmış olacak, diğer yandan da aylardır boşta bekleyen okul servis çalışanları için az da olsa, gelir temini söz konusu olacaktır.

Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan

15.09.2020, Tüketici Birliği Federasyonu

9 Ağustos 2020 Pazar

Faiz silme kampanyası başlatılsın vatandaş yükten kurtulsun

Corona virüsü (Covid-19) kaynaklı pandemi döneminde borçlarını ödeyemeyen vatandaşlar için devlet eli ve bankalar aracılığıyla yapılan destekler için uygulanan faiz oranları yeni yükler getirdi. Tüketici hakları savunucuları, hem bu yüklerin hafifletilmesi hem de borçların kabarmaması için tüm kurum ve kuruluşlarda faiz silme kampanyasının başlatılması tavsiyesinde bulunuyorlar.

Bankalar ile kurumlarca vadesi geçmiş kredi, kredi kartı ya da fatura borçları için talep edilen faiz oranları, yeni tip Corona virüsü (Covid-19) salgını nedeniyle zor günler geçiren işletmelerin ve vatandaşların ceplerinden daha fazla paranın çıkmasına yol açıyor.

Piyasa rahatlar
Milli dayanışma ruhunu açıkladığı 20 paketle ayakta tutan ekonomi yönetiminin ardından sıranın bankalara ve kamu hizmeti veren diğer kurumlara geldiğini dile getiren tüketici derneklerinin yetkilileri, ‘faiz silme kampanyası’ başlatılması çağrısı yapıyorlar. Aynı yetkililer, böyle bir adım atılması halinde kredi, kredi kartı veya fatura borçlarının ana paralarını ödeme imkânı olanlara büyük bir kolaylık sağlanacağını: hızlanacak nakit akışının ise piyasayı rahatlatacağını belirtiyorlar.

Tüketici tedirgin
Yeni Akit’e konuşan Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, salgın sürecinin mali sorunlara sebep olduğunu kaydederek, “Ne yazık ki pandeminin etkili olduğu aylarda vatandaşların bütçeleri altüst oldu. Toplumun büyük bölümü parasal sıkıntı yaşadı” dedi.

Borçluluk oranlarında artış görüldüğüne dikkati çeken Deniz, “Covid-19’un bunalttığı tüketicilerin imdadına devlet yetişti. Borçlar ötelendi. Merkez Bankası’nın devreye girmesiyle faiz oranları geriye geldi. Kamu ve banka alacakları noktasında olumlu bir ortam oluştu. Ancak yeni normale geçişin ardından posta kutuları kredi kartı ekstreleri ve faturalarıyla doldu. Doğal olarak tüketiciler tedirginliğe kapıldı” diye konuştu.

Kritik çağrı
Vatandaşları rahatlatacak bir adım atılması gerektiğinin altını çizen Deniz, şunları söyledi: “Mart, nisan ve mayıs dönemine ait kredi, kredi kartı, fatura borçları ile tüm kamu alacakları faizsiz ötelenmelidir. Vadesi geçen alacaklar için faiz uygulanmamalıdır. Bu bir Cumhurbaşkanı Kararnamesine bakar. Malum, finans kurumlarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) faiz oranlarıyla ilgili tavsiyelerine aldırış edilmedi. Burada bir kararname yayınlanması ya da kamu bankalarının ‘faiz silme kampanyaları’na start vermelerinde fayda görüyoruz. Bu hamleyi özel bankalar da görmezden gelmeyecek, kampanya yarışında geri kalmamak için ellerinden geleni yapacaklardır. Ve borçlarını ana parasını

Önemli öneri
Tüketici Hakları Derneği (THD) Genel Başkanı Turhan Çakar ise pandemi tehdidi tamamen bertaraf edilene, ekonomik durgunluk aşılana kadar kredi ile kredi kartı borçlarının ertelenmesi gerektiğini vurguladı. Çakar, ayrıca dar ve orta gelirlilerin faiz borçlarının silinmesi önerisini sundu. Covid-19’un ekonomik durgunluğa neden olduğunun altını çizen Çakar, “4-5 aydır önemli problemlerle karşı karşıyayız. Milyonlarca insan, işini gücünü kaybetti, kira veremez hata beslenemez duruma geldi. İnanın, kısa çalışma ödeneğinden (KÇÖ) faydalanamayan çok sayıda vatandaşımız var. Küçük esnafımız ise darboğazda. Bankalar ise kazançlarına kazanç kattılar. Ülkemiz ve halkımız için fedakârlıkta bulunmadılar ama bulunabilirler. Ülkemizin ve halkımızın lehine olacak uygulamalara start verebilirler” şeklinde konuştu.

TREPAŞ’tan örnek hizmet
Trakya’da vadesi geçmiş tüm elektrik fatura borçlarını 30 Temmuz 2020 mesai saati bitimine kadar nakit ödeyen müşterilerin tüm faiz borçları silindi. Covid-19 pandemisi ile mücadele sürecinde, Trakya bölgesindeki müşterilere destek olmak ve enerji hizmetlerinden kesintisiz yararlanmalarını sağlamak amacıyla TREPAŞ tarafından başlatılan ’Faiz Silme’ kampanyası için son bir haftaya girildiğini müşterilere duyuruldu. TREPAŞ, gerçekleştirdiği kampanya ile vadesi geçmiş fatura borçlarının, tek seferde nakit olarak ödenmesi durumunda oluşan tüm gecikme zammı tutarlarını, bir defaya mahsus olmak üzere tahsil etmedi. Müşteriler, sadece anapara borcunu ödeyerek borçlarını kapatmış oldu.

03.08.2020, Buğra Kardan,  Yeni Akit

21 Mayıs 2020 Perşembe

Deniz: “Pandemi kredisini gören var mı?”

Pandemi nedeniyle ekonomideki olumsuzluğu gidermek için açıklanan Ekonomiye İstikrar Kalkanı paketinde yer alana bireysel destek ihtiyaç kredisinin dağıtımıyla ilgili sorunlar olduğuna işaret eden Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; "Güzel bir proje olan pandemi kredisi maalesef hayal kırıklığına yol açtı" dedi.



20.05.2020, Artı TV, Haber Aktüel

20.05.2020, Tüketici Postası

Çetin Ünsalan Yazdı: “Kredilendiremediklerimiz”

Televizyonlarda reklamlar dönüyor; yetkililer arka arkaya açıklama yapıyor; her isteyenin krediye ulaştığını, bu süreçte yalnız bırakılmadığını dile getiriyor. Öncelikle şunu belirtmek lazım ki, özrü kabahatinden büyük bir durumla karşı karşıyayız.

Pandemi süreci içerisinde ekonomik olarak yaşanan ve yaşanacakların yeterince anlaşıldığı konusunda şüphelerim var. Bir ‘reklamları izlediniz’ havası içerisinde, yapılıp edilenden söz ediliyor ama, gerçek şu ki tek vaat edilen şey kredi.

Gerek reel sektör bazında, gerekse de bireysel anlamda, geliri kesilen insanların desteklenmesi yerine, borca batmış insanlara kredi havucu sunmak, bankacılık sisteminin de kendi rasyolarının bundan uzak olduğu gerçeğini görmemek ya bilgisizlik ya da aldatmacaya girer.

Öncelikle neden desteklenmeleri gerektiğini hatırlayalım. Çünkü insanlara ‘evde kal’ dedik. Aklı başında insanların da buna uyum gösterdiği, reel sektörün gıkını çıkarmadan sürece destek verdiği, bunun da sonuçta sağlıktaki başarıyı getirdiğini unutmamak gerekir. Ama siz, bir mücadele için evde kal dediğiniz insanlara, dünyadaki örneklerinde olduğu gibi yaşam maliyetlerini karşılayacak kaynağı aktarmazsanız, yeni bir sorun biriktirirsiniz.

Türkiye’de insanların zaten yeterince tasarruflarının olmadığını, reel sektörün tabir yerindeyse kılı kılına döndüğünü, hatta kazanılmamış paralar üzerinden vadelerle piyasanın kendi iç finansmanını sağladığını göz ardı edemezsiniz.

Peki hibe niteliğinde destekler verilmek yerine kredi olanaklarının sunulduğu söylendi de ne oldu? Reel sektörü temsil edenlerin söylediklerinin tersine, bu kredilere ulaşmak o kadar mümkün olmadı. Zira farklı sektörlerden aynı sesi duyuyorsak, ortada bir sorun var demektir.

Nitekim son olarak KOBİ’lere üretim yaptıran bir ilaç firmasının sahibi Ayşe Ünal, kimseye sesini duyuramadığı için sosyal medyasından ‘işte gerçekler’ diyerek yaşananları tek tek sıraladı ve sesine ses istedi. Anlattıkları, diğer iş insanlarının sohbet sırasında paylaştıklarıyla örtüşüyordu.

İşin reel sektör boyutu bu da, halkın ekonomisi farklı mı? Ne yazık ki hayır… Son olarak yoğun talep ve şikayetler üzerine bir açıklama yapan Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, kredi alamayan yurttaşların başvurularının yoğunlaştığını dile getirirken, bence açıklamasında kritik bir cümle kullandı.

Temel ihtiyaç desteği kapsamında 3 milyon 977 bin kişiye, 22 milyar 295 milyon TL’lık kredi verildiğine dair açıklamayı hatırlatan Federasyon Başkanı diyor ki: “Bakan Albayrak’ın açıklaması kamuoyunu bilgilendirmede önemli bir adım olmasına karşın eksiktir. Bu kredi için toplam başvuru sayısı ve başvurusu reddedilen kişi sayısının ne olduğunun da açıklanması gereklidir.”

Kaç kişinin başvurusunun, ne gerekçeyle reddedildiğini soruyor. Aslında bu tablo borca batık vatandaşın durumunu çok net ortaya koyacaktır. Ama bunun kişisel sır olduğu belirtilerek yok sayılan bir durumu var. Oysa istenen şahısların bireysel durumu değil, onlardan oluşan topluluğun genel durumuna dair istatistik. Yani kişisel bir sır söz konusu değil. Gelen başvurulardaki yakınmalar da çok dikkat çekici.

Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı’nın açıklamasında şu cümlelerle durum aktarılıyor: “…tüketicilerden gelen yakınmalarda; aradan haftalar geçmiş olmasına karşın kredi başvurusuna olumlu/olumsuz hiçbir yanıt verilmediği, krediyi kullanmak için kamuoyuna açıklanan koşulları taşıdığı halde başvurunun reddedildiği, reddedilme gerekçesinin tüketici ile paylaşılmadığı, koşulları taşımadığı halde birçok kişinin kredi başvurusunun olumlu sonuçlandığı, hatta aynı ailenin fertlerine ayrı ayrı kredi verildiği dile getirilmektedir…”

Sizce de cevaba muhtaç bir durum yok mu? Hatta 10 binlik başvurulara 3 bin TL, 25 bin TL’lik ticari kredilere 10 bin TL önerilen onlarca örneğin de olduğunu biliyoruz. Velhasıl kelam ortada bir sıkıntı olduğu belli. Bunun açıklamasının da yapılması gerekiyor. Hem reel sektör hem de vatandaş nezdinde aynı başlıklara dikkat çekiliyorsa, birinin da bunun izahatını yapması şart.

Elbette hepsi bir yana insanların yiyecek ekmek ya da ödeyecek fatura için krediye başvurmak zorunda kalmaları da ayrı bir utanç tablosu. Zira bu geleceğe yönelik olası gelirleri tüketmek ve bugünkü açmazı aşmak için, yarın ödeyemeyeceği veya ödemekte sıkıntı çekeceği borçların altına girmek, bütçelerin bir kez daha alt üst olma ihtimalini ortaya koymak demektir. Şüphesiz tahmin edeceğiniz gibi burada tek sıkıntıyı da borcu alan yaşamaz.

Ama siz insanları çaresiz bırakırsanız, onlar da ‘denize düşen yılana sarılır’ oynar. Peki burada bankalara kızmak gerekiyor mu? Bence dün için evet, ama bugün için hayır. Zira herkes bu krediler içinde büyük bir şüpheli alacak potansiyeli olduğunu görüyor. Kısacası ekonomi yönetimi kendi sağlamadığı desteği unutturmak için, zaten yakın geçmişte aşırı oranda zorladığı bankalara kredi pası atıp, onların da veremeyeceğini bilerek sorumluluktan kaçıyor.

Kredilendiremediklerimizi yaratırken daha önceki batıklara ister kredi alsınlar, isterse alamasınlar yeni sorunlar ekliyoruz. Sonuç mu? Yazık oluyor dolaylı vergilerle kazansın kazanmasın vergi vererek, aslında vergi rekortmeni olan bu insanlara…

20.05.2020, Çetin Ünsalan, Para Analiz

“pandemi kredisini gören var mı?”


Pandemi nedeniyle Ekonomik İstikrar Kalkanı uygulaması kapsamında yurttaşlara verileceği açıklanan bireysel temel ihtiyaç destek kredisini değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “kredinin dağıtımıyla ilgili tüketicilerden yoğun şekilde yakınma gelmektedir” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili şu açıklamayı yapmıştır:

Covid-19 nedeniyle ekonomide yaşanan olumsuzlukları bertaraf etme amacıyla Cumhurbaşkanı tarafından, 18 Mart 2020 tarihinde, Ekonomik İstikrar Kalkanı paketi açıklanmış; bu kapsamda kamu bankaları olan Ziraat Bankası, Halk Bankası, Vakıflar Bankası aracılığı ile 3-10 bin TL., ilk altı ayı ödemesiz, yüzde 0,49 faizle bireysel temel ihtiyaç destek kredisi verileceği kamuoyuna duyurulmuştur.

Kredinin verilmesine yönelik olarak Tüketici Birliği Federasyonu’na ulaşan yakınmalar üzerine, 24 Nisan 2020 tarihinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bilgi edinme yasası kapsamında başvuru yapılarak;

1-23.04.2020 tarihine kadar yapılan başvuru sayısı nedir?
2-Bu başvuruların kaç adedi kabul edilerek kredi verilmiştir?
3-Başvurusu reddedilen kişi sayısı kaçtır?
4-Başvurusu kabul edilenlere verilen toplam kredi miktarı nedir?

soruları yöneltilmiş, ancak bilgi edinme istemimiz “bankacılık yasası, müşteri sırrı” gerekçe gösterilerek yanıtlanmamıştır.

Bilgi edinme başvurumuzun Hazine ve Maliye Bakanlığı’na gönderilmesinden bir gün sonra, Bakan Berat Albayrak tarafından kamuoyuna açıklama yapılarak; temel ihtiyaç desteği kapsamında 3 milyon 977 bin kişiye, 22 milyar 295 milyon TL. lık kredi verildiği açıklanmıştır.

Bakan Albayrak’ın açıklaması kamuoyunu bilgilendirmede önemli bir adım olmasına karşın eksiktir. Bu kredi için toplam başvuru sayısı ve başvurusu reddedilen kişi sayısının ne olduğunun da açıklanması gereklidir.

Çünkü tüketicilerden gelen yakınmalarda; aradan haftalar geçmiş olmasına karşın kredi başvurusuna olumlu/olumsuz hiçbir yanıt verilmediği, krediyi kullanmak için kamuoyuna açıklanan koşulları taşıdığı halde başvurunun reddedildiği, reddedilme gerekçesinin tüketici ile paylaşılmadığı, koşulları taşımadığı halde birçok kişinin kredi başvurusunun olumlu sonuçlandığı, hatta aynı ailenin fertlerine ayrı ayrı kredi verildiği dile getirilmektedir.

Ekonomik İstikrar Kalkanı paketinin açıklanmasından bugüne 60 gün süre geçmiş olmasına karşın;
-Kamuoyuna duyurulan birçok destekleyici uygulamanın sadece sözde kaldığı,
-Elektrik, su, doğalgaz, iletişim, kira ve banka ödemelerinin faizsiz ötelenerek toplumun ekonomik sürdürülebilirliğinin sağlanması yönünde hiçbir somut adım atılmadığı,
-Bireysel temel ihtiyaç destek kredisi uygulamasının hedefine ulaşmadığı, kredinin verilmesiyle ilgili adil olmayan uygulamaların yapıldığına ilişkin kamuoyunda genel bir düşüncenin olduğu,
-Bireysel temel ihtiyaç destek kredisi uygulamasının toplumda hayal kırıklığı oluşturduğu gözlenmektedir.

Covid-19 ekonomiyi derinden ve olumsuz şekilde etkilemiş ve etkilemeye devam etmektedir. Toplumun pandemi sonrasına erişebilmesi için sağlığının yanı sıra ekonomik sürdürülebilirliğinin de güvence altına alınması gereklidir.

Bu nedenle ve öncelikle siyasi iktidarın, toplumun ekonomik olarak desteklenmesine ilişkin uygulamalarını gözden geçirmesini, özellikle yoğun yakınmaya neden olan bireysel temel ihtiyaç destek kredisi ile ilgili olarak kamuoyunu şeffaflık ilkesine uygun şekilde bilgilendirmesi gerekmektedir.

Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan


Bankalar ölü taklidi yapıyorlar…

Bankalar ölü taklidi yapıyorlar…
Yaşanan pandemi sürecinde, bankalar toplumsal dayanışmaya destek vermiyorlar.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, Yeliz Şenyerli’ye anlatıyor.

22.04.2020, Bengü Türk TV., Ekonomide Gündem




03.05.2020, Tüketici Birliği Federasyonu

1 Mayıs 2020 Cuma

Banka, e-ticaret ve ‘net’e şikayet yağdı

Koronavirüsle mücadele süreci tüketici şikayetlerini de etkiledi. İlk günlerde turizm ve özel okul konusunda yoğunlaşan şikayetler, son dönemde bankacılık, iletişim ve sanal satışta artış gösterdi.

Tüketiciler Birliği Federasyonu (TBF) Başkanı Mehmet Bülent Deniz, koronavirüs salgını döneminde, kredi ve kredi kartı ödemelerinin faizsiz ötelenmesi beklentisinin karşılanmayarak, bankaların öteleme için fahiş faiz hesaplamasının, en tüketici sorunu olarak öne çıktığını söyledi.

Deniz, “Mart ayı başından itibaren erken rezervasyon, uçak bileti ücret iadesi, özel okul taksitleriyle servis ve yemek ücretlerinin iadesi, internette hizmet kalitesinin düşmesi veya hizmetin verilmemesi konularında tüketici mağduriyetleri yoğunlaştı” dedi.

İki haftadır değişti
Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Başkanı Aziz Koçal da, tüketicilerden en çok sözleşmelerle ilgili şikayet geldiğini belirterek, şunları söyledi:

“İnternette yetersiz servis ve altyapı şikayetleri, abonelik sorunları, faturalarda haksız fiyat farkı, taahhütlerden cayma sorunlarından şikayet arttı. Uygulamaya konan tedbirler başladığında yoğun şekilde, özel okul, yurt, düğün salonu, ve servislerden şikayet geldi. İki haftadır internet üzerinden yapılan alışverişlerden yoğun şikayet geliyor. Sosyal medyada ünlü markaların ürünleri üzerinden oluşturulan linklerle sahte satış yapılıyor.”

Dosyalar yığılıyor
Bu süreçte tüketici sorunlarının çözümünün zorlaştığını kaydeden Koçal, şöyle konuştu:

“Alınan tedbirler çerçevesinde oluşan mağduriyetler var, bunların birçoğu mücbir sebep nedeniyle. Bu sorunların başında özel okullar, yurtlar, servisler, kreşler geliyor. Tüketici sözleşme imzaladı diye almadığı ya da eksik aldığı hizmetin bedelini ödemek zorunda kalabilmekte. Tüketici hakem heyetlerinde dosyalar yığılmaya başlayacak. Hakem heyeti toplantıları da durduruldu. Şu anda hiçbir sorunun çözümü mümkün değil.”

Maske şikayeti arttı
Tüketici Başvuru Merkezi Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu da, “Koronavirüs sürecinde tüketiciler en çok ekonomik destek taleplerine cevap verilmemesi, faturalarda artış, salgından korunmak için ihtiyaç duyulan maske, eldiven, dezenfektan, kolonya ve bazı temel gıda fiyatlarındaki artışlardan şikâyette bulundu. Maske satışının yasaklanması ve devlet eliyle maske dağıtılacağının açıklanmasına karşın vatandaşın bir bölümüne maske ulaştırılamamış olması da yoğun şikâyete yol açtı” dedi.

E-ticaret arttı, sorunlar da çoğaldı
Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER) Başkanı Deniz Öner, tüketici şikayetlerde taahhütlü aboneliklerin başı çektiğini kaydederek, “Banka kredileriyle ilgili şikayetler çok arttı. Kredi almakta sorun yaşayanlar çok. Fahiş ve haksız fiyat artışları nedeniyle, internetten alışverişte yoğunluk nedeniyle şikayetler var. Servis ve kurulumla ilgili şikayetler var. Kargo hizmetlerinde gecikme olabiliyor” dedi.

‘Bu dönemde üst kurullara başvurun’
Tüketici hakem heyetlerinin 30 Nisan’a kadar dondurulduğunu kaydeden Deniz Öner, şunları söyledi:
“Tüketici şikayeti gelse de toplantı yapamıyoruz. Tüketiciler bu süreçte ilgili en üst kuruma başvursun. Sigortayla ilgili BDDK Tahkim Kurulu’na, internetle ilgili BTK’ya yazsınlar. e-Devlet üzerinden TÜBİS sistemi var. Turizmle ilgili TÜRSAB’a başvurabilirler. CİMER’e yazabilirler. 175’i arayabilirler.”

28.04.2020, Hanife Baş, Milliyet

18 Nisan 2020 Cumartesi

Marketlerden satın aldığınız ürünler böyleyse şikayet edin!

Corona virüs tedbirleri kapsamında marketlerde sebze ve meyveler artık poşetlenerek satışa sunuluyor. Poşetin içindeki ürün görünmediği için bazı kişiler arasına çürük karıştırıyor. Böyle bir durumda ise Alo 175 hattını arayarak şikayet edilmesi gerekiyor.

Bazı kişiler poşet içinde satışa sunma uygulamasını fırsata çeviriyor ve poşetin içindeki sebze ve meyveler görünmediği için içine bozuk ürün karıştırıyor. Bu durumda ise Alo 175 hattını arayarak şikayet edilmesi gerekiyor.

TÜKETİCİ PARASININ KARŞILIĞINI ALAMIYOR
Son günlerde bazı marketlerin poşetlenen meyve ve sebzelerin arasına çürük ve bozulmuş mal kattığı yönünde şikayetler aldıklarını belirten Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Bazı kişiler uygulamayı fırsata çeviriyor. Tüketici parasının karşılığını alamıyor” dedi.

ŞİKAYET EDİN
Deniz, şöyle devam etti: “Kasada parasını ödeyip eve geldikten sonra durumu farkeden tüketicilerin, sosyal izolasyon ortamında çürük çıkan bir elma, kullanılamaz durumdaki iki patlıcan için tekrar markete gitmeyeceğini hesaplayan bu firmalar, tüketiciye ve koronayla mücadele eden ülkemize kötülük yapmaktadır. Tüketicimiz, fırsatçıları Ticaret Bakanlığı’nın Alo 175 hattını arayarak şikayet etmeli.”

08.04.2020, 

TBF'den koronavirüs fırsatçılarına tepki

TBF Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz: - "Bazı marketlerin poşet içine çürük, bozulmuş, tüketilemez durumdaki meyve ve sebzeyi koydukları gözlenmektedir"  "Ülke olarak el ele vererek yürüttüğümüz bu mücadelede toplumsal dayanışma içinde olmak, üreticinin, satıcının, tüketicinin bu zor dönemde birbirlerine destek olmaları gerekmektedir" 

"Poşetlenmiş olarak satılan sebze meyvenin içine çürük ve kullanılamaz durumdaki ürünleri sokuşturmak, bu olağanüstü dönemde affedilemeyecek nitelikte fırsatçılık ve ahlaki düşüklüktür"

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, yen tip koronavirüse (Kovid-19) karşı alınan önlemler kapsamında poşetlenen meyve ve sebzelerin arasına çürük mal katan bazı marketlere tepki gösterdi.

Deniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, koronavirüs ile mücadele kapsamında marketlerde sebze ve meyvenin poşetlenmiş olarak satışa sunulduğunu belirterek, "Bu uygulamada bazı marketlerin poşet içine çürük, bozulmuş, tüketilemez durumdaki meyve ve sebzeyi koydukları gözlenmektedir." dedi.

Son günlerde bu konuda sık sık şikayetler aldıklarını anlatan Deniz, bazı kişilerin bu uygulamayı fırsata çevirdiğini söyledi.

Olağanüstü bir dönemden geçildiğini vurgulayan Deniz, "Tüketicinin sağlığının korunması için uygulamaya geçirilen poşette sebze meyve satışının, bazı marketler tarafından kötüye kullanılması nedeniyle amaca hizmet etmemekte, en önemlisi tüketici parasının karşılığını alamamaktadır." değerlendirmesini yaptı.

Deniz, şunları kaydetti:
"Ülke olarak el ele vererek yürüttüğümüz bu mücadelede toplumsal dayanışma içinde olmak, üreticinin, satıcının, tüketicinin bu zor dönemde birbirlerine destek olmaları gerekmektedir. Tüketici cephesinden, birçok iş yeri kapanmış ve dolayısıyla lüks tüketim azalmış olsa da gıda, hijyenik ve medikal ürünler başta olmak üzere bir çok tüketim unsurunda tüketicinin tüketimi azaltma eğiliminde olmadığı gözlenmektedir. Sanılanın aksine, tüketicinin talebi kesmemiş olması, ekonominin sürdürülebilirliği ve piyasaların kapanmaması adına çok önemli bir destektir."

"Fırsatçıları ifşa edin"
Deniz, tüketicinin bu olumlu yaklaşımının üretici ve satıcılar tarafından da görülmesi ve desteklenmesi gerektiğini aktararak, şöyle devam etti:
"Poşetlenmiş olarak satılan sebze meyvenin içine çürük ve kullanılamaz durumdaki ürünleri sokuşturmak, bu olağanüstü dönemde affedilemeyecek nitelikte fırsatçılık ve ahlaki düşüklüktür. Kasada parasını ödeyip eve geldikten sonra durumu farkeden tüketicilerin, sosyal izolasyon ortamında çürük çıkan bir elma, kullanılamaz durumdaki iki patlıcan için tekrar markete gitmeyeceğinin hesabını yapan bu firmalar, tüketiciye ve bu mücadeleyi her alanda başarı ile yürüten ülkemize kötülük yapmaktadırlar."

Bu tür satıcıları kınayan Deniz, bu durumla karşılaşan tüketicilerin ellerindeki sosyal medya silahını kullanarak fırsatçılığı ifşa etmelerinin yanında, Ticaret Bakanlığının "Alo Tüketici Hattı"na durumu bildirmelerini önerdi.

07.04.2020, Mehmet Ali Derdiyok (AA), Yeni Akit,

29 Mart 2020 Pazar

Bankalar toplumsal dayanışmanın içinde yer almıyorlar

Corona ile savaşta #evdekal çağrısına uyan tüketicilerin bankalarla sorunu devam ediyor.

Bankalar ödeme ötelemesinde ayak sürüyor ve fahiş faizler talep ediyorlar.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz yaşanan sorunu Ulusal Kanal’a anlatıyor. 

26.03.2020, Ulusal Kanal, Can Karadut ile Günaydın Türkiye




Tüketici Birliği Federasyonu: Tüm kredi ve kredi kartı ödemelerini faizsiz öteleyin

Federasyon, bankalardan "kredi ve kredi kartı ödemelerini faizsiz öteleme" talep etti.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle çeşitli tedbirler alan bankalara, "Hangi nitelikte olursa olsun tüm kredi ve kredi kartı ödemelerini faizsiz öteleyin" çağrısında bulundu.

Deniz, yaptığı yazılı açıklamada, yaşanan pandemi nedeniyle, federasyon olarak, "ödemeleri öteleme" açıklaması yapan bankaların uygulamaları üzerinde yaptıkları araştırma sonuncunda bazı tespitlere ulaştıklarını belirtti.

Ülkede milyonlarca tüketicinin bankalara, kredi kartı, taşıt, konut ve bireysel kredi ödemesi bulunduğunu hatırlatan Deniz, şöyle devam etti:

Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan ekonomik istikrar kalkanı paketi ve ekonomi yönetiminin bankalara ilişkin beklenti ve tavsiyelerine karşın borç ötelemesi yapacağını duyuran bankaların, öteleme işlemine faiz uygulamasının, tüketici açısından hiçbir yararı bulunmamaktadır.

Deniz, bu dönemde toplumsal dayanışmanın gereğinin tüm sektörlerce yerine getirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Hangi nitelikte olursa olsun tüm kredi ve kredi kartı ödemelerini faizsiz öteleyin. Yapılması gereken budur" ifadesini kullandı.

25.03.2020, Independent Türkçe,

Kişisel OHAL ilanı dalga dalga yayılıyor…

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, #corona ile savaşta herkesin kişisel OHAL’ini ilan ederek, #evdekal çağrısı yaptı.

Geleceğimizi tehdit eden bu hastalıkla mücadeleden en az kayıpla çıkabilmek için hepimiz bu çağrıya uyuyoruz. Ancak evde kalarak ödemeleri nasıl yapacağız?

Tüketici Birliği Federasyonu 14 Mart 2020’de bir kampanya başlattı; #hayatdevametsindiye

Ne diyorduk?
#hayatdevametsindiye banka, elektrik, su, doğalgaz, iletişim ve kira ödemeleri faizsiz üç ay ötelensin.

Alınan kimi ekonomik önlemlere karşın özellikle bankalar cephesinde tüketiciyi ayakta tutacak hiçbir gelişme yaşanmıyor. Krediler, kredi kartları ve faturaların ödeme günleri geldi, çattı.

Yaşanan bu olumsuzluk üzerine Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın çağrısına uydu ve kişisel OHAL’ini ilân ederek; banka, elektrik, su, doğalgaz, iletişim ve kira ödemelerini faizsiz 3 ay ötelediğini kamuoyuna duyurdu.

Deniz’in bu duyurusunun ardından ülkemizin dört bir yanından, yurttaşlar benzeri videolara çekerek kişisel OHAL ilân ettiklerini sosyal medyada paylaşmaya başladılar. Bu paylaşımları youtube’da Tüketici TV. kanalında topladık.


Tüketici Birliği Federasyonu, özellikle bankaların bu dönemde dahi para kazanmaya yönelik tutumlarının önüne geçmek, #evdekal çağrısına uyan yurttaşların ayakta kalmaları ve ekonomik sürdürülebilirliğini sağlayacak önlemlerin gecikmeden alınması için alınması için konuyu gündemde tutmaya devam ediyor.

Siz de, #hayatdevametsindiye #evdekal çağrısına uyup #kisiselOHALilanı yapabilirsiniz.
Bunun için şu metni;

Ad soyad, yaşadığımız yer 
Yaşadığımız corona virüs salgını nedeniyle yetkililerimizin talimatı doğrultusunda evden dışarı çıkmıyorum. 
Yine Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca’nın önerisiyle kişisel olağanüstü halimi ilan ediyorum. 
Evden dışarı çıkmayacağım, işe gitmeyeceğim, para kazanmayacağım. 
Bu nedenle bankalara olan borçlarımı, kiramı ve fatura ödemelerimi faizsiz 3 ay ertelediğimi kamuoyuna saygılarımla duyururum.

cep telefonunuzun kamerasını kullanarak videoya çekebilir, videonuzu sosyal medyanızda;
twitter’da @tuketicigundemi
facebook’ta @tuketicifederasyonu etiketiyle paylaşabilir veya eposta ile info@tuketici.org.tr adresine gönderebilirsiniz.

#hayatdevametsin diye bu çağrımıza desteklerinizi bekliyoruz.

Biz bu savaşı kazanacağız, çünkü biz Türkiye’yiz…

29.03.2020, Tüketici Birliği Federasyonu

Bütün bankalar kredi ve kart ödemelerini ertelesin

Günlerdir yapılan çağrılar sonuç verdi. Kamu bankaları kredi geri ödemeleri için yeni önlemler almaya başladı. Ziraat Bankası, virüs salgınına ilişkin önlemler çerçevesinde 31 Mart'ta ödenmesi gereken kredi ödemelerini erteledi.

Ziraat Bankası'ndan yapılan duyuruda ötelemenin hem bireysel hem kurumsal müşterileri kapsadığı görüldü.

İSTİHDAM AZALTMAYIN!
Banka, maaş ödemelerini banka üzerinden yapan firmalara istihdamlarını azaltmamaları kaydıyla, önümüzdeki üç aylık personel maaş gideri kadar ilave limit imkanı verilmesini kararlaştırdı. Banka çek ödemeleri için de ilave kredi limiti tahsis edeceğini duyurdu. Ziraat Bankası ile birlikte Vakıfbank ve Halkbank da harekete geçti. İki kamu bankası da benzer kararlar alarak ödeme zincirinin kırılmaması için ilk adımı atmış oldular. Esnafın talep etmesi halinde nisan, mayıs ve hazirandaki ödemelerini faizsiz üç ay erteleyeceğini bildiren Halkbank, "Müşteriler, altı aya kadar ödemesiz dönemle kredilerini uygun vadeli yapılandırabilecek. Ödemesiz dönem, turizm gibi dönemsel faaliyeti olan sektörlerde 12 aya kadar uzatılabilecek" açıklaması yaptı.

VakıfBank'ın dokuz madedelik açıklamasında, "Bireysel kredi ihtiyacı olan vatandaşların kredi talepleri, VakıfBank Mobil, internet bankacılığı ve Sky Limitler üzerinden sağlanarak salgın riskine maruz bırakılmayacak. Bireysel kredi müşterilerinin taksit, kredi kartı ödemeleri üç aya kadar ötelenebilecek" imkanı yer aldı.

İLK ADIM İŞ BANKASI'NDAN
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, kamu bankalarının devreye aldığı müşteri destek paketi uygulamalarına özel bankaların da eşlik edeceğine inandığını ifade etti. Kamu bankalarının elini taşın altına koymasının hemen ardından ilk adım Türkiye İş Bankası'ndan geldi. Ülkemizin en büyük özel bankalarından olan İş Bankası'ndan yapılan açıklamada, "Müşterilerin 30 Nisan’a kadar anapara, faiz, taksit ödemelerinin 30 Haziran’a kadar ötelenmesine imkan verilecek" denildi. Vakıf Katılım ve Akbank da kredileri öteleme kararı aldı. Öte yandan birçok diğer özel bankanın da benzer adımlar atmak için hazırlık yaptığı bildirildi. Ayrıca birçok banka müşterilerinin ATM'lerden çekebilecekleri limitleri artırarak, güvenlik nedeniyle şube mesai saatlerini 12.00-17.00 ile sınırlandırdı.

ESNAF VE TÜKETİCİDEN ÇAĞRI
Kamu bankalarının devreye girmesinin ardından esnaftan çağrı geldi. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, özel bankaların da devletin üç bankasını örnek alarak kredi alacaklarını ertelemesini istedi. Bir kriz yaşandığını ifade eden Tüketici Hakları Derneği Başkanı Genel Başkanı Turhan Çakar da Aydınlık'a yaptığı değerlendirmede, özel bankaların da kamu bankaları gibi kredi ödemelerini ertelemesinin bir zorunluluk haline geldiğini söyledi.

'FATURALAR DA ERTELENMELİ'
Aydınlık'a konuşan Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Av. Mehmet Bülent Deniz, TBF olarak "#hayatdevametsindiye" bir kampanya başlattıklarını anımsattı. Deniz, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “herkes kişisel OHAL ilan etsin” çağrısına uyarak, banka, elektrik, su, doğalgaz, iletişim faturalarını ödemeyeceğini belirterek, kişisel OHAL’ini ilan ettiğini duyurdu. "Bu duyurunun sosyal medyada yayılması üzerine yurdun değişik illerinden vatandaşlar da videolar paylaşarak üç ay boyunca ödeme yapmayacağını dile getirdiler" diyen TBF Başkanı Deniz, şunları söyledi: "Ziraat, Halk ve Vakıfbank’ın uygulamaya koyduğu ödemelerin ertelenmesi ve diğer kolaylıklar sağlanması yönündeki karar, vatandaşın talebinin karşılık bulmaya başladığını göstermektedir. Ancak Türkiye Bankalar Birliği’nin aldığı tavsiye kararı doğrultusunda, özel bankaların da her türlü kredi, kredi kartı ödemelerini faizsiz üç ay ötelemesi gereklidir. Öte yandan şu anda yaşam için zorunlu olan elektrik, su, doğalgaz ve iletişim faturalarının ödemeleri de aynı şekilde faizsiz üç ay ötelenmeli, bu kalemlerden alınan vergiler geçici süreyle yüzde 1’e düşürülmelidir. Yine gıda, temizlik, hijyen ve medikal ürünlerden alınan vergilerin de aynı şekilde yüzde 1’e düşürülmesi gereklidir."

24.03.2020, Aydınlık

İşte Kanun Maddesi: Elektrik ve doğal gaz faturaları faizsiz ertelenebilir…

Koronavirüsle mücadele kapsamında, binlerce insan ya işsiz kaldı ya da işine ara vermek zorunda. Ancak, bu insanlar için elektrik ve doğal gaz faturaları ödemek yük olmaya başladı. Çünkü, düzenli gelirleri kesildi ya da azaldı.

MÜCBİR SEBEP: İŞTE KANUN MADDESİ
Mücbir Sebep durumlarında elektrik ve doğal gaz faturaları ertelenebiliyor. İşte o kanun ve kanun maddesi…
BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (Kanun No. 7226, Kabul Tarihi: 25/3/2020)









DENİZ: FAİZSİZ ERTELENEBİLİR
Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Başkanı Avukat Bülent Deniz konuya açıklık getirdi: ‘Tüketici Birliği Federasyonu'nun kampanyası sonuç vermeye devam ediyor. Bu kanun ile tüketicinin elektrik ve doğal gaz gibi yaşamsal harcama kalemlerinin ödenmesi faizsiz ertelenmektedir. Aynı uygulamanın su ve iletişim faturalarında da olması gerekiyor. Bu konudaki talebimiz ısrarla devam etmektedir’

26.03.2020, Tüketici TV.

“Tüketicinin Kalkanı Yok”

Corona virüs ile savaşta bankaların uygulamalarını değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “bankalar da bizimle aynı gemide olduklarını unutmamalıdırlar” dedi. 

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili şu açıklamayı yapmıştır:

Yaşanan pandemi nedeniyle Tüketici Birliği Federasyonu tarafından “ödemeleri öteleme” açıklaması yapan bankaların uygulamaları üzerinde yapılan çalışmada şu tespitlere ulaşılmıştır:

1-Bazı bankalar tarafından hangi nitelikte olursa olsun, kredi kartı veya kredi ödemelerinin ötelenmesinde, faiz uygulanacağı, yeni ödeme tablosunun oluşturulacağı yanıtı verilmektedir.

2-Diğer bir kısım bankalar tarafından ödeme öteleme konusunda hazırlıkların sürdürüldüğü ve şu an için yapılacak bir işlem olmadığı belirtilmektedir.

3-Pandemi nedeniyle fiziki bankacılık uygulamasında kısıtlamaya gidilmesi, mesai saatlerinin ve şubeye girişlerin azaltılması uygulamasına karşın, bazı bankalarca ödemeyi öteleme işlemi için tüketicilerin şubeye gelmeleri istenmektedir.

Bilindiği gibi pandemi ile savaşta, alınması zorunlu önlemler nedeniyle işyerleri tatil edilmekte, işten çıkarma haberleri gelmekte, kimi temel ihtiyaç kalemlerinin fiyatlarında da beklenmedik yükselişler yaşanmaktadır. Bu durum bireylerin ekonomik devamlılığını tehdit eder duruma gelmiştir. Dünyanın yaşadığı olağanüstü durum nedeniyle birçok ülke yönetimi, toplumun ekonomik devamlılığını sağlamak için fonlarını harekete geçirerek, tüketicinin ayakta kalmasını sağlamaya çalışmaktadır.

Ülkemizde milyonlarca tüketicinin bankalara; kredi kartı, taşıt, konut ve bireysel kredi ödemesi bulunmaktadır. Hane halkı borçluluğu da, diğer ülkelere göre daha yüksektir.

Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan ekonomik istikrar kalkanı paketi ve ekonomi yönetiminin bankalara ilişkin beklenti ve tavsiyelerine karşın borç ötelemesi yapacağını duyuran bankaların, öteleme işlemine faiz uygulamasının tüketici açısından hiçbir yararı bulunmamaktadır.

Bankacılık sektörü yüksek orandaki kârlılıklarına karşın, toplumsal dayanışmanın en gerekli olduğu zamanda, kârlarının bir kısmından vazgeçmeyerek, faiz almak suretiyle ödemeleri kaydırmakla yetinmektedir. Aynı gemide olmak bu değildir.

“Ödeme öteleme” uygulaması yapacağını açıklayan ve faiz yürüten bankalar ile henüz ödeme ötelemesi yapmayı tercih etmemiş bankalara sesleniyoruz;
“İçinde bulunduğumuz olağanüstü koşullar nedeniyle toplumsal dayanışma içinde olmanız gereken yeri alın, hangi nitelikte olursa olsun tüm kredi ve kredi kartı ödemelerini faizsiz öteleyin. Yapılması gereken budur, siz de biliyorsunuz ki; tüketici iflas ederse, para satacak kimse bulamazsınız.”

Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan

25.03.2020, Tüketici Birliği Federasyonu