buğra kardan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
buğra kardan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Kasım 2020 Cuma

Tüketicilere önemli uyarı! Efsane Cuma kandırmacasına dikkatli yaklaşın


Sahte indirim kampanyaları tepkilerin odağında. Aldatıcı kampanyalara itibar edilmemesi gerektiğinin altını çizen tüketici hakları savunucularından da vatandaşlara sürekli “Ambarlarda veya depolarda kalan ürünleri pahalıdan satın almayın” ikazı geliyor.

Yılın son aylarında artan indirim hileleri pek çok şikâyete konu oluyor. Bu hileleri fark edip küplere binen tüketiciler tarafından sosyal medyadan “Dolandırıcılar devrede” ve “İndirimle değil, bindirimle karşı karşıyayız” paylaşımlarında bulunuluyor.

Yakınmalar artıyor
Tüketici derneklerinin yetkilileri ise her platformda indirim oyunlarıyla ilgili yakınmaların arttığına işaret ediyorlar. Yetkililer, ilgili birimleri yakınmalara kulak vermeye ve ilave önlemler almaya çağırıyorlar.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz de Yeni Akit’e yaptığı açıklamada sahte kampanyalara itibar edilmemesi gerektiğini belirtti. Deniz, “İndirim palavralarına kanılmamalı. Bu yalanlarla ambarlarda veya depolarda kalan ürünleri satmanın, elden çıkarmanın amaçlandığı unutulmamalı” dedi.

Ahlaksız çok
Tüketicileri dikkatli olmaya davet eden Deniz, “Ne yazık ki normalde 50 liradan satışa sunulan bir ürünü ‘Kampanya öncesi fiyatı 80 lira’ yalanını ortaya atıp 60 liradan vitrine çıkaran ahlaksızlar var. Bu ahlaksızlar Alo 175‘e şikâyet edilmeli” diye konuştu.

Kritik ikaz
Deniz, mağazalarda ve vitrinlerde yer alan ‘Yüzde 80 indirim’ ya da ‘İki al bir öde’ yazılarına şüpheyle bakılması gerektiğini dile getirdi. Ayrıca “Örneğin bir tekno markette indirimli olarak lanse edilen ve 70-80 liradan satışa sunulan bir ürün tercih edilmemelidir. Bu ürünün yakında modasının geçeceği, 2021 başlarında 10-20 liradan fiyatlanacağı bilinmelidir” şeklinde konuştu.

Bilinçli tüketimin önemini vurgulayan Deniz, “İsraftan kaçınılmalıdır. Gereksinim duyulan ürün satın alınmalıdır. Ürünün fiyatı kadar kullanışlı ve kaliteli olup olmadığına da bakılmalıdır” diye ekledi.

Fiyat araştırması yapın
Tüketici Başvuru Merkezi Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu ise yalancı indirimlere ve yanıltıcı reklamlara inanmamak gerektiğinin altını çizdi. Ağaoğlu, “Art niyetli satıcılarca hemen her hafta ‘Süper İndirim’ yahut ‘Efsane Cuma’ başlıklı kampanyalar ilan ediliyor. Ne yazık ki bu kampanyalarla indirim değil, bindirimden indirim yapılıyor” ifadelerini kullandı.

Denetimler yaygınlaşıyor
Sahte indirimler uygulayanlara ağır yaptırımlar uygulandığını hatırlatan Ağaoğlu, “Şükür ki denetimler artmış, yaygınlaşmış durumda. Reklam Kurulu aktif. Kurul, tüketicilerden gelen ihbarları tek tek ele alıyor ve yanıltıcı reklamlar yayınlayanların ya da sanal kampanyalara start verenlerin canlarını yakıyor” dedi. Kamu kurumlarınca ürün ve fiyat kontrollerine de ağırlık verildiğini anlatan Ağaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Vurguncuların ceplere el atmalarını, halkı yolmalarını önlemek için gerekli her adım atılıyor, atılmalıdır. Tabii tüketiciler de ihtiyatlı olmalıdırlar. İndirimli pantolonların, sweatshirtlerin, ayakkabıların, telefonların, tabletlerin fiyatlarını ve muadillerinin bedellerini araştırmalıdırlar.”

15.11.2020, Buğra Kardan, Yeni Akit

6 Kasım 2020 Cuma

Hakem heyetleri mağduriyetleri bir bir gideriyor! Tüketicinin ‘güven’ kapısı


Taklit, tağşiş ve indirim adı altında tüketiciler mağdur edilirken, hakem heyetleri, yüz binlerce tüketicinin derdine deva oluyor. Bu durum kamuoyunca memnuniyetle karşılanıyor ve “Bireylerin, menfaatlerini koruyup kollamaları art niyetli firmaların hilelerini boşa çıkarıyor. Mağduriyetleri ise gideriyor” şeklinde yorumlanıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı, taklit, tağşiş yapıldığı veya ilaç etken maddesi ilave edildiği tespit edilen toplam 91 firmaya ait 113 parti ürünü kamuoyuyla paylaşırken, yüzde 70 hatta yüzde 80’lere varan indirim kampanyaları adı altında tüketiciler mağdur ediliyor. Fiyat hileleri ve ayıplı ürünlerle karşı karşıya kalan tüketiciler, hakem heyetlerine başvuruyor. Hummalı bir çalışma yürüten, hemen her başvuruyu seri şekilde ele alan heyetler takdir topluyor.

Önemli görevler görüyorlar
Tüketici avukatları, hakem heyetlerince yüzde 60-70 oranında şikâyetçilerin lehine karar verildiğine işaret ediyor. Avukatlar, ayrıca heyetler tarafından önemli görevler görüldüğüne ve fiyat oyunu ile ayıplı ürün vakalarının aşağı çekildiğini belirtiyor.

Hakkınızı yedirmeyin
Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz de Yeni Akit’e yaptığı açıklamada hakem heyetlerinin kararlarının bağlayıcı olduğunu dile getirdi. Heyetlerin kararlarının uygulamaktan kaçınılamayacağını vurguladı. Deniz, tüketicilere de şöyle seslendi: “Hakkınızı yedirmeyin. Fahiş fiyat artışlarına gidenleri, yalancı indirimler yapanları, ayıplı ürünler satanları mutlaka ve mutlaka hakem heyetlerine bildirin. Başvuruların kolayca ve süratle yapıldığını, şikâyet dilekçelerinin elden ya da e-Devlet’ten verilebileceğini bilin. Kararların belirlenen takvime uygun olarak, 3-5 ayda alındığını unutmayın.” Hakem heyetlerinin her 10 şikâyetten 6’sını haklı bulduğunu kaydeden Deniz, şu ifadeleri kullandı:

Planlı ve iyi çalışılıyor
“Tüketicilerin bu makama yönelmelerinde, gitmelerinde fayda var. Gelinen aşamada kargolar, gıda ürünleri ve mobil telefonlar ile tabletler hakkında pek çok dilekçe verildiği görülüyor. Ki bu doğal, dönemin ruhuna uygun. Çünkü pandemiden ötürü milyonlar eve kapandı, dışarı çıkamadı. Toplum önemli bir dönüşümden geçti, geçiyor da. Ama hakem heyetlerince bu dönüşüme adapte olunduğu, planlı ve iyi çalışıldığı, yakınmalara kulak verildiği, sorunların giderildiği bir hakikat.”

Kritik uyarı
Tüketici Başvuru Merkezi Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu ise hakem heyetlerine defolu ürünlerle ilgili on binlerce başvuru geldiğine dikkat çekti. Başvuruların yüzde 50’sinin e-Devlet kanalıyla yapıldığını hatırlatan Ağaoğlu, “Bu da halkın önemli bölümünün duyarlılığının attığını, hakkını aramaya başladığını net bir şekilde ortaya koyuyor” dedi. Hakem heyetlerine dilekçe yağdığını anlatan Ağaoğlu, şöyle devam etti: “Malum, fahiş fiyat artışları tüketicileri Alo 175’i aramaya ve mobil uygulama HFA-Bildirim kanalıyla Ticaret Bakanlığı’na ihbarlarda bulunmaya itiyor. İhbarların ardından da tüketici hakem heyetleri devreye giriyor. Ve vurguncu firmalara, yapılanmalara karşı savaşan tüketicilere peş peşe müjdeli haberler geliyor. Bu haberleri almak için zahmetlere katlanmıyor, ödeme yapmıyorsunuz.”

27.09.2020, Buğra Kardan, Yeni Akit

9 Ağustos 2020 Pazar

Faiz silme kampanyası başlatılsın vatandaş yükten kurtulsun

Corona virüsü (Covid-19) kaynaklı pandemi döneminde borçlarını ödeyemeyen vatandaşlar için devlet eli ve bankalar aracılığıyla yapılan destekler için uygulanan faiz oranları yeni yükler getirdi. Tüketici hakları savunucuları, hem bu yüklerin hafifletilmesi hem de borçların kabarmaması için tüm kurum ve kuruluşlarda faiz silme kampanyasının başlatılması tavsiyesinde bulunuyorlar.

Bankalar ile kurumlarca vadesi geçmiş kredi, kredi kartı ya da fatura borçları için talep edilen faiz oranları, yeni tip Corona virüsü (Covid-19) salgını nedeniyle zor günler geçiren işletmelerin ve vatandaşların ceplerinden daha fazla paranın çıkmasına yol açıyor.

Piyasa rahatlar
Milli dayanışma ruhunu açıkladığı 20 paketle ayakta tutan ekonomi yönetiminin ardından sıranın bankalara ve kamu hizmeti veren diğer kurumlara geldiğini dile getiren tüketici derneklerinin yetkilileri, ‘faiz silme kampanyası’ başlatılması çağrısı yapıyorlar. Aynı yetkililer, böyle bir adım atılması halinde kredi, kredi kartı veya fatura borçlarının ana paralarını ödeme imkânı olanlara büyük bir kolaylık sağlanacağını: hızlanacak nakit akışının ise piyasayı rahatlatacağını belirtiyorlar.

Tüketici tedirgin
Yeni Akit’e konuşan Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, salgın sürecinin mali sorunlara sebep olduğunu kaydederek, “Ne yazık ki pandeminin etkili olduğu aylarda vatandaşların bütçeleri altüst oldu. Toplumun büyük bölümü parasal sıkıntı yaşadı” dedi.

Borçluluk oranlarında artış görüldüğüne dikkati çeken Deniz, “Covid-19’un bunalttığı tüketicilerin imdadına devlet yetişti. Borçlar ötelendi. Merkez Bankası’nın devreye girmesiyle faiz oranları geriye geldi. Kamu ve banka alacakları noktasında olumlu bir ortam oluştu. Ancak yeni normale geçişin ardından posta kutuları kredi kartı ekstreleri ve faturalarıyla doldu. Doğal olarak tüketiciler tedirginliğe kapıldı” diye konuştu.

Kritik çağrı
Vatandaşları rahatlatacak bir adım atılması gerektiğinin altını çizen Deniz, şunları söyledi: “Mart, nisan ve mayıs dönemine ait kredi, kredi kartı, fatura borçları ile tüm kamu alacakları faizsiz ötelenmelidir. Vadesi geçen alacaklar için faiz uygulanmamalıdır. Bu bir Cumhurbaşkanı Kararnamesine bakar. Malum, finans kurumlarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) faiz oranlarıyla ilgili tavsiyelerine aldırış edilmedi. Burada bir kararname yayınlanması ya da kamu bankalarının ‘faiz silme kampanyaları’na start vermelerinde fayda görüyoruz. Bu hamleyi özel bankalar da görmezden gelmeyecek, kampanya yarışında geri kalmamak için ellerinden geleni yapacaklardır. Ve borçlarını ana parasını

Önemli öneri
Tüketici Hakları Derneği (THD) Genel Başkanı Turhan Çakar ise pandemi tehdidi tamamen bertaraf edilene, ekonomik durgunluk aşılana kadar kredi ile kredi kartı borçlarının ertelenmesi gerektiğini vurguladı. Çakar, ayrıca dar ve orta gelirlilerin faiz borçlarının silinmesi önerisini sundu. Covid-19’un ekonomik durgunluğa neden olduğunun altını çizen Çakar, “4-5 aydır önemli problemlerle karşı karşıyayız. Milyonlarca insan, işini gücünü kaybetti, kira veremez hata beslenemez duruma geldi. İnanın, kısa çalışma ödeneğinden (KÇÖ) faydalanamayan çok sayıda vatandaşımız var. Küçük esnafımız ise darboğazda. Bankalar ise kazançlarına kazanç kattılar. Ülkemiz ve halkımız için fedakârlıkta bulunmadılar ama bulunabilirler. Ülkemizin ve halkımızın lehine olacak uygulamalara start verebilirler” şeklinde konuştu.

TREPAŞ’tan örnek hizmet
Trakya’da vadesi geçmiş tüm elektrik fatura borçlarını 30 Temmuz 2020 mesai saati bitimine kadar nakit ödeyen müşterilerin tüm faiz borçları silindi. Covid-19 pandemisi ile mücadele sürecinde, Trakya bölgesindeki müşterilere destek olmak ve enerji hizmetlerinden kesintisiz yararlanmalarını sağlamak amacıyla TREPAŞ tarafından başlatılan ’Faiz Silme’ kampanyası için son bir haftaya girildiğini müşterilere duyuruldu. TREPAŞ, gerçekleştirdiği kampanya ile vadesi geçmiş fatura borçlarının, tek seferde nakit olarak ödenmesi durumunda oluşan tüm gecikme zammı tutarlarını, bir defaya mahsus olmak üzere tahsil etmedi. Müşteriler, sadece anapara borcunu ödeyerek borçlarını kapatmış oldu.

03.08.2020, Buğra Kardan,  Yeni Akit

5 Haziran 2020 Cuma

Ete Ramazan’da zam yapmadılar bayramdan sonra coştular

Corona virüsünü (Covid-19) bahane eden vurguncular, Ramazan Bayramı’nın ardından kırmızı et fiyatlarına zam üstüne zam yaptı. Üreticiden 37- 40 liraya çıkışı olan kıymanın perakende fiyatının 75 lirayı bulması şaşkınlıkla karşılandı. Zamlara tepkili olan tüketici hakları savunucularından hükümete “Piyasa denetimleri sıklaştırılsın, fiyat hilelerinin önüne geçilsin” çağrısı geldi.

Temel gıda ürünlerinden kırmızı et cep yakıyor. Ticaret Bakanlığı tarafından alınan tedbirler sayesinde oyun alanları daralan, Ramazan ayında fiyatları arttırma girişimleri boşa çıkan spekülatör şahıslar ile firmalar, bayramın akabinde tekrar sahneye çıktı.

Fiyatlar fırladı
Corona virüsü (Covid-19) tehdidini öne sürerek et ürünlerine zam yağdıran perakendeciler yüzünden üretici fiyatı 30 ila 40 lira olan dana kıymanın kilosu marketlerde 60 liradan, kasaplarda 75 liradan satışa sunuluyor. Dana kuşbaşında ise uçurum daha da derin. Nitekim ürün marketlerde 70 liradan, kasaplarda 90 ila 100 liradan alıcı buluyor.

Yakın takip şart
Dana bonfilenin perakende fiyatının 120 lirayı, antrikotun 100 lirayı, kontrafilenin 95 lirayı, biftek ve sotenin 90 lirayı aşması da garipseniyor. Tüketici derneklerinin yetkilileri, fahiş fiyat artışlarına karşı ilave önlem alınmasını talep ediyor. Aracıların ve perakendecilerin yakından takip edilmesi gerektiğini belirten aynı yetkililer, “Covid-19’u bahane ederek mutfaklarda yangın çıkarmaya yeltenenler tek tek belirlenmeli ve ifşa edilmeli” görüşünü paylaşıyor.

Spekülatörler devrede
Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz de Yeni Akit’e yaptığı açıklamada et fiyatlarının bir ayda böylesine fahiş artmasının anormal bir durum olduğuna işaret etti. Gıda spekülatörlerinin yeniden devrede olduğunu kaydeden Deniz, “Geçen sene soğana ve patatese zam üstüne zam uygulayanlar mübarek Ramazan Bayramı’nı takiben de et fiyatını arttırma gayretindeler” dedi.

Zamları önlemek için ek adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Deniz, “Denetimlere ağırlık verilmeli. Yeri geldiğinde de dışarıdan et ithal etme yoluna gidilmeli” diye konuştu.

Hal Kanunu çıksın
Fiyatların aracılar tarafından şişirildiğini dile getiren Deniz, “Yeni Hal Kanunu bir an evvel parlamentodan geçmeli ve komisyoncu adedi sınırlanmalı” ifadesini kullandı. Deniz, tüketicilere de “Fiyat araştırmaları, karşılaştırmaları yapın. Pahalıdan ürün satan marketlere, kasaplara gitmeyin. Sıkıntılı hallerde de Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na başvurun” uyarılarında bulundu.

Fatura kasaba kesilmesin
Türkiye Kasaplar, Besiciler, Et ve Et Ürünleri Esnaf ve Sanatkârları Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Fazlı Yalçındağ ise üretici fiyatlarının arttığına dikkat çekti. Karkas etin besicilerden 40 liraya çıktığını aktaran Yalçındağ, “Sorun satış değil, üretim noktasındadır. Faturanın kasaba kesilmesi de çok yanlıştır” şeklinde konuştu.

Maliyetler yüksek
“Ürünler alındığı fiyata satılmıyor, satılamıyor” diyen Yalçındağ, şunları söyledi: “Karkas etten örnek verelim. Kasap, üreticiden 38 liraya aldığı eti 60 liradan tüketiciyle buluşturuyor buluşturmasına ama kâr edemiyor. Kasabın elinde para kalmıyor. Kira, fatura ve KDV ödemeleri çıkarın elinde 40 lira kalıyor. Maliyetler yüksek. Zaman zaman yüzde 50’yi geçen masraf silsilesi var. Gelinen aşamada hiçbir kasap fahiş fiyattan ürün satmıyor, satamaz da. Sorun ise maliyetlerini aşağıya çekemeyen üreticide.”

03.06.2020, Buğra Kardan, Yeni Akit,

23 Mart 2020 Pazartesi

Tüketici duyarlılığını gösterdi Alo 175’e şikâyet yağdı

Corona virüsünden (Covid-19) istifade ederek temel tüketim maddelerinin fiyatlarını fahiş oranda arttıran spekülatör firmalara büyük darbe vuruldu.

Tüketicilerce yakın takibe alınan bu firmaların büyük bölümü mobil uygulama HFA-Bildirim’e ve Alo 175 şikâyet hattına ihbar edildi. Dikkatler ise fiyat denetimi yapmakla mükellef Ticaret Bakanlığı’na, hileli ürünleri belirlemekle sorumlu Tarım ve Orman Bakanlığı’na çevrildi.

Durum normale döndü
Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Bülent Deniz, Yeni Akit’e yaptığı açıklamada ilk Covid-19 vakasının ortaya çıkmasının paniğe neden olduğunu belirterek, “Ne yazık ki bu durum ürün talebini önemli ölçüde arttırdı ve spekülatörlerin devreye girmesine neden oldu” dedi.

Tüketicinin uyarılara kulak vermesi ve itidalli davranmasının ardından ürün taleplerinin makul seviyelerde kaldığına; fiyatların da gevşediğine işaret eden Deniz, “Çok şükür hayat normale döndü” ifadesini kullandı.

Denetimler arttı
Spekülatörlerle ilgili HFA-Bildirim’e ve Alo 175 hattına şikâyet yağdığını anlatan Deniz, şöyle devam etti: “Sosyal medyada yer alan paylaşımların, mobil hatta ve telefona gelen ihbarları dikkate alan Ticaret Bakanlığı, iyi bir imtihan verdi. Denetimleri arttırdı ve fiyat oyunlarının önüne geçti. Ama tüketicinin de hakkını yememeliyiz. Çünkü hemen silkinip kendine geldi ve panik alışlarını terk etti. Şu muhakkak ki panik alışları tüketiciye zarar verir, ürün fiyatlarını arttırır. Onun için korkuya kapılmamakta, temkinli ve tedbirli ilerlemekte fayda var.”

Hileleri boşa çıkarılsın
Spekülatörlerin fiyat ve gramaj aldatmacaları yapmaya; zararlı ürünlere satışa sunmaya çalıştıklarını dile getiren Deniz, “Umuyoruz, Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri kontrolleri arttırarak tüm hileleri boşa çıkaracaktır” diye ekledi.

18.03.2020, Buğra Kardan, Yeni Akit

9 Şubat 2020 Pazar

Tüketicinin kampanyalara güveni kalmadı! İndirimin ayarı kaçtı sıkı takip şart oldu

Bazı perakende firmalarının aralıksız indirim kampanyaları açıklanması inandırıcılık yönüyle tüketicilerin aklında soru işaretlerine neden oluyor. Şüpheleri haklı bulan ve ‘Yıl boyunca indirim kampanyası olmaz’ diyen tüketici hakları savunucuları, ilgili mercileri denetimleri arttırmaya davet ediyor.

Perakende sektöründe süreklilik arz eden “İki al bir öde” veya “Bir alana bir bedava” gibi indirim kampanyalarına eleştiri yağıyor. Takvim aralıklarının sürekli güncellenmesinden dolayı tüketicilerin gözünde inandırıcılığını kaybetmeye başlayan kampanyaların aldatmacadan ibaret olduğu; vurguncuların piyasada cirit attığı görüşü hâkim.

Cezbedicilikle tuzağa düşmeyin
Sahte indirim furyasından şikâyetçi olan tüketici derneklerinin yöneticileri, vatandaşları fiyat araştırmaları ve karşılaştırmaları yapmaya çağırıyor. “İndirimli olarak lanse edilen ürünlerin fiyatları takibe alınmalıdır. Eski ve yeni fiyatlar karşılaştırılmalıdır” ikazında bulunan aynı yöneticiler, ilgili kamu kurumlarının ise denetimlere ağırlık vermelerini; vurgunculara göz açtırmamalarını talep ediyor.

Şikâyetler sürekli artıyor
Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz de Yeni Akit’e yaptığı açıklamada sahte indirimlerle ilgili yakınmaların arttığını belirtti. Bazı firmaların müşteri çekmek için yerli yersiz kampanya ilan ettiklerini anlatan Deniz, “Bunlar tüketicileri oltalamaya, avlamaya çalışıyorlar. Ama ileri gitmeye başladılar. Hileleri, oyunları bitmek bilmiyor. Bu durum ne yazık ki tüketicilerin indirimlere inanmamalarına ve tereddütle bakmalarına yol açıyor” dedi. Vitrinlerden inmeyen “Yüzde 70 indirim” veya “İki al bir öde” yazılarına itibar edilmemesi gerektiğini vurgulayan Deniz, “Fiyat araştırmaları yapılmalıdır. Ürünlere kampanyadan evvel biçilen bedeller öğrenilmelidir. Sıkıntılı hallerde Ticaret Bakanlığı’nın kapısı çalınmalıdır” ifadelerini kullandı.

Esnaf odaları göreve
Esnaf odalarının indirim oyunlarına karşı müdahalede bulunmadıklarına işaret eden Deniz, şöyle devam etti: “Bunlar yüksek bütçelerini piyasanın denetimi ve gözetimi için kullanmıyorlar. Kendilerini hissettirmiyorlar. Teftiş yapmıyor, hileler karşısında duyarsız davranıyorlar. Adeta tüketicilere düşmanlık ediyorlar. Diğer yandan; Ticaret Bakanlığı yetkilileri gerekli kontrolleri yapıyor, Alo 175 hattına ve mobil uygulama HFA-Bildirim’e gelen ihbarları önemle ele alıyorlar. Ama her yere yetişemiyorlar. Onların da güçleri ve imkânları ortada.”

Tüketicilere önemli uyarı
Bilinçli tüketimin önemine dikkat çeken Deniz, “Muhakkak ve muhakkak yararlanacağımız, kullanacağımız ürünü tercih etmeliyiz. Ürünü indirimli ya da uygun fiyatlı olduğu için satın almaktan kaçınmalıyız” diye ekledi.

Tedbir alınması şart
İndirimlerin önemli bir sorun haline geldiğine işaret eden perakende gruplarının patronları ise şu görüşleri paylaşıyor: “Ardı arkası kesilmeyen kampanyalar tüketicilerin ilgilerini çekmiyor. Kampanyalarla ilgili algı olumsuz. Problem büyük. Bu probleme e-ticaret şirketleri neden oluyorlar. Ortada kural mural kalmadı. E-ticaret şirketleri, vaatlerde bulunup duruyorlar. Haklı olarak vaatlerle ilgili menfi görüşler peş peşe geliyor. Yani her gün yüzde 70 ya da yüzde 80 indirim olmaz. Bu konuda tedbir alınması şart.”

05.02.2020, Buğra Kardan, Yeni Akit

15 Aralık 2019 Pazar

Yılın son fırsatçı kampanyalarına kanmayın

Yılbaşı bahanesiyle yapılan indirim oyunlarına dikkati çeken Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, tüketicileri hilelere karşı dikkatli ve tedbirli olmaya çağırdı.

Yılbaşına doğru açıklanan “İki al bir öde” veya “Bir alana bir bedava” başlıklı indirim oyunları pek çok şikâyete konu oluyor. Bu oyunlara son verilmesini isteyen bilinçli tüketiciler; sosyal medyadan “Yine kandırılıyoruz”, “Dolandırıcılar devrede” ve “İndirimle değil, bindirimle karşı karşıyayız” paylaşımlarında bulunuyor.

Hilelerin ardı arkası kesilmiyor
Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, Yeni Akit’e yaptığı açıklamada indirim hilelerinin ardı arkasının kesilmediğini belirtti. Tüketicileri hilelere karşı dikkatli ve tedbirli olmaya çağıran Deniz, “Ne yazık ki, ‘Black Friday’ yahut ‘Efsane Cuma’ saçmalığını sözde yılbaşı indirimleri takip ediyor. Bu sanal indirimlerle depoda kalan, stokta olan ürünleri satmak hedefleniyor” dedi. Elektronik cihazlardan örnek veren Deniz, şu ifadeleri kullandı:

Kritik uyarı
“Bazı tekno marketlerde indirimli olarak lanse edilen ve 10 liradan satılan bir ürün 2020 başlarında 2 liradan fiyatlanacaktır. Çünkü raflara bu ürünün yenisi, bir üst modeli gelecektir. Onun için uyanık olmakta fayda var. Öbür taraftan indirimlerin sanal olabileceği unutulmamalıdır. Bu bağlamda mağazalarda ve vitrinlerde yer alan ‘Yüzde 80 indirim’ ya da ‘İki al bir öde’ yazılarına kuşkuyla bakılmalı, kampanya öncesi fiyatlar araştırılmalıdır.” Bilinçli tüketimin önemini vurgulayan Deniz, “Mutlaka ve mutlaka ihtiyaç duyulan ürünler satın alınmalıdır. İsraftan kaçınılmalıdır. Sırf iskontolu ya da uygun fiyatlı diye bir ürünü almanın doğru bir tutum olmadığı bilinmelidir” diye ekledi.

Yalancı indirimlere dikkat
Tüketici Başvuru Merkezi Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu ise ‘Şahane Cuma’ gibi yalancı indirimler ve ‘Muhteşem Yıl’ benzeri kampanyalarla tüketim çılgınlığının tetiklendiğini söyledi. Vatandaşlara “İndirimli pantolon, sweatshirt, ayakkabı, telefon ve tabletlerin fiyatlarını; muadillerinin bedellerini araştırın. Gerek duyacağınız, kullanacağınız ürünleri tercih edin” diye seslenen Ağaoğlu, şöyle devam etti: “Şu aşamada ilgili merciler tarafından da denetimlere, teftişlere büyük önem verilmelidir. Ürün ve fiyat kontrolleri artırılmalıdır. Art niyetlilerin ve vurguncuların ceplere el atmalarının; halkı yolmalarının önüne geçilmelidir. Ve tüketiciler müfettişler gibi davranmalı, fiyatlarıyla oynanan ürünlerin fotoğraflarını çekmeli, faturalarını ekleyip Ticaret Bakanlığı’na iletmelidir. Ya bakanlığa telefon açmalı veya mobil uygulama HFA-Bildirim’e şikâyette bulunmalıdır.”

15.12.2019, BUğra Kardan, Yeni Akit

22 Eylül 2019 Pazar

Doğru fiyata erişilebilir gıda istiyoruz

Gramajı düşürüp aynı fiyata gıda satanlara tepki büyüyor... Gıda ürünlerine gramaj eksiltme yöntemiyle yapılan suni zamların artması tüketici hakları savunucularını harekete geçirdi. Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Gelinen bu haksız noktada temel sorunumuz güvenilir değil, doğru fiyatla erişilebilir gıda” dedi.

Ekonomiyi hedef alan kur saldırılarının ardından gıda fiyatlarını fahiş oranda arttıran, etiket hilelerine başvuran spekülatör firmalar eleştirilerin odağında. Ürünlere zam yağdırmakla yetinmeyen, gramaj eksiltme yoluna da giden bu firmalara tüketicilerin tepkisi büyüyor.

Dernekler yakın takipte
Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, gıda fiyatlarıyla ilgili şikâyetlerin giderek arttığını belirtti. Fiyatları yakından takip ettiklerini anlatan Deniz, “Malum biz, 3 senedir market endeksi tutuyoruz. Raflarda yer alan ürünlerin bedellerinin ne oranda arttığını belirliyoruz. Ve anlıyoruz ki halkımızın temel problemi güvenli değil, doğru fiyatla erişilebilir gıda” dedi.

Gramajlar küçültüldü
2018 yaz döneminde yaşanan kur şokunun ardından pahalılığın başladığını hatırlatan Deniz, “Bu ortamda hileler, desiseler arttı. Fiyatlarla oynanmadı lâkin gramajlar küçültüldü. Tüketici aynı ürünü aynı fiyata aldığını sanıyor ama yanılıyordu. Esasında daha az ürüne erişiyordu” ifadelerini kullandı.

Arayanımız soranımız yok
Market endeksinin ürünlerin gramajları gibi kalitelerinin de düştüğünü ortaya koyduğuna dikkat çeken Deniz, şöyle devam etti: “Ne yazık ki ekonomik sorunlar gıda niteliğini ve güvenliğini olumsuz etkiliyor. Bunu gıdayla ilgili çalışmalar da teyit ediyor. Biz dernekler ve federasyonlar olarak pek çok çalışma yaptık, yapıyoruz. Haliyle onlarca sıkıntıyla karşı karşıya kaldık, kalıyoruz. Örneğin 2007’ye kadar ayda bir defa Ankara’ya davet edilirdik. Tüketiciyi ilgilendiren her tasarıya katkı yapardık. Ama 2007’den beri bizi arayan soran, kapımızı çalan yok. 2014’te yürürlüğe giren Tüketici Kanunu’nda da bunu net bir şekilde gördük. O zaman yöneticilerimize bankaların hizmet ücretleriyle ilgili önerimizi sunduk. Parlamentoya giden taslakta önerilerimize yer verildi. Mutlu olduk ama sabah uyandığımızda baktık ki taslakta tavsiyelerimizden eser yok. Maalesef bu durum, gıda fiyatları da dahil tüketiciyi ilgilendiren tüm sorunlar için geçerli.” Deniz, tüketicinin aldatılmasını önlemek, vurgunculara darbe vurmak için denetimlerin artırılması gerektiğini vurguladı.

Kritik uyarı
Güvenilir Ürün Platformu tarafından düzenlenen ‘’Hayat Güvenilir Olsa’’ başlıklı toplantıda konuşan Gıda Mühendisi Nurten Sırma, ürün kalitesinin ve güvenliğinin önemine işaret etti. Bu konunun tüm dünyanın gündeminde olduğunu dile getiren Sırma, şunları kaydetti: “105 ülke arasında sıralama yapılıyor. Listenin en altında Etiyopya ve Uganda bulunuyor. Bu ülkelerin hakları yoksul, gıdaya erişemiyor. En üstte ise ABD ve Fransa gibi gelişmiş ülkeler yer alıyor. Biz ise gıda güvenliğinde 26’ncı sıradayız. Kuşkusuz, gıda güvenliği noktasında uzun soluklu bir yolculuğa çıkmalıydık. Ama biz dönemi, günü kurtarmaya yöneldik. Uzun vadeli tarımsal planlama yapmaktan kaçındık. Oysa iyi bir planlamayla pek çok sorunu aşabilirdik. Malum, gıda israfı ürkütücü boyutlarda. Bu anlamda sıfır atık ve sıfır açlık gibi projelerin çok ama çok önemli olduğu unutulmamalı. İsraf sorununa çare bulursak ekonomi rayına oturur, her alanda iyileşme başlar. Doğal olarak gıda fiyatları geriler.”

22.09.2019, Buğra Kardan, Yeni Akit 

25 Ağustos 2019 Pazar

Tüm tüketicileri uyarıyoruz! Zamlı etiketler hazır

Okul zilinin çalmasına sayılı günler kala hazırlıklarını hızlandıran kırtasiye sektörü, bu yılki ürünlerini yüzde 15 ila 30 zamlı satacak. Elektronik aletlerinde fiyatların da yükselmesi bekleniyor. Geçen yıl döviz kurundaki atağı bahane ederek etiketleri bir gecede değiştiren bazı teknoloji mağazaları, bu sene de talep artışını fırsat bilerek zamma hazırlanıyor.

Milyonlarca öğrencinin ders başı yapacağı yeni eğitim ve öğretim dönemi öncesi kırtasiye sektörü yoğun bir mesai içerisine girdi. Şu sıralar hummalı bir çalışma yürüten sektör temsilcileri, ürün fiyatlarını yüzde 15 ila 30 oranında artırmayı planlıyor.

Velilere kötü haber
Zamlardan en büyük payı defter alacak. Zira dolar kurunun oynaklığından ötürü katlanan kâğıt maliyetinin defter fiyatını yüzde 30 artıracağı ve 4 liradan 5-6 liraya çıkaracağı tahmin ediliyor.

Ayrıca sırt çantasının fiyatının 40 liradan 50 liraya, kalem kutusunun 10 liradan 12 liraya, boyama ve yapıştırma ürünlerinin de 20 liradan 25 liraya yükseleceği öngörülüyor.

Notebooklar cep yakıyor
Kur dalgalanmaları nedeniyle elektronik ürünler de cep yakıyor. Nitekim tabletlerin bedeli 700 ila bin 200 lirayı, notebookların ise bin 500 ila bin 900 lira arasında değişiyor. Bu fiyatları şaşkınlıkla karşılayan velilerin en büyük korkusu ise okulların açılmasına ramak kala fırsatçıların talep artışını bahane ederek ürünlere zam yağdırmaları.

Önemli uyarı
Tüketici derneklerinin yöneticileri, velilere “Fiyat ve kalite karşılaştırmaları yapın vurgunculara prim vermeyin, oyuna gelmeyin, en uygun ama en güvenli ürünleri tercih edin” uyarısını yaptı ve etiket hilelerine başvuran perakendecilerin Ticaret Bakanlığı’na şikâyet edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Başkanı Mehmet Bülent Deniz, kur ataklarının kâğıda paralel olarak defter ve kitap fiyatlarını da arttırdığına dikkat çekti. Bu artışların şokunun yeni atlatıldığına işaret eden Deniz, “Ama velilerimiz halen kaygılılar. Yoğun talebin öne sürülerek ürün fiyatlarının yukarı çekilmesinden endişe ediyorlar” dedi. Perakendecilerin fedakârlık yapmaları; kâr oranlarını geri çekmeleri gerektiğini dile getiren Deniz, “Aksi takdirde velilerimiz sıkıntıya girer, mali sorunlarla karşı karşıya kalırlar” ifadesini kullandı.

Denetimler artırılmalı
Üreticilerin ve satıcıların rağbet gören ürünleri pahalıdan satma yarışına girmemeleri gerektiğini belirten Deniz, şöyle devam etti:

“Velilerimiz de duyarlı olsun. Haksız fiyat artışlarını Ticaret Bakanlığı’na bildirsinler. Alo 175’i arasınlar, mobil uygulama HFA-Bildirim’den faydalansınlar. Ticaret Bakanlığı yetkilileri de denetimlerini artırsınlar. Ürünlerin güvenli olup olmadığını, fiyatlarla oynanıp oynanmadığını kontrol etsinler. Şu muhakkak ki denetimler ve müeyyideler ekonomiye olumlu katkı sunar.”

Garantisiz ürünlerden kaçının
Garantisiz ve markasız ürünlerden kaçınılması gerektiğinin altını çizen Deniz, “TSE damgalı ve markalı materyaller tercih etmekte yarar var” diye ekledi.

Ucuz ürünün adresi Eminönü
Okul sezonunun yaklaşmasıyla defter, çanta, kalem, matara, silgi gibi kırtasiye ürünlerinin dolduracağı tezgâhlar gelecek haftadan itibaren kurulmaya başlanacak. İstanbul’da Eminönü ve Tahtakale ise ucuz ürünlerin adresi olarak öne çıkıyor.

İnternet alışverişinde Anadolu farkı
Online okul alışverişleri devamlı artıyor. Alışverişlerde en çok talep gören ürünler kalem, kalem kutusu, defter ve klasör olarak sıralanıyor. Siparişler noktasında İstanbul, Ankara ve İzmir ön planda. Online alışverişlerin 70’i ise Anadolu’dan yapılıyor.

24.08.2019, Buğra Kardan, Yeni Akit

9 Ağustos 2019 Cuma

Oto bakım servislerinde bayram yoğunluğu! Servislere çarpılmayın

Kurban Bayramı arifesinde otomobil yetkili servislerine ve tamirhanelerine rağbet artıyor.

Kurban Bayramı arifesinde otomobil yetkili servislerine ve tamirhanelerine rağbet artıyor. Taşıtlarının bakımı ve kontrolü için sıraya giren sürücülere servisler bin ila bin 200 lira, tamirhaneler 100 ila 200 lira fatura çıkarıyor.

Fiyatlar dengeye oturmalı
Sürücüler, fiyat uçurumuna karşı önlem alınmasını talep ediyorlar. Yetkili servislere ise “Fiyatları dengeleyin. Bakım ve kontrol bedellerini aşağı çekin” çağrısı yapıyorlar. Servislerin motor yağını, hava ve yakıt filtrelerini 600-700 liraya yenilemeleri; buji, fren, far, klima, rot, rot başı ve triger ayarını ise 400-500 lira yapmaları tepki çekiyor. Tüketici derneklerinin yöneticileri, servis yönetimlerini anlayışlı olmaya; art arda indirim kampanyaları uygulamaya davet ediyorlar. Aynı yöneticiler, otomobillerin periyodik bakımının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Sürücüler tarafından fiyat araştırmaları ve kalite karşılaştırmaları yapılmalı. En uygun ve en iyi hizmeti veren firmalar tercih edilmeli” uyarılarında bulunuyorlar.

Şikâyetler artıyor
Yaptığımız araştırmaya göre otomobillerin yedek parça fiyatları da döviz kurundaki gerilemeye rağmen her hafta artıyor. Fiyatlarla ilgili yakınmaların arttığına dikkat çeken Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Doları bahane eden ithalatçı firmalar yedek parça bedellerini şişiriyorlar. Dolar dengelense de geri adım atmıyorlar ve tüketicileri sanayiden çıkma ürün almaya yöneltiyorlar. Haliyle bu durum otomobil kullanıcılarının hayatın tehlikeye atabiliyor” ifadelerini kullandı. Deniz, bundan böyle fiyat denetimlerine önem verilmesi ve sürücülerin güvenli ve uygun fiyatlı yedek parça alabilmesinin önünün açılması gerektiğini de dile getirdi.

09.08.2019, Buğra Kardan, Yeni Akit

16 Haziran 2019 Pazar

Kredi kartında asgari ödeme oranını düşürdünüz! Faizi de düşürün

Kredi kartlarıyla çeşitli sektörlerde yapılan harcamalarda taksit sayılarının arttırılması ve asgari ödeme oranlarının düşürülmesi olumlu karşılanıyor. Uzmanlar, vatandaşa yapılacak asıl iyiliğin gecikme faizi ile asgari ödeme sorası işleyen faiz oranlarının da düşürülmesi olacağını vurguluyor.

Kredi kartı taksitlendirme sürelerinin mobilya, elektronik eşya, havayolları vekonaklama harcamalarında, vergi ödemelerinde arttırılması ayrıca asgari ödeme tutarının aşağı çekilmesi iç talebi canlandırdı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) aldığı söz konusu kararların pek çok sektörü ayağa kaldıracağını belirten tüketici örgütlerinin yöneticilerinden vatandaşlara, “Bu ortamda rehavete kapılıp da gereksiz harcamalar yapmayın. Çünkü faiz oranlarına dokunulmadı” tembihi geldi. Aynı yöneticiler, ilgili kamu otoritesini kredi kartı gecikme faizlerini indirmeye çağırdı.

Önemli uyarı
Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, kredi kartlarında asgari tutar ödeme uygulamasının mağduriyetlere neden olduğuna işaret etti. Uygulamanın külliyen kaldırılması gerektiğini dile getiren Deniz, “Örneğin kredi kartıyla bin liralık bir harcama yaptınız. Bu harcamanın ardından gelen faturayı asgari ödemeyle ancak 56 ayda kapatabilirsiniz. Yani 4-4,5 senede borcun katlanacağı ve yönetilemez hale geleceği de bir hakikat” dedi.

Asgari tutarı ödemekle yetinen tüketicilerin faiz sorunuyla karşı karşıya kalacağına dikkat çeken Deniz, “Kangren haline gelen bu probleme karşı temkinli olmakta, borcu tamamen kapamakta ve vadeye yaymamakta yarar var” ifadesini kullandı.

Deniz, ekonomi yönetiminin devreye girip tüketicileri faiz sarmalından kurtarması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Tüketici Hakları Derneği (THD) Genel Başkanı Turhan Çakar ise BDDK’nın kredi kartı taksit sürelerini arttırıp asgari ödeme tutarında indirime giderek üretime ve tüketime ivme katmayı amaçladığının altını çizdi.

Tüketicileri bilinçli olmaya; aşırı harcamalardan kaçınmaya davet eden Çakar, “Dar gelirli aileler kredi kartlarını dikkatle kullanmalı, limit aşımına gitmemeliler” ikazı yaptı.

Gelir-gider dengesi dikkate alınmalı
Ürün alımlarının ve ödemelerin gelir-gider dengesine göre yapılmasında fayda gören Çakar, şunları kaydetti:
“Asgari ödeme tutarının faturalara ilave yükler yükleyeceği unutulmamalı. Ödenmeyen tutarın ne olduğu, nereye gideceği de bilinmeli veya tahmin edilmeli. Ödemeler belli bir plan dahilinde olmalı. Çünkü faiz oranları yerinde duruyor. Bu oranların kredi kartı ödemelerini öteleyen tüketicilere büyük zararlar verdiği muhakkak.”

15.06.2019, Buğra Kardan Yeni Akit

5 Mayıs 2019 Pazar

Tüketicilerin yüzde 66’sı şubeleri ve ATM’leri tercih ediyor

İnternet bankacılığıyla ilgili tereddütler sürüyor... İnternet ve telefon bankacılığının güvenli olup olmadığı konusu kafaları kurcalıyor. Araştırmalara göre tüketicilerin yüzde 33,6’sı bilgisayarları ve telefonları üzerinden bankacılık işlemlerini gerçekleştiriyor. Bu durum daha önce yaşanan dolandırıcılık vakalarına bağlanıyor.

Hayatı kolaylaştıran internet ve telefon bankacılığı uygulamalarına ilgi sınırlı seviyede. Tüketicilerin önemli bölümü tarafından bu uygulamaların güvenli olup olmadığı sorusuna cevap aranıyor. Söz konusu soru, Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü’nün ‘Tüketici Profili ve Bilinç Düzeyi Araştırma Raporu’na da damga vurdu.

Şubeler ve ATM’lerden vazgeçilmiyor
26 ilde 2 bin 242 tüketicinin katılımıyla hazırlanan rapora göre vatandaşların yüzde 33,6’sı internet ve telefon bankacılığını kullanırken; yüzde 66,4’ü şubeler ile ATM’lerden finansal işlemlerini gerçekleştiriyor.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Başkanı Bülent Deniz, Türkiye’de internet ve telefon bankacılığına temkinli yaklaşıldığına dikkat çekerek, “Bunun en önemli nedeni daha evvel yaşanan talihsiz olaylar, mağduriyetlerdir” dedi. Şu anda internet bankacılığının güvenli olduğuna işaret eden Deniz, “Buna rağmen bir korku veya tereddüt var. Çünkü geçmişte çok sayıda phishing (oltalama) ya da dolandırıcılık vakasıyla karşı karşıya kalındı” ifadelerini kullandı.

3-4 aşamalı önlem
Tüketicilerin gönül rahatlığıyla internet bankacılığını kullanabileceğini belirten Deniz, şunları söyledi: “Burada ilk olarak bir kullanıcı adı tanımlıyorsunuz. Ardından bankayla birlikte şifre belirliyorsunuz. Bu bir yana, kullanıcı adınızı ve şifrenizi girmenizi takiben karşınıza güvenlik resmi geliyor. İlave olarak da cep telefonunuza SMS yoluyla onay kodu gönderiliyor. Hepimize oh çektiren bu 3-4 aşamalı güvenlik önlemlerini göz önünde bulundurduğumuzda internet bankacılığını kullanmamak için bir neden göremiyoruz.”

İnternet bankacılığını kullananların sayısının artması gerektiğini vurgulayan Deniz, “Böyle bir adım kaydi ekonomiye katkı yapacağı gibi tüketicilerin şubelere veya ATM’lere gitmeden faturalarını, kredilerini ve kredi kartların ödemelerini mümkün kılacaktır” diye konuştu. Ticaret Bakanlığı’nın raporuna göre internet ve sosyal medya aracılığıyla alışveriş yapanların oranı gerilerde. Tüketicilerin yüzde 35’i bu kanallardan yararlanıyor. Kadın tüketicilerin yüzde 36,6’sının; erkeklerin yüzde 32,8’inin internet ve sosyal medyadan ürün yahut hizmet satın alıyor. En çok tercih edilen ürün gruplarının başında giyim eşyaları bulunuyor. Tüketicilerin yüzde 45,7’si internet üzerinden alışveriş yapmayı güvenli görmezken, yüzde 86,1’i de ürüne ve satıcıya dair yorumlara göre hareket ediyor.

Harcamalara dikkat
Rapora göre aylık gelirlerinin giderlerini karşıladığını dile getiren tüketicilerin oranı yüzde 55,6. Gelirleri giderlerini karşılamayan tüketicilerin yüzde 42,2’si önlem olarak harcamalarını kısma yoluna gidiyor.

Mağdurlar hak aramıyor
Mağdur olan tüketiciler ise haklarını aramaktan kaçınıyor. Tüketicilerin yüzde 17,2’si son bir senede satın aldığı bir mal veya hizmetle ilgili sorun yaşadığını kaydediyor. En fazla sorun yaşanan ürün grupları yüzde 34 ile giyim, yüzde 22 ile elektronik ürünler, yüzde 11 ile gıda ürünleri ve yüzde 9,1 ile iletişim hizmetleri olarak sıralanıyor.

02.05.2019, BUğra Kardan, Yeni Akit
https://www.yeniakit.com.tr/haber/tuketicilerin-yuzde-66si-subeleri-ve-atmleri-tercih-ediyor-734350.html

23 Kasım 2018 Cuma

Zamlı bakım enflasyonla mücadeleyi gölgeliyor

Motorlu taşıtların kış bakımı maliyetleri yüzde 40’ın üzerinde arttı. Zamlara tepki gösteren tüketici hakları savunucuları, bu hizmetlerinin de enflasyonla topyekün mücadele kapsamına alınmasını talep etti.

Araçlarını kış bakımı için oto bakım ve tamir servislerine götüren vatandaşlar, karşılarına çıkan yüksek faturalardan şikayetçi olurken, servis yönetimlerini anlayışlı olmaya davet eden tüketici örgütleri, fiyatların makul seviyelere çekilmesini istiyor.

Yanlış bir uygulama
Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, ilk 10 ayda yedek parça bedellerinin yüzde 44, tamir ve bakım ücretinin yüzde 21 artırılmasının yanlış bir uygulama olduğuna dikkat çekti. Yedek parça fiyatlarının geçmişten bugüne tartışılan bir konu olduğunu belirten Deniz, “Bu ürünlerin satışı ithalatçıların tekelinde. Bedelleri önemli oranda artıran ithalatçılar fiyatlarda geri adım atmayarak tüketicileri sanayiden çıkma ürün almaya yöneltiyor. Maalesef bu durum da otomobil kullanıcılarının hayatın tehlikeye atabiliyor, can ve mal kayıplarına neden olabiliyor” dedi. Deniz, oto galerilerindeki indirim seferberliğinin bakım servislerine yansımadığını belirterek, “Enflasyonla topyekün mücadele kapsamında bu konu da gündeme getirilmelidir” uyarısında bulundu.

Şikâyetler artıyor
Dolar ve Euro’nun artışını bahane eden ithalatçı firmaların yedek parça fiyatlarına yüzde 40-65 zam yaptığından yakınan Deniz, şöyle konuştu: “Bize bu konuda çok sayıda şikâyet geliyor. İstismarlardan yakınanların adedi giderek artıyor. Burada bizim ithalatçılara çağrımız, fiyatları kur ile aynı oranda artırmalarıdır. Tabii şu anda kur geriye geldi ama fiyatlarda bir oynama yok. Bu durumu anlamak mümkün değil.”

Buğra Kardan, 22.11.2018 Yeni Akit 

13 Ekim 2018 Cumartesi

Tüketiciye müjdeli haberler

Ekmeğimize, yumurtamıza, sebze ve meyvemize göz dikenlerle etkin mücadele devam ediyor. Vatandaş ile devletin işbirliği etkisini göstermeye başladı. Türkiye’nin dört bir yanında yüksek kuru bahane edenlere karşı dayanışma devam ediyor.

İstanbul Valisi Vasip Şahin’in ekmek fiyatında artışa gidilmeyeceğini belirterek, 250 gram ekmeğin 1,25 liradan satışa sunulacağını açıklaması dar ve orta gelirli aileleri mutlu etti. Açıklamayı yerinde bulan tüketici dernekleri, halkı gramaj oyunlarına karşı dikkatli olmaya davet etti.

Olumlu bir adım atıldı
Tüketiciler Birliği Federasyonu Bülent Deniz, ekmeğin fiyatının arttırılmamasının çok olumlu bir adım olduğuna işaret etti. Deniz, “Her eve giren temel tüketim ürünü ekmeğin temini güçleşmemeli. Bu çerçevede İstanbul Valiliği tarafından alınan karar önemli ve anlamlı” dedi.

Gramaj şikâyetleri arttı
Deniz, ekmekte gramaj hileleri ile ilgili şikâyetlerin arttığını vurgulayarak, “Taahhüt edilen gramajların altında üretim ve satış yapanlar toplumu aldatıyor. Şu aşamada ekmek ile ilgili ‘fırından aldım 250 gram, eve geldim 200 gram’ gibi yakınmalar var. Bu yakınmalara kulak verilmeli. Ekmeğin kimyevi maddelerle gramajının şişirildiği iddiaları da önemle ele alınmalı. Kontroller fırıncı odaları, yerel yönetimler ve tarım müdürlükleri tarafından yapılmalı” diye konuştu.

Deniz, tüketicilere de “Kuşkulandığınız takdirde fırında ekmeğin tarttırılmasını talep edin. Bir oyun döndüğünü anladığınızda mutlaka ve mutlaka ilgili birimleri arayın, ihbarda bulunun” diye seslendi.

Denetimler yoğunlaşmalı
Tüketici Başvuru Merkezi Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu ise tüketicilere “Oyuna gelmeyin, ürünleri tek tek tarttırın” tembihinde bulundu. Kamu kurumlarını da gramaj hilelerine imkân tanınmaya, denetimleri arttırmaya çağıran Ağaoğlu, “Gramajı indirenler, halkın ekmeği ile oynayanlar bir bir belirlenmeli, en ağır müeyyideler ile karşı karşıya kalmalıdır” ifadesini kullandı.

Kantar önerisi
Esnaf ve Sanatkârlar Derneği (ESDER) Genel Başkanı Mahmut Çelikus da “Müşterilerin önüne kantar konulmalı. Gramaj ile ilgili kuşkuları olanlar ekmeği tartmalı, alıp almayacağına karar vermeli” önerisini sundu. Çelikus, gramaj eksilten fırıncılara tepkisini şöyle dile getirdi: “Bunun adı soygundur, Ahilik kültürüne ihanettir. İlan edilen gramajın altında ekmek üretenler günaha girmekte, hak yemektedir. Bunlar tek tek saptanmalı, yaptırıma tabi tutulmalıdır. Kimyevi ürünler ile dikkat edilmelidir. Burada yerel yönetimler kontrollere önem vermeli, usulsüzlük yapanlara karşı önlem almalıdır. Bu önlemlerin tüketicilerin yararına, ekonominin lehine olacağı unutulmamalıdır.”

İBB’den konumlu ihbar çağrısı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Beyaz Masa, vatandaşlardan ekmek fiyatının 1- 1.25 liranın üzerinde satıldığı yerleri konum atarak ihbar etmesini istedi.

Meyve ve sebze fiyatları düşecek
Kur dalgalanmaları sonrasında zamlanan meyve ve sebze fiyatları ile ilgili tüketicileri sevindirecek bir haber geldi. Toptancılar, üretimin artacağını; seralardan yeni ürünlerin geleceğini ve fiyatların gerileyeceği müjdesini verdi.

Dolar ve Euro’daki inişli çıkışlı eğilimin girdileri arttırmasının ardından fiyatı fırlayan meye ve sebze ile ilgili tüketicileri rahatlatacak açıklamalar yapılıyor. Toptancılar, fiyatların yakında normale döneceğini kaydediyor. Türkiye Halciler Federasyonu (TÜRKHAL) Başkanı Yüksel Tavşan, tarlalarda ve seralarda üretimin artması; yeni ürünlerin gelmesinin ürün bedellerini aşağı çekeceğini belirtti. Tavşan, “Antalya’da seralar üretime başlamadı. Üretime start verilmesi ve ürünlerin bolluğu fiyat atışlarını durduracaktır. Örneğin şu anda 7 liradan satılan salkım domatesin kilogram bedeli gerileyecektir” dedi.

Tavşan, rekolte artışına bağlı olarak patates ve soğan fiyatının aynı kalacağını, ıspanak ve karnabahar gibi kış sebzelerine indirim geleceğini dile getirdi.
Kur maliyetleri arttırdı

Sebze ve meyve fiyatlarını arz-talep dengesinin belirlediğine işaret eden Tavşan, “Elbette kurların oynaklığı üretim, enerji ve nakliye giderlerini arttırdı. Örneğin seralarda tohum, naylon ve demir gibi maliyetler katlandı. Ne var ki toptancılarımız ve perakendecilerimiz bu gider artışlarını sübvanse etmek için ellerinden geleni yaptı, yapıyor” ifadelerini kullandı.

Arz-talep dengesi belirleyici
Fiyat tartışmalarına değinen Tavşan, şöyle konuştu: “Böyle dönemlerde fiyat artışları ile ilgili tartışmalar bol olur. Suni fiyat artışlarının olup olmadığı, ürünlerin stoklanıp stoklanmadığı araştırılır. Araştırılmalıdır da. Ama bilinmeli ki meyve ve sebzelerin önemli bölümü depolarda durmaya tahammülü yok. Ürünler pahalandığında hemen toptancılar ve perakendecilerden kuşkulanılıyor. Ama onların da ürünleri hangi fiyatlardan alıp sattığı belli, kâr oranları ortada. Şu da unutulmamalı, fiyatları arz-talep dengesi belirliyor. Şu anda arz yani üretim daraldığı için fiyat artışları ile karşı karşıyayız. Denetimlerin yoğunlaştığı, ürünlerin fiyatlarının takip edildiği bir ortamda toptancının ve perakendecinin bedelleri yüzde 300-400 arttırması mümkün değil.”

Telefondan fiyat takibi mümkün
Tavşan, tüketicileri ürün ve fiyat denetimlerine duyarlı olmaya davet ederek, “Marketlerde meyve ve sebzelerde bulunan karekodlardan ürünün nereden, kimden geldiği, kaç elden geçtiği görülebilir. Toptan ve perakende fiyatı, alış ve satış bedelini takip edebilirsiniz. Takip için Ticaret Bakanlığı’nın Hal Kayıt Sistemi’ni cep telefonuna indirmeniz yeterli. Kuşkusuz bu en iyi denetim yöntemi” uyarısını yaptı.

“Maliyet artışlarını tüketiciye yansıtmadık”
İndirim marketler, kur artışlarının rafları vurmaması adına gerekli her adımı atıyor. Bu marketlerden A101’in CEO’su Erhan Bostan, üretim maliyetlerini tüketicilere yansımamasında önemli rollerinin bulunduğunu ifade etti.

Petrol fiyatları ve kurda yukarı yönlü oynamaların ürün bedellerin arttırdığına işaret eden Bostan, şu mesajları verdi:

Dolar ve Euro’nun dalgalı eğiliminden ötürü tedarikçilerimizin maliyetler arttı. Tedarikçilerimiz son bir kaç aydır zorlanıyor. Üretici fiyat enflasyonu 46 çıktı, tüketici fiyat enflasyonu 24,5 çıktı. Üreticiler, maliyetlerindeki artışı tüketicilere yansıtamadı. Bunun bir nedeni de biziz. Biz burada tüketici adına fiyatları savunabildiğimiz kadar savunuyoruz. Kurulduğumuz günden bu yana Türkiye İstatistik Kurumu’ndan (TÜİK) daha düşük enflasyona sahibiz.

Ağustos ayında fiyatlarda artışlar olunca tüketiciler bize yüklendi ve neden fiyatları arttırdığımızı sordu. Ekip arkadaşlarım buna üzüldüler, “Biz en ucuzuz” dediler. Ben de onlara “Bizim tüketiciye vaadimiz ucuzluk, dolayısıyla tüketicinin söylenmesi normal. Rakiplerimizin başka vaatleri var, çeşitlilik, deneyim farklı şeyler teklif ediyorlar. Bizim vaadimiz ucuzluk” cevabını verdim.

A101’in dolar ve Euro ile işi yoktur, 8 bin mağazamızın bir tanesi dışında hepsinin kirası TL’dir. Tüm satın almalarımız TL üzerindendir.

2018’i 20.1 milyar TL’yi aşkın bir ciro ile tamamlayacağız, bu da yüzde 41’lik büyüme demek.

Buğra Kardan, 07.10.2018 Yeni Akit,

8 Eylül 2018 Cumartesi

Kıyafette fırsatçılara dikkat

Doların aşırı artışını gerekçe gösteren firmalar, okul kıyafetlerinin fiyatını yüzde 70 artırdı. İlkokul ve ortaokul öğrencilerinin giyim harcamaları 400 ila 800 lira iken, liselilerin 500 ila 900 lira.

20 milyon öğrenciyi yakından ilgilendiren okul kıyafetinin 6-7 milyar liralık bir ekonomi oluşturduğu tahmin ediliyor. Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Bülent Deniz, okul ürünlerinin fiyatlarını yakından takip ettiklerini belirterek, “Ne yazık ki kıyafetlerin, kırtasiye malzemelerinin fahiş bedellerden satışa sunulduğunu görüyoruz” dedi. Okul kıyafetlerinin 2017’ye göre yüzde 70 zamlandığından yakınan Deniz, “Ekonomik olarak fırtınalı, sıkıntılı bir dönemdeyiz. Dolara bağlı olarak ithal ürün fiyatlarını yüzde 60 arttıranların tepki topladığı bir ortamda yerlileşme adımları atan, dışa bağımlılığını daraltan tekstilcilerin çocuk ve genç kıyafetlerini yüzde 70 pahalıya satması yanlıştır, haksız bir uygulamadır” ifadelerini kullandı.

TÜKETİCİYİ ALDATANLAR BELİRLENMELİ
Formaların velilerin bütçelerini zorlamaması adına okul idarelerini anlayışlı davranmaya, perakendecileri de indirim yapmaya davet eden Deniz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Maalesef ki okulların isimlerinin geçtiği her ürünün fiyatı arttı, artıyor. Tişörttür, gömlektir okulun adı yer aldığı için emsallerinden pahalı. Anlaşılamayan, anlatılamayan bir fiyat artışı görülüyor. Bu artışın bahanesi kur artışları olamaz. Ticaret Bakanlığı, stokçu ve manipülatör firmalara karşı denetimlerini yoğunlaştırmalı, tüketicileri aldatanları bir bir belirlemelidir.”

05.09.2018, Buğra Kardan Yeni Akit