yeni tüketici yasası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeni tüketici yasası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Aralık 2014 Cumartesi

Yönetmelik Çıkmayınca Tüketici Kanunu Havada Kaldı

77 milyon tüketiciyi ilgilendiren Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun yönetmeliği yayımlanmadı. Yönetmeliklerin 6 ay geçmesine rağmen çıkmamasının suç olduğunu vurgulayan tüketici dernekleri, bu durumun uygulamalarda belirsizliğe yol açacağını ifade ediyor.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, büyük değişiklikler yapmayı hedeflediği 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun yönetmeliğini yayımlamadı. 28 Mayıs 2014’te Resmî Gazete’de yayımlandıktan 6 ay sonra bakanlık tarafından yürürlüğe konulması gerekiyordu. 28 Kasım 2014’e kadar yayımlanması gereken 24 yönetmelik bulunuyordu. Fakat son günü olan yayımlama tarihinde bakanlık verdiği taahhüdü tutmadı ve beklenilen yönetmelikleri yayımlamadı.
Yönetmelikler arasında tüketici kredileri ve kredi kartları ile ilgili sözleşmeler, kart üyelik aidatları, ön ödemeli konut satış sözleşmeleri, ayıplı malların iadesi, abonelik sözleşmeleri, reklamlar gibi birçok alanda, tüketiciye yönelik ve kanuna uymayanlar hakkında uygulanacak yaptırımlar yer alıyordu. Yönetmeliklerin en kısa zamanda yayımlanması gerektiğinin altını çizen Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Turhan Çakar, “6 ay içerisinde tamamlanması gerekiyordu. Kanun genel çerçeveyi çizer, yönetmelikler kanunun nasıl uygulanacağını gösterir. Yönetmelikleri olmadan kanunun uygulanma durumu muğlak kalır ve uygulamada sıkıntılar oluşur. En kısa zamanda geriye kalan 10 maddenin de yayımlanması lazım.” dedi.
Kanun Resmî Gazete’de yayımlandıktan yaklaşık 6 ay sonra 10 yönetmelik yayımlandı, geçtiğimiz günlerde ise 4 tanesi daha yayımlandı. Fakat geriye kalan 10 yönetmelik taahhüt edilen süre içerisinde bakanlık tarafından yayımlanmadı. Yönetmeliklerin 6 ay geçmesine rağmen yayımlanmamasının suç olduğuna vurgu yapan Tüketiciler Birliği Federasyonu Genel Başkanı M. Bülent Deniz, “Kanunun nasıl uygulanacağı belli değil. Ekonomiyi ve tüketiciyi yakından ilgilendiren bir yasa ile ilgili uygulamayı gösteren bir yönetmeliğin çıkarılmaması çok ciddi bir yönetim ve bürokrasi zayiatıdır. Devlet yönetmelikleri yayımlamadığı için suç işlemiş durumdadır. Her şey değişecek diye lanse edilen yasa ölü doğmuş durumda.” dedi.
Yeni kanunda neler var?
Yeni Tüketici Kanunu’nda birçok alanda değişiklik yer alıyor. Bankalar vatandaşa üyelik aidatı olmayan kredi kartı imkânı tanıyacak. Kapıdan yapılan satışlarda ve mesafeli satışlarda 7 gün, devre tatil sözleşmelerinde ise 10 gün olan cayma süresi 14 güne çıkarılacak. Sözleşme şartları tüketici aleyhine değiştirilmeyecek. Fakat yönetmeliklerin yayımlanmaması beklentileri de düşürdü.
Üsame Ünal, 30.11.2014 Zaman http://www.zaman.com.tr/ekonomi_yonetmelik-cikmayinca-tuketici-kanunu-havada-kaldi_2261091.html

15 Kasım 2014 Cumartesi

Tüketici Birliği Federasyonu'ndan 'Tüketici Yasası'na Eleştiri

TÜKETİCİ Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, bir devrim gibi gösterilen tüketici yasasıyla tüketicinin kazanılmış haklarını kaybettiğini öne sürdü.

Mehmet Bülent Deniz, Antalya'da federasyona üye derneklerin başkanlarıyla bir araya gelip basın toplantısı yaptı. Geçen 28 Mayıs'ta yürürlüğe giren yeni tüketici yasasını değerlendiren Deniz, siyasi iktidarın çok üzerinde durduğu bu yasanın bir devrim yasası olmadığını iddia etti. Deniz, bu yasayla tüketicilerle bankalar arasında kaos haline gelen problemlerin tüketici aleyhine çözümlendiğini savundu.

HAKSIZ KAZANÇLAR MEŞRULAŞTIRILDI
Türkiye'de yaklaşık 7- 8 yıldır tüketicilerle banka ilişkisinin sağlıklı yürümediğini, sistemin sürekli olarak banka lehine birtakım düzenlemeler getirdiğini, tüketicinin mağdur olduğunu aktaran Deniz, bu konuda açılan davaların ve başvuruların ise çoğunlukla tüketici lehine sonuçlandığını söyledi. Buna karşılık bankaların haksız aldığı, yargı kararıyla tespit edilmiş faiz ve komisyonların BDDK tarafından yapılan düzenlemeyle hukuki meşruiyet kazandığını ileri süren Deniz, şöyle devam etti:

"Biz bunu 'kuzunun kurda teslim edilmesi' olarak görüyoruz. Çünkü BDDK; bankacılık sektörünü regüle etmekle, düzenlemekle görevlidir. Kuruluş yasasındaki görevleri arasında tüketicinin haklarını korumak olduğu halde, BDDK kurulduğu 2002'den bu yana tüketici lehine hiçbir karar almış değildir. Bu kurumun bankaların hizmet ve komisyonlardan alacağı ücret ve komisyonlarla ilgili tüketici lehine düzenleme yapmasını beklemiyorduk zaten. Nitekim BDDK tarafından hazırlanıp yürürlüğe giren yönetmelikle artık bizim mücadele ederek dişimizle, tırnağımızla yargıdan aldığımız haklılık kararlarının anlamı kalmadı. 28 Mayıs'tan sonra tüketici bankaların kucağına bir kez daha, bu kez BDDK eliyle, ne yazık ki tüketici yasası eliyle itilmiş oldu."

SADECE KARTTAN MİLYARLAR KAZANIYORLAR
Yasanın tüketicileri rahatsız ettiğini savunan Deniz, bankaların sadece kredi kartı aidetlarından 60 milyon kart için her birinden 50 TL alındığı varsayılırsa yılda ortalama 3 milyar TL kazandığına dikkat çekti. "Taş atıp elleri yorulmuyor" diyen Deniz, kartın gerçek maliyetinin 1 dolar bile olmadığını söyledi.

ÖDENEMEYEN BORÇLAR ARTIYOR
Deniz, yakın bir süreçte ödenemeyen borçlarla ilgili tüketiciler arasında bankalarla ilgili çok ciddi patlama olmasından endişe ettiklerini de söyledi. Kamu alacaklarını yeniden yapılandıran torba yasa çıkartılırken, bankalara borçların da yapılandırılmasını talep ettiklerini, ancak dikkate alınmadıklarını söyleyen Deniz, kredi kartları ile tüketici borçlarında rekor seviyeye doğru gidildiğini söyledi.

ZORUNLU OLMADIKÇA BORÇLANMAYIN
Tüketicilerin fakirleştiğini savunan Deniz, "Bankaya 1000 liralık kredi kartı borcu asgari tutar ödenerek ancak 54 ayda kapanabiliyor. 1000 lira için 54 ay bankaya çalışan tüketicinin yaşamak zorunda kaldığı Türkiye'de tüketicilere tavsiyemiz, banka borçlarını mümkün mertebe artırmamaları yolunda hareket etmeleridir" dedi.

SOKAĞIN ENFLASYONU YÜZDE 25
Konuşmasında enerji dağıtım hizmetlerinin özelleştirilmesiyle mağduriyetlerin arttığını da savunan Mehmet Bülent Deniz, TÜİK'in açıkladığı enflasyonla sokaktaki enflasyonun farklı olduğunu ileri sürdü. "Türkiye'deki enflasyon TÜİK'in açıkladığı gibi yüzde 9'lar seviyesinde değil, sokağın enflasyonu yüzde 25-26 seviyesinde" diyen Deniz, eylül ayında elektriğe yapılan yüzde 9'luk zammın etkisini göstermeye başladığını söyledi.
 

31 Mayıs 2014 Cumartesi

"Yeni Tüketici Yasası, Yönetmelikler Olmadığı İçin Uygulanamaz Halde"

Türkiye’nin merakla beklediği yeni Tüketici Yasası (Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun) 27 Mayıs’ta yürürlüğe girdi.
 
Her bir maddenin sonunda, ‘Yönetmelikle belirlenen azami süre içerisinde yerine getirilir.’ benzeri cümleler yer alıyor. Ancak yasanın yürürlüğe girmesine rağmen, yönetmeliklerin çıkmamış olması kargaşaya sebep oldu. Konu ile ilgili binlerce şikayet aldıklarını dile getiren Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Yasa, Kasım 2013’te kabul edildi. Yürürlüğe girmeden önce 6 ay hem özel sektöre hem kamuya süre verildi ki yönetmelikler hazırlansın ve özel sektör önlemini alsın. 6 ay sonuna geldik firmalar kendini toparlıyor ama devlet hiçbir şey yapmamış. 23 yönetmelik gerekir ki hiçbiri ortada yok. Yasa uygulanamaz halde. Bu, bir devlet yönetim skandalıdır.” dedi.
 
Yeni Tüketici Yasası’nın Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu gibi önemli olduğuna dikkat çeken Deniz, Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu’nun yeni hallerinden önce yönetmeliklerinin hazırlandığına işaret etti. “Maddelerde haksız şartlar tanımlanıyor ve yaptırımlarının yönetmeliklerle belirleneceği dile getiriliyor ki ortada ne yönetmelik var ne de yaptırımlarla ilgili en ufak bir tanımlama.” diye konuştu. Deniz, böylece kargaşanın ve anlamsızlığın önüne geçildiğini kaydetti. Birçok tüketicinin ayıplı mallarla ilgili yeni haklardan faydalanmak istediği halde, ilgili süre yönetmeliklerle belirleneceği için ne yapacaklarını bilemediklerini ifade ediyor. Bülent Deniz, bakanlıkça ‘devrim’ diye nitelenen Tüketici Kanunu’nun bankalara boyun eğdiği için aslında karşı devrim olduğunu savunarak, yeni yasada özellikle bankalarla ilgili bölümlerin tüketiciden yana olmadığını ifade etti.
 
Deniz şöyle konuştu: “Yasanın 4. maddesi, 3. fıkrası bankalarla ilgili bizim karşı çıktığımız hususları yürürlüğe soktu maalesef. Bu yasayla ilgili 2012’den beri altı yedi taslak hazırlanmıştı. Geçen mayıstaki taslakta bizim görüşümüz de yer aldı. Biz, bankaların faiz dışında herhangi bir ücret alamayacağı görüşünü bildirmiştik. Ancak yasanın son halinde gördük ki bankaların faiz dışında hangi kalemlerden ücret alabileceği belirtilmiş. Bu şu anlama geliyor: Faiz dışında bankalar, komisyon, hesap işletim ücreti gibi bir çok kalemden ücret alabilecek. Yasal değildi, yargı tüketiciden yanan karar veriyordu, şimdi maalesef yasalaşmış oldu.”
 

30 Mayıs 2014 Cuma

Tüketici Yasası "Devrim" mi, "Karşı-Devrim" mi?

Tüketici haklarında yeni bir dönem başladı.
28 Kasım 2013'de Resmi Gazete'de yayınlanan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, 28 Mayıs 2014 tarihinde yürürlüğe girdi.
 
Yeni yasa ile yaşamımızda neler değişiyor?
Tüketici-banka savaşında ileri mi, geri mi gidiliyor?
TBMM., yeni yasayı yaparken tüketicinin isteklerini dikate aldı mı?
 
Çetin Ünsalan'ın hazırlayıp sunduğu, EkoPolitik programında Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz ve Tüketici Güvenliği Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Jale Yanılmaz anlatıyor.
 
29 Mayıs 2014, Ulusal Kanal, EkoPolitik
https://www.dailymotion.com/video/x1xh7z7_ekopolitik-29-5-2014-prs_news
 

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Zafer, Çağlayanların Değil Bankaların

Tüketici derneklerini eleştirdiğim, “Şimdiye kadar doğru bildikleri yolda taviz vermeden ilerleyen tüketici derneklerinin son gelişmeler karşısında duruşlarını gözden geçirmesinin, kendilerine saygıları açısından önemli olduğunu düşünüyorum” dediğim “Tüketici dernekleri ‘sarılaştı’ mı?” başlıklı yazım okunmuş 18. Tüketici Konseyi’nde.
 
Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “yazına cevabımdır”' mailini atmasa haberim olmayacaktı.
Meşhur olmuşum da haberim yokmuş yani…
Deniz, cevap olarak Konsey’de yaptığı konuşmasını göndermiş. Metni okuyunca “benim yazı hafif kalmış” dedim kendi kendime.
 
“Zamanın ruhuna uygun örgütlenme üzerine hiç düşündük mü? Yoksa hala 1990’lardaki, 2000'li yıllarda denediğimiz, başarılı olduğumuz ama eskimiş ve işe yaramaz olduğunu fark edemediğimiz örgütlenme biçimini uygulamaya devam mı ediyoruz?” diye soruyor örgüt temsilcilerine.
Arkasından da ekliyor: “Son yıllarda duyurulup da başarılı olan tek bir tüketici boykotu anımsıyor musunuz? Ülkedeki gelir dağılımı adaletini patlatan dolaylı vergi dinamitinin yanan fitilini söndürecek nefesi üfledik mi? Yoksa ‘dünyadaki en pahalı benzini kullanıyoruz’ demenin bize keyif verdiği garip ve sorunlu ruh halinde miyiz? Bu soruların yanıtlarının kocaman bir ‘HAYIR’ olduğunu hepimiz biliyoruz.”
 
Bülent Deniz’in şu cümlesi bütün dernek, oda vs. için çok önemli: ‘’Gelişen sosyal medya gerçeğini görmekten, özümsemekten uzak, hala 2000'li yılların dernekçiliğinden bir adım öteye gidemeden, kendi kendimize ‘tüketici örgütçülüğü’ oynuyor olmayalım sakın?”
 
Ben de bir yıl önceki “Örgütlü olmak güç kazandırır mı?” başlıklı yazımda eczacıların durumunu yazıp “Anlaşılan her örgütlülük, güç kazandırmıyormuş. Şimdi, eczacılar için düşünme vaktidir” demiştim.
 
“Medyaya çokça çıkıp, çok konuşunca sözümüzün ağırlığının yok olduğunu görmek yerine, ‘eee konuştunuz, astınız kestiniz, sonuç?’ diye soran gözlere bakmaktan kaçınmaya başladık” diyen Başkan Deniz, eleştirilerinin haklılığını 28 Mayıs’ta yürürlüğü girecek olan yeni Tüketici Kanunu üzerinden ispatlıyor.
Verdiği örnek burada sıkça eleştirdiğim “müjdeli haber” basınına da gelsin.
Bakanların “Vatandaşı bankalara ezdirmeyeceğiz. Gerekirse masaya oturacağız, kredi kartı ücretleri kalkacak” beyanatları havada kaldı.
Önce görüşleri alınmak üzere derneklere gönderilen kanun tasarısı Bakanlar Kurulu’na gelirken değişti.Tüketici örgütlerinin tüm karşı çıkışlarına rağmen de yasalaştı.
Bankaların alacağı her türlü ücret, komisyon vesairesinin iznini, oranını BDDK belirleyecek.
 
“İyi olmuş” demeyin.
“Kimse kimseye zorla ‘kredi kartı kullan’ demiyor.” “Her hizmetin bir bedeli var.” “Ekmeği gidip fırından herkes bedava almak ister. Ama 2 liralık ekmek de alırsın, 50 liralık ekmek de var yani. Bankacılık sektörü şunu diyor; lahmacunu Bodrum'da 50 liraya yiyorsunuz ama 2 liraya satılan lahmacun da var. Nerede yediğinizle alakalı. Tüketici olarak aldığınız ürünün bedelini bilecekseniz, size haber verilecek, aldatılmayacaksınız” sözlerinin sahibi BDDK Başkanı Mukim Öztekin.
 
Yine de “bu kanun iyi diyorsanız” ben de “Deniz’in yorumunu anlayın. Sonra karar verin” derim.
Deniz’e göre; artık tüketiciler bankalara karşı dava açamayacak. Muğlaklık kalktığı ve düzenleme yetkisi BDDK’ya verildiği için hüküm kesinleşmiş olacak.
Kanunun yürürlüğe girmesinin ardından vatandaşın üzerine gelecek yeni yükleri hep birlikte göreceğiz ve Başbakan Erdoğan’ın “Faiz lobisi kendine çeki düzen versin. Faiz lobisi yıllarca milletin alın terini sömürdü. Bundan sonra sömüremeyeceksin” sözlerini hatırlayacağız.
 
Bana göre milli irade bankalar karşısında eğilmiştir.
 

10 Mayıs 2014 Cumartesi

Tüketici Yasası Aldatmacası

Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Deniz, 28 Mayıs tarihinde yürürlüğe girecek yeni tüketici yasasının tüketici aleyhine olduğunu belirterek, "Tüketiciler, kart aidatları ve dosya masrafları gibi konularda 28 Mayıs’a kadar bankalara dava açsınlar. Çünkü bu tarihten sonra açılan davalar kaybedilecek" dedi.
 
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı'nın büyük iddialarla lanse ettiği ve 28 Mayıs tarihinde yürürlüğe girecek yeni Tüketici Yasası fiyasko çıktı. Tüketiciler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, yeni tüketici yasasının tüketici aleyhine olduğunu söyledi.

'28 MAYIS'A KADAR DAVA AÇIN'
Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Deniz, kredi kartı aidatları konusunda yasal bir düzenleme olmaması nedeniyle mevcut uygulamada bireysel müracaatla, bankalardan aidatların geri alınabildiğini belirtti. Deniz, 28 Mayıs tarihinde yürürlüğe girecek yeni Tüketici Yasası'yla, tüketici kredilerinden alınan dosya masraflarının ve kart aidatılarının yasallaşacağını ve geri almanın mümkün olmayacağını vurguladı. Deniz, tüketicileri uyararak, "Tüketiciler, kart aidatları ve dosya masrafları gibi konularda 28 Mayıs’a kadar bankalara dava açsınlar. Çünkü bu tarihten sonra açılan davalar kaybedilecek. Dolayısıyla gelinen nokta, iktidarın bu konudaki samimiyetsizliğini ortaya koymaktadır" dedi.

'BDDK, HİÇ TÜKETİCİ LEHİNE KARAR ALMADI'
Deniz, bankaların hangi hizmetlerden para alacağının Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) kararına bırakıldığını belirterek, BDDK’nın bugüne kadar hiç tüketici lehine karar almadığını söyledi. Deniz, “Dolayısıyla Bakan Hayati Yazıcı’nın, ‘Bankalar 61 kalemden haksız para alıyor’ diye tepki gösterdiği konuların tamamı BDDK’nın insafına terk edildi” diye konuştu.

 
Yeni yasa nasıl anlatılmıştı?
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, bankaların 61 kalemde haksız para aldığını belirterek, bankacılıkta aidatsız kart döneminin başlayacağını, bankaların herhangi bir ücret ve aidat kesemeyeceğini, bankaların faiz dışı gelirlerinin de BDDK tarafından düzenleneceğini açıklamıştı. Yazıcı, yeni Tüketici Yasası ile sigorta ilişkilerini, vekâlet ilişkilerini, hizmete dönük ilişkileri, ürün satımlarını tüketici lehine düzenleyeceklerini belirtmişti. Yazıcı, hesap işletimsizlik ücreti, hesap bildirim ücreti, para sayma ücreti gibi 61 farklı isim altında alınan ücretlere 'dur' denileceğini, tüketici kredisinin erken kapatabileceğini ve tüketici güvencesi sigortası geleceğini söylemişti.

11 Kasım 2013 Pazartesi

Tüketici Haklarına "Karşı Devrim" Yasası



Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Av. Bülent Deniz, 'devrim' diye sunulan yeni Tüketici Yasası'nın tüketiciler açısından birçok hak kaybına neden olduğunu belirtti.
 
AKP'nin yıllardır beklettiği yeni Tüketici Yasası geçen hafta TBMM'de kabul edilerek yasalaştı. Tüketici dernekleri tarafından birçok beklentinin karşılanmadığı gerekçesiyle eleştirilen yeni yasa, kamuoyuna 'devrim' diye sunuldu.
 
Yeni yasayı, hazırlık aşamasından bu yana yakından takip eden Tüketiciler Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Av. Mehmet Bülent Deniz'le konuştuk. 
 
Hayatımız zorlaşacak
 YasanınTBMM gündemine 'devrim yaratacak, yapacak kanun' diye getirildiğini hatırlatan Deniz, ''Bundan sonra tüketici korunacak' dendi. Ama bu kanun devrim değil tüketici hakkına bir 'karşı devrimdir.' Ne yazık ki bu kanunla birlikte tüketici haklarında geriye gidilmiştir. Bugünden yarına bu kanunla birlikte hayatımıza hiç bir iyileşmenin olmadığı, aksine hayatımızı zorlaştırdığı ortaya çıkacak'' dedi.
 
Eski yasanın hemen hemen aynısı
Yeni yasanın 'iktidarın pazarlama tekniğini kullanarak sanki çok iyi bir iş yapıyormuş gibi ortaya koyduğu bir çalışma' olduğunu ifade eden Av. Deniz, şöyle devam etti: ''Neden bunları söylüyorum; bizim zaten 1995'ten beri bir tüketici yasamız vardı. Yani dün çıkmış değil. Yeni kabul edilen yasa halen yürürlükte olan eski yasanın maddelerinin aynısı. Hiçbir değişiklik yok.
 
'Sözleşmeler 12 punto olacak, tüketiciye verilecek, koyu renkle yazılacak' bunlar eski yasada da var. Eski yasadaki hükümlerin neredeyse tamamı yeni yasada var.
 
Tüketici için değil AB için...
Bunların yüzde 90'ı böyle. Geri kalan yüzde 10'u ise. Şu anda yaşanan Avrupa Birliği sürecinde her yıl mezuat değişiyor; işte elektronik bankacılık vs. gibi genelgelere uyum sağlamak için düzenleme yapılması gerekiyor. İşte teknik düzeyde tüketicinin günlük yaşamına pek etki yapmayacak düzenlemeler yapıldı. Yani ortada yeni tüketici yasası yaptık, onu yaptık, bunu yaptık diye avaz avaz bağıran siyasetçiler Türkiye'de tüketicinin hayatına olumlu anlamda hiçbir şey getirmediler.
 
'Faiz lobisi' dedi, ücretleri yasallaştırdı
Aksine bu yasadan beklentimiz vardı bizim. 2012'nin Temmuz ayında Gümrük Bakanı dedi ki; ben bu bankaların 32 tane sorma ver parasına karşı çıkacağım dedi. Biz de destek verdik. Hakikaten ilk taslakta bankaların faiz dışında hiçbir şeyden para alamayackları net bir şekilde vardı. Ne zaman ki Başbakan çıktı 'faiz lobisi' dedi, kredi kartı kullanmayın çağrısı yaptı. O günden sonra ne olduysa yeni bir taslak ortaya çıktı. Yeni taslakta bankaların aidatsız bir kart çıkartacakları ifade edildi. Çünkü Başbakan ne derse aksi çıkıyor. Bu ne demektir; sen aidatsız bir kart çıkartacaksın diğer kartlarından aidat alabilirsin demektir.
 
Ve bizim 2007'de başlattığımız, on binlerce tüketiciyle yürüttüğümüz 'kart aidatı yasal değildir' diye ortaya çıkan binlerce karar bir anlamsız hale geldi. Artık bu saatten sonra tüketiciler, aidatlarının iade edilmesi için hiçbir müracaat yapmasınlar. Çünkü yasa artık o aidatı serbest hale getirmiştir.''
 
Yüzde 2'lik erken ödeme cezası duruyor
Kredi erken ödemelerinde alınan ücretlere ilişkin yapılan haberlerin de yanıltıcı olduğunu ifade eden Av. Deniz, ''Bu ceza hala var. Mortgage kredilerinde yüzde 2 oranında, dünyanın her yerinde var. Diğer tüketici kredilerini erken ödediğinizde faiz düşüyor. O eski yasada da vardı. Kredini erken kapatmak istediğin zaman ödeyeceğin miktardan faiz düşüyordu. Eski yasadan aldılar onu. Çünkü çok uzun vadeli kredi olduğu için banka ona göre sendikasyon kullanıyor. Bu kanun tamamen iktidarın pazarlama taktiğiyle sanki Türkiye'de tüketici kurtuluyor, refaha erecek bir anda geliri artacakmış gibi bir çalışma oldu bu'' değerlendirmesinde bulundu.
 
BDDK tüketicinin gözünde sabıkalıdır
Diğer yandan kart aidatları dışında; dosya parası, yeniden yapılandırma parası, vs. gibi konularda bakanlık görüşüyle Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) yetkili kılındığını kaydeden Bülent Deniz, ''Bu da şu demektir; kuruluş yasasının ilk maddelerinden bir tanesinde BDDK'nın amaçları sayılmış. Bunlardan bir tanesi de 'tüketicinin çıkarlarını korumak.' Ben 1995'ten beri tüketici hareketinin içerisinde yer alan birisi olarak, BDDK'nın kurulduğundan beri tüketici lehine hiçbir şey yapmadığının şahidiyim. Tüketici açısından BDDK sabıkalıdır. Bu kadar sabıkalı bir kuruluşu; dosya masrafının miktarını belirlemek, kısa mesajla gecikme bildiriminden ücret alınıp alınmayacağı gibi tüketiciyi ilgilendiren konularda karar merci olarak tanımak, tüketiciyi BDDK'nın insafına terk etmek demektir. Ne yazık ki bu şekilde olmuştur'' diye konuştu.
 
Mevcut 55 milyon kart aidatlı mı aidatsız mı olacak?
Yeni yasaya yönelik beklentilerini de aktaran Deniz, şu bilgileri verdi: ''Bizim beklentimiz; 17 milyon kişinin kullandığı 55 milyon kartta 9 milyon kişinin asgari ödemeyle günü kurtarmasıyla oluşan bir borç stoku vardı. Genelde böyle yasalar çıkarken af düzenlemesi de beraberinde gelir. Biz dedik ki; bir geçici madde ekleyin. Kredi kartı borcu olan herkes istediği takdirde 36 ayda bu borcunu ödesin, borcu kapansın diye bir hüküm getirin. Ortalık bir temizlensin. Madem yeni bir dönem başlatıyorsunuz. Maalesef bu da gelmedi. Tüketici açısından son derece mahsurlu bir yasa çıktı.
 
Kaldı ki bu aidat meselesinde orada 5 milyar liralık bir para var. Bankaların sağladığı. 55 milyon kart var. Bizzat bankacılar diyor ki; 'kartta Türkiye piyasası doydu artık, yeni kart verilecek kişilerin 18 yaşını doldurmasını bekliyoruz' diyorlar. Şimdi yasa çıktı aidatsız kart çıkacak. Peki bu 55 milyon kart aidatlı mı, aidatsız mı olacak?
 
Benim kartım var zaten aidatsız kart istiyorum. Bendeki kartı ne yapacağım? İşim gücüm yok benim cebimdeki 4 kart için 4 ayrı banka dolaşacağım. Her biri için başvuru yapacağım sıraya gireceğim bilmem ne yapacağım. Bu sefer artık yasa da çıktı. Aynen devam edecekler.''
 
11.11.2013 Aydınlık, M. Recep Erçin

Tüketici Örgütlerinden Cumhurbaşkanı'na Çağrı..

Kamuoyuna "devrim" diye sunulan yeni tüketici yasası, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
 
Tüketici haklarında geriye gidişi yasallaştıran ve tüketicileri bankalara teslim eden bu yasa; devrim değil, bir "karşıdevrim"dir.
 
Yasa şimdi Cumhurbaşkanı sayın Abdullah Gül'ün önünde..
Aşağıda imzası olan tüketici örgütleri sayın Cumhurbaşkanı'na yasayı veto etmesi çağrısında bulunuyoruz:
 
Sayın Cumhurbaşkanı,
 
TBMM. tarafından kabul edilmiş bulunan yeni Tüketici Kanunu bugünlerde onayınıza sunulacaktır.
 
Yüce Meclis tarafından onaylanan bu Yasa bazı önemli ve geniş kitleleri ilgilendiren hususlarda, özellikle finansal hizmetlerin sunumunda tüketici beklentilerine uygun bulunmamaktadır.
 
Şöyle ki;
Yasa; yıllardır tüketicilerle bankalar arasında yaşanan çekişmeleri giderecek düzenlemelerden yoksun olup, kullanımdaki 57 milyona yaklaşan kredi kartından aidat alınmasını önleyecek hükümler içermemektedir. Yalnızca, bankaların aidat içermeyen bir kredi kartını da müşterilerine sunmasını öngörmekte, vatandaşların cebindeki kredi kartlarından ücret alınmasını adeta yasal duruma getirmektedir. Kredi Kartı yıllık aidatını düzenleyen madde, içtihatları ve hukuk düzenini altüst etmiştir.
 
Oysa, yasaya eklenecek geçici bir maddeyle kullanımdaki kredi kartları aidatsız hale getirilerek, bankaların kart kullanıcılarla müzakere etmek suretiyle aidat alabilmelerine imkan sağlanabilirdi.
 
Diğer yandan, kira ödemesi, öğrenci harcı, maaş ödemesi, emekli aylığı, icra tahsilatı gibi yasal zorunluk nedeniyle bankalarca yapılacak işlemlerin ücretsiz olacağına dair bir hüküm de bulunmamakta, tüketiciler bankalar ve BDDK’nın insafına terk edilerek, çaresiz bırakılmaktadır.
 
Yaşananlarla görülmüştür ki, 19.10.2005 yılında kabul edilmiş 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 76. “Müşteri Hakları” başlıklı maddesine rağmen bankalar, kendilerince yapılan işlemlere dair belge talep eden müşterilerden ücret istenebilmiş, BDKK ise tüm şikayetlere rağmen duruma müdahale etmemiştir. Yine 23.02.2006 yılında kabul edilen 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun gerek kredi kartı dağıtılmasına ve limitlerine yönelik, gerekse 24. Maddesinde yer alan sözleşmede bulunmayan ücretlerin alınamayacağına dair hükümlerine riayet edilmemiş, BDDK da bu hukuksuzluğa da sadece seyirci kalmıştır.
 
Ayrıca onayınıza sunulan bu yasa mevcut haliyle; ekonomik nedenlerle ihtiyaç veya konut kredisi kullanmak durumunda olan tüketicilerden faiz ve zorunlu gider unsurları dışında, bankalarca talep edilen komisyon, dosya masrafı, kredi değerlendirme ücreti, vb. onlarca kalem ek maddi külfetin alınmasını önleyecek hükümlerden de yoksundur.
 
Kredi kullanma ihtiyacındaki vatandaş ilan edilen faiz oranlarına göre banka tercihini yapmakta, karşısına çıkan ek ücretler yüzünden reel faiz, ilan edilenin üzerine çıkmaktadır. Ülkemiz tüketicisinin finans bilgi düzeyinin düşüklüğü göz önüne alındığında, kredi için zorunlu gider unsuru olmadığı halde alınan faiz dışındaki bedellerin yanıltıcılığı ortadadır. Bu tür işlemlerin kabulü mümkün değildir, aynı zamanda adil olmayıp, evrensel hukuka da aykırıdır. Dışarıdan masumane gözükse de tüketiciler, bankaların haksız ücretlendirmelerini yargıya taşıyamayacak, BDDK doğrudan tüketici aleyhine müdahalede bulunabilecektir. Bankalar adına adeta imtiyaz oluşturulmaktadır. 
 
Yukarıda açıkladığımız finans sektöründe sunulan ürün ve hizmetlerdeki haksız, adil olmayan ücretlendirmeler yüzünden tüketicilerin başta ayıplı mal ve hizmet sorunlarını çözmek için kurulmuş bulunan Tüketici Hakem Heyetleri iş yapamaz hale gelmiştir. 2012 yılında Tüketici Heyetlerine yapılan şikayetlerin yaklaşık % 60’ı bankalarla ilgili olup, bu oran 2013’ün ilk altı ayında % 70’e ulaşmıştır. Bu nedenle sistem tıkandığından, dosya yükü altında ezilen Tüketici Hakem Heyetleri, kendilerine gelen şikayetleri almamak için tüketicilere engel çıkarmakta, mağdur tüketiciler “Hacet kapısı” olarak gördükleri merciden geri çevrilmektedir. Kredi kartı aidatının iptali için Tüketici Hakem Heyetine başvurmuş yüzbinlerce tüketicinin müracaatı “Aidatsız kredi kartı alsaydın” gerekçesiyle olumsuz sonuçlanabilecektir. Geçmişten günümüze kadar yaşananlardan yarına baktığımızda görünen o ki; hak ihlalleri gün geçtikçe artacak, tüketiciler, tüketici örgütleri, iyi niyetle çalışan hakem heyetleri ve bakanlık personeli çırpınmaya devam edecektir.
 
Gazetelere yansıyan “Tüketicinin zaferi” başlıklarına aldanılmamalıdır. Satır aralarına inildiğinde tüketicinin kendisinden haksız yere kesilen bir ücreti aylar hatta bazen yıllar sonra geri alabildiği; hem maddi hem de manevi yönden hırpalandığı gibi, davayı kazansa bile bile aslında kazananın satıcı/sağlayıcı olduğu aşikardır. Bunun için yeni yasaya, mağdur edilen tüketicinin maddi kayıplarını tazmin eden hükümlerin yanına, onun uğraşısını; mücadelesini; zaman kaybını tazmin edecek-diğer bir deyişle “Tüketicinin Tam Tazminine” yönelik hükümler konmalıdır.
 
Bankalar başta olmak üzere, sabit ve cep telefonu hizmeti sunan operatörler; enerji sektöründeki işletmeler; çok uluslu şirketlerin oluşturduğu mevcut durum bize şunu söylemektedir: Yasaya tüketici lehine ne tür hükümler konursa konsun “Tüketicinin Tam Tazmini”ne yer vermeyen bir yasaya “yeni” demek de doğru olmayacaktır.
 
Malumunuz üzere, köhnemiş ortaçağ zihniyetiyle salt maddi kazanç peşindeki kişi ve kurumlara karşı tüketicinin korunması ve örgütlenmelerinin teşvik edilmesi Anayasa’mızın 172. Maddesinin emredici hükmüdür. Buna rağmen, Kanunun asıl muhatabı ve öznesi olan tüketici örgütlerinin Kurul ve konseylerdeki temsil imkanı ortadan kaldırılmıştır.
 
Sayın Cumhurbaşkanı; Yeni Tüketici Kanunu’nu onaylamayarak, yukarıda saydığım hususlarda gerekli düzenlemelerin yapılması için yeniden görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne iade etmenizi diliyoruz.
 
Saygılarımızla,
 
Aydın Ağaoğlu
Tüketiciler Derneği Genel Başkanı
 
Mehmet Bülent Deniz
Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı

29 Mayıs 2013 Çarşamba

Bankalar 1-Hayati Yazıcı 0

 
Yeni Tüketici Yasa Taslağı, Bakanlar Kurulu'nda imzaya açıldı.
Düzenlediği basın toplantısı ile taslağın imzaya açıldığını belirten Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, taslakta yer alacak düzenlemeler hakkında bilgi verdi.
 
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı'nın açıklamaları, TV8 HaberAktif programında değerlendirildi. Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, taslakta bankalarla ilgili yer alacak düzenlemelere çok sert tepki verdi...
 

"Tüketicinin Dediği Değil, Bankaların Dediği Oldu..."

Bankaların aldığı ücret ve komisyonlar engellenecek mi? Konut kredisinde hayat sigortası zorunluluğu kalkıyor mu? Birçok başlıkta değişiklik içeren "Tüketiciyi Koruma Kanunu"nu, Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Avukat Bülent Deniz'e sorduk.

Üzerinde bir yıldır çalışılan Tüketiciyi Koruma Kanunu dün Bakanlar Kurulu'na sunularak imzaya açıldı. Kanun birçok mevcut düzenlemede değişikliği içeriyor.
Bugün kameralar karşısına çıkan Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, yeni kanun tasarısının en kısa sürede komisyonda görüşüleceğini ve Haziran ayı içerisinde yasalaşmasının beklendiğini söyledi. Bakan Yazıcı, kanunun içeriği hakkında da bilgi verdi.
Buna göre en dikkat çekici başlık bankaların aldığı ücret ve komisyonlara ilişkin. Taslağa göre, bankaların aldığı 65 kalem ücret artık BDDK tarafından belirlenecek ve bakanlıktan onay alınacak. Yapı ruhsatı almadan maketten konut satılamayacak. Konut kredisi kullananlar artık hayat sigortası yaptırmak zorunda olmayacak. Yeni tüketici koruma kanununa göre kapıdan satış yapanlar artık bakanlıktan izin alacak. Bunlar Tüketiciyi Koruma Kanunu'nun içinde yer alan bazı değişiklikler.
TÜKETİCİLER NASIL BAKIYOR?
Peki tüketici dernekleri yeni kanun taslağı hakkında ne düşünüyor?
Bu konuda Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Avukat Bülent Deniz'e görüşünü sorduk. Deniz, öncelikle taslağın içeriği hakkında hiç kimsenin net bir bilgiye sahip olmadığının altını çizerek, taslağın beklentilerini karşılamadığını belirtti. Av. Bülent Deniz, yapılan düzenlemelerin Avrupa Birliği'ne uyum süreci kapsamında yapılması gereken değişiklikler olduğunu ifade ederek, özellikle bankaların tüketiciden aldıkları komisyon ve ücretler konusunda hiçbir olumlu adım atılmadığını kaydetti.
Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Avukat Bülent Deniz'in açıklamalarını ses barından dinleyebilirsiniz: