medya duyurusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
medya duyurusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Nisan 2015 Çarşamba
27 Temmuz 2013 Cumartesi
Deniz: "Kredi Kartı Değil, AKP..."
Tüketici Birliği Başkanı Bülent Deniz, kredi kartı mağdurluğu sebebinin AKP iktidarı olduğunu açıkladı. Ulusal Kanal'a konuk olan Başkan Bülent Deniz, AKP'nin icraatlarını hatırlatarak, kredi kartı gündemiyle ilgili açıklamalarda bulundu.
Ekopolitik programında, Çetin Ünsalan'ın sorularını yanıtlayan Tüketici Birliği Başkanı Bülent Deniz, Başbakan Erdoğan'ın kredi kartlarını savunduğunu belirtti.
Başkan Deniz, maaş ödemelerine banka zorunluluğunu AKP'nin getirdiğini hatırlattı.
Başkan Deniz, AKP'nin yaptıklarıyla söylediklerinin farklı olduğunu vurguladı.
Başkan Deniz, maaş ödemelerine banka zorunluluğunu AKP'nin getirdiğini hatırlattı.
Başkan Deniz, AKP'nin yaptıklarıyla söylediklerinin farklı olduğunu vurguladı.
17 Temmuz 2013 Çarşamba
Benzin 5 Lirayı Geçti
Akaryakıt fiyatlarındaki artışın temel sebebi ne? Türkiye neden en pahalı benzini kullanıyor? Bu soruların yanıtını Ekonomist Ali Ağaoğlu, RS FM'e verdi. Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Avukat Bülent Deniz de enerji fiyatlarındaki zamları değerlendirdi.
Uluslararası petrol fiyatları yükselişe geçerken, Türkiye’de de benzin fiyatları artmaya devam ediyor. Türkiye'de benzine bir hafta aradan sonra 8 kuruşluk bir zam daha yapıldı. 95 oktan benzinin litre fiyatı 4 lira 83 kuruştan 4 lira 91 kuruşa çıktı. 98 oktan benzinin fiyatı ise 5.1 liraya kadar yükseldi. Böylece benzinde 5 lira sınırı aşılmış oldu. Benzin fiyatlarına en son 8 Temmuz'da 11 kuruş zam yapılmıştı. Türkiye, 5 liranın üzerindeki bu fiyatla "dünyanın en pahalı benzinini satan ülke" konumunu koruyor. Türkiye'den sonra en pahalı benzin Norveç ve Hollanda'da satılıyor. Akaryakıt fiyatının yüzde 65'ini vergi, yüzde 2'ye yakınını rafineri işleme karı ve yüzde 7'sini bayi dağıtıcı karı oluşturuyor. Yani 100 liralık benzinin 26 lirası petrole, 9 lirası rafineri ve dağıtıcılara, 65 lirası ise ÖTV ve KDV olarak devletin kasasına giriyor.
Peki akaryakıt fiyatlarındaki artışın temel sebebi ne? Türkiye neden en pahalı benzini kullanıyor? Bu konuda Ekonomist Ali Ağaoğlu'nun görüşüne başvurduk. RS FM'e konuşan Ağaoğlu, petrol fiyatlarının yükselmesi konusunda iki temel sebebe dikkati çekti. Dünyada petrol fiyatlarının artmadığını aslında Amerika'da petrol fiyatlarının artığını belirten Ali Ağaoğlu, brent tipi petrol ile Amerika petrolünün yılbaşında 22 dolar olan fiyat farkının 1,5 dolara düştüğünü söyledi. Türkiye'de akaryakıt fiyatlarının artmasında ise kurlardaki artış ve ödenen vergilerin etkili olduğunun altını çizen Ali Ağaoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Biz petrol fiyatının yaklaşık yüzde 62’sini vergi olarak ödüyoruz. Hatta dönem dönem maktu vergilerle ilgili ayarlamalar yapılınca bu rakam yüzde 67’ye kadar çıkıyor. Böyle baktığımız zaman biz vergi ödüyoruz aslında, petrol fiyatı ödemiyoruz. Burada mesele petrol fiyatlarını artışı değil vergideki inatlaşma birazcık, onun bence biraz düzelmesi lazım."
"AKARYAKIT ÜRÜNLERİNE YAPILAN ZAM ENFLASYONU ARTTIRIR"
Vergilerin düşürülmesi gerektiğinin altını çizen Ekonomist Ali Ağaoğlu, akaryakıt fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki olumsuz etkisine de dikkati çekti. Ağaoğlu, "Bir başka önemli nokta daha var aslında petrol fiyatlarındaki artış ister kurdan olsun ister petrol fiyatlarından, ki bana göre şu andaki artışın en önemli sebebi kur, Türkiye’de enflasyonu artıran bir unsur. Çünkü baktığınız zaman akaryakıt fiyatlarındaki artış hemen hemen her kalemde direkt, doğrudan artış getiriyor ve Merkez Bankasının işini daha da zorlaştıran bir durum bu."
TÜKETİCİLER, VERGİDE İNDİRİM İSTİYOR
Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Avukat Bülent Deniz de enerji fiyatlarındaki zam konusunu RS FM'e değerlendirdi. "Döviz kurundaki dalgalanmalar ister istemez ithal ettiğimiz ürün olan enerjiye de yansıyor ve bu da tüketiciye ulaşan nihai fiyatın artmasına yol açıyor." diyen Deniz, vergi yüküne dikkati çekti. Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Avukat Bülent Deniz, "bizde benzinin üzerindeki vergiler çok yüklü. Rafineriden çıkış fiyatı ile tüketiciye ulaştığı fiyat arasında yaklaşık yüzde 200 - 230 civarında vergi yükü var. Dolayısıyla 1’e 3 vergi yüküyle tüketicinin ucuz benzin tüketmesi zaten çok mümkün görünmüyor." dedi. Av.Deniz, sözlerini şöyle sürdürdü: " Biz enerji fiyatlarına zam yapılması gündeme geldiğinde her seferinde hükümete aynı çağrıyı yapıyoruz. Diyoruz ki: Akaryakıt çok temel bir ürün, bu temel ürünü kullanmadan yaşamı sürdürmek mümkün değil. Dolayısıyla fiyat artışı gündeme geldiğinde akaryakıttan aldığınız vergi oranlarına geçici olarak dahi olsa bir miktar indirim yapsanız gelecek olan zamlar o oranda değil, daha düşük oranlarda gerçekleşecek. Bu da Türkiye’deki enflasyonun düşük kalmasına ilişkin ekonomik mücadeleye önemli katkı sağlayacaktır. Fakat hükümet her nedense bunu yapmıyor. Siyasi iktidar çünkü benzin istasyonlarını vergi dairesi gibi çalıştırıyor."
BENZİN ZAMMI BOYKOT EDİLEMEZ
Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Avukat Bülent Deniz, akaryakıtın ekmek, su gibi temel ihtiyaç olduğu için tüketicinin akaryakıt zamlarını boykot edemeyeceğini ama tasarruf yapmaya gidebileceğini söyledi. Deniz, "Akaryakıtın boykot edilememesi nedeniyle hükümet de aslında bu noktada daha rahat, daha keyfi davranabiliyor. Türkiye olarak biz beş gün boyunca arabalarımıza benzin koymamayı başarabilsek ben inanıyorum 6’ncı gün fiyatlar düşecektir. Fakat bu boykotun gerçekleşme olasılığı son derece düşük ve bir ütopya. " dedi. Deniz, hükümete yaptıkları "akaryakıttan aldığınız bu ağır vergileri hiç olmazsa bu zam dönemlerinde indirin, hem enflasyonu azdırmamış olursunuz, hem de tüketiciyi perişan etmemiş olursunuz." çağrısını da yineledi.
BU FİYATLAR KALICI OLABİLİR Mİ?
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, benzin fiyatlarının sekiz gün içerisinde iki kez zamlanarak 5 liranın üzerine çıkmasını değerlendirdi. Babacan, "ham petrol fiyatlarındaki artış devam ederse bu fiyat kalıcı olabilir" diye konuştu.
Tüketiciler
Birliği Federasyonu Başkanı Avukat Bülent Deniz'in açıklamalarını ses barından
dinleyebilirsiniz:
Derya Yaşar 17.07.2013
2 Mayıs 2013 Perşembe
Deniz, Mayın Tarlası'nda...
Tüketici Birliği Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz,
Mayın Tarlası'nda...
Yazar Ahmet Zengin'in hazırlayıp sunduğu ve TR1 ekranlarında her Cuma yayınlanan Mayın Tarlası'nın bu haftaki konuğu Tüketici Birliği Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz.
Ekonomideki son gelişmeler, cebimizin ekonomisi ve tüketici olarak haklarımız...
TR1, Mayın Tarlası, 3 Mayıs 2013, saat 21:00
(Türksat 3A 12525/V/30.000)
Etiketler:
medya duyurusu,
mehmet bülent deniz,
tr1 tv,
tüketici birliği federasyonu
4 Ocak 2013 Cuma
Sorun Çözelim, Rusya'nın Sesi'nde Başlıyor
Tüketiciler Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkan Yardımcısı ve Tüketici Güvenliği Derneği Genel Başkanı Murat Köse'nin hazırlayıp sunduğu, "Sorun Çözelim" Rusya'nın Sesi'nde...
Tüketiciler Birliği Federasyonu (TBF) üyesi Tüketici Güvenliği Derneği'nin katkılarıyla hazırlanan "Sorun Çözelim"de, ekonomiye ve tüketiciye dair herşey konuşuluyor.
"Sorun Çözelim"in ilk konuğu
Tüketiciler Birliği Federasyonu (TBF)
Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz.
4 Ocak 2013 saat 15:00-16:00 Rusya'nın Sesi, "Sorun Çözelim"
Frekanslar
İSTANBUL
|
106.4
|
ANKARA
|
93.9
|
İZMİR
|
98.9
|
BURSA
|
106.4
|
ANTALYA
|
90.7
|
BALIKESİR
|
106.6
|
ÇANAKKALE
|
93.7
|
EDİRNE
|
106.4
|
KOCAELİ
|
93.4
|
SAKARYA
|
93.4
|
TEKİRDAĞ
|
106.5
|
ÇORLU
|
106.5
|
KIRKLARELİ
|
97.7
|
BANDIRMA
|
93.7
|
MANAVGAT
|
90.6
|
23 Mayıs 2012 Çarşamba
Deniz, İMC TV.-Güvercin Günlükleri'nde...
Ferhat Kentel ve Alev Erkilet'in hazırlayıp sunduğu "Güvercin Günlükleri" sıradan insanların günlüğünü tutuyor.
Güvercin Günlükleri'nin bu haftaki konuğu; Tüketici Hakları Uzmanı ve Tüketiciler Birliği Kurucu Başkanı Mehmet Bülent Deniz.
Tüketicinin "güvercin halleri" için
İMC TV. 23 Mayıs 2012 Çarşamba, saat 21:45
Etiketler:
imctv,
medya duyurusu
6 Mart 2012 Salı
Hesap Verme Sorumluluğu...
Bu söz, TC. Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü’ne ait www.muhasebat.gov.tr adresindeki internet sitesinin çeşitli yerlerinde yazılı.
Kurumun Genel Müdürü Mehmet Sarıtaş’ın sitede yer alan mesajından anlıyoruz ki, bu müdürlük; “mali saydamlık ve hesap verme sorumluluğu çerçevesinde kamuoyunun zamanında bilgilendirilmesi amacıyla mali veriler”i web sayfasında yayınlıyor.
Bu Sitede İşim Ne?
Az-biraz mürekkep yalamış, üniversite eğitimi almış, dahası hukukçu olarak çalışma gösteren bendeniz, elbette devletin Maliye Bakanlığı’na bağlı bir Muhasebat Genel Müdürlüğü olduğundan haberdardım. Ancak işimiz düşmediğinden midir nedir, “bu müdürlük ne iş yapar, neye yarar” diye hiç düşünmemiştik.
Ta ki, Maliye Bakanlığı’na sorduğum bir soruya verilen cevapta, bu müdürlüğün sitesine bakmam önerilinceye kadar…
Sizin Adınıza Sormuştum
İki haftadır vergiyi, deprem vergisini yazıp anlatıyoruz.
İşin aslı Van Depremi'nin hemen ertesine dayanıyor aslında.
“Nerde bu toplanan deprem vergileri” tepkisi üzerine üşenmeyip Maliye Bakanlığı’na sorduk ve dedik ki;
1-01.10.2011 tarihi itibariyle 26.11.1999 tarih ve 4481 sayılı yasa gereği toplanan vergilerin miktarı nedir?
2-4481 sayılı kanun gerekçesinde, yapılan düzenleme ile 17.08.1999 ve 12.11.1999 tarihlerinde meydana gelen depremlerde zarar gören yurttaşların yaralarının sarılacağı belli olmakla, bu kanun gereği elde edilen gelir nerelere harcanmıştır?
Soru Basit, Yanıt Vermek Zor…
Gördüğünüz gibi sorular basit.
Deprem Vergisi getiren kanun ile bizden ne kadar toplandığı, bu paranın nerelere harcandığı soruluyor.
Bu soruların sorulduğu dönemde bu ülkenin Maliye Bakanından, Başbakanına iktidarın ileri gelenlerinin; “deprem vergisi diye bir şey yoktur, bu vergiyi biz kalıcı hale getirmedik, toplanan vergiler devletin havuzuna gider” diye demeçler verdiği günlerde, bir yurttaştan gelen bu kolay sorulara yanıt vermek zor olmalı ki, Bilgi Edinme Yasası çerçevesinde sorulan bu sorulara gelen ilk yanıtta, yazının girişinde sözünü ettiğimiz TC. Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü’ne ait www.muhasebat.gov.tr adresindeki internet sitesine bakmamız öneriliyordu:
“17.08.1999 ve 12.11.1999 tarihlerinde Marmara Bölgesi ve
civarında meydana gelen depremin yol açtığı ekonomik kayıpları gidermek amacıyla bazı mükellefiyetler ihdası ve bazı vergi kanunlarında değişiklik yapılması hakkındaki 26.11.1999 tarih ve 4481 sayılı kanun ile tahsil edilen gelirlere ilişkin bilgiler, Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü’nün www.muhasebat.gov.tr internet adresinde yer almakta olup, ilgililere bu adresten ihtiyaç duydukları bilgileri edineceklerinin bildirilmesi...”
Önerilen siteye kezlerce girdik. Maliye, işletme eğitimi almamış, sade bir yurttaş olarak, sorduğumuz soruların yanıtlarını bulamadık. (Bulan olursa,köşe yazarınızı haberdar edeceğinizi umuyoruz.)
Ardından İkinci Yanıt…
Gelen bu yanıt üzerine, verilen yanıtın Bilgi Edinme Yasası çerçevesinde uygun bir yanıt olmadığı gerekçesiyle itiraz hazırlanırken, ikinci yanıt eposta kutumuza düşüverdi:
“1999 Marmara Depremi sonrasında, 4481 Sayılı Kanunla, Ek Gelir, Ek Kurumlar, Ek Emlak, Ek Motorlu Taşıtlar, Faiz, Özel İletişim ve Özel İşlem Vergileri ihdas edilmiş olup, söz konusu vergilerden yapılan tahsilatlar Muhasebat Genel Müdürlüğünün www.muhasebat.gov.tr adresinde yayınlanmaktadır.
1999-2003 yıllarında yukarıda sayılan kalemlerden tahsil edilen tutarlar ile depremin zararlarının telafisi için yapılan tüm harcamalar, ilgili yılların genel bütçesi içersinde ilgili tertiplerinden yapılmıştır.
Genel bütçe içersinde vergilerin tekliği ilkesi gereği, yapılan tahsilatlar tek bir havuzda toplanıp, ülkenin ve deprem bölgesinin öncelikleri dahilinde harcanmıştır.
Mikail Erkmen/Muhasebat Genel Müdürlüğü”
“26.11.1999 tarihli ve 4481 sayılı _17.08.1999 ve 12.11.1999 Tarihlerinde Marmara Bölgesi ve Civarında Meydana Gelen Depremin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpları Gidermek Amacıyla Bazı Mükellefiyetler İhdası ve Bazı Vergi Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun_ ile deprem felaketinin yol açtığı olumsuz şartları gidermek amacıyla, bir defalık Ek Gelir Vergisi, Ek Kurumlar Vergisi, Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi, Ek Emlak Vergisi ve Faiz Vergisi alınması öngörülmüş ve 31.12.2000 tarihine kadar uygulanmak üzere, Özel İletişim ve Özel İşlem Vergileri ihdas edilmiştir.
Daha sonra özel iletişim ve özel işlem vergilerinin süreleri uzatılmış olup, 01.01.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5035 sayılı Kanunla özel işlem vergisi kaldırılmış, özel iletişim vergisi ise 68022 sayılı Gider Vergileri Kanununun 39 uncu maddesine hüküm eklenmek suretiyle vergi hukukumuzda yeni bir vergi olarak yerini almıştır.
4481 sayılı kanun çerçevesinde, faiz vergisi ile belediyeler tarafından tahsil edilen ek emlak vergisi dahil olmak üzere toplam 2.649.745.000-TL ek vergi, 1.987.033.000-TL özel işlem vergisi ile 3.114.342.000-TL özel iletişim vergisi tahsil edilmiştir.
Öte yandan, 4481 sayılı Kanuna göre toplanan vergilerin ve depremle ilgili yapılan harcamaların ödenek ve kaynak bazında dağılımı, şeffaf yönetim anlayışının bir gereği olarak, Gelir İdaresi Başkanlığınca yayınlanan Yıllık Faaliyet Raporları ile Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından aylık olarak çıkarılan Kamu Hesaplar Bülteninde yer almaktadır. Söz konusu süreli yayınlara birimlerin resmi internet (www.gib.gov.tr , www.muhasebat.gov.tr ) sitelerinden ulaşmak mümkündür.
Diğer taraftan, deprem harcamalarının izlenmesi ve kamuoyunun bu konuda bilgilendirilmesi amacıyla anılan depremler sonrasında ilgili yıl Bütçe Uygulama Talimatları kullanılmak suretiyle İdarelerden deprem harcamalarına ilişkin veriler talep edilmiştir.
Bu verilere göre anılan depremlerin meydana geldiği 1999 yılından 2003 yılı Mart ayı sonuna kadar olan döneme ilişkin olarak tüm İdarelerin depremlere ilişkin müdahale ve iyileştirme harcamaları toplam 3.946.000.000-TL olarak gerçekleşmiştir.
Mali sistemde ciddi sorunlara yol açan fon uygulamalarının kaldırılmasına yönelik izlenen politika gereği Devlet bütçesinin temel ilkelerinden birisi olan birlik ilkesi uygulamaya sokulmuş ve 2000 yılından sonra fon sisteminin tasfiyesine yönelik yasal düzenlemeler yapılmıştır. Bu çerçevede, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunda düzenlenmiş olan Afetler Fonu da tasfiye edilerek bu kapsamda elde edilen gelirlerin genel bütçe geliri olarak kaydedilmesi ve bu alandaki harcamaların ilgili idare bütçelerinde tefrik edilen ödeneklerle karşılanması sağlanmıştır.
2009 yılında yürürlüğe giren 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunla birlikte afet yönetimi konusunda yeni bir anlayış uygulamaya konmuş ve idari yapılanmada değişikliğe gidilmiştir. Bu kapsamda, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı bünyesinde yer alan Afet İşleri Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı bünyesinde yer alan Sivil Savunma Genel Müdürlüğü, Başbakanlık bünyesinde yer alan Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü kaldırılarak Başbakanlığa bağlı genel bütçeli bir idare olan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı kurulmuştur. Yine aynı Kanunun 23 üncü maddesi ile Başkanlık bütçesinde afet ve acil durum faaliyetleri ödeneği tefrik edilmektedir. Başkanlık bütçesinde gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılarak kullanılmakta olan bu kaynaktan Başkanlıkça uygun görülen hallerde, kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idarelerin hesaplarına da aktarma yapılabilmektedir.
2003 yılı sonrasında fonların tasfiyesine ilişkin izlenen genel politika gereği depreme yönelik olarak oluşturulmuş bir fon bulunmamaktadır. Ancak şimdiye kadar olduğu gibi deprem ile diğer her türlü afet ve acil durum halleri öncesi ve sonrasına yönelik harcamaları karşılayacak kaynak ilgili idare bütçelerine ödenek öngörülmek suretiyle temin edilmektedir.
Hasan Özaba/Ekonomik Hizmetler Dairesi
Maliye Bakanlığı’nın, bendenizi ziyadesi ile adam yerine koyup iki ayrı birimini harekete geçirerek, sorduğumuz basit sorulara yanıt hazırlamış olması, bu topraklarda 48 yıldır yaşayan bir yurttaş olarak, gözlerimizi yaşarttı.
Yaşaran gözlerimizi kurulayana dek, ne olur şu gelen yanıtları okuyup ne anladığınızı bir zahmet köşe yazarınıza iletiverin.
Söz, bir daha vergi sözcüğünü bu köşede ağzımıza almayacağız…
Düzeltme ve Teşekkür
Bir önceki “Hani “Deprem Vergisi Diye Bir Şey Yok”tu?..” başlıklı yazımda;
“Yukarıda yazdık, geçici vergileri kalıcı hale getiren yasanın kabul tarihi 25 Aralık 2003. AKP nin iktidara geldiği tarih 3 Kasım 2003.
Bizim hesabımıza göre, AKP iktidara gelir gelmez, birbuçuk ay sonra, geçici olan bu vergileri kalıcı hale getiren yasayı çıkartmış.”
Diye yazmıştık.
Abdülkerim Erim yazımızı okumuş ve AKP nin iktidara geliş tarihinin 3 Kasım 2003 değil, 3 Kasım 2002 olduğunu belirtmiş.
Sayın Erim’e teşekkür ediyorum.
Bu makale, 05.03.2012 tarihinde, ekonomi.com portalının http://ekonomigundemi.com/yazar/Hesap-Verme-Sorumlulugu-/1780 linkinde yayınlanmıştır.
Etiketler:
ekonomigundemi,
medya duyurusu,
vergi
29 Şubat 2012 Çarşamba
Hani "Deprem Vergisi Diye Bir Şey Yok"tu?...
Tartışmayı hatırlayalım;
Van Depremi’nin ardından, deprem vergilerinin nerelere harcandığı sorgulanmaya başladı. Van’da evsiz kalan ve yaklaşan kışı çadırlarda geçirmeye mahkûm yurttaşların barınma ve gıda ihtiyaçlarının zamanında ve yeterli şekilde karşılanamaması üzerine, deprem kayıplarını telafi etmek için yıllardır vergi veren herkesin aklındaki; “nerede bu toplanan paralar” sorusuna yanıt, iktidar partisinden geldi.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’ten, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e kadar, çok sayıdaki iktidar partisi yetkililerinin açıklamalarının ardından, son noktayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan koydu; “Deprem vergisi diye bir şey yok.”
Yıllardır Deprem Vergisi ödediğini zanneden biz vergi mükelleflerini şaşırtan bu yanıt, ister istemez bize şu soruyu sordurttu; “iyi de, biz neyin ek vergisi ödedik yıllarca?...”
Bakalım Neyin Vergisini Ödemişiz
Tarih kaydeder.
Tutanaklar da, yalan söylemez.
O zaman 24 Ağustos 1999 tarihine gidelim.
Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ne diyor, görelim:
“Ülkemiz 17 Ağustos 1999 günü bir deprem felaketi yaşamıştır. Yaşanan bu felaket önemli boyutta can ve mal kaybına yol açmış, … yeni ve büyük bir kamu finansman ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bölgede meydana gelen ciddi boyutlardaki tahribatın ve zararın giderilerek hayatın mümkün olan en kısa sürede normale dönüştürülmesi, Hükümetin temel amacıdır. … Karşı karşıya bulunulan gelir ihtiyacının sağlıklı kaynağının vergi olduğu kuşkusuzdur. … Bu düzenleme ile bir yandan depremde zarar güren yurttaşlarımızın yaraları sarılmaya çalışılacak diğer yandan ekonomide yeni yapısal sorunlar yaratılmadan bir süredir uygulanmakta olan ekonomik istikrar programının devamı sağlanacaktır Tasarı ile aynı zamanda toplumsal dayanışmanın hakiki bir örneği gerçekleştirilecektir.”
Ecevit’in bu gerekçe ile TBMM. ne gönderdiği 4481 sayılı, “17 Ağustos 1999 tarihinde Marmara Bölgesi ve Civarında Meydana Gelen Depremin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpları Gidermek Amacıyla 30.06.2000 Tarihine Kadar Bazı Mükellefiyetlerin İhdası ve Bazı Vergi Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile yıllardır cep telefonundan, akaryakıta kadar bir çok mal ve hizmetin alımında, ek vergi ödeyip durduk.
Yasa Zoruyla Toplumsal Dayanışma!..
Bu coğrafyada yaşayanlar, yüzyıllardır toplumsal dayanışmanın ne demek olduğunu cümle âleme göstermiştir.
Komşusu açken, tok yatmayı vebal gören bizler, elbette her türlü felaketin ardından yardımlaştık, yaralarımızı birlikte sardık.
Anlaşılan 1999 yılının iktidarı, bu güzel hasletimizi yeterli görmemiş olacak ki, bu kez yasa zoruyla toplumsal dayanışmamızı sağlamaya karar vermiş.
Olsun varsın, yasa zoruyla toplumsal dayanışmaya da, “eyvallah.”
Madem Dayanışmak İstiyorsunuz, Devam O Halde!...
O kadar içten “eyvallah” demiş olmalıyız ki, 30 Haziran 2000 yılına kadar alınacağı belirtilen deprem vergileri, “görülen lüzum üzerine” uzatıldıkça, uzatıldı…
Bu uzatma işi, her yıl vergilerin uzatılmasına ilişkin yasa tasarılarına imza atan seçilmişlerin elini-kolunu yormuş olsa gerek, 25 Aralık 2003 tarihinde bir yasa çıkarıp bu vergileri kalıcı hale getirivermişiz.
“Geçici Deprem Vergileri Bizden Önce Kalıcı Hale Geldi”
Bu beyanın sahibi, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek.
Geçici deprem vergilerinin kendilerinden önce kalıcı hale getirildiğini söyleyen Şimşek’i, tutanaklar yalanlıyor.
Yukarıda yazdık, geçici vergileri kalıcı hale getiren yasanın kabul tarihi 25 Aralık 2003. AKP nin iktidara geldiği tarih 3 Kasım 2003.
Bizim hesabımıza göre, AKP iktidara gelir gelmez, birbuçuk ay sonra, geçici olan bu vergileri kalıcı hale getiren yasayı çıkartmış.
Sayın Şimşek, Maliye Bakanı olduğuna göre, toplama çıkarma yapmayı, bizden daha iyi biliyordur.
Ve mutlaka hesap hatasını bizler yapıyoruzdur.
Şimşek, “geçici vergileri kalıcı hale biz getirmedik” diyorsa, doğrudur.
İşin doğrusunu, ondan daha iyi bilecek değiliz…
Valla Sıkıldık Bu İşten…
Yerimiz doldu, deprem vergisinin son perdesini yazamadık.
Yazamadık, ama iki haftadır vergi konusunu yazmaktan ben sıkıldım.
Okuyan daha çok sıkılmıştır.
Az biraz daha sabır.
Haftaya skandalın son noktasını yazıp sizleri vergilerinizle baş başa bırakacağız.
Teşekkür
Ekonomigundemi.com’daki birlikteliğimiz geçen hafta başladı.
İlgi gösterdiniz, okudunuz, soysal medyada tartıştınız, tebrik ettiniz.
Sağolun, varolun.
Bu makale, 26.02.2012 tarihinde, ekonomi.com portalının http://ekonomigundemi.com/yazar/Hani-“Deprem-Vergisi-Diye-Bir-Sey-Yok”tu-/1760 linkinde yayınlanmıştır.
Etiketler:
akp,
depremvergisi,
ekonomigundemi,
medya duyurusu,
mehmetşimşek
13 Şubat 2012 Pazartesi
Tüketicinin Lideri Ekonomi Gündemi'nde...
Türkiye’de tüketici bilincinin gelişmesinde en büyük emek harcayanlardan birisi O.
Tüketici hakları konusunda uzun yıllar mücadele veren ve bu konuda hak kazanımları konusunda imzası bulunan Tüketici Hakları Uzmanı ve Tüketiciler Birliği Kurucu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, yazılarıyla Ekonomi Gündemi’nde…
Ülkemizdeki tüketici haklarının gelişmesinde, yasal düzenlemelerde girişimleri ve bilgilendirmesiyle tüketicinin lideri konumuna yükselen Mehmet Bülent Deniz de, Ekonomi Gündemi yazarlarına katıldı.
“Halkın Ekonomisi” denildiğinde akla gelen ilk isim olan Deniz, kısa bir süre sonra ekonomiye, halkın ekonomisine ilişkin; tüketicinin cebine değen, bilgilendirici, yön gösterici, uyarıcı ve çözüm odaklı yazılarıyla sizlerle olacak.
Çoğumuz için anlaşılmaz ve zor olan ekonomideki gelişmelerin insan üzerindeki izdüşümlerini, takipçilerinin yakından bildiği yalın, kolay ve mizah tadında üslubu ile Mehmet Bülent Deniz’in, Ekonomi Gündemi’ndeki yazılarını kaçırmayın.
Tüketici Hakları Uzmanı ve Tüketiciler Birliği Kurucu Başkanı Mehmet Bülent Deniz kimdir?
1988 yılından bu yana İstanbul’da hukuk danışmanlığı ve avukatlık yapan Mehmet Bülent Deniz, 1997 yılında Tüketiciler Birliği’ni kurdu. Kuruluşundan itibaren 11 yıl süre ile Genel Başkan olarak görev yaptı. Liderliğindeki Tüketiciler Birliği, kuruluşundan bu yana gerçekleştirdiği etkinlikler, kampanyalar, açtığı davalar, onbinlerce tüketiciye ulaştırdığı ücretsiz hukuki yardım ve benzeri çalışmaları ile uluslararası sivil toplum örgütü niteliği kazandı.
Tüketiciler Birliği dışında, Türkiye-Pakistan Kültür Derneği, Mazlumder İstanbul Şubesi, HAYAD Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği Senabil Vakfı, SEHAM Senabil Hukuk Araştırmaları Merkezi, Hukukçular Derneği, AKDER Ayrımcılığa Karşı Kadın Hakları Derneği, Sağlıklı Gıda Plâtformu, TOBB ve İKV öncülüğünde kurulan Türkiye Plâtformu, Düşünce Suçuna Karşı Girişim Grubu,Ortak Payda gibi sivil toplum örgütlerinde kurucu, başkan, yönetim kurulu üyeliği ve aktivist olarak yer aldı. 2000 yılında ülkemizin en büyük sivil iletişim ağı olan STKDUYURU grubunu kurdu.
Geçmiş yıllarda Ulaştırma Bakanlığı İnternet Üst Kurul Üyesi, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Tüketici Konseyi delegesi, Haseki Hastanesi Hasta Hakları Kurul üyesi, 7. dönem İstanbul İl Genel Meclis Üyesi, 2. Aile Şurası üyesi, Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı ASAGEM-EDAM Aile Müfredatı Geliştirme Projesi Danışma Kurulu üyesi olarak görev yapan Deniz, insan hakları, tüketici hakları, hasta ve hasta yakını hakları, sivil itaatsizlik, sivil toplum örgütlenmesi, sivil toplum kuruluşlarında yönetişim, sivil toplum kuruluşlarında zaaflar, toplam kalite yönetimi, CRM konularında yüzlerce panel, konferans, sempozyum, seminerde tebliğ sundu.
Sivil toplum örgütleri bünyesinde gerçekleştirdiği çalışmalar esnasında baz istasyonları, tüketici hakları, bilgi edinme hakkı, seçim hukuku, toplam kalite yönetimi, yoksulluk, düşünce özgürlüğü ve benzeri konularda onlarca rapor hazırladı. Hazırladığı raporlar nedeniyle mevzuatlarda iyileştirici çalışmalar yapıldı.
Hukuka Uygunluk Sebebi Olarak Sivil İtaatsizlik adıyla henüz yayınlanmamış bir eseri bulunmaktadır.
Çalışmalarına ilişkin binlerce kez yazılı, görsel, işitsel ve sanal medyada haber oldu, demeçleri ve çalışmaları yayınlandı.
Çok sayıda sektör ve ekonomi dergisinde köşe yazarlığı yapan Mehmet Bülent Deniz, TRT Radyo 1’de tüketici hakları programları hazırladı. Hazırladığı radyo programı Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Yılın Radyo Programı ödülü aldı.
KRT TV. de, Ekonomi Gazetecileri Derneği Yönetim Kurulu üyesi Çetin Ünsalan ile birlikte hazırladığı “Halkın Ekonomisi” programlarını izleyiciye ulaştırdı.
http://www.ekonomigundemi.com/haber/Tuketicinin-Lideri-Ekonomi-Gundemi-nde/59938
http://www.ekonomigundemi.com/haber/Tuketicinin-Lideri-Ekonomi-Gundemi-nde/59938
Etiketler:
ekonomigundemi,
medya duyurusu
3 Şubat 2012 Cuma
Merkezi Sistem Faturalarında Adaletsiz Hesaplama
Ana fatura nasıl paylaştırılıyor?
Ortak kullanım mahalleri, sistem kayıpları, asgari ısınma ve işletme giderleri için alınan "katılım bedeli" ne demek?
Hiç doğalgaz tüketmeyen konutlar için de bu para alınıyor mu?
Hangisi kârlı; bireysel sistem mi, merkezi sistem mi?
Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz, Show TV. Ana Haber'de yanıtlıyor...
Show TV. Ana Haber, 3 Şubat 2012, saat 18:45
Etiketler:
doğalgaz,
medya duyurusu
24 Ocak 2012 Salı
"ne yiyorsan, O'sun!..."
Dünyada bir milyar insan açlıkla mücadele ediyor.
Bir yanda obezite, diğer yanda aç ölümler…
Yeterli gıda, güvenli gıda herkes için olmalı.
İyi, ama nasıl?
Açlıkla mücadeleye çözüm için ortaya kondu.
Şimdi insan neslinin geleceğini tehdit ediyor; "GDO, insanlığa saldırı mı?"
Fikir Sahibi Damaklar Konviviyumu Lideri Defne Koryürek stüdyoda,
TÜKODER Trabzon Şube Başkanı Zümrüt Turgay telefonda anlatıyor.
Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz ve Ekonomi Gazetecileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Gazeteci-Yazar Çetin Ünsalan’ın hazırlayıp sundukları;
Halkın Ekonomisi, KRT., 25 Ocak Çarşamba, saat 21:00’de…
"Halkın Ekonomisi"ni izlemek için: D-Smart 151. Kanal, TiVibu, TÜRKSAT 3A 11096 Vertical 30000, iPhone, iPad, BlackBerry, Android, Windows Phone 7, internet üzerinden
Canlı yayına bağlanmak için: 0212 356 99 92 halkinekonomisi@krtkaradeniz.com
22 Ocak 2012 Pazar
Pompada "İnce" Ayar
Dolar ve petroldeki yükseliş akaryakıta ‘zam’ olarak anında yansıyor. Fiyatlar düştüğünde ise, indirim için stokların bitmesi bekleniyor. Dolar 1.90 iken mazot ve benzin 10’ar kuruş zamlandı. Dolar 1.80’e indi, ancak Türkiye 11 gündür zamlı akaryakıt kullanıyor.
Akaryakıtta 2005 yılında başlayan Serbest Fiyatlandırma Sistemi, satıcılara önemli bir avantaj sağlarken, tüketicilere ise hiç de küçümsenemeyecek bir ‘bedel’ ödetiyor. Uluslararası Piyasalarda dolar ve petrol fiyatlarındaki yükselişe paralel olarak akaryakıt fiyatları anında yükseltilirken, dış piyasalardaki düşüş, aradan günler geçmesine rağmen pompa fiyatlarına yansıtılmıyor. Anında yapılan zamla, ellerindeki stokları yüksek fiyattan satan akaryakıt dağıtım şirketleri ‘ekstra’ gelir elde ederken, eldeki stoklar tükeninceye kadar geciktirilen indirimin faturasını ise vatandaş ödüyor.
ZAM KOŞAR ADIM YAPILIYOR
Tüketiciler Birliği Başkanı Avukat Bülent Deniz, akaryakıt sektörünün tüketicilerin en fazla mağdur edildiği alanların başında geldiğini belirterek, ‘sözde’ serbest fiyat ayarlamasında zammın ‘koşar adım’ indirimlerin ise, ‘emekleme usulü’ yapıldığını söyledi. Akaryakıt dağıtım şirketlerinin kendi menfaatleri uğruna tüketiciyi mağdur ettiklerini belirten Bülent Deniz, fiyat belirleme görevinin akaryakıt sektörünün aktörlerine bırakılmasının yanlış olduğuna dikkat çekti. Deniz, uygulamanın akaryakıt şirketlerine haksız kazanç sağladığını ifade ederek, bunun düzeltilmesini istedi.
Yılda 15 defa zam, 10 defa indirim
Akaryakıt fiyatlarında geçen yıl tam 25 defa ‘ayarlama’ yapıldı. Bunlardan 15’inde fiyatlar zamlandı, 10’unda indirim yapıldı. 2012 yılında ise şimdiye kadar sadece bir defa fiyat ayarlaması yapıldı. 10 Ocak’ta ABD Doları 1.90 TL’yi gördüğünde mazot ve benzinin litre fiyatı 10’ar kuruş zamlandı. Bu ayarlamanın üzerinden 11 gün geçti. ABD Doları 1.80 TL’ye kadar geriledi. Ancak fiyatlar yükselirken anında pompaya ‘zam’ olarak yansıyan hassasiyet, fiyatlar düşerken bir türlü ‘indirime” dönüşmedi. Ve 11 gün boyunca Türk halkına yine zamlı fiyatlardan akaryakıt satıldı.
HAKSIZ KAZANÇ ELDE EDİLİYOR
Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Avukat Bülent Deniz, uygulamanın akaryakıt şirketlerine haksız kazanç sağladığını kaydetti.
Ercan Seki
Türkiye, 22.01.2012
http://www.turkiyegazetesi.com.tr/haberdetay.aspx?haberid=521717
Etiketler:
benzin zammı,
medya duyurusu
18 Ocak 2012 Çarşamba
sinema biletindeki hak arayışı...
Alışverişiniz gümrüğe takılabilir!...
Yurtdışından getirilen ürünlerde gümrük vergisi var mı?
İnternetten yapılan alışveriş için ne kadar gümrük vergisi ödenecek?
Yurtdışından ve internetten yapılan alışverişlerde dikkat edilmesi gerekenler...
İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği Genel Sekreteri Mümin Günler yanıtlıyor.
Okullar tatile giriyor.
Sömestre tatilinde servis ücretleri ne olacak?
İstanbul Umum Servis Aracı İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Hamza Öztürk’ten velilere uyarılar…
Film izlemek için gittiğiniz sinemada, reklâm bombardımanı…
Film izlemek yerine, dakikalarca izlettirilen reklâmlar için ne yapacağız?
Sivil Toplum ve Diyalog Merkezi Başkan Yardımcısı Av. Aydın Türkmenoğlu, sinema biletindeki hak arayışını anlatıyor.
Tarım Bakanı, “sütte kanser tehlikesi var” derse…
Skandal itiraf, “Başbaşa”da…
Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz ve Ekonomi Gazetecileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Gazeteci-Yazar Çetin Ünsalan’ın hazırlayıp sundukları;
Halkın Ekonomisi, KRT., 18 Ocak Çarşamba, saat 21:00’de…
"Halkın Ekonomisi"ni izlemek için: D-Smart 151. Kanal, TiVibu, TÜRKSAT 3A 11096 Vertical 30000, iPhone, iPad, BlackBerry, Android, Windows Phone 7, internet üzerinden
Canlı yayına bağlanmak için: 0212 356 99 92 halkinekonomisi@krtkaradeniz.com
11 Ocak 2012 Çarşamba
"enerji için tasarruf vakti..."
Elektrik, doğalgaz, petrol, güneş olmasa?...
Yaşamın kaynağı enerji…
Yüzyıllardır hoyratça tüketilen enerji kaynakları alarm veriyor.
Uğruna savaşların yapıldığı enerji için şimdi tasarruf vakti
Isı, Su, Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER) Başkan Yardımcısı Ertuğrul Şen ve İstanbul Doğalgaz Sıhhi Tesisatçılar Esnaf ve Sanatkârlar Odası Üyesi Cavit Doğan anlatıyor.
Mevcut tesisatlar sağlıklı mı?
Yalıtıma verilen para, sokağa mı atılıyor?
Yalıtıma harcanan para, geri dönecek mi?
Isınma giderleri nasıl düşecek?
Tesisat seçerken, tasarruf etmek!...
Uçuyoruz.
Ama haklarımızı biliyor muyuz?
Havayolu yolcularına yeni haklar…
Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz ve Ekonomi Gazetecileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Gazeteci-Yazar Çetin Ünsalan’ın hazırlayıp sundukları;
Halkın Ekonomisi, KRT., 11 Ocak Çarşamba, saat 21:00’de…
"Halkın Ekonomisi"ni izlemek için: D-Smart 151. Kanal, TiVibu, TÜRKSAT 3A 11096 Vertical 30000, iPhone, iPad, BlackBerry, Android, Windows Phone 7, internet üzerinden
Canlı yayına bağlanmak için: 0212 356 99 92 halkinekonomisi@krtkaradeniz.com
4 Ocak 2012 Çarşamba
"Cebimizdeki Parayı, Yüzde Yirmibeş Arttırmak..."
2012 vergi zamlarıyla geldi.
Hangi vergi, ne kadar arttı? Yeni vergiler yolda…
Yüksek enflasyon kapıda!...
Eski Hesap Uzmanı Bülent Soylan’dan uyarılar…
“Soykırım yok” demek, Fransa’da suç.
Fransa Meclisinden geçen yasa, Senato yolunda.
2006 da oynanan senaryo yineleniyor.
Türkiye tüketicisi, “Onuruna Fransız Kalmıyor.”
Tüketiciler Birliği Antalya Şube Eş başkanı Neşet Gündüz, Fransız mallarına boykotu anlatıyor.
Cebimizdeki paranın yüzde 25 artması mümkün mü?
Alışverişin üç şifresi.
Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz ve Ekonomi Gazetecileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Gazeteci-Yazar Çetin Ünsalan’ın hazırlayıp sundukları;
Halkın Ekonomisi, KRT., 4 Ocak Çarşamba, saat 21:00’de…
"Halkın Ekonomisi"ni izlemek için: D-Smart 151. Kanal, TiVibu, TÜRKSAT 3A 11096 Vertical 30000, iPhone, iPad, BlackBerry, Android, Windows Phone 7, internet üzerinden
Canlı yayına bağlanmak için: 0212 356 99 92 halkinekonomisi@krtkaradeniz.com
2 Ocak 2012 Pazartesi
yeni yılın ilk "gündem"i...
Kredi kartında tek limit neler getirecek?
Tek limit uygulamasında, tüketicinin ödeme eğilimi nasıl ölçülecek?
Elektrik, doğalgaz, su faturasını düzenli ödemeyen tüketicinin limiti ne kadar olacak?
Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz, hazırlıkları süren kredi kartında tek limit uygulamasının tüm boyutlarını, İstanbul/Historia AVM. den gerçekleştirilecek canlı yayında açıklıyor.
TRT Haber, Gündem
3 Ocak 2012, 12:35'de..
3 Ocak 2012, 12:35'de..
Etiketler:
kredi kartı,
medya duyurusu,
trt
27 Aralık 2011 Salı
"hesap özeti!..."
Akaryakıt zammı, dolaylı vergiler, kredi kart aidatları, elektrikte anlaşılmayan ödemeler…
Kim yoksul? Kim aç?
Gelir dağılımı adaletinde neredeyiz?
2012 de bizi neler bekliyor?
Gelen yıl, gideni aratacak mı?
Bir yılın ardından,
tüketicinin hesap özetini çıkarıyoruz.
Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz ve Ekonomi Gazetecileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Gazeteci-Yazar Çetin Ünsalan’ın hazırlayıp sundukları;
Halkın Ekonomisi, KRT., 28 Aralık Çarşamba, saat 21:00’de…
"Halkın Ekonomisi"ni izlemek için: D-Smart 151. Kanal, TiVibu, TÜRKSAT 3A 11096 Vertical 30000, iPhone, iPad, BlackBerry, Android, Windows Phone 7, internet üzerinden
Canlı yayına bağlanmak için: 0212 356 99 92 halkinekonomisi@krtkaradeniz.com
Etiketler:
krt,
medya duyurusu
"cepteki bombaya reyting ayarı"
Kredi kartlarındaki olumsuz gelişmeler devam ediyor.
Asgari ödeme tutarının arttırılmasından, tek limit uygulamasına...
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), yaklaşan tehlike için önlem almaya çalışıyor.
Şimdi sıra, "reyting" ayarında...
BDDK. nın yapmayı planladığı uygulamalar, tüketici için ne anlama geliyor?
Ekonomiyi soğutmak için tüketicinin donması mı gerekiyor?
Hane halkı borçlanmasında ipin ucunu kaçıran tüketici için yeni kabuslar...
Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz, Sosyal Güvenlik Uzmanı Resul Kurt ile birlikte 'Gülin Yıldırımkaya ile HTGündem'de değerlendiriyor.
BloombergHT TV., Gülin Yıldırımkaya ile HTGündem
28 Aralık 2011, saat 19:00
Etiketler:
bloomberght,
kredi kartı,
medya duyurusu
9 Eylül 2011 Cuma
"Bu Tuzağa Düşmeyin"
BDDK'nın yeni düzenlemesi tefecileri atağa geçirdi.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK) bir yılda en fazla 3 kez dönem borcunun yarısından daha az ödeme yapan tüketicilere nakit para çekme yasağı getirilerek kredi kartı asgari ödeme tutarının yüzde 20'lerden yüzde 40'a çıkarılmasına ilişkin düzenlemelerin 17 Eylül 2011 tarihinden itibaren günü kurtaran tüketiciler için büyük sıkıntı yaratacağı belirtildi.
Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz, Gazeteport'a yaptığı açıklamada, Türkiye'de 17-18 milyon kişinin cebinde 50 milyon adet kredi kartı bulunduğunu ve yaklaşık 10 milyon tüketicinin kredi kartı borçlarında yalnızca asgari tutarda ödeme yaparak günü kurtaran tüketiciler olduğunu dile getirdi.
''ÖNEMLİ BİR DÜZENLEME''
Asgari ödeme tutarının alışkanlık haline dönüşmemesi, tüketicinin arada gidip borcunu kapatması için BDDK'nın bu tarz bir önlem aldığını belirten Deniz, bir tüketicinin 1000 liralık kredi kartı borcunun asgari tutarını ödeyerek borcunu 3,5 yılda kapayabildiğini söyledi. Yeni düzenleme kapsamında, yalnızca borcunun asgari tutarını ödeyen tüketicilerin kartlarının limitinin arttırılmayacağını ve sayısı 9-10 milyon civarında olan bir kredi kartından çekip diğer kredi kartını borcunu ödeyen günü kurtaran tüketiciler için nakit çekiminin kapatılacağını dile getirdi. Deniz, 17 Eylül tarihinden itibaren bir karttan çekip diğer karta yatıran tüketiciler için bu imkan ortadan kalkacağından dolayı 3-4 milyon kredi kartı kullanıcısı için icra takibi başlatılabileceğini söyledi. Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı, bu düzenleme ile başlangıçta bir çok sıkıntı ortaya çıkacak dahi olsa bilinçli bir tüketim toplumu haline dönüşme yolunda önemli bir düzenleme olarak gördüğünü sözlerine ekledi.
TEFECİLER İŞ BAŞINDA
BDDK'nın düzenlemesini fırsat olarak gören, tüketicilerin kredi kartı borçlarının tamamını daha düşük faiz oranından, kefil, sözleşme, formalite gerektirmeden ödeyeceklerini belirten danışmanlık şirketlerini atağa geçirdi. Tüketicilerin kredi kartı borçlarını 12 ay eşit taksite böleceklerini taahhüt eden şirketler bankaların aylık uyguladığı vade farkının altında sundukları oran ile tüketicilerin daha karlı çıkacağını iddia ediyorlar.
Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı, tüketicileri bu tür şirketlere karşı tetikte olmaları konusunda uyardı.
TÜKETİCİLER DİKKAT!
Bir kurumun faiz karşılığında para verebilmesi için BDDK'dan izin alması gerektiğine değinen Deniz, bu kurumların tefecilik yaptıklarını söyledi. Deniz, 17 Eylül itibariyle tüketicilerin kredi kartı borçlarını kapama yoluna gitmesinden yararlanmak isteyen bu şirketlere karşı tüketicileri uyardı. Kredi kartı borçlarının kapatılıp kapatılmadığının denetlenmesinin mümkün olmadığını dile getiren Deniz, bu kurumların izinsiz para topladıklarından dolayı vergi vermediklerini bildirdi.
Kredi kartı faizlerinin yüzde 2,75 civarında, tüketici kredisi faiz oranlarının ise yüzde 1 civarında olduğunu belirten Deniz, tüketici kredisi kullanmanın 2 kat daha avantajlı olduğunu dile getirdi. Tüketicilerin icraya düşmemesi adına krediye ödeme yapmasını yararlı gördüğüne değinen Deniz, müşterilere bireysel kredilerle borçlarını kapatma yoluna gitmelerini önerdi.
Ceren Dilekçi/Gazeteport
http://www.gazeteport.com.tr/haber/50829/bu_tuzaga_dusmeyin
http://www.gazeteport.com.tr/haber/50829/bu_tuzaga_dusmeyin
Etiketler:
banka,
basınhaberleri,
bddk,
kredi kartı,
medya duyurusu
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








