çetin ünsalan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çetin ünsalan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Kasım 2020 Cumartesi

İstifanın nedeni belli oldu!


Tüketici Postası Genel Yayın Yönetmeni Çetin Ünsalan ile yayın kurulu üyesi Turhan Dik’in hazırladıkları Haftanın Ekonomisi’nde bu hafta Merkez Bankası Başkanı ataması ve Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın istifası konuşuldu.

Programa konuk olan Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, Albayrak’ın istifasının nedenini açıkladı.

10.11.2020, Tüketici Postası

21 Mayıs 2020 Perşembe

Çetin Ünsalan Yazdı: “Kredilendiremediklerimiz”

Televizyonlarda reklamlar dönüyor; yetkililer arka arkaya açıklama yapıyor; her isteyenin krediye ulaştığını, bu süreçte yalnız bırakılmadığını dile getiriyor. Öncelikle şunu belirtmek lazım ki, özrü kabahatinden büyük bir durumla karşı karşıyayız.

Pandemi süreci içerisinde ekonomik olarak yaşanan ve yaşanacakların yeterince anlaşıldığı konusunda şüphelerim var. Bir ‘reklamları izlediniz’ havası içerisinde, yapılıp edilenden söz ediliyor ama, gerçek şu ki tek vaat edilen şey kredi.

Gerek reel sektör bazında, gerekse de bireysel anlamda, geliri kesilen insanların desteklenmesi yerine, borca batmış insanlara kredi havucu sunmak, bankacılık sisteminin de kendi rasyolarının bundan uzak olduğu gerçeğini görmemek ya bilgisizlik ya da aldatmacaya girer.

Öncelikle neden desteklenmeleri gerektiğini hatırlayalım. Çünkü insanlara ‘evde kal’ dedik. Aklı başında insanların da buna uyum gösterdiği, reel sektörün gıkını çıkarmadan sürece destek verdiği, bunun da sonuçta sağlıktaki başarıyı getirdiğini unutmamak gerekir. Ama siz, bir mücadele için evde kal dediğiniz insanlara, dünyadaki örneklerinde olduğu gibi yaşam maliyetlerini karşılayacak kaynağı aktarmazsanız, yeni bir sorun biriktirirsiniz.

Türkiye’de insanların zaten yeterince tasarruflarının olmadığını, reel sektörün tabir yerindeyse kılı kılına döndüğünü, hatta kazanılmamış paralar üzerinden vadelerle piyasanın kendi iç finansmanını sağladığını göz ardı edemezsiniz.

Peki hibe niteliğinde destekler verilmek yerine kredi olanaklarının sunulduğu söylendi de ne oldu? Reel sektörü temsil edenlerin söylediklerinin tersine, bu kredilere ulaşmak o kadar mümkün olmadı. Zira farklı sektörlerden aynı sesi duyuyorsak, ortada bir sorun var demektir.

Nitekim son olarak KOBİ’lere üretim yaptıran bir ilaç firmasının sahibi Ayşe Ünal, kimseye sesini duyuramadığı için sosyal medyasından ‘işte gerçekler’ diyerek yaşananları tek tek sıraladı ve sesine ses istedi. Anlattıkları, diğer iş insanlarının sohbet sırasında paylaştıklarıyla örtüşüyordu.

İşin reel sektör boyutu bu da, halkın ekonomisi farklı mı? Ne yazık ki hayır… Son olarak yoğun talep ve şikayetler üzerine bir açıklama yapan Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, kredi alamayan yurttaşların başvurularının yoğunlaştığını dile getirirken, bence açıklamasında kritik bir cümle kullandı.

Temel ihtiyaç desteği kapsamında 3 milyon 977 bin kişiye, 22 milyar 295 milyon TL’lık kredi verildiğine dair açıklamayı hatırlatan Federasyon Başkanı diyor ki: “Bakan Albayrak’ın açıklaması kamuoyunu bilgilendirmede önemli bir adım olmasına karşın eksiktir. Bu kredi için toplam başvuru sayısı ve başvurusu reddedilen kişi sayısının ne olduğunun da açıklanması gereklidir.”

Kaç kişinin başvurusunun, ne gerekçeyle reddedildiğini soruyor. Aslında bu tablo borca batık vatandaşın durumunu çok net ortaya koyacaktır. Ama bunun kişisel sır olduğu belirtilerek yok sayılan bir durumu var. Oysa istenen şahısların bireysel durumu değil, onlardan oluşan topluluğun genel durumuna dair istatistik. Yani kişisel bir sır söz konusu değil. Gelen başvurulardaki yakınmalar da çok dikkat çekici.

Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı’nın açıklamasında şu cümlelerle durum aktarılıyor: “…tüketicilerden gelen yakınmalarda; aradan haftalar geçmiş olmasına karşın kredi başvurusuna olumlu/olumsuz hiçbir yanıt verilmediği, krediyi kullanmak için kamuoyuna açıklanan koşulları taşıdığı halde başvurunun reddedildiği, reddedilme gerekçesinin tüketici ile paylaşılmadığı, koşulları taşımadığı halde birçok kişinin kredi başvurusunun olumlu sonuçlandığı, hatta aynı ailenin fertlerine ayrı ayrı kredi verildiği dile getirilmektedir…”

Sizce de cevaba muhtaç bir durum yok mu? Hatta 10 binlik başvurulara 3 bin TL, 25 bin TL’lik ticari kredilere 10 bin TL önerilen onlarca örneğin de olduğunu biliyoruz. Velhasıl kelam ortada bir sıkıntı olduğu belli. Bunun açıklamasının da yapılması gerekiyor. Hem reel sektör hem de vatandaş nezdinde aynı başlıklara dikkat çekiliyorsa, birinin da bunun izahatını yapması şart.

Elbette hepsi bir yana insanların yiyecek ekmek ya da ödeyecek fatura için krediye başvurmak zorunda kalmaları da ayrı bir utanç tablosu. Zira bu geleceğe yönelik olası gelirleri tüketmek ve bugünkü açmazı aşmak için, yarın ödeyemeyeceği veya ödemekte sıkıntı çekeceği borçların altına girmek, bütçelerin bir kez daha alt üst olma ihtimalini ortaya koymak demektir. Şüphesiz tahmin edeceğiniz gibi burada tek sıkıntıyı da borcu alan yaşamaz.

Ama siz insanları çaresiz bırakırsanız, onlar da ‘denize düşen yılana sarılır’ oynar. Peki burada bankalara kızmak gerekiyor mu? Bence dün için evet, ama bugün için hayır. Zira herkes bu krediler içinde büyük bir şüpheli alacak potansiyeli olduğunu görüyor. Kısacası ekonomi yönetimi kendi sağlamadığı desteği unutturmak için, zaten yakın geçmişte aşırı oranda zorladığı bankalara kredi pası atıp, onların da veremeyeceğini bilerek sorumluluktan kaçıyor.

Kredilendiremediklerimizi yaratırken daha önceki batıklara ister kredi alsınlar, isterse alamasınlar yeni sorunlar ekliyoruz. Sonuç mu? Yazık oluyor dolaylı vergilerle kazansın kazanmasın vergi vererek, aslında vergi rekortmeni olan bu insanlara…

20.05.2020, Çetin Ünsalan, Para Analiz

1 Mayıs 2020 Cuma

Çetin Ünsalan Yazdı: Geleceğin gölgesinde 100 yıl öncesi

Bu tatlı su analistlerine ve uzmanlarına bayılıyorum. Biraz doğru pazarlama, biraz reklamını iyi yapma, biraz da rüzgarı arkasına alma yoluyla, herkesin gördüğünü söyleyip, kahin unvanıyla kasayı dolduruyorlar.

Herkesin kendi tercihidir; kimin ne kazandığı da umurumda değil ama haksızlığa dayanamıyorum. 2008 krizinin kahini Roubini… Çıktı ve zaten patlayacağı belli olan bir krizi söyledi diye kahin ilan edildi.

Bizim çok sevgili uzmanlarımız da ithal sese hayranlıklarıyla ne dediğine baktılar. Oysa 90’lı yılların sonundan beri ekonomik modelleri masaya yatıran, Türkiye’nin özelinde yapılması ve yapılmaması gerekenleri yazan, çizen anlatan isimler vardı. Üstelik bunlar ithal dostlar gibi para da almadılar.

Belki iki elin parmaklarını geçmeyecek sayıdaydılar. Ama Ekonomist Uğur Civelek, Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu ve Stratejist Mete Akıncı başta olmak üzere bize ait bu sesleri dinlememek ne kadar akılla bağdaştı? Hadi Roubini ekonomist… Bir tüketici mücadelesi yapan avukattan bahsedeyim.

Mehmet Bülent Deniz… Şu an Tüketici Birliği Federasyonu’nun Başkanı; o dönem de yine bir tüketici derneğinin başında. Roubini’den en az 1 yıl önce krizin haberini verdi. Diğerlerine haksızlık, Roubini’yi de kurban etmek istemem.

Ama şu bir gerçek ki Civelek, Uzunoğlu ve Deniz, yıllarca programlarıma konuk oldular ve dünyada her şey güllük gülistanlık iken uyarılarını yaptılar. Fakat sorumsuz sorumlularımız genellikle onları kötümser olarak nitelendirdi. Sonuç: 2008 krizi yaşandı, Roubini kahin oldu.

30.04.2020, Çetin Ünsalan, Para Analiz

13 Mart 2020 Cuma

Çetin Ünsalan Yazdı: TÜİK Başkanı’na şartlı ödül

Şubat ayı enflasyonu açıklandı. Tüketici fiyatlarıyla yıllık enflasyon, TÜİK’in rakamlarına göre yüzde 12,37… Bu oranlara kimsenin inanmadığını ve yaşam koşullarının ağırlaşırken, iğneden ipliğe her şeye zam gelirken, bu oranları paylaşmanın akıl sağlığına zarar bir tablo ortaya çıkarttığını biliyorum.

Ülkede yaşayanların çok büyük bir kısmının Türk-İş tarafında açıklanan yoksulluk sınırının altında kaldığını, TÜİK’in gerçekleşen yerine hedeflenen enflasyon üzerinden bir yol haritası belirlemiş olduğunu ve alenen ‘gerçeğinizi tanımıyoruz’ mesajını verdiğini biliyoruz.

Nitekim bu fotoğraf tüketici tarafından da tepkiyle karşılandı. Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, yapılan bu açıklamanın ardından ilginç ve ironik bir beyanatta bulundu.

Enflasyon rakamı içerisinde en çok dikkatlerini çekenin gıda enflasyonu olduğunu vurgulayan M. Bülent Deniz, gıda fiyatlarının yüzde 10,58 artmış olduğunu hatırlattı. Sahada, marketlerde, pazarlarda yaptıkları araştırmalara göre ‘bu enflasyon yüzde 35-40’tan aşağı değil’ dedi.

Sonrasında da şöyle konuştu: “Demek ki bizler yanıldık. Bu nedenle TÜİK Başkanı Yinal Yağan, size Tüketici Birliği Federasyonu olarak yılın tüketicisi ödülünü vermek istiyoruz. Ama bir tek koşulumuz var. Lütfen hangi marketten pazardan alışveriş yaptığınızı bize de açıklayın.”

O kadar tatlı, naif ve yerinde bir eleştiriydi ki bu. Elbette TÜİK Başkanı’nın ne buna cevap vermesi, ne de adres göstermesi mümkün olmayacak. Gıdanın bir hanenin harcamaları içerisindeki ağırlığını biliyoruz. Ayrıca sokakta rakamların ürün bazında yüzde 40’ların bile üzerinde olduğunun farkındayız. Fakat tüketici yine de insaflı davranmış.

Sonuç mu, patlayan kredi kartları, olanak varsa ihtiyaç kredileri başvuruları ve filmin sonunda gelir o kadar artmadığı için icralık hale gelen borçlar. Bunun sürdürülemez bir hastalık gibi Türkiye ekonomisini kemirdiğini fark etmemiz gerekiyor.

Peki kritik soru şu: Halkın bir bölümü, eskiye oranla düşen bir yüzdede de olsa buna nasıl inanıp, kendi gerçeğine yabancılaşıyor? Fanatizm… Buna inanmak istememek ve hata yaptığını itiraf edememek duygusunu da eklerseniz, gerçeği ret anlamlı hale geliyor.

Dün Marmaray’da şahit olduğum bir olayı paylaşayım. Sefer saatine az bir süre kaldığı için aceleyle istasyona inip beklemeye başladım. Sonra arkamdan biraz sinirli, biraz da telaşlı bir ses söylenmeye başladı. Tren gecikmişti.

Sakinleştirmek adına 2 dakikası olduğunu söyledim. Fakat tatmin olmadı. Bu sefer yanındakiyle konuşmaya başladı. Meseleyi sonra anladım. Çünkü biri ‘başa geçtiler sonra da ellerine yüzlerine bulaştırdılar’ diyerek meseleye bir boyut katmıştı.

Bir süre konuşma devam edince tekrar dönüp ‘Söğütlüçeşme – Zeytinburnu seferinin, Anadolu istikametine doğru yeni uzatıldığını, bu nedenle aksama yaşanmış olabileceğini belirttim. Çünkü gerçekten genellikle zamanında gelir o trenler. Fakat tatmin olacak gibi değillerdi.

Belediyenin değiştikten sonra nasıl bu işi aksattığı üzerine birbirlerine nutuk atmaya başladılar. Elbette herkesin kendi görüşü ama Marmaray’daydık.

İktidara oy verdikleri alenen belli olan iki kişinin kendi aralarındaki konuşmaları devam etti. Farklı bir partiden diye İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni gömmeye niyetli, ama o anda gelen treni işletenin iktidar partisinin yetkisindeki Ulaştırma Bakanlığı olduğundan bihaber bu iki kişi söylenerek trene bindi. Çok garip bir durumdu. İşte fanatizm buydu. Benzer örnekleri her görüşte bulmak mümkün.

Nerede olduklarını fark etmeyen, olayları parti meselesi ve derbi maçına çeviren insanların, kendi yaşadıkları enflasyonu, sırf iktidar partisi beyanı diye kabullenen bir zihniyetin kendi gerçeğine yabancılaşmasından daha doğal ne olabilir? Üstelik yineliyorum bunu her parti ve partili için de söylemek mümkün.

Sorun şu: Biz asil olduğumuzu unutmuş ve elma ile armudu karıştırır hale gelmişiz. TÜİK Başkanı o ödüle ve ironi ile bezenmiş eleştiriye bakar mı?

04.03.2020, Çetin Ünsalan

30 Haziran 2019 Pazar

BDKK'ya Şikâyet Yağdı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na tüketicilerden şikâyet yağmuru.

Bankacılık hizmetleri tüketiciyi neden rahatsız ediyor?
En çok şikâyet hangi konuda?

Tüketici Postası Genel Yayın Yönetmeni Çetin Ünsalan’ın hazırlayıp sunduğu ve Kanal Ekonomi’de yayınlanan Tüketici Postası’nda, Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, banka-tüketici ilişkisini anlatıyor.


28.06.2019, Tüketici Postası

20 Haziran 2019 Perşembe

Tüketici Rekor Kırdı

Tüketici Postası Genel Yayın Yönetmeni, ekonomi gazetecisi Çetin Ünsalan’ın hazırlayıp sunduğu ve Kanal Ekonomi’de her hafta yayınlanan Tüketici Postası’nda bu hafta…

Ramazan ve Arefe Günü kredi kart harcamalarında patlama yaşandı.
Nereye, ne kadar harcadık?

Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz anlatıyor.


9 Haziran 2019 Pazar

Ne olacak konut mağdurlarının hali?

Gazeteci-yazar Çetin Ünsalan’ın hazırlayıp sunduğu Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz’in konuk olduğu Tüketici Postası’nda, bu hafta konut mağdurlarının dramı masaya yatırılıyor.



Kanal Ekonomi’yi izlemeye devem edin...

2 Mart 2019 Cumartesi

Tüketicinin Hak Aramasına Çelme

Tüketici uyuşmazlıklarına zorunlu arabuluculuk mu geliyor?
Tüketici örgütleri bu gelişmeyi nasıl değerlendiriyor?
Zorunlu arabuluculuk, tüketici için ne getirecek, ne götürecek?

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, Tüketici Postası Genel Yayın Yönetmeni Çetin Ünsalan’ın hazırlayıp sunduğu ve her Salı Kanal Ekonomi’de yayınlanan Tüketici Postası’nda değerlendiriyor.


10 Şubat 2019 Pazar

Tüketici Güven Endeksi Düşüyor

Tüm zamanların en düşük seviyesine gelen Tüketici Güven Endeksi, ekonominin geleceği için neler söylüyor?
Düşen tasarruf eğilimi, ülke kalkınmasını nasıl etkileyecek?
Reel sektör ve tüketici ne yapmalı?

Tüketici Postası Genel Yayın Yönetmeni Çetin Ünsalan ve Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, Kanal Ekonomi’de her Salı yayınlanan Tüketici Postası’nda anlatıyor.

18 Ocak 2019 Cuma

Poşette ezber bozacak bilgiler

Poşet konusunda bilmediğiniz haklarınız neler? 
Kanal Ekonomi'de yayınlanan,Tüketici Postası'nda gazeteci-yazar Çetin Ünsalan ve Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Başkanı Mehmet Bülent Deniz anlatıyor.

30 Aralık 2018 Pazar

Doğada iyi de kötü de kaybolmaz

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz İklim Ekonomisi'nde bu hafta iklim değişikliğinin tüketiciye etkisini anlatıyor.

İklim Ekonomisi'nde bu hafta...

Kanal Ekonomi'de, Gazeteci-Yazar Çetin Ünsalan'ın hazırlayıp sunduğu İklim Ekonomisi'nde bu hafta iklim değişikliğinin tüketiciye etkisini, Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz anlatıyor.



1 Temmuz 2018 Pazar

TBF Başkanı Mehmet Bülent Deniz: Tüketici Koruma Kanunumuz dünyada sayılı kanunlardan biridir

Reel sektör ile tüketici ilişkisine baktığınızda masanın iki tarafında iki farklı aktör olarak görsek de aslında masanın aynı tarafındalar diyen Mehmet Bülent Deniz, Reel Piyasalar programımızın konuğu oldu.

Tüketici Güven Endeksinin tarihin en dip seviyesine geldiğini söyleyen Mehmet Bülent Deniz, reel sektörün tüketicisine güven vermesi gerektiğini belirtti. Reel piyasa – tüketici arasındaki güvene dayalı iyi bir ilişkinin ülke ekonomimize neler kazandıracağı üzerine Mehmet Bülent Deniz ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Yayını dinlemek ve haber kaynağı için:

16 Mart 2018 Cuma

Sadece harcarken tüketici

Dünyanın tüketim çılgınlığından geçtiği ve bunu sanal para ile finanse ettiği sürecin sonuna gelinirken, tüketici hakları da hedef tahtasında… 1962 yılında ilk kez ABD Başkanı Kennedy’nin dile getirdiği tüketici hakkının üzerinden yıllar geçti.

Zaten bu vesile ile de dünyada 15 Mart Tüketici Hakları Günü ve devamında haftası olarak kutlanıyor. Şüphesiz önemli mesafe de alındı. Ülkemizde de 90’lı yıllarla birlikte başta Mehmet Bülent Deniz ve ekibi olmak üzere büyük mücadeleler verildi.

Fakat 2008 krizinin ardından bizde de dünyada da tüketici hakları konusunda büyük sıkıntılar yaşanıyor. Çıkarılan kanunların bile, yeni haklar veriyoruz diyerek tırpanlandığı ve tüketicinin etkisizleşmesi için her şeyin yapıldığı bir dönemdeyiz.

Sadece tek bir örnek bile her şeyi anlatıyor. Elektrik faturalarında ayrıntılı döküm hakkı alındı. Burada kayıp kaçak üzerinden bildiğiniz salma yapıldığı ortaya çıktı. Büyük mücadele verildi. Önce faturadaki ayrıntıyı yok edip, ücreti tahsil etmeye yöneldiler. Ardından da belki hukukla değil ama, kanunlarla bu hakkı aranamaz hale getirdiler.

Oysa 2 binli yılların başında her şey ne kadar hoştu. Tüketici hakkı kutsal sayılıyordu; krediler, kredi kartları ile finansmanın gözdesi tüketiciydi; vatandaşın her zaman haklı olduğu siyasi söylemler geliştirilmişti.

Lakin talebe üretim değil, üretime talep yaratmayı amaçlayan bu sahte cennet krizle birlikte son buldu. Sonraki süreçte hızla zorlaşan koşulları yaşıyoruz. Çok büyük bir borç birikti. Vatandaşın bankalara borcu 600 milyar TL’yi zorluyor. 25 milyon icra dosyası var. Kamuya karşı hiçbir hakkını arayamaz hale geldi.

Geldiğimiz noktada sadece harcarken, daha doğrusu harcayabilirken tüketici sayılıyoruz. İş ararken yokuz; hak ararken yokuz; faturaya itiraz ederken yokuz; kamu hizmetlerini denetlemek isterken yokuz; borç ödemede sıkıntı yaşarken yokuz; verdiğimiz oyun hesabını bile sorarken yokuz.

Mesela son şeker fabrikaları özelleştirilmesi… Türkiye’nin birçok ilinde en doğal vatandaşlık hakkı olan itiraz dilekçesi imzalanan masalar güvenlik gerekçesiyle kaldırıldı. Elektrikte, doğalgazda ya da suda bir şeye itiraz etmeye kalktığınızda, faturayı ödemeden bunu bile yapamıyorsunuz.

Borcunuzu sizin rızanız olmadan kimileri varlık yönetim şirketlerine kiloyla satıyor; iktidarlar işsiz olduğunuz halde sizden sigorta parası kesmeye kalkıyor. Gelirimize bile sahip olamıyoruz. Oradan da zorunlu bireysel emeklilik sigortası satıyorlar.

Yol için vergi ödüyoruz; yoldan geçmek için yine ödüyoruz. Sonra bunları satıyorlar; sattıklarına ödüyoruz. Ama hiçbir şeyi sorgulamamız onaylanmıyor. Vergi gelirleri içerisinde, dolaylı vergilerin payı yüzde 80’lerde.

Yani kasaya parayı biz koyuyoruz; ama en büyük vergi mükellefi olarak hesap soramıyoruz. Ne yazık ki dünyanın gittiği ekonomik koşullara bakarsanız, sadece bizde değil, tüm dünyada bu yola giriliyor. Özeti şu: Sadece harcarken tüketicisin…

14 Ekim 2016 Cuma

Kredi Kart Borçları Nasıl Yapılandırılacak?


Kredi kart borçları nasıl yapılandırılacak?

Borçlarını yapılandırmak isteyen tüketiciler ne yapmalı?
Bankalar yapılandırmada nazlı davranıyor!..

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, Çetin Ünsalan'a anlatıyor.

5 Ekim 2016, Ulusal Kanal EkoPolitik
izlemek için...



19 Haziran 2016 Pazar

Kayıp-Kaçak Haracı Dürüstlüğe Yüklendi...

Elektrikte kayıp-kaçak bedelini yasallaştırarak, hukuka rağmen 'çevreden cebe' darbe yapan yasa için tüm değerlendirmeler...

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, gazeteci-yazar Çetin Ünsalan'a anlatıyor.

09.06.2016, Ulusal Kanal, EkoPolitik

28 Mayıs 2016 Cumartesi

Elektrik İsyanı...

Tüketici, elektrik hırsızlarının faturasını ödemekten bıktı.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; 'bu iş böyle olmaz, hırsızın parasının dürüst aboneden alınması hukuk ve adalet ilkelerine aykırıdır' dedi.
Ama TBMM Genel Kurulu'nda sırasını bekleyen yasa tasarısı ile kayıp-kaçak bedeli yasal hale geliyor.

Peki tüketici ne yapacak?

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, gazeteci Çetin Ünsalan'a anlatıyor.

11.04.2016, Ulusal Kanal, EkoPolitik

3 Nisan 2016 Pazar

24 Milyon İcra Dosyası!...

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, 24 milyon icra dosyası ve patlayan iflas erteleme başvurularının gösterdiği halkın ekonomisini anlatıyor.

03.03.2016, Ulusal Kanal, EkoPolitik


27 Aralık 2015 Pazar

Dolandırıcıların Yılı, 2015'in Ardından...

Tüketici Birliği Federasyonu, 2015'e damgasını vuran olayı açıkladı; "telefonla dolandırıcılık"

Bir yılda 44 milyon lira dolandırıldık.
Profesöründen, sokaktaki işsize binlerce insan, bir telefonla binlerce lirasını dolandırıcılara teslim etti.

2015'e damgasını vuran telefon dolandırıcılığının boyutları ve halkın ekonomisinde 2015'in muhasebesi.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, gazeteci-yazar Çetin Ünsalan'a değerlendirdi.

23 Aralık 2015, Ulusal Kanal, EkoPolitik




23 Ağustos 2015 Pazar

"ekonomi, başı kesilmiş horoz gibi..."

Politikada koltuk kavgasının, güvenlikte yaşanan terörün sıcaklığının yaşandığı günlerde, "halkın ekonomisi"nde durum ne?

Artan dolar, peşpeşe gelen zamlar, halkın borç batağındaki mücadelesi..

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, gazeteci-yazar Çetin Ünsalan ile değerlendirdi.

20.08.2015, Ulusal Kanal, EkoPolitik


8 Nisan 2015 Çarşamba

Mart Ayında Altı Yıllık Elektrik Kesintisi

Tüketici Birliği Federasyonu tarafından hazırlanan Elektrik Kesintisi Endeksi (EKE) tüm ayrıntılarıyla EkoPolitik'te konuşuldu.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz'in konuk olduğu, Gazeteci-Yazar Çetin Ünsalan'ın hazırlayıp sunduğu...

06.04.2015, Ulusal Kanal, EkoPolitik