depremvergisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
depremvergisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2014 Cuma

Deprem Vergileri Geçiciydi, Kalıcı Oldu

Marmara depremi için getirilen geçici vergilerin toplanmasına, 15 yıl geçmesine rağmen son verilmedi. Bugüne kadar bu yolla 60 milyar lira vergi tahsil edildi. Gelirlerin yol yapımı ve farklı alanlarda kullanıldığını söyleyen yetkililer, ‘devlet bütçesinde birlik’ ilkesi nedeniyle toplanan vergilerin özel bir harcamaya tahsis edilemeyeceğinin altını çizdi.

Marmara depreminde zarar görenlerin yaralarını sarmak için getirilen geçici vergiler, aradan 15 yıl geçmesine rağmen devam ediyor. Alınan vergilerin vaat edildiği şekilde kullanılmamasına rağmen toplanmaya devam ediyor olması tepki çekiyor. Bu konuda ahlaki olarak da vicdani olarak da yanlış yapıldığının altını çizen Akdeniz Üniversitesi Maliye Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Süleyman Ulutürk, deprem yaralarının sarılması adına toplanan vergilerin “duble yol” yapımı gibi yatırımlar için kullanılmaması gerektiğini belirtti. Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz ise geçici olarak getirilen bu vergilerin zenginlerin ve düşük gelirliler tarafından aynı oranda ödenmesinin gelir dağılımı adaletsizliğini de olumsuz etkilediğini kaydetti. 17 Ağustos 1999’da yaşanan Marmara depreminden sonra bir kereliğine getirilen ve halk tepki göstermeden toplanan deprem vergisinin 60 milyar lirayı aştığı Maliye bürokratları tarafından da ifade edildi. Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, depremle ilgili çalışmalar ve yardımlar sona ermesine rağmen bu vergilerin günümüzde dahi alınmaya devam ettiğini aktardı. Deniz, “Dönemin yetkililerinden Mesut Yılmaz, bu konuda alınan vergilerle IMF’ye olan borcun ödenmeye başlandığını ifade etmişti. Bu açık ikrar depremde elde edilen paranın depremzedeler için harcanması gerekirken başka kaynaklara aktarılmış olması nedeniyle ortada bir suç söz konusuydu.” dedi. Öte yandan tahsilatının kolay olması nedeniyle, her gelen iktidarın bu deprem vergisini devam ettirdiğini belirten Deniz, “İlk yapıldığı 30 Haziran 2000’e kadar bu verginin alınacağı belirtilmişken daha sonra her defasında görülen lüzum üzerine uzatıldıkça uzatılmış.” dedi. Deniz, zenginlerin ve düşük gelirlilerin getirilen bu vergi kalemlerinde aynı oranda vergi ödediğini belirterek, “Halbuki vergide mali güce göre almak esastır. Dolayısıyla herkesin aynı vergiyi verdiği bir toplumda gelir dağılımı adaletsizliği çok ciddi bir şekilde artıyor.” dedi.

Kamu harcamalarını finanse edebilmek için iktidarın ek gelire ihtiyaç duyduğunu söyleyen Akdeniz Üniversitesi Maliye Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Süleyman Ulutürk, “Başka bir vergi koymaktansa insanların ödemeye alıştığı vergiyi sürekli hale getirmek kamuoyunda çok fazla fark edilmezdi ve ses getirmezdi. AKP iktidarı da bunu tercih etti.” dedi. Ulutürk, ‘devlet bütçesinde birlik’ ilkesi nedeniyle toplanan vergilerin özel bir harcamaya tahsis edilemeyeceğinin altını çizerek, “O nedenle toplanan vergilerin deprem için harcanacağını söylemek teknik olarak mümkün değil.” dedi. Yollar için de bir finansmana ihtiyacı olduğunu dolayısıyla bütçeden bunun için kaynak ayrıldığını söyleyen Ulutürk, aslında depreme ayrılması gereken kaynağın yol yapımına ayrıldığını söyledi.

Deprem Vergileri Nereye Gitti?
Bugüne kadar toplanan deprem vergisinin 60 milyar lirayı aştığı hesaplanıyor. 1999 yılında getirilen ve geçici olduğu ilan edilen vergilerden bazıları, 2003 yılından sonra sürekli hale getirildi. İktidara aday olduğu günden itibaren vergi yükünü azaltacağı vaadini veren AKP, Özel İletişim Vergisi, Özel İşlem Vergisi gibi vergileri sürekli hale getirerek vaadinin tam tersini yaptı. Kişi başı vergi yükü bu vergilerle artırılmış oldu. Cep telefonu, ev telefonu, internet, televizyon hizmetleri gibi alanlarda alınan ÖİV abone başına ortalama 50 TL ek yük getiriyor. Cep telefonlarında yüzde 25, sabit hatlarda yüzde 15, internette yüzde 5, uydu ve TV yayınlarında yüzde 15 oranında Özel İletişim Vergisi var. İletişimde konuşma ücreti üzerinden ÖİV kesiliyor. 100 TL’lik bir cep faturasında ÖİV’nin payı 15 TL’yi buluyor. Üstelik diğer deprem vergileri gibi bu vergilerden elde edilen gelirler de farklı alanlarda kullanılıyor. Devletin depreme karşı alınan tedbirler için ne kadar harcama yaptığı ve bu harcamaların bütçeye etkisini sürekli şekilde paylaşması gerekir. Yönetimlerin bu harcamaları sadece bugünü değil geleceği de etkiler. Kısa vadeli getiriler yerine uzun vadeye odaklanıp öncelik sırasını (deprem gibi) en hayati olanlara vermek gerekir. Aksi takdirde muhtemel bir deprem hizmet olarak sunulan tüm yapıları yok etme riskini taşımaktadır.

Koray Tekin, Zaman 21.08.2014 http://www.zaman.com.tr/ekonomi_deprem-vergileri-geciciydi-kalici-oldu_2238869.html

29 Şubat 2012 Çarşamba

Hani "Deprem Vergisi Diye Bir Şey Yok"tu?...


Tartışmayı hatırlayalım;
Van Depremi’nin ardından, deprem vergilerinin nerelere harcandığı sorgulanmaya başladı. Van’da evsiz kalan ve yaklaşan kışı çadırlarda geçirmeye mahkûm yurttaşların barınma ve gıda ihtiyaçlarının zamanında ve yeterli şekilde karşılanamaması üzerine, deprem kayıplarını telafi etmek için yıllardır vergi veren herkesin aklındaki; “nerede bu toplanan paralar” sorusuna yanıt, iktidar partisinden geldi.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’ten, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e kadar, çok sayıdaki iktidar partisi yetkililerinin açıklamalarının ardından, son noktayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan koydu; “Deprem vergisi diye bir şey yok.”

Yıllardır Deprem Vergisi ödediğini zanneden biz vergi mükelleflerini şaşırtan bu yanıt, ister istemez bize şu soruyu sordurttu; “iyi de, biz neyin ek vergisi ödedik yıllarca?...”

Bakalım Neyin Vergisini Ödemişiz
Tarih kaydeder.
Tutanaklar da, yalan söylemez.

O zaman 24 Ağustos 1999 tarihine gidelim.
Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ne diyor, görelim:
“Ülkemiz 17 Ağustos 1999 günü bir deprem felaketi yaşamıştır. Yaşanan bu felaket önemli boyutta can ve mal kaybına yol açmış, … yeni ve büyük bir kamu finansman ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bölgede meydana gelen ciddi boyutlardaki tahribatın ve zararın giderilerek hayatın mümkün olan en kısa sürede normale dönüştürülmesi, Hükümetin temel amacıdır. … Karşı karşıya bulunulan gelir ihtiyacının sağlıklı kaynağının vergi olduğu kuşkusuzdur. … Bu düzenleme ile bir yandan depremde zarar güren yurttaşlarımızın yaraları sarılmaya çalışılacak diğer yandan ekonomide yeni yapısal sorunlar yaratılmadan bir süredir uygulanmakta olan ekonomik istikrar programının devamı sağlanacaktır Tasarı ile aynı zamanda toplumsal dayanışmanın hakiki bir örneği gerçekleştirilecektir.”


Yasa Zoruyla Toplumsal Dayanışma!..
Bu coğrafyada yaşayanlar, yüzyıllardır toplumsal dayanışmanın ne demek olduğunu cümle âleme göstermiştir.
Komşusu açken, tok yatmayı vebal gören bizler, elbette her türlü felaketin ardından yardımlaştık, yaralarımızı birlikte sardık.

Anlaşılan 1999 yılının iktidarı, bu güzel hasletimizi yeterli görmemiş olacak ki, bu kez yasa zoruyla toplumsal dayanışmamızı sağlamaya karar vermiş.
Olsun varsın, yasa zoruyla toplumsal dayanışmaya da, “eyvallah.”

Madem Dayanışmak İstiyorsunuz, Devam O Halde!...
O kadar içten “eyvallah” demiş olmalıyız ki, 30 Haziran 2000 yılına kadar alınacağı belirtilen deprem vergileri, “görülen lüzum üzerine” uzatıldıkça, uzatıldı…

Bu uzatma işi, her yıl vergilerin uzatılmasına ilişkin yasa tasarılarına imza atan seçilmişlerin elini-kolunu yormuş olsa gerek, 25 Aralık 2003 tarihinde bir yasa çıkarıp bu vergileri kalıcı hale getirivermişiz.

“Geçici Deprem Vergileri Bizden Önce Kalıcı Hale Geldi”
Bu beyanın sahibi, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek.
Geçici deprem vergilerinin kendilerinden önce kalıcı hale getirildiğini söyleyen Şimşek’i, tutanaklar yalanlıyor.

Yukarıda yazdık, geçici vergileri kalıcı hale getiren yasanın kabul tarihi 25 Aralık 2003. AKP nin iktidara geldiği tarih 3 Kasım 2003.

Bizim hesabımıza göre, AKP iktidara gelir gelmez, birbuçuk ay sonra, geçici olan bu vergileri kalıcı hale getiren yasayı çıkartmış.
Sayın Şimşek, Maliye Bakanı olduğuna göre, toplama çıkarma yapmayı, bizden daha iyi biliyordur.
Ve mutlaka hesap hatasını bizler yapıyoruzdur.
İşin doğrusunu, ondan daha iyi bilecek değiliz…

Valla Sıkıldık Bu İşten…
Yerimiz doldu, deprem vergisinin son perdesini yazamadık.
Yazamadık, ama iki haftadır vergi konusunu yazmaktan ben sıkıldım.
Okuyan daha çok sıkılmıştır.
Az biraz daha sabır.
Haftaya skandalın son noktasını yazıp sizleri vergilerinizle baş başa bırakacağız.

Teşekkür
Ekonomigundemi.com’daki birlikteliğimiz geçen hafta başladı.
İlgi gösterdiniz, okudunuz, soysal medyada tartıştınız, tebrik ettiniz.
Sağolun, varolun.

Bu makale, 26.02.2012 tarihinde, ekonomi.com portalının http://ekonomigundemi.com/yazar/Hani-“Deprem-Vergisi-Diye-Bir-Sey-Yok”tu-/1760  linkinde yayınlanmıştır.