benzin zammı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
benzin zammı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ağustos 2014 Cumartesi

Petrol Fiyatlarındaki Düşüş Benzine Yansımıyor

Petrol fiyatlarında son iki aydır yaşanan düşüş pompaya yansımadı. Benzin fiyatı yerinde saydı. Aynı dönemde dolar yüzde 1.5 artarken pompa fiyatı sadece yüzde 2.2 düştü.

Petrol fiyatlarındaki artışını bahane göstererek her fırsatta zam gazına basan akaryakıt firmaları, düşüşleri dikkate almıyor.Son 2 aydır brent petrolün varil fiyatı yüzde 10.1 gerilerken, benzindeki indirim sadece yüzde 2.2’de kaldı. Üstelik, aynı dönemde doların da sadece yüzde 1.5 değer kazanması, bahanelere de fırsat tanımayacak seviyede.

11.5 dolarlık düşüş
Dünya petrol fiyatlarındaki hızlı düşüşe rağmen, en ufak bir dalgalanmayı bile fırsata çevirerek bir gün bile beklemeden zam yapan akaryakıt dağıtım firmaları bu dönemde sessiz kaldı. Petrol fiyatları istikrarlı şekilde azalmaya devam ederken, 1 Ağustos’ta 5 kuruşluk indirimle 4.98 liraya düşürülen benzin fiyatı, 20 gündür değişmedi. Bu dönemde brent petrolün varil fiyatı tam 11.5 dolar geriledi.

İndirimde kaplumbağa hızı
Tüketiciler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Bülent Deniz, akaryakıt şirketlerinin zamda koşaradım hareket ettiğini, indirimde ise kaplumbağa hızına düştüklerini söyledi. Bu durumu Enerji Bakanlığı’na sorduklarında, petroldeki değişikliklerin birkaç ay içinde benzin fiyatına yansıya-bileceği cevabını aldıklarını ifade eden Deniz, akaryakıttaki dolaylı vergilerin yüksekliği sebebiyle devletin de bu işe karışmadığını kaydetti.

Vergiden vazgeçemiyor
Vergi silahının devlet için bir düzenleyici olduğunu vurgulayan Deniz, pompa fiyatlarının düşmesinin enflasyon ve genel fiyatlarda düşüşe neden olacağını fakat devletin akaryakıttan gelen vergiden vazgeçemediğini kaydetti.

Vergisiz fiyatta ikinciyiz
EPDK’nın temmuz ayına ilişkin Petrol Piyasası Fiyatlandırma Raporu’na göre, Türkiye'de vergisiz benzin fiyatı AB ortalaması olan 1,97 liranın, vergisiz motorin fiyatı da AB ortalaması olan 2,01 liranın üzerinde gerçekleşti. Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında vergilendirme öncesi, litre başına 2,12 lira ile benzinin en pahalı satıldığı ikinci, litre başına 2,15 lirayla da motorinin en pahalı satıldığı dördüncü ülke oldu. Vergilendirme öncesi benzinin en pahalı olduğu ülke, 2,18 lirayla Danimarka olurken, motorinde ise 2,22 lirayla Yunanistan zirvede yer aldı.

17 Temmuz 2013 Çarşamba

Benzin 5 Lirayı Geçti

Akaryakıt fiyatlarındaki artışın temel sebebi ne? Türkiye neden en pahalı benzini kullanıyor? Bu soruların yanıtını Ekonomist Ali Ağaoğlu, RS FM'e verdi. Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Avukat Bülent Deniz de enerji fiyatlarındaki zamları değerlendirdi.

Uluslararası petrol fiyatları yükselişe geçerken, Türkiye’de de benzin fiyatları artmaya devam ediyor. Türkiye'de benzine bir hafta aradan sonra 8 kuruşluk bir zam daha yapıldı. 95 oktan benzinin litre fiyatı 4 lira 83 kuruştan 4 lira 91 kuruşa çıktı. 98 oktan benzinin fiyatı ise 5.1 liraya kadar yükseldi. Böylece benzinde 5 lira sınırı aşılmış oldu. Benzin fiyatlarına en son 8 Temmuz'da 11 kuruş zam yapılmıştı. Türkiye, 5 liranın üzerindeki bu fiyatla "dünyanın en pahalı benzinini satan ülke" konumunu koruyor. Türkiye'den sonra en pahalı benzin Norveç ve Hollanda'da satılıyor. Akaryakıt fiyatının yüzde 65'ini vergi, yüzde 2'ye yakınını rafineri işleme karı ve yüzde 7'sini bayi dağıtıcı karı oluşturuyor. Yani 100 liralık benzinin 26 lirası petrole, 9 lirası rafineri ve dağıtıcılara, 65 lirası ise ÖTV ve KDV olarak devletin kasasına giriyor.
 
Peki akaryakıt fiyatlarındaki artışın temel sebebi ne? Türkiye neden en pahalı benzini kullanıyor? Bu konuda Ekonomist Ali Ağaoğlu'nun görüşüne başvurduk. RS FM'e konuşan Ağaoğlu, petrol fiyatlarının yükselmesi konusunda iki temel sebebe dikkati çekti. Dünyada petrol fiyatlarının artmadığını aslında Amerika'da petrol fiyatlarının artığını belirten Ali Ağaoğlu, brent tipi petrol ile Amerika petrolünün yılbaşında 22 dolar olan fiyat farkının 1,5 dolara düştüğünü söyledi. Türkiye'de akaryakıt fiyatlarının artmasında ise kurlardaki artış ve ödenen vergilerin etkili olduğunun altını çizen Ali Ağaoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Biz petrol fiyatının yaklaşık yüzde 62’sini vergi olarak ödüyoruz. Hatta dönem dönem maktu vergilerle ilgili ayarlamalar yapılınca bu rakam yüzde 67’ye kadar çıkıyor. Böyle baktığımız zaman biz vergi ödüyoruz aslında, petrol fiyatı ödemiyoruz. Burada mesele petrol fiyatlarını artışı değil vergideki inatlaşma birazcık, onun bence biraz düzelmesi lazım."
 
"AKARYAKIT ÜRÜNLERİNE YAPILAN ZAM ENFLASYONU ARTTIRIR"
Vergilerin düşürülmesi gerektiğinin altını çizen Ekonomist Ali Ağaoğlu, akaryakıt fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki olumsuz etkisine de dikkati çekti. Ağaoğlu, "Bir başka önemli nokta daha var aslında petrol fiyatlarındaki artış ister kurdan olsun ister petrol fiyatlarından, ki bana göre şu andaki artışın en önemli sebebi kur, Türkiye’de enflasyonu artıran bir unsur. Çünkü baktığınız zaman akaryakıt fiyatlarındaki artış hemen hemen her kalemde direkt, doğrudan artış getiriyor ve Merkez Bankasının işini daha da zorlaştıran bir durum bu."
 
TÜKETİCİLER, VERGİDE İNDİRİM İSTİYOR
Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Avukat Bülent Deniz de enerji fiyatlarındaki zam konusunu RS FM'e değerlendirdi. "Döviz kurundaki dalgalanmalar ister istemez ithal ettiğimiz ürün olan enerjiye de yansıyor ve bu da tüketiciye ulaşan nihai fiyatın artmasına yol açıyor." diyen Deniz, vergi yüküne dikkati çekti. Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Avukat Bülent Deniz, "bizde benzinin üzerindeki vergiler çok yüklü. Rafineriden çıkış fiyatı ile tüketiciye ulaştığı fiyat arasında yaklaşık yüzde 200 - 230 civarında vergi yükü var. Dolayısıyla 1’e 3 vergi yüküyle tüketicinin ucuz benzin tüketmesi zaten çok mümkün görünmüyor." dedi. Av.Deniz, sözlerini şöyle sürdürdü: " Biz enerji fiyatlarına zam yapılması gündeme geldiğinde her seferinde hükümete aynı çağrıyı yapıyoruz. Diyoruz ki: Akaryakıt çok temel bir ürün, bu temel ürünü kullanmadan yaşamı sürdürmek mümkün değil. Dolayısıyla fiyat artışı gündeme geldiğinde akaryakıttan aldığınız vergi oranlarına geçici olarak dahi olsa bir miktar indirim yapsanız gelecek olan zamlar o oranda değil, daha düşük oranlarda gerçekleşecek. Bu da Türkiye’deki enflasyonun düşük kalmasına ilişkin ekonomik mücadeleye önemli katkı sağlayacaktır. Fakat hükümet her nedense bunu yapmıyor. Siyasi iktidar çünkü benzin istasyonlarını vergi dairesi gibi çalıştırıyor."
 
BENZİN ZAMMI BOYKOT EDİLEMEZ
Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Avukat Bülent Deniz, akaryakıtın ekmek, su gibi temel ihtiyaç olduğu için tüketicinin akaryakıt zamlarını boykot edemeyeceğini ama tasarruf yapmaya gidebileceğini söyledi. Deniz, "Akaryakıtın boykot edilememesi nedeniyle hükümet de aslında bu noktada daha rahat, daha keyfi davranabiliyor. Türkiye olarak biz beş gün boyunca arabalarımıza benzin koymamayı başarabilsek ben inanıyorum 6’ncı gün fiyatlar düşecektir. Fakat bu boykotun gerçekleşme olasılığı son derece düşük ve bir ütopya. " dedi. Deniz, hükümete yaptıkları "akaryakıttan aldığınız bu ağır vergileri hiç olmazsa bu zam dönemlerinde indirin, hem enflasyonu azdırmamış olursunuz, hem de tüketiciyi perişan etmemiş olursunuz." çağrısını da yineledi.
 
BU FİYATLAR KALICI OLABİLİR Mİ?
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, benzin fiyatlarının sekiz gün içerisinde iki kez zamlanarak 5 liranın üzerine çıkmasını değerlendirdi. Babacan, "ham petrol fiyatlarındaki artış devam ederse bu fiyat kalıcı olabilir" diye konuştu.
 
Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Avukat Bülent Deniz'in açıklamalarını ses barından dinleyebilirsiniz:
 
Derya Yaşar 17.07.2013

14 Nisan 2013 Pazar

"Benzinde İndirimi Yine Unuttular!"

Zam yapmaya gelince koşuyorlar, sıra indirime gelince emekliyorlar... Tüketici dostu Avukat Mehmet Bülent Deniz akaryakıt fiyatlarında oynanan “ince ayar” senaryosunu işte bu sözlerle tarif ediyor.
 
Akaryakıt fiyatlarında 2005 yılında uygulanmaya başlanan Serbest Fiyatlandırma Sistemi, malesef sürekli vatandaşın aleyhine çalışıyor. Uluslararası piyasalarda dolar ve petrol fiyatlarındaki yükselişe paralel olarak fiyatlar anında yükseltilirken, dış piyasalardaki düşüş, aradan günler geçmesine rağmen pompa fiyatlarına yansıtılmıyor. Yılbaşından bu yana yaşanan fiyat hareketleri, aynı senaryonun yeniden sahnelendiğini gösteriyor bizlere. İşte rakamlar; Ham petrolün varil fiyatı 113 dolara çıkınca 24 Ocak 2013'te benzine 9 kuruş zam yapıldı. Sadece bir hafta sonra, 1 Şubat'ta petrol 116 dolar oldu diye 10 kuruş daha zam yapıldı. Bir litre benzin 4.84 Lira oldu. Motorine de 7 kuruş zam yapıldı. Onun litresi de 4.30 Lira oldu. Şimdi ise, 20 Şubat'tan bu yana dünyada ham petrol fiyatları sürekli düşüyor.
Petrol 110 doların da altına geriledi. Ama gelin görünki, yükselirken, zam yapan 'ayar' mekanizması 15 gündür indirime yanaşmıyor. Eğer indirim konusunda da aynı hassasiyet gösterilmiş olsaydı, benzine yapılan 19 kuruş zam ile motorine yapılan 7 kuruşluk zammın çoktan geri alınmış olması gerekiyordu. Yetkililer, her zaman yaptıkları gibi yine bir gerekçe bulacaktır mutlaka. Mesela TL/Dolar grafiğindeki yükseliş, bu gecikmenin gerekçesi olarak gösterilebilir. Ama o zamanda adama şunu hatırlatırlar ; Bundan tam 1 yıl önce, 10 Mart 2012'de 1 varil petrolün fiyatı 123 dolara kadar yükselmişti. Dolar kuru ise 1.80 Lira idi. Buna rağmen o gün Türkiye'de benzinin litresi 4.53, motorin ise 4 liradan satılıyordu. Aradan tam 1 yıl geçti. Dolar o günkü ile aynı değerinde. Ama petrolün varili tam 13 dolar aşağıda. Türk halkının bugün 1 litre benzine ödediği para ise, o günkünden tam 31 kuruş yukarıda.

Ercan Seki-Türkiye, 05.03.2013 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/haberdetay.aspx?NewsID=35172

3 Nisan 2012 Salı

"Sorun Enerji Değil Vergi Politikası"

Tüketici hakları uzmanı Bülent Deniz, son zamlarla ilgili yaptığı değerlendirmede, esas sorunun gelir durumuna bakılmaksızın toplanan dolaylı vergiler olduğunu belirterek 1 liralık elektrik tüketimine 2,5 lira vergi ödediğimize dikkat çekti.

Elektriğe yapılan yüzde 9.26'lık zammın ardından 31 Mart Cumartesi gecesi doğalgaza da konutlarda yüzde 18.72, sanayide ise yüzde 16.49 oranında zam yapıldı.

Doğalgaza yapılan yaklaşık yüzde 19'luk zam, 2008'deki yüzde 22'lik zammın ardından gerçekleşen en yüksek zam oldu.

Buna göre, KDV hariç 0.7165 lira olan bir metreküp doğalgazın fiyatı 0. 8327 liraya yükseldi.

Tüketici hakları uzmanı ve Tüketiciler Birliği Kurucu Başkanı Bülent Deniz, doğalgaz, elektrik ve sürekli zamlanan petrol fiyatlarındaki artışları değerlendirirken sorunun enerji politikalarından değil vergi politikalarındaki olumsuzluklardan kaynaklandığını söyledi.

"Zengin bir iş insanı da asgari ücretle çalışan biri de benzinciye gittiğinde, doğalgaz veya elektrik kullandığında aynı vergiyi ödüyor. Bu da gelir dağılımı adaletini bozuyor."

Bülent Deniz, doğalgaz ve elektriğe yapılan zamların sadece o kalemlerle sınırlı kalamayacağını, doğalgaz ve elektriği kendi üretiminde girdi olarak kullanan sanayicinin zamları üretime yedirmesiyle bize ulaşan her türlü mal ve hizmette de fiyat artışı olacağını ifade etti.

"Zamlarla makro ekonomik hedeflerden sapılabilir"
Bülent Deniz, bianet'e yaptığı açıklamada doğalgaza yüzde 19 ve elektriğe yüzde 9 oranında yapılan zamların, iktidarın bu süreci doğru yönetemediğini ortaya çıkardığını söyledi.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı yıllık enflasyon oranlarına rağmen bu zamların yapıldığını söyleyen Deniz, enflasyonun üstünde zam yapan idarenin bu zammın gerekçesini açıklama zorunluluğu olduğunu söyledi.

"Danıştay'ın bizim daha önce açmış olduğumuz davalarda verdiği zammın iptaline ilişkin kararlarda hep 'enflasyonun üzerinde zam söz konusuysa, zammı yapan idare bu aradaki farkı açıklayabilir bir maliyet artışını kanıtlamalıdır' denilmiştir. Danıştay hep bu gerekçeyle zamları iptal etmiştir."

"Doğalgaza yüzde 19 zam yapılıyorsa ve enflasyon da yüzde 8 ise aradaki 11 puanlık farkın neden zaruri olarak tüketiciden alındığını Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) ve Enerji Bakanlığı'nın maliyet artışını kanıtlayacak belgelerle ortaya koyması lazım."

"İşçi ücretleri mi, nakliye ücretleri mi, depolama ücretleri mi arttı? Bunlar kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Bu zamların gerekçelerini halkıyla paylaşmayan bir idarenin bu zamları bize kabul ettirmesi ve insanların sessiz kalması söz konusu olamaz."

"Hükümetin altı ay önce orta vadeli ekonomik planı açıklandı. Merkez Bankası'nın enflasyon hedefleri var. Dolayısıyla enflasyonun belli noktada tutulmasına dair hükümetin zorunlulukları var. Bu zamlardan sonra nasıl taahhüt edilen enflasyon rakamları tutturulabileceğini merak ediyorum. Zamlarla birlikte makro ekonomik hedeflerden sapılabileceğinden endişeliyim."

"Asgari ücretli de zengin de aynı vergiyi ödüyor"
Bülent Deniz Türkiye'de enerji politikasından ziyade vergi politikasında sıkıntı olduğu görüşünde. petrol ve doğalgazı pek çok ülkeye göre çok yüksek fiyatlarla kullandığımıza dikkat çeken Deniz, siyasi iktidarın vergiyi "regülatör" olarak kullanması gerektiğini ifade etti.

Hükümetin zam yapılmasının zorunlu olduğu durumlarda kendi alacağı vergi oranlarını düşürerek halka daha az fiyat artışı yansıtabileceğini söyleyen Deniz, bu politikanın kullanılmadığını, çünkü hükümetin alacağı vergiden vazgeçmek istemediğini ve en kolay vergi tahsilatı yolunu seçtiğini söyledi.

"Benzinde bir birim enerji maliyetinin üstüne üç birim vergi ekleniyor. Rafineri çıkışından bize gelinceye kadar yüzde 300 fiyat artışı oluyor."

Vergilerin daha anlaşılabilir ve kabul edilebilir oranlarda olması lazım. Türkiye'de yüzde 66 oranında katma değer vergisi, özel iletişim vergisi, işlem vergisi gibi isimler adı altında dolaylı vergi alınıyor. Avrupa Birliği standartlarında bu dolaylı vergilerin oranı yüzde 25-30 civarında."

"Dolaylı vergin yüksek olması, gelir dağılımı adaletini bozuyor. Benzinciye gidildiğinde, doğalgazla evinizi ısıtırken, elektrik kullanırken, cep telefonu kullanırken zengin bir iş insanı da asgari ücretli de aynı vergiyi ödüyor."

"Herkesin eşit vergi verdiği bir ekonomik planlamada gelir dağılımı adaleti bozuluyor. Oysa ki, anayasanın temel hükmü, verginin kazanca ve kişilerin gelir durumuna göre tahsis edilmesidir. Bizde en kolay vergi toplama yolu olarak bu gözüktüğü için yüzde 65, kimi zaman yüzde 72'ye varan oranlarda dolaylı vergi alınıyor. Bu da bizim toplumsal yaşamımıza ve gelir dağılımına ciddi şekilde etki ediyor."

"Elektrikte 1 liralık tüketime 2,5 lira ödüyoruz"
Elektrik zammına da değinen Deniz, bugün yüzde 15 oranında kaçak elektrik parası tahsis edildiğini söyledi.

Elektriği kaçak kullananların yanı sıra elektriğin bize iletimindeki kayıpların da ücretinin tüketiciden tahsis edildiğini söyleyen Deniz, elektriğin iletim aşamasında teknik sorunlar nedeniyle yaşanan kayıpların da tüketiciden tahsis edildiğinin altını çiziyor.

"Yani karpuz satıcısının karpuz satarken kelek çıkan ve satamadığı karpuzların fiyatını da tüketiciye yansıtması gibi bir uygulama. Böyle bir mantık kabul edilebilir değil."

Deniz, TRT'nin kayıp-kaçak bedeli üstünden kendi payının verilmesi için Danıştay'a gittiğini ve davayı kazandığını belirterek bu aydan itibaren TRT payının da artmasıyla birlikte elektrik faturalarının daha da zamlanacağını vurguluyor.

"Şimdi geriye doğru birikmiş olan TRT payları da tüketiciden tahsis edilecek. Öte yandan enerji fonu adı altında, sayaç bakım bedeli adı altında para alınıyor. Kalemleri topladığımızda 1 liralık tüketimimize karşı 2,5 lira fatura ödüyoruz. Bu da kabul edilebilir bir şey değil."

Ekin Karaca/Bianet 02.04.2012
Bu haber, Bianet haber portalının http://bianet.org/bianet/toplum/13763-sorun-enerji-degil-vergi-politikasi linkinde yayınlanmıştır.

22 Ocak 2012 Pazar

Pompada "İnce" Ayar

Dolar ve petroldeki yükseliş akaryakıta ‘zam’ olarak anında yansıyor. Fiyatlar düştüğünde ise, indirim için stokların bitmesi bekleniyor. Dolar 1.90 iken mazot ve benzin 10’ar kuruş zamlandı. Dolar 1.80’e indi, ancak Türkiye 11 gündür zamlı akaryakıt kullanıyor.

Akaryakıtta 2005 yılında başlayan Serbest Fiyatlandırma Sistemi, satıcılara önemli bir avantaj sağlarken, tüketicilere ise hiç de küçümsenemeyecek bir ‘bedel’ ödetiyor. Uluslararası Piyasalarda dolar ve petrol fiyatlarındaki yükselişe paralel olarak akaryakıt fiyatları anında yükseltilirken, dış piyasalardaki düşüş, aradan günler geçmesine rağmen pompa fiyatlarına yansıtılmıyor. Anında yapılan zamla, ellerindeki stokları yüksek fiyattan satan akaryakıt dağıtım şirketleri ‘ekstra’ gelir elde ederken, eldeki stoklar tükeninceye kadar geciktirilen indirimin faturasını ise vatandaş ödüyor.

ZAM KOŞAR ADIM YAPILIYOR
Tüketiciler Birliği Başkanı Avukat Bülent Deniz, akaryakıt sektörünün tüketicilerin en fazla mağdur edildiği alanların başında geldiğini belirterek, ‘sözde’ serbest fiyat ayarlamasında zammın ‘koşar adım’ indirimlerin ise, ‘emekleme usulü’ yapıldığını söyledi. Akaryakıt dağıtım şirketlerinin kendi menfaatleri uğruna tüketiciyi mağdur ettiklerini belirten Bülent Deniz, fiyat belirleme görevinin akaryakıt sektörünün aktörlerine bırakılmasının yanlış olduğuna dikkat çekti. Deniz, uygulamanın akaryakıt şirketlerine haksız kazanç sağladığını ifade ederek, bunun düzeltilmesini istedi.

Yılda 15 defa zam, 10 defa indirim
Akaryakıt fiyatlarında geçen yıl tam 25 defa ‘ayarlama’ yapıldı. Bunlardan 15’inde fiyatlar zamlandı, 10’unda indirim yapıldı. 2012 yılında ise şimdiye kadar sadece bir defa fiyat ayarlaması yapıldı. 10 Ocak’ta ABD Doları 1.90 TL’yi gördüğünde mazot ve benzinin litre fiyatı 10’ar kuruş zamlandı. Bu ayarlamanın üzerinden 11 gün geçti. ABD Doları 1.80 TL’ye kadar geriledi. Ancak fiyatlar yükselirken anında pompaya ‘zam’ olarak yansıyan hassasiyet, fiyatlar düşerken bir türlü ‘indirime” dönüşmedi. Ve 11 gün boyunca Türk halkına yine zamlı fiyatlardan akaryakıt satıldı.

HAKSIZ KAZANÇ ELDE EDİLİYOR
Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Avukat Bülent Deniz, uygulamanın akaryakıt şirketlerine haksız kazanç sağladığını kaydetti.

Ercan Seki
Türkiye, 22.01.2012
http://www.turkiyegazetesi.com.tr/haberdetay.aspx?haberid=521717



14 Aralık 2010 Salı

"ne olacak bu benzinin fiyatı..."


Akaryakıta gelen zamlar tüketici için kötü günlerin habercisi...
1 litre benzin için ne kadar vergi veriyoruz?
Akaryakıta gelen zamlar günlük yaşamımızı nasıl etkileyecek?

Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz, 5N 1K'da...

CNN Türk, Cüneyt Özdemir ile 5N 1K, 14.12.2010, saat 19:30