aydınlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aydınlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mart 2020 Pazar

Bütün bankalar kredi ve kart ödemelerini ertelesin

Günlerdir yapılan çağrılar sonuç verdi. Kamu bankaları kredi geri ödemeleri için yeni önlemler almaya başladı. Ziraat Bankası, virüs salgınına ilişkin önlemler çerçevesinde 31 Mart'ta ödenmesi gereken kredi ödemelerini erteledi.

Ziraat Bankası'ndan yapılan duyuruda ötelemenin hem bireysel hem kurumsal müşterileri kapsadığı görüldü.

İSTİHDAM AZALTMAYIN!
Banka, maaş ödemelerini banka üzerinden yapan firmalara istihdamlarını azaltmamaları kaydıyla, önümüzdeki üç aylık personel maaş gideri kadar ilave limit imkanı verilmesini kararlaştırdı. Banka çek ödemeleri için de ilave kredi limiti tahsis edeceğini duyurdu. Ziraat Bankası ile birlikte Vakıfbank ve Halkbank da harekete geçti. İki kamu bankası da benzer kararlar alarak ödeme zincirinin kırılmaması için ilk adımı atmış oldular. Esnafın talep etmesi halinde nisan, mayıs ve hazirandaki ödemelerini faizsiz üç ay erteleyeceğini bildiren Halkbank, "Müşteriler, altı aya kadar ödemesiz dönemle kredilerini uygun vadeli yapılandırabilecek. Ödemesiz dönem, turizm gibi dönemsel faaliyeti olan sektörlerde 12 aya kadar uzatılabilecek" açıklaması yaptı.

VakıfBank'ın dokuz madedelik açıklamasında, "Bireysel kredi ihtiyacı olan vatandaşların kredi talepleri, VakıfBank Mobil, internet bankacılığı ve Sky Limitler üzerinden sağlanarak salgın riskine maruz bırakılmayacak. Bireysel kredi müşterilerinin taksit, kredi kartı ödemeleri üç aya kadar ötelenebilecek" imkanı yer aldı.

İLK ADIM İŞ BANKASI'NDAN
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, kamu bankalarının devreye aldığı müşteri destek paketi uygulamalarına özel bankaların da eşlik edeceğine inandığını ifade etti. Kamu bankalarının elini taşın altına koymasının hemen ardından ilk adım Türkiye İş Bankası'ndan geldi. Ülkemizin en büyük özel bankalarından olan İş Bankası'ndan yapılan açıklamada, "Müşterilerin 30 Nisan’a kadar anapara, faiz, taksit ödemelerinin 30 Haziran’a kadar ötelenmesine imkan verilecek" denildi. Vakıf Katılım ve Akbank da kredileri öteleme kararı aldı. Öte yandan birçok diğer özel bankanın da benzer adımlar atmak için hazırlık yaptığı bildirildi. Ayrıca birçok banka müşterilerinin ATM'lerden çekebilecekleri limitleri artırarak, güvenlik nedeniyle şube mesai saatlerini 12.00-17.00 ile sınırlandırdı.

ESNAF VE TÜKETİCİDEN ÇAĞRI
Kamu bankalarının devreye girmesinin ardından esnaftan çağrı geldi. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, özel bankaların da devletin üç bankasını örnek alarak kredi alacaklarını ertelemesini istedi. Bir kriz yaşandığını ifade eden Tüketici Hakları Derneği Başkanı Genel Başkanı Turhan Çakar da Aydınlık'a yaptığı değerlendirmede, özel bankaların da kamu bankaları gibi kredi ödemelerini ertelemesinin bir zorunluluk haline geldiğini söyledi.

'FATURALAR DA ERTELENMELİ'
Aydınlık'a konuşan Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Av. Mehmet Bülent Deniz, TBF olarak "#hayatdevametsindiye" bir kampanya başlattıklarını anımsattı. Deniz, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “herkes kişisel OHAL ilan etsin” çağrısına uyarak, banka, elektrik, su, doğalgaz, iletişim faturalarını ödemeyeceğini belirterek, kişisel OHAL’ini ilan ettiğini duyurdu. "Bu duyurunun sosyal medyada yayılması üzerine yurdun değişik illerinden vatandaşlar da videolar paylaşarak üç ay boyunca ödeme yapmayacağını dile getirdiler" diyen TBF Başkanı Deniz, şunları söyledi: "Ziraat, Halk ve Vakıfbank’ın uygulamaya koyduğu ödemelerin ertelenmesi ve diğer kolaylıklar sağlanması yönündeki karar, vatandaşın talebinin karşılık bulmaya başladığını göstermektedir. Ancak Türkiye Bankalar Birliği’nin aldığı tavsiye kararı doğrultusunda, özel bankaların da her türlü kredi, kredi kartı ödemelerini faizsiz üç ay ötelemesi gereklidir. Öte yandan şu anda yaşam için zorunlu olan elektrik, su, doğalgaz ve iletişim faturalarının ödemeleri de aynı şekilde faizsiz üç ay ötelenmeli, bu kalemlerden alınan vergiler geçici süreyle yüzde 1’e düşürülmelidir. Yine gıda, temizlik, hijyen ve medikal ürünlerden alınan vergilerin de aynı şekilde yüzde 1’e düşürülmesi gereklidir."

24.03.2020, Aydınlık

20 Mart 2020 Cuma

Çalışanlar ve emekliler borç ötelemesi bekliyor

Bakan Albayrak, TOBB, TİM, DEİK, TESK, TÜSİAD, MÜSİAD başta olmak üzere birçok STK ile görüştüklerini ve bu hafta içinde bir tedbir paketinin açıklanacağını bildirdi. Vatandaşın paketten beklentisi ise, fatura, kredi, vergi ödelerinin faizsiz ertelenmesi.

Koronavirüsün piyasalarda yarattığı tahribatın reel ekonomiye de yansımaması için merkez bankaları devrede. Dünyada artan nakit ihtiyacını gören ABD Merkez Bankası FED, geçen hafta açıkladığı 5 trilyon dolarlık repo olanağına ek olarak önceki gece 700 milyar dolarlık tahvil alacağını duyurdu. 3 Mart 2020’de faizi 50 baz puan indiren FED, 15 Mart’ta da 100 baz puanlık indirimle faizi sıfıra çekti. Diğer gelişmiş ülke merkez bankaları da çeşitli para politikası araçları ile piyasadaki sıkışıklığı aşmak için bir dizi adım attı. IMF de dün bir trilyon dolarlık kredi kapasitesini aktif hale getirmek için hazır olduğunu duyurdu. Atılan bütün bu adımlara karşın dün dolar endeksi biraz gerilese de, dünya borsalarındaki kuvvetli satışlar sürdü. Son iki haftadır dünyada tam bir ayı piyasası hakim durumda.

KAPİTALİST SİSTEM KRİZDE
Alınan tedbirlerin piyasaları kurtarmaya yönelik olması ve yoksul halk sınıflarını ve emekçi kesimleri yadsıması eleştirilere neden oluyor. İktisatçı Prof. Dr. Erinç Yeldan, Twitter hesabından yaptığı yorumda, “Sıfır faiz para politikası yerine ücretli emeği hedefleyecek genişleyici maliye politikası. Oluşacak kamu açıklarını kapatmak için de yerel ve küresel servet vergisi. Evet ‘finansal sistemin sağlığına’ ve ‘piyasa sisteminin mantığına aykırı’. Var mı itirazı olan?” yorumunda bulundu. İktisatçı Prof. Dr. Ümit Akçay da yine sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, “Çok boyutlu küresel krizin her geçen gün daha da derinleşmesi, ana akım iktisadın sarsılmaz görünen ‘tabu’sunu bir haftada yıktı geçti” diyerek, maliye politikası alanında atılan ve atılabilecek adımlara işaret etti. Ancak Prof. Dr. Akçay, kapitalist sistemin derin bir krizde olduğuna dikkat çekerek, mali alanda atılacak adımların da işe yarayıp yaramayacağının şüpheli olduğunu dile getirdi. İktisatçı Dr. Mahfi Eğilmez ise Kendime Yazılar adlı blok sitesinde yayınladığı yazıda şu ifadelerini kullandı: “İşlem (günlük ihtiyaçlara harcama) ve spekülasyon (para kazanmak için yatırım) güdüsüyle para tutmak ikinci plana düştü. Artık ihtiyat (gelecek ve sağlık için para saklama) güdüsü ön planda. Bu dönem geçtikten sonra bile bu güdünün etkisi kolay değişmeyecek. O nedenle kapitalizm insanlara para harcatıp da büyüme modelini değiştirmek zorunda. Artık yavaş büyüme dönemine girdik.” 

GENİŞ BİR KESİMLE İSTİŞARE EDİLDİ
Bu ortamda Türk Hükümeti de bu hafta içerisinde bir tedbir paketi açıklamaya hazırlanıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Dr. Berat Albayrak, dün yaptığı açıklamada, “Olası senaryolara karşı kendi alanlarına ilişkin yol haritalarını hazırladı. Koronavirüs ile mücadelede olduğu gibi ekonomik etkileri ile mücadelede de ‘sorun küresel, mücadele ulusaldır’. kapsamda, TOBB, TİM, DEİK, TESK, TÜSİAD, MÜSİAD, başta olmak üzere birçok STK’dan ve sektör temsilcilerinden sürece ilişkin değerlendirmeleri ve taleplerini aldık. Süreçler yakından takip edilecek ve gerekli noktada yeni tedbirler hızla uygulamaya sokulacaktır” diyerek, paketin Cumhurbaşkanı tarafından açıklanacağını bildirdi. Hazine ve Maliye Bakanlığı kaynaklarından edindiğimiz bilgilere göre, Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitesi (FİKKO) ve işçi, işveren sendikaları da dahil olmak üzere çok geniş bir kesimle iştişare edilerek tedbir paketinin hazırlandığı ifade edildi.

DÜŞÜK FAİZLE YAPILANDIRMA
Deri sektöründe faaliyet gösteren bir ihracatçı ile konuştuğumuzda, “Virüs zaten kötü olan ekonomimizi olumsuz etkileyecek. Önlemlerden biri banka kredilerinin güncel faiz oranlarından yapılandırılması olmalı” dedi. İsrail’e ihracat yapan bir ihracatçı arkadaşının kendisine ulaşarak, ülkenin bir ay boyunca her yeri kapattığını bildirdiğini anlatan, mutfak ve ev eşyaları sektöründe faaliyet gösteren bir başka iş insanı, “Böyle giderse; siparişler elde kalır, imalattaki siparişler iptal olabilir, yeni sipariş gelmez, gönderdiğimiz ürünlerin parası gelemez” dedi. Koronavirüs krizi nedeniyle birçok sanat etkinliği de iptal olunca sahne sanatçıları, iş olmayınca, ödemelerini nasıl yapacakları konusunda endişeli. Vatandaşlar da ödeme sisteminde bir sıkıntı olmasından endişeli. Konuya ilişkin görüştüğümüz Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Av. Mehmet Bülent Deniz, şunları söyledi: “Halk dayanışma içerisinde bunu kuvvetlendirmek için kamu da üzerine düşeni yapmalı. Elektrik, su, gaz faturaları, ticari/tüketici kredi ve kredi kartı ödemeleri, vergi ödemeleri üç ay süreyle faizsiz olarak ertelenmelidir. Bundan sonra başkaca geliri olan ev sahipleri de kiracılarla dayanışma içinde olmalıdır.”

İŞÇİ ÇIKARMAYACAK!
Koronavirüse ilişkin bir değerlendirmede bulunan Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) Koordinatör Başkanı ve Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Hayri Uğur, şunları kaydetti: “Siparişler iptal ediliyor, mal satın almaları erteleniyor. Örneğin bizim sektörümüzde İspanya (Inditex Grup) siparişlerini azaltıyor. Madrid’de bu grubun mağazaları kapanmış durumda. İtalya pazarı da tamamen kapalı vaziyette. Inditex Grubu, hiçbir imalatçıyı ofisine kabul etmiyor, iş görüşmesi ve tedarik bağlantıları yapmıyor. İtalya’da pazardaki daralma yüzde 60’lar düzeyinde. Hazirana kadar tüm siparişleri azalttılar. Diğer bir sorun ise Çin’den hammadde tedarikinde sıkıntı çekilmesidir. Bu da üretimi ve maliyetleri üst düzeyde etkileyecektir. En önemli ihracat kapılarından Habur’un tedbirler neticesinde kapatıldı, ihracatın devam etmesi için henüz kesin bir çözüm bulunamadı. Habur’da çok uzun TIR kuyrukları var. Çok yavaş bir şekilde de olsa ilerleme var. Buradan giden TIR dorsesi orada alınıyor, boşaltılıyor ama bu dorse değişimi de çok yavaş ilerliyor. Siparişlerin ertelendiği ve iptal edildiği bu süreçte bizim Türk sanayicileri ve ihracatçıları olarak fabrikalarımızı kapatma, çalışan personelimizi işten çıkarma gibi bir durumumuz söz konusu değil. Ama bu ekonomik konjonktürde iş dünyasının beklenmeyen maliyetlerin altından tek başına kalkması da mümkün görünmüyor. Bu geçiş sürecinde ihtiyaç duyulması halinde hükümetimizden de destek isteyeceğiz.”

İŞ DÜNYASINDAN ALTI MADDELİK ÖNERİ
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu geçen hafta yaptığı açıklamada esnafın borçlarının ötelenmesini istedi. Tüketiciler Birliği Federasyonu’nun yukarıda aktardığımız açıklamasına göre, çalışan ve emekli kesimlerin beklentileri de borçların, vergilerin, faturaların ötelenmesi yönünde. Dün bir açıklama yapan Türkiye’nin en büyük şirketlerinin oluşturduğu TÜSİAD, açıklamasında, “Meselenin ekonomik boyutlarına karşı önlemlerin de hızla hayata geçirilmesi, daralma dönemini yeni geride bırakmış ekonomimizde toparlanmanın devam edebilmesi ve istihdamın korunması için önemlidir. Nitekim ilgili bakanlıklarımız tarafından bu yönde yapılmakta olan çalışmalara ve istişare süreçlerine katkı sunmaktayız” ifadelerine yer verdi.

Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) da, “Sosyo-ekonomik tedbirlerin alınması, hükümet ve iş dünyasının ortak hareket etmesi ve örnek uygulamaların paylaşılması, yaşanan krizin etkilerinin en aza indirilmesine yardımcı olacaktır” açıklamasında bulundu. TÜRKONFED altı maddelik bir öneri açıkladı. O öneriler özetle şöyle oldu: 
1. İşverenlere mesleki risklerin önlenmesi konusunda büyük sorumluluk düşüyor. Korunma yöntemlerinin benimsetilmesinin yanı sıra bilgilendirme ve eğitim etkinliklerinin düzenlenmesi önem kazanıyor.
2. Çalışma alanları ve malzemelerinin düzenli temizlenmesi ve dezenfekte edilmesine ek olarak, çalışanlar arasındaki mesafenin korunmasına yönelik üretimden yönetime korunma önlemleri hayata geçirilmelidir.
3. Çalışanlar da işverenler kadar temizlik talimatlarına, evden çalışmaya veya çalışmaya müsait alternatif bir düzen kurmaya uyum göstermelidir.
4. Ürün ve hizmetlerin sürekliliği için uyum sağlama teknikleri geliştirilmeli, müşterilerin olası yeni ihtiyaçları dikkatle gözlenmeli ve bu ihtiyaçlara hızlı uyum sağlama yöntemleri uygulamaya alınmalıdır.
5. İşletmeler sektör, tedarik zinciri ve acil ihtiyaçlar temelinde bölgesel seviyede taşınabileceği gibi, iş modelinin genişletilmesi, esnekliğin artırılması ve çalışma yöntemlerinin çeşitlendirilmesi gibi hususlar da bu süreçte kritik önem taşımaktadır.
6. Seyahat planları gözden geçirilmeli, e-ticaret gibi online araçlar ile iş modelleri genişletilmeli, ‘akıllı’ ve ‘uzaktan’ çalışma teknikleri uygulanmalı ve bu tekniklere hizmet edecek teknik alt yapının kurulmasına önem verilmelidir. 

BÜTÇEDE KEL GÖRÜNDÜ, TURPUN BÜYÜĞÜ HEYBEDE
Piyasalarda süren satış dalgası sonrası dün gün içerisinde Borsa İstanbul yüzde 9’a yakın değer kaybetti. Dolar kuru 6.40 TL’yi aştı. Türkiye’nin kredi risk primini gösteren CDS’ler de 460’ı aştı. Bu dünyada faizler sıfır olsa bile Türkiye’nin yüzde 4.5-5 civarında ilave faizle borçlanacağı anlamına geliyor. Brent petrol dün yüzde 11’den fazla düşerek 30 dolar sınırına indi. Diğer yandan altının ons fiyatı da piyasadaki nakit ihtiyacına bağlı olarak düşüşünü sürdürüyor. Altın dün yüzde beşe yakın değer kaybıyla bin 450 dolar düzeyinden işlem gördü.

Dün açıklanan Şubat 2020 bütçe raporunda ise 7.3 milyar TL’lik açık görüldü. Ocak ayında bütçe 21.5 milyar TL fazla vermişti. Ocak ayındaki fazlada Merkez Bankası’ndan aktarılan tek seferlik gelir olan kar transfer etkili olmuştu. Geçen yıl şubat ayında bütçe 16.7 milyar TL açık vermişti. Bu anlamda 2020’de bir düzelme söz konusu. Ancak koronavirüs nedeniyle mali tedbirlerin alınması gündemde. JP Morgan Case’in Türkiye’ye ilişkin 13 Mart’ta yayınladığı notta 2019’da IMF tanımlı bütçe açığının milli gelirin yüzde 5.3’ü düzeyinde oluştuğu ifade edildi. Atilla Yeşilada’nın başında olduğu Istanbulanalytics’in dünkü analizinde 2020 için milli geliirn yüzde 4.5 düzeyinde bir bütçe açığı beklendiği kaydedildi. BloombergHT’ye konuşan TAV Havalimanları CEO’su Sani Şener, koronavirüs nedeniyle mart ayının ilk iki haftasında yolcu sayısının yüzde 20 oranında düştüğünü bildirdi. Şener’in değerlendirmesi dünya çapında işlettikleri 14 limana yönelik. Ancak birçok ülkeye uçuşların durdurulması dikkate alındığında İstanbul Havalimanı’ndaki yolcu trafiğinin de koronavüris nedeniyle dramatik düşüşler göstereceği aşikar. Projenin Hazine garantisi hatırlandığında bütçeye de buradan ilave bir yük gelecek.

17.03.2020, Recep Erçin, Aydınlık,

30 Haziran 2019 Pazar

Üretim artmayınca yapaylık tavan yaptı

Organik diye aldığımız ürünler ne kadar doğal? Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, yüksek fiyatlarla satılan bu ürünleri incelediklerinde şüphe uyandıracak sonuçlara ulaştıklarını söyledi. Güvenilir gıda için ilk adım üreticiye destek..

Nüfus her yıl artarken, üretim aynı oranda artmıyor. Hal böyle olunca, yeni yöntemlerle sektör canlandırılmaya çalışılıyor. Organik (doğal) ürün pazarı da bu yöntemlerden biri olarak ortaya çıktı. Organik ürünlerin olduğu tezgahlarda, yumurtalar samanların arasında, reçeller el yapımı kavanozlarda satılıyor. Göz boyayan ürünlerin nereden geldiği, nasıl yetiştiği tartışma konusu. Tüketici, güvenilir olduğunu düşündüğü bu ürünlere, yüksek fiyatlar ödüyor.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, organik adı altında satılan ürünleri incelediklerini ve şüphe uyandıracak sonuçlara ulaştıklarını kaydetti.

KAĞIT ÜZERİNDE KALDI
2004 yılında gıda güvenliğine ilişkin yasal düzenleme yapıldı. Kağıt üzerinde güzel görünen bu düzenleme uygulamada yetersiz kaldı.

Mehmet Bülent Deniz, tohum yasasıyla başlayan tehlikeli yolcuğun, yabancı menşeli tohumların ülkemize girmesiyle devam ettiğini söyledi ve ekledi: Yerli tohumculuğun öldürülmesi, hayvansal yemlerde kimyasal içerik olması hepimizi endişelendiriyor. Gelecek yıllarda bu konuda olumsuz çok sonuç göreceğiz. Bu iş devlet katında masaya yatırılmalıdır.

İÇ PAZARDA MI SATILIYOR?
İhraç ettiğimiz malların sınır kapılarından çevrilişi her yıl gündeme geliyor. Malların geri dönüş nedeni 'güvenli şekilde üretilmemiş' olarak bildiriliyor. Vatandaşlar soruyor: Geri dönen mallar, bize mi satılıyor?

TBF Genel Başkanı Deniz, konuya ilişkin şu örnekleri verdi: Özellikle Rusya'ya ihraç edilen narenciye ve benzeri gıda ürünlerinde her yıl geri dönüş oluyor. Rusya, yapılan ihracat kalemlerinde yer alan ürünlerin güvenli şekilde üretilmediğini iddia ediyor. Burada iki temel sorun ortaya çıkıyor. İlki, demek ki biz Rusya'nın halkına layık görmediği ölçüde güvensiz gıda üretiyoruz. İkincisi ise geri gönderilen bu gıdalar iç pazarda mı satılıyor, yoksa imha mı ediliyor?

'SEFERBERLİK İLAN EDİLMELİ'
Güvenilir gıda üretmek için ilk adımın üreticiyi desteklemekle atılması gerektiğine işaret eden Deniz, seferberlik çağrısında bulundu: Ülke çapında bir seferberlik ilan edilerek, tarım ve hayvancılık desteklenmeli. Geçen nisan ayında açıklanan 'Yapısal Reform Paketi'nde ekonomi yönetiminin özellikle tarım ve hayvancılıkla ilgili bir takım teşvikler ve özel ilgisi olacağı ifade edildi. Ancak haziran ayının ortasındayız, bir adım atılmadı.

GÜVENİLİR GIDA PROBLEMİ SOSYAL MEDYADA
Gıda güvensizliği internet ortamında da sık sık dile getiriliyor. 'denetle.com.tr' adlı sayfada vatandaşlar, gıda maddelerinde yaşanan saklama ve kullanım sorunlarını paylaşıyor. Soğuk hava deposunda tutulmayan etler, açık kasalarda güneş altında bekletilen plastik su şişeleri, tarihi geçmiş ürünler...

23.06.2019, Sıla Kemahlı, Aydınlık
https://www.aydinlik.com.tr/uretim-artmayinca-yapaylik-tavan-yapti-toplum-haziran-2019

11 Ocak 2019 Cuma

Borcu borçla çevirene seçim ayarlı kampanya

İktidar seçim ekonomisinde gaza bastı. Cumhurbaşkanı kart borçlularına yapılandırma müjdesi verdi. Oysa asgari ödeme ile borçlarını döndüren milyonlar yıllardır geçim derdinde...

Seçim yaklaşırken iktidar seçim ekonomisi politikalarına gaz verdi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, kart borcunu ödemekte güçlük çekenlere Ziraat Bankası’ndan kredi kullandırılarak kart borçlarının kapatılacağını bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, “Kredi kartı borcunu ödemekte güçlük çeken vatandaşlarımıza mevcut borçlarını daha kolay ödeyebilmesi için bir imkan sağlıyoruz. Ziraat Bankası aracılığıyla ödeme güçlüğü çeken vatandaşların borcu tek bir çatı altında toplanacak, Ziraat’ten alacağı kredi ile bu borcu kapatacak, aylık gelirine uygun bir şekilde bu borcu ödeyecek. Bu borç ister 24 ay ister 60 ay vade ile Ziraat Bankası’na ödenecek” dedi.

BEŞ BİN TL AZ ÖDEYİN!
Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarının ardından Ziraat Bankası’ndan yapılan açıklamada “Birleştiren İhtiyaç Kredisi; kredi kartlarına uygulanan aylık faiz oranlarından çok daha uygun şartlar ile 24 aya kadar aylık yüzde 1.10 ve 60 aya kadar aylık yüzde 1.20 faiz oranlarıyla müşterilerimize sunulmaktadır” denildi. Buna göre halihazırda diğer bankalardan 24 ay taksitle çekilecek 10 bin TL’lik bir kredi için geri ödeme tutarı 16-17 bin TL’yi buluyor. Vatandaş aynı tutarda krediyi aynı vadede Ziraat Bankası’ndan çektiği zaman ise 11-12 bin TL geri ödeme yapacak.

KART BORCU 133 MİLYAR
Merkez Bankası, Türkiye Bankalar Birliği ve Bankalararası Kart Merkezi verileriyle yaptığımız derlemeye göre ülke çapında 65 milyondan fazla kart bulunuyor. Kredi kartı kullanan kişi sayısı 25 milyon. Toplam bireysel kredi kartı borcu tutarı 133 milyar TL. Kredi kartı borçlarında batık oranı yüzde 6. Batık kredi kartı borç tutarı 7.5 milyar TL. Kredi kartı borcundan dolayı takibe düşen ve halen borcu olanların sayısı (Ekim 2018 itibarıyla) 2.5 milyonu buluyor. Kartların limitlerindeki ortalama doluluk oranı yüzde 40. Sonbir yılda kart borcunun en hızlı arttığı iller Ağrı, Şırnak, Vav ve Hakkari. Kişi başı en yüksek kredi kartı borcu bulunan iller Adana, Ankara ve İstanbul.

‘DOKUZ MİLYONA ÇARE OLUR’
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kart borçlularına yönelik açıklamaları sonrası Ziraat Bankası’ndan yapılan açıklamayı değerlendiren Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, “Yıllardır dile getiriyoruz. Dokuz milyon kart borçlusu asgari ödemesini yaparak borçlarını döndürüyor” dedi. Seçim öncesi açıklanan yapılandırmanın asgari ile dönen milyonlar için bir ödeme kolaylığı ve rahatlama sağlayacağını belirten Bülent Deniz, “Daha önceki düzenlemeler takibe düşmüş olanları kapsıyordu. İlk kez kart borcu olan ve bunu döndürerek geçimini sağlayan tüketiciler kapsama alındı. Bizim istediğimiz de buydu. Borçların ödenmesine fayda sağlayacağını düşünüyorum” diye konuştu. Yüksek enflasyon nedeniyle refah seviyesi düşen vatandaş çözümü kartta buluyor. Son yıllarda kredi kartı faizlerinin yükselmesi nedeniyle kart borcunu ödeyemeyen bankadan tüketici kredisi çekip, kartını kapatıyor. Ancak ücretler reel anlamda gerilediğinden tüketici kredisi borcu bitmeden yine karta sarılan vatandaş bir borç sarmalı içine düşmüş durumda.

09.01.2019, M. Recep Erçin, Aydınlık,