mehmet ali derdiyok etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mehmet ali derdiyok etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Nisan 2020 Cumartesi

TBF'den koronavirüs fırsatçılarına tepki

TBF Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz: - "Bazı marketlerin poşet içine çürük, bozulmuş, tüketilemez durumdaki meyve ve sebzeyi koydukları gözlenmektedir"  "Ülke olarak el ele vererek yürüttüğümüz bu mücadelede toplumsal dayanışma içinde olmak, üreticinin, satıcının, tüketicinin bu zor dönemde birbirlerine destek olmaları gerekmektedir" 

"Poşetlenmiş olarak satılan sebze meyvenin içine çürük ve kullanılamaz durumdaki ürünleri sokuşturmak, bu olağanüstü dönemde affedilemeyecek nitelikte fırsatçılık ve ahlaki düşüklüktür"

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, yen tip koronavirüse (Kovid-19) karşı alınan önlemler kapsamında poşetlenen meyve ve sebzelerin arasına çürük mal katan bazı marketlere tepki gösterdi.

Deniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, koronavirüs ile mücadele kapsamında marketlerde sebze ve meyvenin poşetlenmiş olarak satışa sunulduğunu belirterek, "Bu uygulamada bazı marketlerin poşet içine çürük, bozulmuş, tüketilemez durumdaki meyve ve sebzeyi koydukları gözlenmektedir." dedi.

Son günlerde bu konuda sık sık şikayetler aldıklarını anlatan Deniz, bazı kişilerin bu uygulamayı fırsata çevirdiğini söyledi.

Olağanüstü bir dönemden geçildiğini vurgulayan Deniz, "Tüketicinin sağlığının korunması için uygulamaya geçirilen poşette sebze meyve satışının, bazı marketler tarafından kötüye kullanılması nedeniyle amaca hizmet etmemekte, en önemlisi tüketici parasının karşılığını alamamaktadır." değerlendirmesini yaptı.

Deniz, şunları kaydetti:
"Ülke olarak el ele vererek yürüttüğümüz bu mücadelede toplumsal dayanışma içinde olmak, üreticinin, satıcının, tüketicinin bu zor dönemde birbirlerine destek olmaları gerekmektedir. Tüketici cephesinden, birçok iş yeri kapanmış ve dolayısıyla lüks tüketim azalmış olsa da gıda, hijyenik ve medikal ürünler başta olmak üzere bir çok tüketim unsurunda tüketicinin tüketimi azaltma eğiliminde olmadığı gözlenmektedir. Sanılanın aksine, tüketicinin talebi kesmemiş olması, ekonominin sürdürülebilirliği ve piyasaların kapanmaması adına çok önemli bir destektir."

"Fırsatçıları ifşa edin"
Deniz, tüketicinin bu olumlu yaklaşımının üretici ve satıcılar tarafından da görülmesi ve desteklenmesi gerektiğini aktararak, şöyle devam etti:
"Poşetlenmiş olarak satılan sebze meyvenin içine çürük ve kullanılamaz durumdaki ürünleri sokuşturmak, bu olağanüstü dönemde affedilemeyecek nitelikte fırsatçılık ve ahlaki düşüklüktür. Kasada parasını ödeyip eve geldikten sonra durumu farkeden tüketicilerin, sosyal izolasyon ortamında çürük çıkan bir elma, kullanılamaz durumdaki iki patlıcan için tekrar markete gitmeyeceğinin hesabını yapan bu firmalar, tüketiciye ve bu mücadeleyi her alanda başarı ile yürüten ülkemize kötülük yapmaktadırlar."

Bu tür satıcıları kınayan Deniz, bu durumla karşılaşan tüketicilerin ellerindeki sosyal medya silahını kullanarak fırsatçılığı ifşa etmelerinin yanında, Ticaret Bakanlığının "Alo Tüketici Hattı"na durumu bildirmelerini önerdi.

07.04.2020, Mehmet Ali Derdiyok (AA), Yeni Akit,

13 Mart 2020 Cuma

TBF Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz: "Koronavirüs değil, fiyat artışları bizi hasta edecek"

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz: "Piyasalar arz talep dengesi üzerine kuruludur. Panik yaptığınızda bu denge tamamen bozuluyor. Çünkü bu dengenin içerisine panikle birlikte fırsatçılar da giriyor. Temizlik ve hijyen ürünlerindeki artışın ardından, zamlar gıda fiyatlarına sıçradı. Bu fiyat artışlarının altında tüketici ezilecektir. Bu nedenle lütfen paniğe kapılmayalım"

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, panik havasının piyasa şartlarını bozduğunu belirterek, "Bu nedenle lütfen paniğe kapılmayalım. Yoksa koronavirüs değil, fiyat artışları bizi hasta edecek." dedi.

TBF Genel Başkanı Deniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, koronavirüs nedeniyle bazı ürünlerin fiyatlarında yapılan suni artış ve stokçuluğa ilişkin tüketicileri temkinli olmaları yönünde uyardı. Son günlerde bazı çevrelerin bilinçli olarak yalan haberler yaydığına dikkati çeken Deniz, bu durumun panik havası oluşturmayı amaçladığını söyledi.

Panik havasının tüketiciler adına büyük kayıplara neden olacağını belirten Mehmet Bülent Deniz, şöyle konuştu:

"Panik, piyasaların yıkımı demektir. Bu yıkımdan da en çok etkilenecek olan biz tüketicileriz. Piyasalar arz talep dengesi üzerine kuruludur. Panik yaptığınızda bu denge tamamen bozuluyor. Çünkü bu dengenin içerisine panikle birlikte fırsatçılar da giriyor. Bakın temizlik ve hijyen ürünlerindeki artışın ardından, zamlar gıda fiyatlarına sıçradı. Bu fiyat artışlarının altında tüketici ezilecektir. Bu nedenle lütfen paniğe kapılmayalım. Yoksa koronavirüs değil, fiyat artışları bizi hasta edecek."

- "Tüketiciler sakin olsun"
Türkiye'de serbest piyasa koşullarının hakim olduğunu vurgulayan Deniz, bu tür piyasalarda devletin müdahalesinin kısıtlı ve yetersiz kaldığını aktardı.

Deniz, haksız fiyat artışı ve stokçuluğa yönelik devletin ilgili birimlerinin harekete geçtiğini hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Serbest piyasa ekonomisinde devlet ne yaparsa yapsın bu suni fiyat artışlarının önüne geçemez. Burada vatandaş kendisine şu soruyu soracak: 'Bu fiyat artışından aslında kim sorumlu?' Bu çerçevede değerlendirme yapması gerekir. Panik durumu oluşmadığı zaman fiyatlar normal seyrinde devam edecektir. Yoksa tüketiciler bu süreçte ağır kayıplar görecektir. Aksi durumda vatandaş yüksek fiyatlarla alışveriş yapmak zorunda kalacak. Ayrıca yapacakları stoklardan da zarar göreceklerdir. Zira bilindiği gibi her ürünün belli bir raf ömrü var. Sonrasında bu stokları tüketemeyen vatandaş, ikinci kez zarar görmüş olacak."

Deniz, Türkiye'de çok başarılı önlemler alındığını anlatarak, "Umarım bunu sürdürürler. Tüketiciler talebinin dışında gereksiz harcama yapmasın. Fiyatlar kendiliğinden düzelecektir. Bu nedenle tüketicilerimizden sakin olmalarını istiyoruz." dedi.

13.03.2020, HaberTürk

21 Şubat 2020 Cuma

Tüketici örgütleri zamlara karşı UKOME'de temsil hakkı istiyor

TBF Genel Başkanı Deniz, vatandaşın toplu taşıma araçlarına yapılan zamlardan daha az etkilenmesi için İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nde (UKOME) tüketici temsilcilerinin de bulunmasını istedi.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, UKOME'nin toplu taşıma araçlarına uyguladığı zam kararını doğru bulmadıklarını söyledi.

Kararın alınma sürecini değerlendiren Deniz, "Bir defa bu kararı veren kuruma bakmak lazım. Milyonlarca tüketiciyi ilgilendiren bir zam kararı alıyor ama bir tane tüketici örgütü o kurulun içerisinde bulunmuyor. Esnaf odaları, esnaf birliği, jandarma, emniyet... Herkes var. Ancak tüketicinin hakkını koruyacak bir örgüt yok. Zam talebinde bulunan esnaf, zammı alan esnaf... Peki 'Tüketici ne diyor?' Soran yok. Bir defa bu çok büyük yanlış. UKOME'de artık tüketiciler de yer almalıdır. Zira toplu taşımaya getirilen zamların tümü tüketicinin aleyhine sonuçlanıyor." diye konuştu.

Son zamanlardaki birtakım fiyat artışlarının esnafın maliyet artışından kaynaklandığını bildiklerini anlatan Deniz, bu açığın tamamen vatandaşın üzerine yıkılmasına da karşı olduklarını ifade etti.

Anayasa'nın 172. maddesinin tüketicinin örgütlenmesi ve temsil edilmesine yönelik devletin yükümlülüğünü düzenlediğini vurgulayan Deniz, şunları kaydetti:
"6502 sayılı yasanın birçok yerinde bu türden heyetlerin içerisinde tüketici örgütlerinin bulunması şart koşuluyor. Bu minvalde şehirlerdeki hal komisyonlarında, pazar yerlerinin belirlenmesinde dahi tüketici örgütü temsilcisi varken, büyük şehirlerin toplu ulaşım fiyatlarının belirlendiği UKOME'de tüketici temsilcisinin bulunmaması kabul edilir bir durum değil. Bunun son örneğini son yapılan zamda gördük. Zam talebi esnaf odalarından geldi ve UKOME bu talebi karara bağladı. Ama tüketici temsilcisi o kurulda yer alsaydı, söyleyeceği bir şeyler mutlaka olacaktı."

Zammın İstanbul'da yaşayan vatandaşları rahatsız ettiğini dile getiren Deniz, sözlerini şöyle tamamladı:
"En azından zam kararını yaz aylarına erteleyebilirlerdi. Tüketicinin beli bir kez daha bükülmüştür. Vatandaşın toplu taşımaya yapılan zamlardan daha az etkilenmesi için UKOME'de tüketici temsilcilerinin de yer alması ciddi ciddi düşünülmelidir."

13.02.2020, Mehmet Ali Derdiyok

4 Ekim 2016 Salı

İstanbul'da korsan servis aracı uyarısı

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, İstanbul'da çok sayıda kaçak servis aracının bulunduğunu belirterek, vatandaşları, bu tür araçlar konusunda uyardı.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, İstanbul'da servis sürücülerine yönelik çok sayıda şikayet aldıklarını belirterek, bunları incelediklerini söyledi.

AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaptıkları araştırmada, vatandaşı mağdur eden servis araçlarının çoğunun kaçak olarak çalıştığını belirlediklerini anlatan Deniz, şunları kaydetti:

"İnsanlar mağduriyet yaşadıktan sonra telefonla ya da internet üzerinden bize şikayette bulunuyor. Biz bu mağduriyetleri araştırmaya başladık. Belediyeden soruşturduğumuzda bunların tamamına yakınının kaçak olduğu, yani ruhsatsız olarak çalıştığını anladık. Nasıl olur da bunlar bu şekilde şehirde ruhsatsız olarak çalışabileceğini merak ettim. Bu konuda yaptığım araştırmada, bazı tespitler edindim. Yetkililerle yaptığım konuşmada, gerçekte taşımacılıkla hiç alakası olmayan birçok kişinin, belediyenin plaka tahdidi vereceği ümidiyle servis aracı aldığını öğrendim."

Deniz, bu kişilerin, ruhsatsız ve denetimden geçmeden çalıştığını vurgulayarak, gerekli standartları taşımadıklarını söyledi.

"Kaçak çalışan yaklaşık 3 bin servisin bulunduğunu düşünüyorum"
Öztürk, vatandaşlara bazı önerilerde bulunarak, bu tür kişilerin tespiti yönünde kendilerinin de vatandaşa yardımcı olabileceklerini söyledi.

Velilere, çocuklarını mutlaka bir servis işleticisiyle taşıtmasını tavsiye ettiklerini anlatan Öztürk, şunları kaydetti:

"Taşıma yetki belgeleri, güzergah kullanım izni olsun. Çünkü servis taşımacılığı her işe benzemez. Çocuklar bizim canımız, onun için kime teslim edeceklerini çok iyi bilsinler. Onun için servis taşımacılığı yapan kişinin sabıkası var mı, alkol kullanıyor mu, ehliyeti alkolden ya da yaralı trafik kazasından dolayı iptal edilmiş mi? Araştırsın. Servis aracını mutlaka kontrol etsinler, arabada yeterli donanım var mı, yeterli güvenlik önlemi var mı, acil çıkışı var mı, okul öncesi ya da orta okulsa rehber öğretmeni var mı? Bunlara mutlaka dikkat etsinler. Şüpheye düştükleri anda odamızı arasınlar, aracın plakasını bize bildirsinler. Biz yasal olup olmadığını araştırıp onlara bildiririz."

Mehmet Ali Derdiyok, 22.09.2016 Anadolu Ajansı http://aa.com.tr/tr/turkiye/istanbulda-korsan-servis-araci-uyarisi/650431

23 Mayıs 2015 Cumartesi

Tarihi Yarımadada "Taksi" Şikayetinde Artış

- İstanbul'un tarihi yarımadası Fatih'te, bazı taksicilerin Türk müşteriler yerine turistleri tercih ettiği iddiasıyla yapılan şikayetlerde artış olduğu belirtildi

- Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Deniz:
- "Özellikle son günlerde tarihi yarımada içerisindeki taksilerin yaklaşan turizm sezonuyla birlikte yerli vatandaşı reddettiği ve turistlere yönelik bir çalışma gerçekleştirdiği yönünde şikayetler alıyoruz"
- "Taksicilerin müşteri seçmesi, haklı bir gerekçe olmadığı sürece kesinlikle suçtur ve tüketiciler tarafından şikayet konusu yapılabilir"

Tarihi yarımadada, bazı taksicilerin Türk müşteriler yerine turistleri tercih ettiği iddiasıyla yapılan şikayetlerde artış olduğu belirtildi. 

Fatih ilçesinin sınırları içindeki tarihi yarımadanın özellikle turistik bölgelerinde, bazı taksicilerin müşteri olarak turistleri tercih etmesi tepkiye yol açıyor. "Kısa mesafeler için yolcu almama" vatandaşın en çok şikayet ettiği konu olma özelliğini korurken, "taksicilerin Türk yolcular yerine turistleri tercih ettiği" iddiasıyla yapılan şikayetlerde de artış yaşanıyor. 

Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı avukat Mehmet Bülent Deniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu konuda taksiciler hakkında sık sık şikayet aldıklarını belirterek, yetkililerin önlem alması gerektiğini söyledi. 

Deniz, taksi hizmetinin tüketici yasasına göre düzenlendiğini hatırlatarak, "Taksicilerin müşteri seçmesi gibi bir durum söz konusu olamaz. Ancak özellikle son günlerde tarihi yarımada içerisindeki taksilerin yaklaşan turizm sezonuyla birlikte yerli vatandaşı reddettiği ve turistlere yönelik bir çalışma gerçekleştirdiği yönünde şikayetler alıyoruz. Taksicilerin bu yöndeki tutumları, tüketici yasasına göre suçtur. Çünkü yasaya göre satıcının tüketiciye malı satmaktan kaçmaması gerekir. Taksicilerin müşteri beğenmesi, haklı bir gerekçe olmadığı sürece kesinlikle suçtur ve tüketiciler tarafından şikayet konusu yapılabilir" diye konuştu.

- "Yakalanan taksici, ceza alır"
Mehmet Bülent Deniz, bu konuda İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nin, trafik zabıtasının ve İstanbul Taksiciler Esnaf Odası'nın (İTEO) yetkili olduğuna işaret ederek, şikayetlerin bu kuruluşlara yapılabileceğini bildirdi. 

Deniz, şikayet durumunda trafik zabıtasının, kabahatli olduğu tespit edilen taksicilere ceza kesebileceğini vurgulayarak, "Bu konudaki şikayetlerin yetkili yerlere mutlaka yapılması gerekir. Çünkü haksız bir uygulama. Böyle bir durum İstanbul gibi modern bir şehirde yapılamaz. Üstelik İstanbul, trafik yoğunluğuyla ünlü bir şehir. Tarihi yarımada da nüfusun en yoğun olduğu bölgedir. Burada ulaşımını taksiyle yapmaya çalışan müşterilerin tercihinin olumlu karşılanması gerekir. Yetkililer, bu konuda duyarlı olmalıdır. Özellikle meslek odasının bu konuda katı bir yaklaşım içerisinde olması gerekir. Taksicilik, önemli bir kamu hizmetidir. Bunu yerine getirirken, taksicilerin keyfilikten kaçınmaları gerekir" ifadelerini kullandı. 

- Uğur: "Bu kişiler hakkında gerekli işlemler yapılacaktır"
İTEO Başkanı Yahya Uğur ise bu yönde şikayetlerin kendilerine de yapıldığını aktararak, şikayetleri araştırdıklarını dile getirdi. 

Uğur, her iş kolunda olduğu gibi kendi meslektaşları arasında da kötü niyetli kişilerin olabileceğine dikkati çekerek, "Şikayeti aldıktan sonra araştırma yapıyoruz. Araştırmamızda ilk izlenimlerimiz, belediyeden ruhsat alamamış ve kaçak olarak çalışan bazı taksicilerin bu şekilde çalıştıklarını öğrendik. Tamamen tespit edilmesi durumunda, bu kişiler hakkında gerekli işlemler yapılacaktır. Bu gibi durumlarla karşılaşan vatandaşlarımızın, bu tür taksicilerin araçlarının plakalarını bize bildirmelerini rica ediyoruz" şeklinde konuştu.

Mehmet Ali Derdiyok, 21.05.2015 Anadolu Ajansı

10 Şubat 2015 Salı

"İstanbul'da Taksiciler Müşteri Seçiyor" Eleştirisi

Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, İstanbul'da taksicilere yönelik şikayetlerin başında, kısa mesafede yolcu alınmamasının geldiğini belirterek, "İstanbul'daki taksiciler, müşteri seçiyor. Çünkü müşteri sayısı fazla. Plaka sayısı artırılırsa taksicilerin müşteri seçme tercihi ortadan kalkacak" dedi.
Deniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentte taksicilerin, kısa mesafeye gitmek isteyen vatandaşları mağdur ettiği yönündeki şikayetlerin son zamanlarda arttığını söyledi.
Mehmet Bülent Deniz, kentteki taksi sayısının az olduğunu savunarak, "Hem trafiğin artması hem de özel araç sahiplerinin toplu taşımayı tercih etmesi nedeniyle bir ek talep oluşmuş durumda. Bu talep, taksi sayısıyla karşılaştırıldığında, maalesef hem hizmet hem de kalite açısından sıkıntılar olduğunu görüyoruz" diye konuştu.
Uzun yıllardır taksi plakasının bir yatırım aracı olarak kullanıldığını anlatan Deniz, "Dünyayı biliyoruz. Hiçbir memlekette taksi plakası yatırım aracı olarak kullanılmaz, elden ele satılmaz ve her yıl prim yapmaz. Böyle bir ülke bilmiyoruz, hatırlamıyoruz, öyle bir bilgi bizde yok. Ama ne yazık ki özellikle İstanbul'da böyle bir uygulama var" ifadelerini kullandı.
Taksicilik, rant sektörü haline geldi
Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Deniz, Türkiye'de taksicilik sektörüne ilişkin standart bulunmadığını savunarak, şöyle devam etti: "Basından ve bize ulaşan şikayetlerden de biliyoruz ki taksicilik, tüketiciye ulaşan bir hizmet olmaktan ziyade birtakım grupların ele geçirdiği ve rant sağladığı bir sektör haline dönüşmüş. Şimdi burada taksilerle ilgili bize ulaşan şikayetlerde mesafe gözeterek yolcu almamak, küfürlü konuşmalar, sigara içilmesi gibi durumlar var. Türkiye'de bahçıvan olmak için bile gidip meslek yüksek okulundan eğitim alınıyor. Ama İstanbul'a baktığınızda isteyen herkes taksi şoförü olabiliyor. Bunun için hiçbir engel yok. Yani plaka sahibi, istediği zaman, gündüz ve geceye ayrı olarak şoför bulabiliyor. Şoförlük yapacak ehliyette ve yetenekte olup olmadığını da bilmiyoruz. İstanbul'un sokaklarını biliyor mu, müşterisine nasıl davranacağını biliyor mu, acil durumlarda ne yapması gerektiğini biliyor mu? Bu tarz bir eğitim alıp almadığını bilmiyoruz."
Müşterinin taksi hizmetinden memnun olduğu bir ortamın sağlanmasının, hem tüketici hem de şehir trafiği için büyük bir çözüm olacağını ifade eden Deniz, bu konuda İstanbul Büyükşehir Belediyesinin devreye girmesi gerektiğini bildirdi.
Plaka sayısını arttırılmasının sorunu çözebileceğini savunan Deniz, şöyle devam etti: "İstanbul'daki taksiciler, müşteri seçiyor. Çünkü müşteri sayısı fazla. Plaka sayısı artırılırsa taksicilerin müşteri seçme tercihi ortadan kalkacak. O zaman taksici her müşterinin kıymetini bilecek. Ama bunu da yapmıyorlar. Çünkü bu işten rant elde edenler, yıllardır insanları korkutuyorlar. ' Taksi plaka sayısı artarsa trafiğin yükü artar' diyorlar. Oysa ki taksicilerle sorun yaşadığı için özel araç kullanan vatandaş sayısına baksınlar. Her geçen gün artıyor. Piyasaya 1-2 bin taksi plakası daha sürmek mi yoksa taksi değil de özel araç kullananlar mı trafiğe zarar veriyor?"
Mehmet Ali Derdiyok, 19.01.2015 Anadolu Ajansı http://www.aa.com.tr/tr/turkiye/452310--quot-istanbulda-taksiciler-musteri-seciyor-quot-elestirisi