21 Haziran 2016 Salı

'Kredi kartında, gidecek yer kalmadı''Kredi kartında, gidecek yer kalmadı'

Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) Nisan dönemi, negatif nitelikli bireysel kredi ve kredi kartı verilerini değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, "Kredi kartında gidecek yer kalmadı, tüketici nakit krediye yöneldi" dedi ve ekledi:

"TBB Nisan verilerine göre; bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe düşenlerin sayısında yüzde on artış, bireysel kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe düşenlerin sayısında yüzde sekiz azalma var. Bireysel kredi kullananlarının hemen hemen tamamı, aynı zamanda bireysel kredi kartı kullanıcısıdır. Bu nedenle bireysel kredi borcunu ödemeyenlerin sayısındaki artış nedeniyle, kredi kartı borcunu ödemeyenlerin sayısında azalmayı olumlu olarak değerlendirmek olanağı yoktur.

Bu veri; tüketicilerin kredi kartlarının limitlerini doldurdukları, kart borcunun bir takvim yılı içinde birkaç kez ödenmemiş olması nedeniyle nakit çekimi ve alışveriş işlemlerine kapatılan kartların borçlarının ödenmesi ve yaşamsal gereksinimlerini karşılamak için bankalardan nakit bireysel kredi kullanımına yöneldikleri ve maalesef kredi borçlarının da ödenemediğini ortaya koyuyor."

TBF’nin 2011 yılından bu yana banka borçlarındaki artışa dikkat çektiğini vurgulayan Deniz,"Son açıklanan veriler, hane halkı borç stokunun çevrilemez bir seviyeye gelmek üzere olduğu sinyalini vermektedir. Bu seviyeye gelinmesi durumunda, finans sektörü başta olmak üzere tüm ekonomik sistem ve zaten tehdit altında bulunan toplumsal barış ve huzur olumsuz etkilenecektir" uyarısında bulundu.

09.06.2016, Reel Piyasalar
http://www.reelpiyasalar.com/Haber/ekonomi/16966/kredi-kartinda-gidecek-yer-kalmadi.html

“kredi kartında deniz bitti, tüketici kredisi koşar adım…”

İstanbul, 09.06.2016

Türkiye Bankalar Birliği’nin 2016/Nisan dönemi, negatif nitelikli bireysel kredi ve kredi kartı verilerini değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “kredi kartında gidecek yer kalmadı, tüketici nakit krediye yöneldi” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır:

Türkiye Bankalar Birliği’nin negatif nitelikli bireysel kredi ve kredi kartı kullanımına ilişkin 2016/Nisan verilerine göre; bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe düşenlerin sayısında yüzde on artış, bireysel kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe düşenlerin sayısında yüzde sekiz azalma kaydedilmiştir.

Bireysel kredi kullananlarının hemen hemen tamamı, aynı zamanda bireysel kredi kartı kullanıcısıdır. Bu nedenle bireysel kredi borcunu ödemeyenlerin sayısındaki artış nedeniyle, kredi kartı borcunu ödemeyenlerin sayısında azalmayı olumlu olarak değerlendirmek olanağı bulunmamaktadır.

Bu veri; tüketicilerin kredi kartlarının limitlerini doldurdukları, kart borcunun bir takvim yılı içinde birkaç kez ödenmemiş olması nedeniyle nakit çekimi ve alışveriş işlemlerine kapatılan kartların borçlarının ödenmesi ve yaşamsal gereksinimlerini karşılamak için bankalardan nakit bireysel kredi kullanımına yöneldikleri ve maalesef kredi borçlarının da ödenemediğini ortaya koymaktadır.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) 2011 yılından bu yana banka borçlarındaki artışa dikkat çekmektedir. Son açıklanan veriler, hane halkı borç stokunun çevrilemez bir seviyeye gelmek üzere olduğu sinyalini vermektedir. Bu seviyeye gelinmesi durumunda, finans sektörü başta olmak üzere tüm ekonomik sistem ve zaten tehdit altında bulunan toplumsal barış ve huzur olumsuz etkilenecektir.

Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan

19 Haziran 2016 Pazar

Kayıp-Kaçak Haracı Dürüstlüğe Yüklendi...

Elektrikte kayıp-kaçak bedelini yasallaştırarak, hukuka rağmen 'çevreden cebe' darbe yapan yasa için tüm değerlendirmeler...

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, gazeteci-yazar Çetin Ünsalan'a anlatıyor.

09.06.2016, Ulusal Kanal, EkoPolitik

10 Haziran 2016 Cuma

Norse’den sonra Jatomi de bir gecede spor salonlarını kapattı

Norse Fitnesstation’dan sonra önceki gün de İngiliz Jatomi Fitness Türkiye’den çekilme kararı aldı ve binlerce üye mağdur oldu. Spor salonlarını bir gecede kapatan şirket, AVM yetkililerine ve çalışanlara, “Spor salonunu kapatıyoruz” mesajı geçti. 

400 milyon dolarlık spor salonları sektöründe faaliyet gösteren iki büyük firma bir anda kapanma kararı aldı. Geçtiğimiz günlerde kepenk indiren ve binlerce üyesini mağdur eden Norse Fitnesstation’dan sonra İngiliz Jatomi Fitness da bir gecede salonlarını kapattı.

Şirket Türkiye’den çıktığını açıklarken yıllık ya da 6 aylık ücretini peşin ödeyen binlerce müşteri yine mağdur oldu. Yüksek kiralar ve dip yapan üye fiyatları nedeniyle işletmelerin zorlanabileceğine dikkat çeken sektör temsilcileri, “Eğer ticari koşullar nedeniyle iflas söz konusuysa bu durum tartışılmalı.

Ancak bir gecede apar topar hiç açıklama yapmadan salonlar kapatılıyor ve peşin ödeme yapan üyeler mağdur ediliyorsa burada kötü niyet unsuru da sorgulanmalı” dedi. Tüketici dernekleri ise, uzun süreli abonelik sistemi ile çalışan şirketlerin daha sık denetlenmesi gerektiğini belirtti. 

BİR GECEDE ÇIKTI
2011 yılında Türkiye’de faaliyet göstermeye başlayan ve 2017 sonuna kadar 400 milyon Euro’luk yatırım hedefleyen Jatomi Fitness iflas etti. 6 spor salonu ve 20 bine yakın üyesi ile daha çok AVM’lerde hizmet veren İngiltere merkezli şirket, uygun fiyata 5 yıldızlı fitness konseptiyle hizmeti veriyordu. Ancak hedeflerini ve müşteri memnuniyetini bir türlü tutturamayan Jatomi, 1 gecede Türkiye’deki 6 salonunu birden kapattı. Önceki akşam saat 18.00’da AVM yönetimlerini arayan şirket yetkilileri, “Spor salonunu kapatıyoruz. Yarın açmayacağız” dedi. Çalışanlarına da mail gönderen şirket, “Şirketimiz Türkiye’deki faaliyetlerini sonlandırmıştır. Kulüplerin kapatılacağı hususlarını bilgilerinize sunarız. Yasal haklarınız için mahkemeye başvurun” denildi.

SON GÜNE KADAR
Spor salonlarının bir gecede kepenk indirmesi binlerce tüketiciyi de mağdur etti. Geçtiğimiz günlerde Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Karabıyık’ın “1 saatlik yüzmenin bedeli 1.500 TL” başlıklı yazısıyla gündeme gelen Norse Fitnesstation da Jatomi gibi 1 gecede kepenk indirmiş müşterilerini mağdur etmişti. Son güne kadar uzun süreli üyelik satan Norse Fitnesstation kiracısı olduğu Daruşşafaka Cemiyeti’ne de kiralarını ödemediği ortaya çıktı. 15 bin üyesi bulunan şirket, üyelerinden topladığı parayı da iade etmedi. Türkiye’de son dönemlerde spor salonlarında fiyat rekabeti yaşanıyor. Birçok spor salonu 1 yıllık üyeliklerde fiyatları 60 liraya kadar indirdi. Bu da tüketicilerin sürekli salon değiştirmesine neden oluyor ve yüksek kiralar ödeyerek açılan bir salon kısa süre sonra iflas bayrağını çekiyor. Türkiye’den çıkan Jatomi’nin fitness merkezlerinde spor yapmanın yıllık maliyeti ise 850 ile 3 bin lira arasında değişiyordu.

Spor aletlerini AVM’lere bıraktı
İNGİLİZ Jatomi faaliyet gösterdiği alışveriş merkezlerinin yönetimlerini 31 Mayıs akşamı saat 18.00’da arayarak spor salonunu kapattıkları bilgisini verdi. Jatomi’nin kısa süre önce alışveriş merkezlerinden (AVM) kiralar konusunda indirim talep ettiğini anlatan AVM yetkilileri, “En büyük metrekarelere sahip bu spor salonlarının kapanması ve uzun süre kapalı kalması bizim için de iyi değil. Bunlarla ilgili olarak avukatlar çalışmalarını yapıyor. Spor aletlerini bırakıp gittiler. Kimseye bilgi verilmedi” dedi. 

Mağdur olan üyeler ne yapmalı?
UZUN süreli üyelikler kabul eden kurumlara karşı denetimlerin artması gerektiğinin altını çizen Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, mağdur olan tüketicilere şu tavsiyeleri verdi: * Mağdur olanlar hakem heyetlerine başvurmalı.* Taksitli alışverişlerde bankalar devreye girerek, tüketicilerin amğdur olmasını engelleyebilir.* Parasını peşin ödeyenler için de mahkemeye başvurulmalı ancak iadesi ise uzun sürebilir.* Çalışanlar da dava açarak haklarını talep etmeli.

‘Gaz kaçağı var boşaltıyoruz’
JATOMİ üyelerinden biri, spor yaptıkları anda yetkililerin kendilerine gaz kaçağı var dendiğini, salonun bir anda kapatılmaya başlandığını söyledi. Üye G.S, “Bize gaz kaçağı var derhal burayı boşaltın dendi. Biz de bir telaşla çıktık. Bir diğer arkadaşım da diğer bir şubeye gidiyordu. Oradaki şubede kapanmayla ilgili bilgi vermişler ve olaylar çıkmış. Bize resmen olay çıkmasın diye yalan söylediler” dedi.

Jatomi: Üyeler dava sürecini takip etsin
hurriyet.com.tr’ye konuşan Jatomi Fitness Group’un İdari Direktörü Trevor Brennan, Jatomi Fitness Group olarak Türkiye’de faaliyetlerini resmen durdurma kararı aldıklarını doğruladı. Brennan, “Jatomi Fitness Group ne yazık ki İstanbul’daki ilk salonu açmasından bu yana yaşanan ağır finansal zarardan ötürü Türkiye’deki operasyonlarını durdurma kararı aldı.

Bu oldukça zor karar, zorlu bir değerlendirme sürecinin ardından alındı ve bu süreçte bizim için uygun diğer opsiyonlar da değerlendirildi. İşletmeyi kurtarma çabamız, İstanbul’daki ekibimizin azimli çalışmaları da ne yazık ki gerekli kazancın elde edilmesine yetmedi. Bu durumda küresel operasyonlarımızdaki diğer üyeleri etkilemeden Türkiye’deki işletmeyi finansal olarak destekleyemeyeceğimiz kısa süre önce netleşti. Üyelerimize yasal süreci yakından takip etmelerini öneriyoruz ve tüm alacaklılar için mahkemenin atayacağı bir iflas idaresi yetkilileri de yer alacağı dava sürecini yakından izlemelerini tavsiye ediyoruz. Şu aşamada başka bir yorum yapamıyorum” dedi.

Ceyhun Kuburlu, 01.06.2016 Hürriyet http://www.hurriyet.com.tr/norseden-sonra-jatomi-de-bir-gecede-spor-salonlarini-kapatti-40111986

3 Haziran 2016 Cuma

Tüketici Hakem Heyetleri Suç İşliyor

Banka dosya masrafıyla, kayıp-kaçak parasını geri almak isteyen vatandaşlar, Tüketici Hakem Heyeti engeline takılıyor. Hakem Heyetleri, ‘ya dilekçeleri almıyor’ ya da ‘sonuç çıkmaz, ödemezler’ gibi gerekçelerle vatandaşın şevkini kırıyor. Uzmanlara göre bunu yapanlar 6 ay ceza alabilirler.

Tüketici sorunlarını çözmekle görevli Tüketici Hakem Heyetleri hak arayan vatandaşın önüne duvar örmeye başladı. Son dönemde tüketicilerin en fazla şikayetçi oldukları banka dosya masrafı ve kayıp-kaçak paralarının geri iade başvuruları Hakem Heyetleri engeline takıldı. Kayıp-kaçak için ‘kanun çıkacak, para ödenmez’ gibi gerekçelerle vatandaşların dilekçelerini almayan veya zorluk çıkaran Hakem Heyetleri, banka dosya masrafları için ise ‘çok başvuru var. Karar çıkmaz. Vakit alır.’ denilerek tüketicilerin taleplerini geri çeviriyor.

Dilekçeleri zorla alıyorlar
Yasal görevleri tüketici sorunlarını çözmek olan Hakem Heyetleri kendilerine yapılan şikayet başvuru dilekçelerini kabul etmek zorunda. Ancak farklı gerekçeler ile dilekçeler alınmıyor. Tüketici Halit D., Hakem Heyeti’nin avukatla görüştükten sonra dilekçesini zorla kabul ettiğini ancak benzer durumda olan bazı kişilerin dilekçelerinin alınmadığını söyledi. Şamil Y., ise banka dosya masrafı için gittiği Hakem Heyeti’nin dilekçeyi zorla aldığı ve kendisine, “Bir yıl sonra gel sonucu öğrenirsin.” denildiğini belirtti.

Başvuruyu kabul etmeyen suç işler
Dilekçe vermenin anayasal bir hak olduğuna dikkat çeken Tüketici Hukuku Uzmanı Avukat Bülent Deniz,“Dilekçeyi her ne sebeple olursa olsun kabul etmeyen görevli suç işlemiş sayılır. Cezası ise 6 aya kadar hapistir. Mağdur olan tüketici savcılığa suç duyurusunda bulunmalı ya da BİMER’e müracaat etmeli.” uyarısında bulundu. Deniz, vatandaşların her türlü şikayetleri ve talepleri için dilekçelerini ‘iadeli taahhütlü posta’ yoluyla da yapılabileceğini söyledi.

Bazı Tüketici Hakem Heyetleri’nin, vatandaşların başvurularını almaması suç. 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanuna göre; herkes kendisi veya kamu ile ilgili şikâyet ve dilekçeleri hakkında idari makamlara yazı ile başvurma hakkına sahip. Dilekçede; kişinin adı, soyadı, yerleşim yeri, adresi ve imzasının bulunması yeterli.

Suçun cezası 6 ay
Kendisine dilekçe verilen hiç bir makam veya memur bu unsurları taşıyan dilekçeleri, hangi sebeple olursa olsun geri çeviremez. Vatandaşın getirdiği dilekçeyi almayan, işleme koymayan, gerekli işlemleri yapmayan kamu görevlisi Türk Ceza Yasası’nın 121. maddesinde belirtilen, ‘Dilekçe hakkının kullanılmasını engelleme’ suçunu işlemiş oluyor.

Şikâyet dilekçesi artıyor
Tüketici Hukuk Uzmanı Avukat Bülent Deniz, Hakem Heyetlerine yapılan başvurularda yaşanan sorunların kendilerine de ulaştığını söyledi. Deniz, dilekçesi reddedilen vatandaşların yapması gerekenleri ise şöyle anlattı: “Vatandaşlarımız dilekçesinin alınmadığına dair kendisine yazı verilmesini istemeli. Yazı verilmiyorsa o kurumun amirine gidilmeli. Savcılığa da suç duyurusunda bulunmalı.”

Oğuz Karadeniz, 01.06.2016 Yeni Hayat
https://www.yenihayatgazetesi.com/tuketici-hakem-heyetleri-suc-isliyor-17638

2 Haziran 2016 Perşembe

Yeni elektrik zammına hazır olun

Vatandaş elektrik faturalarından kesilen haksız bedelleri geri almaya çalışırken, hükümet bunları yasal hale getirmek için harekete geçti. Yasa tasarısı Meclis’ten geçerse elektrik faturaları daha da kabaracak.

36 milyon elektrik abonesini ilgilendiren tartışmalı yasa TBMM Genel Kurulu'na geliyor. Düzenleme ile teknik ve teknik olmayan kayıp' tanımı ile kayıp kaçak elektrik kavramı gizlenecek. Kayıp kaçak bedelinin tüm abonelerin elektrik faturalarına dağıtılarak ödenmeye devam edilmesine yasal zemin oluşturulacak.

GENEL KURULUN GÜNDEMİNDE
TBMM Sanayi Ticaret, Enerji, Tabi Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu kabul edilen yasanın bu hafta genel kurul gündemine getirilmesi bekleniyor. Teklif yasalaşırsa Yargıtay'ın verdiği kayıp kaçak bedelinin hukuksuzluğuna ilişkin yargı kararı hiçe sayılacak. Kayıp kaçak bedeli yasa zoruyla alınacak. Teknik ve teknik olmayan kayıp, sistem işletim maliyeti, dağıtım şebekesi, kesme bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti, dağıtım sistemi, yatırım harcamaları, perakende satış tarifeleri, son kaynak tedarik tarifesi gibi tanımlarla kayıp kaçak ve iletişim gibi bedeller alınmaya devam edilecek. Komisyon görüşmeleri sırasında muhalefetin sert eleştirilerine maruz kalan yasa teklifinin genel kurul görüşmelerinin de tartışmalı geçmesi bekleniyor. Komisyon aşamasında muhalefetin özellikle kayıp kaçak bedelinin bütün abonelerden alınmamasına ilişkin önergeleri AKP oylarıyla reddedilmişti. AKP'nin tavrı vatandaş yerine dağıtım şirketlerini korumaya yönelik şeklinde eleştirilere neden olmuştu.

ABONEYE ÖDETİLECEK
CHP, komisyon raporuna yazdığı muhalefet şerhinde, “Teklif ile AKP dağıtım şirketlerinin tüm kayıp kaçak bedelleri gibi, yatırım harcamalarını da faturalarımıza yansıtmayı öngörmüştür. Yasanın yürürlük tarihinden sonraki yatırım harcamaları abonelere dağıtım tarifesi kapsamında ödetilecektir” denildi.

ZAM YOLDA
Mecliste görüşülen yeni yasayla birlikte firmaların daha önce mahkeme kararıyla vatandaşa ödediği paraların da faturalara zam olarak yansıyacağını söyleyen Bülent Deniz şöyle devam etti: “2011'den bu yana kim kayıp kaçak ile ilgili dava açmış ve kazanmışsa firmaların ödemiş olduğu tüm kayıp kaçak bedel tutarları önümüzdeki dönem elektrik birim fiyatlarına yansıtılacak. Adamların geçmişte kayıp kaçak bedelini mahkeme zoruyla biz ödedikleri para zam olarak yansıyacak. Diğer önemli husus, şuanda süren bütün davalar bu yasa yürürlüğe girdiği gün otomatik olarak düşmüş olacak. Geçmişe doğru ödenmiş paraları 80 milyon vatandaştan geri alıyorsunuz.” 

DÜRÜST VATANDAŞ CEZALANDIRILACAK
Tüketiciler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Av. Mehmet Bülent Deniz 7 Haziran seçimlerinden sonra kadük halde kalan tasarının yasalaşmasıyla kayıp ve kaçak bedellerinin tüm elektrik abonelerinden yeniden tahsil edileceğini söyledi. Yeni düzenlemenin yargıtay kararlarını hiçe sayarak hırsızın bedelini dürüst vatandaşa zam olarak döneceğini söyleyen Deniz, şöyle devam etti: 

HIRSIZIN PARASINI ÖDÜYORUZ
2011 yılında kayıp kaçak ile ilgili ilk davaları açmaya başladık. 2014'e kadar gelinen süreçte Yargıtay Hukuk Genel Kurulu çok önemli bir karar verdi ve kayıp kaçağın tahsil edilmesinin hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayacağına karar verdi. Yargıtay'ın kararı bir daire kararı değil. Zor üretilen bir karar ve mahkemeleri de bağlar. Bu karardan sonra hükümet harekete geçti. Bir taslak hazırladılar. Elektrik birim fiyatı belirlenirken kayıpları maliyet unsuru olarak görerek fiyatlandırıyor. Herhangi bir tüketici bir dava açmaya kalktığı zaman yasal bir karşılığı olmadığı için davayı kazanma ihtimali bulunmuyor. Hırsızın çaldığı elektriği dürüst vatandaştan almak doğru değil diyen Yargıtay kararına rağmen hırsızın parasının dürüst vatandaş ödemeye devam edecek”

Çetin Çiftçi-Cihan Acar, 31.05.2016 Özgür Düşünce http://www.ozgurdusunce.com/haber/yeni-elektrik-zammina-hazir-21963/

31 Mayıs 2016 Salı

Bu kadar kâr yeter doğalgazı ucuzlatın

BOTAŞ, 2,3 milyar TL gibi rekor bir faaliyet kârı ettiği 2015’te doğalgaza yüzde 9 zam yapması aboneyi çileden çıkardı. BOTAŞ’ın yüksek kârı, ucuz aldığı doğalgazı pahalı fiyatla satmasından kaynaklanıyor.

Fahiş fiyattan doğalgaz satan Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ’ın (BOTAŞ) acil indirim yapması istendi. İndirimin en az yüzde 20 olması gerektiğine vurgu yapan eski bir BOTAŞ yöneticisi önemli bir ayrıntıya işaret etti: “Şu an dünyanın en pahalı doğalgazını satan ülkelerden birisiyiz. Doğalgaz ithalat maliyeti dünyada ve Türkiye’de ciddi anlamda düştü. Ama iç pazarda indirim olmadı. Bu indirimler, tüketiciye yansıtılmalı. Ortalama alım maliyeti üzerine eklenecek kar ve iletim fiyatı ile satış fiyatı acilen yeniden belirlenmeli.” Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz’de vatandaşa fahiş fiyatla doğalgaz satılmasının dosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını söyledi. İç pazara doğalgaz satan ithalatçı şirketlerde, kamu şirketinin satış fiyatlarını baz alıyor. Bu bedenle özel şirketlerde indirime yanaşmıyor.

Acilen fiyat indirilmeli
Tüketiciler, acilen doğalgaza indirim istiyor. Tüketici Birliği Başkanı Bülent Deniz ‘Doğalgaz kamusal bir hizmettir’ diyerek tepkilerini dile getirdi: Bu niteliği gereği topluma ulaştırılırken esas alınacak unsur, kar etmek değil, toplumun tüm kesimlerinin yararlanabileceği ve bunun yanında hizmetin devamlılığını sağlayabilecek fiyat politikasıdır. Bir kaç ay önce doğalgazın maliyetiinin 180 USD olmasına karşın 340 USD ye halka satılmasına ilişkin haber ve tepkiler üzerine, yetkililer fiyatın düşürüleceğini vaad etmişlerdi. Ancak vatandaşın doğalgazı yoğun olarak kullandığı kış ayları geride kalmasına karşın fiyatta indirim yapıldığına ilişkin bir uygulamaya rastlayamadık. Yüzde 100’e yakın bir kar marjı ile kamusal bir hizmeti vatandaşa satmak, sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmaz. Verdikleri sözleri yerine getirmeyen enerji yönetiminin karı önceleyen bir tutumla kar amacıyla ticaret yapmaya kalkması kabul edilemez.

Oğuz Karadeniz, 18.05.2016 Yeni Hayat https://www.yenihayatgazetesi.com/kadar-kar-yeter-dogalgazi-ucuzlatin-12218

Vatandaştan yılda 12 milyar hava parası

Yargıtay kararlarına rağmen bankalar ve elektrik dağıtım şirketlerinin hukuksuz kesintileri devam ediyor. Tüketiciler Birliği Başkanı Bülent Deniz, mahkeme kararlarına rağmen vatandaştan her yıl yaklaşık 12 milyar lira hava parası alındığını söyledi.

Yargıtay kararlarına rağmen, elektrik dağıtım şirketleri ve bankalar, vatandaşın cebinden hukuk dışı kazanç elde etmeye devam ediyor. Elektrikteki kayıp kaçak bedeli, kredi kartlarındaki yıllık aidatlar ve hesap işletim ücretleri gibi kesintiler, mevcut yargı kararlarına rağmen sürüyor. Tüketiciler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, bankaların faaliyet dışı gelirlerinin faaliyet gelirlerinden daha fazla olduğunu söyledi. 

KAYIP KAÇAĞA 3,4 MİLYAR
Avukat Bülent Deniz, yargı kararlarını hiçe sayan ve vatandaşın cebinden hukuksuz bir şekilde çıkan paranın hesabını şöyle yaptı: “38 milyon elektrik abonesi bulunuyor. Ortalama fatura başına 50 lira abone ödeme yapmış olsun. Bu 50 liranın yüzde 15'i kayıp kaçak ve diğer hukuksuz ücretler. Bu her fatura için 7.5 buçuk lirayı buluyor. Her ay toplum olarak 285 milyon lira kayıp kaçak bedeli ödüyoruz demektir. Yıllık 3 milyar 420 milyon liraya ulaşıyor. 

KARTLAR İÇİN 8,5 MİLYAR
Ayrıca şu anda Türkiye'de 59 milyon kredi kartı, 112 milyon da banka kartı var. En alt limitten hesapladığımızda bile kart başına 50 lira aidat ve hesap işletim ücreti alındığını varsaydığımızda rakam devasa bir boyuta ulaşıyor. Bu durumda her yıl hesap işletim ücreti ve kredi kartı aidatı adı altında 8 milyar 550 milyon lira vatandaşın cebinden çıkıyor. 

AİDATLARDAN KAZANIYORLAR
Bankaların bilançosuna bakıyorsunuz faaliyet dışı gelirler kalemleri faaliyet gelirlerinden daha fazla oluyor. Yani, para alıp satmaktan daha fazlasını aidat ve hesap ücreti gibi gelirlerden elde ediyorlar. Elektrik ve kartlardan dolayı vatandaş her yıl 11 milyar 970 milyon lira ödüyor.”

YARGI KARARINA RAĞMEN SOYGUN
Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER) Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu, Yargıtayın kararına rağmen kayıp kaçak bedeliyle ilgili dürüst abonelerin cezalandırılmaya devam ettiğini belirtti. Ağaoğlu, “Egemenler kanun yapıyor, diyorlar ki kaçak bedelini maliyete yansıtır ve alır. Ve bunu da dürüst aboneden alır. Yargıtay bununla ilgili açıklama yapıyor, dürüst abone cezalandırılmaz. Böyle bir kanun olur mu? Anayasadaki suçların şahsiliği nerede kaldı?” diye sordu. 

AKARYAKITTA VERGİ ADALETSİZLİĞİ
Ülkedeki vergi adaletsizliğine vurgu yapan Avukat Bülent Deniz, dolaylı vergilerin ciddi adaletsizliğe sebep olduğunu anlattı. Akaryakıt ve iletişimdeki yüksek vergilere dikkat çeken Deniz, “Litresi 1 lira 40 kuruşa mal olan benzini, vatandaş 4 lira 56 kuruşa alabiliyor. Çünkü yüzde 67 oranında vergi alınıyor ve bu oran AB'de yüzde 25 daha fazla. Vergi bu kadar yüksek olunca ne oluyor, ben zengin bir iş adamıyla aynı pompaya yanaşıyoruz aynı miktar gaz alıyoruz aynı vergiyi veriyoruz. GSM şirketleri ve benzinistasyonları vergi dairesi gibi çalışıyor” ifadesini kullandı. 

FATURADAKİ 5 KALEM HUKUKSUZ
Elektrikteki dağıtım bedelinin 5 kalemden oluştuğunu hatırlatan Aydın Ağaoğlu, şöyle devam etti: Bunlar, kayıp kaçak, üretim sistemi kullanım, perakende hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli ve dağıtım bedelidir. Yargıtay bu 5 kalemi hukuksuz bularak iptal etti. Ama bir şekilde başka kanunlarla bunu delmeye çalışıyorlar. Hırsızlığın kanunlaşmaması için bu işin peşini bırakmayacağız."

Cihan Acar, 20..05.2016 Özgür Düşünce http://www.ozgurdusunce.com/haber/vatandastan-yilda-12-milyar-hava-20944/

29 Mayıs 2016 Pazar

Pompada Ali Ağaoğlu ile aynı vergiyi ödüyoruz

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ülkelerinde dolaylı vergi dediğimiz mal ve hizmetlerden alınan KDV, ÖİV ve benzeri yükümlülüklerin oranı yüzde 20 seviyesinde iken, Türkiye’de bu oran yüzde 65-70 seviyesinde. Dolaylı vergilerin yüksek olması ülkedeki gelir dağılımı adaletini olumsuz yönde etkiliyor. 

Tüketici Federasyonu Başkanı avukat Mehmet Bülent Deniz,”Otogaz almak için pompaya yanaşan işadamı Ali Ağaoğlu da, ben de aynı vergiyi verdiğimde gelir dağılımı adaletini toplumun büyük kesimi için bozmuş oluruz.” diyor. Bu durumun en çarpıcı örneğinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) otogaz ile ilgili yayınladığı raporda görüldüğünü söyleyen Deniz, “Otogazın ürün fiyatı düşmesine ve dolayısıyla dağıtıcı kârı düşmesine rağmen, devlet vergi dairesi gibi çalıştırdığı akaryakıt istasyonlarından aynı vergiyi almaya devam ediyor. Bu vergilendirmede adalet ve insaf duygusunu yok etmektedir.” ifadelerini kullandı.

05.05.2016, Yeni Hayat https://www.yenihayatgazetesi.com/pompada-ali-agaoglu-ile-ayni-vergiyi-oduyoruz-7168

Sanal Dolandırıcılıkta Akıllara Durgunluk Veren Yeni Bir Yöntem...


Sanal dolandırıcılıkta akıllara durgunluk veren yeni bir yöntem..

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı, gazeteci Yavuz Oymak'ın haberinde açıklıyor...

03.05.2016, Flash TV. Ana Haber