banka ücretleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
banka ücretleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Şubat 2020 Cuma

Plaza bankacılarına komisyon ayarı geldi

Birçok ilde reel sektörün sorunlarını dinleyen Hazine ve Maliye Bakanlığı, bankaların uygulamalarına yönelik şikayetler üzerine düğmeye bastı. Merkez Bankası dün yaptığı düzenleme ile EFT ücretleri başta olmak üzere bankaların faiz dışında aldığı ücret, masraf, komisyonlara sınırlamalar getirdi.

Hazine ve Maliye Bakanı Dr. Berat Albayrak banka komisyon ve ücretlerine getirilen yeni standartlara ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Albayrak, Twitter hesabından yaptığı değerlendirmede, şu ifadeleri kullandı: “Gittiğimiz her yerde vatandaşlarımız ve iş dünyamız bankaların aldığı ücret ve komisyonlar ile ilgili şikayetlerde bulunuyordu. Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitemizin (FİKKO) gündemine aldığımız konu ile ilgili Merkez Bankası ve BDDK, ücret ve komisyonlara standartlar getirdi. Komisyon, ücret ve masraflarla ilgili yapılan bu önemli düzenlemelerin vatandaşlarımıza ve iş insanlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Attığımız her adımda vatandaşlarımızın hukukunu korumaya, maliyetlerini düşürmeye öncelik vermeye devam edeceğiz.”

51 KALEMLE SINIRLANDI
Bakan Albayrak, geçen ay ekonomi medyası ve ekonomistlere yönelik düzenlediği değerlendirme toplantısında da plaza bankacılığını eleştirerek, bankaların sahaya inerek reel sektöre destek vermesi gerektiğini belirtmişti. Düzenlemeye ilişkin Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamaya göre; bankalarca ticari müşterilere “Ticari Krediler”, “Dış Ticaret”, “Nakit Yönetimi” ve “Ödeme Sistemleri” kategorilerinde sunulacak ürün ve hizmetler karşılığında alınabilecek ücretleri 51 kalemle sınırlandırdı. Önceden bu kalemlerin sayısı 2 bin 400’e kadar çıkıyordu.

MARTTAN İTİBAREN GEÇERLİ
Yapılan kapsamlı değerlendirmeler sonucunda; bankalarca ticari müşterilere sunulacak ürün veya hizmetler karşılığı alınabilecek ücretlerin tür ve niteliklerinin, azami miktar ya da oranlarının ve bunlara ilişkin standartların belirlenerek, tahsil edilen ücretlerin daha şeffaf, anlaşılır ve karşılaştırılabilir olmasını sağlamak üzere düzenleme yapılmasının uygun görüldüğü kaydedilen açıklamada yayınlanan yeni tebliğle ilgili, “Şeffaflığın sağlanması amacıyla bankalara bilgilendirme yükümlülükleri getirilmiştir. Tebliğde yer alan düzenlemeler, 1 Mart 2020 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek olup, bu tarihten önce kurulmuş sözleşmelere yürürlük tarihinden sonra gerçekleştirilecek işlemler bakımından da uygulanacaktır” denildi.

EFT’YE AYAR GELDİ
Düzenlemeye göre ticari müşterilerden alınabilecek ücret, masraf ve komisyonların sayısı 2 bin 400’den 51’e çekilirken, finansal tüketiciler için bu sayı 20’dan 16’ya indirildi. Kredi kartlarında nakit avans komisyonu en fazla yüzde bir olarak belirlendi. Hesap işletim ücreti ve hsap açım ücreti kaldırıldı. Ticari kredilerde yüzde 2-6 oranında bulunan erken ödeme komisonu kalan vadede iki yıla kadar olanlarda yüzde bire, iki yıldan uzunlarda yüzde 2’ye düşürüldü. Kredi tahsis ücretleri tek kalem altında toplandı ve kredinin on binde 25’i ile sınırlandı. Diğer yandan EFT ücretlerine de sınırlama getirildi. Düzenleme öncesi en düşük EFT ücreti 6 TL iken 1 TL’ye çekildi. 850 TL olan en yüksek EFT ücreti de 100 TL ile sınırlandırıldı.

'KAPIDAN GEÇENDEN PARA İSTEYECEK HALE GELMİŞLERDİ'
Bankaların aldıkları ücret, masraf ve komisyonlara getirilen sınırlandırmaları olumlu karşıladıklarını belirten Tüketiciler Birliği Federasyonu (TBF) Başkanı Av. Mehmet Bülent Deniz, “Bankalar neredeyse kapıdan geçenden, banka şubesinin camına bakandan para isteyecek hale gelmişlerdi” dedi. 2007’den beri tüketicilerin bankaların aldıkları bu ücretlerden şikayetçi olduğunu anımsatan Av. Deniz, “2014’te yapılan düzenleme ile BDDK’nın bu kalem ve tutarları belirlemesi öngörüldü. Ancak bugüne kadar BDDK’nın aldığı kararlar tüketiciyi memnun etmedi. Meclis’e gönderilen yeni SPK yasa tasarısında bu kalemlerin Merkez Bankası tarafından belirlenmesi öngörüşmüşken, bir tebliğ ile bu yeniden düzenlemenin yapılmasını da manidar buluyoruz. SPK yasasını da hukukçular olarak inceliyoruz” ifadelerini kullandı.

11.02.2020, Recep Erçin, Aydınlık,

31 Mayıs 2016 Salı

Vatandaştan yılda 12 milyar hava parası

Yargıtay kararlarına rağmen bankalar ve elektrik dağıtım şirketlerinin hukuksuz kesintileri devam ediyor. Tüketiciler Birliği Başkanı Bülent Deniz, mahkeme kararlarına rağmen vatandaştan her yıl yaklaşık 12 milyar lira hava parası alındığını söyledi.

Yargıtay kararlarına rağmen, elektrik dağıtım şirketleri ve bankalar, vatandaşın cebinden hukuk dışı kazanç elde etmeye devam ediyor. Elektrikteki kayıp kaçak bedeli, kredi kartlarındaki yıllık aidatlar ve hesap işletim ücretleri gibi kesintiler, mevcut yargı kararlarına rağmen sürüyor. Tüketiciler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, bankaların faaliyet dışı gelirlerinin faaliyet gelirlerinden daha fazla olduğunu söyledi. 

KAYIP KAÇAĞA 3,4 MİLYAR
Avukat Bülent Deniz, yargı kararlarını hiçe sayan ve vatandaşın cebinden hukuksuz bir şekilde çıkan paranın hesabını şöyle yaptı: “38 milyon elektrik abonesi bulunuyor. Ortalama fatura başına 50 lira abone ödeme yapmış olsun. Bu 50 liranın yüzde 15'i kayıp kaçak ve diğer hukuksuz ücretler. Bu her fatura için 7.5 buçuk lirayı buluyor. Her ay toplum olarak 285 milyon lira kayıp kaçak bedeli ödüyoruz demektir. Yıllık 3 milyar 420 milyon liraya ulaşıyor. 

KARTLAR İÇİN 8,5 MİLYAR
Ayrıca şu anda Türkiye'de 59 milyon kredi kartı, 112 milyon da banka kartı var. En alt limitten hesapladığımızda bile kart başına 50 lira aidat ve hesap işletim ücreti alındığını varsaydığımızda rakam devasa bir boyuta ulaşıyor. Bu durumda her yıl hesap işletim ücreti ve kredi kartı aidatı adı altında 8 milyar 550 milyon lira vatandaşın cebinden çıkıyor. 

AİDATLARDAN KAZANIYORLAR
Bankaların bilançosuna bakıyorsunuz faaliyet dışı gelirler kalemleri faaliyet gelirlerinden daha fazla oluyor. Yani, para alıp satmaktan daha fazlasını aidat ve hesap ücreti gibi gelirlerden elde ediyorlar. Elektrik ve kartlardan dolayı vatandaş her yıl 11 milyar 970 milyon lira ödüyor.”

YARGI KARARINA RAĞMEN SOYGUN
Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER) Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu, Yargıtayın kararına rağmen kayıp kaçak bedeliyle ilgili dürüst abonelerin cezalandırılmaya devam ettiğini belirtti. Ağaoğlu, “Egemenler kanun yapıyor, diyorlar ki kaçak bedelini maliyete yansıtır ve alır. Ve bunu da dürüst aboneden alır. Yargıtay bununla ilgili açıklama yapıyor, dürüst abone cezalandırılmaz. Böyle bir kanun olur mu? Anayasadaki suçların şahsiliği nerede kaldı?” diye sordu. 

AKARYAKITTA VERGİ ADALETSİZLİĞİ
Ülkedeki vergi adaletsizliğine vurgu yapan Avukat Bülent Deniz, dolaylı vergilerin ciddi adaletsizliğe sebep olduğunu anlattı. Akaryakıt ve iletişimdeki yüksek vergilere dikkat çeken Deniz, “Litresi 1 lira 40 kuruşa mal olan benzini, vatandaş 4 lira 56 kuruşa alabiliyor. Çünkü yüzde 67 oranında vergi alınıyor ve bu oran AB'de yüzde 25 daha fazla. Vergi bu kadar yüksek olunca ne oluyor, ben zengin bir iş adamıyla aynı pompaya yanaşıyoruz aynı miktar gaz alıyoruz aynı vergiyi veriyoruz. GSM şirketleri ve benzinistasyonları vergi dairesi gibi çalışıyor” ifadesini kullandı. 

FATURADAKİ 5 KALEM HUKUKSUZ
Elektrikteki dağıtım bedelinin 5 kalemden oluştuğunu hatırlatan Aydın Ağaoğlu, şöyle devam etti: Bunlar, kayıp kaçak, üretim sistemi kullanım, perakende hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli ve dağıtım bedelidir. Yargıtay bu 5 kalemi hukuksuz bularak iptal etti. Ama bir şekilde başka kanunlarla bunu delmeye çalışıyorlar. Hırsızlığın kanunlaşmaması için bu işin peşini bırakmayacağız."

Cihan Acar, 20..05.2016 Özgür Düşünce http://www.ozgurdusunce.com/haber/vatandastan-yilda-12-milyar-hava-20944/

1 Mart 2016 Salı

Tüketici Yasası Müşteriye Yaramadı

Tüketiciler 2015 yılında bankalara kredi ücret ve komisyonu olarak 6,5 milyar lira ödedi. Bu tutar önceki yıllara kıyasla daha da arttı. Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “2014 yılında çıkarılan tüketici yasası 61 kalemde alınan bu ücret ve komisyonları kaldırmadı, gruplandırarak devam ettirdi.” dedi.

Tüketici Yasası da çare olamadı ve beklentilerin aksine bankaların hizmet ve komisyonlardan aldığı ücretler artarak devam ediyor. Vatandaş 2015 yılında bankalara kredilerden alınan ücret ve komisyonlar için 6,5 milyar lira, bankacılık hizmetleri için ise 21,5 milyar lira ödedi. Bu iki kalem için 2015'te ödenen toplam tutar 28 milyar lirayı aştı. Bu rakam 2010'da 14,4 milyar liraydı.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre Türk bankacılık sektörünün dönem net kârı 2015'te 26 milyar 62 milyon lira olarak gerçekleşti. Bankaların gelirleri içinde en dikkat çeken kalemler ise vatandaşın bankalardan geri alabilmek için mücadele verdiği bankacılık hizmet ücret ve komisyonları oldu. 2014 yılında 5 milyar 880 milyon lira olan kredilerden alınan ücret ve komisyonlar kalemi, 2015'te 6 milyar 471 milyon liraya yükseldi. 2014'te 19 milyar 853 milyon lira olan bankacılık hizmet gelirleri ise 2015 yılında 21 milyar 587 milyon liraya çıktı. Bu iki kalemin toplam tutarı ise 28 milyar lirayı aştı. Bu tutar 2014'te 25 milyar 734 milyon lira, 2010'da ise 14 milyar 386 milyon liraydı.


Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, bilançolarının Türkiye'deki bankacılık sektörünün nereden para kazandığını açıkça ortaya koyduğunu söyledi. Deniz, asıl faaliyeti “para almak-para satmak” olan bankaların esas kârını bu işten değil; ücret, aidat, komisyon gibi kalemlerden sağladığını belirtti. Bu durumun restoran işleten birinin esas kârını özel otoparkı için aldığı ücretlerden sağlamasına benzeten Avukat Bülent Deniz, “2014'te çıkan Tüketici Yasası ile 61 kalem ücretin kaldırılacağı vaat edilmişti. Ama ortaya çıkan düzenleme uygulamayı kaldırmak yerine 61 kalem ücreti gruplandırarak tüketiciden almaya devam edilmesi oldu. Örneğin dosya parası, komisyon gibi birkaç kalem ücret ‘kredi tahsis ücreti' adı altında birleştirildi. Tüketicinin cebinden çıkan parada herhangi bir değişiklik olmadı.” dedi.

HESAP İŞLETİM ÜCRETİ ALINMAYACAK
Tüketici Sorunları Derneği, 3 Ekim 2014 tarihinde yürürlüğe giren Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği yargıya taşıdı. Danıştay İdari Dava Daireleri de sayıları 112 milyonu aşan banka hesabından işletim ücreti alınmasının yürütmesini geçtiğimiz günlerde durdurdu. Hesap işletim ücretini Danıştay'a taşıyan Tüketici Sorunları Derneği'nin Başkan Vekili avukat Rıdvan Yıldız, bu konuda şunları söyledi: “Açtığımız davada yönetmelikle belirlenen bazı ücretlerin yürütmenin durdurulmasını ve iptalini istemiştik. Danıştay İdari Dava Daireleri yaptığımız itirazı haklı görerek bankaların aldığı hesap işletim ücretinin haksız olduğu değerlendirmesiyle yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bu karar, bankaların artık tüketicilerden hesap işletim ücreti alamayacağı ve bu yönetmeliğe dayanarak tahsil ettiği bedellerin dayanaksız kaldığı anlamına geliyor. Bankalar artık Danıştay'ın nihai kararına kadar tüketicilerden hesap işletim ücreti tahsil edemeyecekleri gibi tahsil ettikleri hesap işletim ücretlerini iade etme yükümlülüğü altında. Hesap işletim ücretinden bankaların bir yılda elde ettiği yaklaşık gelir 10 milyar TL civarında olup, bu kararla bankaların haksız elde ettiği büyük bir meblağa dur denmiş oldu.”

Yasa, dava açmayı engelledi
2014'te çıkarılan Tüketici Yasası'nın uygulamada tüketici aleyhine sonuç verdiğini anlatan Deniz şunları söyledi: “Ortaya çıkan bu durum yazık ki, 2007'den bu yana tüketici örgütlerinin yürüttüğü hukuk mücadelesini de ortadan kaldırdı. 2014 yılından önce dava açıp bu ücretleri geri alabiliyorduk. Şimdi yasal zemine oturduğu için artık tüketicinin dava açma hakkı da söz konusu değil. Tüm bu yapılanlar faiz lobisinden yakınan iktidarın bankacılık sektörünü güçlü bir şekilde koruduğunu göstermekte.”

Koray Tekin, 03.02.206 Zaman http://www.zaman.com.tr/ekonomi_tuketici-yasasi-musteriye-yaramadi_2341746.html

15 Kasım 2015 Pazar

Bankalara 18,2 Milyar TL Ödedik

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'ndan (BDDK) alınan veriler, vatandaşın ödemek zorunda kaldığı bankacılık hizmet ve komisyonlarındaki büyük artışı gözler önüne serdi.

Geçen yılın ilk 8 ayında 3,8 milyar lira olan kredilerden alınan ücret ve komisyonlar kalemi, 342 milyon lira artarak bu yılın aynı döneminde 4,2 milyar liraya ulaştı. Bankacılık hizmet gelirleri ise bu yılın ilk 8 aylık döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla 1,1 milyar lira artarak 14 milyar liranın üzerine çıktı. Bankaların bu iki kalemden elde ettiği gelir ilk 8 ayda 18,2 milyar lirayı aştı. Konuyu Zaman için değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “2014 yılında yürürlüğe giren 6502 sayılı tüketici yasasının hazırlık çalışmalarında, tüketicinin en fazla şikâyet ettiği komisyon, kredi kartı aidatı, masraf kalemlerine sınır getirileceği ve azaltılacağı vaat edilmişti. Ancak siyasi iktidar bu vaadini yerine getirmedi. Yargı kararlarıyla haksız olduğu defalarca tespit edilmiş olan banka haraçlarının yasal dayanağını oluşturarak, bu ücretlerin tüketiciden alınmasının önünü açıp yargıyı da by-pass etti.” dedi.

EFT ÜCRETİ ALINMAYACAKTI
BDDK'nın geçen yılın ekim ayında yayınladığı yönetmelikle bankaların, aralarında hesap işletim ücreti, havale ücreti, kredi kartları için yıllık üyelik ücretinin de bulunduğu toplam 20 kalem ürün ve hizmetin dışında kalan hizmetler için ücret talep etmesi önlendi. Yeni bir ürün veya hizmet grubunun belirlenmesi veya yeni bir ücret kaleminin oluşturulabilmesi de BDDK'nın iznine tabi tutuldu. Tüketici hakları savunucuları yönetmeliğin hazırlık aşamasında tüketicinin en fazla şikâyet ettiği komisyon, kredi kartı aidatı ve masraf kalemlerine sınır getirileceğinin ve azaltılacağının vaat edildiğini ancak vaatlerin yerine getirilmediğini belirtti.

BDDK'dan alınan rakamlara göre vatandaşın kredilerden alınan ücret ve komisyonlar için bu yılın ilk 8 ayında cebinden çıkan tutar, geçen yıla göre 343 milyon lira arttı ve 4 milyar 162 milyon liranın üzerine çıktı. Bu rakam 2005'in ilk 8 ayında 922 milyon lira seviyelerindeydi. Bankacılık hizmetleri gelirleri kaleminde de benzer gelişmeler yaşandı. Geçen yılın ilk ocak-ağustos döneminde yaklaşık 12 milyar 985 milyon lira olan bu kalem, bu yılın aynı döneminde 14 milyar 59 milyon liranın üzerine çıktı. Bu rakamın 2005'teki ilk 8 aylık büyüklüğü ise 3,4 milyar liranın altındaydı. 

KAZANILAN DAVALAR ANLAMINI YİTİRDİ
Ücret ve komisyonlardaki düzenlemenin etkisini ve rakamları Zaman'a değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Bankaların bilançolarına baktığımızda, faaliyet dışı gelirlerin faaliyet gelirlerinin katbekat üzerinde olduğunu görüyoruz. Yani asıl faaliyet alanı ‘para alıp-para satmak' olan bankalar, gelirlerini bu alım-satımdan değil bunun dışındaki faaliyetlerinden elde etmişler.” diyerek farklı bir pencere açtı. Bu durumu mahalledeki bakkalın bilgisayar parçaları satmasına benzeten Deniz, “2014 yılında yürürlüğe giren 6502 sayılı tüketici yasasının hazırlık çalışmalarında, tüketicinin en fazla şikayet ettiği komisyon, kredi kartı aidatı, masraf kalemlerine sınır getirileceği ve azaltılacağı vaat edilmişti. Ancak yargı kararlarıyla haksız olduğu defalarca tespit edilmiş olan banka haraçlarının yasal dayanağını oluşturarak, bu ücretlerin tüketiciden alınmasının önünü açıp yargıyı da by-pass etti. 2007 yılında banka haraçlarına karşı açtığımız ilk davadan bu yana kazanılan binlerce dava anlamını yitirdi. Şimdi yasa eliyle bu paralar tahsil ediliyor.” dedi.

Koray Tekin, 03.11.2015 Zaman http://www.zaman.com.tr/ekonomi_bankalara-182-milyar-tl-odedik_2325437.html

22 Mart 2015 Pazar

Vatandaşı ‘Kredi Masraflarınızı Geri Alacağız’ Diye Dolandırıyorlar

Cep’ten vatandaşları ağına düşüren dolandırıcıların yeni hedefi kredi dosya masrafları. Sesli cevap sisteminden arayan dolandırıcılar, kart aidatı ve dosya masrafını geri alma karşılığında para istiyor. Uzmanlar, bir kişinin başkası adına resmî işlem yapabilmesi için avukat olması ve vekaletname alması gerektiğini belirtiyor.

Bankaların, tüketici kredileri üzerinden aldıkları dosya masrafları ve hesap işletim ücretleri, dolandırıcıların yeni hedefi oldu. Sesli cevap sisteminden vatandaşları arayan bazı kişiler, ilgili kurumlara gönderilecek dilekçelerle, geriye dönük 10 yıl için ödenen kredi kartı aidatı ve kredi dosya masrafını geri alabileceklerini söylüyor. Danışmanlık firması olduklarını öne süren şahıslar, kart aidatını 2 hafta, kredi dosya ücretini ise 10 hafta içinde geri alacaklarını iddia ediyor. Yapılan bu işlem karşılığında da tüketicilerden 100-300 TL arasında bir ücret talep ediliyor.

Vatandaşlar tarafından kendilerine de benzer şikâyetlerin geldiğini ifade eden Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz, Bazı kişiler ya da firmalar, telefonla, internet üzerinden veya SMS yoluyla ‘bankalara ödediğiniz kredi dosya masrafını ve hesap işletim ücretini sizin adınıza geri alacağız’ diye reklam yapıyorlar. Halbuki Türkiye’de bir kişinin başka biri adına resmi kurumlarda işlem yapabilmesi için avukat olması ve vekaletname alması gerekiyor.” dedi. Deniz, aslında halkın bu denli pervasızca dolandırılmasının önüne geçilebileceğini, fakat ilgili devlet kurumlarının bu konuda yeteli denetimi yapmadığını ifade etti. “Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) gibi kurumlar birlikte hareket edip bu dolandırıcı firmaları kapatmakla mükelleftir ama ne yazık ki hiçbir şey yapmıyorlar.” diyen Bülent Deniz, “Pervasızca telefonla arıyorlar, cep telefonuna mesaj gönderiyorlar, televizyonda reklam yapıyorlar. Neredeyse bütün yerel televizyonlarda bahsi geçen firmaların reklamları var. Ama ne yazık ki RTÜK bu konuda gerekli işlemleri yapmıyor.” şeklinde konuştu.

Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER) Başkanı Aydın Ağaoğlu ise yanıltıcı ilan ve reklamlarda belirtildiği gibi kredi dosya masrafını kısa sürede kesin geri alabilmenin söz konusu olmadığına dikkati çekerek, “Karar çıkması için tüketici hakem heyetindeki başvuru yoğunluğuna göre ortalama 3 ayla 1 yıl süre geçmektedir.” ifadesini kullandı.

Dolandırıcıların hedefi olan Necati Tunç, kendisini telefonla arayan şahısların, kendilerine yetki verilmesi halinde, üç bankadan kredi alırken verdiği dosya masrafını geri alabileceklerini söylediklerini kaydetti. Tunç, “Bize 89 lira para verirsen biz bunu takip edeceğiz ve size en geç bir ay içinde dosya masrafını 1.200 lira civarında geri alacağız’ dediler. Ben de acil paraya ihtiyacım olduğu için kredi kartından bu parayı ödedim.” dedi.

Banka masrafı nasıl geri alınabilir?
Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER) Başkanı Aydın Ağaoğlu, banka masrafını geri almak isteyen tüketicilerin başlıca üç yol izlemesi gerektiğini söyledi. Ağaoğlu, “Banka Genel Müdürlüğü’ne başvurularak kesilen masraf tutarının bildirilmesi ve iadesi talep edilecek. Gelen olumsuz cevapla tüketicinin ikametinin bulunduğu kaymakamlık tüketici hakem heyetine hiçbir ücret ödenmeksizin başvurulacak. Alınan karar lehineyse banka yerine getirmediği takdirde adliyelerdeki icra müdürlüğünde takibe geçecek.” dedi. 28 Mayıs 2014’te çıkan kanun bu konuda düzenleme yapma yetkisini Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na (BDDK) devretti. Kurul ise 3 Ekim 2014’te bir yönetmelik yayınlayarak bankaların 3 Ekim 2014’ten sonra tüketicilere kullandıracakları kredinin binde 5’ini aşmamak üzere bir ücret almamalarına imkân sağladı. Ancak dosya masrafı adı çok kirlendiği için bunun adı kredi tahsis ücreti olarak değiştirildi ve binde 5 sınır konuldu. Daha önce ise böyle bir sınır yoktu. Yani mevzuata göre 3 Ekim 2014’ten sonra kredi kullanan vatandaşların dosya masrafını geri alabilmesi noktasında yapabilecekleri pek bir şey kalmadı.

Fatih Çelik, 23.02.2015 Zaman http://www.zaman.com.tr/ekonomi_vatandasi-kredi-masraflarinizi-geri-alacagiz-diye-dolandiriyorlar_2279509.html

23 Ağustos 2014 Cumartesi

Tüketici Bankaya Teslim Edildi!

BDDK, bankacılık işlemlerinde tüketicilerden alınan ücretler ile ilgili yaptığı değişikliklere ilişkin taslağı yayımladı. Tüketici lehine gibi gösterilen taslak, aslında alınan haksız ücretleri meşru hale getirecek; kazanan taraf yine bankalar olacak.
 
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), bankaların tüketicilerden aldığı hesap işletim ücreti, banka kartı parası, komisyon ve dosya masraflarına ilişkin yönetmelik taslağını yayınladı. Taslakta yer alan maddelere göre, bankaların aldığı 49 kalem ücret iptal edilse de, geri kalan 23 kalem ücrete izin çıktı. Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Avukat M. Bülent Deniz, BDDK’nin yayınladığı taslağın 28 Mayıs’ta çıkan Tüketici Yasası’nın zorunlu bir sonucu olduğunu, BDDK’nin yasanın uygulanma şekline ilişkin bir taslak yayınlamış olduğunu söyleyerek, öngörülen düzenleme ve uygulamaların kesinlikle tüketici lehine olmadığını belirtti.

HAKSIZ ÜCRETLER MEŞRU OLDU
Daha önce 62 kalemden haksız ücret alabilen bankaların, bu düzenleme ile 23 ücret alacakları bilgisinin yayılması ile bir algı yönetimi yapıldığını belirten Deniz, “Tüketici lehine büyük bir adım gibi gösterilen bu taslak, aslında bankalrın aldığı haksız ücretlere aynen devam edeceğinin, daha da kötüsü artık bu ücretlere karşı tüketicinin itiraz edemeyeceği şekilde hukuki meşrutiyet kazandırıldığına işarettir” şeklinde konuştu.

BDDK’DEN ALGI YÖNETİMİ
Deniz, BDDK’nin yayımladığı taslağı şu şekilde özetledi: “Taslakta bankaların alacağı hizmet bedelleri ile ilgili gruplandırma yapılmış. Yaklaşık 23 tane hizmet bedeli alınması ile ilgili düzenleme yapılmış. O hizmet bedelleri incelendiğinde daha önce 62 adet olan bu bedeller nasıl 23’e düştü diye bakıldığında gerçekten bazı akıldışı kalemlerin iptal edildiğini görebiliyoruz, ancak daha önceden farklı isimlerle alınan hizmet bedelleri bir araya getirilmiş. Yani, örneğin, kredi çekerken ‘borcu yoktur’ belgesi, operasyon belgesi, dosya masrafı gibi bazı bedeller, farklı isimler altında alınacak. Taslakta tahsis ücretleri tek bir grup altında toplanmış, dolayısıyla BDDK 62 tane bedelden çok az bir kısmını kaldırmış, kalanı da yalnızca gruplandırdırdığı halde, ‘Bankaların aldığı ücretleri kısıtladık’ diye bir algı yönetimi yapmıştır.”

BANKA ÇALMAYA DEVAM EDECEK
28 Mayıs’ta yürürlüğe giren Tüketici Yasası gibi bu taslağın da tüketici lehine bir taslak olmadığına dikkat çeken Deniz, “Bu taslak ile birlikte ne yazık ki bankaların aldığı bu haksız ücretler, hukuki zeminde meşru hale getirilmiştir. Taslak, bankanın aldığı ücretlere bir sınırlama getirmiyor, sadece alınacak ücretlere asgari ve azami bir sınır koyuyor” diye konuştu. Bankaların bu ücretlere zam yapabildiklerini de vurgulayan Deniz, “Hatta zam yaparken yüzde 20’nin üzerinde zam yapmak zorundalar, yüzde 19 oranında zam yapabilmek için BDDK’den izin almak zorundalar. Sadece yüzde 20’nin üzerinde yapılan zamlara BDDK’ye danışılmadan onay verilebiliyor. Yani bankaların eskisi gibi çalıp oynayacakları düzen aynen devam ettiriliyor, hatta daha kötüsü legal hale
getiriliyor” dedi.

‘TÜKETİCİ ÇARESİZ BIRAKILDI’
Bu taslağın yürürlüğe girmesi ile birlikte tüketicinin karşı çıkabileceği bir mecra kalmayacağını belirten Deniz,Artık maalesef bu ücretlere karşı dava açmak da mümkün değil. Bankacılık sektörünü tüketiciye karşı bu kadar koruyan bu düzenleme tarihe geçecek bir düzenlemedir. Şu anda tek bir dileğimiz var, bankalar aldıkları bu ücretler hakkında, aralarında anlaşmadan rekabete girerlerse bu ücretlerin miktarları belki azalabilir. Maalesef tüketicinin de başka çaresi kalmış değil” diye konuştu.
Bankaların almaya devam edeceği ücretler
Bireysel krediler
»Tahsis
»Ekspertiz
»Taşınır ve taşınmaz rehin
Mevduat
»Hesap işletim
»Para çekme
»EFT
»Havale
»Swift
Kredi kartları
»Yıllık üyelik
»Ek kart yıllık üyelik
»Kart yenileme
»Nakit avans çekim
Diğer
»Kiralık kasa
»Kampanyalı ürün ve hizmet
»Fatura ödeme
»Arşiv-araştırma
»Onaya bağlı bildirim
»Bakiye sorgulama
»Kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan ödeme
»Üçüncü kişilere yapılan ödeme
 
 
 

Bozuk Para Tümleme Ücreti Kalktı, Kart Aidatı Devam Edecek

Geçtiğimiz yıl bankalara yaklaşık 22,5 milyar liralık getiri sağlayan bankacılık hizmet gelirleri ve komisyonları, BDDK’nın yönetmelik taslağıyla 62 kalemden 20’ye düşürüldü. “Hizmet kalemleri azalmış olmadı, birçoğu gruplandırıldı.” diyen Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, BDDK’nın tüketici lehine bir şey yapmadığını söyledi.
 
Bankaların en çok eleştirildiği konu olan hizmet gelirleri ve komisyonlarla ilgili düzenlemelerin yer aldığı taslak dün görüşe açıldı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), bankaların aldığı ücret ve komisyonlarla ilgili yayınladığı yönetmelik taslağıyla, sektörde bankalara göre değişen ortalama 60’ın üzerindeki ücret ve komisyon kalemlerinin sayısını 20’ye düşürürken, bu kalemlere tüm bankalar için bir standart getirdi. Ayrıca bankalara, tüketiciye yıllık üyelik ücreti bulunmayan bir kredi kartı sunma zorunluluğu taslağa koyulurken, dosya masrafı, istihbarat ücreti, kredi işlem fişi ücreti, kredi dekont ücreti, ödeme planı değiştirme ücreti, değişken taksitli ödeme planı gibi ücret kalemleri yasaklandı.
Taslağa göre vatandaşların bankalar ve diğer finansal kuruluşlar ile olan ilişkilerinde karşılaştıkları ücret, komisyon ve benzeri masraf kalemleri sadeleştirilerek sayıca azaltıldı. Yönetmelik ekinde yer alan 20 ücret kalemi dışında hiçbir ücretin alınamayacağı bir model oluşturuldu. Ücretler, 5 farklı grupta sınıflandırıldı. Makul olmayan ücret taleplerinin önüne geçildi. Yeni bir ücret konulabilmesi için kurumdan izin alınması zorunlu hale getirildi. Bankaların aynı işlemi farklı adlar altında birkaç defa ücretlendirmeleri önlendi, ücret talep edilebilecek her ürün ve hizmet için vatandaştan ayrı ayrı onay alma zorunluluğu getirildi.
 
Ücret artışlarını keyfiyeti önlemek amacıyla, yıllık yüzde 20’nin altındaki artışlarda tüketicinin bilgilendirilmesi zorunlu tutuldu, hiçbir ek maliyete katlanmadan ürün veya hizmetin kullanımından vazgeçme imkanı tanındı. Ücretlerde yıllık yüzde 20’nin üzerindeki artışlarda ise finansal kuruluşların tüketiciye ulaşarak yeniden tüketicinin onayını alması şartına bağlandı. Bankalara tüketiciye ‘yıllık üyelik ücreti’ bulunmayan bir kredi kartı sunma zorunluluğu getirildi. Ayrıca 180 gün ve daha uzun süre kredi kartını kullanmayan vatandaşlardan ücret tahsil edilmesi engellendi. Banka kartlarından ve sanal kredi kartlarından da ücret alınması yasaklandı. Tüketicinin kendi bankasının ATM’lerinden ve şubelerinden kendi hesabına para yatırma, bakiye sorgulama ve banka tarafından belirlenen limit dâhilinde ATM’lerinden para çekme işlemlerinden ücret alınmasının önüne geçildi.
 
Tüketici Yasası’nın birçok kısmının bu taslağa zorunluluk nedeniyle koyulduğunu belirten Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, “BDDK bu düzenlemeleri sanki yeni yapıyormuş gibi bir algı yönetimi yapıyor.” yorumunda bulundu. Bankaların aldıkları ücretlere bir yıl içerisinde yüzde 20’den az zam yaptığında herhangi bir yerden izin almasına veya tüketici onayına ihtiyacı olmadığını savunan Deniz, “Bu hükmü biz çok tehlikeli buluyoruz.” dedi. 20 kalemden ücret alınmasıyla ilgili, “BDDK’nın düşündüğü şey şu: Tahsis ücreti adı altında istihbarat ücreti, kredi işlem fişi ücreti, ödeme değiştirme ücreti, değişken taksit ödeme planı ücreti gibi 62 kalemdeki ücretleri bir isim altına getirdi. Yani bu hizmet kalemlerini azaltmış olmadı, birçoğunu gruplandırdı. BDDK burada çok da tüketici lehine bir şey yapmış değil.” ifadelerini kullandı.