19 Mayıs 2016 Perşembe

Tüketici Yasası Müşteriye Yaramadı!

Tüketiciler 2015 yılında bankalara kredi ücret ve komisyonu olarak 6,5 milyar lira ödedi. Bu tutar önceki yıllara kıyasla daha da arttı. Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “2014 yılında çıkarılan tüketici yasası 61 kalemde alınan bu ücret ve komisyonları kaldırmadı, gruplandırarak devam ettirdi.” dedi.

Tüketici Yasası da çare olamadı ve beklentilerin aksine bankaların hizmet ve komisyonlardan aldığı ücretler artarak devam ediyor. Vatandaş 2015 yılında bankalara kredilerden alınan ücret ve komisyonlar için 6,5 milyar lira, bankacılık hizmetleri için ise 21,5 milyar lira ödedi. Bu iki kalem için 2015'te ödenen toplam tutar 28 milyar lirayı aştı. Bu rakam 2010'da 14,4 milyar liraydı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre Türk bankacılık sektörünün dönem net kârı 2015'te 26 milyar 62 milyon lira olarak gerçekleşti. Bankaların gelirleri içinde en dikkat çeken kalemler ise vatandaşın bankalardan geri alabilmek için mücadele verdiği bankacılık hizmet ücret ve komisyonları oldu. 2014 yılında 5 milyar 880 milyon lira olan kredilerden alınan ücret ve komisyonlar kalemi, 2015'te 6 milyar 471 milyon liraya yükseldi. 2014'te 19 milyar 853 milyon lira olan bankacılık hizmet gelirleri ise 2015 yılında 21 milyar 587 milyon liraya çıktı. Bu iki kalemin toplam tutarı ise 28 milyar lirayı aştı. Bu tutar 2014'te 25 milyar 734 milyon lira, 2010'da ise 14 milyar 386 milyon liraydı.

Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, bilançolarının Türkiye'deki bankacılık sektörünün nereden para kazandığını açıkça ortaya koyduğunu söyledi. Deniz, asıl faaliyeti “para almak-para satmak” olan bankaların esas kârını bu işten değil; ücret, aidat, komisyon gibi kalemlerden sağladığını belirtti. Bu durumun restoran işleten birinin esas kârını özel otoparkı için aldığı ücretlerden sağlamasına benzeten Avukat Bülent Deniz, “2014'te çıkan Tüketici Yasası ile 61 kalem ücretin kaldırılacağı vaat edilmişti. Ama ortaya çıkan düzenleme uygulamayı kaldırmak yerine 61 kalem ücreti gruplandırarak tüketiciden almaya devam edilmesi oldu. Örneğin dosya parası, komisyon gibi birkaç kalem ücret ‘kredi tahsis ücreti' adı altında birleştirildi. Tüketicinin cebinden çıkan parada herhangi bir değişiklik olmadı.” dedi.

HESAP İŞLETİM ÜCRETİ ALINMAYACAK
Tüketici Sorunları Derneği, 3 Ekim 2014 tarihinde yürürlüğe giren Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği yargıya taşıdı. Danıştay İdari Dava Daireleri de sayıları 112 milyonu aşan banka hesabından işletim ücreti alınmasının yürütmesini geçtiğimiz günlerde durdurdu. Hesap işletim ücretini Danıştay'a taşıyan Tüketici Sorunları Derneği'nin Başkan Vekili avukat Rıdvan Yıldız, bu konuda şunları söyledi: “Açtığımız davada yönetmelikle belirlenen bazı ücretlerin yürütmenin durdurulmasını ve iptalini istemiştik. Danıştay İdari Dava Daireleri yaptığımız itirazı haklı görerek bankaların aldığı hesap işletim ücretinin haksız olduğu değerlendirmesiyle yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bu karar, bankaların artık tüketicilerden hesap işletim ücreti alamayacağı ve bu yönetmeliğe dayanarak tahsil ettiği bedellerin dayanaksız kaldığı anlamına geliyor. Bankalar artık Danıştay'ın nihai kararına kadar tüketicilerden hesap işletim ücreti tahsil edemeyecekleri gibi tahsil ettikleri hesap işletim ücretlerini iade etme yükümlülüğü altında. Hesap işletim ücretinden bankaların bir yılda elde ettiği yaklaşık gelir 10 milyar TL civarında olup, bu kararla bankaların haksız elde ettiği büyük bir meblağa dur denmiş oldu.”

Yasa, dava açmayı engelledi
2014'te çıkarılan Tüketici Yasası'nın uygulamada tüketici aleyhine sonuç verdiğini anlatan Deniz şunları söyledi: “Ortaya çıkan bu durum yazık ki, 2007'den bu yana tüketici örgütlerinin yürüttüğü hukuk mücadelesini de ortadan kaldırdı. 2014 yılından önce dava açıp bu ücretleri geri alabiliyorduk. Şimdi yasal zemine oturduğu için artık tüketicinin dava açma hakkı da söz konusu değil. Tüm bu yapılanlar faiz lobisinden yakınan iktidarın bankacılık sektörünü güçlü bir şekilde koruduğunu göstermekte.”


03.02.2016. Hukuki Haber http://www.hukukihaber.net/ekonomi/tuketici-yasasi-musteriye-yaramadi-h70784.html

3 Nisan 2016 Pazar

Sağlık Hukukunda Bilgilendirme, Tanıtım ve Reklam Yasağı Uygulamaları

İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Merkezince düzenlenen ‘Sağlık Hukukunda Bilgilendirme, Tanıtım ve Reklam Yasağı Uygulamaları’ konulu panel, 27 Şubat 2016 Cumartesi günü saat 13.00’da İstanbul Adalet Sarayı Seminer Salonunda yapıldı.

Panelin açılışında konuşan Sağlık Hukuku Merkezi Başkanı Av. Ümit Erdem, sağlık hizmetlerini diğer hizmetlerden ayırmak gerektiğini söyledi. Sağlık hizmetinin üç önemli özelliği bulunduğunu hatırlatan Erdem,”Birincisi sağlık hizmeti devredilemez, ikincisi sağlık hizmeti ertelenemez, üçüncüsü de diğer hizmetlerden farklı olarak sağlık hizmeti ertelenemez. Bu üç özelliği düşünerek bir bıçak sırtı olan tanıtım, bilgilendirme ve reklam yasağı konusunu bu toplantıda ele alacağız” dedi. Erdem, gelecekte sağlık hukukunda tüketici mahkemeleri, sağlık haberciliği etiği ve bitkisel ürünlerle tamamlayıcı tıp konularında toplantılar düzenlemeyi planladıklarını bildirdi.

Açılış konuşmasından sonra panele geçildi. İlk oturumu Sağlık Hukuku Merkezi Genel Sekreteri Av. Funda Işık Özcan yönetti. Türk Tabipler Birliği Özel Hekimlik Kolu Genel Sekreteri Prof. Dr. Özcan Çakmak, reklam yasağına ilişkin Türk mevzuatı hakkında bilgilendirme yaptı. Konuyla ilgili çeşitli kurum ve kuruluşların uygulamaları bulunduğuna işaret eden Çakmak, reklam yasağına uymayanlarla ilgili her kurumun farklı cezalar verebildiğini belirtti. Çakmak, Türk Tabipler Birliği uygulamaları hakkında bilgi verdi ve uygulanan kararlardan örnekler sundu.

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Hukuk Koordinatörü Av. Özkan Tüm, 1219 sayılı Tababet Kanununu hakkında bilgi verdi ve il sağlık müdürlüğü açısından değerlendirmelerde bulundu. Tüm, özellikle reklam yasağı uygulamaları alanında ciddi sorunlar yaşandığını bildirdi.

Türk Diş Hekimleri Birliği Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Prof. Dr. Turhan Atalay, mevzuatla ilgili Türk Diş Hekimleri Birliğinin uygulamalarından örnekler sundu. Atalay, tanıtım ve bilgilendirme yaparken reklam yasağının dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Sağlıkta reklamın kesinlikle yasak olduğunu bildiren Atalay, anca bu yasağa gereği gibi uyulmadığını belirtti ve verilen cezalarla ilgili dosya örnekleri sundu.

İstanbul Eczacı Odası Hukuk Danışmanı Av. Cevahir Kılıç, eczacıların reklam yasağının Deontoloji Tüzüğü ile denetlendiğini, eczacıların elektronik ortamda ilaç satamayacaklarını söyledi. Eczacılarla ilgili mevzuat hakkında bilgi veren Cevahir, yapılan ihlallerin, reklam yasağına aykırı davranmaların ancak ihbar ve şikâyetlerle haberdar olduklarını bildirdi.

İkinci oturuma geçildi. Bu oturumu Sağlık Hukuku Merkezi Başkanı Av. Ümit Erdem yönetti. İlaç Endüstrisi İşverenleri Sendikası Hukuk İşleri Direktörü Av. Aylin Aydoğmuş, ilaç sektöründeki tanıtım etkinlikleri hakkında bilgi verdi, tanıtım ve bilgilendirmelerde etik değerlere uymak gerektiğini bildirdi. Aydoğmuş, yasal mevzuatta yapılacak tanıtımlardaki temel ilke ve esaslar üzerinde durdu.

Tüketiciler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Av. Mehmet Bülent Deniz, konuşmasının başında Tüketiciler Birliği Federasyonu hakkında tanıtıcı bilgi verdi. Ürünlerin tüketiciye ulaşması için reklamın etkili ve öncelikli bir yol olduğunu belirten Deniz, reklamın tüketiciye ulaşmasında uyulması gereken mevzuat, örtü- lü reklam, sağlık sektörüne ilişkin düzenlemeler hakkında bilgi verdi ve uygulamadan örnekler sundu.

Reklam Özdenetim Kurulu Koordinatörü Av. Ulya Duran, kurulun örgütlenmesi, amaç, ilke ve çalışmaları hakkında bilgi verdi. Duran, reklam verenler ve reklamcılık sektörü açısından ilgili mevzuat üzerinde durdu ve bazı kararlarla ilgili örnekler sundu.

Panelin son konuşmacısı Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği Başkanı Doç. Dr. Gürkan Sert, sağlıkta reklam ve hasta hakları üzerinde durdu. Sert, kar amaçlı olduğu kabul edilen bir hizmette reklam yasağının önemine değindi, bilgilendirme ve tanıtımla reklam arasındaki ince çizgiye dikkat çekti. Oturum sonlarında soru-cevap bölümü uygulandı. Panel sonunda katılımcılara birer Teşekkür Belgesi verildi.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz'in panelde sunduğu tebliğin tam metni için 




İstanbul Barosu Bülteni, http://www.istanbulbarosu.org.tr/Yayinlar/BaroBulteni/ibd20160102.pdf

24 Milyon İcra Dosyası!...

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, 24 milyon icra dosyası ve patlayan iflas erteleme başvurularının gösterdiği halkın ekonomisini anlatıyor.

03.03.2016, Ulusal Kanal, EkoPolitik


'korkmayın, yargı kararını emsal alın!'

İstanbul, 26.02.2016

PFDK’nın kararı gereği, FB-BJK. maçını seyredemeyecek bazı tüketicilerin açtığı davayı değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “açılan davada verilen tedbir kararı, benzer durumdaki taraflara da uygulanmalıdır” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili şu açıklamayı yapmıştır:

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu tarafından çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle bazı tribünlere, bir maç izlememe cezası verilmiştir. Bu karar gereği 29 Şubat 2016 tarihinde oynanacak olan FB-BJK maçı, cezalı tribünlere bilet almış olan taraftarların izleyemeyeceği bir maç olacaktır.

Bu kararın iptali için Tüketici Mahkemelerine başvuran bazı taraftarların açtıkları davalarda tedbir kararı verilmiş ve bu taraftarların bu maçı izleme olanağı doğmuştur.

Türk yargı sisteminde, yargı kararları davanın tarafları bakımından sonuç doğurmakta, aynı durumdaki başka kişiler için açacakları dava için bazı koşullarda sadece emsal oluşturmaktadır. Bu nedenle PFDK’nın aldığı kararın iptali için dava açmayan taraftarlar için, başka taraftarların açtıkları davalarda verilen tedbir kararının bir hükmü olmayacaktır.

Bugün itibariyle hafta sonu tatilini yoksaydığımızda, cezanın uygulanacağı maç saatine kadar 24 saatten daha az bir mesai süresi bulunmaktadır. Bu süre içinde davanın hazırlanması, açılması, davanın mahkemesinin belli edilmesi, dosyanın görüleceği mahkemeye gönderilmesi, dosya için yapılması zorunlu mahkeme kalemi işlemlerinin yapılması, yargıç tarafından ilk incelemenin yapılarak tedbir konusunda bir karar verilmesi için yeterli zaman bulunmamaktadır. Dolayısıyla bir süre önce dava açan çok az sayıdaki taraftar dışında, binlerce taraftar bu maçı izlemekten yoksun kalacaklar ve verilen ceza kararı uygulanmış olacaktır.

Bu nedenlerle PFDK bazı Tüketici Mahkemeleri tarafından verilen tedbir kararını dikkate alarak, dava açmamış olan tüm taraftarlar için maçı izlemelerini sağlamalıdır. Böylesi bir yaklaşım, eşitlik ve adalet duygusunun doğal yansımasıdır. Aksi yönde bir değerlendirme ile verilen tedbir kararının sadece davayı açan taraftarlar için geçerli olduğunu öne sürerek, açmayanlar için cezanın uygulanmasına devam etmek hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmayacaktır.

PFDK’nın tüm taraftarlar için olumlu bir karar almaması durumunda, cezalı tribünler için bilet almış olan taraftarların maç için öngörülen bilet parasının kendilerine ödenmesi ve maçı izleyememiş olmaları nedeniyle ödence isteminde bulunmak için dava açmaları gerekmektedir.

Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan

1 Nisan 2016 Cuma

Tüketici Birliği Başkanı Deniz: 'Birilerinin cebine girmekte olan milyonlarca lira para var'

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Av. Bülent Deniz elektrik faturalarının hukuka uygun olmadığını belirtti. Vatandaşlara da önemli uyarılar yapan Deniz “Her abone geriye doğru ödemiş olduğu 10 yıllık kayıp kaçak bedeli için dava açmalıdır. Vatandaşlar hakkını almaktan geri kalmasın. Birilerinin cebine girmekte olan milyonlarca lira para var” diye konuştu.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Av. Bülent Deniz HUKUKİ HABER’e konuştu.

Deniz, hukuki olmayan düzenlemelerle vatandaşın mağdur edildiğini söyledi. Elektrik faturaları için gerekli yargı işlemlerinin başlatıldığını söyleyen konfederasyon başkanı EPDK Başkanı'nın yaptığı açıklamaların samimi olmadığını belirtti. 

İşte Deniz’in Hukuki Haber'e özel yaptığı açıklamalar: 

SAMİMİYSE VATANDAŞLARIN PARALARINI VERSİNLER
Eğer EPDK Başkanı samimiyetini ispatlamak istiyorsa 2014 yılı Aralık ayında Hukuk Genel Kurulu tarafından verilmiş olan kayıp kaçakla ilgili kararın gereğini yerine getirmeli. Geriye doğru ödenmiş olan kayıp kaçak bedellerini abonelerin talebini beklemeksizin iadesi için formül üretmelidir.

'KAYIP KAÇAĞI ADETA LEGALLEŞTİRİYOR'
Ancak EPDK Başkanı bunu yapacağı yerde kayıp kaçağı adeta legalleştiriyor. Faturaları kamuoyundan kaçırmak için Vergi Usul Yasası’na aykırı bir şekilde çeşitli kalemleri tek bir kalem adı altında birleştirerek vatandaşın fatura tutarı hakkında bilgi sahibi olmasını engelliyor.

FATURALAR VERGİ USUL YASASI’NA UYGUN OLMALI
Şu andaki faturaların şeffaf hale getirilmesi lazım. Yani dağıtım hizmet bedeli içerisinde kayıp kaçak bedeli ne kadar, iletim bedeli ne kadar, kar oranı ne kadar, gibi detayların Vergi Usul Yasası’na da uygun şekilde şeffaflık politikasına göre gereği yapılmalıdır. Bütün bunları yapmadan ‘vatandaşın bir kuruşunu bile getirmeyeceğiz’ demeyi sadece kamuoyunun yanıltmaya yönelik yeni bir beyan olarak görüyoruz.

VATANDAŞIN ÖDEDİĞİNİ BİLME OLANAĞI YOK
Vatandaş Elektrik faturasında şikayetçi, zam oranını dahi bilmiyor. 6.8 diyen var. Yüzde 20 diyen var. Yüzde 38 diyen var. Vatandaş elektrik kullanıyor parasını ödüyor ancak nereye ne kadar ödediğini bilme olanağı yok!

BAKANLIK SESSİZ KALIYOR
Maliye Bakanlığı da bu duruma sessiz kalıyor. Çünkü vatandaşa gelen faturalar Vergi Usul Yasası’na göre gerekli detayları içermediği için yasaya aykırı.

ELEKTRİK FATURALARIYLA İLGİLİ GEREKLİ DAVALAR AÇILDI
Biz de davaya müdahil olarak katılma dilekçesi vereceğiz. Öngörümüz odur ki açılacak bu davada mahkeme usule ve yasaya aykırı olması nedeniyle faturaların iptaline karar verilecektir. Bu takdirde yeni bir kaos ortaya çıkacaktır. Elimizdeki olan faturalar batıl hale düşecektir.

VATANDAŞIN MİLYONLARCA LİRASI NASIL TAHSİL EDİLECEK?
Elektrik hizmeti bir kamu hizmetidir. Vatandaşa şeffaf olmayan faturalar göndermek, vatandaşın yargı kararıyla hak ettiği paralarını ödemekten imtina etmek samimiyetten uzak bir yaklaşımdır. Hiçbir dağıtım şirketi ihaleden sonra almış oldukları veri tabanı hukuken uyumlu değil. Enerji Bakanlığı, EPDK ve tüketici örgütleri bir araya gelerek vatandaşın birikmiş olan milyonlarca lirasını nasıl tahsil edileceği konusunu önlerine bir mesele olarak koyması gerekiyor.

VATANDAŞLARA ÇAĞRI YAPIYORUZ ‘DAVA AÇIN’
2014 yılından beri sürekli vatandaşa çağrı yapıyoruz. ‘Her abone kendisi ile ilgili geriye doğru ödemiş olduğu 10 yıllık kayıp kaçak bedeli için dava açmalıdır.’ Sadece tüketici değil ticari işletmelerde paralarını geri alabilirler. Vatandaş hakkını almaktan geri kalmasın. Birilerinin cebine girmekte olan milyonlarca lira para var. Ancak insanları adliye kapılarına dizmenin, mahkemeleri boğmanın bir anlamı yok. EPDK gerçekten bir üst kurulsa, vatandaşla perakende şirketlerin nasıl uzlaştıracak mesele olarak düşünmek zorundadır.

23.02.2016, Hukuki Haber http://www.hukukihaber.net/roportajlar/tuketici-birligi-baskani-deniz-birilerinin-cebine-girmekte-olan-milyonlarca-lira-para-var-h71851.html

Pasaport Öğrenciye Ücretsiz, Bebeklere Parayla

Türkiye'de ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın 2016 yılında ödeyecekleri pasaport bedelleri belli oldu. İş, turistik yada sağlık amaçlı yabancı bir ülkeye gitmek isteyenlerin yurt dışında kimlik olarak kullandıkları, İngilizce yada bir başka yabancı dilde hazırlanmış olan ve sahibinin kimlik bilgilerini barındıran uluslararası bir kimlik belgesi olan pasaportların bedelleri yurt içinde ve yurt dışındakiler için ayrı ayrı belirlendi. Yurt dışındakilerin bedelleri indirildi, Türkiye'dekilerin bedelleri ise zamlandı.

1 Ocak 2016 itibariyle Türkiye’de pasaport çıkaranlar 10 yıl süreli pasaporta 533 lira 10 kuruş ödemek zorunda. 3 yıl geçerli pasaport harcı ise Türkiye’de 358 lira 40 kuruştan 378 lira 30 kuruşa yükseldi. Pasaport defter bedeli ise 87.50 kuruş olarak belirlendi.

01 Ocak 2016'den itibaren geçerli olan 2016 yılına ait tahmini Pasaport Harçları aşağıdaki tablodaki gibi. 
Süre         Harç Bedeli      Pasaport Defter Bedeli    Toplam Ücret
6 AY         111.70 TL        87.50 TL                        199.20 TL
1 YIL        163.30 TL        87.50 TL                        250.80 TL
2 YIL        266.40 TL        87.50 TL                        353.90 TL
3 YIL        378.30 TL        87.50 TL                        465.80 TL
4-10 YIL   533.10 TL        87.50 TL                        620.60 TL


Pasaport için Gerekli Evraklar
Pasaport işlemleri, il emniyet müdürlüklerindeki Pasaport Şube Müdürlüğü ya da ilçe emniyet müdürlüklerindeki Pasaport Büro Amirliği tarafından yapılmaktadır.

Umuma mahsus (bordo) pasaport için ilk kez pasaport alacaklar ya da pasaport yenileme işlemi yapacaklar için gerekli belgeler şunlardır:

2 adet biyometrik fotoğraf
TC Nüfus Cüzdanı aslı
Pasaport Cüzdan Bedeli Makbuzu
Pasaport Harç Bedeli Makbuzu
Daha önceden pasaport alınmışsa başvuru esnasında ibraz edilmelidir.

Biyometrik Fotoğraf Özellikleri:
Arka fon beyaz renkte olmalıdır.
Fotoğraf cepheden yüz net görülecek şekilde çekilmelidir.
45x60 mm ya da 50x60 mm boyutlarında olmalıdır.
Kişinin son halini göstermelidir.
Yüzün görünmesini engelleyecek saç, şapka ve toka gibi şeyler kullanılmamalıdır.
Dikkat: Pasaport başvurusu yapacak olan kişinin mutlaka müracaat sırasında bulunması gerekmektedir. Kişi olmadan müracaat kabul edilmemektedir.


Pasaport Harçları Hangi Bankalara Yatırılabilecek?
Pasaport almak isteyenler, Pasaport defter bedeli ve Pasaport harç bedeli ödemelerini Maliye Bakanlığına bağlı olan illerdeki defterdarlık ya da ilçelerdeki malmüdürlükleri veznelerine yatırabilmektedirler. Ayrıca bu ücretler Maliye Bakanlığı ile sözleşmesi bulunan aşağıdaki bankalardan birine de yatırılabilinir. 

AKBANK T.A.Ş.
ALTERNATİF BANK A.Ş.
ALBARAKA TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş.
ASYA KATILIM BANKASI A.Ş.
KUVEYT TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş.
CİTİBANK A.Ş.

FİNASBANK A.Ş.
DENİZBANK A.Ş.
TEKSTİLBANK A.Ş.
ANADOLUBANK A.Ş.
HSBC BANK A.Ş.
ING BANK A.Ş.
EUROBANK TEKFEN A.Ş.
TURKLANDBANK A.Ş. 

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş.
T. HALK BANKASI A.Ş.
T. İŞ BANKASI A.Ş.
YAPI VE KREDİ BANKASI A.Ş.
T. VAKIFLAR BANKASI T.A.O.
T. GARANTİ BANKASI A.Ş.
T.EKONOMİ BANKASI A.Ş
ŞEKERBANK T.A.Ş.
FORTİSBANK A.Ş.
TURKISH BANK A.Ş.
TÜRKİYE FİNANS KATILIM BANKASI A.Ş.

Dikkat:Bankalardan alınacak olan dekontlarda TC kimlik numarası, isim ve soyisim bulunmasına dikkat ediniz. Yatıracak olacağınız harç ücretini, pasaport süresine göre yatırınız. Harç ve Defter bedelleri dekontlarının üzerinde "tahsil edilmiştir" kaşesinin basılmış olduğuna ve tahsilatı yapan görevlinin ıslak imzası olduğuna dikkat ediniz. Aksi halde dekontlar kabul edilmezler.

Yurtdışı: Yurtdışından pasaport almak isteyenler Pasaport defter bedeli ve Pasaport harç bedeli ödemelerini konsolosluğa yapmalıdırlar.

ÖĞRENCİLERE BEDAVA, SIFIR YAŞINDAKİ BEBEĞE PARALI
Bu arada, Resmi Gazete'de geçen hafta yayımlanarak yürürlüğe giren 6663 sayılı kanunun 4. maddesine göre, eğitim görmekte olan 25 yaş altındaki gençlerden pasaport harcı alınmayacak.

Genç öğrenciler bu durumu olumlu karşılarken, 0-6 yaş arasındaki çocuklardan harç alınmaya devam edilecek olması ise tepki çekti.

Öğrencilerden pasaport harcı alınmazken 0-6 yaş arasındaki çocuklardan harç alınmasının anlaşılmaz olduğunu belirten aileler, muafiyetin okul öncesi çocukları da kapsaması gerektiğini dile getirdi. 8 aylık bebeğine 5 yıllık pasaport için 620 lira ödediğini söyleyen A.B., ‘'Uçakta, otobüste veya otellerde 0-6 yaş arası çocuklardan ücret alınmazken devlet çocuklardan pasaport için ücret alıyor. En kısa zamanda bu haksızlık giderilmeli" diye konuştu.

Tüketici Derneği Başkanı Aydın Ağaoğlu, öğrencilere pasaport harcının kaldırılmasının önemli bir gelişme olduğunu belirterek, ‘'Özellikle eğitimin teşviki açısından harçların kaldırılması olumlu. Ancak okula başlama yaşında olmayan çocuklardan harç istenmesi yanlış bir uygulama. Onlar için de pasaport harç ücreti kaldırılmalıdır” dedi. 

Tüketiciler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz ise öğrencilere getirilen muafiyetin çok olumlu olduğunu kaydederek, “Bu düzenleme yapılırken bebeklerle ilgili bahis atlanmış olmalı. 25 yaş altı öğrencilere getirilen harç muafiyetinin, bebekleri kapsamaması toplumsal adalet bakımından uygun olmadığı gibi, işin doğasına da aykırıdır. Atlandığını düşündüğümüz bu eksiklik bir an önce giderilmelidir” diye konuştu.

22.02.2016, http://www.haberler724.com/pasaport-fiyatlari-2016-pasaport-harclari-ne-oldu-2016-pasaport-harc-fiyatlari-2016/1889/

27 Mart 2016 Pazar

Zam Yağmuru

Türkiye Yeni yıla zam yağmuruyla girdi. Neredeyse her yeni güne yeni zamlarla uyanıyoruz. Mutfak enflasyonu dar gelirli vatandaşların belini büküyor.

Makro ekonomi göstergelerde de hiç iç açıcı göstergeler yok. Dünya çağında yeni bir krizden söz ediliyor.

Bu haftaki Artı Eksi programında gelen zamlar ve ekonominin durumu konuşuldu.

Programın konukları, Ekonomist Prof.Dr. Esfender Korkmaz, Tüketiciler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, Zaman Gazetesi Ekonomi editörü Turhan Bozkurt ve Tüketiciyi Koruma Derneği Başkanı Aziz Koçaldı.

Programda ele alınan konu başlıkları:

– Zam yağmurunun sebebi ne?
– Bütçe açığını kapatmaya zamlar yetiyor mu?
– TÜİK enflasyonu nasıl hesaplanıyor?
– TÜİK Başkanı Ömer Toprak hangi marketten alış veriş yapıyor?
– TÜİK Başkanı Ömer Toprak’ın alış veriş yaptığı marketten biz de alış veriş yapabilir miyiz?
– Mutfak Enflasyonu TÜİK sepetine sığmıyor
– Gerçek enflasyon ne?
– Sosyal patlama endişesi yaşanıyor
– Türkiye’deki ve Dünyadaki gıda fiyatlarının durumu ne?
– Dünyada gıda ucuzlarken neden Türkiye’de sürekli zamlanıyor
– Zamlar can yalıyor
– Ödenen vergiler nereye gidiyor?
– İşsizliğin önüne nasıl geçilebilir?
– Ekonomi politikası ne kadar tutarlı
– Elektriğe yüzde kaç zam yapıldı?
– TÜketicinin cebinden ciddi bir hortumlama var
– Elektrik dağıtım bedelinin içinde aslında neler var?
– EPDK görevini tam olarak yapıyor mu?
– Vatandaş elektrik faturalarıyla nasıl soyuluyor?
– Elektrik kesintilerinin verdiği zarar hangi boyutta?
– EPDK’nın amacı ne?
– Aralık ayında 591.000 saat elektrik kesintisi oldu
– “Temel mal ve ihtiyaçların üretimini devlet yapar”
– Türkiye’de özelleştirmeler amaca uygun mu?
– Mutfakta yangın var
– Ekmeğe %25 zam yapıldı
– Ekmekteki etiket neden kaldırıldı?
– Ekonomi politikası ne kadar tutarlı?
– Zamlar asgari ücreti ne kadar eritti
– Şirketlerin ‘İflas ertelemesi’ neyi işaret ediyor?
– TÜİK enflasyonu nasıl hesaplıyor
– Dünyada ve Türkiye’de enflasyonun durumu ne?
– Kartelleşmenin önüne nasıl geçilir?

Can Erzincan TV., 9 Şubat 2016, Artı Eksi

09.02.2016, Can Erzincan TV., http://canerzincantv.com/zam-yagmurunun-nedenleri-ve-ekonominin-durumu-arti-eksi-9-subat-2016/


12 Mart 2016 Cumartesi

Büyük yükseliş dar gelirliyi zorluyor!

Dünyada düşmesine rağmen Türkiye’de sürekli yükselen gıda enflasyonuna Rus ambargosu da etki etmedi. Meyve-sebze fiyatlarındaki yükseliş dar gelirliyi zorluyor.

Rusya’nın 1 Ocak itibariyle uygulamaya başladığı ambargonun başta meyve sebze fiyatları olmak üzere iç pazardaki ürün fiyatlarını ucuzlatacağı tezi, daha ilk günlerde çöktü. İstanbul Hali’nde satılan en ucuz salkım domates 5, çeri domates 7 lira civarında satılıyor. Fiyatlar market raflarında ise katlanıyor. Normal domatesin fiyatı vatandaşın alışveriş yaptığı marketlerde 8 lirayı buldu.

‘8 liraya domates mi olur?’
Sebze fiyatlarındaki artış Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Deniz Zeyrek’i de canlı yayında isyan ettirdi. Zeyrek, “Şimdi güleceksiniz ama dün poşeti doldurup fiyatı gördükten sonra geri bıraktım. ‘8 liraya domates mi olur kardeşim’ dedim ve bıraktım. Ortalama bir süper marketin manav bölümünden bahsediyorum” ifadelerini kullandı.

Dünyada gıda düşüyor
Petrolün varil fiyatının 110 dolardan 35 dolar seviyelerine kadar düşmesi dünyada gıda fiyatlarını da düşürüyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre, 2015’te temel gıda fiyatlarında yüzde 19,1 düşüş görüldü. Ancak Türkiye’de gıda fiyatları aynı dönemde yüzde 10’dan fazla artış gösterdi. Rusya’ya meyve-sebze ihracatının kesilmesiyle beklenen düşüş fiyatlara yansımadı. 31 Aralık 2015 fiyatlarıyla kıyaslandığında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İstanbul Hali’nde istatistiği tutulan 40 üründen 19’unun fiyatı ciddi artış gösterdi. Ürünlerin fiyatı marketlere gelinceye kadar katlandı.

‘Üretici de zor durumda’
Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, gıda fiyatlarının toplumun ilk gündemi olduğunu belirterek, “Üretici de çok zor durumda. Zam yapmak satışların azalmasına yol açmaya başladı. Bu nedenle bu kez ambalajlı ürünlerde gramaj eksiltmeye başladılar. Bu yıl ürünü etkileyecek olumsuz mevsim koşulları da olursa Türkiye çok ciddi bir beslenme sorunu ile karşı karşıya kalabilir” dedi.

Expo’ya Rus gelmeyecek
Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, Büyükelçiler Konferansı'nda yaptığı açıklamalarda, “Antalya expo toplantısını önümüzdeki sezon Rusya'dan gelmeyecek 4.5 milyon turistin telafisi için kullanacağız” dedi. “2014-2015'te yaşadığımız Türkiye algısına yönelik negatif saldırılar bizim 50 milyon turist hedefine ulaşmak için çok daha fazla çalışmamızı gerektiriyor” diyen Ünal, “Türkiye ile ilgili güvenlik riski algısının yayılmasında Rusya'nın ve Avrupa'daki rakip ülkelerin katkısı var. Önümüzdeki süreçte hızlı şekilde turizmin çeşitlenmesi bizim için önemli” şeklinde konuştu.

15.01.2016, Meydan http://www.meydangazetesi.com.tr/ekonomi/buyuk-yukselis-dar-gelirliyi-zorluyor-h57275.html

10 Mart 2016 Perşembe

'Tarife değişikliği müşteriye bildirilmeli'

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, GSM operatörlerince tarifelere ilişkin kampanyalarda yapılan değişiklikler hakkında müşterilerin önceden bilgilendirilmesi gerektiğini bildirdi.

Deniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bazı GSM operatörlerinin kampanyalarla ilgili değişiklikleri müşterilerine zamanında iletmemesi nedeniyle sıkıntı yaşandığını ve bu konuda şikayetler aldıklarını söyledi.

GSM firmalarının genellikle kampanya pazarlaması ile çalışma yaptıklarını, normal tarifelere göre daha ucuz kampanyaların müşterileri cezbettiğini dile getiren Deniz, "Bu anlamda kampanyalarla ilgili firmaların tüketiciden beklentisi belli bir süreçte taahhütte bulunması. Bunun karşılığında daha indirimli ve avantajlı paketler sunuluyor" dedi. 

Kampanyaların sıklıkla şikayet konusu haline gelebildiğini aktaran Deniz, şunları kaydetti:

"Taahhüdünü erken bitirip ceza ödemek zorunda kalan tüketiciler olduğu gibi kampanyasının bittiğinden haberdar olmayıp yenilemediği için tüketicilerin zamlı iletişim kurması gibi durumlar ortaya çıkıyor. Ancak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Elektronik Haberleşme Sektörü Tüketici Hakları Yönetmeliği var. Bu yönetmeliğin 5. maddesinin (g) bendinde, abonelere sunulacak hizmet için tarifelerin açık, detaylı ve güncel bilgilere erişilebilme hakkıyla tarife değişikliği yürürlüğe girmeden önce tüketiciye bildirilmesini gerektiği ifade ediliyor. Aynı yönetmeliğin 9. maddesine göre, firma, tarife değişikliği söz konusu ise abonelerine değişiklik yürürlüğe girmeden makul bir süre öncesinden kısa mesaj, e-posta veya arayarak bildirmek zorunda." 

Mehmet Bülent Deniz, BTK Tüketici Hakları Dairesinin 13 Ocak 2015'te vermiş olduğu karara göre, hizmet alınan kampanyanın bitiminden önce firmaların müşterileri erişilebilir bir yöntemle bilgilendirmesinin zorunlu olduğunu vurguladı.

Kampanyaya devam etmek isteyen tüketicinin, bununla ilgili talepte bulunması gerektiğini dile getiren Deniz, "Müşteri hizmetlerini aramak yeterli mi? Evet yeterli. İlgili yönetmelikler gereği iletişim firmalarının müşteri hizmetleriyle yapılan telefon görüşmeleri mahkemelerde delil niteliği taşıyor. İşletmeciler bunu bir yıl süreyle saklamak zorundalar. Firmaya müracaata rağmen eğer tüketici herhangi bir netice alamamışsa, BTK'nın internet sitesinde tüketici başvurusuyla ilgili bölüme problem iletildiği takdirde BTK firmadan savunma almak ve bir ihlal varsa firmaya para cezası uygulamakla yükümlü. Genelde bizim gözlemlediğimiz BTK'ya yapılan şikayetlerde BTK savunmayı talep eder etmez, eğer gerçekten şikayet edilen sorun söz konusu ise tüketicinin mağduriyetini giderecek yönde uygulamaya giriyor ve tüketici hak ihlalinden kurtulmuş oluyor" şeklinde konuştu.

"Tüketici şikayetlerinde GSM alt sıralara indi"
Deniz, BTK'nın çok iyi çalışan bir kurum olduğunu ifade ederek, "Kurumun, internet üzerinden tüketici başvurusunu alıp sonuçlandırma üzerine çok ciddi bir refleksi var. Öte yandan çıkartılmış kurum ve yönetmelik kararlarında da hep tüketiciyi önceleyen bir eğilim var, bu da bizi çok mutlu ediyor" dedi. 

Son 6-7 yıl öncesine kadar tüketici şikayetlerinde GSM'in ilk üç sırada bulunduğunu ancak son dönemde alt sıralara indiğini, bunun temel sebebinin de BTK'nın görevini iyi yapması olduğunu vurgulayan Deniz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bunda, konuyla ilgili hukuki düzenlemelerin yerinde ve uygulanabilir olması da önem taşıyor. Öte yandan iletişim sektöründe çok ciddi bir rekabet var. Artık firmalar, numara taşıma olanağı nedeniyle pazar kaybına uğrayacağı için bu konuda açıkçası birbirleriyle yarış halindeler. Şikayetlerin azalmasında, hatta hizmetin kalitesinin artmasında, fiyatların ucuzlamasında da bu numara taşıma meselesi çok önem taşımaya başladı. Sabit telefon ve cep telefonlarında çok ciddi bir rekabet yaşanıyor. Burada son dönemlerde en çok ortaya çıkan şey, müşteri kampanyadan önce yani taahhüdünden önce çıkarsa tüketicinin ödeyeceği ceza miktarıyla ilgili şikayetler vardı. Onu da BTK yaptığı düzenlemeyle tüketici lehine çözümledi."

Semra Orkan, 06.01.2016 Anadolu Ajansı http://www.memleket.com.tr/tarife-degisikligi-musteriye-bildirilmeli-792810h.htm

Ellerine zamlı faturayı alan vatandaşın kafası karıştı

Elektrik faturalarında daha önce ayrı ayrı gözüken kayıp-kaçak, iletim ve sayaç okuma bedeli, artık dağıtım bedeli altında alınıyor. Daha önce ödedikleri dağıtım bedelinin bir anda katlanmasına vatandaş tepki gösteriyor.

YILBAŞINDA yapılan zamlar arasında elektrik de vardı ve Türkiye’deki yaklaşık 38 milyon elektrik abonesi zamlanan faturaları bu ay ilk kez aldı. Aboneler, Ocak 2016 faturalarında artık bazı ayrıntıları göremiyor. Faturalarda yapılan değişiklikler tüketicilerin kafasını karıştırırken, tepkilere neden oldu. Hatırlanacağı üzere, elektrik faturalarında yapılan bir değişiklikle iletim bedeli, kayıp-kaçak bedeli, sayaç okuma bedeli ve dağıtım bedeli toplanarak, tek bir kalem olarak gösterilmeye başlandı. Ancak dağıtım bedelinde yaşanan ani artış tartışma konusu olurken, örneğin bir elektrik abonesi Twitter’da “43 liralık elektrik tüketimine 23 lira dağıtım bedeli de ne demek oluyor?” diye sordu. Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) yetkilileri, yeni faturalarda vatandaşın en çok kafasını karıştıran kalemin dağıtım bedeli olduğunu, ocak ayı faturalarına göre aralık ayındaki dağıtım bedelinde büyük bir artış ile karşılaşıldığını dile getirirken, “Tek tek kayıp ve kaçak bedelinde yapılan artışı, eski mevzuattaki tanımına göre dağıtım bedelindeki artışı, iletim bedelindeki artışı, sayaç okumada yapılan artışı hesaplamak mümkün değil. Ancak yeni tanımıyla dağıtım bedeli adı altında toplulaştırılan kalemdeki toplu artış hesap edilebilmekte ve bu zam oranı da yüzde 10.4” diyor.

ZAM ORANI YÜZDE 10.4
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), bugüne kadar elektrik faturasında yer alan kalemleri (aktif enerji, kayıp-kaçak- dağıtım, iletim vs.) ayrı ayrı onaylıyor, yayınlıyor ve faturalarda gösterilmesini zorunlu koşuyordu. Ancak başta kayıp-kaçak gibi bazı bedellere yönelik tepkiler ve açılan davalar sonucu, bu bedeller artık faturalarda gösterilmiyor. EMO yetkilileri, “Yeni tarifelerdeki dağıtım bedeli içerisine kayıp-kaçak bedeli, iletim bedeli ve sayaç okuma da dâhil edildi. Ellerine ocak ayı faturalarını alan vatandaşlar dağıtım bedelini, aralık ayındaki dağıtım bedeli ile kıyasladıklarında büyük bir artışla karşılaştı. 1 Ekim 2015-1 Ocak 2016 tarihleri arasında geçerli faturalardaki dağıtım bedeline, vatandaşların gördükleri ölçüde olmamakla birlikte, büyük bir artış yapıldı. Ancak bu artışın ayrıca miktarı faturadaki gizleme nedeniyle hesaplanamıyor. 1 Ekim 2015-1 Ocak 2016 tarihli faturalarda iletim bedelinin birim maliyeti 0.95 kuruş, dağıtım bedeli 4.005 kuruş, sayaç okuma bedeli ise kilovat saat başına değil fatura başına 59.2 kuruştur. Bu üç kalemle birlikte, ocak ayından önce elektrik maliyetine dâhil edilen 5.52 kuruşluk kayıp-kaçak bedeli de bu kez dağıtım bedeline eklendi. Bunların tümünün 1 Ekim 2015’ten itibaren geçerli olan tarifedeki toplamı 10.761 kuruş. Ocak 2016 faturasında artık tek tek gösterilmeyerek, yalnızca dağıtım bedeli olarak belirtilen bu dört kalemin toplamı ise 11.841 kuruş. Yeni tanımıyla dağıtım bedeli adı altında toplulaştırılan toplu artış hesap edildiğinde, bu zam oranı yüzde 10.4 oluyor” diyor.

NEYE NE KADAR ZAM GELDİ ANLAŞILMIYOR
1 Ekim 2015-1 Ocak 2016 tarihleri arasında geçerli olan eski tarifede, kayıp-kaçak bedeli dâhil olmak üzere elektrik birim maliyeti olarak faturalara 25.37 kuruş yazdığına işaret eden EMO yetkilileri, “Kilovat saat başına 5.52 kuruşluk kayıp-kaçak bedeli çıkarıldığında, gerçek elektrik maliyeti 20.578 kuruş idi. Bu bedele bu ay itibariyle perakende satış hizmet bedeli dahil edildiğinden, gerçek artış oranlarını bulabilmek için 1 Ekim 2015-1 Ocak 2016 tarifesinde 0.72 kuruş olarak yer alan perakende satış hizmet bedelini eklememiz gerekiyor. Böylece yeni tarifede, birim fiyatlar bölümünde ‘tek zaman’ (çok zamanlı tarife uygulanmayanlar için) ibaresinin karşısında yazan elektrik birim fiyatı, ocak ayı öncesinde 20.578 kuruş iken, ocakta yüzde 3.7 zam görerek 21.343 kuruşa yükseldi. Bu zammın ne kadarının enerji maliyetleri, ne kadarının perakende satış hizmet bedeline yapılan artıştan kaynaklandığı ise faturalardaki gizleme nedeniyle hesaplanamıyor” şeklinde konuşuyor. EMO yetkilileri, neye ne kadar zam geldiğini anlama olanağı kalmadığını ifade ederek, şunları kaydediyor: “Perakende satış hizmet bedelinin dâhil edildiği elektrik maliyetinde yüzde 3.7, dört kalemin birden toplulaştırıldığı dağıtım bedelinde ise yüzde 10.4 zam yapıldı. Böylece tüketicinin faturasına yüzde 5.9 olarak yansıyacak zammın yüzde 60’a yakını, elektrik maliyetleriyle hiçbir ilgisi olmayan dağıtım bedeli kaleminden kaynaklanıyor. Elektrik maliyetleri artmak bir yana geçtiğimiz dönemde düşüş gösterdi. Dağıtım bedelindeki zamda ise kayıp-kaçak bedelindeki artış etkendir. Yine dağıtım şirketlerinin özelleştirme bedellerini ve aldıkları kredileri ödeyemedikleri iddiasıyla savurdukları ‘iflas’ tehditleri ve kur artışı gibi piyasa koşullarında üstlenmeleri gereken maliyetlere yönelik veryansınları da bu artışta etkili oldu.”

DÖRT NEDEN
BİR sektör temsilcisi ise “1 Ocak’tan itibaren EPDK, aktif enerji hariç tüm kalemleri dağıtım bedeli altında toplama kararı aldı. Bu bağlamda artışın nereden kaynaklandığını tam olarak tespit etmek artık zorlaşmış olsa da, şu sebeplerden kaynaklandığını düşünüyoruz:

1) Artan kayıp-kaçak oranlarındaki artış ve kayıp-kaçak hedeflerinin uygulamadan kaldırılarak, gerçekleşmelerin tarifeye yansıtılması;

2) YEKDEM (Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması) bedeli, artan döviz kurları ve YEKDEM’den faydalanan kapasitede önemli bir artış oldu;

3) Artan serbest tüketici sayısının dağıtım müşterilerinin tüketim profilini olumsuz etkilemesi;

4) Doğalgaz tarifelerinde indirim yapılmaması. Yap-işlet ve yap-işlet-devret santrallerine satılan doğalgaz bedelinin yüksek olması nedeniyle dağıtım şirketlerine satış fiyatı da piyasa fiyatlarına kıyasla yüksek kaldı” yanıtını veriyor.

“Faturalar sadeleşti”
TÜKETİCİ Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, 1 Ocak 2016 tarihinde yenilenen Tarifeler Yönetmeliği ve buna bağlı alt mevzuatta değişiklik olması sebebi ile elektrik faturalarının ve elektrik tarifeleri metodolojisinin değiştiğine işaret ederek, “Ocak ayı itibarı ile artık elektriğin kendisine ödediğimiz net enerji bedeli, elektriğin üretildiği yerden evimize gelene kadarki süreçte verilen hizmetlerin toplamı olan dağıtım bedeli ve son olarak da fon ve KDV eklenerek fatura toplamı bulunuyor. Dağıtım bedelinin altına iletim bedeli, kayıp-kaçak bedeli, sayaç okuma bedeli eklendi. Yine çok tartışmalı bir konu olan perakende satış hizmet bedeli dağıtılarak, bir kısmı net enerji bedeline girerken, bir kısmı da dağıtım bedeline eklendi. Yapılan bu değişikle EPDK birçok sorunu çözmüş oldu. 2011 yılından beri dava süreci devam eden fonların kayıp-kaçak bedeli ve net enerji bedeli üzerinden tahsil etme sorunu, kayıp-kaçak sorunu ve tüketim arttıkça maliyet artmamasına rağmen TL olarak artan tutara sahip perakende satış hizmet bedelini kaldırdı. Faturanın sadeleşmesine Elektrik Piyasası Kanunun şeffaflık ilkesine aykırı olduğunu iddia edenler olduğu gibi tüketiciye daha anlaşılabilir bir faturanın gönderilmesinin faydalı olacağını söyleyenler de bulunmakta” diyor.

Merve Erdil, 30.01.2016 Hürriyet http://www.hurriyet.com.tr/ellerine-zamli-faturayi-alan-vatandasin-kafasi-karisti-40047030