gsm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gsm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Eylül 2020 Pazar

Yurtdışından arayan yabancı numaralar... Neden arıyorlar?


Son dönemde vatandaşların telefonu yurtdışından gelen aramalarla sıkça çalmaya başladı. Pek çok vatandaş, yurt dışından arayan numaralar kim, neden arıyorlar araştırmalarına başladı. Peki telefon hattı yurtdışı aramalara nasıl kapatılır? İşte detaylar...

Vatandaşlar, telefonlarına yurtdışından gelen aramalardan dolayı oldukça rahatsız. Bu yüzden yurtdışından gelen aramaları engelleme ve arayan numaraların neden aradığı soruları merak ediliyor. Peki yurtdışından kim, neden arıyor? Telefon hattı yurtdışı aramalara nasıl kapatılır? Detayları haberimizde...

Türkiye'de vatandaşlar çoğu zaman bilinmeyen yabancı numaralar tarafından aranmakta. Hatta çoğu zaman bu numaralar geri arandığı takdirde dolandırılma olayları veya geri aranan numaradan dolayı faturaya yüksek meblağlar yansımakta. Bunun için +393 ve +359'lu numaralar eğer sizi arıyorsa, tedbirli olmakta fayda var. Bu gibi şüpheli gördüğünüz numaraları gördüğünüzde dikkatli olmak önemli.

Son dönemlerde bir çok kişinin başına gelen “Telefon çaldırma” taktiği giderek yayılıyor. Cep telefonu sahiplerinin yüksek fatura ödemesine sebep olan olay nedeniyle binlerce kişi mağdur oldu. Telefonunuzu çaldıran yabancı numarayı geri aradığınızda genellikle bir bant kaydı ile karşılaşıyorsunuz. Veya açan kişi telefonu hemen kapatıyor. Zaman zaman sizinle konuşan, hatta konuşmayı gereksiz yere uzatan bir kişi de çıkabiliyor telefona. Ancak her yöntemde de sonuç aynı: Telefon görüşmesi karşılığı size yüksek bir ücret kesiliyor. Bunu da telefon faturanız ile birlikte ödemek zorunda kalıyorsunuz.

Geri aramayın
Sadece Almanya’da bundan dolayı 30 binden fazla şikayet var. Arayan numaralar genelikle Afrika ülkelerinden. Örneğin Gine (+224), Burundi (+257), Fas (+212) Tunus (+216). Yetkililer, bu ülkelerdeki şebekelerin insanları bu yöntemle yanıltarak yüzbinlerce Euro gelir elde ettiğinden yola çıkıyor. Güvenlik güçleri bu tür numaraların kesinlikle geri aranmamasını tavsiye ediyorlar.

İstanbul’dan değil!
+212 ve +216 ile başlayan numaralar tarafından aranan vatandaşlarımız ise telefonun İstanbul’dan geldiği yanılgısına da düşüyorlar. İstanbul’daki bir akrabası veya yakını tarafından arandığını düşünerek geri arıyorlar. Ancak bu numaraların aslında bir ülke ön kodu olduğunu çok geç fark ediyorlar.

Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, yurt dışındaki bazı çağrı merkezlerinden yapılan aramaların dolandırıcılık maksatlı yapıldığı konusunda vatandaşları uyardı.

Deniz, genelde bu çağrı merkezlerinden vatandaşlara SMS ve çağrı geldiğine dikkati çekerek, ”Gelen çağrılara ya da mesajlara cevap verilmemelidir. Bu numaralarla iletişim kurduğunuzda size pahalıya mal olabilir. Bu nedenle tanımadığınız yurt dışından gelen ve özellikle cinsel ve siyasi mesajları dikkate almayın” diye konuştu.

Telefonu yurtdışına kapatma
Öncelikle telefonu yurtdışına kapatmak için önceleri Vodafone, Turkcell ve Türk Telekom müşteri hizmetleri aranarak kapatılabiliyordu, ki hala bu yolla kapatılabilir. Ancak artık gsm operatörlerinin kendi mobil uygulamaları vasıtalarıyla kapatılabiliyor. Yani her gsm operatörünün kendi mobil uygulaması üzerinden bunu kapatmanız teknik olarak mümkün. Yine aynı şekilde yurtdışı sms kapatma da buna dahildir. Yani hem aramalara hem kısa mesaj – sms göndermeye kapalı hale getirebilirsiniz. Bu hem faturalı hat hem de kontörlü (TL yüklemeli) hat için geçerlidir. Hattı yurtdışına açmak için yine aynı yolu izleyebilirsiniz.

Hat kapatma ücreti ne kadar? Yurtdışına hat kapatma fiyatı yoktur. Bu işlemler ücretsiz olarak yapılmaktadır. Aynı şekilde hattı yurtdışına açtırma için Turkcell, Türk Telekom ve Vodafone için ücret talep etmemekte, müşteri hizmetleri veya mobil uygulama yoluyla yapılabilmektedir.

Bu aramalar nasıl engellenir?
Bu aramaları insanlar genelde birkaç nedenle engellemek ister. İlki yurtdışından gelen aramaların kişinin faturasına veya TL bakiyesine yansımasıdır. Her ülke veya her operatör için geçerli olmasa da yurtdışından gelen aramalar pek çok zaman hem arayan kişinin hem de aranan yani sizin faturanıza yansır. Yani aramanın ücretlendirilmesi her iki taraflı olur. İkincisi ise yurtdışından gelen dolandırıcılık amaçlı aramaların özellikle yaşça büyükleri mağdur konuma düşürmesine engel olmaktır. Zira Bulgaristan’dan gelen çağrılar neticesinde pek çok yurttaşın yakın zamanda dolandırıcılık mağduru olduğu, para kaybettiği veya kredi kartı bilgilerini kaptırdığı herkesin malumu. Özellikle Bulgaristan’dan gelen aramaları, çağrıları engelleme ve kapatma konusunda bir açıklama yapmakta yarar var.

Öncelikle #351* Engelleme şifresi # Arama tuşuna bastıktan sonra kapatabilirsiniz. Telefonu yurtdışı aramalara açmak için *351* Engelleme şifresi # Arama tuşuna basarak yeniden aktif hale getirebilirsiniz. Bunu hem Turkcell hem Vodafone hemde Türk Telekom için yapmayı deneyebilirsiniz. Sabit hatlar için ise Türk Telekom müşteri hizmetlerini arayabilirsiniz. Eğer bu yöntemle engellemeyi başaramazsanız, Android (Samsung, Huawei, Xiaomi, LG, General Mobile vb.) veya Iphone (IOS) telefonlarda numara engelleme seçeneğini kullanarak, sizi rahatsız eden numaraları tekil halde engelleyebilirsiniz.

09.09.2020,

5 Haziran 2020 Cuma

Bayramda konuşamadık!

Pandemi nedeniyle evde geçirdiğimiz Ramazan Bayramı’nda telefon sistemleri çöktü.

Bayram ziyaretlerinin 81 ilde sokağa çıkma yasağı nedeniyle yapılamadığı Ramazan Bayramı’nda, bayramlaşmak için telefon açmak isteyenler uzun süre iletişim kuramadı.

Sistemde yaşanan aksaklık nedeniyle her üç GSM operatörü tarafından yapılan açıklamada, sorunun kendi şebekelerinden değil diğer şebekelerden yapılan aramalarda yaşandığını öne sürdüler.

Savaş, deprem ve benzeri sıra dışı gelişmelerde iletişimde yaşanacak olumsuzluğun habercisi olan bu gelişmeyi Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz'e sorduk.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz ise, çarpıcı bir istekte bulundu.

28 Eylül 2019 Cumartesi

dumanla mı haberleşeceğiz?

26 Eylül 2019’da meydana gelen deprem sonrası iletişim hatlarındaki kesintiyi değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “iletişimin kesilmesi, depremin olumsuz sonuçlarını arttıracaktır” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili şu açıklamayı yapmıştır:

1999 Depremi’nde, ülkenin büyük bölümü günlerce iletişim olanaklarından yoksun kalmıştı. Aradan geçen 20 yılda yaşanan bu olumsuzluktan ders çıkarılmadığı, gelişen teknolojiye karşın bir ülkenin can damarı olan iletişime gerekli yatırımların yapılmadığı, 26 Eylül 2019’da meydana gelen deprem ile su yüzüne çıkmıştır.

İletişim hizmetleri esas olarak, üç büyük firmanın tekel konumunda olduğu bir sektördür. Ülkenin tüm iletişimi bu şirketler üzerinden sağlanmaktadır. Bu şirketlerin sahip oldukları imtiyaz, ülkenin gelişimine paralel şekilde kesintisiz iletişimi her zaman sağlayacak yatırımları yapma yükümlülüğünü de doğurmaktadır. Ancak görülmektedir ki, her ülke için en stratejik noktalardan biri olan iletişim sektöründe gerekli yatırımlar yapılmamıştır. Yıkıcı etkisi olmayan bir depremde dahi yaşanan iletişim hizmetindeki bu kesinti ve aksama kabul edilebilir değildir.

Olası yıkıcı bir deprem esnasında, başta ilk yardım ve kurtarma hizmetleri olmak üzere, hemen her şey iletişimin sağlanması ile olanaklıdır. İletişimin olmadığı bir yıkıcı deprem sonrası kayıpların artması, paniğin yaygınlaşması ve benzeri birçok istenmeyen sonuç doğacaktır.

İletişim sektörünü düzenleyen Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu başta olmak üzere, iletişim sektöründe tekel konumunda hizmet veren Türk Telekom, Turkcell ve Vodafone Türkiye firmalarının en hızlı şekilde gerekli önlemleri alarak ve yatırımları yaparak, doğal afetler, savaş gibi sıradışı gelişmelere karşı ülkenin iletişimini kesintisiz şekilde sağlamaları gerekmektedir.

Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan

10 Mart 2016 Perşembe

'Tarife değişikliği müşteriye bildirilmeli'

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, GSM operatörlerince tarifelere ilişkin kampanyalarda yapılan değişiklikler hakkında müşterilerin önceden bilgilendirilmesi gerektiğini bildirdi.

Deniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bazı GSM operatörlerinin kampanyalarla ilgili değişiklikleri müşterilerine zamanında iletmemesi nedeniyle sıkıntı yaşandığını ve bu konuda şikayetler aldıklarını söyledi.

GSM firmalarının genellikle kampanya pazarlaması ile çalışma yaptıklarını, normal tarifelere göre daha ucuz kampanyaların müşterileri cezbettiğini dile getiren Deniz, "Bu anlamda kampanyalarla ilgili firmaların tüketiciden beklentisi belli bir süreçte taahhütte bulunması. Bunun karşılığında daha indirimli ve avantajlı paketler sunuluyor" dedi. 

Kampanyaların sıklıkla şikayet konusu haline gelebildiğini aktaran Deniz, şunları kaydetti:

"Taahhüdünü erken bitirip ceza ödemek zorunda kalan tüketiciler olduğu gibi kampanyasının bittiğinden haberdar olmayıp yenilemediği için tüketicilerin zamlı iletişim kurması gibi durumlar ortaya çıkıyor. Ancak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Elektronik Haberleşme Sektörü Tüketici Hakları Yönetmeliği var. Bu yönetmeliğin 5. maddesinin (g) bendinde, abonelere sunulacak hizmet için tarifelerin açık, detaylı ve güncel bilgilere erişilebilme hakkıyla tarife değişikliği yürürlüğe girmeden önce tüketiciye bildirilmesini gerektiği ifade ediliyor. Aynı yönetmeliğin 9. maddesine göre, firma, tarife değişikliği söz konusu ise abonelerine değişiklik yürürlüğe girmeden makul bir süre öncesinden kısa mesaj, e-posta veya arayarak bildirmek zorunda." 

Mehmet Bülent Deniz, BTK Tüketici Hakları Dairesinin 13 Ocak 2015'te vermiş olduğu karara göre, hizmet alınan kampanyanın bitiminden önce firmaların müşterileri erişilebilir bir yöntemle bilgilendirmesinin zorunlu olduğunu vurguladı.

Kampanyaya devam etmek isteyen tüketicinin, bununla ilgili talepte bulunması gerektiğini dile getiren Deniz, "Müşteri hizmetlerini aramak yeterli mi? Evet yeterli. İlgili yönetmelikler gereği iletişim firmalarının müşteri hizmetleriyle yapılan telefon görüşmeleri mahkemelerde delil niteliği taşıyor. İşletmeciler bunu bir yıl süreyle saklamak zorundalar. Firmaya müracaata rağmen eğer tüketici herhangi bir netice alamamışsa, BTK'nın internet sitesinde tüketici başvurusuyla ilgili bölüme problem iletildiği takdirde BTK firmadan savunma almak ve bir ihlal varsa firmaya para cezası uygulamakla yükümlü. Genelde bizim gözlemlediğimiz BTK'ya yapılan şikayetlerde BTK savunmayı talep eder etmez, eğer gerçekten şikayet edilen sorun söz konusu ise tüketicinin mağduriyetini giderecek yönde uygulamaya giriyor ve tüketici hak ihlalinden kurtulmuş oluyor" şeklinde konuştu.

"Tüketici şikayetlerinde GSM alt sıralara indi"
Deniz, BTK'nın çok iyi çalışan bir kurum olduğunu ifade ederek, "Kurumun, internet üzerinden tüketici başvurusunu alıp sonuçlandırma üzerine çok ciddi bir refleksi var. Öte yandan çıkartılmış kurum ve yönetmelik kararlarında da hep tüketiciyi önceleyen bir eğilim var, bu da bizi çok mutlu ediyor" dedi. 

Son 6-7 yıl öncesine kadar tüketici şikayetlerinde GSM'in ilk üç sırada bulunduğunu ancak son dönemde alt sıralara indiğini, bunun temel sebebinin de BTK'nın görevini iyi yapması olduğunu vurgulayan Deniz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bunda, konuyla ilgili hukuki düzenlemelerin yerinde ve uygulanabilir olması da önem taşıyor. Öte yandan iletişim sektöründe çok ciddi bir rekabet var. Artık firmalar, numara taşıma olanağı nedeniyle pazar kaybına uğrayacağı için bu konuda açıkçası birbirleriyle yarış halindeler. Şikayetlerin azalmasında, hatta hizmetin kalitesinin artmasında, fiyatların ucuzlamasında da bu numara taşıma meselesi çok önem taşımaya başladı. Sabit telefon ve cep telefonlarında çok ciddi bir rekabet yaşanıyor. Burada son dönemlerde en çok ortaya çıkan şey, müşteri kampanyadan önce yani taahhüdünden önce çıkarsa tüketicinin ödeyeceği ceza miktarıyla ilgili şikayetler vardı. Onu da BTK yaptığı düzenlemeyle tüketici lehine çözümledi."

Semra Orkan, 06.01.2016 Anadolu Ajansı http://www.memleket.com.tr/tarife-degisikligi-musteriye-bildirilmeli-792810h.htm

31 Aralık 2012 Pazartesi

Promosyon Mesajları Vatandaşı Çileden Çıkarıyor. Gözler BTK'da...


Yılbaşı, kandiller, Sevgililer Günü, Anneler Günü gibi özel zamanlarda tanımadığı yerlerden kısa mesaj bombardımanına maruz kalan tüketiciler ne yapacağını şaşırıyor.
Sektör otoritelerinden bu konuya çözüm bulmasını isteyen Tüketiciler Birliği ve Tüketiciler Birliği Federasyonu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK)'nu inisiyatif almaya davet ediyor. Tüketiciler Birliği Başkanı Nazım Kaya, mobil operatörlerin reklam SMS'lerini önleme hakkı bulunduğunu belirtirken, "Bunlar, konuya daha duyarlı ve daha ilgili olmalı." derken, sektör otoritesini de prolemi çözmeye davet ediyor.
Cep telefonlarına gelen reklam, promosyon ve kutlama mesajları özel günlerde katlanıyor. Yapılan şikayetlere rağmen konuya çözüm getirilememesi tepki ile karşılanırken, konuyla ilgili olarak Cihan'a açıklamalarda bulunan Tüketiciler Birliği Başkanı Nazım Kaya, kısa mesaj yöntemiyle satış tekniğini kuruyemişçilerin dahi kullandığına işaret ederek, bu durumun bir tüketici olarak kendini bile çileden çıkardığını aktarıyor. Kaya, "Bu iletiler hem gün içinde hem gece hem de sabah 5.00 sularında geliyor. Hali ile bireyler 'Acaba önemli bir şey mi var' diye tedirgin oluyor, panik oluyor. Tabii bunları nereye şikâyet edeceği de muamma. Son dönemde SMS ile yapılan bu tür tacizler aşırı bir hal aldı. Bu iş kontrol altına alınmalı. Bireye ait bilgileri onun onayı olmadan paylaşanlar, kullananlar yasal işleme tabi tutulmalı. Mobil operatörlerin bu konuda daha etkin davranması sağlanmalı. Burada Ulaştırma Bakanlığı geç kaldı. BTK devreye girmeli, kurallar koymalı, müeyyideleri kararlı bir biçimde uygulamalı." ifadelerini kullanıyor.
Tüketiciler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Bülent Deniz de yönetmelik gereği GSM operatörlerinin şikâyete konu olan reklam SMS'lerini engellemekle görevli olduğuna dikkat çekiyor. Deniz, "Tüketiciler bu yönetmeliği bilmediğinden, kısmen mobil operatörlerinin ihmallerinden dolayı reklam bombardımanı altındayız. Bunlar engellenmeli ama GSM şirketleri gelir elde ettiği için pek oralı olmuyor. Yani duyarlı olunmadığından cep telefonlarımız reklam bombardımanı altında." diyor. Deniz de BTK'nın bu konuda daha aktif davranabileceğini belirterek, "Bu konu ile ilgili yaptırımlar yeterli değil. Kurum, 'Şikâyetleriniz ilgili firmaya yönlendirildi' diyor. Ama sonrası yok. BTK, kanundan kaynaklanan haklarını kullanmalı, gerekli yaptırımları uygulamalı. Ulaştırma Bakanlığı yeni bir kanuna odaklandı. Ama kanunu yenilemek sorunu halletmiyor." değerlendirmesinde bulunuyor.
TOPLU REKLAM SMS'LERİ ÖNLENEBİLİYOR
Telekom alanında 2009'da yenilenen yönetmeliğe göre cep telefonlarına yerli yersiz gelen reklam SMS'leri mobil operatörleri tarafından engellenebiliyor. Teknik olarak engelleme ancak toplu iletilere uygulanabiliyor. Turkcell hattı olanlar bu tür SMS'leri 2780'e aktarıp engelleyebiliyor. Ya da 757 27 80 numaradan belli konularda iletileri önleyebiliyor. O da olmadığı takdirde 444 0 532 yi arayıp sözlü olarak engelleme talebinde bulunabiliyor. Söz konusu durum için Avea hattı olanların 7672'ye 'İptal Reklam' yazması, Vodafone hattı olanların ise 444 0542'yi araması gerekiyor.
 

27 Haziran 2011 Pazartesi

"Deniz; Yeni Döneme Dikkat!.."


TBMM. yenilendi.
Yeni hükümet, hükümet programı yolda…
Yeni dönem tüketiciler için neler getirecek?

Domuz kanı karıştırılmış çaydan, firmaların “Ali-Cengiz Oyunları”na..
GSM tarifelerindeki tuzaklardan, bankaların akıl almaz uygulamalarına…

Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz, Usta gazeteci Mehmet Canıtatlı’nın hazırlayıp sunduğu Gündem Ekonomi’de değerlendiriyor.

Akra FM., Gündem Ekonomi, 28.06.2011, saat 19:00

9 Kasım 2009 Pazartesi

""17 Kasım'da, Yüzbinlerce Cep Telefonu Kapanacak"


5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunun Geçici 5. maddesini değerlendiren Tüketici Hakları Uzmanı Av. M. Bülent Deniz; “yasa ile öngörülen sürenin, 10 Kasım 2009’da sona ermesiyle birlikte yüzbinlerce cep telefonu kapanma olasılığı ile karşı karşıyadır” dedi.

Tüketici Hakları Uzmanı Av. M. Bülent Deniz konuyla ilgili şu açıkla-mayı yapmıştır:

10 Kasım 2008 tarihinde yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunun Geçici 5. maddesi;

“GSM mobil telefon hizmeti sunan işletmeciler nezdinde tutulan abonelik kayıtlarının tam, doğru ve güncel bilgilerden oluşmasını teminen, tüm abonelik kayıtları bu Kanunun yayımından itibaren bir yıl içinde güncellenir. Bu kapsamda ilgili işletmeciler nezdindeki bilgi ve belgelerinde eksiklik ve yanlışlıkları bulunan tüm aboneler, bu süre içerisinde kimliklerini is-patlayıcı belgelerle birlikte ilgili işletmeciye başvururlar. Başvuru esnasında abonelerden kimliklerini ispata yarar belgelerin birer örneği ile birlikte bireysel abonelerden Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaraları, kurumsal abonelerden ise vergi numaraları alınır. Bu madde kapsamında bilgileri güncellenemeyen hatların elektronik haberleşme şebekesi ile bağlantısı kesilir” hükmünü getirmektedir.

Yasanın bu maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTİK) tarafından çıkarılan 14.10.2009 tarihli Abonelik Kayıtlarının Güncellenmesi ve Son Kullanıcıların Aboneliğinin Gerçekleştirilmesi İşlemlerine İlişkin Usul ve Esaslar gereğince; 10 Kasım 2009 tarihine kadar GSM işletmecileri nezdindeki abonelik kayıtlarındaki eksiklikleri gidermeyen, güncellemeyen, adına kayıtlı olmayan GSM hattını kullanıp da, gerekli devir işlemlerini yapmayan tüketicilerin hatları, 10 Kasım 2009 tarihinden itibaren sadece gelen aramalara açık tutulacak, nihayetinde 17 Kasım 2009 tarihinde görüşmeye kapatılacaktır.

Hukukun temel ilkesi olan“kanunu bilmemek mazeret olmaz” kuralı gere-ğince GSM hizmeti alan tüketicilerin, yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeden haberdar olduğu varsayılmalıdır.

Ancak yasanın yürürlüğe girdiği bir yıl öncesinden bu güne, gerek Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTİK) ve gerekse her üç GSM işletmecisi tarafından kamuoyunun yeterince bilgilendirilmediği gözlemlenmektedir.

BTİK ve her üç GSM işletmecisine ait internet sitelerinde yapılan araştırmada, söz konusu yasal düzenleme ve düzenleme kapsamındaki tüketicilerin yapmaları gereken işlemlere ilişkin duyurulara, ana sayfalarda veya ziyaretçilerin kolaylıkla görebilecekleri konumlarda rastlanmamaktadır.

Yine her türlü yeni ürün ve tarifeyi kamuoyuna duyurmak için büyük reklâm ve duyuru kampanyaları düzenleyen GSM firmaları, bir yıllık süre içinde bu konuda kamuoyunu bilgilendirici, uyarıcı çalışmaları gerçekleştirmemişlerdir.

Kamuoyunun ve özellikle yasal düzenleme kapsamındaki tüketicilerin yeterince bilgilendirilmemiş olmaları nedeniyle özellikle başkasına ait GSM hattını kullanan tüketicilerin gerekli devir işlemlerini yapmamaları, hatlarının kapanması sonucunu doğuracak ve yüzbinlerce tüketici mağdur olacaktır.

Yasanın getirdiği ücretsiz devir işlemleri için son tarih 10 Kasım 2009 olup, tüketicinin kullanmakta olduğu hat ile ilgili GSM işletmecisine kimliklerini kanıtlayıcı belge ve kullanmakta oldukları hat ile birlikte başvurmaları halinde, devir işlemleri ücretsiz olarak gerçekleştirilecektir.

Ancak yasa tarafından öngörülen sürenin bitimine çok az bir zaman kalmış olması ve kamuoyunun yeterince bilgilendirilmemiş olması nedeniyle ve tüketicilerin yaşanması muhtemel yoğunluktan olumsuz etkilenmemeleri amacıyla yasada öngörülen sürenin uzatılması, kamuoyuna yeterli şekilde duyurulması ve böylelikle yüzbinlerce tüketicinin mağdur olmasının önüne geçilmesi sağlanmalıdır.

Av. M. Bülent Deniz
Tüketici Hakları Uzmanı