TÜİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TÜİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mart 2020 Cuma

Çetin Ünsalan Yazdı: TÜİK Başkanı’na şartlı ödül

Şubat ayı enflasyonu açıklandı. Tüketici fiyatlarıyla yıllık enflasyon, TÜİK’in rakamlarına göre yüzde 12,37… Bu oranlara kimsenin inanmadığını ve yaşam koşullarının ağırlaşırken, iğneden ipliğe her şeye zam gelirken, bu oranları paylaşmanın akıl sağlığına zarar bir tablo ortaya çıkarttığını biliyorum.

Ülkede yaşayanların çok büyük bir kısmının Türk-İş tarafında açıklanan yoksulluk sınırının altında kaldığını, TÜİK’in gerçekleşen yerine hedeflenen enflasyon üzerinden bir yol haritası belirlemiş olduğunu ve alenen ‘gerçeğinizi tanımıyoruz’ mesajını verdiğini biliyoruz.

Nitekim bu fotoğraf tüketici tarafından da tepkiyle karşılandı. Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, yapılan bu açıklamanın ardından ilginç ve ironik bir beyanatta bulundu.

Enflasyon rakamı içerisinde en çok dikkatlerini çekenin gıda enflasyonu olduğunu vurgulayan M. Bülent Deniz, gıda fiyatlarının yüzde 10,58 artmış olduğunu hatırlattı. Sahada, marketlerde, pazarlarda yaptıkları araştırmalara göre ‘bu enflasyon yüzde 35-40’tan aşağı değil’ dedi.

Sonrasında da şöyle konuştu: “Demek ki bizler yanıldık. Bu nedenle TÜİK Başkanı Yinal Yağan, size Tüketici Birliği Federasyonu olarak yılın tüketicisi ödülünü vermek istiyoruz. Ama bir tek koşulumuz var. Lütfen hangi marketten pazardan alışveriş yaptığınızı bize de açıklayın.”

O kadar tatlı, naif ve yerinde bir eleştiriydi ki bu. Elbette TÜİK Başkanı’nın ne buna cevap vermesi, ne de adres göstermesi mümkün olmayacak. Gıdanın bir hanenin harcamaları içerisindeki ağırlığını biliyoruz. Ayrıca sokakta rakamların ürün bazında yüzde 40’ların bile üzerinde olduğunun farkındayız. Fakat tüketici yine de insaflı davranmış.

Sonuç mu, patlayan kredi kartları, olanak varsa ihtiyaç kredileri başvuruları ve filmin sonunda gelir o kadar artmadığı için icralık hale gelen borçlar. Bunun sürdürülemez bir hastalık gibi Türkiye ekonomisini kemirdiğini fark etmemiz gerekiyor.

Peki kritik soru şu: Halkın bir bölümü, eskiye oranla düşen bir yüzdede de olsa buna nasıl inanıp, kendi gerçeğine yabancılaşıyor? Fanatizm… Buna inanmak istememek ve hata yaptığını itiraf edememek duygusunu da eklerseniz, gerçeği ret anlamlı hale geliyor.

Dün Marmaray’da şahit olduğum bir olayı paylaşayım. Sefer saatine az bir süre kaldığı için aceleyle istasyona inip beklemeye başladım. Sonra arkamdan biraz sinirli, biraz da telaşlı bir ses söylenmeye başladı. Tren gecikmişti.

Sakinleştirmek adına 2 dakikası olduğunu söyledim. Fakat tatmin olmadı. Bu sefer yanındakiyle konuşmaya başladı. Meseleyi sonra anladım. Çünkü biri ‘başa geçtiler sonra da ellerine yüzlerine bulaştırdılar’ diyerek meseleye bir boyut katmıştı.

Bir süre konuşma devam edince tekrar dönüp ‘Söğütlüçeşme – Zeytinburnu seferinin, Anadolu istikametine doğru yeni uzatıldığını, bu nedenle aksama yaşanmış olabileceğini belirttim. Çünkü gerçekten genellikle zamanında gelir o trenler. Fakat tatmin olacak gibi değillerdi.

Belediyenin değiştikten sonra nasıl bu işi aksattığı üzerine birbirlerine nutuk atmaya başladılar. Elbette herkesin kendi görüşü ama Marmaray’daydık.

İktidara oy verdikleri alenen belli olan iki kişinin kendi aralarındaki konuşmaları devam etti. Farklı bir partiden diye İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni gömmeye niyetli, ama o anda gelen treni işletenin iktidar partisinin yetkisindeki Ulaştırma Bakanlığı olduğundan bihaber bu iki kişi söylenerek trene bindi. Çok garip bir durumdu. İşte fanatizm buydu. Benzer örnekleri her görüşte bulmak mümkün.

Nerede olduklarını fark etmeyen, olayları parti meselesi ve derbi maçına çeviren insanların, kendi yaşadıkları enflasyonu, sırf iktidar partisi beyanı diye kabullenen bir zihniyetin kendi gerçeğine yabancılaşmasından daha doğal ne olabilir? Üstelik yineliyorum bunu her parti ve partili için de söylemek mümkün.

Sorun şu: Biz asil olduğumuzu unutmuş ve elma ile armudu karıştırır hale gelmişiz. TÜİK Başkanı o ödüle ve ironi ile bezenmiş eleştiriye bakar mı?

04.03.2020, Çetin Ünsalan

Tüketici Birliği Federasyonu’ndan, Yinal Yağan’a “Yılın Tüketicisi” Ödülü…


2020/Şubat ayı enflasyon rakamları açıklandı.
Tüketici Birliği Federasyonu, TÜİK Başkanı Yinal Yağan’a “yılın tüketicisi” ödülü vermeye hazırlanıyor.
Ama bir şartla!...



5 Mayıs 2019 Pazar

TÜİK bilmiyor mu? "Mutfak yanıyor!"

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu), Nisan ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Tüketici fiyatlarında (TÜFE) aylık yüzde 1,69 oranında arttı. Üretici fiyatları ise aynı dönemde yüzde 2,98 oranında artış gösterdi. Açıklanan rakamlar ne kadar gerçeği yansıyor? TÜDEF ve TÜKODER Genel Başkanı Aziz Koçal, Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz ve Tüketici Hak Arama Derneği Genel Başkanı Nihat Altay TÜİK’in açıklamasını değerlendirdi.

Sebze, meyve ve temel gıda maddelerinde uygulanan KDV’nin acilen sıfırlanması gerektiğini belirten TÜDEF ve TÜKODER Genel Başkanı Aziz Koçal, “Örneğin 2018 Nisan ayı ile 2019 Nisan ayını karşılaştırdığımızda; “kuru soğanda %289, patateste %380, ayçiçek yağında %26,59, domateste %110, ıspanakta %85 civarında artış olduğunu görüyoruz. Bu da gösteriyor ki; Tüketicinin temel ihtiyaçlarından olan sebzelerde ortalama bir yıllık artış %110’un üzerindedir. Dolayısı ile TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamı ile tüketicinin mutfağındaki rakam farklıdır” dedi. Tüketicinin mutfağında hissettiği enflasyon oranının, yüzde yüze yaklaştığını belirten Koçal, “Yoksul tüketicinin alım gücünün acilen yükseltilmesi gerekiyor. Yanlış tarım ve gıda politikaları nedeniyle oluşan, tarımdaki olumsuz ve belirsiz gidişe ‘dur’ denmelidir. Tarımda yerel politikalar oluşturulmalıdır. Çiftçi maliyetleri düşürülmelidir, tohum özgürleştirilmelidir ve tarım politikaları dışa bağımlı olmaktan kurtarılmalıdır” diye konuştu.

Koçal, “Güvenilir, nitelikli ve ucuz gıdaya ulaşımın yolu açılmalı ve kooperatifleşme desteklenmelidir. Türkiye tarım ülkesidir, küçük çiftçilik desteklenmeli, teşvik edilmeli ve tarım ürünlerinde ithalata son verilmelidir.” şeklinde konuştu.

Tüketicinin mutfağında 1 yıldır neredeyse yangın var
Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz ise, TÜİK’in açıklamış olduğu enflasyon rakamlarının bir önceki aya göre nispi bir düşüş gösterse de tatmin etmediğini belirtti. Açıklanan rakamların piyasada Tüketicinin yaşamış olduğu mutfak enflasyonu ile birebir örtüşmediğini aktaran Deniz, “Tüketicinin mutfağında 1 yıldır neredeyse yangın var ve bu yangın Ramazan öncesinde, tüketicinin moralini bozacak nitelikte boyutlara ulaştı. Buradan TÜİK başkanına sesleniyorum. Hangi pazardan ve marketten alışveriş yapıyorsanız, ilan edin ve adreslerini bizlere de verin. Biz tüketiciler de gidip oradan alışveriş yapalım ve açıklamış olduğunuz gıda enflasyonu rakamlarının açıkladığınız şekilde olduğunu, bizler de görelim. Oysa gerçek farklı. Market ile pazarda alışveriş yapan tüketici eve geldiğinde; aldığı ile verdiği para arasındaki uçurumun gittikçe açılmaya başladığını, maalesef mutsuzlukla görmektedir” dedi.

Halk arasındaki algı ve açıklanan rakamlar, özellikle gıdada, gerçeği yansıtmamaktadır
Vatandaşlara, 'TÜİK 'e güveniyor musunuz?’ şeklinde bir soru sorulsa, yüzde 90'ının ‘hayır güvenmiyorum’ diyeceğini aktaran tüketici Hak Arama Derneği Genel Başkanı Nihat Altay, “Bu güvensizliğin tek nedeni enflasyondur. Çünkü pek çok tüketici arabaya, altına ve tatil masraflarına bakmaz fakat kendi zaruri ihtiyaçlarına bakar” şeklinde konuştu.

Patates ve soğanın 5 TL olduğu günümüzde, kimsenin TÜİK’in verilerini dikkate alarak güven duymayacağını aktaran Nihat Altay, “Tüm aileler kendi enflasyonlarını iyi veya kötü, kendisi yapabiliyor. Alım gücü ile gelir düzeyi de düştükçe bazı şeyleri sorgulama ihtiyacı duyuyor. Sonuç olarak, halk arasındaki algı ve açıklanan rakamlar, özellikle gıdada, gerçeği yansıtmamaktadır. Mutfakta enflasyonun ortalaması, yüzde 50'lerin üzerindedir. Vatandaşı da ilgilendiren pinpon topu, kreş, mücevher değil, mutfak masraflarıdır” dedi.

03.05.2019, Nilüfer Tuba Akman, Tüketici Postası

27 Mart 2016 Pazar

Zam Yağmuru

Türkiye Yeni yıla zam yağmuruyla girdi. Neredeyse her yeni güne yeni zamlarla uyanıyoruz. Mutfak enflasyonu dar gelirli vatandaşların belini büküyor.

Makro ekonomi göstergelerde de hiç iç açıcı göstergeler yok. Dünya çağında yeni bir krizden söz ediliyor.

Bu haftaki Artı Eksi programında gelen zamlar ve ekonominin durumu konuşuldu.

Programın konukları, Ekonomist Prof.Dr. Esfender Korkmaz, Tüketiciler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, Zaman Gazetesi Ekonomi editörü Turhan Bozkurt ve Tüketiciyi Koruma Derneği Başkanı Aziz Koçaldı.

Programda ele alınan konu başlıkları:

– Zam yağmurunun sebebi ne?
– Bütçe açığını kapatmaya zamlar yetiyor mu?
– TÜİK enflasyonu nasıl hesaplanıyor?
– TÜİK Başkanı Ömer Toprak hangi marketten alış veriş yapıyor?
– TÜİK Başkanı Ömer Toprak’ın alış veriş yaptığı marketten biz de alış veriş yapabilir miyiz?
– Mutfak Enflasyonu TÜİK sepetine sığmıyor
– Gerçek enflasyon ne?
– Sosyal patlama endişesi yaşanıyor
– Türkiye’deki ve Dünyadaki gıda fiyatlarının durumu ne?
– Dünyada gıda ucuzlarken neden Türkiye’de sürekli zamlanıyor
– Zamlar can yalıyor
– Ödenen vergiler nereye gidiyor?
– İşsizliğin önüne nasıl geçilebilir?
– Ekonomi politikası ne kadar tutarlı
– Elektriğe yüzde kaç zam yapıldı?
– TÜketicinin cebinden ciddi bir hortumlama var
– Elektrik dağıtım bedelinin içinde aslında neler var?
– EPDK görevini tam olarak yapıyor mu?
– Vatandaş elektrik faturalarıyla nasıl soyuluyor?
– Elektrik kesintilerinin verdiği zarar hangi boyutta?
– EPDK’nın amacı ne?
– Aralık ayında 591.000 saat elektrik kesintisi oldu
– “Temel mal ve ihtiyaçların üretimini devlet yapar”
– Türkiye’de özelleştirmeler amaca uygun mu?
– Mutfakta yangın var
– Ekmeğe %25 zam yapıldı
– Ekmekteki etiket neden kaldırıldı?
– Ekonomi politikası ne kadar tutarlı?
– Zamlar asgari ücreti ne kadar eritti
– Şirketlerin ‘İflas ertelemesi’ neyi işaret ediyor?
– TÜİK enflasyonu nasıl hesaplıyor
– Dünyada ve Türkiye’de enflasyonun durumu ne?
– Kartelleşmenin önüne nasıl geçilir?

Can Erzincan TV., 9 Şubat 2016, Artı Eksi

09.02.2016, Can Erzincan TV., http://canerzincantv.com/zam-yagmurunun-nedenleri-ve-ekonominin-durumu-arti-eksi-9-subat-2016/


23 Ekim 2015 Cuma

Market Sepetinde Hesap Şaştı

Vatandaşın enflasyonunun ne kadar yüksek olduğunu TÜİK'in kendi sepeti ele veriyor. TÜİK enflasyonu yüzde 7,95 olarak açıklamasına rağmen 28 ürünün bulunduğu market sepetindeki enflasyon yüzde 15,2. Sepetteki fiyat artışının yıl sonunda yüzde 25'i bulacağını belirten uzmanlara göre kur artışı ve siyasi belirsizlik, gıda fiyatlarına yeni zamlar getirebilir.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) enflasyon sepeti, PVC pencere, odun ücreti, otoban geçiş ücreti, mektup gönderme ücreti, boş DVD ve şans oyunları gibi 426 ürün ve hizmetten oluşuyor. Ancak TÜİK'in enflasyon sepetinde yer alan 28 temel gıda maddesindeki yıllık fiyat artışı vatandaşa yansıyan enflasyonun çok daha yüksek olduğunu gösteriyor. TÜİK'in önceki gün açıkladığı Eylül ayı enflasyonu yüzde 7,95, ancak TÜİK sepetinde yer alan ve en çok tüketilen 28 temel gıda ürünündeki enflasyon oranı yüzde 15,2. Bu ürünlere bakıldığında temel gıda ürünlerinin fiyatlarının bir yılda ortalama iki kat zamlandığı görülüyor. Son 2 yıldır TÜİK'in açıkladığı enflasyon rakamları ile tüketicinin yaşadığı enflasyonun çok farklı olduğunun altını çizen Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Yıl sonu itibarıyla tüketicinin gerçek enflasyonunun yüzde 25 civarında olacağı şimdiden belli.” dedi.

Eylül ayında enflasyon bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 7,95 oldu. Gıda ve alkolsüz içeceklerdeki yıllık enflasyon ise yüzde 10,73 olarak açıklandı. Ancak her iki rakam da alışveriş sepetindeki yangından çok uzak. Örneğin ayçiçeği yağının fiyatı bir yılda yüzde 15,2 arttı. Fındık içinin fiyatındaki artış rakamı ise dudak uçuklattı. Fındık içinin fiyatı bir yılda yüzde 38'den fazla yükselerek 43 liradan 60 liraya yükseldi. Sivri biberin fiyatı bir yılda yüzde 28,7, kuru soğanın fiyatı ise yüzde 14,9'a yükseldi. Aynı dönemde patlıcanda yüzde 45, mercimekte yüzde 36, salçada yüzde 18, balda yüzde 13,3 artış yaşandı. Çayın fiyatı ise yüzde 20'den fazla artarak 17 lira seviyelerinden 21 lira seviyelerine çıktı.

İstatistik Kurumu'nun yayımladığı rakamların vatandaşın sepetindeki yangını ne kadar yansıttığını Zaman'a değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Son 2 yıldır TÜİK'in açıkladığı rakamlar tüketicinin yaşadığı enflasyondan çok farklı. Tüketicinin sepetinde ağırlıklı olarak gıda, eğitim, enerji ve iletişim var.” dedi. “Bu sepete, özellikle gıda kalemine baktığımızda tüketicinin yaşadığı enflasyon yüzde 30'lara dayanmış durumda. Aynı şekilde kur artışı nedeniyle bu yılki eğitime başlama masrafları yüzde 70 civarında arttı.” Yıl sonu itibarıyla tüketicinin gerçek enflasyonunun yüzde 25 olacağının şimdiden belli olduğunu belirten Deniz, kur artışı, seçim ortamı ve terör sebebiyle enflasyon oranının daha da yükselme ihtimali olduğunu söyledi.

DÜNYADA GIDA FİYATLARI DÜŞERKEN TÜRKİYE'DE ARTMASI NORMAL DEĞİL
Dünya Gıda Örgütü (FAO) tarafından 9 Temmuz 2015 tarihinde yayınlanan “Gıda Fiyat Endeksi” verilerine göre dünya gıda fiyatları, 2015 yılı Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21 düşüş kaydetti. Aynı dönemde hububat fiyatları yüzde 17, bitkisel yağ fiyatları yüzde 17 geriledi. Taraf Gazetesi yazarı Süleyman Yaşar, Türkiye'deki gıda fiyatlarının dünyadaki gerilemelere rağmen artmasının normal olup olmadığını sorguladı. “Peki, Türkiye'de fiyatların hızlı artışı normal mi?” Olmadığını belirten Taraf Gazetesi yazarı Süleyman Yaşar, dünyada gıda fiyatlarının azalmasıyla ilgili olarak ise şu açıklamada bulundu: “Dünyada gıda fiyatları azalıyor, çünkü dünya petrol fiyatlarındaki gerileme gıda üretim maliyetlerini düşürüyor. Dolayısıyla dünyada gıda fiyatları azalıyor. Oysa Türkiye'de dünyanın tam aksine gıda fiyatları en hızlı artan kalem oluyor. Böylece gıda fiyatlarına paralel olarak lokanta ve otel hizmeti fiyatları da hızla yükseliyor. Kısaca, dünyada petrol fiyatlarının gerilemesi enflasyonu azaltıyor. Ama Türkiye vergi toplamak amacıyla enerji fiyatlarını düşüremediğinden enflasyon artıyor. Tabii Türk parasının yıl başından beri yüzde 32 oranında değer kaybetmesi de geçiş mekanizmaları nedeniyle iç fiyatları çoğaltan başka bir neden oluyor.”

Koray Tekin, 07.10.2015 Zaman, http://www.zaman.com.tr/ekonomi_market-sepetinde-hesap-sasti_2320375.html

21 Ağustos 2015 Cuma

En Yüksek Harcama Barınmaya

TÜİK 2014 Hane Halkı Araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya göre harcamaların yüzde 62.3'ünü barınma masrafları oluşturdu. Harcamalarının yüzde 24. 8'ini konut ile kira giderlerine ayıran yurttaşlar, eğitim ile sağlık için ise bütçe ayıramadı.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2014 yılı Hane halkı Bütçe Araştırma sonuçları açıklandı.

Araştırma, Türk halkı için en yüksek gider kaleminin barınma olduğunu ortaya koydu. Konut, gıda ile ulaşım masrafları toplam harcamaların yüzde 62.3'ünü oluşturuyor.

Türkiye genelindeki en yüksek harcama kalemi yüzde 24.8 ile konut ve kira harcamaları.

Bütçe giderlerindeki en düşük pay ise sağlık ve eğitim oldu. Türk halkı harcamalarının yüzde 2.4'ünü eğitime yüzde 2.1'ini ise sağlığa ayırabildi.

TÜİK'e göre, hane başına aylık ortalama tüketim harcaması 2 bin 848 lira. Uzmanlara göre ise bu rakam gerçeği yansıtmıyor.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Bülent Deniz gerçek rakamın çok daha yüksek olduğunu vurguladı.

Gelir düzeyi yükseldikçe, ulaştırmaya ayırılan bütçenin de yükseldiği görülüyor.

Ulusal Kanal, 20.08.2015, Ana Haber

Cemre Değerli-Şengül Derin, 20.08.2015 Ulusal Kanal http://www.ulusalkanal.com.tr/ekonomi/en-yuksek-harcama-barinmaya-h72117.html

1 Şubat 2015 Pazar

O Market Aranıyor!

TÜİK’in gıda sepetindeki ürünlerin fiyatlarıyla farklı kurumların gıda fiyatları arasındaki uçurum dikkat çekiyor. TZOB’un listesinde pek çok ürünün fiyatı TÜİK’inkinden yüksek. Liste karşılaştırıldığında TÜİK’te kabağın yüzde 28, ıspanağın yüzde 25, havucun yüzde 17, portakalın yüzde 27, elmanın yüzde 36 daha ucuz olduğu görülüyor.
Zaman gazetesinin haberine göre, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), 432 gıda maddesinden oluşan sepetteki enflasyon oranlarını geçtiğimiz gün yayımladı. Buna göre listedeki ürünlerin enflasyon ortalaması yüzde 12,73 oldu. Ancak başka listeler ile TÜİK listesi arasındaki fark dikkat çekiyor. Listede yer alan Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) listesiyle karşılaştırıldığında TÜİK’in listesinde yer alan 35 üründen 26’sının fiyatının TÜİK’te daha ucuz olduğu görülüyor. Örneğin elmanın fiyatı TÜİK sepetinde 2,24 lira iken TZOB’un listesinde 3,52 lira olarak yer aldı. Belli ürünlerde yüzde 30’un üzerine çıkan fiyat farkı “TÜİK hangi marketten alışveriş yaptığını da yazsın, vatandaş da ürünü ucuza alsın!” yorumlarına neden oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), enflasyon rakamlarını geçtiğimiz gün açıkladı. 2014 Aralık ayında enflasyon bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,17 arttı. 12 aylık ortalama olan yüzde 8,85’in çok altında gelen bu rakamlar içinde dikkat çeken bir diğer konu ise gıda ve alkolsüz içeceklerde yaşanan enflasyon oldu. Bir önceki yılın aynı ayına göre gıda ve alkolsüz içeceklerdeki enflasyon artışı yüzde 12,73 ile en yüksek artışın yaşandığı ikinci ana harcama grubu oldu. Ancak TÜİK’in sepetinde yer alan ürünlerin fiyatlarının benzer şekilde ürün fiyatlarını takip eden kuruluşların fiyatlarıyla örtüşmemesi kafalarda soru işaretlerine neden oldu. Örneğin geçtiğimiz günlerde 39 gıda maddesinin aralık fiyatını açıklayan TZOB’un listesindeki fiyatlar, TÜİK’in fiyatlarının çok üstünde geldi. İki liste karşılaştırıldığında TÜİK listesindeki kabağın yüzde 28, ıspanağın yüzde 25, havucun yüzde 17, portakalın yüzde 27, elmanın yüzde 36 daha pahalı olduğu görüldü. TÜİK’in listesindeki ürünlerden TZOB’a göre pahalı olanlardan bazılarıysa yeşil soğan ve kuru üzüm.

TÜİK enflasyonu yansıtmıyor
Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, sokağın fiyatlarının daha farklı olduğunu ve yaşanan enflasyonun TÜİK’in rakamlarına yansımadığını belirtti. Deniz, “İktidar birçok ekonomik parametreyi, örneğin; memura-işçiye zam, asgari ücretin belirlenmesi ve benzeri rakamları hesaplarken, TÜİK verilerini esas alıyor ve bu noktada ücretli kesim sosyal refah bakımından ileriye değil, sürekli geriye doğru gidiyor. Bu durum, gerçek-resmî enflasyon rakamlarının tüketicinin ekonomisinde büyük kayba yol açmaktadır.” eleştirisinde bulundu. TÜİK verilerine olan güvenin uzun süredir tartışıldığını belirten Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Bu tablo, bu tartışmanın ne denli haklı olduğunu gösteriyor. Federasyonumuzun değişik illerdeki üye derneklerinin gözlemleri, TZOB’un verileri ile teyit edilmiş bulunuyor. Örgütümüzün, ‘sokağın enflasyonu’ diye nitelendirdiği veriler, TÜİK verileri ile tamamen çelişiyor ve aradaki makas çok fazla. Yüzde 20-25 aralığında bulunan ‘sokağın enflasyonu’na ilişkin rakamları, TÜİK verilerinde ne yazık ki göremiyoruz.” dedi. TÜİK verilerinin, ekonomi yönetiminin hedef olarak ilan ettiği enflasyon rakamlarına yakın durmak bakımından hesaplanıyor olabileceği iddiasında bulunan Deniz, “Bizce bu veriler güvenli değil, çünkü yaşadığımız enflasyon, devletin resmî kurumunun açıkladığı rakamla büyük oranda çelişmektedir.” diye konuştu.

TÜİK sepetindeki ürünler gereksiz
TÜİK’in açıkladığı bu rakamlar, siyasilerin eleştirilerine hedef oldu. Siyasiler, TÜİK’in, toplumun her kesimini ilgilendiren gıdanın enflasyona yeterince etki etmemesini eleştirdi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kenan Tanrıkulu, gıda ürünlerinde enflasyonun yüksekliğine dikkat çekerek, “İşlenmemiş gıdada yıllık enflasyon yüzde 12,37 oldukça yüksek. Geçen yıl yüzde 12,9 idi. İşlenmiş gıda ve içecekteki enflasyon 2013 yılında yüzde 7,7 idi. 2014 yılında ise 14,3’e fırladı. Sorun kuraklık, don, zamansız yağış değil bunlara sığınılıyor, bunlar bahane gösteriliyor. Halkın enflasyonu yüksek. Fakir fukaranın harcaması TÜİK’in TÜFE sepetine uymuyor. Bu sepette sinema, tiyatro, otel konaklaması var. Halkın yüzde kaçı bunları yapıyor? Halkı gıda ilgilendiriyor. TÜİK gıdanın payını yüzde 24,45 olarak alıyor. Oysa gıda fakirin aylık giderinde yüzde 50 oranında yer tutuyor. Enflasyonu gerçekten ölçmek istiyorsak buna ağırlık vermek lazım.” dedi. Tanrıkulu’nun bu açıklamaları, sepetteki ürünleri de tartışmaya açtı. Sepette 432 ürün var. Viski gibi alkollü içeceklerden halıya, perdeye, gündelikçi ücretine, kontakt lense, emar ücretine, telefon kart ücretine, DVD oynatıcı fiyatına, müzik CD’sine kadar pek çok ürün yer alıyor. En dikkat çeken maddeler arasında ise boş DVD, dantel ipliği, film tabetme, at yarışı, iddaa ücretleri geliyor. Hacca gidiş ücretlerinin de yer aldığı sepette, mücevher diye bir kalem de yer alıyor.
Dünyada gıda fiyatları geriliyor
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) dünya genelinde gıda fiyatlarının aralıkta düştüğünü açıkladı. Süt ürünleri ve et fiyatlarında gerilemeye işaret eden FAO, bitkisel yağ ve şeker fiyatlarının da azalan talepten olumsuz etkilendiğini, tahılda ise önemli bir değişim görülmediğini belirtti. FAO’nun dünya gıda fiyatları endeksi kasıma göre yüzde 1,7 düşüşle aralıkta 188,6 puan seviyesine geriledi. FAO’nun gıda fiyatları endeksi tahıllar, yağlı tohumlar, süt ürünleri, et ve şeker fiyatlarındaki aylık değişimleri izliyor.



09.01.2015, Sözcü http://sozcu.com.tr/2015/ekonomi/o-market-araniyor-704605/

31 Ocak 2015 Cumartesi

Vatandaş, TÜİK’in Alışveriş Yaptığı Marketi Arıyor!

TÜİK’in gıda sepetindeki ürünlerin fiyatlarıyla farklı kurumların gıda fiyatları arasındaki uçurum dikkat çekiyor. TZOB’un listesinde pek çok ürünün fiyatı TÜİK’inkinden yüksek. Liste karşılaştırıldığında TÜİK’te kabağın yüzde 28, ıspanağın yüzde 25, havucun yüzde 17, portakalın yüzde 27, elmanın yüzde 36 daha ucuz olduğu görülüyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), 432 gıda maddesinden oluşan sepetteki enflasyon oranlarını geçtiğimiz gün yayımladı. Buna göre listedeki ürünlerin enflasyon ortalaması yüzde 12,73 oldu. Ancak başka listeler ile TÜİK listesi arasındaki fark dikkat çekiyor. Listede yer alan Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) listesiyle karşılatırıldığında TÜİK’in listesinde yer alan 35 üründen 26’sının fiyatının TÜİK’te daha ucuz olduğu görülüyor. Örneğin elmanın fiyatı TÜİK sepetinde 2,24 lira iken TZOB’un listesinde 3,52 lira olarak yer aldı. Belli ürünlerde yüzde 30’un üzerine çıkan fiyat farkı “TÜİK hangi marketten alışveriş yaptığını da yazsın, vatandaş da ürünü ucuza alsın!” yorumlarına neden oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), enflasyon rakamlarını geçtiğimiz gün açıkladı. 2014 Aralık ayında enflasyon bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,17 arttı. 12 aylık ortalama olan yüzde 8,85’in çok altında gelen bu rakamlar içinde dikkat çeken bir diğer konu ise gıda ve alkolsüz içeceklerde yaşanan enflasyon oldu. Bir önceki yılın aynı ayına göre gıda ve alkolsüz içeceklerdeki enflasyon artışı yüzde 12,73 ile en yüksek artışın yaşandığı ikinci ana harcama grubu oldu. Ancak TÜİK’in sepetinde yer alan ürünlerin fiyatlarının benzer şekilde ürün fiyatlarını takip eden kuruluşların fiyatlarıyla örtüşmemesi kafalarda soru işaretlerine neden oldu. Örneğin geçtiğimiz günlerde 39 gıda maddesinin aralık fiyatını açıklayan TZOB’un listesindeki fiyatlar, TÜİK’in fiyatlarının çok üstünde geldi. İki liste karşılaştırıldığında TÜİK listesindeki kabağın yüzde 28, ıspanağın yüzde 25, havucun yüzde 17, portakalın yüzde 27, elmanın yüzde 36 daha pahalı olduğu görüldü. TÜİK’in listesindeki ürünlerden TZOB’a göre pahalı olanlardan bazılarıysa yeşil soğan ve kuru üzüm.

Tüik enflasyonu yansıtmıyor
Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, sokağın fiyatlarının daha farklı olduğunu ve yaşanan enflasyonun TÜİK’in rakamlarına yansımadığını belirtti. Deniz, “İktidar birçok ekonomik parametreyi, örneğin; memura-işçiye zam, asgari ücretin belirlenmesi ve benzeri rakamları hesaplarken, TÜİK verilerini esas alıyor ve bu noktada ücretli kesim sosyal refah bakımından ileriye değil, sürekli geriye doğru gidiyor. Bu durum, gerçek-resmî enflasyon rakamlarının tüketicinin ekonomisinde büyük kayba yol açmaktadır.” eleştirisinde bulundu. TÜİK verilerine olan güvenin uzun süredir tartışıldığını belirten Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Bu tablo, bu tartışmanın ne denli haklı olduğunu gösteriyor. Federasyonumuzun değişik illerdeki üye derneklerinin gözlemleri, TZOB’un verileri ile teyit edilmiş bulunuyor. Örgütümüzün, ‘sokağın enflasyonu’ diye nitelendirdiği veriler, TÜİK verileri ile tamamen çelişiyor ve aradaki makas çok fazla. Yüzde 20-25 aralığında bulunan ‘sokağın enflasyonu’na ilişkin rakamları, TÜİK verilerinde ne yazık ki göremiyoruz.” dedi. TÜİK verilerinin, ekonomi yönetiminin hedef olarak ilan ettiği enflasyon rakamlarına yakın durmak bakımından hesaplanıyor olabileceği iddiasında bulunan Deniz, “Bizce bu veriler güvenli değil, çünkü yaşadığımız enflasyon, devletin resmî kurumunun açıkladığı rakamla büyük oranda çelişmektedir.” diye konuştu.
TÜİK sepetindeki ürünler gereksiz
TÜİK’in açıkladığı bu rakamlar, siyasilerin eleştirilerine hedef oldu. Siyasiler, TÜİK’in, toplumun her kesimini ilgilendiren gıdanın enflasyona yeterince etki etmemesini eleştirdi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kenan Tanrıkulu, gıda ürünlerinde enflasyonun yüksekliğine dikkat çekerek, “İşlenmemiş gıdada yıllık enflasyon yüzde 12,37 oldukça yüksek. Geçen yıl yüzde 12,9 idi. İşlenmiş gıda ve içecekteki enflasyon 2013 yılında yüzde 7,7 idi. 2014 yılında ise 14,3’e fırladı. Sorun kuraklık, don, zamansız yağış değil bunlara sığınılıyor, bunlar bahane gösteriliyor. Halkın enflasyonu yüksek. Fakir fukaranın harcaması TÜİK’in TÜFE sepetine uymuyor. Bu sepette sinema, tiyatro, otel konaklaması var. Halkın yüzde kaçı bunları yapıyor? Halkı gıda ilgilendiriyor. TÜİK gıdanın payını yüzde 24,45 olarak alıyor. Oysa gıda fakirin aylık giderinde yüzde 50 oranında yer tutuyor. Enflasyonu gerçekten ölçmek istiyorsak buna ağırlık vermek lazım.” dedi. Tanrıkulu’nun bu açıklamaları, sepetteki ürünleri de tartışmaya açtı. Sepette 432 ürün var. Viski gibi alkollü içeceklerden halıya, perdeye, gündelikçi ücretine, kontakt lense, emar ücretine, telefon kart ücretine, DVD oynatıcı fiyatına, müzik CD’sine kadar pek çok ürün yer alıyor. En dikkat çeken maddeler arasında ise boş DVD, dantel ipliği, film tabetme, at yarışı, iddaa ücretleri geliyor. Hacca gidiş ücretlerinin de yer aldığı sepette, mücevher diye bir kalem de yer alıyor.

Dünyada gıda fiyatları geriliyor

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) dünya genelinde gıda fiyatlarının aralıkta düştüğünü açıkladı. Süt ürünleri ve et fiyatlarında gerilemeye işaret eden FAO, bitkisel yağ ve şeker fiyatlarının da azalan talepten olumsuz etkilendiğini, tahılda ise önemli bir değişim görülmediğini belirtti. FAO’nun dünya gıda fiyatları endeksi kasıma göre yüzde 1,7 düşüşle aralıkta 188,6 puan seviyesine geriledi. FAO’nun gıda fiyatları endeksi tahıllar, yağlı tohumlar, süt ürünleri, et ve şeker fiyatlarındaki aylık değişimleri izliyor.
Koray Tekin, 09.01.2015 Zaman http://www.zaman.com.tr/ekonomi_vatandas-tuikin-alisveris-yaptigi-marketi-ariyor_2269664.html