elektrikzammi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
elektrikzammi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mart 2016 Pazar

Zam Yağmuru

Türkiye Yeni yıla zam yağmuruyla girdi. Neredeyse her yeni güne yeni zamlarla uyanıyoruz. Mutfak enflasyonu dar gelirli vatandaşların belini büküyor.

Makro ekonomi göstergelerde de hiç iç açıcı göstergeler yok. Dünya çağında yeni bir krizden söz ediliyor.

Bu haftaki Artı Eksi programında gelen zamlar ve ekonominin durumu konuşuldu.

Programın konukları, Ekonomist Prof.Dr. Esfender Korkmaz, Tüketiciler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, Zaman Gazetesi Ekonomi editörü Turhan Bozkurt ve Tüketiciyi Koruma Derneği Başkanı Aziz Koçaldı.

Programda ele alınan konu başlıkları:

– Zam yağmurunun sebebi ne?
– Bütçe açığını kapatmaya zamlar yetiyor mu?
– TÜİK enflasyonu nasıl hesaplanıyor?
– TÜİK Başkanı Ömer Toprak hangi marketten alış veriş yapıyor?
– TÜİK Başkanı Ömer Toprak’ın alış veriş yaptığı marketten biz de alış veriş yapabilir miyiz?
– Mutfak Enflasyonu TÜİK sepetine sığmıyor
– Gerçek enflasyon ne?
– Sosyal patlama endişesi yaşanıyor
– Türkiye’deki ve Dünyadaki gıda fiyatlarının durumu ne?
– Dünyada gıda ucuzlarken neden Türkiye’de sürekli zamlanıyor
– Zamlar can yalıyor
– Ödenen vergiler nereye gidiyor?
– İşsizliğin önüne nasıl geçilebilir?
– Ekonomi politikası ne kadar tutarlı
– Elektriğe yüzde kaç zam yapıldı?
– TÜketicinin cebinden ciddi bir hortumlama var
– Elektrik dağıtım bedelinin içinde aslında neler var?
– EPDK görevini tam olarak yapıyor mu?
– Vatandaş elektrik faturalarıyla nasıl soyuluyor?
– Elektrik kesintilerinin verdiği zarar hangi boyutta?
– EPDK’nın amacı ne?
– Aralık ayında 591.000 saat elektrik kesintisi oldu
– “Temel mal ve ihtiyaçların üretimini devlet yapar”
– Türkiye’de özelleştirmeler amaca uygun mu?
– Mutfakta yangın var
– Ekmeğe %25 zam yapıldı
– Ekmekteki etiket neden kaldırıldı?
– Ekonomi politikası ne kadar tutarlı?
– Zamlar asgari ücreti ne kadar eritti
– Şirketlerin ‘İflas ertelemesi’ neyi işaret ediyor?
– TÜİK enflasyonu nasıl hesaplıyor
– Dünyada ve Türkiye’de enflasyonun durumu ne?
– Kartelleşmenin önüne nasıl geçilir?

Can Erzincan TV., 9 Şubat 2016, Artı Eksi

09.02.2016, Can Erzincan TV., http://canerzincantv.com/zam-yagmurunun-nedenleri-ve-ekonominin-durumu-arti-eksi-9-subat-2016/


6 Şubat 2016 Cumartesi

Elektrikte Fatura Şoku

Hükümet yılbaşına elektrik zammıyla başladı. Doğalgaz ve petroldeki şok düşüşe rağmen elektriğe yüzde 6,8 zam yapıldı.

Türkiye’de tüketilen elektriğin yarısı doğal gazdan üretiliyor. Petrol fiyatlarının dip yaptığı bir dönemde doğalgaza yüzde 20 indirim beklenirken elektriğe zam geldi. EPDK sanayide kullanılan elektriğe yüzde 6,8, konutlarda kullan elektriğe ise yüzde 3,8 zam yaptı. EPDK, zamma gerekçe olarak da elektrik dağıtım şirketlerinin yapması gereken zorunlu yatırım ve işletme giderleri, iletim yatırım ihtiyacı ve enerji maliyetlerindeki artışı gösterdi. Zam, 1 Ocak 2016’dan itibaren geçerli olacak. 

İNDİRİM BEKLENİYORDU 
EPDK, geçen ay başında dağıtım şirketlerinin işlettiği şebekeler üzerinden elde ettiği reklam, kira ile baz istasyonu, araç, bina, arazi, veri transferi iletişim altyapısı kullanım gelirlerinin yanı sıra yapacağı danışmanlık hizmetlerinden kaynaklanan gelirlerinin tüketiciye indirim olarak yansımasını öngören bir karar almıştı. Bu kararın elektrik fiyatlarına indirim olarak yansıması bekleniyordu.

KALİTE DÜŞÜK 
Tüketiciler Birliği Başkanı Mehmet Bülent Deniz, zamma tepki göstererek, 2016’nın fiyatlar ve hizmetler açısından zor geçeceğini söyledi. Deniz, “Elektrik hem pahalı hem de çok ciddi bir kalite düşüklüğü var. Asgari ücret 1300 lira yapılırken hemen arkadan elektriğe zam yapıldı” dedi. 

YARISI DOĞAL GAZDAN ÜRETİLİYOR KAYIP KAÇAĞI DA VATANDAŞ ÖDÜYOR
Elektriğe gelen zammın yanında kayıp-kaçaklar da vatandaşa fatura ediliyor. 2014 yılında en yüksek kayıp kaçak oranları yüzde 74 ile Dicle, yüzde 61 ile Vangölü ve yüzde 26 ile Aras bölgesinde gerçekleşmişti. En düşük ise yüzde 6,33 ile Trakya dağıtım bölgesinde gerçekleşti

01.01.2016, Özgür Düşünce
http://www.ozgurdusunce.net/ekonomi/elektrikte-fatura-soku-h9068.html

7 Temmuz 2015 Salı

Elektrikte Kayıp-Kaçak Bedeline Zam İddiası

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Deniz, EPDK'nın perakende elektrik tarifelerinde kayıp kaçak bedeline rekor oranda zam yaptığını ileri sürdü.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (EPDK) kayıp kaçak bedeline zam yaptığını bildirdi.

Deniz, yazılı açıklamasında, EPDK'nın 1 Temmuz'dan itibaren uygulanacak perakende elektrik tarifelerini açıkladığını hatırlattı. Söz konusu karar incelendiğinde; ticarethanelere ilişkin tarifenin aktif enerji bedelinde yüzde 4,1, meskenlerde yüzde 6,13 indirim yapıldığını belirten Deniz, buna karşılık sanayi kuruluşlarına ilişkin tarifenin aktif enerji bedelinde ise yüzde 1,66 artış gerçekleştirildiğini kaydetti.

Aynı karar ile kayıp-kaçak bedeline rekor oranda zam yapıldığını savunan Deniz, şunları kaydetti:
"Sanayi kuruluşlarına ilişkin tarifenin kayıp-kaçak bedelinde yüzde 1,35 indirim yapılırken, ticarethanelere ilişkin tarifenin kayıp-kaçak bedelinde yüzde 32, meskenlere ilişkin tarifenin kayıp-kaçak bedelinde yüzde 39,47 oranında zam yapılmıştır. Kayıp-kaçak bedeline bu kadar yüksek oranlı zam, en son 2014/Ekim tarifesinde görülmüş, o dönemde de kayıp-kaçak bedeli yaklaşık yüzde 38 zamlanmıştı.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından, 21 Mayıs 2014 tarihinde verilen karar ile elektrik tüketiminden alınan kayıp-kaçak bedelinin hukuk devleti ve adalet düşüncesi ile bağdaşmadığına hükmedilmiş ve karar, tüm hukuk yolları tüketilerek kesinleşmiştir. Bu kararı ortadan kaldıracak herhangi bir yasal düzenleme de mevcut değildir. Dolayısıyla kayıp-kaçak bedelinin iadesi için tüketicilerin hukuk yoluna başvurmalarının önünde hiçbir engel bulunmamakta olup, yüz binlerce tüketici bu yönde Tüketici Hakem Heyetleri’nde gerekli girişimleri yapmaktadırlar"

Elektrik hizmetinden alınan kayıp-kaçak bedelinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin üst düzey bir yargı kararı bulunmazken, siyasi iktidara düşen görevin, kayıp-kaçak bedeli uygulamasını sonlandırmak olduğunu belirten Deniz, "Ancak 7 Haziran Genel Seçimi sonrası, halen geçici nitelikte görev yapan siyasi iktidar, milyonlarca tüketicinin vicdanında rahatsızlık oluşturan bu uygulamayı sonlandırmak yerine, rekor oranda zam yapmayı tercih etmiştir" ifadelerini kullandı.

Uğur Serhan Özcan, 05.07.2015 Anadolu Ajansı http://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/550267--elektrikte-kayip-kacak-bedeline-zam-iddiasi

Geçici İktidardan, Kalıcı Hasarlar

05.07.2015

Elektrik hizmet bedellerinin belirlenmesine ilişkin 25.06.2015 tarihli EPDK kararını değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “kayıp kaçak bedeline rekor oranda zam yapıldı” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır:

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK)’nun 25.06.2015 tarih ve 5666 sayılı kararı ile 01.07.2015 tarihinden itibaren uygulanacak perakende elektrik tarifeleri açıklanmıştır.

Söz konusu karar incelendiğinde;
-Ticarethanelere ilişkin tarifenin aktif enerji bedelinde yüzde 4,1,
-Meskenlere ilişkin tarifenin aktif enerji bedelinde yüzde 6,13 oranında indirim,
-Sanayi kuruluşlarına ilişkin tarifenin aktif enerji bedelinde ise, yüzde 1,66 oranında zam yapıldığı görülmektedir.

Ancak aynı karar ile kayıp-kaçak bedeline rekor oranda zam yapılmıştır.
-Sanayi kuruluşlarına ilişkin tarifenin kayıp-kaçak bedelinde yüzde 1,35 indirim yapılırken,
-Ticarethanelere ilişkin tarifenin kayıp-kaçak bedelinde yüzde 32,
-Meskenlere ilişkin tarifenin kayıp-kaçak bedelinde yüzde 39.47 oranında zam yapılmıştır.

Kayıp-kaçak bedeline bu kadar yüksek oranlı zam, en son 2014/Ekim tarifesinde görülmüş, o dönemde de, kayıp-kaçak bedeli yaklaşık olarak yüzde 38 oranında zamlanmıştı.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından, 21.05 2014 tarihinde verilen (E:2013/7-2454, K:2014/679) karar ile elektrik tüketiminden alınan kayıp-kaçak bedelinin hukuk devleti ve adalet düşüncesi ile bağdaşmadığına hükmedilmiş ve karar, tüm hukuk yolları tüketilerek kesinleşmiştir. Bu kararı ortadan kaldıracak herhangi bir yasal düzenleme de mevcut değildir. Dolayısıyla kayıp-kaçak bedelinin iadesi için tüketicilerin hukuk yoluna başvurmalarının önünde hiçbir engel bulunmamakta olup yüzbinlerce tüketici bu yönde Tüketici Hakem Heyetleri’nde gerekli girişimleri yapmaktadırlar.

Elektrik hizmetinden alınan kayıp-kaçak bedelinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin üst düzey bir yargı kararı ortada iken, siyasi iktidara düşen görev; kayıp-kaçak bedeli uygulamasını sonlandırmak olmalıdır. Ancak 7 Haziran Genel Seçimi sonrası, halen geçici nitelikte görev yapan siyasi iktidar, milyonlarca tüketicinin vicdanında rahatsızlık oluşturan bu uygulamayı sonlandırmak yerine, rekor oranda zam yapmayı tercih etmiştir.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF), yargı kararı ile hukuka aykırı olduğu tespit edilmiş ve elektrik hizmetinden yararlanan milyonlarca tüketicinin tepkisine yol açan kayıp-kaçak bedelinin elektrik tarifelerinden kaldırılması gerektiğini güçlü bir şekilde vurgulamaktadır.

Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan

3 Ekim 2014 Cuma

"Temel Sorun, Paylaşımın Âdil Olmamasıdır"



Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, "halkın ekonomisi"ni değerlendirdi.



 
-Türkiye'nin 2014 yılında yaşamış olduğu ekonomik kriz, bize özgü bir kriz. Dünya ekonomisinden ayrıştık.
 -Gezi Parkı sosyal bir olaydır ve her sosyal olay gibi ekonomik sonuçları olacaktır demiştik. Nitekim oldu..
 -Türkiye'nin temel sorunu gelir paylaşımının âdil olmamasıdır. Ülkenin bu denli kutuplaştırılmasının altında yatan neden budur.
 -Petrolün varili 95 doların altına geldiği halde, bizde akaryakıt ürünlerinde indirim nazlanarak yapılıyor.
 -Elektrik doğlagaz gibi temel ürünlere zam yapmak yerine, üzerindeki vergi yükü azaltılarak halkın ekonomisine katkı yapılabilirdi.
 -Enerji zamları halka ulaşan tüm mal ve hizmetlerin fiyatlarının artmasına neden olacak, çift haneli enflasyonu göreceğiz.
 -Bir toplumun yüzde altmıbeşinin bankalara borçlu olduğunu söylemek, o ülkenin "faiz lobisi"ne satıldığını söylemek demektir.
 -Kart aidatınızı alacağız diye reklâm yapan firmalara itibar etmeyin. Onların göndereceği dört tane A4 kağıdına para ödeyip dolandırılmayın.
 
Çetin Ünsalan ile EkoPolitik,
Ulusal Kanal, 02.10.2014
https://www.dailymotion.com/video/x272nau_cetin-unsalan-ile-ekopolitik-konuk-tuketiciler-bir-fed-bsk-av-mehmet-bulent-deniz-2-ekim-2014_news
 
 
 

5 Aralık 2012 Çarşamba

"Tüketicinin Kara Kışı Başladı..."

BOTAŞ'ın, kamu santrallerine verdiği doğalgaza yüzde 37 zam yapmasının ardından, gözler elektrik fiyatlarına çevrildi...
 
Tüketiciler Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; enerji fiyatlarındaki olası gelişmeleri, İMC TV. Ekonomik Panorama, Tempo TV. Ana Haber ve TV8 Ana Haber bültenlerinde değerlendirdi.
 
2012 Nisan ayından bu yana elektrik fiyatlarına yüzde 21, doğalgaz fiyatlarına yüzde 30 zam yapıldığını hatırlatan Deniz, şu uyarılarda bulundu:
 
"Tüketicinin yaşamını sürdürmesi için zorunlu olan aydınlanma, ısınma ve ulaşım fiyatlar başdöndürücü bir hızla artıyor. Bu yılın Nisan ayında 100,00 TL. elektrik faturası ödeyen tüketici artık 121,00 TL. ödüyor. Yine 100,00 TL. doğalgaz faturası ödeyen tüketicinin cebinden 130,00 TL. çıkmaktadır.
 
BOTAŞ'ın elektrik üreten kamu santrallerine verdiği doğalgaz fiyatına yaptığı yüzde 37 zam ve EPDK. nın geçtiğimiz günlerde elektrik dağıtım firmalarının kâr marjlarını arttıran kararının ardından önümüzdeki günlerde elektrik fiyatlarına yüksek oranda zam yapılacağı belli olmuştur.
 
Tüketiciye ulaşan her türlü mal ve hizmetin zorunlu maliyet unsuru olan elektirk fiyatına yapılacak zam, herşeye zam demektir. Gıdadan, giyeceğe her türlü mal ve hizmetin fiyatı artacaktır. Kamusal ve tekel niteliğindeki elektrik, doğalgaz ve akaryakıt fiyatlarındaki artışlar, tüketici için kara kışın başladığının habercisidir. Tüketiciyi zor bir kış beklemektedir.
 
Siyasi iktidar doğalgaz, elektirk ve akaryakıt üzerinden hazine kasasını denkleştirme politikasını bir kenara bırakmalı, bu ürünlerin tüketiciye ulaşırken aldığı yüksek orandaki vergilerde indirime gitmelidir."

3 Nisan 2012 Salı

"Sorun Enerji Değil Vergi Politikası"

Tüketici hakları uzmanı Bülent Deniz, son zamlarla ilgili yaptığı değerlendirmede, esas sorunun gelir durumuna bakılmaksızın toplanan dolaylı vergiler olduğunu belirterek 1 liralık elektrik tüketimine 2,5 lira vergi ödediğimize dikkat çekti.

Elektriğe yapılan yüzde 9.26'lık zammın ardından 31 Mart Cumartesi gecesi doğalgaza da konutlarda yüzde 18.72, sanayide ise yüzde 16.49 oranında zam yapıldı.

Doğalgaza yapılan yaklaşık yüzde 19'luk zam, 2008'deki yüzde 22'lik zammın ardından gerçekleşen en yüksek zam oldu.

Buna göre, KDV hariç 0.7165 lira olan bir metreküp doğalgazın fiyatı 0. 8327 liraya yükseldi.

Tüketici hakları uzmanı ve Tüketiciler Birliği Kurucu Başkanı Bülent Deniz, doğalgaz, elektrik ve sürekli zamlanan petrol fiyatlarındaki artışları değerlendirirken sorunun enerji politikalarından değil vergi politikalarındaki olumsuzluklardan kaynaklandığını söyledi.

"Zengin bir iş insanı da asgari ücretle çalışan biri de benzinciye gittiğinde, doğalgaz veya elektrik kullandığında aynı vergiyi ödüyor. Bu da gelir dağılımı adaletini bozuyor."

Bülent Deniz, doğalgaz ve elektriğe yapılan zamların sadece o kalemlerle sınırlı kalamayacağını, doğalgaz ve elektriği kendi üretiminde girdi olarak kullanan sanayicinin zamları üretime yedirmesiyle bize ulaşan her türlü mal ve hizmette de fiyat artışı olacağını ifade etti.

"Zamlarla makro ekonomik hedeflerden sapılabilir"
Bülent Deniz, bianet'e yaptığı açıklamada doğalgaza yüzde 19 ve elektriğe yüzde 9 oranında yapılan zamların, iktidarın bu süreci doğru yönetemediğini ortaya çıkardığını söyledi.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı yıllık enflasyon oranlarına rağmen bu zamların yapıldığını söyleyen Deniz, enflasyonun üstünde zam yapan idarenin bu zammın gerekçesini açıklama zorunluluğu olduğunu söyledi.

"Danıştay'ın bizim daha önce açmış olduğumuz davalarda verdiği zammın iptaline ilişkin kararlarda hep 'enflasyonun üzerinde zam söz konusuysa, zammı yapan idare bu aradaki farkı açıklayabilir bir maliyet artışını kanıtlamalıdır' denilmiştir. Danıştay hep bu gerekçeyle zamları iptal etmiştir."

"Doğalgaza yüzde 19 zam yapılıyorsa ve enflasyon da yüzde 8 ise aradaki 11 puanlık farkın neden zaruri olarak tüketiciden alındığını Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) ve Enerji Bakanlığı'nın maliyet artışını kanıtlayacak belgelerle ortaya koyması lazım."

"İşçi ücretleri mi, nakliye ücretleri mi, depolama ücretleri mi arttı? Bunlar kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Bu zamların gerekçelerini halkıyla paylaşmayan bir idarenin bu zamları bize kabul ettirmesi ve insanların sessiz kalması söz konusu olamaz."

"Hükümetin altı ay önce orta vadeli ekonomik planı açıklandı. Merkez Bankası'nın enflasyon hedefleri var. Dolayısıyla enflasyonun belli noktada tutulmasına dair hükümetin zorunlulukları var. Bu zamlardan sonra nasıl taahhüt edilen enflasyon rakamları tutturulabileceğini merak ediyorum. Zamlarla birlikte makro ekonomik hedeflerden sapılabileceğinden endişeliyim."

"Asgari ücretli de zengin de aynı vergiyi ödüyor"
Bülent Deniz Türkiye'de enerji politikasından ziyade vergi politikasında sıkıntı olduğu görüşünde. petrol ve doğalgazı pek çok ülkeye göre çok yüksek fiyatlarla kullandığımıza dikkat çeken Deniz, siyasi iktidarın vergiyi "regülatör" olarak kullanması gerektiğini ifade etti.

Hükümetin zam yapılmasının zorunlu olduğu durumlarda kendi alacağı vergi oranlarını düşürerek halka daha az fiyat artışı yansıtabileceğini söyleyen Deniz, bu politikanın kullanılmadığını, çünkü hükümetin alacağı vergiden vazgeçmek istemediğini ve en kolay vergi tahsilatı yolunu seçtiğini söyledi.

"Benzinde bir birim enerji maliyetinin üstüne üç birim vergi ekleniyor. Rafineri çıkışından bize gelinceye kadar yüzde 300 fiyat artışı oluyor."

Vergilerin daha anlaşılabilir ve kabul edilebilir oranlarda olması lazım. Türkiye'de yüzde 66 oranında katma değer vergisi, özel iletişim vergisi, işlem vergisi gibi isimler adı altında dolaylı vergi alınıyor. Avrupa Birliği standartlarında bu dolaylı vergilerin oranı yüzde 25-30 civarında."

"Dolaylı vergin yüksek olması, gelir dağılımı adaletini bozuyor. Benzinciye gidildiğinde, doğalgazla evinizi ısıtırken, elektrik kullanırken, cep telefonu kullanırken zengin bir iş insanı da asgari ücretli de aynı vergiyi ödüyor."

"Herkesin eşit vergi verdiği bir ekonomik planlamada gelir dağılımı adaleti bozuluyor. Oysa ki, anayasanın temel hükmü, verginin kazanca ve kişilerin gelir durumuna göre tahsis edilmesidir. Bizde en kolay vergi toplama yolu olarak bu gözüktüğü için yüzde 65, kimi zaman yüzde 72'ye varan oranlarda dolaylı vergi alınıyor. Bu da bizim toplumsal yaşamımıza ve gelir dağılımına ciddi şekilde etki ediyor."

"Elektrikte 1 liralık tüketime 2,5 lira ödüyoruz"
Elektrik zammına da değinen Deniz, bugün yüzde 15 oranında kaçak elektrik parası tahsis edildiğini söyledi.

Elektriği kaçak kullananların yanı sıra elektriğin bize iletimindeki kayıpların da ücretinin tüketiciden tahsis edildiğini söyleyen Deniz, elektriğin iletim aşamasında teknik sorunlar nedeniyle yaşanan kayıpların da tüketiciden tahsis edildiğinin altını çiziyor.

"Yani karpuz satıcısının karpuz satarken kelek çıkan ve satamadığı karpuzların fiyatını da tüketiciye yansıtması gibi bir uygulama. Böyle bir mantık kabul edilebilir değil."

Deniz, TRT'nin kayıp-kaçak bedeli üstünden kendi payının verilmesi için Danıştay'a gittiğini ve davayı kazandığını belirterek bu aydan itibaren TRT payının da artmasıyla birlikte elektrik faturalarının daha da zamlanacağını vurguluyor.

"Şimdi geriye doğru birikmiş olan TRT payları da tüketiciden tahsis edilecek. Öte yandan enerji fonu adı altında, sayaç bakım bedeli adı altında para alınıyor. Kalemleri topladığımızda 1 liralık tüketimimize karşı 2,5 lira fatura ödüyoruz. Bu da kabul edilebilir bir şey değil."

Ekin Karaca/Bianet 02.04.2012
Bu haber, Bianet haber portalının http://bianet.org/bianet/toplum/13763-sorun-enerji-degil-vergi-politikasi linkinde yayınlanmıştır.