18 Mayıs 2015 Pazartesi

Şirketlerin ‘İzinsiz SMS’inin Faturası Abonenin Üstüne Kaldı

Cep telefonuna reklam mesajı atması konusunda şirketlere aboneden izin isteme mecburiyeti getirildi. Aboneden, ‘reklam mesajı istemiyorum’ cevabı istenmesi, faturaların kabaracağı endişesine yol açtı. Uzmanlar, karmaşanın sebebinin, 1 Mayıs’ta yürürlüğe giren kanunla ilgili yönetmeliklerin çıkmaması olduğunu ifade ediyor.

Şirketlerin tüketicilere izinsiz olarak satış ve pazarlama amaçlı mesaj, elektronik posta göndermesi ve arama yapması 1 Mayıs’ta yürürlüğe giren kanunla yasaklandı. Bu tarihten itibaren cep telefonu aboneleri şirketler tarafından mesaj yağmuruna tutuldu ve reklam mesajı almak istemeyenlerin uyarı mesajlarını cevaplaması istendi. Tüketiciler ise bu şekilde her gün onlarca mesajı cevaplamanın hem zahmetinden rahatsız hem de telefon faturasının kabartmasından endişeli.
Yürürlükteki yasa, reklam mesajı almak istemeyenlere hangi yöntemi izleyeceklerini göstermesini ve yöntemin mutlaka ücretsiz olmasını şart koşuyor. Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, normalde onay talebine cevap verilmemesinin hukuken onay vermeme anlamı taşıdığını belirterek, “Tüketicilerimiz hiç kimseye onay vermesin, hiçbir mesaja hayır cevabı vermesin.” çağrısını yaptı. Mesajların yasaklanması gündeme geldiğinde, özellikle bankalar kasımdan itibaren mesaj göndermeye başladı. Sonraki aylarda bu yöntemi diğer şirketler de takip etti. Bu mesajlardan kurtulmak isteyenlerin mesajları cevaplamaması durumunda onay vermiş olup olmayacağı hâlâ belli değil. Tüketicilerin mesajı cevaplamadığı için ya da cevaplamasına rağmen mesaj almaya devam etmesi halinde itiraz ve şikayet yolları da uzun ve zahmetli.
Karışıklıkların sebebinin kanun yürürlüğe girmesine rağmen uygulamaya ilişkin yönetmeliklerin hâlâ çıkartılamamış olduğunu kaydeden Bülent Deniz, şöyle konuştu: “Yönetmelik taslakları Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın sitesinde duruyor. İtiraz ve şikayet yolları yönetmelikte var ama yürürlüğe girmediği için uygulanamıyor. Yönetmelikte şikayetlerin e-imza ile e-devlet üzerinden ya da ticaret il müdürlüklerine şahsen başvurarak yapılabileceği belirtilmiş. Kaç kişinin e-imzası var, ticaret il müdürlüğünün yolunu bilen kaç kişi var?” İtiraz ve şikayetlerin kolaylaştırılmasını isteyen Deniz, internet ten e-imza gerekmeden başvuru yapılabilmesi gerektiğini, ayrıca tüketici örgütlerine de başvuru hakkı verilerek toplu şikayet yolunun açılması gerektiğini kaydetti.

Dolandırıcılardan ‘kısa mesaj’ oyunu
1 Mayıs’ta başlayan yeni süreçle birlikte dolandırıcılar da ortaya çıktı. Spam engelleme iddiasındaki bazı sitelerin vatandaşlara yardım etme bahanesiyle bilgilerini çaldığı ve kötü amaçlar için kullandığı belirtiliyor. Uzmanlara göre kaynağından emin olmadan ve fazla incelemeden gelen mesajların cevaplanması ya da içeriğindeki bağlantıların açılması cep telefonu ve bilgisayarlara zarar verebilir.

Ali Demirhisar, 18.05.2015 Zaman http://www.zaman.com.tr/ekonomi_sirketlerin-izinsiz-smsinin-faturasi-abonenin-ustune-kaldi_2295118.html

17 Mayıs 2015 Pazar

Kanun Çıkmadı, Abone Elektrik Kayıp-Kaçak Parasını Geri Alabilir

Enerji Bakanlığı’nın dürüst abonelerden alınan kaçak elektrik parasını kalıcı hale getirmek için hazırladığı taslak TBMM’den geçmedi. Ancak enerji yönetimi ve şirketler, yasal değişiklik yapılmış gibi aboneleri yanlış yönlendiriyor. Oysa Yargıtay kararı yürürlükte ve aboneler paralarını geri alabiliyor. Tüketici hukuku uzmanı Avukat Deniz, önemli bir uyarı yaptı: “Firmaların ‘geri alınamaz’ cevabının hukukî değeri yok. Hakem heyetleri başvuruları almak ve karara bağlamak zorunda.”

Yargıtay, elektrik faturalarından alınan kayıp-kaçak parasının haksız olduğunu ve aboneye iadesine karar verdi. 36 milyon elektrik abonesini sevindiren bu gelişme üzerine Enerji Bakanlığı, kayıp-kaçak parasını tekrar kalıcı hale getirmek için yasa tasarısı hazırlayarak TBMM’ye gönderdi. Komisyonda kabul edilen bakanlık teklifi Genel Kurul’da yasallaşmadan TBMM kapandı. Ancak son aylarda Enerji Yönetimi ve elektrik dağıtım şirketleri, ‘Yasa çıkmış ve paralar iade edilemeyecek’ içerikli bilgilendirmelerle aboneleri yanlış yönlendiriyor. Oysa, kanun çıkmadığı için Yargıtay’ın verdiği karar halen yürürlükte. Elektrik aboneleri, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne (TSHH) başvurarak kayıp-kaçak paralarını geri alabilirler. Tüketici Hukuku Uzmanı Avukat Bülent Deniz de önemli bir hatırlatma yapıyor: Kayıp-kaçak bedelinde son hukuki durum, Aralık 2014 tarihindeki durumdur. Yani, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun verdiği ve kesinleşen kararının üzerinde herhangi bir yeni yasal düzenleme olmadı. Bu da kayıp-kaçak başvuru sürecini kullanan tüketicinin parasını alabileceği anlamına geliyor.

Elektrik parasını ödeyen abonelerden alınan kayıp-kaçak parası, uzun süredir kamuoyunda tartışma konusuydu. Konuyla ilgili Tüketici Hakem Heyetleri ve mahkemelere binlerce başvuru yapıldı. Sonuçlanan mahkemeler Yargıtay’a taşındı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nda 17 Aralık 2014 tarihinde nihai kararını verdi: ‘Çalınan elektriğin parası dürüst aboneden alınamaz ve alınan paralar da iade edilmeli’: Zaman bu gelişmeyi ilk kez 23 Aralık 2014’te ‘Yargıtay, elektrikte son noktayı koydu: Kayıp-kaçak bedeli aboneye geri ödenecek’ başlığıyla kamuoyuna duyurdu. Haber kamuoyunda geniş yankı bulurken aboneler de ödedikleri kaçak elektrik parasını öğrenmek ve geri almak için elektrik dağıtım şirketlerine akın etmişti. Enerji Bakanlığı da, kayıp-kaçak bedelini tekrar kalıcı hale getirmek ve ödenenleri de tarifelere yansıtmak için yasa çalışması başlatmıştı. 

Şirketler ‘hayır’ diyemez
Yüksek Mahkeme kararına rağmen Enerji Yönetimi ve şirketler, çalınan elektrik için ödenen paraların abonelere iade edilmemesinde ısrarcı. Hatta ‘Yasal değişiklik var. Kayıp-kaçak ödemesi yapılmayacak. Ödenenler de geri alınacak’ içerikli tüketicileri yanıltıcı bilgilendirmeler de yapılmaya başlandı. Fakat gerçekte tam tersi bir durum söz konusu. Kayıp-kaçak için hazırlanan düzenleme, TBMM’de yasallaşmadı. Bu nedenle, aboneler elektrik dağıtım şirketlerinden alacağı ödeme tutarını gösteren belge ile Tüketici Hakem Heyetleri’ne başvuru yapabilirler. Hakem Heyetleri de mutlaka yasal sürede kararlarını vermek zorunda. Bazı abonelere şirketlerin ‘Kayıp-kaçak yasal tahsilat. İade edilemez’ veya Hakem Heyetleri’nin ‘Kanun çıkıyor, ödeme yapılamayacak’ açıklamalarının hiçbir yasal karşılığı yok. Halen yürürlükte olan Yargıtay kararı var ve kamu kurumları-görevlileri bu yasaları uygulamak zorunda. Aksi tavır sergileyen şirket ve kamu kurumları suç işlemiş olur. Abonelerin yapması gereken iş, gerekli evrakları tamamlayarak yasada belirtilen usullere göre Tüketici Hakem Heyetleri’ne veya Tüketici Mahkemeleri’ne başvurmaktır. Haksız ödenen paralar, kısa sürede geri alınabilir.

Kayıp-kaçak parası nasıl geri alınır?
Elektrik dağıtım şirketine başvurup abonelik süresince kaç lira kayıp-kaçak parası ödendiği öğrenilecek (En fazla 10 yıllık).

Fatura, mutlaka başvuru sahibinin adına olmalıdır.

Hakem Heyeti’ne yönelik usulüne uygun dilekçe yazılacak. Dağıtım şirketine alınan ve kayıp-kaçak tutarını gösteren yazı dilekçeye eklenecek.

Abone, dilekçeyle Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne (TSHH) başvuru yapacak.
Başvurular; kayıp-kaçak tutarı 2.200 TL’ye kadar İlçe Tüketici Hakem Heyeti’ne, 3.300 TL’ye kadar İl Hakem Heyeti’ne ve 3.300 TL yukarısı tutar için de Tüketici Mahkemesi’ne başvuru yapacak (2015 tarifesi).

Hakem Heyeti kararları, taraflar için bağlayıcıdır. Elektrik Dağıtım Şirketi, Tüketici Hakem Heyeti’nin kararını uygulamaz ise ek herhangi bir hukuki işleme gerek olmadan doğrudan icra yoluyla para tahsil edilir.

Hakem heyetleri işlem yapmak zorunda
Elektrik kayıp-kaçak paralarının geri alınmasıyla ilgili önemli bir hatırlatmayı da Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Avukat Bülent Deniz yapıyor. Deniz, konuya açıklık getirdi: “TBMM de görüşülen ve bu kararı (Yargıtay) ortadan kaldıracak yasa tasarısı, Meclis’in tatile girmesi üzerine “kadük” oldu. Yani gündemden kalktı. Bu durumda kayıp-kaçak konusunda tüm işlemlerin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (YHGK) kararına göre yürütülmesi gerekiyor.” Deniz, elektrik abonelerinin yapması gerekenleri de özetledi: Tüketici, elektrik hizmetini satın aldığı firmaya yazılı olarak parasının iadesini isteyen başvuru yapmalı. Firmaların vereceği ‘geri alınamaz’ gibi olumsuz cevabın hukuki hiçbir değeri ve dayanağı yok. Sonra firmanın yazılı cevabı ile Tüketici Hakem Heyeti’ne başvuru gerekiyor. Başvuru ücretsizdir. Hakem Heyetleri yasada belirtilen süre içinde karar vermek zorunda.

İsmail Altunsoy, 14.05.2015 Zaman http://www.zaman.com.tr/ekonomi_kanun-cikmadi-abone-elektrik-kayip-kacak-parasini-geri-alabilir_2294373.html

12 Mayıs 2015 Salı

İzinsiz SMS Fiyaskosu!

Yürürlüğe giremeyen yönetmelikler nedeniyle izinsiz SMS ve e-posta’nın önü kesilemedi. 1 Mayıs öncesine göre bu tarz gönderimlerde sadece yüzde 10 düzeyinde düşüş olduğu belirtiliyor. Şikayet mekanizmasının da kolaylaştırılması isteniyor.

Tüketicilere izinsiz SMS, elektronik posta gönderilmesini ve telefon aramalarını yasaklayan düzenleme 1 Mayıs’ta yürürlüğe girmesine karşın karışıklık devam ediyor. Halen isteği dışında SMS ve e-posta almaya devam eden tüketiciler belirsizlikten şikayetçi.

Avukat Gökhan Ahi, Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun yürürlüğe girmesine karşın yönetmeliklerin henüz çıkmadığını belirterek, “Bu nedenle izinsiz SMS gönderimi devam ediyor. 1 Mayıs öncesine göre bu tarz SMS ve e-posta gönderiminde sadece yüzde 10 düşüş olduğu görülüyor. Yönetmelik çıkmadığı için tüketicilerin nereye şikayet edeceği konusunda da açıklık yok” dedi.

Belirsizlik sürüyor
Kanunda neyin rıza olarak kabul edileceğininin de net olarak belirtilmediğine dikkat çeken Ahi, “1 Mayıs öncesinde gönderilen izin isteklerine sessiz kalmak da rıza kabul edilmiş olabilir. 1 Mayıs sonrasında ise bu durum farklı. Bu tarihten sonra gelen izin taleplerine sessiz kalınırsa rıza olarak kabul edilemeyecek. Mutlaka aktif onay alınması gerekiyor. Ama markalar 1 Mayıs’tan önce onay almıştık derlerse tüketicinin bunu nasıl ispat edeceği de belli değil. İzinsiz SMS’de belirsizlik halen sürüyor” diye konuştu.

Avukat Görkem Gökçe ise, halen onay alınmaksızın birtakım iletilerin gönderildiğini dile getirerek, “Bununla birlikte onayın ne şekilde verilmiş sayılacağı açık olmadığından birçok şirket olumsuz olarak cevaplandırılmayan mesajları onay olarak değerlendiriyor. Buna dayanarak iletilerini göndermeye devam ettikleri görülüyor” bilgisini verdi.

Sessizlik ret mi?
Gökçe, isteği dışında tanıtıcı SMS ve e-posta almaya devam edenlerin yapması gerekenlerle ilgili de, “Kanun uyarınca alıcılar diledikleri zaman kendilerine ticari ileti gönderilmesini reddetme hakkına sahip. Bu durumda onay için gönderilen mesajlara verilecek olan ret cevabı ile bu iletilerin gönderilmesi önlenebiliyor. Bu girişim de sonuçsuz kalırsa bu firmaların Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na şikayet edilmesi mümkün” diye konuştu.
İzin isteyen mesajları cevapsız bırakanların SMS almaya devam edip etmeyeceğiyle ilgili soruya da Avukat Görkem Gökçe, “Kanunun uygulaması henüz belirlenmediğinden onayın ne şekilde verilmiş sayılacağı kesin değil. Bu kapsamda yayınlanan Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelik Taslağı’nda gönderilen onay mesajlarına sessiz kalınması ret sayılmaktadır. Ancak bu yönetmelik henüz yürürlüğe girmedi. Bu nedenle bu soruya kesin bir cevap vermek doğru olmaz. Bizce, yönetmeliğin yürürlüğe girmemesinden bağımsız olarak kanunun amacı düşünüldüğünde cevapsız kalan iletilerin onay değil ret sayılması gerekir” yanıtını verdi.

Dolandırıcılar türedi
- Ayrıca vatandaş adına şikayetin bakanlığa iletildiğinin iddia edildiği web siteleriyle bilgi avcılığı yapılıyor. Vatandaşlara bilgilerini paylaşmamaları uyarısı var.
- İnternet ve veri güvenliği firması Trend Micro, yeni yasal düzenlemeyle birlikte yoğunlaşan izinsiz gönderimin engellenmesine yönelik onay mesajlarındaki tehlikelere dikkat çekiyor.
- Her gün birçok izinsiz gönderimi durdurma mesajıyla karşılaşan kullanıcılar genellikle fazla incelemeden ve kaynağından emin olmadan bu mesajlara onay veriyor ve içindeki bağlantıları açıyorlar.
- Bununla beraber gelen bazı mesajlarda gönderime onay verildiği takdirde çeşitli hediyeler vaat edilerek kullanıcılar bağlantıya tıklamaları için ikna edilmeye çalışılıyor.
- Kullanıcı eğer sahte bir onay mesajıyla karşı karşıyaysa ‘İzinsiz gönderimi durdurmak için aşağıdaki bağlantıya tıklayın’ ya da ‘Hediyenizi almak için aşağıdaki bağlantıyı açın’ gibi yönlendirmelere tıkladığı durumda zararlı yazılımlarla karşı karşıya kalabiliyor.

‘Şikayet etmek kolaylaştırılmalı’
Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz ise, yönetmelikte bazı açık noktalar bulunduğunu ancak asıl markaların vatandaşın şikayet edemeyeceğini varsayarak izinsiz SMS yasağını deldiğini belirterek, şu görüşleri dile getirdi:
Şu anda bu tarz SMS ve e-posta gönderen firmaları şikayet etmek zor. Bu kolaylaştırılmalı. e-devlet üzerinde mobil imzası olanlar şikayet edebiliyor ki mobil imza çok az kişide var. Ya da bir sürü doküman hazırlayıp Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın illerdeki müdürlüklerine gitmeniz lazım. Resmen şikayet etmeyin noktasına getiriyorlar. Markalar vatandaşın şikayet etmeyeceğini varsayarak SMS göndermeye devam ediyor. Yönetmelik çıkana kadar birkaç ay daha bu belirsizlik sürebilir.”

Hanife Baş, 12.05.2015 Milliyet http://www.milliyet.com.tr/izinsiz-sms-fiyaskosu-/ekonomi/detay/2057552/default.htm

Ekonomi Alarm veriyor; Kredi Batığı Sayısı 2.1 Milyona Ulaştı

Türkiye’de yılın ilk 3 ayında kart borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 2.1 milyona çıkarken, ödenmeyen borç tutarı 5.6 milyar lirayla rekor kırdı.


Ekonomideki durgunluk işsizlik verileri ve kredi batıklarında da etkisini gösteriyor. İşsizlik yüzde 11.3 ile son beş yılın rekorunu kırarken, resmi işsiz sayısı 3.2 milyona dayandı. Türk lirası dolar karşısında tüm dünyada en fazla değer kaybeden para birimi olurken, yüzde 8’e dayanan enflasyon ile dünya enflasyon liginde zirveye koşuyor. İşsizlik maaşı başvuruları rekor üstüne rekor kırarken, ihracat hızla düşüyor.

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi tarafından hazırlanan ‘Bireysel Kredi Kartları’ raporuna göre Mart sonu itibarıyla 2.1 milyon kişi kredi kartı borcunu ödeyemediği için yasal takibe düştü. Ödenmeyen borç tutarı ise 5.6 milyar lira ile tüm zamanların rekorunu kırdı.

Konuya ilişkin Millet gazetesinden Ufuk Şanlı’ya değerlendirmede bulunan Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz, “Ekonomideki durgunluk sürdükçe her ay yeni rekorlarla karşılaşabiliriz” dedi. Deniz “İşçi, memur ve emekliler iki yıldır doğru düzgün zam almadı. Buna karşın enflasyon sürekli artı. Çalışan ve emeklilerin alım gücü hızla eridi. Diğer yandan Türkiye İş Kurumu verilerine göre işini kaybedenlerin sayısı her ay artıyor. Tablo böyle olunca insanlar da borçlarını ödemekte zorlanıyor” ifadelerini kullandı.

Ekonomi küçülüyor mu?
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verileri incelediğinde ortaya ilginç bir tablo çıkıyor. Kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin sayısının kriz dönemlerinde arttığı görülüyor. Örneğin 2008 yılında 1.8 milyar lira olan kredi kartı alacakları ekonominin yüzde 4.7 küçüldüğü 2009 yılında yüzde 72 arttı ve bir anda 3.1 milyar liraya fırladı. 2010 yılında da bu durum sürdü ve yılsonunda kredi kartı borçları 4 milyar liraya ulaştı.

Ekonomideki iyileşmeye bağlı olarak 2011’den itibaren yeniden düşüşe geçen kart borçları 2014 yılından bu yana alarm veriyor.

Türk ekonomisi için yüzde 4’ün altındaki her büyüme aslında küçülme anlamına geliyor. Ekonomi geçen yıl sadece yüzde 2.9 büyüdü.

2015 yılı için büyüme beklentisi yüzde 3 seviyesinde. Dolayısıyla ekonomi bu yıl da alarm veriyor.

Tüketici ayağını yorganına göre uzatmalı
Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz: Son 1 yıldır borcunu ödeyemeyen tüketici sayısı hızla arttı. Ödenmeyen borç tutarı 3 ay içinde 500 milyon lira artış kaydetti. Bu kötü tablonun en önemli nedeni ise ekonomide yaşanan durgunluk. Artık, şunu açıkça ifade etmek gerekiyor; ekonomide deniz bitti. Bu yüzden tüketicilerin ayağını yorganına göre uzatması gerekiyor. Aksi halde önümüzdeki ay kendileri de ‘kara listeye’ alınabilir.

09.05.2015, T24 http://t24.com.tr/haber/ekonomi-alarm-veriyor-kredi-batigi-sayisi-21-milyona-ulasti,296113

Nisan Ayında 54 bin 197 Saat Elektriğimiz Kesildi

Türkiye elektrik kesintileri nedeniyle Nisan ayında 54 bin 197 saat karanlıkta kaldı. Üstelik bu karanlık tablo, elektrik dağıtım şirketleri tarafından yapılan planlı kesintiler sonucunda oluştu. Yani, yaşanan arızalar bu rakamın dışında kalıyor. Uzmanlar, "dağıtım firmaları ucuz alıp, pahalı satmak için borsadaki uygun zamanı kollayıp, elektriği kesiyor" diyor. Anlayacağınız, özelleştirilen elektrik piyasası Türkiye'yi günden güne karanlığa gömüyor.

Türkiye elektrik kesintileri nedeniyle Nisan ayında 54 bin 197 saat karanlıkta kaldı. Üstelik bu karanlık tablo, elektrik dağıtım şirketleri tarafından yapılan planlı kesintiler sonucunda oluştu. Yani, yaşanan arızalar bu rakamın dışında kalıyor. Uzmanlar, "dağıtım firmaları ucuz alıp, pahalı satmak için borsadaki uygun zamanı kollayıp, elektriği kesiyor" diyor. Anlayacağınız, özelleştirilen elektrik piyasası Türkiye'yi günden güne karanlığa gömüyor.

Son iki aydır Türkiye adım adım karanlığa gömülüyor. Türkiye Nisan ayında toplam 54 bin 197 saat elektriksiz kaldı. Yani bir önceki aya göre yüzde 8,36 daha fazla elektriğimiz kesildi. 

Elektrik şirketlerinin iddiası; Kesintiler bakım-onarım çalışmaları nedeniyle yapılıyor. 

Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz ise bu açıklamaların gerçeği yansıtmadığını söylüyor. 

Elektrik Kesinti Endeksine göre Nisan ayında en çok elektriği kesilen il Mart ayında da birinci olan Konya.

İL KESİNTİ SÜRESİ
KONYA 5 bin 671 saat 
İZMİR 3 bin 947 saat 
ORDU 2 bin 988 saat 

Açıklanan rapor da en çok dikkat çeken durum ise Artvin, Gümüşhane ve Uşak'ta planlı kesintinin gerçekleşmemesi.

12.05.2015, Ulusal Kanal, Ana Haber


Haber: Eda Çon, Kamera: Bülent Ünal-İnanç Saraçoğlu http://www.ulusalkanal.com.tr/gundem/nisan-ayinda-54-bin-197-saat-elektrigimiz-kesildi-h60183.html

10 Mayıs 2015 Pazar

Başkanlık Sistemi Kesinlikle Gelecek...

“Pes birader” dedi. “Söylediğini yapacağına hiç ihtimal vermemiştim.”
Telefondaki ses, lise arkadaşım Büklüm Beyin sesiydi.

Aslında telefonu açarken, “hani haftaya geliyordun İstanbul'a, seni boğaza götürüp yedirip içirecek, kulis bilgilerini emecektim” diye fırça atmaya niyetliyken, o benden baskın çıktı: “ “sana bir isim takarım, sendeki kulis bilgilerini emer, sağda solda yazarım” dediğinde inanmamıştım. Sözünün eriymişsin, ama yazmayaydın iyiydi.”

“Nerdesin, hani bana gelecektin” lâfı gevelerken, “İstanbul’dayım, senden sonra günübirlik çok gittim geldim. Malum seçim çalışmaları. Çok istedim uğrayayım diye. Olmadı. Şimdi Atatürk Havalimanındayım.. Beklerken, hiç olmazsa telefon ile sana fırçamı atayım dedim. Ama tebrik ederim, affetmedin yazdın, yazıyı..”

Büklüm Beyin Saçmalıkları yazısını kastediyorsan, yazacağımı söylemiştim” dedim. “Şimdi fırça atmayı bırak; yazıdan sonra okuyanlar, “ne zaman gelecek Büklüm Bey? Ayık kafayla bu kadar bilgi verdiyse, Boğazda güzel kafayla neler yumurtlar” diye sorular bile geldi” diyerek biraz egosunu okşayıp pozisyonumu aldım.

Seçim Sonrası Yeni Anayasa Yapılacak
“Yok” dedi, “merak etme, telefonda da olsa bir şeyler yumurtlayacağım sana, yazar yine havanı atarsın” diye kapıyı açınca doğrudan daldım: “Anketlere baksana, başkanlık hayali suya düştü galiba.”

“Asla” dedi. “Seçimden sonra Anayasa değişikliğine, başkanlık sistemine ve Tayyip Beyin başkanlığına hazır olun.”
“Yahu “seni başkan yaptırmayacağız” diye bas bas bağıran HDP barajı geçiyor. Nasıl olacak? Yoksa baraj altı mı bu parti?”

“Dur sözümü kesme, uçağa binmeye az kaldı.
Hızlıca anlatayım: HDP barajı geçse de, geçmese de, Anayasa değişecek. Değişecek Anayasa’da, başkanlık sistemi de mutlaka olacak.

HDP, Öcalan’ın Dışarı Çıkmasına Engel mi Olacak?
HDP barajı geçmezse,  AKP 330'un üzerini zaten görecek. Sorun yok.
Geçerse de; adettendir, her yeni anayasa döneminde bir genel af çıkartılır. HDP’nin yeni anayasaya desteğinin anahtarı genel af yani, Öcalan’a özgürlük olacak. HDP gibi bir siyasi yapının Öcalan’ı dışarı çıkartacak bir teklifi reddetmesi olanaksız. Bakma meydanlardaki “başkan yaptırmayacağız” muhabbetine. Genel af kozuyla tıpış tıpış yeni anayasa için AKP ile birlikte hareket edecekler.”

Koşar adım konuşmasını, birkaç kez kesmeye yeltendiysem de, bana kulak asmadı; “Bak önemli bir algı yanılmasını da gör; Meclis 550 kişiden oluşur. Tek başına iktidar için 276 yeterli. 330-400 muhabbetini bir kenara bırak, 276 üzeri AKP’ye yetiyor. Yedeğinde HDP de oldu mu bu iş tamamdır.

“Hah, anons da geldi. Kapatıyorum. Hiç boşuna “yazarım-mazarım” diye havalanma, yazman için dedim bunları zaten. İlk fırsatta arayacağım, biraz CHP üzerine laflarız. Hadi byeee” demesiyle telefonun kapanması bir oldu.

Kuryelik bendenize, değerlendirme bu satırları okuyana, sevabı ve günahı da, lise arkadaşım Büklüme ait…


9 Mayıs 2015 Cumartesi

Kredi Kartı Borcunda Rekor!

Ekonomik kriz kredi kartı batağını artırdı. Yılın ilk 3 ayında kart borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 2.1 milyona çıkarken, ödenmeyen borç tutarı 5.6 milyar lirayla rekor seviyeye ulaştı.

Türk ekonomisini etkisi altına alan durgunluk kendisini her alanda gösteriyor. İşsizlik yüzde 11.3 ile son beş yılın rekorunu kırarken, resmi işsiz sayısı 3.2 milyona dayandı. Türk lirası dolar karşısında tüm dünyada en fazla değer kaybeden para birimi olurken, yüzde 8’e dayanan enflasyon ile dünya enflasyon liginde zirveye koşuyor. İşsizlik maaşı başvuruları rekor üstüne rekor kırarken, ihracat hızla düşüyor.

KARTTA BORÇLU SAYISI PATLADI
Bu tablo vatandaşın günlük hayatını da olumsuz etkiliyor. Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi tarafından hazırlanan ‘Bireysel Kredi Kartları’ raporuna göre Mart sonu itibarıyla 2.1 milyon kişi kredi kartı borcunu ödeyemediği için yasal takibe düştü. Ödenmeyen borç tutarı ise 5.6 milyar lira ile tüm zamanların rekorunu kırdı.


MİLLET’in sorularını cevaplandıran Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz, “Ekonomideki durgunluk sürdükçe her ay yeni rekorlarla karşılaşabiliriz” dedi ve ekledi: “İşçi, memur ve emekliler iki yıldır doğru düzgün zam almadı. Buna karşın enflasyon sürekli artı. Çalışan ve emeklilerin alım gücü hızla eridi. Diğer yandan Türkiye İş Kurumu verilerine göre işini kaybedenlerin sayısı her ay artıyor. Tablo böyle olunca insanlar da borçlarını ödemekte zorlanıyor.”

EKONOMİ KÜÇÜLÜYOR MU?
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verileri incelediğinde ortaya ilginç bir tablo çıkıyor. Kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin sayısının kriz dönemlerinde arttığı görülüyor. Örneğin 2008 yılında 1.8 milyar lira olan kredi kartı alacakları ekonominin yüzde 4.7 küçüldüğü 2009 yılında yüzde 72 arttı ve bir anda 3.1 milyar liraya fırladı. 2010 yılında da bu durum sürdü ve yılsonunda kredi kartı borçları 4 milyar liraya ulaştı.

Ekonomideki iyileşmeye bağlı olarak 2011’den itibaren yeniden düşüşe geçen kart borçları 2014 yılından bu yana alarm veriyor. 

Türk ekonomisi için yüzde 4’ün altındaki her büyüme aslında küçülme anlamına geliyor. Ekonomi geçen yıl sadece yüzde 2.9 büyüdü.
2015 yılı için büyüme beklentisi yüzde 3 seviyesinde. Dolayısıyla ekonomi bu yıl da alarm veriyor.

TÜKETİCİ AYAĞINI YORGANINA GÖRE UZATMALI
Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz: Son 1 yıldır borcunu ödeyemeyen tüketici sayısı hızla arttı. Ödenmeyen borç tutarı 3 ay içinde 500 milyon lira artış kaydetti. Bu kötü tablonun en önemli nedeni ise ekonomide yaşanan durgunluk. Artık, şunu açıkça ifade etmek gerekiyor; ekonomide deniz bitti. Bu yüzden tüketicilerin ayağını yorganına göre uzatması gerekiyor. Aksi halde önümüzdeki ay kendileri de ‘kara listeye’ alınabilir.

Ufuk Şanlı, 09.05.2015 Millet http://ekonomi.millet.com.tr/kredi-karti-borcunda-rekor-haberi/1267038

Firmalar Onaysız Doğum Günü Bile Kutlayamayacak

SMS ve e-posta gönderimi için tüketicinin onayını gerektiren Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'la firmalar onaysız tüketicinin doğum gününü bile kutlayamayacak.

Tüketiciler Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, "Sizin onaylamadığınız firmanın doğum gününüzü bile kutlamaya kalkan bir iletisi varsa o da yasa kapsamında yasaklanan iletiler arasında yer alıyor" dedi.

Ticari amaçlı otomatik aramalar, SMS ve e-posta gönderimi için tüketicinin onayını gerektiren Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında firmalar onay almadıkları tüketicinin doğum gününü bile kutlayamayacak. 

TBF Genel Başkanı Deniz, Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanuna yönelik AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu kanunun ticari elektronik iletilerin ne olduğu ve elektronik ticaret ile ilgili bazı hususları düzenlediğini belirterek, son 5 yılda kendilerine gelen tüketici şikayetlerinin ilk sıralarında istenmeyen SMS, e-posta ve otomatik aramaların yer aldığını kaydetti.

Bu kanunun ticari elektronik iletilerle ilgili tüketici onayını şart koştuğunu ifade eden Deniz, şunları söyledi:
"Tüketicinin onayı, bir mal veya hizmet satın alırken ayrıca bir irade beyanında bulunup 'ileti almak istiyorum' diyerek bir sözleşme yapması halinde veya tüketicinin herhangi bir firmadan 'ben sizden haberdar olmak istiyorum' diyerek kendiliğinden başvurmasıyla oluyor. Yasanın yürürlüğe girmesinden önce firmaların onay istemek için çok sayıda ileti gönderdiklerine şahit olduk. Hatta bazı firmalar 'bizden haberdar olmak istemiyorsanız bize SMS atın' demeye başladı. Hayır böyle bir şey yok. Ticari iletiler için onay verilmesi gerekiyorsa her türlü kanal kullanılarak ücretsiz yapılması gerekiyor. Diyelim ki tüketici bir firmaya onay verdi ama geri almak istiyor. Onayını geri almak isteyen tüketiciye yine ücretsiz bir yöntemin gönderilen iletilerde belirtilmesi gerekiyor."

Deniz, bazı firmaların kanunda açık aramaya çalıştığını öne sürerek, “Yasa onayın açık verilmesi gerektiğini söylüyor. Tüketicinin sessiz kalması iletiyi reddettiğini gösterir. Sizin onaylamadığınız firmanın doğum gününüzü bile kutlamaya kalkan bir iletisi varsa o da bu yasa kapsamında yasaklanan iletiler kapsamında yer alıyor" dedi.

"En çok hangi firmanın yasayı ihlal ettiğine yönelik rapor hazırlayacağız"
İstenmeyen iletilere muhatap olan tüketicilerin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İl Müdürlüklerine şahsen veya e-Devlet üzerinden mobil imza veya elektronik imza ile yasaya aykırı davranan firmayı şikayet edebileceklerini aktaran Deniz, şunları kaydetti:
"Şikayet üzerine bakanlık bir denetim mekanizması çalıştırıyor. Eğer gerçekten ihlal söz konusu ise para cezası geliyor. Biz örgüt olarak yasayı ihlal eden firmalarla ilgili kendi içimizde de bir ihbar mekanizması oluşturduk. Yasaya uymayan firmaları örgüt olarak şikayet etmeye başlayacağız. Tüketicilerden de ricamız iletilerle ilgili üşenmeden bakanlığın ilgili birimlerine şikayetlerini bildirmeleridir. En çok hangi firmanın yasayı ihlal ettiğine yönelik önümüzdeki aylarda da bir rapor hazırlamayı düşünüyoruz." 

Deniz, istenmeyen ticari elektronik iletilerin gündeme gelmesinin kişisel bilgilerin korunmasını da içerdiğini belirterek, kanunun yürürlüğe girmesiyle yasaya aykırı davrananlara bin liradan 50 bin liraya kadar para cezasının uygulanmasının söz konusu olduğunu anımsattı.

Elif Ferhan Yeşilyurt, 09.05.2015 Anadolu Ajansı http://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/506981--firmalar-onaysiz-dogum-gunu-bile-kutlayamayacak

Sebze Meyve Fiyatları Daha da Artacak

Bütün dünyada gerileyen gıda fiyatları Türkiye'de bir türlü düşürülemiyor. Bahar ayları yaşanmasına rağmen bazı ürünlerin fiyatlarının yüzde 600'lere kadar çıkması vatandaşın cebini vuruyor. Artışın girdi fiyatlarına yapılan zamdan kaynaklandığı belirtildi.

Tür­ki­ye­’de seb­ze ve mey­ve fi­yat­la­rı cep ya­kı­yor. Uz­man­lar, do­lar­da­ki ar­tı­şın et­ki­siy­le fi­yat­la­rın 7 Ha­zi­ra­n’­da ya­pı­la­cak ge­nel se­çim­le­rin ar­dın­dan da­ha da ar­ta­ca­ğı uya­rı­sı ya­pı­yor. Tür­ki­ye­’de son bir yıl­da seb­ze ve mey­ve fi­yat­la­rı bir­çok ürün­de yüz­de 100’den faz­la art­tı. Dün­ya­da ucuz­la­yan seb­ze ve mey­ve, ta­rım ül­ke­si Tür­ki­ye­’de zam­lan­dı. Fi­yat ar­tı­şı sa­rım­sak­ta yüz­de 600, ye­şil bi­ber­de yüz­de 215, be­zel­ye­de yüz­de 330, pat­lı­can­da yüz­de 210, sa­la­ta­lık­ta yüz­de 150 ol­du. Üre­ti­ci­ler zam­mı ma­li­yet­ler­de­ki ar­tı­şa bağ­la­dı. Tü­ke­ti­ci der­nek­le­ri hal­kın enf­las­yo­nu­nun yüz­de 25’i geç­ti­ği­ni be­lirt­ti.

Geç­ti­ği­miz yıl don ya­şan­dı­ğı­nı ha­tır­la­tan üre­ti­ci Ra­miz Top­çu, “Bu yıl don ol­ma­dı. Ama iki kat zam ol­du­” de­di. Fi­yat ko­nu­sun­da ken­di­le­ri­nin be­lir­le­yi­ci­li­ği ol­ma­dı­ğı­nı di­le ge­tir­di. Ar­tan ma­li­yet­le­rin üre­ti­ci­nin be­li­ni bük­tü­ğü­nü be­lir­ten Top­çu, “Ma­zot, güb­re, to­hum, iş­çi­lik ma­li­yet­le­ri kat­lan­dı. Ar­tan fi­yat­lar da bi­ze yan­sı­ma­dı­ğı için za­rar edi­yo­ru­z” de­di.

Es­naf da mağ­dur olu­yor
Hal es­na­fı, ken­di­le­ri­nin de yük­sek fi­yat­tan mağ­dur ol­du­ğu­nu ifa­de et­ti. İs­tan­bul ha­lin­den es­naf Na­mık Kuş, sa­tış­ta zor­lan­dık­la­rı­nı ak­tar­dı. Kuş, “Ken­di­miz de tü­ke­ti­ci­yiz, biz de gram­la alı­yo­ruz. Fi­yat­lar yük­sek ol­du­ğu için kâr ko­ya­mı­yo­ruz. Bu yüz­den üre­ti­ci de ka­za­na­mı­yor biz de­” de­di.

TÜ­İK'in enf­las­yo­nu doğ­ru de­ğil
Tü­ke­ti­ci Bir­li­ği Baş­ka­nı Bü­lent De­niz, “Son iki yıl­dır enf­las­yon oran­la­rı so­kak­ta­ki enf­las­yo­nu yan­sıt­mı­yo­r” de­di. TÜ­İK’­in açık­la­dı­ğı yüz­de 8-9’luk enf­las­yo­nun doğ­ru ol­ma­dı­ğı­nı ak­tar­dı. De­niz, “Tür­ki­ye­’de çar­şı-pa­zar enf­las­yo­nu yüz­de 25’e ulaş­tı­” ifa­de­le­ri­ni kul­lan­dı.

İthal patates çiftçiyi bitirir
Tür­ki­ye­’de pa­ta­tes üre­ti­mi­nin 5'te bi­ri­nin ger­çek­leş­ti­ği Niğ­de'nin Zi­ra­at Oda­sı Baş­ka­nı Ve­li Ke­nar, 'pa­ta­tes it­ha­la­tı' söy­len­ti­si­nin bi­le çift­çi­yi olum­suz et­ki­le­di­ği­ni be­lirt­ti. Ke­nar, "Tür­ki­ye'ye it­hal pa­ta­tes gel­me­si ha­lin­de Niğ­de, Ada­na ve Öde­miş üre­ti­ci­si if­las eder. biz ci­var ül­ke­ler­de üre­ti­len­den kat kat pa­ha­lı üre­ti­yo­ru­z” de­di.

Dolar fiyatları artıracak
Tü­ke­ti­ci Ko­ru­ma Der­ne­ği Ge­nel Sek­re­te­ri Ha­lil Ça­ma­lan ise seb­ze ve mey­ve fi­yat­la­rın­da­ki ar­tı­şa an­lam ve­re­me­di­ği­ni kay­det­ti. “Zam­lar al­dı ba­şı­nı gi­di­yo­r” di­yen Ça­ma­lan, zam­mın sem­bo­lü­nün pa­ta­tes ol­du­ğu­nu di­le ge­tir­di. Ça­ma­lan, “Tür­ki­ye­’de en çok ye­ti­şen ürün­ler­den bi­ri pa­ta­tes­tir. Ama o bi­le el ya­kı­yor. Do­lar­da­ki ar­tı­şın ­da et­ki­siy­le iki üç ay için­de tüm seb­ze ve mey­ve­de fa­hiş fi­yat­lar­la kar­şı­la­şa­ca­ğı­z” di­ye ko­nuş­tu.

Ömer Önder, 09.05.2015 Bugün http://www.bugun.com.tr/ekonomi/vatandasa-bir-sok-daha-haberi/1632080

8 Mayıs 2015 Cuma

Ülke Haber Patatesin Fiyat Artışını Araştırdı

Patates fiyatları rekor üstüne rekor kırıyor. Üreticide 1 lira olan patates tüketiciye gelene kadar 5 lirayı buluyor. Patatesin rekora koşan yolculuğunu sebebini Ülke Haber tüketiciler için araştırdı.

Patatesin fahiş fiyatlara çıkması gündeme bomba gibi düştü. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi'nin spekülatörlere sert cevap vermesinin akabinde aniden düşüşe geçen fiyatlar kafalarda soru işareti bıraktı.

Komşu Gürcistan'da 65 kuruştan satılan patatesin kilosu Türkiye'de cep yakıyor. 

Fiyat farkının bu kadar fazla olmasını, patatesin zam sürecini, Tüketiciler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz'e sorduk.

Deniz yaptığı açıklamada:
"Bakanın açıklamasından sonra fiyatların direkt düşüşe geçmesi ortada kötü niyetli bir spekülasyon olduğunu teyit ettirir. Bakan beyin yapmış olduğu açıklama çok doğru buluyoruz zaten kendisini de bu konu hakkında desteklediğimizi bildirdik. Bakanın ithalat kozundan sonra fiyatların düşüşe geçmesi zaten ortada yapay bir durum olduğunu gösteriyor.

Anladığım kadarıyla patatese özgü bir operasyon var. Çünkü o patatesi üreticiden tüketiciye ulaştığı zincirde diğer gıdalar da var. 

Bu adamlar başka ürünleri de satıyorlar domates de soğan da böyle bir şey olmadı da niye patates de oldu. Ben kabzımal olsam kamyona sadece patates koymuyorum çilek de koyuyorum üzüm de koyuyorum karpuz da koyuyorum onların fiyatları artmadı da niye patatesin ki artıyor." 

FİYAT ARTTIRACAK SEBEP BULAMADIK
Patatesin fiyatının yükselmesinin vicdansızlıktan başka bir şey olmadığını belirten Deniz

"Biz bu konuyu çok tartıştık niye sadece patates diye ama ortada fiyat arttıracak bir sebep bulamadık doğrusu.

O yüzden bu artışın yapay olduğunu ordan analayabiliyoruz. Tamam gıda enflasyonu çok yüksek hepimiz biliyoruz ama fasulye veya soğan da böyle bir artış yokken patatesin artışı tüm meyve ve sebzeleri solladı. Bu konu hakkında söylenecek tek bir söz var o da vicdansızlık olduğudur." dedi.

Ersun Giray Topçular, 08.05.2015 Ülke Haber http://www.ulkehaber.com/ekonomi/haber/112506-ulke-haber-patatesin-fiyat-artisini-arastirdi