arif bayraktar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arif bayraktar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Haziran 2015 Çarşamba

Denetim Boşluğu Aidatı Rant Kapısı Yaptı

Türkiye’deki kimi sitelerde bir kira değerine ulaşan aidatlarla ilgili henüz bir denetim mekanizması çalışmıyor. Ancak Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz’e göre hâlâ bir formül var: “8 daire ve üzerindeki apartman veya sitelerde kat mülkiyeti hukuku geçerli. Bu, kat maliklerinin birleşerek yönetimi yeniden belirleyebileceği ve her türlü düzenlemeyi yapabileceği anlamına geliyor.”

Emekli Albay Sami Bilgiç, şeffaf olmadığını düşündüğü için uzun süredir oturduğu Başakşehir 5. Etap’ta Emirgan Sitesi’nde 1 yıla yakın süredir 150 lira civarındaki aidatını ödemiyor. Ancak site yönetimi her aidat için ayrı olmak üzere yüzde 5 gecikme faizi uyguladığı için Bilgiç’in borcu 2 bin lirayı aşmış durumda. Bilgiç, bu durumun giderek çıkmaz bir hal aldığını düşünedursun, bu durumdaki binlerce kiracı veya ev sahibi, toplanan aidatların nereye harcandığı hakkında fikir sahibi değil. Bu sebeple binlerce şikayet aldıklarını vurgulayan Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, Bilgiç’in ödediği aidatın gelen kimi şikayetlere oranla epey düşük olduğunu belirterek, site aidatı konusunun denetimsizlik sebebiyle rant kapısı haline geldiğini ifade ediyor. “Site aidatı konusunda problem şöyle: Şimdi site ve proje inşaatı yapan firmalar satış anında satış sözleşmesine madde ekleyerek tapu tesliminden itibaren 5-10 sene tüm yönetimin ismi yazılı bir şirket tarafından yapılacağı belirtiliyor ki bu şirket ya inşaat firmasının kendisine ait veya bağlı şirketi. Yani proje yapanlar hem inşaattan hem de site yönetimini profesyonelce yaptığını iddia ederek yönetimden gelir elde ediyor” diyen Avukat Mehmet Bülent Deniz, ancak yasalarca 8 daire üzerindeki apartman veya sitelerde kat mülkiyeti hukuku rejiminin geçerli olduğunu söylüyor. Bunun kat maliklerinin birleşerek yönetimi yeniden belirleyebileceği ve her türlü düzenlemeyi yapma hakkına sahip olduğu anlamına geldiğini belirten Deniz, “Ancak şu an sitedekiler o haklarından haberdar değil. Güvenlik, çevre düzenlemesi adı altında site yönetimine kimi zaman kiradan daha fazla para ödemek durumunda kalıyorlar. Aidat parasından kurtulmak için dairesini ucuza kiraya verenler bile var. Ülkeyi gayrimenkule boğmanın bu tip görünmeyen ve çok sayıda vatandaşı rahatsız eden yanları da var” diye konuştu. Deniz, kat mülkiyeti hukuku çerçevesinde, site sakinlerinin iradeleri ile her an yeni yönetim belirleyebileceğini vurgulayarak, “Bunun bir riski yok. Oybirliği veya çokluğu ile yönetim planını değiştirmek gayet mümkün” dedi.

AİDATIN NEREYE HARCANDIĞINI ÖĞRENMEK MÜMKÜN
Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, site yönetimini değiştirmeden de toplanan aidatların nereye harcandığını öğrenmenin bir yolu olduğunu kaydetti. “Bu yol sitelerdeki veya apartmandaki mevcut yönetim şirketinin topladığı aidatın usulüne uygun olup olmadığını sulh hukuk hakimine başvurarak, hakimin vasıtası ile denetlendirebilirler. Devlet buna yasalarla izin vermiş. Gerisi site sakinlerine kalıyor” dedi.

Arif Bayraktar, 08.06.2015 Zaman http://www.zaman.com.tr/ekonomi_denetim-boslugu-aidati-rant-kapisi-yapti_2298560.html

18 Nisan 2015 Cumartesi

Kayıp Kimlik Gelir Kapısı!

Vatandaş kimlik belgesini kaybettiğinde ya da çalındığında yeniden çıkarmak için para cezası ödüyor. Nüfus cüzdanında ceza tutarı 67 TL, ehliyette 119 TL. 2008 yılına kadar kimlik yenileme için zorunlu bağış alınıyordu. 2008’de hükümet zorunlu bağış yerine para cezası koydu. Yenilemenin vatandaşa külfeti arttı.

Hükümet, vatandaşının iradesi dışında kaybettiği kimlik belgelerini yenilemeyi de gelir kapısına dönüştürdü. Nitekim bir vatandaş eğer ehliyet ve nüfus cüzdanını kaybederse 219 TL harcamak zorunda kalıyor. Bu paranın 100 lirası nüfus cüzdanını yeniden çıkarmak için, 119 lirası ise ehliyetin yenilenmesi için cebinizde hazır olmalı. AKP hükümetinin 2008’de çıkardığı karar uyarınca nüfus cüzdanını kaybedenler, kaybettiği yahut çaldırdığı için hükümete 67 TL ceza ödemek zorunda. Diyelim ki yanınızda o kadar paranız yok. O halde cezanın ev ya da iş adresine posta ile gelmesini tercih etmek zorunda kalıyorsunuz. Bunun bedeli ise 89 TL. Ayrıca nüfus cüzdanı değişimi için ilçe nüfus müdürlüğüne 7,5 TL cüzdan değişim bedeli ödemek zorundasınız. Öncesinde ise ilgili muhtarlıktan 6,5 TL bedel karşılığında ‘kayıp nüfus cüzdanı talep formu’nu almak zorundasınız. Bunun için ise pasaport, basın kartı vesair gibi kimliğinizi doğrulayacak kimliğe ihtiyaç var, bunun da 2 adet fotokopisini çektirmeniz gerekiyor: 1 TL. Ayrıca nüfus cüzdanı için 2’si muhtarlığa ikisi de nüfus müdürlüğüne olmak üzere 4 vesikalık fotoğrafa ihtiyacınız olacak. Eğer yakın tarihte çekilmişi yoksa en az 6 adet vesikalık fotoğraf çektirmek zorundasınız. Bunun bedeli de 18 TL.

Ehliyeti kaybettiyseniz yahut çaldırdıysanız bunun için de 119 TL ödemek durumundasınız. Ancak öncelikle İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün ilgili birimi cuma günleri saat 09.00’da kısa süreliğine açılıyor. Ehliyet değişimi için nüfus cüzdanını yanınızda götürmeniz şart. Bu sebeple eğer cüzdanınızı düşürüp ehliyet ve nüfus cüzdanınızı birlikte kaybettiyseniz, öncelikle nüfus cüzdanı çıkarmanız gerekiyor.

ÖĞRENCİ AKBİLİNİN İKİNCİSİ 30 TL!
Türkiye’de bankalar genellikle kredi kartını ilk iki sefer kaybedenden para istemiyor. Özel bankalar ancak üçüncü kez kaybeden tüketiciden 9 TL ücret kesiyor. Ancak İstanbul Büyükşehir Belediyesi, akbilini kaybeden öğrenci, öğretmen, 65 yaş üstü veya İstanbulkart kullanan bütün vatandaşlardan kaybettiği ilk sefer için 20 TL, ikinci ve üçüncü sefer için 30 TL, dördüncü ve beşinci sefer için ise 50 TL ücret kesiyor.

Tüketici Birliği Başkanı Mehmet Bülent Deniz, kaybetme yahut çaldırma gibi kişinin iradesi dışında kaybolan bir cüzdandan devletin hem evrak bedeli adı altında 7,5 TL hem de idari para cezası adı altında 67 TL kesmesinin hukuki mantığı olmadığını söyledi. Deniz, “Devlet onu gümüş tepsiye koyup kapıma getirecekken, ayağına çağırıp bir de üstüne para alması hizmetkar olmadığına işaret. Sonuçta cüzdanını yitiren ‘al kardeşim, cüzdanımı çal!’ demiyor kimse.” ifadelerini kullandı. Deniz, 2008’den önce idari para cezası olmadığını, nüfus müdürlükleri ve emniyet müdürlükleri bünyesinde kurulan derneklere zorunlu bağış yönteminin uygulandığını hatırlatarak, “Ancak biz de mücadele etmiştik ve kamudaki derneklerin kapatılması kararı çıkmıştı. O derneklere gelen para eksik olunca idari para cezasına geçildi demek ki!” diye konuştu.

Arif Bayraktar, 17.04.2015 Zaman http://www.zaman.com.tr/ekonomi_kayip-kimlik-gelir-kapisi_2289377.html

31 Mayıs 2014 Cumartesi

"Yeni Tüketici Yasası, Yönetmelikler Olmadığı İçin Uygulanamaz Halde"

Türkiye’nin merakla beklediği yeni Tüketici Yasası (Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun) 27 Mayıs’ta yürürlüğe girdi.
 
Her bir maddenin sonunda, ‘Yönetmelikle belirlenen azami süre içerisinde yerine getirilir.’ benzeri cümleler yer alıyor. Ancak yasanın yürürlüğe girmesine rağmen, yönetmeliklerin çıkmamış olması kargaşaya sebep oldu. Konu ile ilgili binlerce şikayet aldıklarını dile getiren Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Yasa, Kasım 2013’te kabul edildi. Yürürlüğe girmeden önce 6 ay hem özel sektöre hem kamuya süre verildi ki yönetmelikler hazırlansın ve özel sektör önlemini alsın. 6 ay sonuna geldik firmalar kendini toparlıyor ama devlet hiçbir şey yapmamış. 23 yönetmelik gerekir ki hiçbiri ortada yok. Yasa uygulanamaz halde. Bu, bir devlet yönetim skandalıdır.” dedi.
 
Yeni Tüketici Yasası’nın Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu gibi önemli olduğuna dikkat çeken Deniz, Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu’nun yeni hallerinden önce yönetmeliklerinin hazırlandığına işaret etti. “Maddelerde haksız şartlar tanımlanıyor ve yaptırımlarının yönetmeliklerle belirleneceği dile getiriliyor ki ortada ne yönetmelik var ne de yaptırımlarla ilgili en ufak bir tanımlama.” diye konuştu. Deniz, böylece kargaşanın ve anlamsızlığın önüne geçildiğini kaydetti. Birçok tüketicinin ayıplı mallarla ilgili yeni haklardan faydalanmak istediği halde, ilgili süre yönetmeliklerle belirleneceği için ne yapacaklarını bilemediklerini ifade ediyor. Bülent Deniz, bakanlıkça ‘devrim’ diye nitelenen Tüketici Kanunu’nun bankalara boyun eğdiği için aslında karşı devrim olduğunu savunarak, yeni yasada özellikle bankalarla ilgili bölümlerin tüketiciden yana olmadığını ifade etti.
 
Deniz şöyle konuştu: “Yasanın 4. maddesi, 3. fıkrası bankalarla ilgili bizim karşı çıktığımız hususları yürürlüğe soktu maalesef. Bu yasayla ilgili 2012’den beri altı yedi taslak hazırlanmıştı. Geçen mayıstaki taslakta bizim görüşümüz de yer aldı. Biz, bankaların faiz dışında herhangi bir ücret alamayacağı görüşünü bildirmiştik. Ancak yasanın son halinde gördük ki bankaların faiz dışında hangi kalemlerden ücret alabileceği belirtilmiş. Bu şu anlama geliyor: Faiz dışında bankalar, komisyon, hesap işletim ücreti gibi bir çok kalemden ücret alabilecek. Yasal değildi, yargı tüketiciden yanan karar veriyordu, şimdi maalesef yasalaşmış oldu.”