birgün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
birgün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Haziran 2019 Cuma

Konut mağdurlarına gözler kapalı

200 binin üzerinde konut mağduru olduğunu söyleyen 4 tüketici federasyonu çözüm için Bakanlığa seslendi: Bu toplumsal sorunu çözün

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF), Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF), Tüketici Örgütleri Federasyonu (TÖF), Tüketici ve Çevre Hakları Federasyonu (TÜÇEDEF) temsilcileri ile Esenyurt konut mağdurları dün Karaköy’deki Mimarlar Odası İstanbul Şubesi’nde bir basın açıklaması yaptı.

Burada “konut mağdurları raporu” açıklayan yurttaşlar 200 binin üzerinde konut mağduru olduğunu söyledi ve çözüm için bir kez daha yetkililere seslendi. Dört tüketici federasyonunun uzun bir süredir görmezden gelinen konut mağdurları ile dayanışma gösterdiği toplantıda mağdurlar da söz aldı.

Sorunun şirketler ve halk arasındaki kalmasının çözümsüzlüğe sebep olduğuna dikkat çekilen raporda, Bakanlık’ın devreye girmesi gerektiğini altı çizildi. Açıklamada şöyle denildi:

“Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın asli görev alanı içinde olan bu toplumsal soruna el atması, Bakanlık ve başta TOKİ olmak üzere bağlı kuruluşlar ile birlikte harekete geçerek kamu erkinin olaya dahil olması gerekmektedir. Bu çözüm sürecinde; öncelikle ortada bir toplumsal sorunun varlığı kabul edilerek işe başlanmalı; mağdurlar, tüketici örgütleri, yüklenici firmalar, finans kuruluşları, toprak sahipleri TOKİ başkanlığında bir konsorsiyum içinde bir araya getirilmelidir.”

Toplantıda söz alan konut mağduru bir yurttaş ise “Ünlü isimlerin, toplumsal anlamda sevilen kişilerin temel açılışlarına gelmesi, reklam filmlerinde oynamasına güvendik. Mağdur olduk. Evim orda duruyor. Ben evsiz bir şekilde dışardayım” dedi.

ACUNKENT VE BABİL KULELERİ
2011 ve 2012 yıllarında başlayan projede Acunkent projesinde mağdur sayısı 1000, Babil Kuleleri projesinde 2000 kişi.

Yüklenici firma süreç içinde başka bir firmaya projeyi devretti, yeni yüklenici firma da ek ödemeler talep etti ve mağdurlar bir kez daha mağdur edildi.

Tapu kayıtlarında vergi dairesi, SGK gibi kamu alacaklarının yanında projede iş yapmış ve alacaklarını alamamış taşeron firmaların hacizleri bulunmakta.

GÜMÜŞCİTY BULUT-KARABEY İNŞAAT
Her biri 30 katlı, 4 bloktan oluşan proje. Bu projeden konut alanların sayısı 720. 4 bloktan 1 buçuk bloku 14 kat seviyesine kadar inşa edilmiş, ancak İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 2013 yılında imar planlarının değiştirilmesi nedeniyle her dört katın inşası ile verilen yapı ruhsatlarının yenilenmemesi nedeniyle proje durma noktasına geldi.

Proje yüklenicisi şirket bu aşamadan sonra el değiştirdi, konut satın alanlardan ek ödeme talep edildi, ek ödeme isteği 720 mağdurun 250’si tarafından kabul edildi. Yargıya intikal eden proje ile ilgili mahkemece tedbir kararı verilmişse de, şu ana dek kesinleşmiş bir yargı kararı henüz üretilmedi.

TUZLA YENİ HAS İNŞAAT
2001 yılında kaba inşaatı biten projede teslimatların gecikmesi üzerine, yüklenici firma belediye ile ilgili sorun yaşandığını bahane etmiş ve proje ilerlemedi.

Bu aşamada proje yüklenicisi firma tabelası kaldırılmış yeni bir yüklenici firma devreye girdi. Yeni firmanın, projenin bitirileceği ve ödemelerin yapılmaya devam edilmesi yönündeki telkinleri ile ödemeleri yapmaya devam eden mağdurlar, bir süre sonra satın aldıkları konutların başka kişilere pazarlandığı ve satıldığı bilgisine ulaşamadı.

Sorumlular hakkında hukuk ve ceza yargılamaları başlatılmış ise de mağdurların haklarını sağlayabilecek bir yargı kararı yok.

SAMSUN TOWERS PROJESİ
2010 yılında başlayan projeden konut satın alan mağdurların sayısı 7880.

2014 yılında teslim edileceği taahhüt edilen projede, finansman sıkıntısı gerekçe gösterilerek inşaat durduruldu. Bu aşamada projenin yüklenicisi firma, projeyi başka bir firmaya satarak devreden çıktı. Yeni yüklenici de hak sahiplerine konutları teslim etmedi.

TAC MAHAL VE VERA VİZYON
Tac Mahal Projesi mağdur sayısı 414, Wish İstanbul Projesi Mağduru 303 kişi. Her iki proje için mağdurlardan alınan bedel 50 milyon TL.

15.06.2019, Kardelen Tatar, Birgün

5 Mart 2016 Cumartesi

Belediye halkın parasına elkoydu

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Tüketici Mahkemesi’nin İstanbulkart ücretlerinin iade edilmesi kararını tanımayacağını, halktan aldığı yaklaşık 80 milyon TL’yi iade etmeyeceğini açıkladı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi’nin İstanbulkart ücretine ilişkin mahkeme kararını tanımayacağını açıkladı. Bilgi edinme başvurusu yoluyla gönderdiğimiz sorulara iki hafta içinde yanıt vermesi gerekirken iki ay sonra yanıt veren İBB, mahkeme kararının Elektronikkart Yönetmeliği’ne aykırı olduğunu iddia etti. İBB Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün açıklamasında yönetmeliğin 11. Maddesinde “Elektronikkart bedeli iade edilemez” yazdığı, bu nedenle İstanbulkart kullanıcılarına kart ücreti olan 10 TL’nin iade edilmeyeceği ifadeleri yer aldı. İBB, mahkeme kararını uygulaması durumunda yaklaşık 8 milyon İstanbulkart sahibine 80 milyon TL civarında ödeme yapmak zorunda kalacaktı. Belediye, mahkeme kararını tanımayarak halkın 80 milyon TL’sini gasp etmiş oldu. İBB geçen hafta da, düşen petrol fiyatlarına rağmen toplu taşıma ücretlerine zam yapmıştı.

‘Tam anlamıyla komiklik’
İBB’nin mahkeme kararını tanımayacağını açıklamasının ardından konuyu BirGün’e değerlendiren Tüketiciler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Bülent Deniz, “Mahkeme kararının yönetmeliğe aykırı olduğunu söylemek hukuki açıdan tam anlamıyla bir komikliktir. Ortada kesinleşmiş bir yargı kararı varken İBB’nin bu karara uymayacağını açıklaması skandaldır” dedi. Ortada milyonlarca kişiyi ilgilendiren bir karar olduğunu ifade eden Deniz, yargı kararıyla haksız olduğu sabitlenen bu paraların iade edilmesi gerektiğini söyledi: “Mahkeme incelemesini yapmış, kararını vermiş. İBB burada çamura yatmaya çalışıyor”.

‘İBB mahkemeleri kilitlemesin’
İBB’nin ücretleri iade etmemekte ısrar etmesi durumunda yurttaşların yasal işlem başlatarak paralarını geri alabileceğini söyleyen Deniz, “Ancak burada milyonlarca insandan bahsediyoruz. Böyle bir durumda idareye yakışan, milyonlarca başvuruya yol açıp mahkemeleri kilitlemek değil, yurttaşların başvuru yapmasını beklemeden kart ücretlerini iade etmektir. Bunu da kartlara 10’ar TL yükleme yaparak gerçekleştirebilirler” dedi.

Tüketici Mahkemesi’nin verdiği kararda, kart ücretinin Tüketici Kanunu’na aykırı olduğu yer almış, dava konusu olan 10 TL yasal sınır olan 2 bin 200 TL’nin altında olduğu için İBB’nin kararı temyiz etme hakkı kalmamıştı. Şu anda İstanbulkart ücretini almak isteyen herkesin kaymakamlık binalarındaki Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne başvurup ücretini geri alma hakkı bulunuyor. Heyet’in kararına İETT’nin itiraz etmesi durumunda ise konu Tüketici Mahkemesi’ne taşınıyor ve daha önceki kararı emsal kabul eden mahkeme yurttaşlara kart ücretinin geri ödenmesine hükmediyor. Avukatlık ücretini ise kaybeden taraf olan İETT ödüyor.

***

Belediye ‘ticari sır’ ilan etmişti
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, daha önce de İstanbulkart ile ilgili en basit bilgileri bile ticari sır ilan ederek halktan gizleme kararı almıştı. İstanbulkart’ın alışverişlerde kullanılmasına yönelik açıklamalar, aktif İstanbulkart sayısı, bu kartlarda yüklü duran para miktarı ve bu paranın nasıl değerlendirildiği gibi konularda yönelttiğimiz sorulara yanıt veren iBB, “İstenilen bilgiler Ticari Sır niteliği olması sebebi ile bu kapsamda cevap verilememektedir” diyerek İstanbulkart’ı ticari sır kapsamına sokmuştu.

‘Kirli ilişkiler ağı’
İBB’nin İstanbulkart’ı “gerçek ya da tüzel kişi tacire, rakiplerine karşı ekonomik anlamda menfaat sağlayan, sır olarak saklanan ve gizli kalması için gerekli önlemlerin sahibi tarafından alındığı bilgi olarak tanımlanan bilgiler” anlamına gelen “ticari sır” kapsamına sokması hukukçulardan tepki çekmiş, Mahmut Tanal “Kamu kurum ve kuruluşlarının yaptıkları eylemler ticari sır olamaz. Bir yerde ticari sır denilerek bir takım bilgiler gizleniyorsa, orada kirli ilişkiler ağı vardır” ifadelerini kullanmıştı.

Onur Erem, 07.02.2016 Birgün http://www.birgun.net/haber-detay/belediye-halkin-parasina-elkoydu-103005.html

23 Ağustos 2014 Cumartesi

Tüketici Bankaya Teslim Edildi!

BDDK, bankacılık işlemlerinde tüketicilerden alınan ücretler ile ilgili yaptığı değişikliklere ilişkin taslağı yayımladı. Tüketici lehine gibi gösterilen taslak, aslında alınan haksız ücretleri meşru hale getirecek; kazanan taraf yine bankalar olacak.
 
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), bankaların tüketicilerden aldığı hesap işletim ücreti, banka kartı parası, komisyon ve dosya masraflarına ilişkin yönetmelik taslağını yayınladı. Taslakta yer alan maddelere göre, bankaların aldığı 49 kalem ücret iptal edilse de, geri kalan 23 kalem ücrete izin çıktı. Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Avukat M. Bülent Deniz, BDDK’nin yayınladığı taslağın 28 Mayıs’ta çıkan Tüketici Yasası’nın zorunlu bir sonucu olduğunu, BDDK’nin yasanın uygulanma şekline ilişkin bir taslak yayınlamış olduğunu söyleyerek, öngörülen düzenleme ve uygulamaların kesinlikle tüketici lehine olmadığını belirtti.

HAKSIZ ÜCRETLER MEŞRU OLDU
Daha önce 62 kalemden haksız ücret alabilen bankaların, bu düzenleme ile 23 ücret alacakları bilgisinin yayılması ile bir algı yönetimi yapıldığını belirten Deniz, “Tüketici lehine büyük bir adım gibi gösterilen bu taslak, aslında bankalrın aldığı haksız ücretlere aynen devam edeceğinin, daha da kötüsü artık bu ücretlere karşı tüketicinin itiraz edemeyeceği şekilde hukuki meşrutiyet kazandırıldığına işarettir” şeklinde konuştu.

BDDK’DEN ALGI YÖNETİMİ
Deniz, BDDK’nin yayımladığı taslağı şu şekilde özetledi: “Taslakta bankaların alacağı hizmet bedelleri ile ilgili gruplandırma yapılmış. Yaklaşık 23 tane hizmet bedeli alınması ile ilgili düzenleme yapılmış. O hizmet bedelleri incelendiğinde daha önce 62 adet olan bu bedeller nasıl 23’e düştü diye bakıldığında gerçekten bazı akıldışı kalemlerin iptal edildiğini görebiliyoruz, ancak daha önceden farklı isimlerle alınan hizmet bedelleri bir araya getirilmiş. Yani, örneğin, kredi çekerken ‘borcu yoktur’ belgesi, operasyon belgesi, dosya masrafı gibi bazı bedeller, farklı isimler altında alınacak. Taslakta tahsis ücretleri tek bir grup altında toplanmış, dolayısıyla BDDK 62 tane bedelden çok az bir kısmını kaldırmış, kalanı da yalnızca gruplandırdırdığı halde, ‘Bankaların aldığı ücretleri kısıtladık’ diye bir algı yönetimi yapmıştır.”

BANKA ÇALMAYA DEVAM EDECEK
28 Mayıs’ta yürürlüğe giren Tüketici Yasası gibi bu taslağın da tüketici lehine bir taslak olmadığına dikkat çeken Deniz, “Bu taslak ile birlikte ne yazık ki bankaların aldığı bu haksız ücretler, hukuki zeminde meşru hale getirilmiştir. Taslak, bankanın aldığı ücretlere bir sınırlama getirmiyor, sadece alınacak ücretlere asgari ve azami bir sınır koyuyor” diye konuştu. Bankaların bu ücretlere zam yapabildiklerini de vurgulayan Deniz, “Hatta zam yaparken yüzde 20’nin üzerinde zam yapmak zorundalar, yüzde 19 oranında zam yapabilmek için BDDK’den izin almak zorundalar. Sadece yüzde 20’nin üzerinde yapılan zamlara BDDK’ye danışılmadan onay verilebiliyor. Yani bankaların eskisi gibi çalıp oynayacakları düzen aynen devam ettiriliyor, hatta daha kötüsü legal hale
getiriliyor” dedi.

‘TÜKETİCİ ÇARESİZ BIRAKILDI’
Bu taslağın yürürlüğe girmesi ile birlikte tüketicinin karşı çıkabileceği bir mecra kalmayacağını belirten Deniz,Artık maalesef bu ücretlere karşı dava açmak da mümkün değil. Bankacılık sektörünü tüketiciye karşı bu kadar koruyan bu düzenleme tarihe geçecek bir düzenlemedir. Şu anda tek bir dileğimiz var, bankalar aldıkları bu ücretler hakkında, aralarında anlaşmadan rekabete girerlerse bu ücretlerin miktarları belki azalabilir. Maalesef tüketicinin de başka çaresi kalmış değil” diye konuştu.
Bankaların almaya devam edeceği ücretler
Bireysel krediler
»Tahsis
»Ekspertiz
»Taşınır ve taşınmaz rehin
Mevduat
»Hesap işletim
»Para çekme
»EFT
»Havale
»Swift
Kredi kartları
»Yıllık üyelik
»Ek kart yıllık üyelik
»Kart yenileme
»Nakit avans çekim
Diğer
»Kiralık kasa
»Kampanyalı ürün ve hizmet
»Fatura ödeme
»Arşiv-araştırma
»Onaya bağlı bildirim
»Bakiye sorgulama
»Kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan ödeme
»Üçüncü kişilere yapılan ödeme
 
 
 

24 Mayıs 2014 Cumartesi

Tüketiciye Bir Darbe de, Yargıtay'dan

Yargıtay'ın aldığı karar ile artık tüketiciler, bankaların aldığı haksız ücretler için Tüketici Hakem Heyeti yerine genel mahkemelere başvurmak zorunda.
 
28 Mayıs 2014 tarihinde yürürlüğe girecek olan yeni düzenleme ile bankaların tüketicilerden haksız yere aldığı ücret ve komisyonların yasallaşması beklenirken, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/165 sayılı karar ile bu süreç şimdiden başladı. Yargıtay'ın aldığı karara göre, Tüketici Hakem Heyetleri hesap işletim ücretlerine ilişkin davalar ile ilgili herhangi bir işlem yapamayacak, tüketiciler haklarını genel mahkemelerde aramak zorunda kalacak. Tüketici Hakem Heyeti'ne başvuran herhangi bir yurttaş kendisinden haksız yere ücret kesilmiş olan ücreti kolaylıkla ve kısa zamanda alabiliyorken, artık cebinden para vermek ve çok daha uzun süren bir dava sürecini takip etmek zorunda kalacak.

'TÜKETİCİ DAVADAN CAYDIRILIYOR'
Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan Av. Cevat Kazma “Tüketiciler hakem heyetlerine ücretsiz başvuru yapabiliyor, haklarını arayabiliyordu. Kararla birlikte tüketiciler dava açmak için masraf yapmak zorunda. İadesi alınabilecek tutar göz önünde bulundurulduğunda astarı yüzünden pahalıya gelecek. Bu karar tüketiciyi davadan caydırmaya, hesap işletim ücretlerini de yasallaştırmaya yönelik bir adımdır” diyerek kararın, tüketicinin yasal yollarla haklarını aramasının önüne geçildiğini belirtti.

BU KARARLA SÜRECİ BAŞLATTILAR
Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Avukat M. Bülent Deniz, 28 Mayıs'tan sonra bu kararın da bir anlam ifade etmeyeceğini, çünkü bu tarihte yürürlüğe girecek olan düzenleme ile bankaların aldığı bütün ücretlerin tamamen yasallaşacağını belirterek, "Yargıtay önümüzdeki sürece erkenden uyum sağlama çabasında gibi görüyor" diye konuştu. Bu kararın Yargıtay'ın daha önceki kararlarıyla bile çeliştiğini belirten Deniz, "Yargıtay ve Adalet Bakanlığı elbirliği ile tüketici aleyhine karar vermeye başlamıştır" dedi.
'BU BİR İKİYÜZLÜLÜKTÜR'
Deniz ayrıca, "'Faiz lobisi' diyerek mitinglerde bankaları hedef haline getiren iktidarın, bu gibi kararlara ses çıkarmaması, tepki göstermemesi bir ikiyüzlülüktür" diye konuştu.
 
 

13 Şubat 2014 Perşembe

Taksit Sınırlaması Tüketiciyi Zorluyor


Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) şubat ayı itibariyle yürürlüğe giren düzenlemesi ile gıda, akaryakıt, cep telefonu, bilgisayar ve kuyumculuk ürünlerinde taksitlerin kaldırılması ve geri kalan sektörlere getirilen dokuz taksit sınırlaması, sektörleri olduğu kadar tüketiciyi de etkiliyor.

Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Bülent Deniz, iki taraf arasındaki ticari ilişkiyi belirlemenin devletin görevi olmadığını belirterek, “Bu uygulama, serbest liberal ekonomi taraftarı olduğunu söyleyen bir hükümet ile çelişiyor” diye konuştu. Bu düzenleme ile yurttaşın alım işlevinin ortadan kalktığını söyleyip alışverişlerin durma noktasına geleceği uyarısını yapan Deniz, hem sektörler hem de tüketici açısından çok zor günlerin yaklaştığını ifade etti.
‘KILIFI UYDURULACAKTIR’
Aralık ayı itibariyle kredi kartından yapılan alışverişin 409 milyar lira olduğuna dikkat çeken Deniz, “Yıllardır maaşını alan tüketici, kredi kartına ödeme yapıp harcamasını taksitle yapar. Yurttaşın kredi kartıyla olan ilişkisi bu saatten sonra kesilemez. Bu uygulamanın da kılıfı uydurulacaktır” dedi.
‘ŞİMDİ Mİ AKILLARA GELİYOR?’
Deniz, “Bugüne kadar faiz lobisinden şikayet eden devlet, 11 senedir tüketiciyi bankalardan medet umar hale getirmiştir. Bu duruma müdahale etmek şimdi mi akıllara geliyor? Bu hale getirilmiş bir ekonomide bu tarz uygulamalar tüketiciye, dolayısıyla Türkiye’ye zarar veriyor” dedi. Yurttaşın market harcamalarının yüzde 60’ını kredi kartıyla yaptığını ifade eden Deniz, “Bu olanağın yok edilmesi , zaten 17 Aralık operasyonu sonrasında mahvolmuş ekonomide tüketiciyi daha kötü bir duruma sokacaktır” şeklinde konuştu.

20 Ağustos 2013 Salı

Halkın Cebinde Limit Yetersiz

Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz, kredi ve kredi kartı borcunu ödeyemeyen yurttaş sayısında son aylarda görülen hızlı artışa dikkat çekerek, "Bankaların 90 gün içinde icra takibine başlaması zorunluluğu var. Ekim ayında icra davaları başlayacak. Büyük bir tehdit yükseliyor" dedi.
 
 
 
Bülent Deniz, mevcut ortamda, BDDK'nin kredi kartlarına getirmeyi planladığı düzenlemenin ise düşünülenin aksine yurttaşın borç sıkıntısını artıracağını kaydetti.
 
Deniz, "Bir girdap oluşuyor. Burada tek çözüm yeniden yapılandırma. BDDK'nin planladığı düzenleme hayata geçmeden, daha önemlisi ekim ayı gelmeden Meclis harekete geçmeli. Kredi kartı borçluları için bir yeniden yapılandırma yasası çıkarılmalı" diye konuştu. Kredi kartları için daha önce dört kez yeniden yapılandırma yasası çıkarıldığını hatırlatan Bülent Deniz, "Bu yasalar hep kara listede bulunanlar için çıkarıldı. Oysa 17 milyon kart sahibinin 9,5 milyonu kara listeye girmemek için asgari tutarlarını ödüyor. Yeniden yapılandırmaların bu insanları kapsamaması büyük hata, borçları giderek büyüyor" uyarısında bulundu.

SIKINTI BÜYÜYECEK
Avukat Bülent Deniz, Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurumu'nun (BDDK) kredi kartlarına gelir seviyesine göre limit koyma ve asgari ödeme tutarlarını artırma planı ile son dönemde yükselen borç sorununu BirGün'e değerlendirdi.
 
BDDK'nin taslak düzenlemesinde yer alan 'limit koyma' girişimini, tüketici derneklerinin yıllardır talep ettiğini hatırlatan Bülent Deniz, şöyle konuştu:
"Bu düzenlemeyi biz istiyorduk. Ancak bu dönemde bu düzenleme tek başına ele alındığında yurttaşların sorunu çözülmeyecek, aksine büyüyecek. İnsanların zaten ödeme sıkıntısı varken, asgari ödemeyi yukarı çekmek, üç ay borcunun yarısını ödemeyene kısıtlama getirmek, sıkıntıyı büyütecek."
 
54 AYDA ÖDENEBİLİYOR
Bülent Deniz, kredi kartında asgari ödeme tutarının 'tam bir girdap' olduğunu belirterek, "Bu girdaba giren kurtulamıyor. Diyelim ki bu ay 1000 lira kredi kartı harcaması yaptınız. Bundan sonra kartı hiç kullanmamaya ve her ay sadece asgari tutarı ödemeye karar verdiniz. Asgari ödeme tutarı yüzde 23. Bu borcu kapatmanız tam 54 ayı alıyor" dedi.
 
YENİDEN YAPILANDIRMA
BDDK'nin yeni taslağının kredi kartı borçlarına fren getirme amacı taşıdığını kaydeden Bülent Deniz, "Fakat bu düzenleme yapılırken mutlaka stok haline gelmiş, birikmiş borcun da eritilmesi gerekiyor. Şu anda Türkiye'de banka borcu olmayan yurttaş neredeyse yok. Bu borçlar için bir yeniden yapılandırma yasası çıkarılması şart" diye konuştu.
 
Bülent Deniz, kredi kartı borçlarının daha önce dört kez yapılandırıldığını hatırlatırken, bu uygulamaların hep borcunu ödemeyi bırakan ve 'kara listeye' giren kişileri kapsadığını, asgari tutarı ödeyerek yaşayan insanların 'girdapta kalmaya' devam ettiğini ifade etti.

9,5 MİLYONLUK SORUN
Deniz şöyle konuştu:
"Türkiye'de 17 milyon kişi kredi kartı kullanıyor. 56 milyon da kredi kartı var. 9-9,5 milyon kişi asgari ödeme tutarını yatırarak borcunu çeviriyor ve kara listeye girmiyor. Türkiye'de daha önce yapılan kart borcu yapılandırma uygulamaları bu kişileri hiç kapsamadı. Oysa bu kişiler her ay bir bileziğini satıp, birinden borç alıp ya da bir başka karttan nakit çekip asgari tutarını yatırıyor. BDDK yeni düzenlemeyi çıkarırken, bu kişilerin durumu da düşünülmeli."
 
EKİM AYI FELAKETİ
Bülent Deniz, banka borçlarının yeniden yapılandırılması ihtiyacı konusunda, daha önemli bir soruna dikkat çekti. Kredi ve kredi kartı borcunu ödeyemeyen kişi sayısının bu yıl hızla arttığını, son aylarda ise ivmenin önü alınamaz şekilde yükseldiğini ifade eden Deniz, "Bankacılık Yasası'na göre bankalar, ödenmeyen borçlar için 90 gün içinde icra takibi başlatmak zorunda. Bu durumda ekim ayından itibaren icra dairelerinde dava patlaması yaşanacak. Bu, sadece borçlu yurttaşları ilgilendiren bir durum değil. Tüm ekonomiyi etkileyecek, tüketimi etkileyecek bir durum" uyarısında bulundu.

EYLÜL'DE YASA ÇIKSIN
Bülent Deniz, 'ekim ayı felaketi' ve BDDK'nin yeni düzenlemesi öncesinde Meclis'i bir yeniden yapılandırma yasası çıkarmaya çağırdı. Yeni Tüketici Yasası'nın tasarı halinde Meclis gündeminde bulunduğunu belirten Deniz, "Meclis açılır açılmaz tasarı görüşülmeye başlanabilir ve tasarıya borç yapılandırmasını içeren geçici bir madde eklenebilir. Bu madde, asgari borç tutarını ödeyerek geçinen kişileri de kapsayabilir" dedi.

Gelire göre limit
BDDK, bankacılık mevzuatında değişiklik yapan 3 ayrı yönetmelik hazırladı.
Sektörün görüşüne sunulan taslağa göre; gelir düzeyi bin lira veya altında olanlarla geliri tespit edilemeyenlerin kredi kartı limiti, bin lira ile sınırlandırılacak.
Limiti 15 bin liraya kadar olan kredi kartlarının asgari ödeme tutarı, dönem borcunun yüzde 25'inden yüzde 30'una çıkarılacak.
15 bin liradan 20 bin liraya kadar limiti olan kredi kartlarının asgari ödeme tutarı ise, dönem borcunun yüzde 30'undan yüzde 35'ine çıkacak.
Yeni yönetmelikle taksitli kredi kartları için üstlenilen risk oranları da artırılıyor. Kredi kartlarıyla 1 ile 6 aya kadar olan taksitli alışverişlerde halen yüzde 75 olan risk ağırlığı, yüzde 100'e çıkarılıyor. 6 ile 12 ay arasındaki vadeler için risk ağırlığı yüzde 150'den yüzde 200'e çıkıyor. 12 ayı aşan taksitli alışverişlerde de risk ağırlığı, yüzde 250'ye çıkacak.
Bankalar, bu düzenlemeler için 26 Ağustos'a kadar BDDK’ye görüşlerini bildirecek.

Halk borcunu ödeyemiyor
 Bankalar Birliği'nin haziran ayı verilerine göre, yılın ilk altı ayda kredi kartı ve ferdi kredi borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 680 bin 168'e çıktı. Geçen yılın tamamında (12 ayında) bu rakam 822 bin 87'ydi.
Kredi kartı borcunu ödemeyenlerin sayısı 398 bin 310, kredisini ödeyemeyenlerin sayısı 281 bin 858 oldu.
Borcunu ödeyemeyenlerin sayısı aydan aya giderek artmaya başladı. Kredi kartı borcunu ödemeyen kişilerin sayısı ocakta 75 bin, şubat ve martta 70 bin civarındaydı. Nisanda 87 bine çıktı, mayısta 100 bine dayandı. Haziran ayında bu sayı 120 bin 515 oldu.
Yıllar itibarıyla bakıldığında 2013 yılının sadece altı aylık sonuçları yıllık rakamları aştı. Kriz yılı 2009'un tamamında kredi kartı borcunu ödemeyenlerin sayısı 277 bindi. 2010 ve 2011 yıllarında sayı 220 bin seviyelerindeydi. 2012 yılında ise 453 bin 656’ya yükseldi. Bu yıl altı ayda 398 bin 310 olan sayının, artış trendinin sürmesi halinde yıl sonu rakamı 700 bine ulaşabilecek.

 
Gezi’de azalan tüketime rağmen borçlar patladı
BÜLENT Deniz, borcunu ödeyemeyen kişi sayısının yılın ilk altı ayında hızla yükseldiğini ve mayıstan itibaren bu sayıya her ay 100 binden fazla insan katılmaya başladığını belirterek, “Aldığımız bilgiler ve yaptığımız hesaplama, ekim ayından itibaren icra davalarında patlama olacağını gösteriyor” dedi.
 
Deniz, haziran ayında Gezi Parkı isyanı nedeniyle tüketim azaldığı halde banka borcunu ödeyemeyen kişi sayısının 120 bini geçtiğini belirterek, “Temmuz ve ağustosta Ramazan’ın da etkisiyle tüketici harcamalarının arttığına, borç ödeyemeyenlerin de yükseldiğine dönük bilgiler var. Bankaların ödenmeyen borçlar için 90 gün içinde icra takibine başlama zorunluluğu var. Yeniden yapılandırma yoluna gidilmezse kredi ve kredi kartı borçlularına açılan icra davalarında patlama yaşanacak” diye konuştu.” 
TÜİK verilerine göre haziranda perakende ciroları bir önceki aya göre yüzde 2,8 geriledi. Gıda harcamalarında gerileme düzeyi yüzde 5’e yakın oldu. 
Bülent Deniz, 'ekim ayı felaketi' ve BDDK'nin yeni düzenlemesi öncesinde Meclis'i bir yeniden yapılandırma yasası çıkarmaya çağırdı.
 
Gülşah Karadağ-Birgün, 19.08.2013