nilüfer tuba akman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nilüfer tuba akman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2019 Salı

Ürün güvenliği sağlandığında, tüketicinin yaşam kalitesi artar

Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen ‘Ürün Güvenliği, Piyasa Gözetimi ve Denetimi ile Uygunluk Değerlendirmesi Alanlarında Farkındalığın Artırılması için Teknik Destek Projesi’nin 2. Yürütme Kurulu Toplantısı, 16 Mayıs 2019 tarihinde Ticaret Bakanlığı merkez binasında gerçekleştirildi.

Ürün güvenliği, piyasa gözetimi ve denetimi ile uygunluk değerlendirmesi alanlarındaki farkındalığın artırılması için, Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen teknik destek projesi kapsamında yapılan eğitim ile anket çalışmaları ve sürdürülecek olan çalışmalar ile ilgili bilgilendirmenin yapıldığı toplantıya, Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) ve Tüketiciyi Koruma Derneği (TükoDer) Genel Başkanı Aziz Koçal ile Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz de katıldı.

Tüketicinin sağlık ve güvenliğinin korunması için, ürün güvenliğinin çok önem arz ettiğini ve tüketici kadar, üretici ve ithalatçının da bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Koçal, “Tüketicinin ürün güvenliği hakkında bilinçlendirileceği çalışmalar tüketici örgütleri ile yapılmalıdır” dedi.

Tüketicinin sağlık ve güvenliğinin korunması için, etkin ve etkili denetimlerin sürekli yapılması gerektiğini belirten Koçal, “Yapılan denetimlerin sonuçları, tüketicinin bilgileneceği şekilde ilan edilmelidir. Ürünlerin etiketini okuma alışkanlığı doğrultusunda da gerekli çalışmaların yapılması ve tüketicinin bilinç seviyesinin artması gerekir” diye konuştu.

16.05.2019, Nilüfer Tuba Akman Tüketici Postası 

2 Haziran 2019 Pazar

Tüketici Federasyonlarından yargı paketine tepki

Tüketici Federasyonları Genel Başkanları, Cumhurbaşkanı tarafından 30.05.2019 tarihinde kamuoyuna açıklanan Yargı Reformu Stratejisi Belgesi ile tüketici uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk sisteminin getirilmek istenmesine karşı olduklarını açıkladı.

Yargı Reformu Stratejisi belgesi ile tüketici uyuşmazlıkları gibi alanlarda, arabulucuyabaşvuru konusunun dava şartı olarak planlanması ve Adalet Bakanının, tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk sisteminin uygulanması konusunda çalışma yürütmesi çalışmalarına tepki veren Tüketici Örgütleri Federasyonu (TÖF) Genel Başkanı Fuat Engin,Tüketici Dernekleri Konfederasyonu (TÜDEF) Genel Başkanı Aziz Koçal, Tüketici ve Çevre Hakları Federasyonu (TÜÇEDEF) Genel Başkanı Osman İlhan ve Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “arabulucuya, bu kapıyı açacağız” yaklaşımı, tüketicilerin görüş ve önerileri alınmadan kurgulanan metinlerdir.” dedi.

Tüketici işleminde güçsüz olan tüketici tarafının korunması, anayasal bir hak ve şarttır
En temel alanlardan biri olan iş hukuku uyuşmazlıklarında getirilen zorunlu arabuluculuğun; tüketici uyuşmazlıklarında da yaygınlaştırılmasının, güçlüye karşı güçsüz konumda olan taraflardan birinin desteklenmesine yönelik temel ve evrensel hukuk anlayışı ile mevcut yasal düzenlemelere de aykırı olduğunu belirten Tüketici Federasyonları Genel Başkanları, “adalet herkes için eşit ve erişilebilir ve öngörülebilir olmalıdır. Tüketici işleminde güçsüz olan tüketici tarafının korunması, anayasal bir hak ve şarttır. Anayasamızın 172. maddesi gereği, Devlet tüketiciyi korumak ve koruyucu tedbirleri almak zorundadır. Bu bir tavsiye değil, anayasal görevdir.” şeklinde konuştu.

Uygulamanın 6502 sayılı Tüketicinin korunması hakkındaki kanunun amaç maddesiyle çelişmekte olduğunu aktaran Tüketici Federasyonları Genel Başkanları, bu yaklaşımın bugüne kadar tüketicinin hak arama sürecindeki tüm kazanımlarının ortadan kaldırılması anlamına geldiğini belirtti.

Hakkını arayan tüketiciye ek masraf çıkacak
“Tüketici davalarının harç ve rüsumdan muaf olması gibi özel durumları söz konusu iken, arabulucu sisteminin getirilmesiyle ortaya çıkacak ek masraflar tüketicinin hak aramasının önünde engel oluşturacak ve caydırıcı bir unsur olarak işlev görecektir. Ayrıca arabuluculukta uzlaşma sağlanamadığı takdirde tüketicinin hak arama süreci uzayacak ve adalet gecikecektir.” diyen Tüketici Federasyonları Genel Başkanları, tüketici hukukunun temel yaklaşımının hukuka aykırı tüketici işlemi yapanın ‘cesaretini kıracak’ önlemleri almak ile uyuşmazlığın doğmasını engellemek olduğunu ve aksi takdirde hiçbir çözümün gerçekte tüketici lehine olmayacağını ifade etti.

Kamu sağlığı zarar görecek
Zorunlu arabuluculuk uygulamasının, ‘hızlı ve ücretsiz’ olması gereken tüketici yargılamasındaki süreyi tüketici aleyhine uzatacağını ve bu durumun tüketicinin hak arama eğilimine büyük zarar vereceğini kaydeden Tüketici Federasyonları Genel Başkanları, “Tüketici uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk, bir yandan kamu sağlığını yakından ilgilendiren çok çeşitli tüketici uyuşmazlıklarında gizliliğe neden olacaktır, öte yandan da temel ve evrensel tüketici haklarından biri olan bilgilenme hakkını da kullanılmaz hale getirecektir. Bu nedenlerle tüketici uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk uygulanmasına yönelik yapılan çalışmalar uygulamada olumsuz sonuçlar doğuracaktır.” diyerek görüş ve endişelerini kamuoyunun dikkatine sundu.

Tüketiciye tanınmış haklar, arabuluculuk masasında pazarlık konusu yapılamaz
Ortak açıklama yapan Tüketici Federasyonları Genel Başkanları, “Tüketici uyuşmazlıklarında, taraflar arası uzlaşmanın sağlanması yönünde; avukatlık kanununda, ön inceleme aşamasında, dava öncesi satıcı ve sağlayıcıya tüketici örgütleri aracılığı ile gönderilen yazılarda ve tüketicinin bilgilendirme ve talebinde arabuluculuğa benzer sistem işlemektedir ve uygulanmaktadır. 6502 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanunun işlevini gölge düşürecek olan ve kanun ile tüketiciye tanınmış hakların arabuluculuk masasında pazarlık konusu yapılacak olması, Tüketiciler açısından hiçbir şekilde kabul edilemez. Tüketici uyuşmazlıklardan kaynaklı arabuluculuk sistemi ve uygulama çalışmaları çok geç olmadan gündemden kaldırılmalıdır” dedi.

31.05.2019, Nilüfer Tuba Akman Tüketici Postası 

22 Mayıs 2019 Çarşamba

Ekonomi için kritik 6 ay

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mayıs ayına ilişkin tüketici güven endeksini açıkladı. TÜİK ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası iş birliğiyle yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, mayısta geçen aya göre yüzde 13 azaldı. Ekonomist Uğur Civelek ve Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, tüketici güven endeksi sonuçlarını Tüketici Postası için değerlendirdi.

TÜİK ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası iş birliğiyle yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, mayısta geçen aya göre yüzde 13 azaldı. Buna göre nisanda 63,5 olan endeks değeri, mayısta 55,3 olarak kayıtlara geçti. Hanenin maddi durum beklentisi endeksi, söz konusu dönemde yüzde 10,1 azalarak 73,9 oldu.

Sonuçlar ekonomide tahribat yaratabilir
Tüketici güven endeksi sonuçlarının geçen aya göre yüzde 13 azalmasının, nisan ayındaki yükselişin gerçeği yansıtmadığına veya beklentilerin anormal bir şekilde değişmiş olduğuna işaret ettiğini belirten ekonomist Uğur Civelek, “%13 çok sert bir düşüş ve son 3 yılın en düşüklerinin de altında. Bu insanların beklentilerinde sert bozulmaların olduğu anlamına geliyor. Bu ekonomide tahribat yaratabilir. İç Pazar daralıyor olacak. İşsizlik artıyor olabilir. Enflasyon da yükseliyor olabilir. Algılar bu yönde. 4 alt gruba bakıyoruz. Hane halkının genel ekonomik beklentisinde sert düşüş var, hep çift haneli ve işsizlikte artış bekliyor. Tasarruf etme yeteneği aşağıya geliyor. Tüm kalemlerde sert düşüş var” dedi.

Uğur Civelek, gidişattaki düşüşün nedenine ilişkin de “Bir önceki ay ölçüm sağlıksız olduğu için, bu ay bize ters düşmüş olabilir veya gerçekten öngörülmeyen bir şekilde sert düşüş vardır fakat başka endeksler de bu ay için çift haneli daralmaya işaret ediyor ve bu yılın ikinci yarısı için de iyi mesajlar vermiyor” şeklinde konuştu.

Açıklanan rakamlar, 15 yıllık tarihi bir düşüşe işaret etmektedir
Tüketici güven endeksi rakamlarını değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Açıklanan rakamlar tüketici güven endeksinde dibin dibini bize göstermiştir” dedi. Tüketici Birliği Federasyonu olarak, tüketici güven endeksini yakından takip ettiklerini ifade eden Deniz, enflasyon rakamları ve işsizlik kapasite kullanımı gibi makro göstergelerin yanında, Tüketici Birliği Federasyonu’nun en yakından takip ettiği göstergenin tüketici güven endeksi olduğunu belirtti.

Tüketici güven endeksindeki hareketliliklerin, önümüzdeki 6 aylık dönem içerisindeki ekonomik gidişat hakkında çok net fikirler verdiğini ifade eden Mehmet Bülent Deniz, “Bugün açıklanan rakamlar, 15 yıllık tarihi bir düşüşe işaret etmektedir. İçinde bulunduğumuz siyasi gerilim ve bir de belirsizliğin yanında ekonomi yönetiminin basiretsiz yaklaşımları nedeniyle söndürülemeyen kur ateşi, arttırılamayan üretim, giderilemeyen işsizlik ve her şeyden önemlisi; geleceğe dair olan belirsizlikler maalesef tüketicinin güveni konusunda ciddi bir erozyona yol açmıştır. Bu demektir ki; tüketici önümüzdeki en az 6 aylık dönem için harcamalarını kısacak, temel ve zorunlu harcamaları dışında harcama yaparken çok defa düşünecek ve muhtemelen de yapmayacaktır. Bu da ekonominin daralmaya devam edeceğinin işaretidir” diyerek sözlerini bitirdi.

21.05.2019, Nilüfer Tuba Akman, Tüketici Postası
https://www.tuketicipostasi.com/ekonomi-icin-kritik-6-ay/4872/

5 Mayıs 2019 Pazar

TÜİK bilmiyor mu? "Mutfak yanıyor!"

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu), Nisan ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Tüketici fiyatlarında (TÜFE) aylık yüzde 1,69 oranında arttı. Üretici fiyatları ise aynı dönemde yüzde 2,98 oranında artış gösterdi. Açıklanan rakamlar ne kadar gerçeği yansıyor? TÜDEF ve TÜKODER Genel Başkanı Aziz Koçal, Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz ve Tüketici Hak Arama Derneği Genel Başkanı Nihat Altay TÜİK’in açıklamasını değerlendirdi.

Sebze, meyve ve temel gıda maddelerinde uygulanan KDV’nin acilen sıfırlanması gerektiğini belirten TÜDEF ve TÜKODER Genel Başkanı Aziz Koçal, “Örneğin 2018 Nisan ayı ile 2019 Nisan ayını karşılaştırdığımızda; “kuru soğanda %289, patateste %380, ayçiçek yağında %26,59, domateste %110, ıspanakta %85 civarında artış olduğunu görüyoruz. Bu da gösteriyor ki; Tüketicinin temel ihtiyaçlarından olan sebzelerde ortalama bir yıllık artış %110’un üzerindedir. Dolayısı ile TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamı ile tüketicinin mutfağındaki rakam farklıdır” dedi. Tüketicinin mutfağında hissettiği enflasyon oranının, yüzde yüze yaklaştığını belirten Koçal, “Yoksul tüketicinin alım gücünün acilen yükseltilmesi gerekiyor. Yanlış tarım ve gıda politikaları nedeniyle oluşan, tarımdaki olumsuz ve belirsiz gidişe ‘dur’ denmelidir. Tarımda yerel politikalar oluşturulmalıdır. Çiftçi maliyetleri düşürülmelidir, tohum özgürleştirilmelidir ve tarım politikaları dışa bağımlı olmaktan kurtarılmalıdır” diye konuştu.

Koçal, “Güvenilir, nitelikli ve ucuz gıdaya ulaşımın yolu açılmalı ve kooperatifleşme desteklenmelidir. Türkiye tarım ülkesidir, küçük çiftçilik desteklenmeli, teşvik edilmeli ve tarım ürünlerinde ithalata son verilmelidir.” şeklinde konuştu.

Tüketicinin mutfağında 1 yıldır neredeyse yangın var
Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz ise, TÜİK’in açıklamış olduğu enflasyon rakamlarının bir önceki aya göre nispi bir düşüş gösterse de tatmin etmediğini belirtti. Açıklanan rakamların piyasada Tüketicinin yaşamış olduğu mutfak enflasyonu ile birebir örtüşmediğini aktaran Deniz, “Tüketicinin mutfağında 1 yıldır neredeyse yangın var ve bu yangın Ramazan öncesinde, tüketicinin moralini bozacak nitelikte boyutlara ulaştı. Buradan TÜİK başkanına sesleniyorum. Hangi pazardan ve marketten alışveriş yapıyorsanız, ilan edin ve adreslerini bizlere de verin. Biz tüketiciler de gidip oradan alışveriş yapalım ve açıklamış olduğunuz gıda enflasyonu rakamlarının açıkladığınız şekilde olduğunu, bizler de görelim. Oysa gerçek farklı. Market ile pazarda alışveriş yapan tüketici eve geldiğinde; aldığı ile verdiği para arasındaki uçurumun gittikçe açılmaya başladığını, maalesef mutsuzlukla görmektedir” dedi.

Halk arasındaki algı ve açıklanan rakamlar, özellikle gıdada, gerçeği yansıtmamaktadır
Vatandaşlara, 'TÜİK 'e güveniyor musunuz?’ şeklinde bir soru sorulsa, yüzde 90'ının ‘hayır güvenmiyorum’ diyeceğini aktaran tüketici Hak Arama Derneği Genel Başkanı Nihat Altay, “Bu güvensizliğin tek nedeni enflasyondur. Çünkü pek çok tüketici arabaya, altına ve tatil masraflarına bakmaz fakat kendi zaruri ihtiyaçlarına bakar” şeklinde konuştu.

Patates ve soğanın 5 TL olduğu günümüzde, kimsenin TÜİK’in verilerini dikkate alarak güven duymayacağını aktaran Nihat Altay, “Tüm aileler kendi enflasyonlarını iyi veya kötü, kendisi yapabiliyor. Alım gücü ile gelir düzeyi de düştükçe bazı şeyleri sorgulama ihtiyacı duyuyor. Sonuç olarak, halk arasındaki algı ve açıklanan rakamlar, özellikle gıdada, gerçeği yansıtmamaktadır. Mutfakta enflasyonun ortalaması, yüzde 50'lerin üzerindedir. Vatandaşı da ilgilendiren pinpon topu, kreş, mücevher değil, mutfak masraflarıdır” dedi.

03.05.2019, Nilüfer Tuba Akman, Tüketici Postası