29 Mart 2020 Pazar

“Tüketicinin Kalkanı Yok”

Corona virüs ile savaşta bankaların uygulamalarını değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “bankalar da bizimle aynı gemide olduklarını unutmamalıdırlar” dedi. 

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili şu açıklamayı yapmıştır:

Yaşanan pandemi nedeniyle Tüketici Birliği Federasyonu tarafından “ödemeleri öteleme” açıklaması yapan bankaların uygulamaları üzerinde yapılan çalışmada şu tespitlere ulaşılmıştır:

1-Bazı bankalar tarafından hangi nitelikte olursa olsun, kredi kartı veya kredi ödemelerinin ötelenmesinde, faiz uygulanacağı, yeni ödeme tablosunun oluşturulacağı yanıtı verilmektedir.

2-Diğer bir kısım bankalar tarafından ödeme öteleme konusunda hazırlıkların sürdürüldüğü ve şu an için yapılacak bir işlem olmadığı belirtilmektedir.

3-Pandemi nedeniyle fiziki bankacılık uygulamasında kısıtlamaya gidilmesi, mesai saatlerinin ve şubeye girişlerin azaltılması uygulamasına karşın, bazı bankalarca ödemeyi öteleme işlemi için tüketicilerin şubeye gelmeleri istenmektedir.

Bilindiği gibi pandemi ile savaşta, alınması zorunlu önlemler nedeniyle işyerleri tatil edilmekte, işten çıkarma haberleri gelmekte, kimi temel ihtiyaç kalemlerinin fiyatlarında da beklenmedik yükselişler yaşanmaktadır. Bu durum bireylerin ekonomik devamlılığını tehdit eder duruma gelmiştir. Dünyanın yaşadığı olağanüstü durum nedeniyle birçok ülke yönetimi, toplumun ekonomik devamlılığını sağlamak için fonlarını harekete geçirerek, tüketicinin ayakta kalmasını sağlamaya çalışmaktadır.

Ülkemizde milyonlarca tüketicinin bankalara; kredi kartı, taşıt, konut ve bireysel kredi ödemesi bulunmaktadır. Hane halkı borçluluğu da, diğer ülkelere göre daha yüksektir.

Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan ekonomik istikrar kalkanı paketi ve ekonomi yönetiminin bankalara ilişkin beklenti ve tavsiyelerine karşın borç ötelemesi yapacağını duyuran bankaların, öteleme işlemine faiz uygulamasının tüketici açısından hiçbir yararı bulunmamaktadır.

Bankacılık sektörü yüksek orandaki kârlılıklarına karşın, toplumsal dayanışmanın en gerekli olduğu zamanda, kârlarının bir kısmından vazgeçmeyerek, faiz almak suretiyle ödemeleri kaydırmakla yetinmektedir. Aynı gemide olmak bu değildir.

“Ödeme öteleme” uygulaması yapacağını açıklayan ve faiz yürüten bankalar ile henüz ödeme ötelemesi yapmayı tercih etmemiş bankalara sesleniyoruz;
“İçinde bulunduğumuz olağanüstü koşullar nedeniyle toplumsal dayanışma içinde olmanız gereken yeri alın, hangi nitelikte olursa olsun tüm kredi ve kredi kartı ödemelerini faizsiz öteleyin. Yapılması gereken budur, siz de biliyorsunuz ki; tüketici iflas ederse, para satacak kimse bulamazsınız.”

Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan

25.03.2020, Tüketici Birliği Federasyonu

Verilemeyecekleri tartışmak yerine, verilebilecekleri konuşmalıyız!

Tüketici TV. (Analiz Haber) - Evet Tüketiciler, verilemeyecekleri tartışmak yerine, verilebilecekleri konuşmalıyız…

MADDİ – MANEVİ ÖNLEMLER
Malum Koronavirüs (COVID19) bütün dünyayı vurdu. Son olarak da Türkiye’yi vurdu. Kamu-özel kurumlar, virüsün yayılması için yoğun mücadele ediyor. Vatandaşlarda, kendilerine göre çözümler – önlemler alıyor ve uyguluyor. Tabi burada en önemli sonucu, Devlet Yönetiminin aldığı ve uyguladığı yöntemler alır. Bunlarda maddi – manevi önlemler olarak sıralayabilir. Bütün dünyada da devletler bunu yapar – yapıyor.

ABD ŞU KADAR VERİYOR
Son dönemin modası ya da en çok konuşulanı; ABD vatandaşlarına milyonlarca – hatta trilyon dolarlarca maddi – ekonomik paket açıklıyor (Avrupa Birliği ülkeleri de benzer paketler açıklıyor). Tabi rakam gerçekten çok büyük. Her akşam TV’lerde özellikle işleniyor. Tabi, bunu duyan vatandaşında Koronavirüs belası üzerine birde morali bozuluyor, bizde niye yok diye. Ama, bu rakamlar TV’lerde açıklanırken Türkiye, nüfusu ile ABD nüfüsü, Türkiye ile – ABD’nin ekonomik yapısı – gücü pek anlatılmıyor. Buda, ister istemez, moralleri daha da bozuyor. Sonuçta insanlar, verilemeyecekleri duyarak daha da moralleri bozuluyor.

OYSA: VERİLEBİLECEKLER VAR – ONLARI KONUŞMALIYIZ

Evet, Türkiye olarak verilebilecekleri konuşmalıyız. Bu konuda Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) tüketiciler adına çok önemli çözüm önerileri sunuyor. Bunlardan bazıları da kabul görmeye başladı, kredi borçlarının ertelenmesi gibi. Yine TBF’nin sunduğu, elektrik – doğal gaz faturalarının 3 ay ertelenmesi var. Henüz çözüm olmadı (Bunun için Kanunda çıkarıldı). Yani, Türkiye’de milyonlarca insan ya işsiz kaldı, ya işine ara verdi ya da ücretsiz izin vb nedenlerle mağdur – zor durumda. TBF ve diğer sivil toplum kuruluşlarının (Tüketici, esnaf, sanayici vb) çözüm önerileri masaya konarak bu zor dönemde uygulanabilir çözümler ortaya konabilir ve bunları konuşmalıyız.

BUNLAR YAPILABİLİR
Tekrarda fayda var; milyonlarca insanın kredi kartı borçları var (Ve tabi kredi bireysel – ticari). Bunlar 3 ay ertelenebilir (Bankalar açıklama yaptı ama, ek maliyetli olacak gibi). Ama, Tüketiciye ilave faiz vb hiçbir ek maliyet getirilmeden. Elektrik, doğal gaz faturaları 3 ay ertelenebilir (Enerji Bakanlığı bütçesinden karşılanacak, kanun). Ve bütçe imkanları dahilinde, vatandaşlara diğer ülkelerde yapıldığı gibi belli miktar nakit yardımlar yapılır. Ve vatandaşların maddi yükleri üzerinden alınmış olur. Hastalıkların iyileşmesinde ruh sağlığının önemini tıpçılar anlatıyor.

Sonuç olarak ve lütfen; verilemeyecekleri tartışmak yerine verilebilecekleri konuşarak çözüm ortaya koymalıyız. Ve de, vakit geç olmadan.

27.03.2020, Tüketici TV.

Kredi kartı borçları ve kredi borçları ertelensin çağrısı!

Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Deniz, bankalara, “Hangi nitelikte olursa olsun kredi ve kredi kartı ödemelerini faizsiz öteleyin” çağrısı yaptı.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, koronavirüs ile savaşta bankaların uygulamalarını değerlendirdi. Deniz, bazı bankaların kredi kartı veya kredi ödemelerinin ötelenmesinde, faiz uygulanacağı yanıtı verildiğinin belirlendiğine dikkat çekti. Deniz, “Milyonlarca tüketicinin bankalara; kredi kartı, taşıt, konut ve bireysel kredi ödemesi bulunuyor. Borç ötelemesi yapacağını duyuran bankaların, öteleme işlemine faiz uygulamasının tüketici açısından hiçbir yararı bulunmuyor.

TÜKETİCİ İFLAS ETMEMELİ
Bankacılık sektörü kârlarının bir kısmından vazgeçmeyerek, faiz almak suretiyle ödemeleri kaydırmakla yetiniyor. Aynı gemide olmak bu değildir. Olağanüstü koşullar nedeniyle hangi nitelikte olursa olsun tüm kredi ve kredi kartı ödemelerini faizsiz öteleyin. Tüketici iflas ederse, para satacak kimse bulamazsınız” diye konuştu.

27.03.2020, Sözcü

"Kredi ve kredi kartı ödemelerini faizsiz öteleme" talebi

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, "Hangi nitelikte olursa olsun tüm kredi ve kredi kartı ödemelerini faizsiz öteleyin. Yapılması gereken budur" ifadesini kullandı.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle çeşitli tedbirler alan bankalara, "Hangi nitelikte olursa olsun tüm kredi ve kredi kartı ödemelerini faizsiz öteleyin." çağrısında bulundu.

Deniz, yaptığı yazılı açıklamada, yaşanan pandemi nedeniyle, federasyon olarak, "ödemeleri öteleme" açıklaması yapan bankaların uygulamaları üzerinde yaptıkları araştırma sonuncunda bazı tespitlere ulaştıklarını belirtti.

Ülkede milyonlarca tüketicinin bankalara, kredi kartı, taşıt, konut ve bireysel kredi ödemesi bulunduğunu hatırlatan Deniz, şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan ekonomik istikrar kalkanı paketi ve ekonomi yönetiminin bankalara ilişkin beklenti ve tavsiyelerine karşın borç ötelemesi yapacağını duyuran bankaların, öteleme işlemine faiz uygulamasının, tüketici açısından hiçbir yararı bulunmamaktadır."

Deniz, bu dönemde toplumsal dayanışmanın gereğinin tüm sektörlerce yerine getirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Hangi nitelikte olursa olsun tüm kredi ve kredi kartı ödemelerini faizsiz öteleyin. Yapılması gereken budur." ifadesini kullandı.

25.03.2020, Dünya
https://www.dunya.com/ekonomi/kredi-ve-kredi-karti-odemelerini-faizsiz-oteleme-talebi-haberi-465920

28 Mart 2020 Cumartesi

Yıkılmanın Tanıklığından, Yeni Tanıklığa...

2008 Eylül tarihine gidelim; ABD’de taşınmazların fiyatlarındaki büyük düşüşler ve ardından mortgage satışlardaki kişisel iflaslar, finans piyasasındaki büyük balonu patlattı. Lehman Brothers ve Merrill Lynch başta olmak üzere, dünya finansının en güçlü aktörleri birer birer iflas açıkladı.
Bu aktörlerin küresel bağlantıları da bundan nasibini aldı, küçücük İzlanda’da bile üç büyük banka iflas etti. Önce ABD’de başlayan ve ardından dalga dalga bütün dünyaya yayılan, yakıcı bir ekonomik kriz yaşandı.

O dönemde yaşanan bu sıradışı, olağandışı durumu kendimce anlamaya çalışmış birkaç kelâm etmiştim.
Temel tezim, yaşananların sıradan(!) bir ekonomik kriz olmadığı, dünya düzenine ilişkin önemli sonuçlar üretecek potansiyeli içinde barındırdığı idi.


Bu karamsar algılamama karşın kendimce; "yaşanan derin kriz nedeniyle insanlığın sonunun falan geldiği yok. Sadece bugüne kadar bildiğimiz ekonomik modellerin, üretim yöntemlerinin sonuna geldik" saptamasını yapıp yüreğimi rahatlatmaya çalışmıştım. 

Evet, olaya iyimser tarafından bakmaya çabalamış; "dünyada hâkim olan ekonomi mimarisi yerle bir oldu, yerine yeni bir üretim yöntemi, paylaşım modeli, kısacası ekonomi mimarisi inşa edilecek" öngörüsüyle daha güzel bir dünyanın bizi beklediğini sanmayı tercih etmiştim. Hatta o dönemlerde sosyalizm yeniden dünyaya geri dönecek tezini öne sürenlere karşı, "pratize edilmiş halini esas almak kaydıyla sosyalist yönetim biçiminin insan fıtratına aykırı olduğuna olan inanç ve değerlendirmemiz nedeniyle bu “yeniden denemenin” olmayacağı, en azından deneme yapılsa bile denenecek olanın sosyalist yönetim biçimi değil, farklılaştırılmış, karma yani mutant bir yönetim biçimi olacağı düşüncesindeyiz". diyerek, kehânetlerime devam etmiştim.


Tabi o zamanlarda bu bağırtımın dünya için bir önemi yoktu, halen de yok. Olması için neden de yok; ne iktisat profesörüyüm, ne de büyük düşünürler sınıfında… Ama yazdıklarımın arkasındayım.

Bu dediğim olmadı, 50 yıl bir yana, 2008'den sadece 11 yıl sonra o dönemde yaşananların olası sonuçlarına ilişkin gerçekleşmeler başladı.

Yaşanan pandemi nedeniyle kürenin içine düştüğü durumu, 2008'den bugünlere bakarak tekrar düşünmekte yarar var. 

Evet yıkılma sürecine tanıklığımız devam ediyor, yeni yapılanma da çok uzakta olmasa gerek.

28.03.2020
mehmetbülentdeniz


Makalede atıf yapılan yazılar:

24 Mart 2020 Salı

Türkiye’den, tüketicilerden mesaj var; #hayatdevametsindiye

İlk kez Tüketici Birliği Federasyonu tarafından 14 Mart 2020 tarihinde dile getirilen ve birçok tüketici örgütünün destek verdiği “ #hayatdevametsindiye kampanyası sosyal medyada büyük ilgi ve destekle karşılaştı.

Toplumun zor zamanları atlatabilmesi adına yaşam için zorunlu olan elektrik, su, doğalgaz ve iletişim ödemeleri ile bankalara olan kredi ve kredi kartı ödemelerinin faizsiz ötelenmesi gerekiyor.

Bu nedenle Tüketici Birliği Federasyonu tarafından başlatılan ve bu ödemelerin faizsiz üç ay ertelenmesini talep eden #hayatdevametsindiye kampanyası, büyüyerek devam ediyor.




Bankalardan ses geldi, sıra fatura ve kira ödemelerinde…

Yaşanan corona virüs salgını nedeniyle ekonomide başlayan durgunluk tüketiciler için kabusa dönüşüyor. Alınan önlemlerin ekonomideki tüm hareketliliği durdurması üzerine, ilk kez Tüketici Birliği Federasyonu tarafından 14 Mart 2020 tarihinde dile getirilen ve öğünden bu yana toplumsal destek bulan #hayatdevametsindiye kampanyası ilk meyvelerini vermeye başladı.

Cumhurbaşkanı tarafından ekonomi kalkanı paketi açıklamasının ardından, kamu bankaları olan Ziraat, Halk ve Vakıfbank kredi ödemelerinde çeşitli kolaylıklar sağlayan ve öteleme içeren uygulamayı devreye soktuklarını açıkladılar. Bu bankaların ardından İş Bankası da öteleme uygulamasına yeşil ışık yaktı.

Gelişmeleri değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “başlattığımız kampanya karşılık bulmaya başladı. Başta kamu bankaları olmak üzere başlayan öteleme uygulaması, zor dönemlerden geçen milletimiz için nefes alma olanağı verecektir” dedi.

Bugün bazı bankalar tarafından açıklanan öteleme uygulamasının yaygınlaşması ve Türkiye Bankalar Birliği tarafından geçtiğimiz günlerde alınan tavsiye kararı doğrultusunda tüm özel bankaların da, her türlü kredi, kredi karı ödemelerini Haziran ayına kadar faizsiz üç ay ötelemesi gerektiğinin altını çizen Deniz şu değerlendirmeyi yaptı:

“Tüketici Birliği Federasyonu olarak, durumun daha da ağırlaşacağı öngörüsünde bulunmuş ve krizin ilk günlerinde banka, fatura ve kira ödemelerinin ötelenmesi için #hayatdevametsindiye başlıklı bir kampanya başlatmıştık. Kampanyamız kısa sürede toplumda karşılık buldu ve özellikle sosyal medyada çığ gibi büyüdü. Nitekim bugün itibariyle kamu bankaları ödemeleri öteleme uygulamalarını başlatacaklarını açıkladılar. Kampanyamızın sonuç vermeye başladığını görüyoruz. Ancak daha yapılacak çok iş var. Kamu bankalarının bu uygulaması özel bankalarca da benimsenmeli. Bu da yetmez; elektrik, su, doğalgaz, iletişim fatura ödemeleri ve her türlü kira ödemeleri faizsiz üç ay ötelenmeli, bu kalemlerle birlikte gıda, temizlik, hijyen ve medikal ürünleri de dahil olmak üzere alınan vergiler yüzde 1’e düşürülmelidir. Kampanyamıza toplumsal destek arttıkça bu taleplerimizin de karşılanacağı düşüncesindeyiz.”

23.03.2020, Tüketici Postası

Türkiye’den, tüketicilerden mesaj var; #hayatdevametsindiye

İlk kez Tüketici Birliği Federasyonu tarafından 14 Mart 2020 tarihinde dile getirilen ve bir çok tüketici örgütünün destek verdiği “ #hayatdevametsindiye kampanyası sosyal medyada büyük ilgi ve destekle karşılaştı.

Corona virüs savaşında, hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla küresel çapta alınan önlemler ekonomileri durma noktasına getirdi. Türkiye de, bu önlemleri alan ülkeler arasında. Kapsamı genişleyen sosyal mesafelendirme uygulaması ile bir çok işyeri tatil edildi, mağazalar, cafeler, restaurantlar, kuaförler ve benzeri bir çok işletme kepenk kapattı.

Corona virüs salgını ile savaşın kazanılması için devletin aldığı kararlar ne denli katı ve günlük yaşamı etkileyecek olsa da, ülkemizde yaşayan insanların geleceği adına bu kararların desteklenmesi ve koşulsuz uyulması zorunlu.

Ancak alınan kararlar nedeniyle etkilenen toplumun zor zamanları atlatabilmesi adına yaşam için zorunlu olan elektrik, su, doğalgaz ve iletişim ödemeleri ile bankalara olan kredi ve kredi kartı ödemelerinin faizsiz ötelenmesi gerekiyor.

Bu nedenle Tüketici Birliği Federasyonu tarafından başlatılan ve bu ödemelerin faizsiz üç ay ertelenmesini talep eden #hayatdevametsindiye kampanyası, büyüyerek devam ediyor.


İşte kampanyayı başlatan Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz’in kampanya açıklaması…

23 Mart 2020 Pazartesi

Koronavirüsten etkilenen çalışanlar ne yapmalı? Tek taraflı fesihler mümkün mü?

Koronavirüs kabusu iş yaşamını da vurdu. Çok sayıda işletme kepenk kapattı. Milyonlarca çalışan ya evden çalışıyor ya da işletmeler kepenk kapattığı için işe gidemiyor. Peki, böyle durumlarda işçi ve işveren arasında hangi haklara sahip? İşçi ya da işveren tek taraflı fesihte bulunabiliyor mu? Süreç nasıl işliyor? kısa çalışma ödeneği ne, nasıl alınıyor?

Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, CNN TÜRK canlı yayınında merak edilen bu soruları yanıtladı:

İş kanununda işveren ve işçinin haklarını düzenleyen maddeler var. İş kanunun 24 ve 25. maddeleri fesih süreçlerini düzenler. İşçi ve işverenin bildirimde bulunmadan haklı fesih sebeplerini sayıyor. Bir iş yerinde işin bir haftadan fazla durmasına neden olan durumlar sürecinde hem işçi hem de işveren bildirimde bulunmadan iş akdini feshedebilir. Bildirimde bulunmadan işçinin iş akdini feshetmek iş yasasından kaynaklanan haklarının zayi olması anlamına gelmiyor.

Fakat güncel konuyla ilgili şunu ifade etmek lazım: Bir haftadan fazla süre içinde işin durmasına neden olan zorlayıcı sebebimiz var mı? Var. Çünkü devletimiz ve dünya evde kalma tarzında bir çağrıda bulunuyor. İşveren böyle durumlarda işçiye yarım ücret verme durumunda.

Geliyoruz kısa çalışma ödeneğine: Eğer bu durum 4 hafta sürecek ise bu durumda devletimiz belirlenen işverenlerin başvurması halinde işçilere kısa çalışma ödeneği yapabilme imkanı sağlanmış durumda. İki gün önce Cumhurbaşkanımızın kısa çalışma ödeneğini devreye sokacağı ifadesi de buraya dayanıyor. İşverenler İş-Kur'a başvurarak bu kısa çalışma ödeneğini alarak işçilerinin ücretlerini ödeyebilecekler. Bu yöntemle işverenler belirli bir süre çalışmış ve primi ödenmiş işçilerin yarı maaşlarını ödeyebilecekler.

Bir haftadan uzun süren çalışamama durumu olduğunda işveren tek taraflı fesih yapabilir. Bu durumda işçinin kıdem tazminatı hakkı doğacaktır. İşçinin hakkını alabilmesi için önce yargı yoluyla ara bulucuya gidilmesi gerekiyor. Bu da yaklaşık 3-4 haftalık bir süreye tekabül ediyor. Daha sonrasında iş mahkemesinde dava açılacak. Mevcut durumlardan ötürü 7-8 aydan önce bitmeyecek. Arkasında istinaf gibi kanun yolları devreye girecek. Bu da yaklaşık 1,5 yıla kadar uzayabilir.

20.03.2020, CNNTürk

Tüketici duyarlılığını gösterdi Alo 175’e şikâyet yağdı

Corona virüsünden (Covid-19) istifade ederek temel tüketim maddelerinin fiyatlarını fahiş oranda arttıran spekülatör firmalara büyük darbe vuruldu.

Tüketicilerce yakın takibe alınan bu firmaların büyük bölümü mobil uygulama HFA-Bildirim’e ve Alo 175 şikâyet hattına ihbar edildi. Dikkatler ise fiyat denetimi yapmakla mükellef Ticaret Bakanlığı’na, hileli ürünleri belirlemekle sorumlu Tarım ve Orman Bakanlığı’na çevrildi.

Durum normale döndü
Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Bülent Deniz, Yeni Akit’e yaptığı açıklamada ilk Covid-19 vakasının ortaya çıkmasının paniğe neden olduğunu belirterek, “Ne yazık ki bu durum ürün talebini önemli ölçüde arttırdı ve spekülatörlerin devreye girmesine neden oldu” dedi.

Tüketicinin uyarılara kulak vermesi ve itidalli davranmasının ardından ürün taleplerinin makul seviyelerde kaldığına; fiyatların da gevşediğine işaret eden Deniz, “Çok şükür hayat normale döndü” ifadesini kullandı.

Denetimler arttı
Spekülatörlerle ilgili HFA-Bildirim’e ve Alo 175 hattına şikâyet yağdığını anlatan Deniz, şöyle devam etti: “Sosyal medyada yer alan paylaşımların, mobil hatta ve telefona gelen ihbarları dikkate alan Ticaret Bakanlığı, iyi bir imtihan verdi. Denetimleri arttırdı ve fiyat oyunlarının önüne geçti. Ama tüketicinin de hakkını yememeliyiz. Çünkü hemen silkinip kendine geldi ve panik alışlarını terk etti. Şu muhakkak ki panik alışları tüketiciye zarar verir, ürün fiyatlarını arttırır. Onun için korkuya kapılmamakta, temkinli ve tedbirli ilerlemekte fayda var.”

Hileleri boşa çıkarılsın
Spekülatörlerin fiyat ve gramaj aldatmacaları yapmaya; zararlı ürünlere satışa sunmaya çalıştıklarını dile getiren Deniz, “Umuyoruz, Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri kontrolleri arttırarak tüm hileleri boşa çıkaracaktır” diye ekledi.

18.03.2020, Buğra Kardan, Yeni Akit