8 Şubat 2015 Pazar

"Kayıp-kaçak Bedeli Kaldırılsın"

Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Başkanı Haşmet Atahan, elektrik tüketicisinden, özellikle teknik altyapı yetersizliklerinden kaynaklanan kayıpların bedelinin alınmasının ve yapılan diğer kesintilerin hukuka uygun olmadığını savunarak, hepsinin kaldırılmasını talep ettiklerini bildirdi.
Atahan, Taksim Hill Otel'de düzenlenen toplantıda, tüketici dernek ve federasyonları ile bir araya gelerek elektrikte kayıp-kaçak bedellerinin tüketiciye iade edilmesi konusunu görüştüklerini söyledi.

"Kayıp veya kaçak elektrikten tüketiciler sorumlu tutulamaz ve bunların bedeli tüketiciden alınamaz" diyen Atahan, bu konudaki uzun süren mücadelelerinin görmezden gelinemeyeceğini ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili kararının yok sayılamayacağını vurguladı.

Atahan, kayıp-kaçak bedelinin iadesiyle ilgili kararın 17 Aralık 2014'te kesinleştiğini hatırlatarak, "Karardan çıkan sonuçlara bakılırsa Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'na (EPDK) sınırsız fiyat belirleme hak ve yetkisi verilmemiştir. Başka kişiler tarafından hırsızlanmak suretiyle kullanılan elektrik bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmek hukuk devleti ve adalet düşüncesiyle bağdaşmamaktadır" dedi.
Kayıp-kaçak bedeli olarak tüketicilerden alınan ücretlerin 2014'te yaklaşık 5 milyar lira olduğunu kaydeden Atahan, "Son 3 yıl içerisinde tüketicilerden haksız olarak alınan miktar 13,5 milyar liradır. 10 yılda ise 30-40 milyar lira tüketiciden gasbedilmiştir" diye konuştu.

Atahan, tüketiciden "dağıtım bedeli, perakende satış-hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli, iletişim sistemleri bedeli, TRT fonu, enerji fonu, belediye fonu" gibi haksız kesintiler yapıldığa işaret ederek, "Gerek kayıp-kaçak bedeli gerekse 7 kalemde alınan diğer kesintilerin hiçbiri hukuka uygun değildir. Sosyal devlet ilkesine, evrensel tüketici haklarına aykırıdır. Hepsinin kaldırılmasını talep ediyoruz" dedi.

Tüketici örgütleri olarak sorunların uzlaşarak çözülmesi taraftarı olduklarını belirten Atahan, bu nedenle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'dan görüşme talep edeceklerini aktardı.

Atahan, "Biz tüketici dernekleri ve federasyonları olarak elektrikte yaratılan kayıp-kaçak karmaşasının giderilmesini ve uzlaşı yoluyla makul bir çözüme kavuşturulmasını istiyoruz" diye konuştu.

Bu çözüm süresinde mahkemelerin iş yükünü artırmak, devleti ve dağıtım şirketlerini zarara uğratmak istemediklerini vurgulayan Atahan, öncelikle tüketicilerin mağduriyetinin giderilmesini istediklerini, bu süreçte yumuşak bir geçişin yaşanabileceğini anlattı.

Atahan, açıklamaya, TÜKODER, Tüketiciler Birliği Federasyonu, Tüketiciyi Koruma Derneği, Bursa Tüketiciler Derneği, Tüketici Sorunları Derneği, Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Derneği, Tüketici Hakları ve Çevreyi Koruma Derneği, Tüketiciler Derneği, Tüketici Hakları Derneği, Tüketici Hakları Merkezi Derneği, Tüketici Mağdurları ve Çevreyi Koruma Derneği'nin imza attığını sözlerine ekledi.

"Bu bedeli geri almak için hiçbir aracıya gerek yok"
Tüketici Sorunları Derneği Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu, bu bedelin vatandaşı 2 kere mağdur ettiğini, iade için hareket geçenlere, birtakım dolandırıcı firmaların başvururken kullanabileceklerini söyledikleri boş dilekçe pazarladığı aktardı.

Hakem heyetlerindeki sistem sıkıntısına rağmen vatandaşların elektrik dağıtım şirketine başvurarak ayrıntılı döküm isteyebileceklerini, burada tespit edilen kayıp-kaçak tutarını, ikamet ettikleri ilçe kaymakamlıklara başvurarak geri alabileceklerini vurgulayan Ağaoğlu, "Bu bedeli geri almak için hiçbir aracıya gerek yoktur" dedi.

Tüketicileri Koruma Derneği Genel Sekreteri Halil Çamalan da cep telefonlarına gelen "Sizden haksız alınan ücretleri biz alıyoruz. Bize başvurun" şeklindeki kısa mesajların dikkate alınmaması gerektiğini vurguladı.

"EPDK bu konuda adım atmalı"
Tüketiciler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, Türkiye'deki 38 milyon abonenin aynı anda yargıya başvurması halinde sistemin kilitleneceğini aktardı.


Deniz, "Dolayısıyla EPDK, bu konuda yasal bir adım atmalı. Vatandaşlar şu anda kaymakamlıklardaki hakem heyetleri ve mahkemelere gidebiliyor. Görünen o ki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu son derece üst düzeyde üretilmiş bir karar varken hiçbir yerel mahkeme veya tüketici hakem heyetinin bu kararı görmezden gelmesi, emsal olarak almaması mümkün değil. Bundan sonra yargıdan çıkacak kararlar bu karara paralel olacaktır" diye konuştu.

6 Şubat 2015 Cuma

Tüketici Örgütlerinden Ortak Açıklama:"Kayıp-Kaçak Bedeli Kaldırılsın"

Aşağıda isimleri bulunan Tüketici Örgütleri yöneticileri ve  Tüketici vatandaşlarımızın temsilcileri olarak, yaptığımız toplantı sonucu ortak  görüşlerimizdir

Tüketici Örgütlerinin neredeyse çoğunu temsil eden yöneticileri olarak ve üst Kurullarımız olan iki Federasyonu temsil eden Yöneticileri olarak bir araya geldik. Yaklaşık iki saat Tüketici sorunları ve özel olarak kayıp kaçak sorunu üzerinde tartışarak ortak bir tutum benimsedik.

Değerli Medya temsilcileri, sizler Kayıp Kaçak sürecini biliyorsunuz.  Ancak, bu konuda öyle bir karmaşa yaratıldı ki, Vatandaşlarımızı aydınlatmak için, Kayıp- Kaçak sürecini kısaca özetlemek istiyoruz.

Kayıp Kaçak Süreci Hakkında Özet bilgi ve Düşüncelerimiz:
Kayıp -Kaçak: Dağıtım şirketlerinin elektriği aldığı miktar ile son kullanıcılara sattığı miktar arasındaki fark, Kayıp-Kaçağı oluşturmaktadır.
Kayıp elektrik,  hatlarda, elektrik nakli sırasında meydana gelmektedir.  Kaçak ise, elektriğin fiilen çalınarak kullanılmasından doğmaktadır.

Gerek kayıp elektrikten, gerekse kaçak elektrikten Tüketiciler sorumlu tutulamaz ve bunun bedeli tüketicilere ödetilemez.
Bu haksızlığa karşı,Tüketici Örgütleri olarak açtığımız davalar yıllar sonra sonuçlanmış bulunmaktadır.
            
Yargı (Hukuk Genel Kurulu)  Kararı Yok sayılamaz, güçlü bir emsal karardır:
-Hukuki anlaşmazlıklarda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından  verilen kararlar, sadece tarafları bağlamaz; Bu kararlar, emsal niteliği taşır. Benzer çekişmelerde yol gösterici nitelikte kararlardır.
            
-Yargıtay Hukuk Genel Kurulu vermiş olduğu 21.05.2014 tarihli 2014/679  sayılı olan ve 17 Aralık 2014 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşen kararda, önemli durum saptamaları yapılmıştır: 
*“Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na sınırsız bir fiyat belirleme hak ve yetkisi verilmemiştir.” 
*“başka kişiler tarafından hırsızlanmak suretiyle kullanılan elektrik bedellerinin, kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmek hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmamaktadır.”
*“… bu hal, parasını her halükarda tahsil eden davacı Kurum’un çağın  teknik gelişmelerine ayak uydurmasına engel olur,” 
*“Oysa ki elektrik kaybını önleme ve hırsızlıkları engelleme veya hırsızı  takip edip, bedeli ondan tahsil etme görevi de bizzat enerjinin sahibi    ulunan davacıya aittir.” denilmektedir.(gerekçeli karardan)

Kayıp-kaçak bedeli olarak, Tüketicilerden alınan bedeller yaklaşık olarak, 2014 Yılında 5 milyar TL, 2013 yılında 5 milyar  TL civarında ve 2012 yılında ise 3.5 milyar  TL dir. Son üç yıl içinde Tüketicilerden haksız olarak alınan miktar, 13.5  milyar TL dır.
10 yıllık süre içinde ise, tüketicilerin neredeyse, 30-40 milyar TLsi gasp edilmiş durumdadır.

Tüketicilerden haksız yere alınan bedeller Kayıp-kaçak ile sınırlı değildir
Kayıp-kaçak bedeli dışında: 7 ayrı  kesinti daha yapılmaktadır:
Dağıtım bedeli
Perakende satış hizmet bedeli 
Personel sayaç okuma bedeli 
İletişim sistemleri bedeli 
TRT Fonu (yaklaşık % 2,5 civarında) 
Enerji fonu bedeli 
Belediye fonu adı altında yedi (7) kalem daha kesinti yapılmaktadır. 
(TRT Fonu adı altında  yapılan kesintilerin hukuka aykırı olduğuna ilişkin de, yargının kararı bulunmaktadır.)
            
Gerek kayıp kaçak bedeli alınması  gerekse 7 kalem adı altında yapılan bu kesintilerin hiçbirisi hukuka uygun değildir ve  Sosyal devlet ilkesine, “Evrensel Tüketici Hakları”na, aykırıdır. Hepsinin kaldırılmasını talep ediyoruz.

Oysa, Enerji Bakanı sayın Taner Yıldız, yeni düzenlemelerle Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun  Kayıp-Kaçak konusundaki   emsal kararını yok sayacak düzenlemeler için tasarılar hazırlamış bulunmaktadır.

6446 Sayılı Kanunun 17.maddesine fıkra ekleyen Tasarıda: “Kurul kararları yürürlükte olduğu müddetçe, kararlar uyarınca kamu ve özel hukuk tüzel kişilerince yapılan uygulamalar, maddi hatalar hariç düzenleyici işlemin iptalinden bağımsız olarak dava konusu edilemez ve Tüketici Hakem Heyetlerine müracaat edilemez. Söz konusu bedeller ile ilgili mahkeme ve tüketici hakem heyeti kararına istinaden dağıtım şirketleri ya da görevli tedarik şirketleri tarafından yapılan iadeler ve mahkeme kararında yer alan giderler tarifeler yoluyla karşılanır.” denilmektedir.
            
*Böyle bir girişim evrensel insan haklarına,Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları İlke kararlarına ve  Evrensel Tüketici Haklarına da aykırıdır.
*Siyasi iktidarlar, hiç bir yasa, hiçbir yönetmelik ile insanların hak arama özgürlüğünü kısıtlayamaz.
*6502 sayılı Tüketicinin Korunması hakkındaki kanun ve Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği, uyuşmazlık halinde, Tüketicilere öncelikle başvuracağı mercileri, mahkemeleri belirlemiş bulunmaktadır.
*Bunu engelleyecek her düzenlemeye karşı yerel-ulusal ve uluslararası idari-adli  yargı yoluna  gideriz.
             
Tüketici Örgütleri olarak sorunlarımızın  bu  noktalara getirilmeden uzlaşma yoluyla çözülmesi ümidimizi korumaya çalışıyoruz. Bu nedenle, Bakanımız Sayın Taner Yıldız’dan, görüşme talebinde bulunacağız.

Biz Tüketici Dernekleri ve Federasyonları olarak:
*Elektrikte yaratılan kayıp-kaçak karmaşasının giderilmesini ve uzlaşı yoluyla makul bir çözüme kavuşturulmasını istiyoruz.
*Bu sorun, Sosyal Hukuk Devleti ilkelerini zedelemeyecek, Kesinleşmiş Yargı Kararını -Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararını- yok saymayacak, Tüketicilerin Hak arama özgürlüğünün engellenmesine yol açmayacak şekilde çözülmelidir.

Elektrikte kayıp-kaçak sorununu:
**Kamusal düzeni bozmayacak;
**Dağıtım şirketlerini dar boğaza düşürmeyecek;
**Devlet organlarını ve finansal kaynaklarını örselemeyecek; 
**Adli ve İdari Yargı organlarını “rahatlatacak” ve mahkemelerin iş       yükünü arttırarak tıkanmasına yol açmayacak;
** Uluslararası kurum ve kuruluşlara başvurulmasına gerek bırakmayacak şekilde  çözümlenmesini içtenlikle  istiyoruz.   
**Ancak, herşeyden önce; kayıp-kaçak bedeli olarak, Tüketicilerin yıllardır  el konulmuş hak ve alacaklarının karşılanmasını sağlayabilecek şekilde; öncelikle Tüketici vatandaşlarımızı “rahatlatabilecek” şekilde; yumuşak geçişleri içeren,( makul bir süre içinde geri ödenebilmesini ya da, kullanılacak elektrik bedelinden düşülebilmesini sağlayacak şekilde) bir çözüm yolu bulunmasını istiyor ve öneriyoruz.
           
Bu düşüncelerle, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanı sayın Taner Yıldız’dan randevu isteyeceğiz. Tüketici örgütleri temsilcileri olarak görüşme talebimizi kabul etmesini; karşılıklı anlayış ve saygı içinde, bir çözüm üretilmesini istiyor ve bekliyoruz.

Ayrıca, Tüketici Örgütleri olarak:
*Kamusal nitelikte görev yapmakta olduğumuzu;
*Yasa düzenleyici ve uygulayıcıları tarafından tüketicilerin haklarını koruma   ve geliştirme hak, görev ve yetkimizin tam olarak kabul edilmesini ve eksik yasal düzenlemelerin yapılmasını gerekli ve zorunlu görüyor; bu nedenlerle   Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın,  TBMM Başkanı Sayın Cemil 
Çiçek’in, Başbakan sayın Ahmet Davutoğlu’nun, İktidar ve muhalefet Partileri sayın Başkan ve yöneticilerinin konuya duyarlılık göstermesini ve destek olmasını bekliyoruz.
            
Saygılarımızla,

Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Başkan Yardımcısı
Halil Çamalan

Tüketici  Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı
Mehmet Bülent Deniz

Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Genel Başkanı
Haşmet Atahan

Bursa Tüketiciler Derneği Genel Başkanı
Sıtkı Yılmaz

Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER) Genel Başkanı
Aydın Ağaoğlu

Tüketicinin ve Rekabetin  Korunması Derneği (TÜRDER) Yön. Kur. Üyesi
Musa Karademir

Tüketici Hakları ve Çevreyi Koruma Derneği (TÜRÇED) Genel Başkanı
Osman İlhan 

Tüketiciler Derneği (TÜDER) Genel Başkanı
Levent Küçük

Tüketici Hakları Derneği (THD) Beşiktaş Şube Başkanı
Çağlar Doğu Aras

Tüketici Güvenliği Derneği (TGDER) Yönetim Kurulu Üyesi
Bülent Çebin

Tüketici Hakları Merkezi Derneği (TÜMER) Genel Başkan Yardımcısı
Fatih Dinler

Tüketici Mağdurları ve Çevreyi Koruma Derneği (TÜKÇED) Genel Başkanı
Ali Öztürk

1 Şubat 2015 Pazar

Dolandırıcılara Gelip Kaçak Elektrik İçin Çarpılmayın

Vatandaşın elektrik faturasında yüzde 12'ye ulaşan haksız kesintilere kaçak elektrik dolandırıcıları da dadandı. Dolandırıcılar aboneleri arayarak Yargıtay'ın kararını hatırlatıyor ve "100 lira ödeyin kaçak elektrik paranızı alalım" diyor. 

Yargıtay’ın ‘Kaçak elektriğin parası dürüst vatandaştan alınamaz’ kararının ardından ‘kaçak elektrik dolandırıcıları’ türedi. Elektrik abonelerinin cep telefonlarını arayan kişiler, “Faturanızdan kesilen kaçak elektrik parasını sizin adınıza biz alalım. 100 TL de danışmanlık ücreti verin” teklifinde bulunuyor. Kredi kartı aidatı ve kredi masraflarının geri alınmasında da aynı yöntemin kullanıldığı uyarısı yapan tüketici temsilcileri, danışmanlık adı altında vatandaşın dolandırıldığını belirtiyor.

Uzmanlar, “Kaçak elektriğin parasını sizin dışınızda kimse alamaz” çağrısı yaparak vatandaşların Tüketici Hakem Heyetleri’ne başvurmasının yeterli olduğunun altını çiziyor.

70 gün kandırmacası
Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Bülent Deniz, Yargıtay’ın 17 Aralık kararından sonra 38 milyon abonenin kayıp kaçak bedelinin geri alması imkanı doğduğunu söyledi. Vatandaşların elektrik dağıtım şirketlerinin önüne kuyruğa girerek haksız yere tahsil edilen parayı almak istediğine işaret eden Deniz, “Ancak kredi kartları aidatında olduğu gibi bu konuda da dolandırıcılar ortaya çıktı. SMS, mail, TV reklamlarıyla kayıp kaçak bedelinin geri alınacağına ilişkin taahhütte bulunuyorlar. ‘Kayıp kaçak bedelinizi alıyoruz. Size göndereceğimiz kargo için 100 TL para ödeyeceksiniz. Kargodan gelen dilekçeleri doldurursanız 70 gün içinde geri alacaksınız’ diye sahte vaatte bulunuyorlar” diye konuştu. 

Dürüst vatandaş cezalandırılıyor
Vatandaş yerine şirketleri koruyan hükümetin, kayıp kaçak bedelini yasal hale getirmek üzere hazırladığı taslağa Tüketici Hakları Derneği’nden tepki geldi. Başbakan Ahmet Davutoğlu, bakan ve milletvekillerine mektup yazıldı. Mektupta, “Kayıp­kaçak bedeli yasal güvence altına alınarak dürüst elektrik tüketicileri ve aboneleri cezalandırılmış olacak. Dürüst elektrik aboneleri çalmadıkları, kullanmadıkları kaçak elektrik ile sorumlusu olmadıkları kayıp elektrik bedelini ödemek zorunda bırakılacak. Tüketicilerin yargı hakkı elinden alınarak hak araması engellenmiş olacak” denildi.

Dilekçe internette var
Bu işi yapan firmaları araştırdıklarını ve dolandırıcı olduklarının tespit edildiğini belirten Deniz, “2­3 boş dilekçe var. Firma tüketici adına hareket edip bu parayı alıp vatandaşa iade etmiyor. Bir kişinin başka kişi adına işlem yapması için vekaletnameyle hareket etmesi gerekir. İnternette bu dilekçeler var. Vatandaş internetten bedava bulabileceği dilekçe için 100 TL ödüyor. Yine işlemleri kendisi takip etmek zorunda kalıyor. Boşu boşuna 100 lira para ödemiş oluyor” uyarısında bulundu. Deniz, bu firmaların vatandaşı soymasını engelleme konusunda RTÜK ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na görev düştüğüne dikkat çekti.

Hasan Bozkurt, 12.01.2015 Bugün http://ekonomi.bugun.com.tr/halka-bir-tuzak-daha-haberi/1434786

O Market Aranıyor!

TÜİK’in gıda sepetindeki ürünlerin fiyatlarıyla farklı kurumların gıda fiyatları arasındaki uçurum dikkat çekiyor. TZOB’un listesinde pek çok ürünün fiyatı TÜİK’inkinden yüksek. Liste karşılaştırıldığında TÜİK’te kabağın yüzde 28, ıspanağın yüzde 25, havucun yüzde 17, portakalın yüzde 27, elmanın yüzde 36 daha ucuz olduğu görülüyor.
Zaman gazetesinin haberine göre, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), 432 gıda maddesinden oluşan sepetteki enflasyon oranlarını geçtiğimiz gün yayımladı. Buna göre listedeki ürünlerin enflasyon ortalaması yüzde 12,73 oldu. Ancak başka listeler ile TÜİK listesi arasındaki fark dikkat çekiyor. Listede yer alan Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) listesiyle karşılaştırıldığında TÜİK’in listesinde yer alan 35 üründen 26’sının fiyatının TÜİK’te daha ucuz olduğu görülüyor. Örneğin elmanın fiyatı TÜİK sepetinde 2,24 lira iken TZOB’un listesinde 3,52 lira olarak yer aldı. Belli ürünlerde yüzde 30’un üzerine çıkan fiyat farkı “TÜİK hangi marketten alışveriş yaptığını da yazsın, vatandaş da ürünü ucuza alsın!” yorumlarına neden oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), enflasyon rakamlarını geçtiğimiz gün açıkladı. 2014 Aralık ayında enflasyon bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,17 arttı. 12 aylık ortalama olan yüzde 8,85’in çok altında gelen bu rakamlar içinde dikkat çeken bir diğer konu ise gıda ve alkolsüz içeceklerde yaşanan enflasyon oldu. Bir önceki yılın aynı ayına göre gıda ve alkolsüz içeceklerdeki enflasyon artışı yüzde 12,73 ile en yüksek artışın yaşandığı ikinci ana harcama grubu oldu. Ancak TÜİK’in sepetinde yer alan ürünlerin fiyatlarının benzer şekilde ürün fiyatlarını takip eden kuruluşların fiyatlarıyla örtüşmemesi kafalarda soru işaretlerine neden oldu. Örneğin geçtiğimiz günlerde 39 gıda maddesinin aralık fiyatını açıklayan TZOB’un listesindeki fiyatlar, TÜİK’in fiyatlarının çok üstünde geldi. İki liste karşılaştırıldığında TÜİK listesindeki kabağın yüzde 28, ıspanağın yüzde 25, havucun yüzde 17, portakalın yüzde 27, elmanın yüzde 36 daha pahalı olduğu görüldü. TÜİK’in listesindeki ürünlerden TZOB’a göre pahalı olanlardan bazılarıysa yeşil soğan ve kuru üzüm.

TÜİK enflasyonu yansıtmıyor
Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, sokağın fiyatlarının daha farklı olduğunu ve yaşanan enflasyonun TÜİK’in rakamlarına yansımadığını belirtti. Deniz, “İktidar birçok ekonomik parametreyi, örneğin; memura-işçiye zam, asgari ücretin belirlenmesi ve benzeri rakamları hesaplarken, TÜİK verilerini esas alıyor ve bu noktada ücretli kesim sosyal refah bakımından ileriye değil, sürekli geriye doğru gidiyor. Bu durum, gerçek-resmî enflasyon rakamlarının tüketicinin ekonomisinde büyük kayba yol açmaktadır.” eleştirisinde bulundu. TÜİK verilerine olan güvenin uzun süredir tartışıldığını belirten Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Bu tablo, bu tartışmanın ne denli haklı olduğunu gösteriyor. Federasyonumuzun değişik illerdeki üye derneklerinin gözlemleri, TZOB’un verileri ile teyit edilmiş bulunuyor. Örgütümüzün, ‘sokağın enflasyonu’ diye nitelendirdiği veriler, TÜİK verileri ile tamamen çelişiyor ve aradaki makas çok fazla. Yüzde 20-25 aralığında bulunan ‘sokağın enflasyonu’na ilişkin rakamları, TÜİK verilerinde ne yazık ki göremiyoruz.” dedi. TÜİK verilerinin, ekonomi yönetiminin hedef olarak ilan ettiği enflasyon rakamlarına yakın durmak bakımından hesaplanıyor olabileceği iddiasında bulunan Deniz, “Bizce bu veriler güvenli değil, çünkü yaşadığımız enflasyon, devletin resmî kurumunun açıkladığı rakamla büyük oranda çelişmektedir.” diye konuştu.

TÜİK sepetindeki ürünler gereksiz
TÜİK’in açıkladığı bu rakamlar, siyasilerin eleştirilerine hedef oldu. Siyasiler, TÜİK’in, toplumun her kesimini ilgilendiren gıdanın enflasyona yeterince etki etmemesini eleştirdi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kenan Tanrıkulu, gıda ürünlerinde enflasyonun yüksekliğine dikkat çekerek, “İşlenmemiş gıdada yıllık enflasyon yüzde 12,37 oldukça yüksek. Geçen yıl yüzde 12,9 idi. İşlenmiş gıda ve içecekteki enflasyon 2013 yılında yüzde 7,7 idi. 2014 yılında ise 14,3’e fırladı. Sorun kuraklık, don, zamansız yağış değil bunlara sığınılıyor, bunlar bahane gösteriliyor. Halkın enflasyonu yüksek. Fakir fukaranın harcaması TÜİK’in TÜFE sepetine uymuyor. Bu sepette sinema, tiyatro, otel konaklaması var. Halkın yüzde kaçı bunları yapıyor? Halkı gıda ilgilendiriyor. TÜİK gıdanın payını yüzde 24,45 olarak alıyor. Oysa gıda fakirin aylık giderinde yüzde 50 oranında yer tutuyor. Enflasyonu gerçekten ölçmek istiyorsak buna ağırlık vermek lazım.” dedi. Tanrıkulu’nun bu açıklamaları, sepetteki ürünleri de tartışmaya açtı. Sepette 432 ürün var. Viski gibi alkollü içeceklerden halıya, perdeye, gündelikçi ücretine, kontakt lense, emar ücretine, telefon kart ücretine, DVD oynatıcı fiyatına, müzik CD’sine kadar pek çok ürün yer alıyor. En dikkat çeken maddeler arasında ise boş DVD, dantel ipliği, film tabetme, at yarışı, iddaa ücretleri geliyor. Hacca gidiş ücretlerinin de yer aldığı sepette, mücevher diye bir kalem de yer alıyor.
Dünyada gıda fiyatları geriliyor
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) dünya genelinde gıda fiyatlarının aralıkta düştüğünü açıkladı. Süt ürünleri ve et fiyatlarında gerilemeye işaret eden FAO, bitkisel yağ ve şeker fiyatlarının da azalan talepten olumsuz etkilendiğini, tahılda ise önemli bir değişim görülmediğini belirtti. FAO’nun dünya gıda fiyatları endeksi kasıma göre yüzde 1,7 düşüşle aralıkta 188,6 puan seviyesine geriledi. FAO’nun gıda fiyatları endeksi tahıllar, yağlı tohumlar, süt ürünleri, et ve şeker fiyatlarındaki aylık değişimleri izliyor.



09.01.2015, Sözcü http://sozcu.com.tr/2015/ekonomi/o-market-araniyor-704605/

31 Ocak 2015 Cumartesi

Vatandaş, TÜİK’in Alışveriş Yaptığı Marketi Arıyor!

TÜİK’in gıda sepetindeki ürünlerin fiyatlarıyla farklı kurumların gıda fiyatları arasındaki uçurum dikkat çekiyor. TZOB’un listesinde pek çok ürünün fiyatı TÜİK’inkinden yüksek. Liste karşılaştırıldığında TÜİK’te kabağın yüzde 28, ıspanağın yüzde 25, havucun yüzde 17, portakalın yüzde 27, elmanın yüzde 36 daha ucuz olduğu görülüyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), 432 gıda maddesinden oluşan sepetteki enflasyon oranlarını geçtiğimiz gün yayımladı. Buna göre listedeki ürünlerin enflasyon ortalaması yüzde 12,73 oldu. Ancak başka listeler ile TÜİK listesi arasındaki fark dikkat çekiyor. Listede yer alan Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) listesiyle karşılatırıldığında TÜİK’in listesinde yer alan 35 üründen 26’sının fiyatının TÜİK’te daha ucuz olduğu görülüyor. Örneğin elmanın fiyatı TÜİK sepetinde 2,24 lira iken TZOB’un listesinde 3,52 lira olarak yer aldı. Belli ürünlerde yüzde 30’un üzerine çıkan fiyat farkı “TÜİK hangi marketten alışveriş yaptığını da yazsın, vatandaş da ürünü ucuza alsın!” yorumlarına neden oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), enflasyon rakamlarını geçtiğimiz gün açıkladı. 2014 Aralık ayında enflasyon bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,17 arttı. 12 aylık ortalama olan yüzde 8,85’in çok altında gelen bu rakamlar içinde dikkat çeken bir diğer konu ise gıda ve alkolsüz içeceklerde yaşanan enflasyon oldu. Bir önceki yılın aynı ayına göre gıda ve alkolsüz içeceklerdeki enflasyon artışı yüzde 12,73 ile en yüksek artışın yaşandığı ikinci ana harcama grubu oldu. Ancak TÜİK’in sepetinde yer alan ürünlerin fiyatlarının benzer şekilde ürün fiyatlarını takip eden kuruluşların fiyatlarıyla örtüşmemesi kafalarda soru işaretlerine neden oldu. Örneğin geçtiğimiz günlerde 39 gıda maddesinin aralık fiyatını açıklayan TZOB’un listesindeki fiyatlar, TÜİK’in fiyatlarının çok üstünde geldi. İki liste karşılaştırıldığında TÜİK listesindeki kabağın yüzde 28, ıspanağın yüzde 25, havucun yüzde 17, portakalın yüzde 27, elmanın yüzde 36 daha pahalı olduğu görüldü. TÜİK’in listesindeki ürünlerden TZOB’a göre pahalı olanlardan bazılarıysa yeşil soğan ve kuru üzüm.

Tüik enflasyonu yansıtmıyor
Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, sokağın fiyatlarının daha farklı olduğunu ve yaşanan enflasyonun TÜİK’in rakamlarına yansımadığını belirtti. Deniz, “İktidar birçok ekonomik parametreyi, örneğin; memura-işçiye zam, asgari ücretin belirlenmesi ve benzeri rakamları hesaplarken, TÜİK verilerini esas alıyor ve bu noktada ücretli kesim sosyal refah bakımından ileriye değil, sürekli geriye doğru gidiyor. Bu durum, gerçek-resmî enflasyon rakamlarının tüketicinin ekonomisinde büyük kayba yol açmaktadır.” eleştirisinde bulundu. TÜİK verilerine olan güvenin uzun süredir tartışıldığını belirten Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Bu tablo, bu tartışmanın ne denli haklı olduğunu gösteriyor. Federasyonumuzun değişik illerdeki üye derneklerinin gözlemleri, TZOB’un verileri ile teyit edilmiş bulunuyor. Örgütümüzün, ‘sokağın enflasyonu’ diye nitelendirdiği veriler, TÜİK verileri ile tamamen çelişiyor ve aradaki makas çok fazla. Yüzde 20-25 aralığında bulunan ‘sokağın enflasyonu’na ilişkin rakamları, TÜİK verilerinde ne yazık ki göremiyoruz.” dedi. TÜİK verilerinin, ekonomi yönetiminin hedef olarak ilan ettiği enflasyon rakamlarına yakın durmak bakımından hesaplanıyor olabileceği iddiasında bulunan Deniz, “Bizce bu veriler güvenli değil, çünkü yaşadığımız enflasyon, devletin resmî kurumunun açıkladığı rakamla büyük oranda çelişmektedir.” diye konuştu.
TÜİK sepetindeki ürünler gereksiz
TÜİK’in açıkladığı bu rakamlar, siyasilerin eleştirilerine hedef oldu. Siyasiler, TÜİK’in, toplumun her kesimini ilgilendiren gıdanın enflasyona yeterince etki etmemesini eleştirdi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kenan Tanrıkulu, gıda ürünlerinde enflasyonun yüksekliğine dikkat çekerek, “İşlenmemiş gıdada yıllık enflasyon yüzde 12,37 oldukça yüksek. Geçen yıl yüzde 12,9 idi. İşlenmiş gıda ve içecekteki enflasyon 2013 yılında yüzde 7,7 idi. 2014 yılında ise 14,3’e fırladı. Sorun kuraklık, don, zamansız yağış değil bunlara sığınılıyor, bunlar bahane gösteriliyor. Halkın enflasyonu yüksek. Fakir fukaranın harcaması TÜİK’in TÜFE sepetine uymuyor. Bu sepette sinema, tiyatro, otel konaklaması var. Halkın yüzde kaçı bunları yapıyor? Halkı gıda ilgilendiriyor. TÜİK gıdanın payını yüzde 24,45 olarak alıyor. Oysa gıda fakirin aylık giderinde yüzde 50 oranında yer tutuyor. Enflasyonu gerçekten ölçmek istiyorsak buna ağırlık vermek lazım.” dedi. Tanrıkulu’nun bu açıklamaları, sepetteki ürünleri de tartışmaya açtı. Sepette 432 ürün var. Viski gibi alkollü içeceklerden halıya, perdeye, gündelikçi ücretine, kontakt lense, emar ücretine, telefon kart ücretine, DVD oynatıcı fiyatına, müzik CD’sine kadar pek çok ürün yer alıyor. En dikkat çeken maddeler arasında ise boş DVD, dantel ipliği, film tabetme, at yarışı, iddaa ücretleri geliyor. Hacca gidiş ücretlerinin de yer aldığı sepette, mücevher diye bir kalem de yer alıyor.

Dünyada gıda fiyatları geriliyor

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) dünya genelinde gıda fiyatlarının aralıkta düştüğünü açıkladı. Süt ürünleri ve et fiyatlarında gerilemeye işaret eden FAO, bitkisel yağ ve şeker fiyatlarının da azalan talepten olumsuz etkilendiğini, tahılda ise önemli bir değişim görülmediğini belirtti. FAO’nun dünya gıda fiyatları endeksi kasıma göre yüzde 1,7 düşüşle aralıkta 188,6 puan seviyesine geriledi. FAO’nun gıda fiyatları endeksi tahıllar, yağlı tohumlar, süt ürünleri, et ve şeker fiyatlarındaki aylık değişimleri izliyor.
Koray Tekin, 09.01.2015 Zaman http://www.zaman.com.tr/ekonomi_vatandas-tuikin-alisveris-yaptigi-marketi-ariyor_2269664.html

30 Ocak 2015 Cuma

Elektrik Abonesi, Kayıp-Kaçak Tutarını İnternet Üzerinden de Öğrenebilir

Elektrik hizmetinden alınan kayıp-kaçak bedeli aylardır Türkiye gündeminde.
Zaman Gazetesi enerji muhabiri ve Enerji Gazetecileri Derneği Başkanı sayın İsmail Altunsoy, yaptığı haberler ve yayınladığı belgelerle konuyu ülke gündemine taşıdı.
Teşekkürler İsmail Altunsoy...

Yargıtay’ın, elektrik abonesinden alınan kayıp-kaçak parasının iadesi yönündeki kararı aboneleri sevindirdi. Kayıp-kaçak tutarlarını öğrenmek isteyen aboneler, dağıtım şirketlerinde uzun kuyruklar oluşturuyor. Ancak aboneler, Bilgi Edinme Kanunu kapsamında internet üzerinden de kayıp-kaçak tutarlarını öğrenebilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, elektrik abonelerinden kayıp-kaçak parası alınamayacağını karara bağladı. Yargıtay ayrıca aboneden alınan geçmiş 10 yıllık tutarın da iadesine hükmetti. Yargıtay’ın nihai kararı 36,8 milyon elektrik abonesi için emsal teşkil ediyor. Abonelerin faturalarındaki kayıp-kaçak bedelini geri alabilmesi için öncelikle ilgili dağıtım şirketinden geçmiş 10 yıllık tutarı öğrenmeleri gerekiyor. Bunun için aboneler, şirketlerin kapılarında uzun kuyruklar oluşturuyor.

Enerji Yönetimi’nden bir kaynak, elektrik abonelerinin gereksiz yere kuyrukta beklememeleri için Bilgi Edinme Kanunu’ndan yaralanabilecekleri bilgisini verdi. Nedeni, kısa bir süre öncesine kadar elektrik dağıtım şirketleri kamu kuruluşu olan Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ’ye (TEDAŞ) bağlı hizmet veriyordu. Şirketlerin bütün fatura bilgileri de TEDAŞ sisteminde mevcut. Ancak TEDAŞ’a göre, dağıtım şirketleri özelleştirme kapsamında devredildiğinden başvurular ilgili şirket veya EPDK’ya yapılacak. Bu da gösteriyor ki kamu kuruluşları kayıp-kaçak konusuna girmek istemiyor. Enerji Yönetimi, ivedi olarak yasal bir düzenleme yaparak bu karmaşaya son vermeli ve vatandaşın işini kolaylaştırmalı.

Elektrik faturalarındaki kayıp-kaçak parası tartışmaları Yargıtay’ın kararıyla sona erdi. Zaman, kararı basında ilk kez 23 Aralık 2014’te “Yargıtay elektrikte son noktayı koydu: Kayıp-kaçak bedeli aboneye geri ödenecek” başlığı ile kamuoyuna duyurdu. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 17 Aralık 2014 tarihli nihai kararıyla, bir elektrik abonesinin faturadaki kayıp-kaçak bedelini dağıtım şirketinden istemesiyle başlayan hukukî süreçte tarihî karara imza attı. Daha önce abone lehine verdiği karara dağıtım şirketinin itirazını görüşmek için 17 Aralık’ta toplanan Genel Kurul, “Hırsızın kullandığı kaçak enerji, dürüst vatandaştan tahsil edilemez.” diyerek aboneden kayıp-kaçak bedeli alınamayacağına hükmetti. Bu nihai karar uyarınca dağıtım şirketi, geçmiş 10 yıllık dönem için aldığı kayıp-kaçak bedelini de aboneye iade edecek. 36,8 milyon abone için emsal niteliğini taşıyan karar doğrultusunda sadece 2014 için 5-6 milyar liralık bedelin iadesi talep edilebilecek. Yargıtay’ın kayıp-kaçak bedelinin aboneye iade edilmesi kararına rağmen Enerji Bakanı Taner Yıldız, kayıp-kaçak bedelini kalıcı hale getirmek için kanun çıkarılacağı açıklaması yaptı. Ancak tüketicilere göre bu haksızlık. Tüketiciler Birliği Başkanı Avukat Bülent Deniz’e göre aboneler, faturada ödediği tutarı belgeledikten sonra 2 bin lira altı alacaklar için Tüketici Hakları Hakem Heyeti’ne başvuracak. Üstü tutar için mahkemelere gidilecek. Yeni bir kanun çıksa bile geçmiş 10 yıllık alacakları ortadan kaldırmıyor. Burada Enerji Yönetimi’nin yapması gereken iş, 36,8 milyon abonenin kayıp-kaçak bedelinin iadesini kolaylaştırmak olmalı.

İNTERNETTEN BAŞVURU YAPILABİLİR
Elektrik aboneleri, Bilgi Edinme Kanunu kapsamında www.tedas.gov.tr internet adresi üzerinden ad, soyad, TC kimlik No ve abone No’ları ile başvuru yaparak geçmiş döneme ilişkin kayıp-kaçak bedellerini öğrenebilir. Yasa gereği Bilgi Edinme başvurularının 15 gün içinde cevaplanması gerekiyor.
Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Avukat Bülent Deniz, başvurularda yasal süreye dikkat çekiyor. Avukat Deniz, abonelerin cevap verilmemesi veya yeterli cevap verilmemesi durumunda Bilgi Edinme Üst Kurulu’na başvuru hakkı olduğuna vurgu yapıyor. Ancak yasa gereği abonelerin kayıp-kaçak tutarlarını öğrenmeleri için elektrik faturalarının kendi adına olması gerekiyor. TEDAŞ ise konuyla ilgili olarak, “20 dağıtım şirketinin özelleştirilmesi tamamlanarak, dağıtım şirketlerinin özel sektöre devri gerçekleştiğinden, ilgili dağıtım şirketine ve/veya elektrik piyasasında düzenleyici kurum olan EPDK’ya başvurulması gerekmektedir.” bilgisini verdi. Kamu kurumları, vatandaşların Bilgi Edinme Kanunu kapsamındaki başvurularına cevap vermek zorunda. “Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik”e göre kurum ve kuruluşlar, başvuru üzerine istenen bilgi veya belgeye erişimi 15 iş günü içinde sağlamaları gerekiyor.
Ancak istenen bilgi veya belgenin, başvurulan kurum ve kuruluş içindeki başka bir birimden sağlanması; başvuru ile ilgili olarak bir başka kurum ve kuruluşun görüşünün alınmasının gerekmesi veya başvuru içeriğinin birden fazla kurum ve kuruluşu ilgilendirmesi durumlarında bilgi veya belgeye erişim 30 iş günü içinde sağlanıyor.
Vatandaşların cevap alamama veya yetersiz cevap almaları durumunda buna itiraz hakkı bulunuyor. Yönetmelik bu konuya da açıklık getiriyor (Madde 24): “Bilgi edinme istemi kanunun 16 ve 17’nci maddelerinde öngörülen sebeplerle reddedilen başvuru sahibi, yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’na itiraz edebilir. İtiraz yazılı olarak yapılır. Kurul, bu konudaki kararını 30 iş günü içinde verir.”
İsmail Altunsoy, 07.01.2015 Zaman http://www.zaman.com.tr/ekonomi_elektrik-abonesi-kayip-kacak-tutarini-internet-uzerinden-de-ogrenebilir_2269174.html

Kayıp Kaçak Bedelini Geri Almak İçin Ne Yapmalı?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, elektrik dağıtım şirketlerinin tahsil ettiği kayıp kaçak bedelinin hukuka uygun olmadığına hükmetti. Karar ile birlikte, 30 milyondan fazla abonenin eline ödedikleri paraları geri alma fırsatı geçti. Peki yurttaşların bunun için ne yapması gerekiyor?

Yargıtay kayıp kaçak bedeli ve sayaç okuma bedeli ile ilgili önemli bir karara imza attı.
Hukuk Genel Kurulu'nda alınan kararda elektrik dağıtım şirketlerinin yurttaşlardan tahsil ettiği kayıp kaçak bedeli ve sayaç okuma bedelinin hukuka uygun olmadığına hükmedildi.

Karar sonrası 30 milyondan fazla elektirik abonesine 2011 yılından bu yana ödedikleri paraları geri alma fırsatı doğdu. Peki ödenen bu bedelleri geri alabilmek için ne yapmak gerekiyor ? 

Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, 3 bin 300 liradan az alacağı olanların  Kaymakamlık'larda bulunan tüketici hakem heyetlerine başvurması gerektiğini söyledi. 

Alacağınız 3300 liradan fazla ise Tüketici mahkemelerinde dava açmanız gerekiyor. 

Üstelik açacağınız davalar için ücret de ödemiyorsunuz. 

Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı, yurttaşlara kritik bir uyarı da yaptı. Telefon ile arayarak size yardım edeceğeni söyleyen şirketlere güvenmeyin. 
6 Ocak 2015, Ulusal Kanal, Ana Haber

Elektrik Faturasından TRT’ye Para aktarılması, Tüketici Haklarına Aykırı

TRT’nin elektrik faturalarından 2013’te 800 milyon lira pay almasına tüketici derneklerinden tepki geldi. Tüketici Hakları Derneği Başkanı Turhan Çakar, kesintinin tüketici haklarına ve sosyal devlete aykırı olduğunu belirtirken, Tüketiciler Derneği Onursal Başkanı Engin Başaran, “TRT israfın bir numaralı yeridir.” dedi

Elektrik faturalarından 2013 yılında 800 milyon lira TRT payı kesilmesine tüketici derneklerinden tepki yağdı. Zaman’ın dün manşetten duyurduğu kesintiyi değerlendiren Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Turhan Çakar, bu durumun tüketici haklarına, kamu yararına, sosyal devlet anlayışına aykırı olduğunu söyledi. Çakar, TRT’nin giderlerinin elektrik faturası yerine genel bütçeden karşılanması gerektiğini söyledi.

Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Turhan Çakar, Türkiye’de vergilerin büyük bölümünün dolaylı alındığına işaret ederek, “TRT’nin giderlerinin genel bütçeden karşılanması lazım. Türkiye’de vergiler yeterince toplanmıyor. Özel sektörden hakkaniyet ölçüsünde vergi alınsa vatandaştan alınan dolaylı vergiler düşecektir ama sonuçta hep vatandaşa yükleniliyor.” dedi. Yalnız TRT değil, belediyelerin de elektrik faturasından pay aldığını vurgulayan Çakar, yüzde 18 gibi yüksek oranda KDV alındığını kaydetti. Elektriğin en temel tüketici hakkı olduğunu belirten Çakar, “Başta yüzde 18 KDV olmak üzere belediyeye, TRT’ye ödenen payın faturaya yansıtılması tüketici haklarına, kamu yararına, sosyal devlet anlayışına aykırıdır. Vergiler toplansın, TRT’ye de buradan pay verilsin. Kolay yola gidilerek, elektrik faturalarından kesinti yapılıyor.” diye konuştu. CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray ise TRT’nin eğitim kanallarının dışındaki bütün kanallarının kapatılması gerektiğini ifade etti. Çıray, “TRT’nin, milletten aldığı paralarla bir partinin borazanlığını yapma hakkı yoktur. Kapatılması gerekir.” dedi.

Elektrik hizmetlerinin özelleştirildikten sonra özellikle tüketicinin aleyhine olduğuna dikkat çeken Tüketiciler Derneği (TÜDER) Onursal Başkanı Engin Başaran, Türkiye’nin her yerinden binlerce şikayet aldıklarını söyledi. Başaran, “Bir defa şunu sormalıyız, niçin TRT payı alınır elektrikten? Kuruma baktığımızda bugün inanılmaz derecede bir arpalık haline geldiğini görüyoruz. Yani yandaşların doldurulduğu ve boşu boşuna maaş alan insanlar. TRT adına alınan otomobillerin şoförleriyle birlikte bütün bu masraflar TRT’ye ödetiliyor. Bütün bunların masrafları tüketiciden çıkıyor. İsrafın bir numaralı olduğu yerdir TRT.” ifadelerini kullandı.

Sosyal hukuk devleti kâğıt üzerinde
TRT’deki uygulamaların sosyal hukuk devletinde olmaması gerektiğini kaydeden TÜDER Onursal Başkanı Engin Başaran, “Elektrik hizmetleri hangi noktadaysa, bugün hükümet başarısı da aynı noktadadır. Elektriğin eli tüketicinin cebinden hiç çıkmıyor. Kayıp kaçak parası dürüst tüketiciden alınamaz. Vatandaş hakem heyetlerine gitmekten yoruldu. Türkiye’nin Anayasa’da yazan ‘sosyal hukuk devleti’ artık sadece kâğıt üzerinde.” dedi. Vatandaşların hakem heyetlerine döküldüğünü belirten Başaran, Yargıtay kararları karşısında acil bir önlem alınması gerektiğini söyledi. Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER) Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu da milyonlarca tüketicinin TRT payını ödeme konusunda tepkili olduğunu belirtti.
Medyada haksız rekabet yaşanıyor
Elektrik faturalarında hangi kalemden para alındığına dair vatandaşın kafasının karıştığını belirten Tüketiciler Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz,Tüketici artık, ödediği faturayla ilgili bilgi almak istiyor. Ama bizde tam tersi. TRT, kayıp kaçak, KDV, vergi alınması gibi matematikçilerin bile işin içinden çıkamayacağı formüllerle faturalar hesaplanıyor.” dedi. Medyanın, televizyon kanallarının serbest olduğu bir ortamda devletin televizyonuna birilerinin cebinden para aktarılmasının sektör için haksız rekabet olduğunu söyleyen Deniz, “Gazetede yer alan habere göre bakanlığın yayınlayacağı tasarıda kayıp kaçak bedelinin yasallaştırılmasına yönelik tüketici aleyhine adım atılacak. Bütün bunlar 38 milyon aboneyi ilgilendiriyor. Bu şekilde çözümlenmesi mümkün değil. 12 sene geçti, verilen sözler tutulmadı. Haksızlığı önleyen bir düzenleme olmalı.” şeklinde konuştu.
Şaban Gündüz-Merve Kantarcı, 05.01.2015 http://www.zaman.com.tr/ekonomi_elektrik-faturasindan-trtye-para-aktarilmasi-tuketici-haklarina-aykiri_2268646.html 

Elektrikte Kayıp Kaçak Bedeli Geri Ödenecek Ama Fırsatçılar Pusuya Yattı Bile

Kayıp kaçak paralarını geri alacağım diye birçok kişi dolandırıcıların eline düşüyor. Neredeyse herkesin mağdur olduğu fazladan elektrik faturası ödeme şikayetini fırsat bilen gruplar ''Kayıp-kaçak bedelini geri alıyoruz” diye reklam yapıyor ve bu meyanda firmalar kuruyorlar. Sonuç ise dolandırıcılık olabiliyor. Yargıtay bu gerekçelerle alınan paraların haksız yere tahsil edildiğine hükmetti.

Kayıp kaçak bedelinin abonelerinin alınamayacağı yönündeki Yargıtay hükmü ortaya çıkınca gözler bu fazladan ödenen paraların geri alınmasına çevrildi. Ancak bu durumu fırsat bilen birçok firmanın tüketicileri dolandırmasından endişe ediliyor.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, fazla ödeme yaptığını düşünerek bir elektrik abonesinin faturadaki kayıp-kaçak ücretini dağıtım şirketinden talep etmesi ile başlayan hukuki süreçte, aboneden kayıp-kaçak bedeli alınamayacağına hükmünü verdi. Açılacak yeni davalar sonucu, dağıtım şirketlerinin abonelere milyarlarca lirayı bulan kayıp-kaçak bedeli ödemesi söz konusu olabilir. Aboneler için ortaya çıkan bu fırsat kapısı, bazı firmalar bu durumdaki vatandaşların mağduriyetini fırsata çevirmeye çalışmak maksadı ile harekete geçiti. Tüketicilere kayıp-kaçak bedelinin geri alınacağına dair kısa mesaj (SMS) ile ulaşan bazı firmalar, yanlış vaatlerde bulunarak para talep ediyor. Tüketici dernekleri ise tüketicilerin bizzat gidip başvurmaları gerektiğini veya avukat aracılığıyla bu işi yapmaları gerektiğini söylüyorlar.

BEDAVA EVRAĞA PARA
Emsal niteliğini taşıyan karar sonucu, aboneler dağıtım şirketlerinden kayıp-kaçak bedelini tahsil edebilecek. Ancak bu durum, haksız kazanç peşinde koşan dolandırıcıların da iştahını kabartıyor. SMS veya reklam yoluyla tüketicilere “Kayıp-kaçak bedelini geri alıyoruz” vaadinde bulunan bazı firmalar, tüketicilerden para istiyor, karşılığında da aslında bedavaya ulaşabilecekleri evrakları gönderiyor.

BU TUZAĞA DÜŞMEYİN
Konu ile alakalı bilgilendirmelerde bulunan Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, abonelerin, kayıp-kaçak bedeli olarak haksız yere ödedikleri paraları alabilmek için Yargıtay’ın son kararını emsal gösterip dağıtım şirketi hakkında dava açmaları gerektiğinin önemine vurgu yaparak,: “Son 20 gündür bazı firmalar, internet üzerinden veya SMS yoluyla ‘Kayıp-kaçak bedellerini geri alıyoruz’ diye reklam yapıyorlar. Tüketicilerin kendilerine başvurmasını istiyor ve kargo bedeli karşılığında içi boş dilekçe gönderiyorlar. Gelen dilekçeleri tüketicinin yine kendisinin doldurup başvurması gerekiyor. Ayrıca gönderilen dilekçe taslakları zaten internetten ücretsiz indirilebiliyor ya da tüketici derneklerinden bedelsiz elde edilebiliyor. Bedava dilekçeye 200-300 lira istiyorlar. Tüketici aldanmasın.'' dedi.
25.12.2014-
http://www.internetajans.com/turkiye/elektrikte-kayip-kacak-bedeli-geri-odenecek-ama-firsatcilar-pusuya-yatti-bile-h145979.html

14 Ocak 2015 Çarşamba

Elektrik Şirketlerinden Vergi Baskısı

Yargıtay’ın 37 milyon elektrik abonesinin 10 yıl geriye dönük kayıp kaçak bedelini talep etmesinin önünü açan kararıyla elektrik dağıtım şirketlerinin yaklaşık 6 milyar lira geri ödemesi gerekiyor. Ancak elektrik şirketleri hükümete bu bedeli öderlerse batacaklarını savunup, bedelin vergi olarak yasalaşması için baskı yapıyor.

Bir elektrik abonesinin faturadaki kayıp-kaçak bedelini dağıtım şirketinden istemesiyle başlayan süreç, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bu bedelin tüketicilerden alınamayacağı kararı vermesiyle netleşti. Ancak aynı zamanda yeni tartışmalara da neden oldu. Tüketiciler ile firmalar arasında kayıp-kaçak uyuşmazlığından kaynaklı 2 milyon civarında yeni davanın Yargıtay’a gelmesi bekleniyor.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu, Yargıtay kararının emsal teşkil etmediği, konunun idari bir dava olması nedeniyle Yargıtay’ın değil Danıştay’ın karar vermesi gerektiğini savunuyor. Tüketici Hakları Derneği ise aboneleri, kesintileri geri almak için Tüketici Hakem Heyetleri’ne başvurmaya çağırıyor. Tüketiciler Birliği Federasyonu Genel Başkanı avukat Bülent Deniz, tüketicilerin 50 lira için 450 lira avukat parası ödeyip karşılığını alamamalarından çekindikleri için abonelere henüz çağrı yapamadıklarını belirtti.

Ancak enerji piyasasındaki kulislere göre enerji şirketleri özelleştirme sırasında ihalelerde yüksek bedeller ödediklerini, kayıp-kaçak bedellerini de 10 yıl geriye dönük ödemeleri halinde borçlanacakları, hatta batacakları gerekçesiyle hükümete baskı yapıyor. Şirketler hükümetten, kayıp-kaçak bedelini de vergi kalemlerinden biri haline getirerek hem bu bedeli almaya devam etmek hem de geçmişe dönük taleplerin önünü kesmek istiyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, ocakta düzenleme yapılacağını belirtti. Kayıp-kaçak bedeli, konutlarda elektrik faturasının yüzde10’unu oluşturuyor. Tüketici Hakları Derneği’nin hesabına göre bu miktar yıllık 85 lira, 10 yıl hesaplandığında da bin liraya denk geliyor. Deniz, “Ocakta bu konuda toplantı yapacağız ve TBMM’ye çağrıda bulunacağız. cahgne.org’da imza kampanyası başlatıldı” dedi.

Üç aşamada kayıp-kaçak bedeli
- İldeki elektrik dağıtım şirketine gidip, ne kadar kayıp-kaçak bedeli ödendiğine dair kâğıt alınması gerekiyor.
- Aylık fatura 2 bin liranın altında ise Tüketici Hakem Heyeti’ne gidip, Yargıtay kararını emsal göstererek paranın iadesi talep edilebilecek. Heyetin aboneyi haklı bulması durumunda, eğer dağıtım şirketi karara itiraz ederse konu Tüketici Mahkemesi’ne taşınacak. Tüketici Mahkemesi’nin Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’nin verdiği karara yapılan itirazı reddetmesi durumunda dava temyiz için Yargıtay’a gelecek.
- 2 bin liranın üzerindeki kayıp kaçak bedellerini almak için ise dava açılması gerekiyor.

Ayşegül Altın, 30.12.2014 Cumhuriyet http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ekonomi/176095/Elektrik_sirketlerinden_vergi_baskisi.html