13 Eylül 2020 Pazar

Reklam Kurulu’nun yeni üyesi belirlendi.


Ticaret Bakanlığı, tüketici örgütleri, ilgili bakanlık temsilcilerinin katıldığı Tüketici Konseyi’nin 24. Toplantısında Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu’na yeni üye seçildi.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile kurulan ve aldatıcı ve yanıltıcı reklamlar hakkında idari para cezası ve reklam durdurma kararı vermeye yetkili Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu’nda görev yapacak tüketici örgütü temsilcisi belirlendi.

9 Eylül 2020 tarihinde toplanan Tüketici Konseyi toplantısında gerçekleşen seçime Tüketici Konfederasyonu Girişimi adına Mehmet Bülent Deniz ve Tüketici Örgütleri Federasyonu Başkanı Fuat Engin katıldı.

Konsey delegeleri tarafından yapılan oylama sonucunda Tüketici Konfederasyonu Girişimi adayı Mehmet Bülent Deniz oyların çoğunluğunu alarak Reklam Kurulu’nun yeni üyesi oldu.

Bütün tüketicilerin temsilcisi olacağım
Seçimin ardından teşekkür konuşması yapan Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “Tüketici ve Çevre Dernekleri Federasyonu (TÜÇEDEF), Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) ve Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) tarafından oluşturulan Tüketici Konfederasyonu Girişimi adına adaylığımın onaylanarak, seçilmiş olmaktan dolayı teşekkür ediyorum. Reklam Kurulu’ndaki görevimi, ülkemizdeki tüketicilerin tamamına yakınını kuşatan Tüketici Konfederasyonu Girişimi adına, yani ülkemizdeki 83 milyon tüketici adına yerine getireceğim” dedi.

Konuşmasının ardından Tüketici Konfederasyon Girişimi’ni oluşturan Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkanı Aziz Koçal ve Tüketici ve Çevre Dernekleri Federasyonu (TÜÇEDEF) Genel Başkanı Osman İlhan’ı kürsüye davet eden Deniz, delegeleri birlikte selamladılar.

13.09.2020, Tüketici Birliği Federasyonu,

Yurtdışından arayan yabancı numaralar... Neden arıyorlar?


Son dönemde vatandaşların telefonu yurtdışından gelen aramalarla sıkça çalmaya başladı. Pek çok vatandaş, yurt dışından arayan numaralar kim, neden arıyorlar araştırmalarına başladı. Peki telefon hattı yurtdışı aramalara nasıl kapatılır? İşte detaylar...

Vatandaşlar, telefonlarına yurtdışından gelen aramalardan dolayı oldukça rahatsız. Bu yüzden yurtdışından gelen aramaları engelleme ve arayan numaraların neden aradığı soruları merak ediliyor. Peki yurtdışından kim, neden arıyor? Telefon hattı yurtdışı aramalara nasıl kapatılır? Detayları haberimizde...

Türkiye'de vatandaşlar çoğu zaman bilinmeyen yabancı numaralar tarafından aranmakta. Hatta çoğu zaman bu numaralar geri arandığı takdirde dolandırılma olayları veya geri aranan numaradan dolayı faturaya yüksek meblağlar yansımakta. Bunun için +393 ve +359'lu numaralar eğer sizi arıyorsa, tedbirli olmakta fayda var. Bu gibi şüpheli gördüğünüz numaraları gördüğünüzde dikkatli olmak önemli.

Son dönemlerde bir çok kişinin başına gelen “Telefon çaldırma” taktiği giderek yayılıyor. Cep telefonu sahiplerinin yüksek fatura ödemesine sebep olan olay nedeniyle binlerce kişi mağdur oldu. Telefonunuzu çaldıran yabancı numarayı geri aradığınızda genellikle bir bant kaydı ile karşılaşıyorsunuz. Veya açan kişi telefonu hemen kapatıyor. Zaman zaman sizinle konuşan, hatta konuşmayı gereksiz yere uzatan bir kişi de çıkabiliyor telefona. Ancak her yöntemde de sonuç aynı: Telefon görüşmesi karşılığı size yüksek bir ücret kesiliyor. Bunu da telefon faturanız ile birlikte ödemek zorunda kalıyorsunuz.

Geri aramayın
Sadece Almanya’da bundan dolayı 30 binden fazla şikayet var. Arayan numaralar genelikle Afrika ülkelerinden. Örneğin Gine (+224), Burundi (+257), Fas (+212) Tunus (+216). Yetkililer, bu ülkelerdeki şebekelerin insanları bu yöntemle yanıltarak yüzbinlerce Euro gelir elde ettiğinden yola çıkıyor. Güvenlik güçleri bu tür numaraların kesinlikle geri aranmamasını tavsiye ediyorlar.

İstanbul’dan değil!
+212 ve +216 ile başlayan numaralar tarafından aranan vatandaşlarımız ise telefonun İstanbul’dan geldiği yanılgısına da düşüyorlar. İstanbul’daki bir akrabası veya yakını tarafından arandığını düşünerek geri arıyorlar. Ancak bu numaraların aslında bir ülke ön kodu olduğunu çok geç fark ediyorlar.

Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, yurt dışındaki bazı çağrı merkezlerinden yapılan aramaların dolandırıcılık maksatlı yapıldığı konusunda vatandaşları uyardı.

Deniz, genelde bu çağrı merkezlerinden vatandaşlara SMS ve çağrı geldiğine dikkati çekerek, ”Gelen çağrılara ya da mesajlara cevap verilmemelidir. Bu numaralarla iletişim kurduğunuzda size pahalıya mal olabilir. Bu nedenle tanımadığınız yurt dışından gelen ve özellikle cinsel ve siyasi mesajları dikkate almayın” diye konuştu.

Telefonu yurtdışına kapatma
Öncelikle telefonu yurtdışına kapatmak için önceleri Vodafone, Turkcell ve Türk Telekom müşteri hizmetleri aranarak kapatılabiliyordu, ki hala bu yolla kapatılabilir. Ancak artık gsm operatörlerinin kendi mobil uygulamaları vasıtalarıyla kapatılabiliyor. Yani her gsm operatörünün kendi mobil uygulaması üzerinden bunu kapatmanız teknik olarak mümkün. Yine aynı şekilde yurtdışı sms kapatma da buna dahildir. Yani hem aramalara hem kısa mesaj – sms göndermeye kapalı hale getirebilirsiniz. Bu hem faturalı hat hem de kontörlü (TL yüklemeli) hat için geçerlidir. Hattı yurtdışına açmak için yine aynı yolu izleyebilirsiniz.

Hat kapatma ücreti ne kadar? Yurtdışına hat kapatma fiyatı yoktur. Bu işlemler ücretsiz olarak yapılmaktadır. Aynı şekilde hattı yurtdışına açtırma için Turkcell, Türk Telekom ve Vodafone için ücret talep etmemekte, müşteri hizmetleri veya mobil uygulama yoluyla yapılabilmektedir.

Bu aramalar nasıl engellenir?
Bu aramaları insanlar genelde birkaç nedenle engellemek ister. İlki yurtdışından gelen aramaların kişinin faturasına veya TL bakiyesine yansımasıdır. Her ülke veya her operatör için geçerli olmasa da yurtdışından gelen aramalar pek çok zaman hem arayan kişinin hem de aranan yani sizin faturanıza yansır. Yani aramanın ücretlendirilmesi her iki taraflı olur. İkincisi ise yurtdışından gelen dolandırıcılık amaçlı aramaların özellikle yaşça büyükleri mağdur konuma düşürmesine engel olmaktır. Zira Bulgaristan’dan gelen çağrılar neticesinde pek çok yurttaşın yakın zamanda dolandırıcılık mağduru olduğu, para kaybettiği veya kredi kartı bilgilerini kaptırdığı herkesin malumu. Özellikle Bulgaristan’dan gelen aramaları, çağrıları engelleme ve kapatma konusunda bir açıklama yapmakta yarar var.

Öncelikle #351* Engelleme şifresi # Arama tuşuna bastıktan sonra kapatabilirsiniz. Telefonu yurtdışı aramalara açmak için *351* Engelleme şifresi # Arama tuşuna basarak yeniden aktif hale getirebilirsiniz. Bunu hem Turkcell hem Vodafone hemde Türk Telekom için yapmayı deneyebilirsiniz. Sabit hatlar için ise Türk Telekom müşteri hizmetlerini arayabilirsiniz. Eğer bu yöntemle engellemeyi başaramazsanız, Android (Samsung, Huawei, Xiaomi, LG, General Mobile vb.) veya Iphone (IOS) telefonlarda numara engelleme seçeneğini kullanarak, sizi rahatsız eden numaraları tekil halde engelleyebilirsiniz.

09.09.2020,

“Yeni bir hikâye yazıyoruz”


Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “tüketici örgütlenmesinde çıtayı yükselttik ve yeni bir hikâyeyi yazmaya başladık” dedi.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun gereği yılda bir kez toplanan Tüketici Konseyi’nin 24.sü, Ankara’da toplandı.

9 Eylül 2020 tarihinde toplanan Tüketici Konseyi’nde konuşan Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, tüketici örgütlerinin arasında tüketici hakları mücadelesinden uzak kişilerin bulunduğunu belirterek; “kimileri var ki, tüketici adına oturduğu koltukları ikinci emekli maaşı olarak görüyor, kimileri var ki günde 3-4 kanal dolaşarak andropozunu tedavi etmeye çalışıyor” dedi.

Yaşanan bu olumsuzluğa karşın tüketici örgütlenmesinde yeni bir hikâye yazmaya başladıklarını kaydeden Deniz; “Tüketici ve Çevre Dernekleri Federasyonu (TÜÇEDEF), Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) ve Tüketici Birliği Federasyonu (TBF), tüketici örgütlenmesinde çatı kuruluşu oluşturmak için bir araya geldi ve tüketici örgütlenmesinde yeni bir hikâye yazmaya başladık, Tüketici Konfederasyonu çok yakında kurulmuş olacak” dedi.

TBF Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz’in konuşmasının tamamı…
13.09.2020, Tüketici Birliği Federasyonu,

“10 Tüketicinin, 6’sı haklı”…


10 tüketicinin, 6’sı haklı
2020 yılının ilk sekiz ayında tüketici şikayetlerinde rekor artış oldu.
Bu dönemde 375 bin 739 tüketici hakkını aramak için Tüketici Hakem Heyetine başvurdu.
Bu başvuruların 311 bin 873 adedi karar bağlandı ve 10 tüketiciden 6’sı haklı bulundu.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, TRT Haber’de Ceyda Muslu’nun haberinde anlatıyor.

04.09.2020, TRT Haber
06.09.2020, Tüketici Birliği Federasyonu, https://www.tuketici.org.tr/10-tuketicinin-6si-hakli-m-bulent-deniz-anlatiyor/

25 Ağustos 2020 Salı

O afiş kaybolmadan...

Semtimdeki otobüs durağına yapıştırılmıştı bu küçük afiş.
Ne zamandı bilmiyorum, sanırım yeni başlamışlardı ölüm orucuna...

Duraktan her geçtiğimde bakarım.
Zaman aktıkça, kenarları biraz daha yıprandı, soluklaştı, gitgide küçüldü.
Bir kaç güne tamamen yok olacak belki de, günyüzüne veda edecek bu afiş...
Tıpkı Av. Ebru Timtik ve Av. Aytaç Ünsal gibi...

Ölümü davet eden hiçbir eylemi onaylamam, "aslolan yaşamdır" benim için...

Ama...

Yargılandıkları dosyanın içeriğini bilmesem de, biri "adil yargılanmıyorum" diyorsa, bu sesi duymanın zorunlu olduğunu biliyorum.
O afiş yok olmadan, Av. Ebru Timtik ve Av. Aytaç Ünsal'ın sesini duymak gerek.

Yaşamdan daha değerli neyimiz var?



9 Ağustos 2020 Pazar

Faiz silme kampanyası başlatılsın vatandaş yükten kurtulsun

Corona virüsü (Covid-19) kaynaklı pandemi döneminde borçlarını ödeyemeyen vatandaşlar için devlet eli ve bankalar aracılığıyla yapılan destekler için uygulanan faiz oranları yeni yükler getirdi. Tüketici hakları savunucuları, hem bu yüklerin hafifletilmesi hem de borçların kabarmaması için tüm kurum ve kuruluşlarda faiz silme kampanyasının başlatılması tavsiyesinde bulunuyorlar.

Bankalar ile kurumlarca vadesi geçmiş kredi, kredi kartı ya da fatura borçları için talep edilen faiz oranları, yeni tip Corona virüsü (Covid-19) salgını nedeniyle zor günler geçiren işletmelerin ve vatandaşların ceplerinden daha fazla paranın çıkmasına yol açıyor.

Piyasa rahatlar
Milli dayanışma ruhunu açıkladığı 20 paketle ayakta tutan ekonomi yönetiminin ardından sıranın bankalara ve kamu hizmeti veren diğer kurumlara geldiğini dile getiren tüketici derneklerinin yetkilileri, ‘faiz silme kampanyası’ başlatılması çağrısı yapıyorlar. Aynı yetkililer, böyle bir adım atılması halinde kredi, kredi kartı veya fatura borçlarının ana paralarını ödeme imkânı olanlara büyük bir kolaylık sağlanacağını: hızlanacak nakit akışının ise piyasayı rahatlatacağını belirtiyorlar.

Tüketici tedirgin
Yeni Akit’e konuşan Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, salgın sürecinin mali sorunlara sebep olduğunu kaydederek, “Ne yazık ki pandeminin etkili olduğu aylarda vatandaşların bütçeleri altüst oldu. Toplumun büyük bölümü parasal sıkıntı yaşadı” dedi.

Borçluluk oranlarında artış görüldüğüne dikkati çeken Deniz, “Covid-19’un bunalttığı tüketicilerin imdadına devlet yetişti. Borçlar ötelendi. Merkez Bankası’nın devreye girmesiyle faiz oranları geriye geldi. Kamu ve banka alacakları noktasında olumlu bir ortam oluştu. Ancak yeni normale geçişin ardından posta kutuları kredi kartı ekstreleri ve faturalarıyla doldu. Doğal olarak tüketiciler tedirginliğe kapıldı” diye konuştu.

Kritik çağrı
Vatandaşları rahatlatacak bir adım atılması gerektiğinin altını çizen Deniz, şunları söyledi: “Mart, nisan ve mayıs dönemine ait kredi, kredi kartı, fatura borçları ile tüm kamu alacakları faizsiz ötelenmelidir. Vadesi geçen alacaklar için faiz uygulanmamalıdır. Bu bir Cumhurbaşkanı Kararnamesine bakar. Malum, finans kurumlarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) faiz oranlarıyla ilgili tavsiyelerine aldırış edilmedi. Burada bir kararname yayınlanması ya da kamu bankalarının ‘faiz silme kampanyaları’na start vermelerinde fayda görüyoruz. Bu hamleyi özel bankalar da görmezden gelmeyecek, kampanya yarışında geri kalmamak için ellerinden geleni yapacaklardır. Ve borçlarını ana parasını

Önemli öneri
Tüketici Hakları Derneği (THD) Genel Başkanı Turhan Çakar ise pandemi tehdidi tamamen bertaraf edilene, ekonomik durgunluk aşılana kadar kredi ile kredi kartı borçlarının ertelenmesi gerektiğini vurguladı. Çakar, ayrıca dar ve orta gelirlilerin faiz borçlarının silinmesi önerisini sundu. Covid-19’un ekonomik durgunluğa neden olduğunun altını çizen Çakar, “4-5 aydır önemli problemlerle karşı karşıyayız. Milyonlarca insan, işini gücünü kaybetti, kira veremez hata beslenemez duruma geldi. İnanın, kısa çalışma ödeneğinden (KÇÖ) faydalanamayan çok sayıda vatandaşımız var. Küçük esnafımız ise darboğazda. Bankalar ise kazançlarına kazanç kattılar. Ülkemiz ve halkımız için fedakârlıkta bulunmadılar ama bulunabilirler. Ülkemizin ve halkımızın lehine olacak uygulamalara start verebilirler” şeklinde konuştu.

TREPAŞ’tan örnek hizmet
Trakya’da vadesi geçmiş tüm elektrik fatura borçlarını 30 Temmuz 2020 mesai saati bitimine kadar nakit ödeyen müşterilerin tüm faiz borçları silindi. Covid-19 pandemisi ile mücadele sürecinde, Trakya bölgesindeki müşterilere destek olmak ve enerji hizmetlerinden kesintisiz yararlanmalarını sağlamak amacıyla TREPAŞ tarafından başlatılan ’Faiz Silme’ kampanyası için son bir haftaya girildiğini müşterilere duyuruldu. TREPAŞ, gerçekleştirdiği kampanya ile vadesi geçmiş fatura borçlarının, tek seferde nakit olarak ödenmesi durumunda oluşan tüm gecikme zammı tutarlarını, bir defaya mahsus olmak üzere tahsil etmedi. Müşteriler, sadece anapara borcunu ödeyerek borçlarını kapatmış oldu.

03.08.2020, Buğra Kardan,  Yeni Akit

Ekonomideki gelişmeler nedeniyle kaygılıyız

Ekonomide yaşanan son gelişmeleri değerlendiren
Tüketici Konfederasyonu Girişimi Dönem Sözcüsü Mehmet Bülent Deniz; “ekonomideki olumsuz gelişmeler nedeniyle tüketici borçlanmaya ve yoksullaşmaya devam ediyor” dedi.

Tüketici Konfederasyonu Girişimi Dönem Sözcüsü Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili şu açıklamayı yapmıştır:

COVİD-19 nedeniyle küresel ekonomide yaşanan olumsuzluk, ülkemiz ekonomisini de etkilemiş, ancak halkımız 2020/Mart tarihinden bu yana dayanışma, sabır ve özveri duygusuyla davranarak zor sürece dayanmaya çalışmıştır.

Ancak son birkaç gündür kur ve altın fiyatlarında yaşanan sert yükselişler, siyasi iktidar tarafından olacağı söylenen ekonomide canlanma bir yana tüketicinin hissettiği gerçek enflasyonun yükselişte olması nedeniyle tüketiciyi yoksullaştırmaktadır. Pandemi öncesi zaten yüksek olan hane halkı borçluluğunun artmaya devam etmesi de dikkate alındığında, ilerleyen dönemde yaşanan bu olumsuzlukların daha da artacağı ve ülke ekonomisinde giderilmesi uzun zaman alacak zararların oluşacağı gözle görülür hale gelmiştir.

Yaşanan süreç kaygı vericidir.
Pandemi döneminde özellikle özel bankaların borç öteleme konusundaki olumsuz ve toplumsal dayanışmadan uzak tutumları, gıda fiyatlarındaki baş döndürücü artış nedeniyle zorlukla ayakta duran tüketici için kur ve altın fiyatlarındaki artışın tüm mal ve hizmet bedellerine yansımasıyla bundan sonra yaşamı sürdürmek daha da güçleşecektir. Yaşanan olumsuzluklara karşın ekonomi yönetiminin herhangi bir tepki vermemesi, kamuoyunu bilgilendirmemesi, yapılan açıklamaların boş vaatlerden ibaret olması da, kaygımızı arttırmaktadır.

Siyasi iktidarın bu zor süreçte dayanışma, sabır ve özveri gösteren topluma karşı görevini yerine getirmesi gerektiğini hatırlatarak;

-Tüketicinin yaşamını sürdürmesi için zorunlu olan gıda, elektrik, su, doğalgaz, iletişim, toplu ulaşım gibi mal ve hizmetlerden alınan tüm vergilerin sıfırlanması, bu kalemler dışındaki mal ve hizmet alımlarındaki vergilerin yüzde 1’e çekilmesi,

-Kamu veya özel, tüm bankalara olan her türlü kredi için 2020/Aralık sonuna kadar, faizsiz öteleme yapılması, taksitli kredi ödemelerinin 2021/Ocak ayından başlatılması,

-Tüm kamu alacakları için 2020/Aralık sonuna kadar icra yoluyla tahsilatların durdurulması, kamu alacaklarındaki gecikme için faiz uygulanmaması,

-Tüketicinin taraf olduğu tüm sözleşmelerde, mücbir sebep kuralının uygulanması ve tüketicin tercihi durumunda sözleşmeden herhangi bir yükümlülüğü olmaksızın dönme olanağının tanınması,

-Yaşamsal ve acil olmayan tüm altyapı yatırımlarının durdurulması ve bu projeler için ayrılan kaynağın, tüketicinin desteklenmesinde kullanılmasını talep ediyoruz.

Tüketici Konfederasyonu Girişimi
Dönem Sözcüsü
Mehmet Bülent Deniz

Tüketici Örgütleri Arabuluculuğa Karşı

28 Temmuz 2020’de yapılan yasa değişikliği ile tüketicinin hak arama mücadelesinin önüne bir engel daha konuldu! Yapılan değişiklikle Tüketici Mahkemesinde dava açmak isteyen tüketici, önce arabulucuya gitmek ve firma ile masaya oturmak zorunda…

Onlarca tüketici örgütünün oluşturduğu Tüketici Konfederasyonu Girişimi bu değişikliğe karşı çıkıyor. Tüketici Konfederasyonu Girişimi Dönem Sözcüsü Mehmet Bülent Deniz, ARTI TV’de, Duygu Bozkurt’un sorularını yanıtlıyor.

03.08.2020, Artı TV.


4 Ağustos 2020 Salı

Tüketici Örgütleri Arabuluculuğa Karşı

Tüketici uyuşmazlıklarının çözümünde, zorunlu arabuluculuk uygulaması getiren yasa değişikliğini değerlendiren Tüketici Konfederasyonu Girişimi Dönem Sözcüsü Mehmet Bülent Deniz; “zorunlu arabuluculuk uygulamasına en başından beri karşı olan tüketici örgütlerinin, bu düzenlemeden yana olduklarına ilişkin haberler gerçeği yansıtmamaktadır” dedi.

Tüketici Konfederasyonu Girişimi Dönem Sözcüsü Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili şu açıklamayı yapmıştır:

28 Temmuz 2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 59. maddesi ile tüketici mahkemelerinde görülecek uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava koşulu olarak belirlenmiştir.

Ülkemiz tüketici örgütleri, tüketici uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk uygulamasının; evrensel ve temel tüketici hakları, TC. Anayasası ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ve tüketicinin korunmasına ilişkin evrensel kabullere aykırı olduğunu yasal düzenlemenin bir proje olarak belirlendiği yaklaşık iki yıl öncesinden bu yana dile getirmişlerdir. Tüketici örgütlerinin bu yaklaşım tepkisini yok sayan siyasi iktidar, maalesef ülkemiz tüketici hakları mücadelesinde geriye gidişe yol açacak zorunlu arabuluculuk uygulamasını yasalaşmıştır.

Yasanın Resmi Gazetede yayınlanmasının ardından kimi medya organlarında, tüketici hakları mücadelesinin temsilcisi olduğu belirtilen bazı kişilerin ağzından, tüketici uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk uygulamasının tüketici örgütleri tarafından istendiği ve desteklendiği yönünde haberler yayınlanmaktadır.

Ülkemizde tüketici örgütlenmesinde çatı kuruluş olan ve onlarca derneğin üyesi olduğu Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF), Tüketici ve Çevre Dernekleri Federasyonu (TÜÇEDEF) ve Tüketici Birliği Federasyonu (TBF)’nun oluşturduğu Tüketici Konfederasyonu Girişimi;

-Medyada yayınlanan bu haberlerin gerçeği yansıtmadığı,
-Tüketici örgütlerinin zorunlu arabuluculuk uygulamasına başından bu yana karşı olduğu,
-Tüketici örgütlerinin bu düzenlemeyi desteklediği yönünde medya kuruluşlarına görüş bildiren kimi kişilerin tüketici örgütlerini temsil edecek sıfat ve vasıfları olmadığı bilgisini kamuoyu ile paylaşmakta yarar görmektedir.

Tüketici Konfederasyonu Girişimi
Dönem Sözcüsü
Mehmet Bülent Deniz

“KDV indiriminin anahtarı tüketicide”


Bazı mal ve hizmetlerde uygulanan KDV oranının düşürülmesini değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “vergi indirimi geçici değil, kalıcı olmalıdır” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır:

31.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2812 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile bazı mal ve hizmetlerden alınan KDV oranı, yılsonuna kadar geçerli olmak üzere yüzde 8 ve yüzde 1’e düşürülmüştür.

Tüketici Birliği Federasyonu, öteden beri mal ve hizmetlerden alınan dolaylı vergi niteliğindeki KDV’nin yüzde 18 olarak uygulanmasının, vergi adaletine uygun olmadığı, gelir dağılımı adaletinde bozulmalara yol açtığı, dolayısıyla mal ve hizmetlerden alınan dolaylı vergilerin OECD ülkelerindeki gibi en fazla yüzde 15-20 aralığında olması gerektiğini savunmaktadır. Bu nedenle pandemi sürecinde yaşanan ekonomik sıkıntılara çözüm olarak uygulamaya konulduğu belirtilen bazı mal ve hizmetlerdeki KDV oranının geçici de olsa indirilmiş olmasını memnuniyetle karşılıyoruz.

Ancak hangi isim altında olursa olsun enerji, iletişim, temel tüketim kalemlerinden de alınan bütün dolaylı vergilerin minimum seviyede uygulanması, yılsonuna kadar değil sürekli olarak yüzde 1’in üzerinde dolaylı vergi alınmaması gereklidir. Akaryakıt istasyonlarını, iletişim firmalarını vergi dairesi gibi çalıştıran vergi yönetimi anlayışı terkedilmelidir.

Öte yandan geçici de olsa bazı mal ve hizmetlerdeki KDV oranının düşürülmesinin, bu gruplardaki mal ve hizmet fiyatlarına yansıması zorunludur. İndirilen vergi oranını fiyatlarına yansıtmayan üretici, satıcı ve sağlayıcıları yakından izleyecek, vergi indirimini kendisi için fırsat olarak gören üretici, satıcı ve sağlayıcılar hakkında ilgili kamu kurumlarının denetim ve yaptırım uygulaması için gerekli başvuruları yapacağız.

Ancak düşen vergi oranının fiyatlara ucuzluk olarak yansımasının anahtarı tüketicinin elindedir. Satın aldığı mal ve hizmetlerdeki vergi indiriminin fiyatlara yansımadığını tespit eden tüketicilerin ilgili firmaları çekinmeden Ticaret Bakanlığı ve tüketici örgütlerine bildirmelidirler.

Av. Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan