19 Temmuz 2019 Cuma

Dile düştü mü...

Yerel veya genel, seçimlerde benim Türkiye ortalamam İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana ve Antalya’dan oluşuyor. Son yerel seçimde de, bu altı ili izledim.

Dikkat kesildiğim başka bir gelişme ise, Gül/Babacan/Davutoğlu kaynaklı yeni parti girişimiydi. Seçim sürecinde, bu parti çalışmalarının seçim sonuçlarına göre nasıl şekilleneceği, düşünmeye değer bir soru oldu.

Sonuçları biliyoruz, bu altı ilden Bursa hariç diğer büyükşehir belediye başkanlıkları muhalefete geçti.

Sonuçların, hele ki 24 Haziran yenilenen İstanbul seçimlerinin sonucu da belli olduktan sonra yeni parti girişimi hız kazandı.

24 Haziran sonucunun ağırlıklı olarak gündemi meşgul ettiği günlerde yeni sorum, yeni parti girişiminin bir erken genel seçimi tetikleyip tetiklemeyeceği oldu.

AKP’nin kurucuları ve ağır toplarının ayrılıp yeni parti kurma çalışmaları özünde ince hesaplama, cesaret ve kararlılık isteyen bir hamle. Bu yola girildiği ortaya çıktığına göre, "ince hesaplama, cesaret ve kararlılığın" girişimin sahiplerinde var olduğunu kabul etmek gerekir. Buradan yola çıkarak, sonbahara doğru bu girişimin netleşeceği ve büyük olasılıkla partileşeceği varsayımını da eklediğimizde, zamanında yapılacak bir genel seçim olasılığının azaldığı da kendini belli ediyor.

Gerek yerel seçim sonuçlarının etkisinin sürdürülmesi, gerekse böylesi büyük bir siyasi hamleyi yapanların Erdoğan’ın karşı hamlelerini yapmasına fırsat vermek istemeyecekleri ve en önemlisi hayli ağır seyreden ekonomik sıkıntının seçim sonuçlarına olan tartışılmaz etkisinden yararlanmak isteyecek olmaları, Cumhurbaşkanlığı ve TBMM seçimlerinin zamanında yapılmayacağını, büyük olasılıkla 2020 sonbaharında erken seçime gidileceğini ortaya koyuyor.

Bunları düşünürken, çok geçmedi; Temmuz ayının ortalarında "erken seçim olur mu" sorusunu sormaya başladı herkes...

Yukarıda yazdığım varsayımlar, kabuller ve öngörülerin hepsi çöpe gitti bir anda. Hiçbirine gerek kalmadı.
Bir ülkede erken seçim sözü dile düştü mü, seçimlerin zamanında yapılması olasılığı ortadan kalkmış demektir.
O ki, en geç 2020 sonbaharında erken genel seçim için oy vermeye gidecek olmamız artık sürpriz olmayacak.

Şimdilerde yeni zihin eğlencem, "İmamoğlu da, Gül/Babacan girişiminde yer alır mı" sorusuna çok seçenekli yanıtlar üretmek...

5 Temmuz 2019 Cuma

Tüketici Federasyonlarından Anadolu Ajansına (AA) Ziyaret

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF)’nun da aralarında bulunduğu tüketici örgütleri federasyonları temsilcileri Anadolu Ajansı İstanbul Bürosunu ziyaret etti.
Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, Yönetim Kurulu Üyesi Güldeğer Gökçek, Tüketici Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Aziz Koçal ve Tüketici ve Çevre Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Osman İlhan’dan oluşan heyet, Anadolu Ajansı İstanbul Bürosu Finans Haberleri Müdürü Yılmaz Yıldız’ı ziyaret etti.
Tüketici örgütleri federasyonlarının bir süredir birlikte yürüttükleri çalışmalar hakkında sunum yapan heyet, Anadolu Ajansı İstanbul Bürosu Finans Haberleri Müdürü Yılmaz Yıldız’a mevcut tüketici sorunları üzerinde gözlem ve tespitlerini aktardılar.
Görüşmede konut mağdurlarının sorunları ile ilgili olarak ayrıntılı bilgi veren heyet, bir süre önce hazırladıkları Konut Mağdurları Raporunu Yıldız ile paylaştılar.
05.07.2019, Tüketici Birliği Federasyonu

Denizden geçmek ücretsiz olmalı

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki onarım nedeniyle, Asya ve Avrupa arasındaki geçişlerde trafik kilitlenme noktasına geldi. Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Onarım süresince deniz geçişi tamamen ücretsiz olmalıdır” dedi.

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde planlanan ve 55 gün süreceği açıklanan onarım nedeniyle dört şeridin trafiğe kapatılması 15 Temmuz Şehitler köprüsündeki trafik akışını kilitlenme noktasına getirdi. Konu ile ilgili İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından metrobüs ve deniz ulaşımı seferlerinin arttırılacağına ilişkin önlemler alınsa da Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Onarım süresince deniz geçişi tamamen ücretsiz olmalıdır” dedi.

Tüm geçiş ücretleri Fatih Sultan Mehmet Köprüsü onarımı süresince sıfırlanmalıdır
Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde başlayan onarım çalışmaları İstanbul'daki trafiği içinden çıkılmaz hale getirdi. Bu anlamda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin otobüs ve deniz ulaşımına ilişkin sefer sayılarını artırmalarını olumlu bir adım olarak görüyoruz. Ancak bu yeterli gelmeyecektir. Bu nedenle özellikle Avrasya Tünel Geçişi, Yavuz Sultan Selim ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ndeki geçiş ücretleri Fatih Sultan Mehmet Köprüsü onarımı süresince sıfırlanmalıdır. Köprü geçişi yapan metrobüs seferlerinde ücret alınmaması konusu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından gündeme getirilmelidir ve uygulanmalıdır. Yaz sıcağında işine ve evine gitmek için çabalayan milyonlarca İstanbullu, bir kıtadan diğerine geçerek saatlerini yolda harcamaktadırlar. Bu durum, Ülke ekonomisi ve de tüketicinin cebi için çok büyük bir kayıp anlamına gelmektedir. Dolayısıyla alternatif geçişleri özendirmek maksadıyla, Avrasya Tüneli’ndeki, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ndeki ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ndeki geçiş ücretleri onarım süresince sıfırlanmalıdır. Deniz ulaşımı ile de ilgili, arabalı ve yaya geçiş ücretlerinde ciddi miktarda indirim yapılmalıdır. Aynı durum, köprüyü geçen metrobüs seferleri için de düşünülebilir” şeklinde konuştu.

02.07.2019, Tüketici Postası

30 Haziran 2019 Pazar

Üretim artmayınca yapaylık tavan yaptı

Organik diye aldığımız ürünler ne kadar doğal? Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, yüksek fiyatlarla satılan bu ürünleri incelediklerinde şüphe uyandıracak sonuçlara ulaştıklarını söyledi. Güvenilir gıda için ilk adım üreticiye destek..

Nüfus her yıl artarken, üretim aynı oranda artmıyor. Hal böyle olunca, yeni yöntemlerle sektör canlandırılmaya çalışılıyor. Organik (doğal) ürün pazarı da bu yöntemlerden biri olarak ortaya çıktı. Organik ürünlerin olduğu tezgahlarda, yumurtalar samanların arasında, reçeller el yapımı kavanozlarda satılıyor. Göz boyayan ürünlerin nereden geldiği, nasıl yetiştiği tartışma konusu. Tüketici, güvenilir olduğunu düşündüğü bu ürünlere, yüksek fiyatlar ödüyor.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, organik adı altında satılan ürünleri incelediklerini ve şüphe uyandıracak sonuçlara ulaştıklarını kaydetti.

KAĞIT ÜZERİNDE KALDI
2004 yılında gıda güvenliğine ilişkin yasal düzenleme yapıldı. Kağıt üzerinde güzel görünen bu düzenleme uygulamada yetersiz kaldı.

Mehmet Bülent Deniz, tohum yasasıyla başlayan tehlikeli yolcuğun, yabancı menşeli tohumların ülkemize girmesiyle devam ettiğini söyledi ve ekledi: Yerli tohumculuğun öldürülmesi, hayvansal yemlerde kimyasal içerik olması hepimizi endişelendiriyor. Gelecek yıllarda bu konuda olumsuz çok sonuç göreceğiz. Bu iş devlet katında masaya yatırılmalıdır.

İÇ PAZARDA MI SATILIYOR?
İhraç ettiğimiz malların sınır kapılarından çevrilişi her yıl gündeme geliyor. Malların geri dönüş nedeni 'güvenli şekilde üretilmemiş' olarak bildiriliyor. Vatandaşlar soruyor: Geri dönen mallar, bize mi satılıyor?

TBF Genel Başkanı Deniz, konuya ilişkin şu örnekleri verdi: Özellikle Rusya'ya ihraç edilen narenciye ve benzeri gıda ürünlerinde her yıl geri dönüş oluyor. Rusya, yapılan ihracat kalemlerinde yer alan ürünlerin güvenli şekilde üretilmediğini iddia ediyor. Burada iki temel sorun ortaya çıkıyor. İlki, demek ki biz Rusya'nın halkına layık görmediği ölçüde güvensiz gıda üretiyoruz. İkincisi ise geri gönderilen bu gıdalar iç pazarda mı satılıyor, yoksa imha mı ediliyor?

'SEFERBERLİK İLAN EDİLMELİ'
Güvenilir gıda üretmek için ilk adımın üreticiyi desteklemekle atılması gerektiğine işaret eden Deniz, seferberlik çağrısında bulundu: Ülke çapında bir seferberlik ilan edilerek, tarım ve hayvancılık desteklenmeli. Geçen nisan ayında açıklanan 'Yapısal Reform Paketi'nde ekonomi yönetiminin özellikle tarım ve hayvancılıkla ilgili bir takım teşvikler ve özel ilgisi olacağı ifade edildi. Ancak haziran ayının ortasındayız, bir adım atılmadı.

GÜVENİLİR GIDA PROBLEMİ SOSYAL MEDYADA
Gıda güvensizliği internet ortamında da sık sık dile getiriliyor. 'denetle.com.tr' adlı sayfada vatandaşlar, gıda maddelerinde yaşanan saklama ve kullanım sorunlarını paylaşıyor. Soğuk hava deposunda tutulmayan etler, açık kasalarda güneş altında bekletilen plastik su şişeleri, tarihi geçmiş ürünler...

23.06.2019, Sıla Kemahlı, Aydınlık
https://www.aydinlik.com.tr/uretim-artmayinca-yapaylik-tavan-yapti-toplum-haziran-2019

BDKK'ya Şikâyet Yağdı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na tüketicilerden şikâyet yağmuru.

Bankacılık hizmetleri tüketiciyi neden rahatsız ediyor?
En çok şikâyet hangi konuda?

Tüketici Postası Genel Yayın Yönetmeni Çetin Ünsalan’ın hazırlayıp sunduğu ve Kanal Ekonomi’de yayınlanan Tüketici Postası’nda, Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, banka-tüketici ilişkisini anlatıyor.


28.06.2019, Tüketici Postası

28 Haziran 2019 Cuma

Konut mağdurlarına gözler kapalı

200 binin üzerinde konut mağduru olduğunu söyleyen 4 tüketici federasyonu çözüm için Bakanlığa seslendi: Bu toplumsal sorunu çözün

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF), Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF), Tüketici Örgütleri Federasyonu (TÖF), Tüketici ve Çevre Hakları Federasyonu (TÜÇEDEF) temsilcileri ile Esenyurt konut mağdurları dün Karaköy’deki Mimarlar Odası İstanbul Şubesi’nde bir basın açıklaması yaptı.

Burada “konut mağdurları raporu” açıklayan yurttaşlar 200 binin üzerinde konut mağduru olduğunu söyledi ve çözüm için bir kez daha yetkililere seslendi. Dört tüketici federasyonunun uzun bir süredir görmezden gelinen konut mağdurları ile dayanışma gösterdiği toplantıda mağdurlar da söz aldı.

Sorunun şirketler ve halk arasındaki kalmasının çözümsüzlüğe sebep olduğuna dikkat çekilen raporda, Bakanlık’ın devreye girmesi gerektiğini altı çizildi. Açıklamada şöyle denildi:

“Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın asli görev alanı içinde olan bu toplumsal soruna el atması, Bakanlık ve başta TOKİ olmak üzere bağlı kuruluşlar ile birlikte harekete geçerek kamu erkinin olaya dahil olması gerekmektedir. Bu çözüm sürecinde; öncelikle ortada bir toplumsal sorunun varlığı kabul edilerek işe başlanmalı; mağdurlar, tüketici örgütleri, yüklenici firmalar, finans kuruluşları, toprak sahipleri TOKİ başkanlığında bir konsorsiyum içinde bir araya getirilmelidir.”

Toplantıda söz alan konut mağduru bir yurttaş ise “Ünlü isimlerin, toplumsal anlamda sevilen kişilerin temel açılışlarına gelmesi, reklam filmlerinde oynamasına güvendik. Mağdur olduk. Evim orda duruyor. Ben evsiz bir şekilde dışardayım” dedi.

ACUNKENT VE BABİL KULELERİ
2011 ve 2012 yıllarında başlayan projede Acunkent projesinde mağdur sayısı 1000, Babil Kuleleri projesinde 2000 kişi.

Yüklenici firma süreç içinde başka bir firmaya projeyi devretti, yeni yüklenici firma da ek ödemeler talep etti ve mağdurlar bir kez daha mağdur edildi.

Tapu kayıtlarında vergi dairesi, SGK gibi kamu alacaklarının yanında projede iş yapmış ve alacaklarını alamamış taşeron firmaların hacizleri bulunmakta.

GÜMÜŞCİTY BULUT-KARABEY İNŞAAT
Her biri 30 katlı, 4 bloktan oluşan proje. Bu projeden konut alanların sayısı 720. 4 bloktan 1 buçuk bloku 14 kat seviyesine kadar inşa edilmiş, ancak İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 2013 yılında imar planlarının değiştirilmesi nedeniyle her dört katın inşası ile verilen yapı ruhsatlarının yenilenmemesi nedeniyle proje durma noktasına geldi.

Proje yüklenicisi şirket bu aşamadan sonra el değiştirdi, konut satın alanlardan ek ödeme talep edildi, ek ödeme isteği 720 mağdurun 250’si tarafından kabul edildi. Yargıya intikal eden proje ile ilgili mahkemece tedbir kararı verilmişse de, şu ana dek kesinleşmiş bir yargı kararı henüz üretilmedi.

TUZLA YENİ HAS İNŞAAT
2001 yılında kaba inşaatı biten projede teslimatların gecikmesi üzerine, yüklenici firma belediye ile ilgili sorun yaşandığını bahane etmiş ve proje ilerlemedi.

Bu aşamada proje yüklenicisi firma tabelası kaldırılmış yeni bir yüklenici firma devreye girdi. Yeni firmanın, projenin bitirileceği ve ödemelerin yapılmaya devam edilmesi yönündeki telkinleri ile ödemeleri yapmaya devam eden mağdurlar, bir süre sonra satın aldıkları konutların başka kişilere pazarlandığı ve satıldığı bilgisine ulaşamadı.

Sorumlular hakkında hukuk ve ceza yargılamaları başlatılmış ise de mağdurların haklarını sağlayabilecek bir yargı kararı yok.

SAMSUN TOWERS PROJESİ
2010 yılında başlayan projeden konut satın alan mağdurların sayısı 7880.

2014 yılında teslim edileceği taahhüt edilen projede, finansman sıkıntısı gerekçe gösterilerek inşaat durduruldu. Bu aşamada projenin yüklenicisi firma, projeyi başka bir firmaya satarak devreden çıktı. Yeni yüklenici de hak sahiplerine konutları teslim etmedi.

TAC MAHAL VE VERA VİZYON
Tac Mahal Projesi mağdur sayısı 414, Wish İstanbul Projesi Mağduru 303 kişi. Her iki proje için mağdurlardan alınan bedel 50 milyon TL.

15.06.2019, Kardelen Tatar, Birgün

20 Haziran 2019 Perşembe

Tüketici Rekor Kırdı

Tüketici Postası Genel Yayın Yönetmeni, ekonomi gazetecisi Çetin Ünsalan’ın hazırlayıp sunduğu ve Kanal Ekonomi’de her hafta yayınlanan Tüketici Postası’nda bu hafta…

Ramazan ve Arefe Günü kredi kart harcamalarında patlama yaşandı.
Nereye, ne kadar harcadık?

Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz anlatıyor.


16 Haziran 2019 Pazar

Kredi kartında asgari ödeme oranını düşürdünüz! Faizi de düşürün

Kredi kartlarıyla çeşitli sektörlerde yapılan harcamalarda taksit sayılarının arttırılması ve asgari ödeme oranlarının düşürülmesi olumlu karşılanıyor. Uzmanlar, vatandaşa yapılacak asıl iyiliğin gecikme faizi ile asgari ödeme sorası işleyen faiz oranlarının da düşürülmesi olacağını vurguluyor.

Kredi kartı taksitlendirme sürelerinin mobilya, elektronik eşya, havayolları vekonaklama harcamalarında, vergi ödemelerinde arttırılması ayrıca asgari ödeme tutarının aşağı çekilmesi iç talebi canlandırdı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) aldığı söz konusu kararların pek çok sektörü ayağa kaldıracağını belirten tüketici örgütlerinin yöneticilerinden vatandaşlara, “Bu ortamda rehavete kapılıp da gereksiz harcamalar yapmayın. Çünkü faiz oranlarına dokunulmadı” tembihi geldi. Aynı yöneticiler, ilgili kamu otoritesini kredi kartı gecikme faizlerini indirmeye çağırdı.

Önemli uyarı
Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, kredi kartlarında asgari tutar ödeme uygulamasının mağduriyetlere neden olduğuna işaret etti. Uygulamanın külliyen kaldırılması gerektiğini dile getiren Deniz, “Örneğin kredi kartıyla bin liralık bir harcama yaptınız. Bu harcamanın ardından gelen faturayı asgari ödemeyle ancak 56 ayda kapatabilirsiniz. Yani 4-4,5 senede borcun katlanacağı ve yönetilemez hale geleceği de bir hakikat” dedi.

Asgari tutarı ödemekle yetinen tüketicilerin faiz sorunuyla karşı karşıya kalacağına dikkat çeken Deniz, “Kangren haline gelen bu probleme karşı temkinli olmakta, borcu tamamen kapamakta ve vadeye yaymamakta yarar var” ifadesini kullandı.

Deniz, ekonomi yönetiminin devreye girip tüketicileri faiz sarmalından kurtarması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Tüketici Hakları Derneği (THD) Genel Başkanı Turhan Çakar ise BDDK’nın kredi kartı taksit sürelerini arttırıp asgari ödeme tutarında indirime giderek üretime ve tüketime ivme katmayı amaçladığının altını çizdi.

Tüketicileri bilinçli olmaya; aşırı harcamalardan kaçınmaya davet eden Çakar, “Dar gelirli aileler kredi kartlarını dikkatle kullanmalı, limit aşımına gitmemeliler” ikazı yaptı.

Gelir-gider dengesi dikkate alınmalı
Ürün alımlarının ve ödemelerin gelir-gider dengesine göre yapılmasında fayda gören Çakar, şunları kaydetti:
“Asgari ödeme tutarının faturalara ilave yükler yükleyeceği unutulmamalı. Ödenmeyen tutarın ne olduğu, nereye gideceği de bilinmeli veya tahmin edilmeli. Ödemeler belli bir plan dahilinde olmalı. Çünkü faiz oranları yerinde duruyor. Bu oranların kredi kartı ödemelerini öteleyen tüketicilere büyük zararlar verdiği muhakkak.”

15.06.2019, Buğra Kardan Yeni Akit

15 Haziran 2019 Cumartesi

Türkiye #konutmagdurlari Raporu açıklandı

Konut mağduru olan on binlerce mağdurlar ile ilgili hazırlanan rapor açıklandı.

Alanında ilk olan Türkiye #konutmagdurlari Raporu’nu hazırlayan Tüketici Federasyonları Genel Başkanları ve Konutla Dolandırılanlar Komite Sözcüsü Özlem Hanelçi; “konut mağdurlarının sorunu artık çözülmeli” dedi.

Birbirinden çok farklı büyüklükteki sorun ve sonuçları içeren yüzlerce konut projesi mağdurlarının içinde bulunduğu sorun yumağının ne olduğunun ortaya konulması ve çözüm üretmekle yükümlü kişi kuruluşlar için veri tabanı ve çözüm perspektifi ortaya koyabilmek amacı ile dört tüketici federasyonu, konut mağdurlarının temsilcileri ile geçtiğimiz günlerde bir arama konferansı gerçekleştirdi ve birlikte yapılan çalışma ile Türkiye #konutmagdurlari Raporu hazırlandı.

Süreci yakından izleyerek, konuya ilişkin çözüm odaklı her türlü girişimi destekleyeceğiz
TTMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nde bir araya gelerek basın toplantısı gerçekleştiren Tüketici Örgütleri Federasyonu (TÖF) Genel Başkanı Fuat Engin, Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkanı Aziz Koçal, Tüketici ve Çevre Hakları Federasyonu (TÜÇEDEF) Genel Başkanı Osman İlhan ve Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz ve Konutla Dolandırılanlar Komite Sözcüsü Özlem Hanelçi’nin katıldığı toplantıda yapılan açıklamada; ülke insanımızın başını sokacağı bir ev sahibi olma hayallerinin sömürülerek, ülke ekonomisinde uzun bir dönem trend olan taşınmaz mal üretimi ve satımı olgusunun hesapsızca ve aldatmaya dayalı olarak uygulandığı ekonomi politikasının yol açtığı toplumsal sorunun, yıllardır mağdurların feryatlarının görmezden gelindiği ve yüz binlerce insanın hayallerinin yok edilmesi ile sonuçlandığı belirtildi.

Sorun, iki özel hukuk kişisi arasında çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlık olmanın ötesindedir
Konut satın alan mağdurların, yüklenici firmaların, kentsel dönüşüm kurbanlarının, arsalarını kat karşılığında yüklenici firmalara veren toprak sahiplerinin ve bütün bu süreçte finansal hizmet veren bankalar ile yarım kalmış yüzlerce inşaat sahasının, kaldırılması gereken bir cenazeye işaret ettiğini belirten Tüketici Federasyonları Genel Başkanları; “Sorunu yıllardır kamuoyuna duyurmaya çalışan mağdurların adliye binalarındaki hak arayışları da çözüm yerine mahkeme kalemlerinde yığılan dosyalar haline dönüşmüştür. Sorun, iki özel hukuk kişisi arasında çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlık olmanın ötesindedir. Bu nedenlerle Çevre ŞehircilikBakanlığının asli görev alanı içinde olan bu toplumsal soruna el atması, Bakanlık ve başta TOKİ olmak üzere bağlı kuruluşlar ile harekete geçerek kamu erkinin olaya dahil olması gerekmektedir. Bu çözüm sürecinde; öncelikle ortada bir toplumsal sorunun varlığı kabul edilerek işe başlanmalı; mağdurlar, tüketici örgütleri, yüklenici firmalar, finans kuruluşları, toprak sahipleri TOKİ başkanlığında bir konsorsiyum içinde bir araya getirilmelidir. İnanıyoruz ki, kamu yönetiminin güç ve denetimi içinde, artık kangren olmuş bu sorunun çözüm yolları bulunacak ve uygulanacaktır” şeklinde konuştu.


14.06.2019, Nilüfer Tuba Akman,Tüketici Postası 

9 Haziran 2019 Pazar

Ne olacak konut mağdurlarının hali?

Gazeteci-yazar Çetin Ünsalan’ın hazırlayıp sunduğu Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz’in konuk olduğu Tüketici Postası’nda, bu hafta konut mağdurlarının dramı masaya yatırılıyor.



Kanal Ekonomi’yi izlemeye devem edin...