fuat engin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fuat engin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Haziran 2019 Cuma

Konut mağdurlarına gözler kapalı

200 binin üzerinde konut mağduru olduğunu söyleyen 4 tüketici federasyonu çözüm için Bakanlığa seslendi: Bu toplumsal sorunu çözün

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF), Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF), Tüketici Örgütleri Federasyonu (TÖF), Tüketici ve Çevre Hakları Federasyonu (TÜÇEDEF) temsilcileri ile Esenyurt konut mağdurları dün Karaköy’deki Mimarlar Odası İstanbul Şubesi’nde bir basın açıklaması yaptı.

Burada “konut mağdurları raporu” açıklayan yurttaşlar 200 binin üzerinde konut mağduru olduğunu söyledi ve çözüm için bir kez daha yetkililere seslendi. Dört tüketici federasyonunun uzun bir süredir görmezden gelinen konut mağdurları ile dayanışma gösterdiği toplantıda mağdurlar da söz aldı.

Sorunun şirketler ve halk arasındaki kalmasının çözümsüzlüğe sebep olduğuna dikkat çekilen raporda, Bakanlık’ın devreye girmesi gerektiğini altı çizildi. Açıklamada şöyle denildi:

“Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın asli görev alanı içinde olan bu toplumsal soruna el atması, Bakanlık ve başta TOKİ olmak üzere bağlı kuruluşlar ile birlikte harekete geçerek kamu erkinin olaya dahil olması gerekmektedir. Bu çözüm sürecinde; öncelikle ortada bir toplumsal sorunun varlığı kabul edilerek işe başlanmalı; mağdurlar, tüketici örgütleri, yüklenici firmalar, finans kuruluşları, toprak sahipleri TOKİ başkanlığında bir konsorsiyum içinde bir araya getirilmelidir.”

Toplantıda söz alan konut mağduru bir yurttaş ise “Ünlü isimlerin, toplumsal anlamda sevilen kişilerin temel açılışlarına gelmesi, reklam filmlerinde oynamasına güvendik. Mağdur olduk. Evim orda duruyor. Ben evsiz bir şekilde dışardayım” dedi.

ACUNKENT VE BABİL KULELERİ
2011 ve 2012 yıllarında başlayan projede Acunkent projesinde mağdur sayısı 1000, Babil Kuleleri projesinde 2000 kişi.

Yüklenici firma süreç içinde başka bir firmaya projeyi devretti, yeni yüklenici firma da ek ödemeler talep etti ve mağdurlar bir kez daha mağdur edildi.

Tapu kayıtlarında vergi dairesi, SGK gibi kamu alacaklarının yanında projede iş yapmış ve alacaklarını alamamış taşeron firmaların hacizleri bulunmakta.

GÜMÜŞCİTY BULUT-KARABEY İNŞAAT
Her biri 30 katlı, 4 bloktan oluşan proje. Bu projeden konut alanların sayısı 720. 4 bloktan 1 buçuk bloku 14 kat seviyesine kadar inşa edilmiş, ancak İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 2013 yılında imar planlarının değiştirilmesi nedeniyle her dört katın inşası ile verilen yapı ruhsatlarının yenilenmemesi nedeniyle proje durma noktasına geldi.

Proje yüklenicisi şirket bu aşamadan sonra el değiştirdi, konut satın alanlardan ek ödeme talep edildi, ek ödeme isteği 720 mağdurun 250’si tarafından kabul edildi. Yargıya intikal eden proje ile ilgili mahkemece tedbir kararı verilmişse de, şu ana dek kesinleşmiş bir yargı kararı henüz üretilmedi.

TUZLA YENİ HAS İNŞAAT
2001 yılında kaba inşaatı biten projede teslimatların gecikmesi üzerine, yüklenici firma belediye ile ilgili sorun yaşandığını bahane etmiş ve proje ilerlemedi.

Bu aşamada proje yüklenicisi firma tabelası kaldırılmış yeni bir yüklenici firma devreye girdi. Yeni firmanın, projenin bitirileceği ve ödemelerin yapılmaya devam edilmesi yönündeki telkinleri ile ödemeleri yapmaya devam eden mağdurlar, bir süre sonra satın aldıkları konutların başka kişilere pazarlandığı ve satıldığı bilgisine ulaşamadı.

Sorumlular hakkında hukuk ve ceza yargılamaları başlatılmış ise de mağdurların haklarını sağlayabilecek bir yargı kararı yok.

SAMSUN TOWERS PROJESİ
2010 yılında başlayan projeden konut satın alan mağdurların sayısı 7880.

2014 yılında teslim edileceği taahhüt edilen projede, finansman sıkıntısı gerekçe gösterilerek inşaat durduruldu. Bu aşamada projenin yüklenicisi firma, projeyi başka bir firmaya satarak devreden çıktı. Yeni yüklenici de hak sahiplerine konutları teslim etmedi.

TAC MAHAL VE VERA VİZYON
Tac Mahal Projesi mağdur sayısı 414, Wish İstanbul Projesi Mağduru 303 kişi. Her iki proje için mağdurlardan alınan bedel 50 milyon TL.

15.06.2019, Kardelen Tatar, Birgün

15 Mart 2019 Cuma

O vergiler sıfırlansın

Türkiye’de faaliyet gösteren tüketici derneklerinin çatı kuruluşu dört tüketici federasyonu tarafından düzenlenen Tüketiciler Konseyi, ilk toplantısını gerçekleştirdi. İstanbul'da toplanan Tüketiciler Konseyi zorunlu tüketimden alınan vergilerin 2019 yılı için sıfırlanmasını istedi.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF), Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF), Tüketici Örgütleri Federasyonu (TÖF), Tüketici ve Çevre hakları Federasyonu (TÜÇEDEF)’nun; 1996 yılından bu yana varlığını sürdüren Tüketici Konseyi’nin sivil özelliğini belirginleştirmek, yapılacak çalışmalar ile Türkiye’nin tüketici hareketine ilişkin ortak aklın üretilmesine katkı sağlamak” amacıyla çağrıcısı olduğu Tüketiciler Konseyi toplantısına;Tüketici örgütleri, Ticaret Bakanlığı, başta İstanbul Barosu olmak üzere ilgili meslek odaları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kadıköy Belediyesi ile çok sayıda ilgili kurum ve kuruluş temsilcileri katıldı.

TÖF Bileşeni Tüketiciler Derneği Onursal Başkanı Engin Başaran’ın başkanlığını yaptığı ve TBF temsilcisi Güldeğer Gökçek, TÜDEF temsilcisi Aydan Kara, TÜÇEDEF temsilcisi Aycan Can tarafından oluşan Divan Kurulu tarafından idare edilen toplantıda, fiyat artışları ve tüketiciye etkisi, tüketici yargısı ve arabuluculuk, 6502 Sayılı yasa uygulamaları ve sorunlar, tüketicinin temsili uygulamaları ve sorunları başlıklarından oluşan gündemler üzerinde görüşmeler gerçekleştirildi.

Konseyde katılımcılar tarafından oybirliği ile karar altına alınan Tüketiciler Konsey Sonuç Bildirgesi kamuoyuna sunuldu.

TÜKETİCİLER KONSEYİ SONUÇ BİLDİRGESİ

1-Tüketici hareketinin olmazsa olmaz unsuru tüketici örgütleridir. Tüketici örgütlenmesi -Anayasanın emredici düzenlemesi gereğince- kamu otoritesi tarafından desteklenmeli, tüketicinin örgütlenmesinin önündeki tüm engeller, örgütlenmeyi zorlaştıran uygulamalar kaldırılmalıdır.

2-Yaşanan ekonomik kriz nedeniyle yoksullaşan tüketicinin yaşamını sürdürmesi için zorunlu olarak tüketeceği gıda, enerji, su, ulaşım ve benzeri mal ve hizmetlerden alınan vergiler 2019 yılı sonuna kadar sıfırlanmalı ve devamında da evrensel tüketici haklarından olan “temel ihtiyaçların karşılanması” hakkı kapsamında, uygulanan vergi oranları, kalıcı olarak düşürülmelidir.

3-Fiyat artışlarından kaynaklanan sorunların çözümünde; geçici önlemlerden vazgeçilmeli, üretim ve tüketim kooperatifçiliğini özendirecek uygulamalar hızla yaşama geçirilmelidir. Özellikle gıda fiyatlarındaki istikrarsızlık ve fiyat artışlarının önüne geçilebilmesi için tarım alanlarının arttırılması, tohumun özelleştirilmesi uygulamasından vazgeçilmesi, çiftçinin desteklenmesi ve girdi maliyetlerinin düşürülmesi yönünde düzenlemeler getirilmelidir.

4-Elektrik dağıtım bedeli içinde gizlenmiş bulunan kayıp/kaçak bedeli, sayaç okuma bedeli gibi tüketicilerin haklı ve yoğun tepkisine neden olan uygulamalardan derhal vazgeçilmelidir.

5-Tüketicinin standartlara uygun, enerji/çevre duyarlı yerli ürün kullanımını destekleyici ve özendirici düzenlemeler yaşama geçirilmelidir.

6-Tüketici hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda uygulanması istenen zorunlu arabuluculuk uygulaması kabul edilemez niteliktedir. Güçsüz konumdaki tüketici ile güçlü konumda bulunan satıcı/sağlayıcıyı eşit kabul ederek, arabulucunun karşısına oturtmak Anayasa’ya ve tüketiciyi koruyan yasaların öz ve ruhuna aykırıdır. Zorunlu arabuluculuk, tüketicinin Anayasal güvence altındaki hak arama sürecini zorlaştıracak, engelleyecek niteliktedir. Bu nedenle bu yöndeki çalışmalar durdurulmalı, tüketici hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar için halen geçerli olan Tüketici Hakem heyeti ve Tüketici Mahkemeleri’nin verimlilik ve etkinliğini arttıracak düzenlemeler yapılmalıdır.

7-Yasa gereği tüketici örgütleri temsilcisinin üye olduğu BDDK, BTK, TAPDK, EPDK. ve benzeri denetleyici/düzenleyici tüm üst kuruluşlarda tüketici örgütlerinin temsili mutlaka sağlanmalı ve yıllardır yasaya aykırı uygulamaya son verilmelidir.

8-Kişisel verilerin gizliliği ve korunması önümüzdeki dönemde önemli bir sorun olarak kendini gösterecektir. Bu konuda teknolojideki gelişmelere paralel şekilde tüketici güvenliğini önceleyen önlemler üzerinde çalışmaların yoğunlaştırılması gerekmektedir.

9-Piyasada zayıf/güçsüz olan tüketicilerin “belirleyici ve doğal denetleyici” olarak yerini alması, sesini duyurabilmesi “ekonomide demokratikleşmeyi” sağlayan en önemli gelişme nedenlerinden biri olacaktır.

Bu bağlamda, tüm ekonomik düzenlemelerin merkezinde “tüketici” kimlikli vatandaşların ekonomik hakları gözetilmeli; onların satın alım güçlerini arttıracak, güvenli/sağlıklı çevre, gıda ve ürüne kolay erişimini sağlayacak politikalar oluşturulmalıdır. 

Tüketiciler Konseyi adına

Tüketici ve Çevre Hakları Federasyonu. (TÜÇEDEF)
Genel Başkanı Osman İlhan

Tüketici Örgütleri Federasyonu (TÖF)
Genel Başkanı Fuat Engin

Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF)
Genel Başkanı Aziz Koçal

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF)
Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz

14.03.2019, Tüketici Postası