12 Ekim 2011 Çarşamba

"Halkın Ekonomisi" KRT'de Başlıyor...

Ekonomi ile ilgili haberlerin, programların içerikleri sokaktaki tüketici için çok da anlamlı değil. Çarşı-Pazar haberleri ile ekonomiyi halka yakınlaştırma çabaları da, beklenen sonucu çoğu kez vermiyor.

Açıklanan enflasyon rakamı, Merkez Bankası’nın faiz kararı “Halkın Ekonomisi”ne nasıl yansıyacak? Doğalgaz zamları, kredi kartları sorunu, bilinçsiz tüketim gibi cebimizi etkileyen gelişmelere karşı neler yapılmalı?

“Halkın Ekonomisi”nde yaşananların tartışıldığı, ekonomik gelişmelerin halkın ekonomisine/cebine nasıl yansıdığı/yansıyacağı, sokağın sesinin ve sorunlarının ekranlarda olacağı bir program, “Halkın Ekonomisi…”

Ekonomide yaşanan tüm gelişmelerin “Halkın Ekonomisi” penceresinden değerlendirileceği, sokaktaki tüketicinin sorunlarına çözümlerin üretileceği programı, Tüketiciler Birliği Kurucu Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz ve Ekonomi Gazetecileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Gazeteci Çetin Ünsalan hazırlayıp sunuyor.

Konukları, telefon bağlantıları, halkın görüşleri ve yorumlarıyla gelişmelerin değerlendirildiği “Halkın Ekonomisi”, her Perşembe saat:20.00’de KRT ekranlarında…

Şimdi gündem, "Halkın Ekonomisi"dir.

"Halkın Ekonomisi"ni izlemek için: D-Smart 151. Kanal, TiVibu, TÜRKSAT 3A 11096 Vertical 30000, internet üzerinden

Halkın Ekonomisi'nde Bu Hafta...
Lüks otel önü iftarları ile gündeme gelen Emek ve Adalet Platformu üyeleri Filiz Demircan ve Deniz Cizreli'den iftar eyleminin öyküsü...

İşsizliğin pençesindeki üniversiteli gençler meydanlarda...
Gençler Meydana Eylem İnisiyatifi sözcüleri Işıl Kurt ve Fidan Ataselim, 4 Kasım İşsizlik Yürüyüşü'nü anlatıyor.

Son ekonomik gelişmeler, hepsi ve daha fazlası...

Halkın Ekonomisi, 13 Ekim 2011 Perşembe, saat 20:00'de KRT'de

9 Eylül 2011 Cuma

"Bu Tuzağa Düşmeyin"


BDDK'nın yeni düzenlemesi tefecileri atağa geçirdi.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK) bir yılda en fazla 3 kez dönem borcunun yarısından daha az ödeme yapan tüketicilere nakit para çekme yasağı getirilerek kredi kartı asgari ödeme tutarının yüzde 20'lerden yüzde 40'a çıkarılmasına ilişkin düzenlemelerin 17 Eylül 2011 tarihinden itibaren günü kurtaran tüketiciler için büyük sıkıntı yaratacağı belirtildi.
Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz, Gazeteport'a yaptığı açıklamada, Türkiye'de 17-18 milyon kişinin cebinde 50 milyon adet kredi kartı bulunduğunu ve yaklaşık 10 milyon tüketicinin kredi kartı borçlarında yalnızca asgari tutarda ödeme yaparak günü kurtaran tüketiciler olduğunu dile getirdi.

''ÖNEMLİ BİR DÜZENLEME''
Asgari ödeme tutarının alışkanlık haline dönüşmemesi, tüketicinin arada gidip borcunu kapatması için BDDK'nın bu tarz bir önlem aldığını belirten Deniz, bir tüketicinin 1000 liralık kredi kartı borcunun asgari tutarını ödeyerek borcunu 3,5 yılda kapayabildiğini söyledi. Yeni düzenleme kapsamında, yalnızca borcunun asgari tutarını ödeyen tüketicilerin kartlarının limitinin arttırılmayacağını ve sayısı 9-10 milyon civarında olan bir kredi kartından çekip diğer kredi kartını borcunu ödeyen günü kurtaran tüketiciler için nakit çekiminin kapatılacağını dile getirdi. Deniz, 17 Eylül tarihinden itibaren bir karttan çekip diğer karta yatıran tüketiciler için bu imkan ortadan kalkacağından dolayı 3-4 milyon kredi kartı kullanıcısı için icra takibi başlatılabileceğini söyledi. Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı, bu düzenleme ile başlangıçta bir çok sıkıntı ortaya çıkacak dahi olsa bilinçli bir tüketim toplumu haline dönüşme yolunda önemli bir düzenleme olarak gördüğünü sözlerine ekledi.

TEFECİLER İŞ BAŞINDA
BDDK'nın düzenlemesini fırsat olarak gören, tüketicilerin kredi kartı borçlarının tamamını daha düşük faiz oranından, kefil, sözleşme, formalite gerektirmeden ödeyeceklerini belirten danışmanlık şirketlerini atağa geçirdi. Tüketicilerin kredi kartı borçlarını 12 ay eşit taksite böleceklerini taahhüt eden şirketler bankaların aylık uyguladığı vade farkının altında sundukları oran ile tüketicilerin daha karlı çıkacağını iddia ediyorlar.
Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı, tüketicileri bu tür şirketlere karşı tetikte olmaları konusunda uyardı.

TÜKETİCİLER DİKKAT!
Bir kurumun faiz karşılığında para verebilmesi için BDDK'dan izin alması gerektiğine değinen Deniz, bu kurumların tefecilik yaptıklarını söyledi. Deniz, 17 Eylül itibariyle tüketicilerin kredi kartı borçlarını kapama yoluna gitmesinden yararlanmak isteyen bu şirketlere karşı tüketicileri uyardı. Kredi kartı borçlarının kapatılıp kapatılmadığının denetlenmesinin mümkün olmadığını dile getiren Deniz, bu kurumların izinsiz para topladıklarından dolayı vergi vermediklerini bildirdi.

Kredi kartı faizlerinin yüzde 2,75 civarında, tüketici kredisi faiz oranlarının ise yüzde 1 civarında olduğunu belirten Deniz, tüketici kredisi kullanmanın 2 kat daha avantajlı olduğunu dile getirdi. Tüketicilerin icraya düşmemesi adına krediye ödeme yapmasını yararlı gördüğüne değinen Deniz, müşterilere bireysel kredilerle borçlarını kapatma yoluna gitmelerini önerdi.









6 Eylül 2011 Salı

"asgari ödeme tuzağı, karabasana mı dönüşüyor?.."

17 Aralık 2010 tarihinde yürürlüğe giren Banka ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik; 
"asgari ödeme tuzağı"nı, tüketici için "karabasan"a mı dönüştürüyor?
17 Eylül 2011 için yapılan "DİKKAT" uyarısı ne kadar gerçekçi?
Kredi kartı kullanan milyonlarca tüketici, artık nelere dikkat etmek zorunda?

Usta gazeteci Fatma Çiftçi soruyor, Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz yanıtlıyor...

Ülke TV. Ekonomi Gündemi, 6 Eylül 2011, saat 14:30 

25 Ağustos 2011 Perşembe

kredi kart aidatında kafa karışıklığına son...

Ülkemiz tüketicisinin cebindeki kart sayısı elli milyon.
Bankalar her bir kart için ortalama olarak 40,00 TL. kart aidatı talep ediyor.
Yani "kart aidatı, üyelik ücreti, kart bedeli" gibi isimlerle tüketicinin cebinden alınan miktar, yazıyla iki milyar TL...

Tüketicinin cebinden alınan bu paranın haksız olduğu ve alınmaması gerektiği talebiyle 2007 yılından bu yana tüketicilerin hukuk savaşı devam ediyor.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi geçtiğimiz günlerde kart aidatı konusunda iki farklı karar verdi. Tüketicinin kafası karıştı.

Birbiri ile çelişkili gibi görünen bu kararların tüketiciye etkisi nedir?
Kart aidatı haksız mıdır?
Tüketici ne yapmalı?

Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz canlı yayında yanıtlıyor.

HABERTÜRK, 26 Ağustos 2011, saat 09:30

12 Temmuz 2011 Salı

"Danıştay Kararına Uymayan Bankalar Var!.."



Danıştay, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF)’ndaki yüzde beş oranındaki artışın, 28 Ekim 2010 tarihinden önce kullanılan kredilere uygulanmasına, “DUR” dedi.

BloombergHT TV. de konuyu değerlendiren Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz; “Danıştay’ın verdiği yürütmeyi durdurma kararına uymayan bankalar var” dedi.

Karar ile bankaların 28 Ekim 2010 tarihinden önce tüketicilere kullandırdıkları kredilere uyguladıkları KKDF oranının, eskisi gibi yüzde on olarak uygulanması gerektiğini belirten Deniz; yürütmeyi durdurma kararına kadar tüketiciden haksız olarak alınan fazla paranın iadesi için tüketicinin talepte bulunması gerektiğine işaret etti.

Bu konuda bugüne kadar alınan yüzlerce Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararı olduğunu söyleyen Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz; “karar tüm bankalar için bağlayıcı olmasına rağmen bazı bankaların haksız parayı tahsil etmeye devam ettiklerine ilişkin tüketicilerin yaygın şikayetleri vardır. Bu konuda Bankacılık Düzenleme Kurulu (BDDK) gerekli denetim görevini yapmalıdır. Öte yandan karara rağmen kendisinden hala yüzde onbeş oranında KKDF. tahsil edilen tüketiciler ile yürütmeyi durdurma kararından sonra bu uygulama sona ermiş olsa bile karardan önce kendisinden fazla para tahsil edilen tüketiciler, bulundukları ilçedeki Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine başvuru yaparak, fazla yapılan tahsilatın iadesini sağlamalıdırlar” dedi.

27 Haziran 2011 Pazartesi

"Deniz; Yeni Döneme Dikkat!.."


TBMM. yenilendi.
Yeni hükümet, hükümet programı yolda…
Yeni dönem tüketiciler için neler getirecek?

Domuz kanı karıştırılmış çaydan, firmaların “Ali-Cengiz Oyunları”na..
GSM tarifelerindeki tuzaklardan, bankaların akıl almaz uygulamalarına…

Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz, Usta gazeteci Mehmet Canıtatlı’nın hazırlayıp sunduğu Gündem Ekonomi’de değerlendiriyor.

Akra FM., Gündem Ekonomi, 28.06.2011, saat 19:00

21 Haziran 2011 Salı

"ekonomiyi soğutalım derken..."



Kredi kartları, tüketici kredileri, tatil kredisi, otomobil kredisi, konut kredisi derken; topyekun banka faizlerine teslim olduk.
Bir yıldır dile getirdiğimiz hane halkı borçlanmasındaki tehlikeli süreç, nihayet Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) 'nun dikkatini çekti. Artık borçlanmak zor, ödemek daha da zor...

Ekonomide yeni önlemler tüketiciyi nasıl etkileyecek?
Önümüzdeki dönemde tüketiciler ne yapmalı?
Tüketici borçlanmasına getirilecek sınırlamalar, reel sektörde krize yol açar mı?
Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz canlı yayında değerlendiriyor.

CİNE 5, Ayla Çetinkaya ile Güne Merhaba, 22 Haziran 2011, saat 08:00

31 Mayıs 2011 Salı

ysk. dan haber var...



Fıkra malum...
Ağa ile köylüsü, kasabaya doğru yola çıkmışlar.
Karşılarına hayvan pisliği çıkmış. Ağa eğlenmek için köylüsüne; "şu pisliği yersen sana 50 lira" demiş.
Köylü; pisliği mideye, 50 lirayı da cebe indirmiş.
Ağa bozulmuş; "durup dururken 50 liradan olduk" diye...
Az sonra, karşılarına yine hayvan pisliği çıkmış. Pisliği yediğine pişman köylü, intikam uğruna; "ağam, sen şu pisliği yersen, benden sana 50 lira" deyivermiş.
Kaybettiği parasını geri almak için pisliği afiyetle yiyen ağanın aklı başına gelmiş; "yola çıkarken benim cebimde 50 lira vardı. Cebimde yine 50 lira var. iyi de biz bu b..u niye yedik lan..."Fıkralar toplum yaşamından doğuyor. "CUK" oturduğu anları toplumlar çoğu kez yaşıyor. Fıkrayı 21 Nisan, akşamüstü sosyal paylaşım sitelerinde yayınladım. Doğrusu bu fıkranın başka versiyonunun, Radikal'de Eyüp Can'ın makalesine de konu olacağını tahmin etmemiştim. Ama o günlerde Yüksek Seçim Kurulu'nun üç gün arayla aldığı iki karar, sanırım çoğumuza yukarıdaki fıkrayı hatırlatmış olmalı.

Neydi yaşananlar;
18 Nisan akşamı, Yüksek Seçim Kurulu aldığı bir kararla, aralarında BDP. nin de desteklediği adayların bulunduğu oniki bağımsız adayın seçilme yeterliliğinin olmadığına karar verdi.

Bir anda ortalık karıştı. Güneydoğu illeri başta, yurdun hemen her yerinde bu karara tepkiler başladı. Gösterilerin dozu arttı ve sonunda bir sivil yurttaş yaşamını kaybetti, bir güvenlik görevlisi ağır yaralandı. Binalar, banka şubeleri yakıldı...

Seçimlerin yapılıp yapılmayacağının bile tartışıldığı kaos dolu o üç günün ardından, Yüksek Seçim Kurulu oniki adayın itirazı üzerine yeniden toplandı ve bu kez "bu adayların seçme yeterliliği vardır" dedi.

Tarihe notumuzu böylece düşmüş olduk.
Gelelim bugüne...

Yüksek Seçim Kurulu'nun aldığı ilk karar sonrasında, tepkimi dile getirmek için oturup Yüksek Seçim Kurulu'na bir dilekçe yazıp gönderdim:

Yüksek Seçim Kurulu Sayın Başkanlığı’na,Konu :Seçme yeterliliğimin araştırılarak sonucun bildirilmesi talebim hk.

12 Haziran 2011 tarihinde gerçekleştirilecek XXIV. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri ile ilgili olarak;
Kurulunuzca verilen, oniki bağımsız milletvekili adayının seçilme yeterliliğinin olmadığına ilişkin kararınız nedeniyle seçimlerde oy kullanıp kullanamayacağım konusunda kuşkularım oluşmuştur.
Bu nedenle durumumun gözden geçirilerek 12 Haziran 2011 tarihinde gerçekleştirilecek XXIV. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerinde seçme yeterliliğimin olup olmadığı hususunun tarafıma bildirilmesini dilerim.

Mehmet Bülent Deniz

Aradan zaman geçti. İnanılır gibi değil ama, bir yurttaştan gelen "seçme yeterliliğim var mıdır" sorusuna, Yüksek Seçim Kurulu üşenmeyip bir yanıt gönderdi.
Özcesi; "seçme yeterliliğin var mı yok mu öğrenmek istiyorsan, git 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmek Kütükleri Hakkındaki Kanunun 6, 7 ve 8. maddelerine bakıver" diyor.

Şimdi içi rahatlatılmış (!) bir yurttaş olarak, huzur ve güven içinde 12 Haziran'ı bekliyorum.

26 Mayıs 2011 Perşembe

"dolandırıcılıkta yeni buluşlar..."



Galata Kulesini satan Sülün Osman'dan, "bu mesajı yanıtlayın, cebiniz para ile dolsun" mesajına...

Gelişen teknoloji, dolandırıcılar için yeni olanaklar sağlıyor. SMS'ler, epostalar tüketicinin yeni kabusu...


Dolandırıcıların yeni yöntemlerine karşı tüketici ne yapmalı? Nereye başvurmalı?


Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz, TRT Trabzon Radyosu'nda tüketicileri uyarıyor.


TRT Trabzon Radyosu, Merhaba Karadeniz, 26.05.2011 saat 11:00.

11 Şubat 2011 Cuma

"KKDF Mağdurlarına Müjde"


Bilindiği gibi 28.10.2010 tarih ve 27743 sayılı resmi gazete'de yayımlanan 2010/974 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile bankalar ve finansman şirketlerince kullandırılan tüketici kredilerinde kaynak kullanımı destekleme fonu oranı %10'dan %15'e yükseltilmiş ve bu karar yayımı tarihinde yürürlüğe girmişti.

Bakanlar Kurulu'nun söz konusu kararında yeni oranın mevcut kredilere uygulanacağı konusunda herhangi bir ibareye yer verilmemesine rağmen Maliye Bakanlığı'nca Türkiye Bankalar Birliği'ne gönderilen 28.10.2010 tarih ve 97121 sayılı yazıda, yeni oranın kredi kullanım tarihine bakılmaksızın 28.10.2010 tarihinden itibaren tahakkuk ettirilecek faizler için uygulanması gerektiği belirtilmişti.
Bakanlık gelen tepkiler üzerine sonunda bu konuda tüketiciyi haklı bulan bir genelge yayınladı.Genelge ile alınan kararı tüketici lehine işlemesine karar verilerek geriye dönük işletilen yüzde 15'lik KKDF oranının tükecilere geri ödenmesine kararlaştırıldı.
Sanayi Bakanlığı Türkiye çapında tüketici hakem heyetlerine gönderdiği genelgede bankalarıngeriye dönük KKDF uygulamaların yönelik tüketici şikayetlerini kabul etmelerini istedi.
Buna göre,tüketiciler, 31 Ekim tarihinden önce geriye dönük işletilen yüzde 15'lik KKDF oranına bankalara itiraz ederek geri alabilecekler. Karar tarihinden önce yapılandırma yapanlarda bankalara ilgili genelgeyi gerekçe göstererek itiraz edebilecekler.
Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı xxx Mehmet Bülent Deniz , GAZETEPORT'a yaptığı açıklamada kredi kullanan 12 milyon kişiyi ilgilendiren bu gelişme ile ilgili olarak şunları söyledi:
"Daha önce kredi yapılandırması yapan kişilerinde 31 Ekim 2010 öncesi alınan yüzde 15 kesinti için bankalara başvurarak fazla alınan miktarı talep edebilecekler.Kredi yapılandırması yapmamış olanların ise bu süreçte bankaya mutlaka itiraz dilekçesi vermelerini gerekmektedir.Bankaların itiraza sessiz kalmalar halinde oturdukları ilçe kaymakanlıklarında bulunan Tüketici Sorunları Hakem Heyetine bildirimde bulunmalılar"Deniz, iki hafta önce yayınlanan genelgeye rağmen başvuru sayısının 11 binlerde kaldığını belirterek kredi kullanan 12 milyon kişiyi haksız uygulamadan doğan geri alacakları için itirazda bulunmaya çağırdı.
Tüketiciler ne yapmalı?
1. KKDF konusunda ''tüketiciler mutlaka bankalara ödemelerini 'itirazi kayıtla' yapmalıdır.
2. Hesaplarında taksitleri otomatik olarak kesilen tüketiciler dilekçeleri bankalara taahhütlü olarak kredi kullandıkları banka şubesine göndermeli veya elden vermelidirler''.

3. Tüketiciler bu dilekçelerde Sanayi ve Ticaret Bakanlığının genelgesi ile Danıştaya açılan iptal davası hatırlatılarak fazladan kesilen yüzde 5 KKDF tutarının iadesinin istenmelidir.

4. Tüketiciler, tüketici sorunları hakem heyetlerine başvurularak şimdiye kadar fazladan kesilen yüzde 5 KKDF tutarının iadesi ile bundan sonra kesilecek tutarların iptali ve fon tutarının artışı önceki düzeye çeken yeni ödeme planının kendilerine verilmesi hakkında karar alınmasının talep etmelidirler.

http://www.gazeteport.com.tr/EKONOMI/NEWS/GP_851618
Hatice Nazlı Erdoğan 11.02.2011