25 Ağustos 2011 Perşembe

kredi kart aidatında kafa karışıklığına son...

Ülkemiz tüketicisinin cebindeki kart sayısı elli milyon.
Bankalar her bir kart için ortalama olarak 40,00 TL. kart aidatı talep ediyor.
Yani "kart aidatı, üyelik ücreti, kart bedeli" gibi isimlerle tüketicinin cebinden alınan miktar, yazıyla iki milyar TL...

Tüketicinin cebinden alınan bu paranın haksız olduğu ve alınmaması gerektiği talebiyle 2007 yılından bu yana tüketicilerin hukuk savaşı devam ediyor.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi geçtiğimiz günlerde kart aidatı konusunda iki farklı karar verdi. Tüketicinin kafası karıştı.

Birbiri ile çelişkili gibi görünen bu kararların tüketiciye etkisi nedir?
Kart aidatı haksız mıdır?
Tüketici ne yapmalı?

Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz canlı yayında yanıtlıyor.

HABERTÜRK, 26 Ağustos 2011, saat 09:30

12 Temmuz 2011 Salı

"Danıştay Kararına Uymayan Bankalar Var!.."



Danıştay, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF)’ndaki yüzde beş oranındaki artışın, 28 Ekim 2010 tarihinden önce kullanılan kredilere uygulanmasına, “DUR” dedi.

BloombergHT TV. de konuyu değerlendiren Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz; “Danıştay’ın verdiği yürütmeyi durdurma kararına uymayan bankalar var” dedi.

Karar ile bankaların 28 Ekim 2010 tarihinden önce tüketicilere kullandırdıkları kredilere uyguladıkları KKDF oranının, eskisi gibi yüzde on olarak uygulanması gerektiğini belirten Deniz; yürütmeyi durdurma kararına kadar tüketiciden haksız olarak alınan fazla paranın iadesi için tüketicinin talepte bulunması gerektiğine işaret etti.

Bu konuda bugüne kadar alınan yüzlerce Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararı olduğunu söyleyen Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz; “karar tüm bankalar için bağlayıcı olmasına rağmen bazı bankaların haksız parayı tahsil etmeye devam ettiklerine ilişkin tüketicilerin yaygın şikayetleri vardır. Bu konuda Bankacılık Düzenleme Kurulu (BDDK) gerekli denetim görevini yapmalıdır. Öte yandan karara rağmen kendisinden hala yüzde onbeş oranında KKDF. tahsil edilen tüketiciler ile yürütmeyi durdurma kararından sonra bu uygulama sona ermiş olsa bile karardan önce kendisinden fazla para tahsil edilen tüketiciler, bulundukları ilçedeki Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine başvuru yaparak, fazla yapılan tahsilatın iadesini sağlamalıdırlar” dedi.

27 Haziran 2011 Pazartesi

"Deniz; Yeni Döneme Dikkat!.."


TBMM. yenilendi.
Yeni hükümet, hükümet programı yolda…
Yeni dönem tüketiciler için neler getirecek?

Domuz kanı karıştırılmış çaydan, firmaların “Ali-Cengiz Oyunları”na..
GSM tarifelerindeki tuzaklardan, bankaların akıl almaz uygulamalarına…

Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz, Usta gazeteci Mehmet Canıtatlı’nın hazırlayıp sunduğu Gündem Ekonomi’de değerlendiriyor.

Akra FM., Gündem Ekonomi, 28.06.2011, saat 19:00

21 Haziran 2011 Salı

"ekonomiyi soğutalım derken..."



Kredi kartları, tüketici kredileri, tatil kredisi, otomobil kredisi, konut kredisi derken; topyekun banka faizlerine teslim olduk.
Bir yıldır dile getirdiğimiz hane halkı borçlanmasındaki tehlikeli süreç, nihayet Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) 'nun dikkatini çekti. Artık borçlanmak zor, ödemek daha da zor...

Ekonomide yeni önlemler tüketiciyi nasıl etkileyecek?
Önümüzdeki dönemde tüketiciler ne yapmalı?
Tüketici borçlanmasına getirilecek sınırlamalar, reel sektörde krize yol açar mı?
Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz canlı yayında değerlendiriyor.

CİNE 5, Ayla Çetinkaya ile Güne Merhaba, 22 Haziran 2011, saat 08:00

31 Mayıs 2011 Salı

ysk. dan haber var...



Fıkra malum...
Ağa ile köylüsü, kasabaya doğru yola çıkmışlar.
Karşılarına hayvan pisliği çıkmış. Ağa eğlenmek için köylüsüne; "şu pisliği yersen sana 50 lira" demiş.
Köylü; pisliği mideye, 50 lirayı da cebe indirmiş.
Ağa bozulmuş; "durup dururken 50 liradan olduk" diye...
Az sonra, karşılarına yine hayvan pisliği çıkmış. Pisliği yediğine pişman köylü, intikam uğruna; "ağam, sen şu pisliği yersen, benden sana 50 lira" deyivermiş.
Kaybettiği parasını geri almak için pisliği afiyetle yiyen ağanın aklı başına gelmiş; "yola çıkarken benim cebimde 50 lira vardı. Cebimde yine 50 lira var. iyi de biz bu b..u niye yedik lan..."Fıkralar toplum yaşamından doğuyor. "CUK" oturduğu anları toplumlar çoğu kez yaşıyor. Fıkrayı 21 Nisan, akşamüstü sosyal paylaşım sitelerinde yayınladım. Doğrusu bu fıkranın başka versiyonunun, Radikal'de Eyüp Can'ın makalesine de konu olacağını tahmin etmemiştim. Ama o günlerde Yüksek Seçim Kurulu'nun üç gün arayla aldığı iki karar, sanırım çoğumuza yukarıdaki fıkrayı hatırlatmış olmalı.

Neydi yaşananlar;
18 Nisan akşamı, Yüksek Seçim Kurulu aldığı bir kararla, aralarında BDP. nin de desteklediği adayların bulunduğu oniki bağımsız adayın seçilme yeterliliğinin olmadığına karar verdi.

Bir anda ortalık karıştı. Güneydoğu illeri başta, yurdun hemen her yerinde bu karara tepkiler başladı. Gösterilerin dozu arttı ve sonunda bir sivil yurttaş yaşamını kaybetti, bir güvenlik görevlisi ağır yaralandı. Binalar, banka şubeleri yakıldı...

Seçimlerin yapılıp yapılmayacağının bile tartışıldığı kaos dolu o üç günün ardından, Yüksek Seçim Kurulu oniki adayın itirazı üzerine yeniden toplandı ve bu kez "bu adayların seçme yeterliliği vardır" dedi.

Tarihe notumuzu böylece düşmüş olduk.
Gelelim bugüne...

Yüksek Seçim Kurulu'nun aldığı ilk karar sonrasında, tepkimi dile getirmek için oturup Yüksek Seçim Kurulu'na bir dilekçe yazıp gönderdim:

Yüksek Seçim Kurulu Sayın Başkanlığı’na,Konu :Seçme yeterliliğimin araştırılarak sonucun bildirilmesi talebim hk.

12 Haziran 2011 tarihinde gerçekleştirilecek XXIV. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri ile ilgili olarak;
Kurulunuzca verilen, oniki bağımsız milletvekili adayının seçilme yeterliliğinin olmadığına ilişkin kararınız nedeniyle seçimlerde oy kullanıp kullanamayacağım konusunda kuşkularım oluşmuştur.
Bu nedenle durumumun gözden geçirilerek 12 Haziran 2011 tarihinde gerçekleştirilecek XXIV. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerinde seçme yeterliliğimin olup olmadığı hususunun tarafıma bildirilmesini dilerim.

Mehmet Bülent Deniz

Aradan zaman geçti. İnanılır gibi değil ama, bir yurttaştan gelen "seçme yeterliliğim var mıdır" sorusuna, Yüksek Seçim Kurulu üşenmeyip bir yanıt gönderdi.
Özcesi; "seçme yeterliliğin var mı yok mu öğrenmek istiyorsan, git 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmek Kütükleri Hakkındaki Kanunun 6, 7 ve 8. maddelerine bakıver" diyor.

Şimdi içi rahatlatılmış (!) bir yurttaş olarak, huzur ve güven içinde 12 Haziran'ı bekliyorum.

26 Mayıs 2011 Perşembe

"dolandırıcılıkta yeni buluşlar..."



Galata Kulesini satan Sülün Osman'dan, "bu mesajı yanıtlayın, cebiniz para ile dolsun" mesajına...

Gelişen teknoloji, dolandırıcılar için yeni olanaklar sağlıyor. SMS'ler, epostalar tüketicinin yeni kabusu...


Dolandırıcıların yeni yöntemlerine karşı tüketici ne yapmalı? Nereye başvurmalı?


Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz, TRT Trabzon Radyosu'nda tüketicileri uyarıyor.


TRT Trabzon Radyosu, Merhaba Karadeniz, 26.05.2011 saat 11:00.

11 Şubat 2011 Cuma

"KKDF Mağdurlarına Müjde"


Bilindiği gibi 28.10.2010 tarih ve 27743 sayılı resmi gazete'de yayımlanan 2010/974 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile bankalar ve finansman şirketlerince kullandırılan tüketici kredilerinde kaynak kullanımı destekleme fonu oranı %10'dan %15'e yükseltilmiş ve bu karar yayımı tarihinde yürürlüğe girmişti.

Bakanlar Kurulu'nun söz konusu kararında yeni oranın mevcut kredilere uygulanacağı konusunda herhangi bir ibareye yer verilmemesine rağmen Maliye Bakanlığı'nca Türkiye Bankalar Birliği'ne gönderilen 28.10.2010 tarih ve 97121 sayılı yazıda, yeni oranın kredi kullanım tarihine bakılmaksızın 28.10.2010 tarihinden itibaren tahakkuk ettirilecek faizler için uygulanması gerektiği belirtilmişti.
Bakanlık gelen tepkiler üzerine sonunda bu konuda tüketiciyi haklı bulan bir genelge yayınladı.Genelge ile alınan kararı tüketici lehine işlemesine karar verilerek geriye dönük işletilen yüzde 15'lik KKDF oranının tükecilere geri ödenmesine kararlaştırıldı.
Sanayi Bakanlığı Türkiye çapında tüketici hakem heyetlerine gönderdiği genelgede bankalarıngeriye dönük KKDF uygulamaların yönelik tüketici şikayetlerini kabul etmelerini istedi.
Buna göre,tüketiciler, 31 Ekim tarihinden önce geriye dönük işletilen yüzde 15'lik KKDF oranına bankalara itiraz ederek geri alabilecekler. Karar tarihinden önce yapılandırma yapanlarda bankalara ilgili genelgeyi gerekçe göstererek itiraz edebilecekler.
Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı xxx Mehmet Bülent Deniz , GAZETEPORT'a yaptığı açıklamada kredi kullanan 12 milyon kişiyi ilgilendiren bu gelişme ile ilgili olarak şunları söyledi:
"Daha önce kredi yapılandırması yapan kişilerinde 31 Ekim 2010 öncesi alınan yüzde 15 kesinti için bankalara başvurarak fazla alınan miktarı talep edebilecekler.Kredi yapılandırması yapmamış olanların ise bu süreçte bankaya mutlaka itiraz dilekçesi vermelerini gerekmektedir.Bankaların itiraza sessiz kalmalar halinde oturdukları ilçe kaymakanlıklarında bulunan Tüketici Sorunları Hakem Heyetine bildirimde bulunmalılar"Deniz, iki hafta önce yayınlanan genelgeye rağmen başvuru sayısının 11 binlerde kaldığını belirterek kredi kullanan 12 milyon kişiyi haksız uygulamadan doğan geri alacakları için itirazda bulunmaya çağırdı.
Tüketiciler ne yapmalı?
1. KKDF konusunda ''tüketiciler mutlaka bankalara ödemelerini 'itirazi kayıtla' yapmalıdır.
2. Hesaplarında taksitleri otomatik olarak kesilen tüketiciler dilekçeleri bankalara taahhütlü olarak kredi kullandıkları banka şubesine göndermeli veya elden vermelidirler''.

3. Tüketiciler bu dilekçelerde Sanayi ve Ticaret Bakanlığının genelgesi ile Danıştaya açılan iptal davası hatırlatılarak fazladan kesilen yüzde 5 KKDF tutarının iadesinin istenmelidir.

4. Tüketiciler, tüketici sorunları hakem heyetlerine başvurularak şimdiye kadar fazladan kesilen yüzde 5 KKDF tutarının iadesi ile bundan sonra kesilecek tutarların iptali ve fon tutarının artışı önceki düzeye çeken yeni ödeme planının kendilerine verilmesi hakkında karar alınmasının talep etmelidirler.

http://www.gazeteport.com.tr/EKONOMI/NEWS/GP_851618
Hatice Nazlı Erdoğan 11.02.2011

16 Ocak 2011 Pazar

"turkcell'den, tüketiciye 1,00 tl. lık yeni yıl hediyesi (!)..."



Turkcell müşterilerinin fatura ödemelerinden 1,00 TL. işlem ücreti alınmasını değerlendiren Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz; “firma, ödeme kanallarının aldığı işlem ücretini üstlenmelidir” dedi.Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz konu ile ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır:

Turkcell AŞ. nin 1 Ocak 2011 tarihinden itibaren başlattığı uygulama gereğince; Turkcell’den satın alınan hizmet bedeline ilişkin fatura ödemelerinin PTT veya banka gişelerinden yapılması halinde, tüketiciden 1,00 TL. lık işlem ücreti tahsil edilmektedir.

Diğer GSM operatörlerine ait fatura ödemelerinde de aynı uygulamanın bulunup bulunmadığı konusunda yapılan araştırmada, hangi ödeme kanalı kullanılırsa kullanılsın, diğer GSM operatörlerine ait fatura ödemelerinden işlem ücreti veya başka isim altında başkaca bir para tahsil edilmediği tespit edilmiştir.

Borçlar Kanunu, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ve tüketici hukukunun temel ve etik kuralları, tüketicinin satın almış olduğu mal veya hizmetin bedeli dışında sorumluluk veya külfet altına sokulmamasını gerektirmektedir.

Öte yandan Turkcell’in, satın aldığı hizmet bedelini ödemek için PTT veya banka gişelerini tercih eden müşterilerine reva gördüğü 1,00 TL. lık işlem ücreti, kıyasıya rekabetin yaşandığı GSM sektöründe tüketicinin tercihini belirleyici niteliktedir.

Unutulmamalıdır ki, PTT veya banka gişeleri dışındaki diğer ödeme kanallarını kullanacak tüketicilerin işlem ücreti ödememeleri, Turkcell’in bu uygulamasının hoşgörülmesini sağlamayacak, aksine tüketici tercihinin zorlanması anlamına gelecektir.

Turkcell AŞ., diğer GSM operatörlerinin yaptığı ve kendisinin de bugüne kadar uyguladığı gibi ödeme kanallarının işlem ücretlerini tüketiciye yansıtmamalı, tüketici haklarına aykırı bu uygulamadan derhal vazgeçmeli ve işlem ücreti veya başka ad altında alınan paraları tüketicilere iade etmelidir.

Mehmet Bülent Deniz
Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı
Tüketici Hakları Uzmanı

27 Aralık 2010 Pazartesi

"Renkli Anlar"da Final Haftası


Bir yıl geride kaldı...
TRT Radyo1 de yayınlanan "Renkli Anlar"ın tüketici köşesinde final haftası.

Serpil Erim, Gülname Kurtgöz, Ali Kızan ve Nigari Erdem tarafından hazırlanan, Tülin Öztürk Ekici ve Saadet Baykal tarafından sunulan "Renkli Anlar" programının tüketici köşesi Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz'in program danışmanlığı ve sunumu ile; kredi kart borçlarından, kapıdan satışlara; engelli tüketicinin haklarından, kredilerdeki KKDF oranlarındaki artışa; trafik kazazedesinin haklarından, güvenli gıda tüketimine; hasta haklarından, enerji tasarrufuna onlarca konu dinleyicilere ulaştı.

Halkın Ekonomisi'nde, yılın son programı.
2010 yılı tüketici için nasıl geçti?

TRT Radyo1, 27 Aralık 2010 Pazartesi, Saat: 13:30

26 Aralık 2010 Pazar

Türkiye'nin Benzinle İmtihanı



Akaryakıta peşpeşe gelen zamlar, ülkenin ve medyanın gündeminde.

Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz konu ile ilgili olarak katıldığı programlarda, benzin fiyatlarındaki anormal yükselişin arka planını anlattı:

Akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin ülke ekonomisi için büyük tehlike oluşturduğunu dile getiren Deniz; "sorun hem akaryakıt dağıtım şirketlerinin fiyat politikalarından, hem de iyasi iktidarın benzin istasyonlarını vergi dairesi gibi görmesinden kaynaklanmaktadır" dedi.

1 Ocak 2005 den bu yana akaryakıt dağıtım şirketlerine fiyatları serbestçe belirleme olanağının tanınarak, sektörde rekabet ortamının sağlanmasının amaçlandığını belirten Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı ve Tüketici Hakları Uzmanı Mehmet Bülent Deniz; "ne yazık ki arzu edilen rekabet ortamının önü, akaryakıt dağıtım şirketlerinin aralarında adeta anlaşmış gibi fiyatları brbirine yakın belirlemeleri nedeniyle kesilmektedir. Şirketlerin fiyatları arasında çok cüz'i fiyat farklılıkları var. Bu durum şirketlerin birleşerek kartel gibi davrandıklarını göstermektedir. Oysa ki, tam rekabet ortamı sağlanabilmiş olsa idi, tüketici ucuz fiyatlı akaryakıtı tercih edebilecek ve bu da şirketlerin fiyat politikasını, tüketici lehine etkileyecekti" dedi.

Akaryakıt fiyatlarındaki yüksek fiyat seviyesinin diğer temel nedeninin, siyasi iktidarın akaryakıt satışından aldığı yüksek oranlı vergi olduğunu vurgulayan Deniz, bu konuda şu saptamalarda bulundu:

"Bir litre benzinden 2.2 TL. vergi alınmaktadır. Siyasi iktidar kolay gelir elde etmenin çaresi olarak gördüğü benzin fiyatı üzerine ÖİV. ve KDV. ekleyerek tüketiciye pahalı ulaşmasına neden olmaktadır. benzinin vergilendirilmesinde Anayasa ve temel vergi hukuku ilkeleri çiğnenerek, verginin vergisi dahi alınmaktadır. Ülkemiz, enerji, iletişim ve benzeri yaygın ve temel tüketim kalemlerinde alınan yüksek oranlı dolaylı vergilerde ilk sıralarda yer almaktadır. Dolaylı vergilerdeki yüksek oran, hazinenin kasasını doldurmakta, ama öte yandanülkedeki gelir dağılımı adaletini de yerle bir etmektedir. Cep telefonunu çeviren, benzin pompasına yanaşan işadamı ile daha düşük gelirli yurttaşın aynı vergiyi vermesi kabul edilemez. Bu durum, verginin gelire göre alınmasına ilişkn Anayasa ve vergi hukuku ilkelerine açıkça aykırıdır."