dolaylıvergi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dolaylıvergi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Aralık 2012 Çarşamba

"Tüketicinin Kara Kışı Başladı..."

BOTAŞ'ın, kamu santrallerine verdiği doğalgaza yüzde 37 zam yapmasının ardından, gözler elektrik fiyatlarına çevrildi...
 
Tüketiciler Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; enerji fiyatlarındaki olası gelişmeleri, İMC TV. Ekonomik Panorama, Tempo TV. Ana Haber ve TV8 Ana Haber bültenlerinde değerlendirdi.
 
2012 Nisan ayından bu yana elektrik fiyatlarına yüzde 21, doğalgaz fiyatlarına yüzde 30 zam yapıldığını hatırlatan Deniz, şu uyarılarda bulundu:
 
"Tüketicinin yaşamını sürdürmesi için zorunlu olan aydınlanma, ısınma ve ulaşım fiyatlar başdöndürücü bir hızla artıyor. Bu yılın Nisan ayında 100,00 TL. elektrik faturası ödeyen tüketici artık 121,00 TL. ödüyor. Yine 100,00 TL. doğalgaz faturası ödeyen tüketicinin cebinden 130,00 TL. çıkmaktadır.
 
BOTAŞ'ın elektrik üreten kamu santrallerine verdiği doğalgaz fiyatına yaptığı yüzde 37 zam ve EPDK. nın geçtiğimiz günlerde elektrik dağıtım firmalarının kâr marjlarını arttıran kararının ardından önümüzdeki günlerde elektrik fiyatlarına yüksek oranda zam yapılacağı belli olmuştur.
 
Tüketiciye ulaşan her türlü mal ve hizmetin zorunlu maliyet unsuru olan elektirk fiyatına yapılacak zam, herşeye zam demektir. Gıdadan, giyeceğe her türlü mal ve hizmetin fiyatı artacaktır. Kamusal ve tekel niteliğindeki elektrik, doğalgaz ve akaryakıt fiyatlarındaki artışlar, tüketici için kara kışın başladığının habercisidir. Tüketiciyi zor bir kış beklemektedir.
 
Siyasi iktidar doğalgaz, elektirk ve akaryakıt üzerinden hazine kasasını denkleştirme politikasını bir kenara bırakmalı, bu ürünlerin tüketiciye ulaşırken aldığı yüksek orandaki vergilerde indirime gitmelidir."

3 Nisan 2012 Salı

"Sorun Enerji Değil Vergi Politikası"

Tüketici hakları uzmanı Bülent Deniz, son zamlarla ilgili yaptığı değerlendirmede, esas sorunun gelir durumuna bakılmaksızın toplanan dolaylı vergiler olduğunu belirterek 1 liralık elektrik tüketimine 2,5 lira vergi ödediğimize dikkat çekti.

Elektriğe yapılan yüzde 9.26'lık zammın ardından 31 Mart Cumartesi gecesi doğalgaza da konutlarda yüzde 18.72, sanayide ise yüzde 16.49 oranında zam yapıldı.

Doğalgaza yapılan yaklaşık yüzde 19'luk zam, 2008'deki yüzde 22'lik zammın ardından gerçekleşen en yüksek zam oldu.

Buna göre, KDV hariç 0.7165 lira olan bir metreküp doğalgazın fiyatı 0. 8327 liraya yükseldi.

Tüketici hakları uzmanı ve Tüketiciler Birliği Kurucu Başkanı Bülent Deniz, doğalgaz, elektrik ve sürekli zamlanan petrol fiyatlarındaki artışları değerlendirirken sorunun enerji politikalarından değil vergi politikalarındaki olumsuzluklardan kaynaklandığını söyledi.

"Zengin bir iş insanı da asgari ücretle çalışan biri de benzinciye gittiğinde, doğalgaz veya elektrik kullandığında aynı vergiyi ödüyor. Bu da gelir dağılımı adaletini bozuyor."

Bülent Deniz, doğalgaz ve elektriğe yapılan zamların sadece o kalemlerle sınırlı kalamayacağını, doğalgaz ve elektriği kendi üretiminde girdi olarak kullanan sanayicinin zamları üretime yedirmesiyle bize ulaşan her türlü mal ve hizmette de fiyat artışı olacağını ifade etti.

"Zamlarla makro ekonomik hedeflerden sapılabilir"
Bülent Deniz, bianet'e yaptığı açıklamada doğalgaza yüzde 19 ve elektriğe yüzde 9 oranında yapılan zamların, iktidarın bu süreci doğru yönetemediğini ortaya çıkardığını söyledi.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı yıllık enflasyon oranlarına rağmen bu zamların yapıldığını söyleyen Deniz, enflasyonun üstünde zam yapan idarenin bu zammın gerekçesini açıklama zorunluluğu olduğunu söyledi.

"Danıştay'ın bizim daha önce açmış olduğumuz davalarda verdiği zammın iptaline ilişkin kararlarda hep 'enflasyonun üzerinde zam söz konusuysa, zammı yapan idare bu aradaki farkı açıklayabilir bir maliyet artışını kanıtlamalıdır' denilmiştir. Danıştay hep bu gerekçeyle zamları iptal etmiştir."

"Doğalgaza yüzde 19 zam yapılıyorsa ve enflasyon da yüzde 8 ise aradaki 11 puanlık farkın neden zaruri olarak tüketiciden alındığını Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) ve Enerji Bakanlığı'nın maliyet artışını kanıtlayacak belgelerle ortaya koyması lazım."

"İşçi ücretleri mi, nakliye ücretleri mi, depolama ücretleri mi arttı? Bunlar kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Bu zamların gerekçelerini halkıyla paylaşmayan bir idarenin bu zamları bize kabul ettirmesi ve insanların sessiz kalması söz konusu olamaz."

"Hükümetin altı ay önce orta vadeli ekonomik planı açıklandı. Merkez Bankası'nın enflasyon hedefleri var. Dolayısıyla enflasyonun belli noktada tutulmasına dair hükümetin zorunlulukları var. Bu zamlardan sonra nasıl taahhüt edilen enflasyon rakamları tutturulabileceğini merak ediyorum. Zamlarla birlikte makro ekonomik hedeflerden sapılabileceğinden endişeliyim."

"Asgari ücretli de zengin de aynı vergiyi ödüyor"
Bülent Deniz Türkiye'de enerji politikasından ziyade vergi politikasında sıkıntı olduğu görüşünde. petrol ve doğalgazı pek çok ülkeye göre çok yüksek fiyatlarla kullandığımıza dikkat çeken Deniz, siyasi iktidarın vergiyi "regülatör" olarak kullanması gerektiğini ifade etti.

Hükümetin zam yapılmasının zorunlu olduğu durumlarda kendi alacağı vergi oranlarını düşürerek halka daha az fiyat artışı yansıtabileceğini söyleyen Deniz, bu politikanın kullanılmadığını, çünkü hükümetin alacağı vergiden vazgeçmek istemediğini ve en kolay vergi tahsilatı yolunu seçtiğini söyledi.

"Benzinde bir birim enerji maliyetinin üstüne üç birim vergi ekleniyor. Rafineri çıkışından bize gelinceye kadar yüzde 300 fiyat artışı oluyor."

Vergilerin daha anlaşılabilir ve kabul edilebilir oranlarda olması lazım. Türkiye'de yüzde 66 oranında katma değer vergisi, özel iletişim vergisi, işlem vergisi gibi isimler adı altında dolaylı vergi alınıyor. Avrupa Birliği standartlarında bu dolaylı vergilerin oranı yüzde 25-30 civarında."

"Dolaylı vergin yüksek olması, gelir dağılımı adaletini bozuyor. Benzinciye gidildiğinde, doğalgazla evinizi ısıtırken, elektrik kullanırken, cep telefonu kullanırken zengin bir iş insanı da asgari ücretli de aynı vergiyi ödüyor."

"Herkesin eşit vergi verdiği bir ekonomik planlamada gelir dağılımı adaleti bozuluyor. Oysa ki, anayasanın temel hükmü, verginin kazanca ve kişilerin gelir durumuna göre tahsis edilmesidir. Bizde en kolay vergi toplama yolu olarak bu gözüktüğü için yüzde 65, kimi zaman yüzde 72'ye varan oranlarda dolaylı vergi alınıyor. Bu da bizim toplumsal yaşamımıza ve gelir dağılımına ciddi şekilde etki ediyor."

"Elektrikte 1 liralık tüketime 2,5 lira ödüyoruz"
Elektrik zammına da değinen Deniz, bugün yüzde 15 oranında kaçak elektrik parası tahsis edildiğini söyledi.

Elektriği kaçak kullananların yanı sıra elektriğin bize iletimindeki kayıpların da ücretinin tüketiciden tahsis edildiğini söyleyen Deniz, elektriğin iletim aşamasında teknik sorunlar nedeniyle yaşanan kayıpların da tüketiciden tahsis edildiğinin altını çiziyor.

"Yani karpuz satıcısının karpuz satarken kelek çıkan ve satamadığı karpuzların fiyatını da tüketiciye yansıtması gibi bir uygulama. Böyle bir mantık kabul edilebilir değil."

Deniz, TRT'nin kayıp-kaçak bedeli üstünden kendi payının verilmesi için Danıştay'a gittiğini ve davayı kazandığını belirterek bu aydan itibaren TRT payının da artmasıyla birlikte elektrik faturalarının daha da zamlanacağını vurguluyor.

"Şimdi geriye doğru birikmiş olan TRT payları da tüketiciden tahsis edilecek. Öte yandan enerji fonu adı altında, sayaç bakım bedeli adı altında para alınıyor. Kalemleri topladığımızda 1 liralık tüketimimize karşı 2,5 lira fatura ödüyoruz. Bu da kabul edilebilir bir şey değil."

Ekin Karaca/Bianet 02.04.2012
Bu haber, Bianet haber portalının http://bianet.org/bianet/toplum/13763-sorun-enerji-degil-vergi-politikasi linkinde yayınlanmıştır.

20 Şubat 2012 Pazartesi

Ali Ağaoğlu Kadar Zenginim

Yaşadığımız ülkenin Anayasasının 73. maddesi bakın ne diyor; “Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.”
 
Anayasanın bu açık ve emredici düzenlemesine karşın, devlet 74 milyonun mali gücünün birbirine eşit olduğunu düşünüyor.
Öyle ki, benzin aldığında, telefon açtığında herkes aynı vergiyi veriyor.
Dahası, hangi mal ve hizmeti satın alırsak alalım, Katma Değer Vergisi, Özel Tüketim Vergisi de, bütün yurttaşlar için aynı.
Yani, benzin pompasına yanaşan, cep telefonunu kullanan işadamı sayın Ali Ağaoğlu da, bendeniz de aynı vergiyi veriyoruz.
 
Pompacıdan Vergi Memuru…
Benzin istasyonlarının, GSM operatörlerinin, sigara üreticilerinin vergi dairesi gibi çalıştığı bu ülkede, “dolaylı vergi” dediğimiz Katma Değer Vergisi, Özel İşlem Vergisi, Özel İletişim Vergisi, Özel Tüketim Vergisi olarak ödediğimiz vergilerin tüm vergiler içindeki oranı, yüzde 65-70 civarında.
Yani devletin topladığı 100 liralık verginin, 65-70 lirası dolaylı vergilerden geliyor.
Dolaylı vergi yükü bakımından ardımızda bıraktığımız ülke sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.
Üstelik Avrupa Birliği ülkelerinde son kırk yılda, vergi yükü yüzde elli artarken, ülkemizde yüzde 240 artmış.
Piramidin Sivri Ucu, Kime Batar?
Ekonomi haberlerinde, yazılarında hep görürüz, piramit şeklinde bir resim vardır. Ülkedeki gelir dağılımında söz ederken, bu piramit sözlere eşlik eder.

Denir ki, bu piramidin ucu ne kadar sivri ve kısaysa, ülkede yaşayanlar arasındaki gelir dağılımı da o denli adaletsizdir. Piramidin ucundaki sivriliğin uzunluğu uzadıkça, fertler arasındaki ulusal gelirin paylaşımı adildir.
Piramidin ucuna şekil veren unsurların en önemlilerinden biri de, vergi yükünün, tıpkı Anayasanın yukarıda sözünü ettiğimiz düzenlemesine uygun olarak, fertlerin mali gücüne göre dağıtılmasıdır.

Eh şimdi bakalım, devlet benimle işadamı sayın Ali Ağaoğlu’nun mali gücünü eşit kabul edip, aynı vergiyi almaya kalktıkça, piramidin ucunun sivriliği ve boyunun uzunluğu da, gayet “adaletsiz” olarak şekilleniyor.
Mehmet Şimşek’ten İtirafçı Olur mu?
Hem de ne güzel olur.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de, dolaylı vergilerin yüksek olduğunu güzel güzel itiraf ediyor.
TBMM. nde verilen soru önergesine verdiği yanıt ile yukarıda yazdıklarımı doğrulayan Şimşek’in itirafları bununla da kalmıyor; “Ülkemizi OECD ülkeleri ile kıyasladığımızda, dolaylı vergilerin ağırlığının nispeten yüksek olduğu görülmektedir.”
Bu ülkenin Maliye Bakanı da bunu kabul ediyorsa, ne diyelim; “Geçenden beş, geçmeyenden on metelik alırız, yolumuza devam ederiz…”

İtirafa Takla Attırmak
Tabi siyasetçilerin itiraflarını da dikkatle okumak gerek.
Bir şeyleri kabul ederken bile sözlere takla attırmak gerekir ki, kamuoyu işe fazla uyanmasın!
Tıpkı “Deprem Vergisi” konusunda olduğu gibi
“Deprem Vergisi diye bir vergi bizde yoktur, kalıcı hale AKP iktidarı getirmedi” diye demeç veren Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, bu sefer sözcüklere takla attırmayı da bir kanara bırakıp, deprem vergisi konusundaki gerçekleri nasıl dile getirdiğini görelim.
Görelim, ama izninizle bu skandalı haftaya saklayalım.…

Hoşbulduk…
Ülkenin en iyi ekonomi yazarlarının, habercilerinin olduğu bir internet sitesinde sizlerle buluşmak ne güzel…
Ekonomigundemi.com da yazmaya başlayacağımı duyuran haber de, bir kadar mahcup etti.
Mahcubiyetin yanında, “işin hakkını vermek” adına demek ki, daha çok çalışacağız.
Halkın Ekonomisi, bizim köşemiz.
Bizi, cebimizi konuşacağız, paylaşacağız.
İletişim bilgilerim köşemde yer alıyor.
Birbirimizden haberdar olalım…

Bu makale, 20.02.2012 tarihinde, ekonomi.com portalının  http://ekonomigundemi.com/yazar/Ali-Agaoglu-Kadar-Zenginim-/1741 linkinde yayınlanmıştır.