13 Kasım 2016 Pazar

tüketicipostası, sayı 3 'ne yiyorsanız, o'sunuz

Açlıktan, GDO’ya; Küresel Denklem…

İlk kez 1984’de başladı, açlıkla mücadelenin popülerleşmesi.
Band AİD isimli bir müzik grubunun yaptığı ‘Do They Know It’s Christmas? şarkısının ardından, bir çok ülkede saatler süren ve hemen hemen bütün pop yıldızlarının katıldığı U.S.A for Africa etkinliği, ‘We are the World’ şarkısı…

80’lerde, Etiyopya’daki açlığın farkına varan insanlığın bu sorunu, bir çok coğrafyada, tüm acımasızlığı ile sürüyor. Veriler dünyada gıda yetersizliğinin olmadığını, sorunun sadece adil paylaşımdan kaynaklandığını söylüyor.

Uzaklara değil, yakına bakalım; İstanbul’da her gün çöpe atılan ekmek, İzmir’in günlük ekmek tüketimi kadar.

Adil paylaşım için Necip Fazıl’ın çektiği fotoğrafa itiraz edenimiz var mı?
‘Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.
Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa’

Adil paylaşım yoksa; sorun vardır, kaos vardır…

Nazım Hikmet’in tespiti için kim ne diyebilir ki;
‘Açlık ordusu yürüyor
yürüyor ekmeğe doymak için
ete doymak için kitaba doymak için
hürriyete doymak için.’

Emperyalizm insanlığı aç bırakıyor, gıda yetersizliğine insanlığı inandırıyor ve ardından hepimizi mutant canlılara dönüştürecek gıdalarla karşımıza çıkıyor.
Denklem bu denli basit…

tüketicipostası, sayı 3 'ne yiyorsanız, o'sunuz'

5 Kasım 2016 Cumartesi

TBF Başkanlar Kurulu Kütahya’da toplandı

Kütahya, 22.10.2016

‘TBF Başkanlar Kurulu Kütahya’da toplandı’
‘Hızla normal gündemimize dönülmelidir’
‘Finans, enerji ve iletişim sektöründe sorunlar devam ediyor’
‘Sekiz ay boyunca harcamalara dikkat’

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) üyesi dernek başkanlarının oluşturduğu TBF Başkanlar Kurulu, 2016 yılının son toplantısını Kütahya’da gerçekleştirdi.

Son bir yıl içinde yaşanan sorunlar ve gelişmelerin değerlendirildiği çalışmanın ardından, Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) adına Genel Başkan Mehmet Bülent Deniz şu açıklamayı yapmıştır:

Demokrasinin tarafındayız
Ülkemiz, 15 Temmuz gecesi büyük bir felâketin eşiğinden dönmüştür.
Millet iradesine kasteden hainler tarafından gerçekleştirilmek istenen darbe, halkımızın özverili ve canı pahasına ortaya koyduğu tepki ile bertaraf edilmiştir.

Tüketici Birliği Federasyonu; her koşulda ve mutlak şekilde halkın iradesinin egemen olduğu, darbelerin konuşulmadığı bir Türkiye arzusuyla çalışmalarını sürdürmektedir.

Zor dönemin ardından, normalleşmenin sağlanması gereklidir
Gerek 15 Temmuz’da yaşanan hain saldırı, gerek öncesindeki dönemlerde ülke gündeminin ‘terör, rejim, başkanlık, dış politika’ tartışmalarıyla geçirilmiş olması ve şimdi de sınırlarımızın ötesindeki acımasız savaş nedeniyle ülkemizin, sıradışı bir iklimde olduğunun farkındayız. Bu nedenle yapısal reformlar, işsizlik, ekonomik büyüme ve benzeri konuların gündeme gelmesi çoğu kez ertelenmektedir.

Ancak gıda enflasyonu, işsizlikteki artış, hane halkı borçluluğundaki artış acilen çözülmesi gereken sorunlar olarak önümüzde durmaktadır.

Rejimin korunması kavgası yanında, sokaktaki insanın cebini, aşını, işini ilgilendiren konularda yapısal reformların yapılarak, sosyal devlet anlayışı içinde, ekonomik büyümenin sağlanmasına yönelik önlemlerin yaşama geçirilmesi ve normalleşmenin sağlanması gereklidir.

Finans, enerji ve iletişim
Finans, enerji ve iletişim sektörlerinin doğal tüketicisi, ülkemizde yaşayan seksen milyon insanımızdır. Bu nedenle geride bıraktığımız bir yıllık dönemde tüketici gündeminin ilk üç sırasında bu sektörlerde yaşanan sorunlar yer almaktadır.

Türk Telekom’un yerleşik operatör niteliği, sektörde rekabeti engelleyecek boyuttadır
Bilindiği gibi uzun bir süre önce gerek ses ve gerekse data iletişiminde tekel kalkmış ve Türk Telekom dışındaki diğer firmalar da, ses ve data iletişimi sağlamaya başlamıştır. Bu uygulama sektörde rekabeti sağlamış ve iletişim hizmetlerinin fiyatlarında düşüşler kaydedilmiştir. Sektördeki genişlemeye koşut olarak; firma sayısının artması, mevcut firmaların pazar paylarını arttırma istekleri, rekabet ortamını ileri seviyeye taşıyacaktır.

Ancak bu süreç, Türk Telekom’un yerleşik operatör olması nedeniyle beklenen hızda ilerlememektedir. Altyapının sahibi olan bu firmanın, altyapısını diğer firmalarla paylaşımında yürüttüğü ücret politikası, ses ve data hizmet bağlantılarında, diğer firmaların zorunlu olarak kendisinden hizmet almaları ve özellikle firmalar arasında geçiş yapan tüketicilerin yeni bağlantılarının sağlanması, arıza durumunda arızanın giderilmesi işinin Türk Telekom’un insaf ve hızına bağlı bulunduğundan sektörde rekabetin daha da artmasının önü kesilmektedir.

Bu nedenle sektörün düzenleyici kurumu olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından rekabetinin önünü açıcı şekilde, altyapının paylaşılmasını sağlayacak önlemlerin hızlıca alınmasını beklemekteyiz.

Enerji sektöründe sorunlar büyümeye devam ediyor
Vergi yükü azaltılmalıdır
Elektrik, doğalgaz ve akaryakıt sektörlerinde yaşanan sorunların ortak bileşeni, hizmet bedellerine yansıtılan dolaylı vergilerdir. Bu hizmetlerin birim fiyatlarına bindirilen vergiler, kesintiler ve benzeri yükler nedeniyle daha ucuza alınabilecek hizmet, tüketicinin cebinde karadelikler oluşturmaktadır.

Bu nedenle yaşamsal öneme sahip bu hizmetler üzerindeki vergi yükü, acilen en az seviyeye indirilmelidir.

Doğalgaz indirimi müjdesi, elektrik indirimi ile devam ettirilmelidir
01.10.2016 tarihinden itibaren doğalgaz birim fiyatlarında yüzde on indirime gidilmiştir. Bu karar, indirim oranı ve özellikle kış mevsimine girmeden uygulanmaya başlayacak olması nedeniyle olumludur. Tüketici Birliği Federasyonu, kış aylarında artan tüketim nedeniyle bugüne kadar kış aylarında ısınmak için neredeyse küçük bir servet ödeyen tüketicileri -kısmen de olsa- rahatlatacak bu adımı desteklemektedir.

Ancak elektrik enerjisi üretiminde, tüketim dönemlerine göre değişmekle birlikte, yüzde 30-55 arasında doğalgaz kullanılıyor olması nedeniyle doğalgaz fiyatında yapılan indirimin elektrik üretimi maliyetine de olumlu olarak yansıması gerekmektedir. Bu nedenle elektrik fiyatında da, benzeri bir indirimin yapılması gerekmektedir.

Tüketici Birliği Federasyonu sorunu tespit etti, Bakan Albayrak harekete geçti
Tüketici Birliği Federasyonu tarafından 07.03.2016 tarihinde bir araştırma yapılarak; perakende elektrik satışı yapan firmaların çağrı merkezleri test edilmiş, araştırma sonucunda çağrı merkezlerinde canlı operatöre ulaşma süresi 76,82 saniye olarak ölçülmüştür.

Kamuoyu ve ilgili kamu otoriteleri ile paylaşılan bu dramatik sonuç üzerine, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu harekete geçerek, elektrik sektöründe hizmet veren firmaların çağrı merkezlerini mercek altına almış ve geçtiğimiz günlerde 45 saniye kuralı getirilmiştir.

Tüketici Birliği Federasyonu; tespit ve uyarıları dikkate alarak, harekete geçen kamu otoritelerinin bu kararını desteklemekte olup çağrı merkezleri üzerinde araştırmalarını devam ettirecektir.

Elektrik kesintileri bitmek bilmiyor
Tüketici Birliği Federasyonu, 01.03.2015 tarihinden bu yana Elektrik Kesinti Endeksi (EKE) çalışmasını yürütmektedir. Mevzuat gereği, firmaların en az 48 saat önceden duyurmak zorunda oldukları planlı enerji kesintisi verileri her gün kaydedilmekte, elde edilen veriler aylık ve yıllık olarak kamuoyu ile paylaşılmaktadır.

01.03.2015-30.09.2016 tarihleri arasındaki ondokuz aylık dönemde toplam olarak 1.030,284,50 saatlik elektrik kesintisi gerçekleşmiştir. Planlı kesintilerin yanında, arıza nedeniyle gerçekleşen kesintilerin de olduğu ve bu konuda tüketicinin yakınma içinde olduğu bilinmektedir.

Elektrik hizmeti sağlayan yirmibir firmanın, yaşamı kabusa döndüren kesintileri en aza indirmeleri gerekmektedir.

Kaşla göz arasında kayıp-kaçak bedeli yasalaştı
Yıllardır kamuoyunun büyük tepkisine neden olan elektrikteki kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak Tüketici Birliği Federasyonu tarafından yürütülen mücadele, 2014/Aralık’ta Hukuk Genel Kurulu’nun; hırsızın yol açtığı zararın, dürüst yurttaşa yüklenmesinin hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmadığı yönündeki kararı ile zaferle sonuçlanmıştı.

Ne yazık ki, bu kararın ardından siyasi iktidar tarafından kayıp-kaçak bedellerinin yasa zoruyla alınmasını sağlayacak yasa çıkarılmış, hırsızlığın bedeli namuslu tüketicinin sırtına yüklenmiş, tüketicinin dava açma hakkı da yasa zoruyla engellenmiştir.

Bu yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne dava açılmıştır. Yüksek mahkemenin hukukun gereğini yaparak, Anayasa’nın hukuk devleti ilkesini ayaklar altına alan bu yasayı iptal edeceğine inanıyoruz.

Akaryakıttaki vergi yükü hafifletilmelidir
Akaryakıttan ortalama olarak yüzde 63 oranında vergi alınmaktadır. Türkiye tüketicisi dünyanın en pahalı akaryakıtı satın almaktadır. Benzin istasyonları, vergi dairesi; çalışanları da, vergi memuru gibi çalışmakta, akaryakıttaki yüksek fiyat, tüketiciye ulaşan tüm mal ve hizmetlerin maliyetini arttırmaktadır. Akaryakıttan alınan verginin makul seviyede olması, tüm mal ve hizmet maliyetlerini azaltacak, tüketicinin gereksinimlerini daha ucuza karşılamasının önü açılacaktır.

Bankaların borusu ötmeye devam ediyor
Her fırsatta ‘faiz lobisi’ nitelemesiyle siyasi iktidarın eleştirdiği bankacılık sektöründe, tüketiciyi yok sayan, ezen uygulamalar hız kesmeden devam etmektedir.

Kredi kart aidatı, hesap işletim ücreti, dosya parası ve benzeri haraçlarla tüketiciyi canından bezdiren bankaların bu paraları tüketiciye iade etmelerine ilişkin yargı kararlarının artması üzerine, 2014/Mayıs’ta yeni tüketici yasası ile bu paraların yasa zoruyla tüketiciden alınması sağlanmıştır. Siyasi iktidarın eleştirdiği bir sektörde, tüketiciyi bankalara peşkeş çeken uygulaması, kamuoyunda şaşkınlıkla karşılanmış olup tepki görmeye devam etmektedir.

Kredi kart borçlarının yapılandırılması müjdesi balona dönüştü.
Halen yirmimilyon tüketicinin cebinde, ellidokuz milyon kredi kartı bulunmaktadır. 2016/Temmuz itibariyle kredi kart borcunu ödemeyen kişi sayısı iki milyondur. Tüketici Birliği Federasyonu’nun tespitlerine göre, kredi kart borcunu asgari tutarları ödeyerek öteleyen tüketici sayısı onbir milyon civarındadır.

Kredi kartında akdi faiz aylık yüzde 2,02, gecikme faizi aylık 2,52 olarak uygulanmaktadır. Akdi faiz oranı dikkate alınarak, kredi kartından sadece 1.000,00 TL. harcama yapıp başka hiçbir harcama yapmaksızın, sadece asgari tutarı ödeyerek borcun kapatılma süresi, elliüç aydır.

Tüketici Birliği Federasyonu, bu insafsız matematik nedeniyle uzun süredir kredi kart borçlarının yapılandırılması gerekliliğini, daha önce iki kez TBMM tarafından çıkarılan yapılandırma yasalarında olduğu gibi yapılandırma olanağının sadece borcunu hiç ödemeyenleri değil asgari tutarı ödeyerek günü kurtaran tüketicilere yönelik olması gerektiğini ifade etmişti.

Tüketici Birliği Federasyonu tarafından yıllardır ve ısrarla dikkat çekilen bu sorunun çözümü için geçtiğimiz günlerde Başbakan tarafından açıklanan ve sonrasında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yönetmelik hükmü haline getirilen ‘kredi kart borçlarının yetmişiki aya kadar taksitle ödenmesi’ müjdesi, bankaların şımarık ve hoyrat tutumları nedeniyle kocaman bir balona dönüşmüştür.

Yapılandırma için bankalara başvuran tüketicilere; tercih ettiği değil bankanın kendi uygun gördüğü vade ve temerrüt faizi olan yüzde 2,52 oranı dayatılmaktadır. Tüketicilerin bu konuda, BDDK’ya yaptıkları yakınma ve başvurular da sonuçsuz kalmakta, BDDK tüketiciyi, adeta bankaların önüne yem olarak atan bir tutum sergilemektedir.

Bu nedenlerle acil olarak;
-Yapılandırılacak borca uygulanacak faizin, bankanın tüketici kredisine uygulanan faiz oranını geçemeyeceği,
-Tüketicinin yapılandırmak istediği borç miktarı ve taksit sayısına ilişkin isteminin banka tarafından aynen kabulünün zorunlu olduğu
yönünde kesin ve emredici düzenleme yapılmalıdır.

Önümüzdeki sekiz ay boyunca harcamalara dikkat
Tüketici Birliği Federasyonu; küresel ekonomideki koşullar, ülkemizin burnunun dibindeki yayılma eğilimi gösteren savaş hali, ülke ekonomisindeki olumsuzluklar nedeniyle 2017 yılının ortalarına kadar, tüketicilerin zorunlu olmayan harcama yapmamaları konusunda uyarmaktadır.

Mehmet Bülent Deniz
Tüketici Birliği Federasyonu (TBF)
Genel Başkan

Anadolu Telif ve Tüketici Hakları Derneği
Genel Başkan Mehmet Çınar

Antalya Apartman Yöneticileri Tüketiciler ve Danışmanlığı Derneği
Genel Başkan Ahmet Ballıel

Enerji Tüketicileri Derneği
Genel Başkan Bülent Çebin

Gümüşhane Tüketici ve Çevre Haklarını Koruma Derneği
Genel Başkan Sinan Akıncı

Kaza Mağdurları Sosyal Güvenlik ve Tüketici Hakları Derneği
Genel Başkan Ali Körükçü

Siirt İli Tüketiciyi Koruma Derneği
Genel Başkan Mehmet Enver Aytaç

Sivil Toplum ve Diyalog Merkezi Derneği
Genel Başkan Aydın Türkmenoğlu

Tüketici Başvuru Merkezi Derneği
Genel Başkan İbrahim Güllü

Tüketici Güvenliği Derneği
Genel Başkan Murat Köse

Tüketici Hak Arama Derneği
Genel Başkan Nihat Altay

Tüketici Hakları ve Gıda Güvenliği Derneği
Genel Başkan Şafak Toker

Tüketici Hareketi Derneği
Genel Başkan Cüneyt Köşe

Tüketici ve Çevre Derneği

Genel Başkan Sıtkı Altan

22 Ekim 2016 Cumartesi

tüketicipostası, sayı 2- 'uzun ince bir yoldayım'

Yoldaş kimi zaman, ‘kalk gidelim dendiğinde, -nereye’ diye sormayan; kimi zaman da istinatgâhımızdır.

Coğrafyamızda, dünyada yaşayan insanlar için ortaya çaba koyan herkes deneyimlemiştir; zor zamanların, zor iklimlerin aşılmasında yoldaş olabilmek, her zorluğu kolay ediyor.

Her biri ekmek parası peşinde koşan onlarca yoldaşımızla kendimiz yeni bir iş edinmiştik; ‘tüketicipostası, sayı 1 başlangıç’ diyerek huzura gelmiş ve onayınıza talip olmuştuk. Amatör yüreklerin, zihinlerin elyordamıyla ürettiği bültenimizin ilk sayısının gördüğü ilgi, gelen tepkiler bizleri şaşırttı. Özellikle medyanın deneyimli insanlarının beğenileri, önerileri, okuyanların olumlu tepkileri bizi şaşırttığı kadar, yüreklendirdi de… Bu mütevazı başarı, yoldaşımızı iyi seçebilme sınavından bir kez daha geçer not aldığımıza işaret etti, bununla da sevindik. Evet, sorun yol değil, yoldaşı seçebilmekte.

İki yol öyküsüyle yine geldik.
Bizi evimize, sevdiklerimize ulaştıra-cak yol arkadaşı ile ülke olarak uygar dünyanın bir parçası olma yolunda önümüzde dikilenlere dikkat çekiyo-ruz.

Okuyacak gözleriniz, vereceğiniz nida, bir sonraki sayı için bize yeni bir işaret olacak.

Sağlıcakla,

tüketicipostası sayı 2 'uzun ince bir yoldayım'

14 Ekim 2016 Cuma

Kredi Kart Borçları Nasıl Yapılandırılacak?


Kredi kart borçları nasıl yapılandırılacak?

Borçlarını yapılandırmak isteyen tüketiciler ne yapmalı?
Bankalar yapılandırmada nazlı davranıyor!..

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, Çetin Ünsalan'a anlatıyor.

5 Ekim 2016, Ulusal Kanal EkoPolitik
izlemek için...



9 Ekim 2016 Pazar

Milleti bankaların insafına bırakmayın

Tüketici birlikleri borçluların bankaların insafına bırakılmamasında hemfikir oldu.

Birlikler, elektrik, kredi kartı borcu veya konut kredisi faiz yapılandırmalarında bankaların keyfi tutum sergilediğini söyledi.

KARTTA 72 AY TAKSİT İMKANI
Vatandaşın kredi kartı borçlarına dikkat çeken Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, kredi kartı borçlarının yapılandırılmasına ilişkin yönetmeliğin uygulanmasında “kesin ve emredici” düzenleme gerektiği uyarısı yaparak, “11 milyon kişi, bankaların insafına bırakılmamalı” çağrısında bulundu. Deniz, “Bankaların geniş takdir hakkı, tüketiciyi zora sokacaktır” dedi ve ekledi: “Kredi kartı borç bakiyelerinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin düzenleme Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemeye göre; tüm kredi kart borçluları, 27 Eylül’e kadar olan borçlarını, bankaya başvurarak 72 aya kadar taksitle ödeyebilecekler.”

260 MİLYAR LİRA
Deniz, “Karar verme hakkını bankanın insafına terk eden bu düzenlemede iyileştirme yapılmaması durumunda bekleyen 11 milyon kredi kart borçlusunun birikmiş 260 milyar liralık borcunun yapılandırılması heba edilmiş olacaktır. Bankaların farklı faiz oranları kredi kart borçluları eşitsizliğe yol açabilecek sonuçlara gebe mevcut düzenleme, amaçlanan sonucu doğurmayacaktır” diye konuştu.

KONUTTA YAPILANDIRMA ZOR
Tüketici Başvuru Merkezi Derneği Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bankalara “konut kredisi faizlerini düşürün” çağrısı üzerine bankaların faiz oranlarını düşürdüğünü ancak uygulamanın aksaklıklarla hayata geçtiğini kaydetti.

KEYFİ TUTUM VAR
Faizlerin düşürülmesine rağmen bankaların yapılandırmaya yanaşmadığı konusunda kendilerine çok sayıda şikayet geldiğini ifade eden Ağaoğlu, “Tüketicilerin kredilerini yapılandırmak istemeleri en doğal haklarıdır. Bankalar burada keyfi tutum sergilemektedir. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun devreye girmesi ve durumun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu konuda birçok tüketici mağdur durumdadır” değerlendirmesinde bulundu.

Daha önce buna benzer düzenlemelerin yapıldığını hatırlatan Aydın Ağaoğlu, tüketicilerin bu düzenlemelerle yapılandırmadan faydalandığını ancak son faiz indiriminden sonra bankaların farklı bir tutum sergilediğini aktardı.

ELEKTRİK ÇARPIYOR
Tüketici Birliği Federasyonu Üyesi Bülent Çebin, ödenmemiş elektrik faturalarıyla ilgili perakende şirketlerinin alacak tahsili için yaptıkları uygulamaların mevzuata aykırı olduğunu kaydetti.

5 İŞ GÜNÜ
Çebin, “Şirketlerin tüketiciye yazılı olarak bildirim yaparak, borcun en az 5 iş günü içinde ödenmesi gerektiği, bu süre içinde borç ödenmezse elektriğinin kesileceği bildirilmelidir” dedi. Yasal yollara başvurabilmek için; Elektriğin fiilen kesilmiş olması Sözleşmenin feshedilmiş olması Güvence bedelinin geciken borca mahsup edilmiş olması gereklidir. Koşullar yerine getirilmeden firma tüketici hakkında yasal işlem başlatamaz.

588 BİN KİŞİ BORÇLU
Elektrik tüketiminin dağılımı
Sanayideki kullanım yüzde 36,47
İşyerlerindeki kullanım yüzde 29,07 
Konutlarda elektrik kullanımı yüzde 23,91
Toplam tüketici kredileri 319 milyar 55 milyon lira
Konut kredileri 142 milyar 145 milyon lira
Bireysel kredi borcunu ödeyemeyen 422 bin 827 kişi
Kredi kartı borcunu ödeyemeyen 588 bin 248 kişi

4 Ekim 2016 Salı

“onbir milyon kişi, bankaların insafına bırakılmamalı …”

İstanbul, 02.10.2016

Kredi kart borçlarının yapılandırılmasına ilişkin düzenlemeleri değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “bankaların geniş takdir hakkı, tüketiciyi zora sokacaktır” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır:

Kredi kart borç bakiyelerinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin düzenleme, 27.09.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Banka ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmeliği’ne eklenen Geçici 2. madde ile; ‘bu maddenin yayımı tarihi itibariyle kredi kartlarının mevcut borç bakiyeleri kart hamilleri tarafından talep edilmesi durumunda en fazla yetmiş iki ay ile sınırlı olmak üzere taksitlendirilebilir.’ Düzenlemeye göre; düzenli ödeyen ve ödemeyen tüm kredi kart borçluları, 27.09.2016 tarihine kadar olan borçlarını, bankaya başvurmak suretiyle 72 aya kadar taksitle ödeyebileceklerdir.

Başbakan Binali Yıldırım’ın konuya ilişkin ilk açıklamaları, kredi kart borçluları için büyük bir müjde olmuş; buna ilişkin yönetmelik düzenlemesi ise, kart borçlularını zorlayacak içerikte olup hayalkırıklığı oluşturmuştur.

Bu düzenlemede yapılandırılacak borca ilişkin uygulanacak faiz oranı belirlenmemiş olduğu gibi ‘taksitlendirilebilir’ ifadesi ile bankaların, kredi kart borcunu yapılandırma talebini kabul edip etmemekte serbest olduğu yönünde bir algı söz konusudur. Yine geçtiğimiz günlerde, Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli tarafından yapılan açıklamada, bankaların hangi faiz oranını uygulayacakları, taksit sayısının bankanın belirleyebileceği gibi bilgiler yer almıştır.

Karar verme hakkını bankanın insafına terk eden bu düzenlemede iyileştirme yapılmaması durumunda, bekleyen onbir milyon kredi kart borçlusunun birikmiş 260 milyar liralık borcunun yapılandırılması fırsatı heba edilmiş olacaktır. Bankaların farklı faiz oranları, farklı taksit sayısı uygulamaları ile kredi kart borçluları eşitsizliğe yol açabilecek sonuçlara gebe mevcut düzenleme, amaçlanan sonucu doğurmayacaktır.

Başbakan tarafından verilen ‘müjde’nin, ‘balon’a dönüşme olasılığı anlamına gelen bu düzenlemeden geriye dönülmeli, Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda alınan ve Başbakan tarafından açıklanan karara uygun olarak;

-Yapılandırılacak borca uygulanacak faizin, tüketici kredisine uygulanan faiz oranını geçemeyeceği,
-Tüketicinin yapılandırmak istediği borç miktarı ve taksit sayısına ilişkin isteminin banka tarafından aynen kabulünün zorunlu olduğu

yönünde kesin ve emredici düzenleme yapılmalıdır.

Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan

İstanbul'da korsan servis aracı uyarısı

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, İstanbul'da çok sayıda kaçak servis aracının bulunduğunu belirterek, vatandaşları, bu tür araçlar konusunda uyardı.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, İstanbul'da servis sürücülerine yönelik çok sayıda şikayet aldıklarını belirterek, bunları incelediklerini söyledi.

AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaptıkları araştırmada, vatandaşı mağdur eden servis araçlarının çoğunun kaçak olarak çalıştığını belirlediklerini anlatan Deniz, şunları kaydetti:

"İnsanlar mağduriyet yaşadıktan sonra telefonla ya da internet üzerinden bize şikayette bulunuyor. Biz bu mağduriyetleri araştırmaya başladık. Belediyeden soruşturduğumuzda bunların tamamına yakınının kaçak olduğu, yani ruhsatsız olarak çalıştığını anladık. Nasıl olur da bunlar bu şekilde şehirde ruhsatsız olarak çalışabileceğini merak ettim. Bu konuda yaptığım araştırmada, bazı tespitler edindim. Yetkililerle yaptığım konuşmada, gerçekte taşımacılıkla hiç alakası olmayan birçok kişinin, belediyenin plaka tahdidi vereceği ümidiyle servis aracı aldığını öğrendim."

Deniz, bu kişilerin, ruhsatsız ve denetimden geçmeden çalıştığını vurgulayarak, gerekli standartları taşımadıklarını söyledi.

"Kaçak çalışan yaklaşık 3 bin servisin bulunduğunu düşünüyorum"
Öztürk, vatandaşlara bazı önerilerde bulunarak, bu tür kişilerin tespiti yönünde kendilerinin de vatandaşa yardımcı olabileceklerini söyledi.

Velilere, çocuklarını mutlaka bir servis işleticisiyle taşıtmasını tavsiye ettiklerini anlatan Öztürk, şunları kaydetti:

"Taşıma yetki belgeleri, güzergah kullanım izni olsun. Çünkü servis taşımacılığı her işe benzemez. Çocuklar bizim canımız, onun için kime teslim edeceklerini çok iyi bilsinler. Onun için servis taşımacılığı yapan kişinin sabıkası var mı, alkol kullanıyor mu, ehliyeti alkolden ya da yaralı trafik kazasından dolayı iptal edilmiş mi? Araştırsın. Servis aracını mutlaka kontrol etsinler, arabada yeterli donanım var mı, yeterli güvenlik önlemi var mı, acil çıkışı var mı, okul öncesi ya da orta okulsa rehber öğretmeni var mı? Bunlara mutlaka dikkat etsinler. Şüpheye düştükleri anda odamızı arasınlar, aracın plakasını bize bildirsinler. Biz yasal olup olmadığını araştırıp onlara bildiririz."

Mehmet Ali Derdiyok, 22.09.2016 Anadolu Ajansı http://aa.com.tr/tr/turkiye/istanbulda-korsan-servis-araci-uyarisi/650431

“onbir milyon tüketiciye büyük müjde…”

İstanbul, 22.09.2016

Kredi kartları ile ilgili taksit ve yapılandırmaya ilişkin gelişmeleri değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “asgari ödeme girdabındaki onbir milyon tüketici için yaşam yeniden başlıyor” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır:

Başbakan Sayın Binali Yıldırım tarafından yapılan açıklamaya göre;
-Halen taksit olanağı olan satış kalemlerinde, taksit sayısı dokuz aydan, oniki aya çıkarılmış,
-Bilgisayar satışlarında taksit sayısı dokuz aydan, altı aya düşmüş,
-Tüketici kredilerinde vade sınırı otuzaltı aydan, kırksekiz aya çıkarılmış,
-Taşınmaz kredilerinde, kredi miktarı sınırı taşınmazın değerinin yüzde seksenine çıkarılmış,
-Kredi kart borçlarının bir kereye özgü olarak yetmişiki ay taksitle yeniden yapılandırılması olanağı getirilmiştir.

Tüketici Birliği Federasyonu, 2014/Şubat’ında uyarmıştı
Bilindiği üzere 2014/Şubat tarihinden bu yana kredi kartı ile yapılan alışverişlerde taksit sayısı, tüketici, otomobil ve taşınmaz kredilerinde de, kredi miktarı sınırı getirilmişti.

Tüketici Birliği Federasyonu, bu düzenlemenin yapıldığı süreçte, kredi kartına taksit sınırı getirilmek istenmesinin uzun vadede doğru, ancak henüz erken olduğu, sınırlamanın tedrici olarak yapılması gerekliliği, bu düzenleme nedeniyle ekonomide durgunluk riskinin olacağı yönünde görüşlerini hükümet ve kamuoyu ile paylaşmıştı.

Nitekim uygulamanın sürdüğü birbuçuk yılın sonunda tüketici harcamalarındaki olumsuz etkilenmenin yol açtığı ekonomideki genel durgunluk nedeniyle bu uygulamada esneklik kararı alınmıştır.

Tüketici Birliği Federasyonu, kredi kartına ilişkin taksit sınırlaması uygulamasında getirilen esnekliği olumlu karşılamakta;
-Kısa vadede tüketicilerin gereksinimlerini karşılamaları için rahatlık sağlayacağını, bu durumun reel sektör için satışların artması anlamına geleceği, ekonomide canlanma ve büyümeye yol açacağı,

-Ancak orta ve uzun vadede ülke ekonomisinin kronik sorunlarından biri olan cari açığın azaltılmasına yönelik mücadelenin sekteye uğrayacağı, toplumda oldukça düşük olan tasarruf eğiliminin olumsuz etkileneceği, hane halkı borçluluğunun artacağı görüşünde olup

Alınan kararları mevcut koşullar çerçevesinde desteklemekte, ancak ilerisi için taksit sayısında sınırlama ve sıfır noktasına inmesi yönünde makro tedbirlerin alınması uyarısında bulunmaktadır.

Bilgisayar satışında taksit sayısının düşürülmesi doğru değildir.
Bilgisayar satışlarında dokuz ay olan taksit sayısının altı aya düşürülmesi doğru bir karar değildir. Bilgi toplumu olabilme yönündeki genel beklenti, bilgisayar teknolojisindeki güncellemelerin sıklığı dikkate alındığında, bilgisayar satışlarına ilişkin taksit sayısının azaltılması değil, arttırılması gerekmektedir.

Öte yandan cep telefonu satışlarında uygulanan taksit yasağı; Türkiye tüketicisinin cep telefonu modelini değiştirme sıklığının tüm dünyaya göre çok kısa olması, ülkemizde neredeyse cep telefon cihazı mezarlığı oluşmuş bulunması nedeniyle doğru bir uygulamadır. Tüketici Birliği Federasyonu yasağın devam ettirilmesini desteklemekte, ancak taksit yasağı nedeniyle GSM operatörleri tarafından yapılan kampanyalar ile taksit yasağının delindiği, bu kampanyaların denetimlerinin daha katı olması gerekliliği yönünde uyarıda bulunmaktadır.
  
Tüketici için büyük müjde
Halen yirmimilyon tüketicinin cebinde, ellidokuz milyon kredi kartı bulunmaktadır. 2016/Temmuz itibariyle kredi kart borcunu ödemeyen kişi sayısı iki milyondur. Tüketici Birliği Federasyonu’nun tespitlerine göre, kredi kart borcunu asgari tutarları ödeyerek öteleyen tüketici sayısı onbir milyon civarındadır.

Halen kredi kartında akdi faiz aylık yüzde 2,02, gecikme faizi aylık 2,52 olarak uygulanmaktadır. Akdi faiz oranı dikkate alınarak, kredi kartından sadece 1.000,00 TL. harcama yapıp başka hiçbir harcama yapmaksızın, sadece asgari tutarı ödeyerek borcun kapatılma süresi, elliüç aydır.

Tüketici Birliği Federasyonu, bu insafsız matematik nedeniyle uzun süredir kredi kart borçlarının yapılandırılması gerekliliği, daha önce iki kez TBMM tarafından çıkarılan yapılandırma yasalarında olduğu gibi yapılandırma olanağının sadece borcunu hiç ödemeyenleri değil asgari tutarı ödeyerek günü kurtaran tüketicilere yönelik olması gerektiğini ifade etmişti.

Başbakanın bu konudaki açıklamaları Tüketici Birliği Federasyonu’nun bu konudaki uyarı, endişe ve beklentilerini tam olarak karşılamakta, günü kurtaran onbir milyon tüketici için yeniden yaşam müjdesi anlamına gelmektedir.

Tüketici Birliği Federasyonu yıllardır dikkat çektiği bu sorunun çözümü için önerdiği çözümü üreten Başbakan Sayın Binali Yıldırım başkanlığındaki siyasi iktidarı kutlamaktadır.

Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan

25 Eylül 2016 Pazar

tuketicipostası sayı 1 'başlangıç'

İşimiz Vaktimizden Çok

Zor coğrafyanın insanlarıyız.
Zor zamanlar yaşıyoruz; Sınırlarımızın yanıbaşı yıllardır kanıyor, sınırlarımızın içinde tarihe geçen bir demokrasi mücadelesi veriyoruz.

Ulusal iradenin üzerinde hiçbir vesayet, hiçbir güç kabul edilemez.
İnsan onuruna yakışan yaşam, bu yaşamın kalitesi, ancak ve ancak toplumların kendi iradesinin egemen olduğu iklimlerde sağlanıyor.

Türkiye’nin vicdanı, Tüketici Birliği Federasyonu yıllardır savunduğu çizgiyi devam ettiriyor; ‘sadece, ama sadece demokrasinin yanındayız.’

Gündem demokrasi kavgası olunca, önceliklerimiz de değişiyor; ama yurttaşın yaşam kavgası, cebindeki helâl paranın karşılığını bulması, hakkını arama süreçlerinin eksiksiz ve en yaygın şekilde işlemesi hiçbir zaman geride kalmıyor.
Zor günlerde işimiz daha çok, vaktimiz az…

TBF. iş listesine bir yenisini ekleyerek, huzurunuza geliyor; tüketicipostası…

Bu çalışmanın doğruluğunu, insanımızın onayı belirleyecek.

O ‘onay’a sahip olmayı diliyoruz.

tüketicipostası sayı 1 'başlangıç'

23 Eylül 2016 Cuma

M.Bülent Deniz : Elektronik Haberleşme Operatörlerinin, Tüketicileri Eski Borçları 4 Ay İçinde Uyarması Lazım, Yoksa İcra Takibi Yapamaz

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz: "Yasal düzenlemelere karşın ekonominin şımarık çocuğu gibi davranan iletişim hizmeti veren işletmeler, 2 yıl/4 yıl gibi süre öncesinden borç kaldığı savıyla doğrudan icra takibi yapıyorlar. Takipten haberdar olup yedi günlük süre içinde dilekçe ile itiraz eden tüketici takibi durdurup riskten kurtuluyor. Ancak süreyi kaçıran tüketici için kesinleşen takibin iptali için dava açma macerası başlıyor."

Geçtiğimiz hafta telekom sektörü tüketicilerinden bize ulaşan şikayetleri 2 farklı yazıda yayınlamıştık [1][2]. Bu konuları bir uzmana soralım istedik. Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Avukat M. Bülent Deniz ile konuştuk. Deniz bizim de bilmediğimiz çok önemli konuları anlattı.

Deniz, telekom tüketicilerin en önemli şikayetlerinin; iletişim hattının taşınmasında gecikmeler, müflis tüccar gibi eski hesapların açılması, tüketici onayı almadan işlem yapmak, çağrı merkezi elemanlarının tüketiciyi yanıltması olduğunu söyledi. 

Ama tüketicilerin Adil Kullanım kotası başta olmak üzere, fiber hatları yatırımlarının eksik yapılması ve de arızaların geç tamir edilmesi gibi başka şikayetleri de var. BTK ise bir kaç yıldan bu yana pek bunlarla ilgileniyor gibi gözükmüyor. Oysa elektronik haberleşme sektöründe BTK'nın görevi sektörü oluşturmak için operatörleri düzenlemektir. Bunun nedeni ise tüketicinin korunmasıdır ; "16 yıldır rekabeti de tesis edemeyen BTK acaba ne işe yarıyor?" diye sormak geliyor içimizden.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Avukat Bülent Deniz'in sorularımıza verdiği cevaplar ise şu şekilde;

turk-internet.com : Telekom sektörü tüketicilerinin bugünlerde ne tür şikayetleri var?

Mehmet Bülent Deniz : Son dönemlerde iletişim hizmeti satın alan tüketicilerin başvuruları iki grupta toplanıyor;

İlki iletişim hattının taşınmasına ilişkin gecikmeler.
Yerleşim yeri adresini değiştiren tüketicilerin eski adreslerinde kurulu olan data ve ses hatlarının yeni adrese taşınması işlemlerinde, tüketicilerin tepkilerine yol açan gecikmeler yaşanıyor.

Oysa ki, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun;

3/ç. maddesinde, abonenin numarasını değiştirmeden adresi değiştirmesi olarak tanımlanan ‘adres taşınabilirliği’

3/z-hh. maddesinde, abonenin numarasını değiştirmeden, hizmet aldığı işletmeciyi veya adresini veya aldığı hizmetin türünü değiştirebilmesi olarak tanımlanan ‘numara taşınabilirliği’
hakkı bulunmaktadır.

Yine aynı yasada elektronik haberleşme hizmetinde; tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi (md. 4/2-c) temel ilkesi çerçevesinde, işletmecilerin; tüketicinin korunması (md. 12/e) ve numara taşınabilirliği (md. 12/3-ç) yükümlülüğü söz konusudur.

Numara Taşınabilirliği Yönetmeliği’ni de dikkate alarak değerlendirme yaptığımızda, adres değişikliği işlemlerinin ortalama 7 gün içerisinde gerçekleştiriliyor olması gerekmektedir. Ancak son dönemde adres değişikliklerine ilişkin taleplerin, ayları bulan sürelere ulaştığı gözlemlenmektedir. İşletmecilere bu konuda yöneltilen sorulara verilen yanıtlarda, taşınacak adresteki altyapı yetersizliği genel olarak ileri sürülmektedir.

İletişim hizmeti, günümüz koşullarında; derhal ve kesintisiz sunulması gereken, tüketicinin de bu yönde beklentisinin olduğu hizmetlerdir. Bu nedenle adres taşımadaki gecikmeler açık tüketici hakkı ihlâlidir. Gecikmenin yaşandığı durumlarda tüketicinin hizmet alamaması nedeniyle uğramış olduğu zararı, işletmeciden talep hakkı bulunduğu görüşündeyiz.

Diğer konu da, müflis tüccarın eski defterleri karıştırması öyküsüdür

İşlemecilerin birkaç yıl öncesinde, sonlandırılmış aboneliklerle ilgili bakiye borç savında bulunarak tüketicileri icraya verdikleri görülmektedir.

Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği ‘nin 18/4. maddesi gereğince, aboneliğin sonlandırılması durumunda en geç dört ay içinde, varsa bakiye borç için tüketiciye fatura çıkarılarak gönderilmesi gerekmektedir. Yine aynı yönetmeliğin 20/8. maddesi gereğince, ödenmemiş fatura için tüketici hakkında yasal işlemlere başlamadan önce işletmecinin tüketiciyi borcu ödemesi için uyarması gerekmektedir.

Bununla da kalmıyor, Tüketici Hakem Heyetleri’nin görev sınırı ve Yargıtay’ı almış olduğu kararlara göre, 3.480,00 TL. nın altındaki rakamlar için doğrudan icra takibi de yapılması mümkün değil. İşletmecinin, Tüketici Hakem Heyetine başvuruda bulunması gerekmektedir.

Bu yasal düzenlemelere karşın ekonominin şımarık çocuğu gibi davranan iletişim hizmeti veren işletmeler, 2 yıl/4 yıl gibi süre öncesinden borç kaldığı savıyla doğrudan icra takibi yapıyorlar. Takipten haberdar olup yedi günlük süre içinde dilekçe ile itiraz eden tüketici takibi durdurup riskten kurtuluyor. Ancak süreyi kaçıran tüketici için kesinleşen takibin iptali için dava açma macerası başlıyor.

Bir diğer konu da, işletmecilerin yasa ve yönetmelikte açıkça belirlendiği halde tüketicinin onayını almaksızın tüketici adına işlem yapmalarıdır. 

Özellikle hat iptalinde, binbir vaatle yapılan ‘hattı dondurma’ işlemini kabul eden tüketicinin haberi olmaksızın, hattın tekrardan aktif hale getirildiği iletilen başvurular arasındadır.

Aynı şekilde çağrı merkezindeki pazarlama personelinin yanlış bilgilerle satış gerçekleştirmeye çalışmaları da, zaten teknik olan ve bütün tüketicilerin tam anlamıyla vakıf olmadıkları bir hizmet sektörü için tüketicinin isteği ve tercihi dışında tarifelere abone yapılmasıdır.

Buraya kadar sıraladığımız bütün hak ihlâlleri için tüketicinin işletmeciye ayıplı hizmet nedeniyle para iadesi veya aboneliğin sonlandırılması ve ayıplı hizmet nedeniyle uğranılan zararların tazmini davası açabilme olanağı yanında, BTK ya da başvuru yapılmasını önermekteyiz.

turk-internet.com : Peki BTK Geçenlerde AKN (Adil Kullanım Noktası) ile İlgili Bir Düzenlemeyi Kamuoyu Görüşüne Açtı. Bu konudaki görüşünüz nedir?

Mehmet Bülent Deniz : ‘İpe nasıl un serilir’ sorusunun yanıtını BTK veriyor.

AB’de AKN için kesin çözüm üretilirken, tüm dünyada bilgi erişiminin devlet tarafından ücretsiz verilmesi eğilimi giderek güçlenirken; Türkiye’deki AKN uygulamasını 31.12.2018 tarihine kadar uzatmak, bilgi toplumu sürecimiz için önemli bir engelin devam etmesinden başka bir işe yaramayacak.

BTK kararı, toplumdan gelen tepkilere karşı ‘..mış gibi yapıyoruz’ yaklaşımından öte değil.

BTK cesur davranmalı ve AKN için düğmeye basmalı, tüketicinin ‘sınırsız’ vaadiyle kandırılması ve bilgiye erişememesinin önüne geçmelidir.

Bilgi çağında iletişimin bu denli önemli olduğu bir anda, adil kullanım kotası saçmalığı da sonlandırılmalıdır. Dünyada kotalar kalkar, internet hizmeti devlet tarafından ücretsiz verilmeye başlamışken, hala adil kullanım kotası gibi çağdışı kalmış bir uygulama, Türkiye tüketicisi ile alay etmekten başka bir anlam taşımamaktadır.