tüketicipostası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tüketicipostası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2020 Pazartesi

Tüketici Güven Endeksi yerinde saydı

TÜİK, Tüketici Güven Endeksi'ni açıkladı. Açıklanan veriye göre tüketici güveni 58.82 oldu. Bir önceki ay olan 2019/Aralık ayında bu rakam 58.77 olarak açıklanmıştı. Açıklanan bu veri ne anlama geliyor? Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz anlatıyor.




23.01.2020, Tüketici Postası, https://www.tuketicipostasi.com/tuketici-guven-endeksi-yerinde-saydi/5625/

5 Mayıs 2019 Pazar

CİMER'den öyle bir cevap geldi ki…

#koprugecismagdurlari’nin hak arama sürecinde yeni gelişmeler yaşanıyor.

15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden geçişi yasaklanan araçlara kesilen astronomik cezalara karşı araç sahipleri yetkililere seslerini duyurmaya çalışırken, mağdurlara destek veren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz’e gönderilen bir belge, şok etkisi yarattı.

Mağdurların hak arama sürecine en başından bu yana destek veren Deniz, geçtiğimiz günlerde Bilgi Edinme Kanunu’nun tanıdığı hakkı kullanarak, Ulaştırma Bakanlığı tarafından cevaplandırılması istemiyle yasak uygulamasının başladığı 01.01.2019 ile 31.03.2019 tarihleri arasında kaç adet geçiş ihlali yapıldığını ve bu geçişler için kesilen ceza tutarını sordu.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz’in başvurusuna karşı CİMER’den, sorulan soruyla ilgisi olmayan cevap verildi.

Gelen cevapta; “28.12.2018 tarih ve 2018/10-1 sayılı UKOME Kararı ile İstanbul Boğaz Köprülerinden geçecek olan araç sınıfları yeniden belirlenmiş ve bu düzenleme tüm basın yayın organları ile kamuya duyurulmuştur. Aynı zamanda araç sürücüleri köprü güzergahları boyunca 40 lokasyonda uyarı afişleri ve 5 adet lokasyonda da Değişken Mesaj İşaretleri ile yazılı ve görsel olarak uyarılmaktadır. 02.11.2016 tarihi ile 31.12.2018 tarihleri arasındaki ihlalli geçiş cezaları iptal edilmiş olup, 01.01.2019 tarihinden sonra yapılan ihlalli geçişlerden kaynaklanan cezaların iptali ise söz konusu değildir” bilgilerine yer verildi.

Sorulan soruyla hiçbir ilgisi olmayan bu cevap için itiraz hakkını kullanacağını belirten Deniz; “bilgi edinme başvuruma cevap hazırlayan çalışan anlaşılan o ki; soruyu okumadan, kafasında oluşturduğu standart bir cevabı yazıp göndermiş. Başvurumla hiçbir ilgisi olmayan cevap nedeniyle yasal haklarımı kullanarak Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’na başvuruda bulunacağım” dedi.

Bilgi edinme mevzuatı gereğince bilgi edinme talebinde bulunan vatandaşa hiç cevap verilmemesi veya talebin tam karşılanmaması durumunda 15 gün içinde yazılı olarak Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Adalet Bakanlığı 06659 Kızılay Ankara adresine, posta yoluyla başvurulması gerektiğinin altını çizen Deniz; “kestiği cezayı vatandaşlara tebliğ etmekte nazlanan yetkililer, üç ay içinde kestikleri ceza tutarını ya bilmiyorlar ya da açıklamak istemiyorlar” dedi.

26.04.2019, Tüketici Postası

17 Ağustos 2018 Cuma

Deniz: Firmalar kur fırsatçılığı yapmamalıdırlar

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, yaşanan ekonomik kriz ortamında firmaların kur fırsatçılığı yaparak sattıkları mal ve hizmetlere zam yapmamaları çağrısında bulundu. 81 milyon kişinin ortak bir tepkiyle yaşanan krize karşı mücadele ortaya koyduğunu belirten Deniz; "tüketicinin hafızası güçlüdür, bu sıkıntı sona erdiğinde herkesin ortak mücadele çabasında olduğu bu süreçte, karlarından fedakarlık yapmayarak, kuru bahanesiyle sattıkları ürünlere zam yapan firmaları unutmayacağız" dedi.


7 Nisan 2017 Cuma

Acı Koro

Bir Pazar günüydü.
Aynaya baktığında, yüzündeki garipliği gördü.
Doktor kardeşini aradı; ‘nöbetteyim, gel bakalım..’

Bir Kulak Burun Boğaz asistanı baktı.
Bakar bakmaz, telefona sarıldı. Kürsünün en tepesine kadar herkesi aradı; ‘acil bir kolesteatom var…’

Şaşkın gözlerle etrafındaki koşuşturmaları izlemeye başladı.
Giyilen ameliyat önlüğü, kolunda açılan damar yolları.
Sekiz saatin ardından uyandığında, artık bir kulağından yoksundu…

*** 
Babası kalp krizi geçiriyordu.
Gecenin uğursuz bir vakti, hastanenin acil servisine ulaştılar.
İlk müdahale.
Ardından nöbetçi doktorun uyumak için odasına çekilmesi.
Birkaç dakika sonra gelen yeni bir kriz.
Sabah, cenazenin başında dökülen gözyaşları…

*** 
Yaşanmış milyonlarca öykünün sadece ikisi bu yazılanlar.
Birinde yitirilen bir yaşamsal organ, diğerinde kaybedilen bir baba.
1990’ların sonunda yaşanan bu iki olayın ardından akla düşen; ‘hastaların hiç mi hakkı yok’ sorusu…

Hukuk fakültesinin ilk yılında, geleceğin hukukçularına Roma Hukukunun bir saptaması öğretilir; En şerefli iki meslek vardır; biri avukatlık diğeri hekimlik… Her iki meslek erbabından yardım isteyen insan, malı, canı risk altındadır ve itaat etmeye hazırdır. Bu nedenle bu iki meslek erbabı, kendisine itaate hazır, acı içindeki insana şefkat ve sevgisini vermelidir…

*** 
‘Hastayız, haklıyız’ korosuna katılmak isteyenimiz var mı?

tüketicipostası 10. sayı; 'bir nefes sıhhat'


29 Mart 2017 Çarşamba

tüketicipostası 7. sayı: 'elbirliği-güçbirliği'

İyi şeyler yapmak için…
Eylül başıydı.
Birlikte çalıştığımız arkadaşlarımız, tüketici haklarına değinen periyodik bir yayın yapma fikrini ortaya attılar.
‘Yapabilir miyiz, arkasını getirebilir miyiz, okunur mu’ diye tartışa tartışa, 15 Eylül’de ilk sayı ile doğdu, ‘tüketicipostası…’

Yaptığımız her çalışmada olduğu gibi amatörlük üzerimize yapışmış.
Rahatsızlık mı?
Asla, yaptığımızı değerli kılan amatör çabalarımız, sevinçlerimiz, şükür duygusu…

İlk sayı derken, bir de baktık ki, Türkiye’nin ilk tüketici e-bülteni altı sayıya ulaşmış.
Altıncı sayıya ulaşmanın keyfi bir yana, ortaya çıkan ürünün insanımız tarafından sahiplenilmesi, okunması, elden ele ulaştırılması bizim için en büyük armağan oldu.

Dahası medya dünyasının duayen kalemleri; kimi zaman kendileri teklif ederek, kimi zaman da bizden giden amatör ricamıza değer vererek kalemlerini ‘tüketicipostası’ için çalıştırdılar.

Yetmedi, profesyonelliğin ve deneyimin damıttığı değerli bilgilerini, önerilerini bizlerle paylaştılar, yüreklendirdiler.
Bir de baktık ki, amatör heyecanla, çabayla ortaya çıkan bültenimiz için dergi nitelemesi yapılır oldu.
Bize düşen de, bu iltifatları, istikbaldeki marifetimize yormak oldu.

Uzun yıllar ülkemiz medyasında kalem oynatmış, kamuoyunu haberleriyle, yorumlarıyla aydınlatmış usta isimler yayın kurulumuzda olmayı lütfettiler;

Ekranlarda, yazılı basında, ekonomi üzerine halkın sesi olan sayın Bilal Şahan, yayın kurulumuza güç verirken halkın nabzını tutan yazılarıyla her sayı ‘tüketicipostası’nda…

EkoPolitik deyince akla gelen isim, ekonomi gazeteciliğinin duayenlerinden, marka isimlerinden sayın Çetin Ünsalan, ekranların marka programı EkoPolitik’i, ‘tüketicipostası’ için köşeye taşıdı.

Ve enerji söz konusu olduğunda, tartışmasız ilk akla gelen isim sayın İsmail Altunsoy da, Türkiye’nin Enerjisi ile mütevazı dergimizde yer almayı kabul ettiler.

Son dönemin modası, ekran ekran gezen tarihçilere inat; tarihi, sanat perspektifinden günümüze taşıyan nitelikli bir sanat tarihi uzmanı, sayın Yelda Yalaman, her sayıda birikimini bizlerle paylaşacak.

Kalanı bizim takım, Tüketici Birliği Federasyonu’nun yılmaz savaşçıları, aktivistleri…

Ve asıl haber belki de şu; ‘tüketicipostası’ artık aylık olarak ve umarız bir sonraki sayıda yeni bir görsel ve arayüz ile huzurunuza gelecek.

Biz yüreğimizi, emeğimizi koyduk.
Eksikler, hatalar yine de bizedir.

Varsa bir güzellik, ümit, başarı ‘tüketicipostası’na sahip çıkan sizlere aittir.

tüketicipostası 7. sayı: 'elbirliği-güçbirliği'

14 Şubat 2017 Salı

tüketicipostası sayı 7: 'elbirliği-güçbirliği'

İyi şeyler yapmak için…

Eylül başıydı.
Birlikte çalıştığımız arkadaşlarımız, tüketici haklarına değinen periyodik bir yayın yapma fikrini ortaya attılar.
‘Yapabilir miyiz, arkasını getirebilir miyiz, okunur mu’ diye tartışa tartışa, 15 Eylül’de ilk sayı ile doğdu, ‘tüketicipostası…’

Yaptığımız her çalışmada olduğu gibi amatörlük üzerimize yapışmış.
Rahatsızlık mı?
Asla, yaptığımızı değerli kılan amatör çabalarımız, sevinçlerimiz, şükür duygusu…

İlk sayı derken, bir de baktık ki, Türkiye’nin ilk tüketici e-bülteni altı sayıya ulaşmış.
Altıncı sayıya ulaşmanın keyfi bir yana, ortaya çıkan ürünün insanımız tarafından sahiplenilmesi, okunması, elden ele ulaştırılması bizim için en büyük armağan oldu.

Dahası medya dünyasının duayen kalemleri; kimi zaman kendileri teklif ederek, kimi zaman da bizden giden amatör ricamıza değer vererek kalemlerini ‘tüketicipostası’ için çalıştırdılar.
Yetmedi, profesyonelliğin ve deneyimin damıttığı değerli bilgilerini, önerilerini bizlerle paylaştılar, yüreklendirdiler.
Bir de baktık ki, amatör heyecanla, çabayla ortaya çıkan bültenimiz için dergi nitelemesi yapılır oldu.
Bize düşen de, bu iltifatları, istikbaldeki marifetimize yormak oldu.

Uzun yıllar ülkemiz medyasında kalem oynatmış, kamuoyunu haberleriyle, yorumlarıyla aydınlatmış usta isimler yayın kurulumuzda olmayı lütfettiler;
Ekranlarda, yazılı basında, ekonomi üzerine halkın sesi olan sayın Bilal Şahan, yayın kurulumuza güç verirken halkın nabzını tutan yazılarıyla her sayı ‘tüketicipostası’nda…


EkoPolitik deyince akla gelen isim, ekonomi gazeteciliğinin duayenlerinden, marka isimlerinden sayın Çetin Ünsalan, ekranların marka programı EkoPolitik’i, ‘tüketicipostası’ için köşeye taşıdı.

Ve enerji söz konusu olduğunda, tartışmasız ilk akla gelen isim sayın İsmail Altunsoy da, Türkiye’nin Enerjisi ile mütevazı dergimizde yer almayı kabul ettiler.

Son dönemin modası, ekran ekran gezen tarihçilere inat; tarihi, sanat perspektifinden günümüze taşıyan nitelikli bir sanat tarihi uzmanı, sayın Yelda Yalaman, her sayıda birikimini bizlerle paylaşacak.

Kalanı bizim takım, Tüketici Birliği Federasyonu’nun yılmaz savaşçıları, aktivistleri…

Ve asıl haber belki de şu; ‘tüketicipostası’ artık aylık olarak ve umarız bir sonraki sayıda yeni bir görsel ve arayüz ile huzurunuza gelecek.

Biz yüreğimizi, emeğimizi koyduk.
Eksikler, hatalar yine de bizedir.

Varsa bir güzellik, ümit, başarı ‘tüketicipostası’na sahip çıkan sizlere aittir.

tüketicipostası, sayı 7; 'elbirliği-güçbirliği'

tüketicipostası 6. sayı: 'yüzde100 TÜRKİYE başlıyor'

Şimdi yüzde100 TÜRKİYE Zamanı…

3.10, 3,11, 3.12..
3.37, 3,38, 3,39…
3.45, 3,46, 3,47…

Ve bu satırları yazarken, USD 3.58’lerde geziniyor.

Son iki aylık zaman diliminde bütün ekonomik göstergeler kırmızı seviyeleri göstermeye başladı. Artan kur, cari açık, işsizlik ve ardından kaçınılmaz zamlar…

1994, 1999, 2001, 2008 krizleri derken; 2016’nın son çeyreğinde, yine aynı dertle boğuşmaya başladık.

Bu kez farklı…
Şimdiye dek küresel ekonomik gelişmeler, krizleri açıklamak için yeterliydi.
Ancak ‘küresel ekonomik olumsuzluklar,’ son yaşadığımız krizi açıklamak için yeterli değil.
USD/EURO paritesine bakıp kabaca bir hesap yapan herkes, şimdi yaşadığımız krizin sadece küresel olumsuzluklardan kaynaklanmadığını görüyor.
O halde yaşadığımızın nedeni ne?

Ülkemize ekonomik darbe de diyenimiz var, rejim değişikliği, OHAL diye gerekçe üreten de..
Yanıt, verenin politik duruşuna göre değişse de, Tüketici Birliği Federasyonu’nun çözüm için inandığı tek gerçek var; şimdi yüzde100 TÜRKİYE zamanı…

tüketicipostası, sayı 6 'yüzde100 TÜRKİYE başlıyor'

10 Aralık 2016 Cumartesi

tuketicipostası, sayı 5 'tüketiyorum, çünkü bağımlıyım'

Yeryüzü Sofrasından, Dipsiz Kuyuya Yolculuk

Uyuşturucu, alkol, kumar, tütün derken bağımlılık türlerine yenileri eklenmeye devam ediyor; şimdilerde sosyal medya bağımlılığını konuşuyoruz.

Sosyal medya gibi son moda bağımlılığın öncesinde, şimdi ve olasılıkla sonrasında da insanlığın başına bela, bir bağımlılık klasiği var; tüketim bağımlılığı…

Paramız yetmiyor, kredi kartlarımızı asgariden ödeyip borçlanıyoruz, tatile gitmek için tüketici kredisi çekip oniki ayımızı bankaya rehin veriyoruz. Yetmiyor, borçlanmaya devam ediyoruz. Borçlandıkça daralıyor, daraldıkça kendimizi AVM'lere atıyoruz. Borç sarmalındaki bunalımımız için çareyi yeniden alış veriş yapmakta ve borçlanmakta arıyor, tükettikçe bunalmaya devam ediyoruz.

Dipsiz kuyunun ta kendisi bu.

Uzun söze gerek yok, yeryüzü sofrasında bulunan her şey bize ikram edilmiş aslında, ama bu ikramın tek bir koşulu var; ‘yiyin-için, ama israf etmeyin’. (7:31)

tüketicipostası, sayı 5 'tüketiyorum, çünkü bağımlıyım'



18 Kasım 2016 Cuma

tüketicipostası, sayı 4 'bereket azdadır'

Bu düsturu alırken, satarken, harcarken, kazanırken uygulayın.
Gerçekten ‘az’ olanda bereketin, verimin, bolluğun olduğunu göreceksiniz.

Çok kâr yerine az oranlı kâr ile malını satan esnaf, sürümden kazanmanın keyfini yaşarken, harcamasını ölçülü yapan ailenin kara günler için bir kenarda parası mutlaka olacaktır.

Bireylerin ölçülü yaşaması, tasarruf etmesi, israf etmemesi değil aslında sorun, tasarruf yapamayan ülkeler ligindeyiz. Tasarruf eğilimi yüzde onların üzerine kendini bir türlü atamıyor. Tasarruf olmayınca, yatırım olmuyor, yatırım olmayınca, büyüme olmuyor. Ya da büyüme olsun diye, borçlanarak yatırım yapmaya çalışıyoruz. Hormon takviyesi ile gelen bu büyümeden ülkeye bir hayır da gelmiyor.

Evet, işin özeti şu; az olanda bereketi aramalıyız.

tüketicipostası, sayı 4 'bereket azdadır'

13 Kasım 2016 Pazar

tüketicipostası, sayı 3 'ne yiyorsanız, o'sunuz

Açlıktan, GDO’ya; Küresel Denklem…

İlk kez 1984’de başladı, açlıkla mücadelenin popülerleşmesi.
Band AİD isimli bir müzik grubunun yaptığı ‘Do They Know It’s Christmas? şarkısının ardından, bir çok ülkede saatler süren ve hemen hemen bütün pop yıldızlarının katıldığı U.S.A for Africa etkinliği, ‘We are the World’ şarkısı…

80’lerde, Etiyopya’daki açlığın farkına varan insanlığın bu sorunu, bir çok coğrafyada, tüm acımasızlığı ile sürüyor. Veriler dünyada gıda yetersizliğinin olmadığını, sorunun sadece adil paylaşımdan kaynaklandığını söylüyor.

Uzaklara değil, yakına bakalım; İstanbul’da her gün çöpe atılan ekmek, İzmir’in günlük ekmek tüketimi kadar.

Adil paylaşım için Necip Fazıl’ın çektiği fotoğrafa itiraz edenimiz var mı?
‘Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.
Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa’

Adil paylaşım yoksa; sorun vardır, kaos vardır…

Nazım Hikmet’in tespiti için kim ne diyebilir ki;
‘Açlık ordusu yürüyor
yürüyor ekmeğe doymak için
ete doymak için kitaba doymak için
hürriyete doymak için.’

Emperyalizm insanlığı aç bırakıyor, gıda yetersizliğine insanlığı inandırıyor ve ardından hepimizi mutant canlılara dönüştürecek gıdalarla karşımıza çıkıyor.
Denklem bu denli basit…

tüketicipostası, sayı 3 'ne yiyorsanız, o'sunuz'

22 Ekim 2016 Cumartesi

tüketicipostası, sayı 2- 'uzun ince bir yoldayım'

Yoldaş kimi zaman, ‘kalk gidelim dendiğinde, -nereye’ diye sormayan; kimi zaman da istinatgâhımızdır.

Coğrafyamızda, dünyada yaşayan insanlar için ortaya çaba koyan herkes deneyimlemiştir; zor zamanların, zor iklimlerin aşılmasında yoldaş olabilmek, her zorluğu kolay ediyor.

Her biri ekmek parası peşinde koşan onlarca yoldaşımızla kendimiz yeni bir iş edinmiştik; ‘tüketicipostası, sayı 1 başlangıç’ diyerek huzura gelmiş ve onayınıza talip olmuştuk. Amatör yüreklerin, zihinlerin elyordamıyla ürettiği bültenimizin ilk sayısının gördüğü ilgi, gelen tepkiler bizleri şaşırttı. Özellikle medyanın deneyimli insanlarının beğenileri, önerileri, okuyanların olumlu tepkileri bizi şaşırttığı kadar, yüreklendirdi de… Bu mütevazı başarı, yoldaşımızı iyi seçebilme sınavından bir kez daha geçer not aldığımıza işaret etti, bununla da sevindik. Evet, sorun yol değil, yoldaşı seçebilmekte.

İki yol öyküsüyle yine geldik.
Bizi evimize, sevdiklerimize ulaştıra-cak yol arkadaşı ile ülke olarak uygar dünyanın bir parçası olma yolunda önümüzde dikilenlere dikkat çekiyo-ruz.

Okuyacak gözleriniz, vereceğiniz nida, bir sonraki sayı için bize yeni bir işaret olacak.

Sağlıcakla,

tüketicipostası sayı 2 'uzun ince bir yoldayım'

25 Eylül 2016 Pazar

tuketicipostası sayı 1 'başlangıç'

İşimiz Vaktimizden Çok

Zor coğrafyanın insanlarıyız.
Zor zamanlar yaşıyoruz; Sınırlarımızın yanıbaşı yıllardır kanıyor, sınırlarımızın içinde tarihe geçen bir demokrasi mücadelesi veriyoruz.

Ulusal iradenin üzerinde hiçbir vesayet, hiçbir güç kabul edilemez.
İnsan onuruna yakışan yaşam, bu yaşamın kalitesi, ancak ve ancak toplumların kendi iradesinin egemen olduğu iklimlerde sağlanıyor.

Türkiye’nin vicdanı, Tüketici Birliği Federasyonu yıllardır savunduğu çizgiyi devam ettiriyor; ‘sadece, ama sadece demokrasinin yanındayız.’

Gündem demokrasi kavgası olunca, önceliklerimiz de değişiyor; ama yurttaşın yaşam kavgası, cebindeki helâl paranın karşılığını bulması, hakkını arama süreçlerinin eksiksiz ve en yaygın şekilde işlemesi hiçbir zaman geride kalmıyor.
Zor günlerde işimiz daha çok, vaktimiz az…

TBF. iş listesine bir yenisini ekleyerek, huzurunuza geliyor; tüketicipostası…

Bu çalışmanın doğruluğunu, insanımızın onayı belirleyecek.

O ‘onay’a sahip olmayı diliyoruz.

tüketicipostası sayı 1 'başlangıç'