14 Ekim 2016 Cuma

Kredi Kart Borçları Nasıl Yapılandırılacak?


Kredi kart borçları nasıl yapılandırılacak?

Borçlarını yapılandırmak isteyen tüketiciler ne yapmalı?
Bankalar yapılandırmada nazlı davranıyor!..

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, Çetin Ünsalan'a anlatıyor.

5 Ekim 2016, Ulusal Kanal EkoPolitik
izlemek için...



9 Ekim 2016 Pazar

Milleti bankaların insafına bırakmayın

Tüketici birlikleri borçluların bankaların insafına bırakılmamasında hemfikir oldu.

Birlikler, elektrik, kredi kartı borcu veya konut kredisi faiz yapılandırmalarında bankaların keyfi tutum sergilediğini söyledi.

KARTTA 72 AY TAKSİT İMKANI
Vatandaşın kredi kartı borçlarına dikkat çeken Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, kredi kartı borçlarının yapılandırılmasına ilişkin yönetmeliğin uygulanmasında “kesin ve emredici” düzenleme gerektiği uyarısı yaparak, “11 milyon kişi, bankaların insafına bırakılmamalı” çağrısında bulundu. Deniz, “Bankaların geniş takdir hakkı, tüketiciyi zora sokacaktır” dedi ve ekledi: “Kredi kartı borç bakiyelerinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin düzenleme Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemeye göre; tüm kredi kart borçluları, 27 Eylül’e kadar olan borçlarını, bankaya başvurarak 72 aya kadar taksitle ödeyebilecekler.”

260 MİLYAR LİRA
Deniz, “Karar verme hakkını bankanın insafına terk eden bu düzenlemede iyileştirme yapılmaması durumunda bekleyen 11 milyon kredi kart borçlusunun birikmiş 260 milyar liralık borcunun yapılandırılması heba edilmiş olacaktır. Bankaların farklı faiz oranları kredi kart borçluları eşitsizliğe yol açabilecek sonuçlara gebe mevcut düzenleme, amaçlanan sonucu doğurmayacaktır” diye konuştu.

KONUTTA YAPILANDIRMA ZOR
Tüketici Başvuru Merkezi Derneği Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bankalara “konut kredisi faizlerini düşürün” çağrısı üzerine bankaların faiz oranlarını düşürdüğünü ancak uygulamanın aksaklıklarla hayata geçtiğini kaydetti.

KEYFİ TUTUM VAR
Faizlerin düşürülmesine rağmen bankaların yapılandırmaya yanaşmadığı konusunda kendilerine çok sayıda şikayet geldiğini ifade eden Ağaoğlu, “Tüketicilerin kredilerini yapılandırmak istemeleri en doğal haklarıdır. Bankalar burada keyfi tutum sergilemektedir. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun devreye girmesi ve durumun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu konuda birçok tüketici mağdur durumdadır” değerlendirmesinde bulundu.

Daha önce buna benzer düzenlemelerin yapıldığını hatırlatan Aydın Ağaoğlu, tüketicilerin bu düzenlemelerle yapılandırmadan faydalandığını ancak son faiz indiriminden sonra bankaların farklı bir tutum sergilediğini aktardı.

ELEKTRİK ÇARPIYOR
Tüketici Birliği Federasyonu Üyesi Bülent Çebin, ödenmemiş elektrik faturalarıyla ilgili perakende şirketlerinin alacak tahsili için yaptıkları uygulamaların mevzuata aykırı olduğunu kaydetti.

5 İŞ GÜNÜ
Çebin, “Şirketlerin tüketiciye yazılı olarak bildirim yaparak, borcun en az 5 iş günü içinde ödenmesi gerektiği, bu süre içinde borç ödenmezse elektriğinin kesileceği bildirilmelidir” dedi. Yasal yollara başvurabilmek için; Elektriğin fiilen kesilmiş olması Sözleşmenin feshedilmiş olması Güvence bedelinin geciken borca mahsup edilmiş olması gereklidir. Koşullar yerine getirilmeden firma tüketici hakkında yasal işlem başlatamaz.

588 BİN KİŞİ BORÇLU
Elektrik tüketiminin dağılımı
Sanayideki kullanım yüzde 36,47
İşyerlerindeki kullanım yüzde 29,07 
Konutlarda elektrik kullanımı yüzde 23,91
Toplam tüketici kredileri 319 milyar 55 milyon lira
Konut kredileri 142 milyar 145 milyon lira
Bireysel kredi borcunu ödeyemeyen 422 bin 827 kişi
Kredi kartı borcunu ödeyemeyen 588 bin 248 kişi

4 Ekim 2016 Salı

“onbir milyon kişi, bankaların insafına bırakılmamalı …”

İstanbul, 02.10.2016

Kredi kart borçlarının yapılandırılmasına ilişkin düzenlemeleri değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “bankaların geniş takdir hakkı, tüketiciyi zora sokacaktır” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır:

Kredi kart borç bakiyelerinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin düzenleme, 27.09.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Banka ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmeliği’ne eklenen Geçici 2. madde ile; ‘bu maddenin yayımı tarihi itibariyle kredi kartlarının mevcut borç bakiyeleri kart hamilleri tarafından talep edilmesi durumunda en fazla yetmiş iki ay ile sınırlı olmak üzere taksitlendirilebilir.’ Düzenlemeye göre; düzenli ödeyen ve ödemeyen tüm kredi kart borçluları, 27.09.2016 tarihine kadar olan borçlarını, bankaya başvurmak suretiyle 72 aya kadar taksitle ödeyebileceklerdir.

Başbakan Binali Yıldırım’ın konuya ilişkin ilk açıklamaları, kredi kart borçluları için büyük bir müjde olmuş; buna ilişkin yönetmelik düzenlemesi ise, kart borçlularını zorlayacak içerikte olup hayalkırıklığı oluşturmuştur.

Bu düzenlemede yapılandırılacak borca ilişkin uygulanacak faiz oranı belirlenmemiş olduğu gibi ‘taksitlendirilebilir’ ifadesi ile bankaların, kredi kart borcunu yapılandırma talebini kabul edip etmemekte serbest olduğu yönünde bir algı söz konusudur. Yine geçtiğimiz günlerde, Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli tarafından yapılan açıklamada, bankaların hangi faiz oranını uygulayacakları, taksit sayısının bankanın belirleyebileceği gibi bilgiler yer almıştır.

Karar verme hakkını bankanın insafına terk eden bu düzenlemede iyileştirme yapılmaması durumunda, bekleyen onbir milyon kredi kart borçlusunun birikmiş 260 milyar liralık borcunun yapılandırılması fırsatı heba edilmiş olacaktır. Bankaların farklı faiz oranları, farklı taksit sayısı uygulamaları ile kredi kart borçluları eşitsizliğe yol açabilecek sonuçlara gebe mevcut düzenleme, amaçlanan sonucu doğurmayacaktır.

Başbakan tarafından verilen ‘müjde’nin, ‘balon’a dönüşme olasılığı anlamına gelen bu düzenlemeden geriye dönülmeli, Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda alınan ve Başbakan tarafından açıklanan karara uygun olarak;

-Yapılandırılacak borca uygulanacak faizin, tüketici kredisine uygulanan faiz oranını geçemeyeceği,
-Tüketicinin yapılandırmak istediği borç miktarı ve taksit sayısına ilişkin isteminin banka tarafından aynen kabulünün zorunlu olduğu

yönünde kesin ve emredici düzenleme yapılmalıdır.

Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan

İstanbul'da korsan servis aracı uyarısı

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, İstanbul'da çok sayıda kaçak servis aracının bulunduğunu belirterek, vatandaşları, bu tür araçlar konusunda uyardı.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, İstanbul'da servis sürücülerine yönelik çok sayıda şikayet aldıklarını belirterek, bunları incelediklerini söyledi.

AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaptıkları araştırmada, vatandaşı mağdur eden servis araçlarının çoğunun kaçak olarak çalıştığını belirlediklerini anlatan Deniz, şunları kaydetti:

"İnsanlar mağduriyet yaşadıktan sonra telefonla ya da internet üzerinden bize şikayette bulunuyor. Biz bu mağduriyetleri araştırmaya başladık. Belediyeden soruşturduğumuzda bunların tamamına yakınının kaçak olduğu, yani ruhsatsız olarak çalıştığını anladık. Nasıl olur da bunlar bu şekilde şehirde ruhsatsız olarak çalışabileceğini merak ettim. Bu konuda yaptığım araştırmada, bazı tespitler edindim. Yetkililerle yaptığım konuşmada, gerçekte taşımacılıkla hiç alakası olmayan birçok kişinin, belediyenin plaka tahdidi vereceği ümidiyle servis aracı aldığını öğrendim."

Deniz, bu kişilerin, ruhsatsız ve denetimden geçmeden çalıştığını vurgulayarak, gerekli standartları taşımadıklarını söyledi.

"Kaçak çalışan yaklaşık 3 bin servisin bulunduğunu düşünüyorum"
Öztürk, vatandaşlara bazı önerilerde bulunarak, bu tür kişilerin tespiti yönünde kendilerinin de vatandaşa yardımcı olabileceklerini söyledi.

Velilere, çocuklarını mutlaka bir servis işleticisiyle taşıtmasını tavsiye ettiklerini anlatan Öztürk, şunları kaydetti:

"Taşıma yetki belgeleri, güzergah kullanım izni olsun. Çünkü servis taşımacılığı her işe benzemez. Çocuklar bizim canımız, onun için kime teslim edeceklerini çok iyi bilsinler. Onun için servis taşımacılığı yapan kişinin sabıkası var mı, alkol kullanıyor mu, ehliyeti alkolden ya da yaralı trafik kazasından dolayı iptal edilmiş mi? Araştırsın. Servis aracını mutlaka kontrol etsinler, arabada yeterli donanım var mı, yeterli güvenlik önlemi var mı, acil çıkışı var mı, okul öncesi ya da orta okulsa rehber öğretmeni var mı? Bunlara mutlaka dikkat etsinler. Şüpheye düştükleri anda odamızı arasınlar, aracın plakasını bize bildirsinler. Biz yasal olup olmadığını araştırıp onlara bildiririz."

Mehmet Ali Derdiyok, 22.09.2016 Anadolu Ajansı http://aa.com.tr/tr/turkiye/istanbulda-korsan-servis-araci-uyarisi/650431

“onbir milyon tüketiciye büyük müjde…”

İstanbul, 22.09.2016

Kredi kartları ile ilgili taksit ve yapılandırmaya ilişkin gelişmeleri değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “asgari ödeme girdabındaki onbir milyon tüketici için yaşam yeniden başlıyor” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır:

Başbakan Sayın Binali Yıldırım tarafından yapılan açıklamaya göre;
-Halen taksit olanağı olan satış kalemlerinde, taksit sayısı dokuz aydan, oniki aya çıkarılmış,
-Bilgisayar satışlarında taksit sayısı dokuz aydan, altı aya düşmüş,
-Tüketici kredilerinde vade sınırı otuzaltı aydan, kırksekiz aya çıkarılmış,
-Taşınmaz kredilerinde, kredi miktarı sınırı taşınmazın değerinin yüzde seksenine çıkarılmış,
-Kredi kart borçlarının bir kereye özgü olarak yetmişiki ay taksitle yeniden yapılandırılması olanağı getirilmiştir.

Tüketici Birliği Federasyonu, 2014/Şubat’ında uyarmıştı
Bilindiği üzere 2014/Şubat tarihinden bu yana kredi kartı ile yapılan alışverişlerde taksit sayısı, tüketici, otomobil ve taşınmaz kredilerinde de, kredi miktarı sınırı getirilmişti.

Tüketici Birliği Federasyonu, bu düzenlemenin yapıldığı süreçte, kredi kartına taksit sınırı getirilmek istenmesinin uzun vadede doğru, ancak henüz erken olduğu, sınırlamanın tedrici olarak yapılması gerekliliği, bu düzenleme nedeniyle ekonomide durgunluk riskinin olacağı yönünde görüşlerini hükümet ve kamuoyu ile paylaşmıştı.

Nitekim uygulamanın sürdüğü birbuçuk yılın sonunda tüketici harcamalarındaki olumsuz etkilenmenin yol açtığı ekonomideki genel durgunluk nedeniyle bu uygulamada esneklik kararı alınmıştır.

Tüketici Birliği Federasyonu, kredi kartına ilişkin taksit sınırlaması uygulamasında getirilen esnekliği olumlu karşılamakta;
-Kısa vadede tüketicilerin gereksinimlerini karşılamaları için rahatlık sağlayacağını, bu durumun reel sektör için satışların artması anlamına geleceği, ekonomide canlanma ve büyümeye yol açacağı,

-Ancak orta ve uzun vadede ülke ekonomisinin kronik sorunlarından biri olan cari açığın azaltılmasına yönelik mücadelenin sekteye uğrayacağı, toplumda oldukça düşük olan tasarruf eğiliminin olumsuz etkileneceği, hane halkı borçluluğunun artacağı görüşünde olup

Alınan kararları mevcut koşullar çerçevesinde desteklemekte, ancak ilerisi için taksit sayısında sınırlama ve sıfır noktasına inmesi yönünde makro tedbirlerin alınması uyarısında bulunmaktadır.

Bilgisayar satışında taksit sayısının düşürülmesi doğru değildir.
Bilgisayar satışlarında dokuz ay olan taksit sayısının altı aya düşürülmesi doğru bir karar değildir. Bilgi toplumu olabilme yönündeki genel beklenti, bilgisayar teknolojisindeki güncellemelerin sıklığı dikkate alındığında, bilgisayar satışlarına ilişkin taksit sayısının azaltılması değil, arttırılması gerekmektedir.

Öte yandan cep telefonu satışlarında uygulanan taksit yasağı; Türkiye tüketicisinin cep telefonu modelini değiştirme sıklığının tüm dünyaya göre çok kısa olması, ülkemizde neredeyse cep telefon cihazı mezarlığı oluşmuş bulunması nedeniyle doğru bir uygulamadır. Tüketici Birliği Federasyonu yasağın devam ettirilmesini desteklemekte, ancak taksit yasağı nedeniyle GSM operatörleri tarafından yapılan kampanyalar ile taksit yasağının delindiği, bu kampanyaların denetimlerinin daha katı olması gerekliliği yönünde uyarıda bulunmaktadır.
  
Tüketici için büyük müjde
Halen yirmimilyon tüketicinin cebinde, ellidokuz milyon kredi kartı bulunmaktadır. 2016/Temmuz itibariyle kredi kart borcunu ödemeyen kişi sayısı iki milyondur. Tüketici Birliği Federasyonu’nun tespitlerine göre, kredi kart borcunu asgari tutarları ödeyerek öteleyen tüketici sayısı onbir milyon civarındadır.

Halen kredi kartında akdi faiz aylık yüzde 2,02, gecikme faizi aylık 2,52 olarak uygulanmaktadır. Akdi faiz oranı dikkate alınarak, kredi kartından sadece 1.000,00 TL. harcama yapıp başka hiçbir harcama yapmaksızın, sadece asgari tutarı ödeyerek borcun kapatılma süresi, elliüç aydır.

Tüketici Birliği Federasyonu, bu insafsız matematik nedeniyle uzun süredir kredi kart borçlarının yapılandırılması gerekliliği, daha önce iki kez TBMM tarafından çıkarılan yapılandırma yasalarında olduğu gibi yapılandırma olanağının sadece borcunu hiç ödemeyenleri değil asgari tutarı ödeyerek günü kurtaran tüketicilere yönelik olması gerektiğini ifade etmişti.

Başbakanın bu konudaki açıklamaları Tüketici Birliği Federasyonu’nun bu konudaki uyarı, endişe ve beklentilerini tam olarak karşılamakta, günü kurtaran onbir milyon tüketici için yeniden yaşam müjdesi anlamına gelmektedir.

Tüketici Birliği Federasyonu yıllardır dikkat çektiği bu sorunun çözümü için önerdiği çözümü üreten Başbakan Sayın Binali Yıldırım başkanlığındaki siyasi iktidarı kutlamaktadır.

Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan

25 Eylül 2016 Pazar

tuketicipostası sayı 1 'başlangıç'

İşimiz Vaktimizden Çok

Zor coğrafyanın insanlarıyız.
Zor zamanlar yaşıyoruz; Sınırlarımızın yanıbaşı yıllardır kanıyor, sınırlarımızın içinde tarihe geçen bir demokrasi mücadelesi veriyoruz.

Ulusal iradenin üzerinde hiçbir vesayet, hiçbir güç kabul edilemez.
İnsan onuruna yakışan yaşam, bu yaşamın kalitesi, ancak ve ancak toplumların kendi iradesinin egemen olduğu iklimlerde sağlanıyor.

Türkiye’nin vicdanı, Tüketici Birliği Federasyonu yıllardır savunduğu çizgiyi devam ettiriyor; ‘sadece, ama sadece demokrasinin yanındayız.’

Gündem demokrasi kavgası olunca, önceliklerimiz de değişiyor; ama yurttaşın yaşam kavgası, cebindeki helâl paranın karşılığını bulması, hakkını arama süreçlerinin eksiksiz ve en yaygın şekilde işlemesi hiçbir zaman geride kalmıyor.
Zor günlerde işimiz daha çok, vaktimiz az…

TBF. iş listesine bir yenisini ekleyerek, huzurunuza geliyor; tüketicipostası…

Bu çalışmanın doğruluğunu, insanımızın onayı belirleyecek.

O ‘onay’a sahip olmayı diliyoruz.

tüketicipostası sayı 1 'başlangıç'

23 Eylül 2016 Cuma

M.Bülent Deniz : Elektronik Haberleşme Operatörlerinin, Tüketicileri Eski Borçları 4 Ay İçinde Uyarması Lazım, Yoksa İcra Takibi Yapamaz

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz: "Yasal düzenlemelere karşın ekonominin şımarık çocuğu gibi davranan iletişim hizmeti veren işletmeler, 2 yıl/4 yıl gibi süre öncesinden borç kaldığı savıyla doğrudan icra takibi yapıyorlar. Takipten haberdar olup yedi günlük süre içinde dilekçe ile itiraz eden tüketici takibi durdurup riskten kurtuluyor. Ancak süreyi kaçıran tüketici için kesinleşen takibin iptali için dava açma macerası başlıyor."

Geçtiğimiz hafta telekom sektörü tüketicilerinden bize ulaşan şikayetleri 2 farklı yazıda yayınlamıştık [1][2]. Bu konuları bir uzmana soralım istedik. Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Avukat M. Bülent Deniz ile konuştuk. Deniz bizim de bilmediğimiz çok önemli konuları anlattı.

Deniz, telekom tüketicilerin en önemli şikayetlerinin; iletişim hattının taşınmasında gecikmeler, müflis tüccar gibi eski hesapların açılması, tüketici onayı almadan işlem yapmak, çağrı merkezi elemanlarının tüketiciyi yanıltması olduğunu söyledi. 

Ama tüketicilerin Adil Kullanım kotası başta olmak üzere, fiber hatları yatırımlarının eksik yapılması ve de arızaların geç tamir edilmesi gibi başka şikayetleri de var. BTK ise bir kaç yıldan bu yana pek bunlarla ilgileniyor gibi gözükmüyor. Oysa elektronik haberleşme sektöründe BTK'nın görevi sektörü oluşturmak için operatörleri düzenlemektir. Bunun nedeni ise tüketicinin korunmasıdır ; "16 yıldır rekabeti de tesis edemeyen BTK acaba ne işe yarıyor?" diye sormak geliyor içimizden.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Avukat Bülent Deniz'in sorularımıza verdiği cevaplar ise şu şekilde;

turk-internet.com : Telekom sektörü tüketicilerinin bugünlerde ne tür şikayetleri var?

Mehmet Bülent Deniz : Son dönemlerde iletişim hizmeti satın alan tüketicilerin başvuruları iki grupta toplanıyor;

İlki iletişim hattının taşınmasına ilişkin gecikmeler.
Yerleşim yeri adresini değiştiren tüketicilerin eski adreslerinde kurulu olan data ve ses hatlarının yeni adrese taşınması işlemlerinde, tüketicilerin tepkilerine yol açan gecikmeler yaşanıyor.

Oysa ki, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun;

3/ç. maddesinde, abonenin numarasını değiştirmeden adresi değiştirmesi olarak tanımlanan ‘adres taşınabilirliği’

3/z-hh. maddesinde, abonenin numarasını değiştirmeden, hizmet aldığı işletmeciyi veya adresini veya aldığı hizmetin türünü değiştirebilmesi olarak tanımlanan ‘numara taşınabilirliği’
hakkı bulunmaktadır.

Yine aynı yasada elektronik haberleşme hizmetinde; tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi (md. 4/2-c) temel ilkesi çerçevesinde, işletmecilerin; tüketicinin korunması (md. 12/e) ve numara taşınabilirliği (md. 12/3-ç) yükümlülüğü söz konusudur.

Numara Taşınabilirliği Yönetmeliği’ni de dikkate alarak değerlendirme yaptığımızda, adres değişikliği işlemlerinin ortalama 7 gün içerisinde gerçekleştiriliyor olması gerekmektedir. Ancak son dönemde adres değişikliklerine ilişkin taleplerin, ayları bulan sürelere ulaştığı gözlemlenmektedir. İşletmecilere bu konuda yöneltilen sorulara verilen yanıtlarda, taşınacak adresteki altyapı yetersizliği genel olarak ileri sürülmektedir.

İletişim hizmeti, günümüz koşullarında; derhal ve kesintisiz sunulması gereken, tüketicinin de bu yönde beklentisinin olduğu hizmetlerdir. Bu nedenle adres taşımadaki gecikmeler açık tüketici hakkı ihlâlidir. Gecikmenin yaşandığı durumlarda tüketicinin hizmet alamaması nedeniyle uğramış olduğu zararı, işletmeciden talep hakkı bulunduğu görüşündeyiz.

Diğer konu da, müflis tüccarın eski defterleri karıştırması öyküsüdür

İşlemecilerin birkaç yıl öncesinde, sonlandırılmış aboneliklerle ilgili bakiye borç savında bulunarak tüketicileri icraya verdikleri görülmektedir.

Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği ‘nin 18/4. maddesi gereğince, aboneliğin sonlandırılması durumunda en geç dört ay içinde, varsa bakiye borç için tüketiciye fatura çıkarılarak gönderilmesi gerekmektedir. Yine aynı yönetmeliğin 20/8. maddesi gereğince, ödenmemiş fatura için tüketici hakkında yasal işlemlere başlamadan önce işletmecinin tüketiciyi borcu ödemesi için uyarması gerekmektedir.

Bununla da kalmıyor, Tüketici Hakem Heyetleri’nin görev sınırı ve Yargıtay’ı almış olduğu kararlara göre, 3.480,00 TL. nın altındaki rakamlar için doğrudan icra takibi de yapılması mümkün değil. İşletmecinin, Tüketici Hakem Heyetine başvuruda bulunması gerekmektedir.

Bu yasal düzenlemelere karşın ekonominin şımarık çocuğu gibi davranan iletişim hizmeti veren işletmeler, 2 yıl/4 yıl gibi süre öncesinden borç kaldığı savıyla doğrudan icra takibi yapıyorlar. Takipten haberdar olup yedi günlük süre içinde dilekçe ile itiraz eden tüketici takibi durdurup riskten kurtuluyor. Ancak süreyi kaçıran tüketici için kesinleşen takibin iptali için dava açma macerası başlıyor.

Bir diğer konu da, işletmecilerin yasa ve yönetmelikte açıkça belirlendiği halde tüketicinin onayını almaksızın tüketici adına işlem yapmalarıdır. 

Özellikle hat iptalinde, binbir vaatle yapılan ‘hattı dondurma’ işlemini kabul eden tüketicinin haberi olmaksızın, hattın tekrardan aktif hale getirildiği iletilen başvurular arasındadır.

Aynı şekilde çağrı merkezindeki pazarlama personelinin yanlış bilgilerle satış gerçekleştirmeye çalışmaları da, zaten teknik olan ve bütün tüketicilerin tam anlamıyla vakıf olmadıkları bir hizmet sektörü için tüketicinin isteği ve tercihi dışında tarifelere abone yapılmasıdır.

Buraya kadar sıraladığımız bütün hak ihlâlleri için tüketicinin işletmeciye ayıplı hizmet nedeniyle para iadesi veya aboneliğin sonlandırılması ve ayıplı hizmet nedeniyle uğranılan zararların tazmini davası açabilme olanağı yanında, BTK ya da başvuru yapılmasını önermekteyiz.

turk-internet.com : Peki BTK Geçenlerde AKN (Adil Kullanım Noktası) ile İlgili Bir Düzenlemeyi Kamuoyu Görüşüne Açtı. Bu konudaki görüşünüz nedir?

Mehmet Bülent Deniz : ‘İpe nasıl un serilir’ sorusunun yanıtını BTK veriyor.

AB’de AKN için kesin çözüm üretilirken, tüm dünyada bilgi erişiminin devlet tarafından ücretsiz verilmesi eğilimi giderek güçlenirken; Türkiye’deki AKN uygulamasını 31.12.2018 tarihine kadar uzatmak, bilgi toplumu sürecimiz için önemli bir engelin devam etmesinden başka bir işe yaramayacak.

BTK kararı, toplumdan gelen tepkilere karşı ‘..mış gibi yapıyoruz’ yaklaşımından öte değil.

BTK cesur davranmalı ve AKN için düğmeye basmalı, tüketicinin ‘sınırsız’ vaadiyle kandırılması ve bilgiye erişememesinin önüne geçmelidir.

Bilgi çağında iletişimin bu denli önemli olduğu bir anda, adil kullanım kotası saçmalığı da sonlandırılmalıdır. Dünyada kotalar kalkar, internet hizmeti devlet tarafından ücretsiz verilmeye başlamışken, hala adil kullanım kotası gibi çağdışı kalmış bir uygulama, Türkiye tüketicisi ile alay etmekten başka bir anlam taşımamaktadır.


25 Ağustos 2016 Perşembe

Vatandaşın 'Cep'inden TRT’ye 1.1 milyarlık kıyak

Hükümet, Bakanlar Kurulu kararı ile televizyon ve radyo yayını yapan bütün cihazlara yeni TRT vergisi getirdi. Bu vergi ile vatandaşın cebinden TRT’ye yılda 1,1 milyar liranın üzerinde kaynak aktarılacak.

TRT'nin elektrik faturalarından aldığı payı kaldırmayı vadeden AKP Hükümeti, kaldırmak yerine yenilerini ekliyor.

Hükümet, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu kararı ile halkın sırtından TRT'ye yeni bir kaynak oluşturdu. TRT, cep telefonları satışından her yıl 1,1 milyar liralık kaynak sağlayacak. TRT, yılda elektrik faturalarından 800 milyon, bandrollerden de 600 milyon liralık gelir elde ediyor. Tüketicilerin sırtına yüklenen bu ekstra vergi için, tüketici dernekleri yargıya gitmeye hazırlanıyor.

SADECE CEPTEN MİLYARLIK RANT
Türkiye'de geçen yıl 12 milyonun üzerinde akıllı telefon satıldı. Bu satışlarla akıllı telefon pazarı yaklaşık 16 milyar liraya ulaştı. Akıllı telefon pazarının 2016'da en az yüzde 10 büyümesi bekleniyor. Geçen yılın rakamlarına göre Bakanlar Kurulu'nun uygulamaya koyduğu cep telefonlarına bandrol uygulaması TRT'ye 1 milyar 120 milyon liralık gelir getirecek. 

TRT'nin kasasına cep telefonlarından girecek 1,1 milyar liranın yanı sıra elektrik payı ve bandrolden de para girişi oluyor. Radyo ve televizyon cihazlarının bandrol satışlarından kurumun kasasına 2012 yılında 545 milyon, 2013 yılında 560 milyon, 2014 ve 2015 yılında 600 milyon lira girdi. TRT'nin bütçesinin önemli bir bölümünü ise elektrik faturalarından alınan pay oluşturuyor. TRT 2012'de elektrik faturalarından 662 milyon TL, 2013 yılında 800 milyon TL, 2014 yılında 802,2 milyon TL, 2015 yılında ise 777 milyon TL gelir elde etti. 

ELEKTRİKTEN 800 MİLYON TL
10 bine yakın çalışanı ile Türkiye'nin en büyük medya kuruluşu olan TRT, bandrol ve elektrik payına rağmen bütçesini yetiremiyor. Bu nedenle kuruma genel bütçeden pay aktarılıyor. TRT, geçen yıl 89 milyon lira zarar etmişti. Zararın gerekçesi olarak da binlerce çalışanı olmasına rağmen dışarıda yaptırılan programlar gösterildi. 

BUNUN ADI 'DELİ DUMRUL' HARACIDIR
Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, müflis tüccar eski defterleri karıştırır atasözünü hatırlatarak, “Ekonomide gösterilmeye çalışılan bahar havasının aksine devlet hazinesinde çok ciddi ödeme sıkıntısı olduğu bu kararla bir kez daha ortaya çıktı. Bu nedenle yeni yeni ‘Deli Dumrul' haraçları bulunmaya çalışılıyor. Buldukları son haraç da cep telefonu ve laptoplardan alınacak olan televizyon vergisi” dedi. Deniz, kararın iptali ile ilgili dava açacaklarını kaydetti.

CEP TELEFONLARI DAHA DA ZAMLANACAK
Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Turhan Çakar da cep telefonlarının Türkiye'de zaten pahalı olduğunu hatırlatarak, bu yeni uygulama ile fiyatların daha da artacağını ifade etti. Bunun bir dolaylı vergi olduğunu dile getiren Çakar, bu tür vergilerin dünyada en haksız vergiler olarak adlandırıldığını kaydetti. Bu durumun tüketici haklarına aykırı olduğunu belirtti. Bu kararın iptali ile ilgili ne gerekiyorsa yapacaklarını söyledi.

30.06.2016, http://www.thelira.com/gundem/vatandasin-cep-inden-trtye-11-milyarlik-kiyak-15045

23 Ağustos 2016 Salı

Tüketicilerin derneği için 'kayyum' talebi

YAYINDAN KALDIRMA DUYURUSU

Bu sayfada yer alan Tüketicilerin derneği için 'kayyum' talebi başlıklı yayın, yayına kaynaklık eden http://www.hurriyet.com.tr/tuketicilerin-dernegi-icin-kayyum-talebi-40201309 URL adresindeki yayın hakkında, İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2018/6532 D. İş sayılı dosyasından verilmiş 19.12.2018 tarihli erişimin engellenmesine yönelik kararı nedeniyle yayından kaldırılmıştır.

Mehmet Bülent Deniz


17 Ağustos 2016 Çarşamba

Tüketici Birliği Federasyonu, otomatik bireysel emeklilik sistemini yargıya taşıyacağını açıkladı.

Hafta başında yasalaşan otomatik bireysel emeklilik davalık oluyor.
Tüketici Birliği Federasyonu, düzenlemeyi yargıya taşıyacağını açıkladı.
Federasyon Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, bireysel emeklilikte tüketicinin enflasyon oranlarına bağlı olarak kâr edemeyeceğini söyledi.

"BES'E YATIRAN ZARAR EDİYOR"
Sigorta şirketlerinin topladıkları primleri kârlı değerlendiremediği eleştirisinde bulunan Deniz, "Biz tüketicilere BES'i hiçbir zaman tavsiye etmiyoruz. Şu anda BES'e para yatıran zarar ediyor" dedi.

45 YAŞ ALTI ÇALIŞANLARI KAPSIYOR
Otomatik bireysel emeklilik sistemi 45 yaş altı tüm çalışanları kapsıyor. Yeni işe giren ve halen çalışanların prime esas kazancından yüzde 3 oranında kesinti yapılacak. Yeni sistem 1 Ocak 2017'den itibaren başlayacak.

16.08.2016, NTV http://www.ntv.com.tr/ekonomi/otomatik-bireysel-emeklilikdavalik-oluyor,o0q5BLLeM0SGRydSQVQZUg