17 Ağustos 2016 Çarşamba

Tüketici Birliği Federasyonu, otomatik bireysel emeklilik sistemini yargıya taşıyacağını açıkladı.

Hafta başında yasalaşan otomatik bireysel emeklilik davalık oluyor.
Tüketici Birliği Federasyonu, düzenlemeyi yargıya taşıyacağını açıkladı.
Federasyon Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, bireysel emeklilikte tüketicinin enflasyon oranlarına bağlı olarak kâr edemeyeceğini söyledi.

"BES'E YATIRAN ZARAR EDİYOR"
Sigorta şirketlerinin topladıkları primleri kârlı değerlendiremediği eleştirisinde bulunan Deniz, "Biz tüketicilere BES'i hiçbir zaman tavsiye etmiyoruz. Şu anda BES'e para yatıran zarar ediyor" dedi.

45 YAŞ ALTI ÇALIŞANLARI KAPSIYOR
Otomatik bireysel emeklilik sistemi 45 yaş altı tüm çalışanları kapsıyor. Yeni işe giren ve halen çalışanların prime esas kazancından yüzde 3 oranında kesinti yapılacak. Yeni sistem 1 Ocak 2017'den itibaren başlayacak.

16.08.2016, NTV http://www.ntv.com.tr/ekonomi/otomatik-bireysel-emeklilikdavalik-oluyor,o0q5BLLeM0SGRydSQVQZUg

15 Ağustos 2016 Pazartesi

“uçak biletinde ‘mükerrer’ kâbusu”

 
İstanbul, 20.06.2016
  
Mükerrer uçak bileti satın alınması ile yaşanan sorunları değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “firmalar, bu konuda bir düzenleme olmamasını fırsat bilmektedir” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır:

Havayolu ile seyahat etmek isteyen tüketicilerin büyük çoğunluğu rezervasyon ve bilet satın alma işlemini internet ortamında gerçekleştirmektedirler. İnternet ortamında bu işlemlerin yapılması sürecinde; internet bağlantısının kesilmesi, firmanın web sitesinde arıza olması, kullanıcının yanlış tuşa basması ve benzeri onlarca nedenden dolayı tüketicilerin aynı yöne, aynı tarih ve saatte yapılacak uçuş için mükerrer bilet satın aldıkları sıkça görülmektedir.

Mükerrer biler satın alan tüketiciler, fazla olan biletin iptali ile ödemenin kendilerine iadesi için firmaya başvurduklarında, bedeli düşük olan biletin iptali gerçekleştirilmektedir. Tüketicilerin, ‘bedeli daha yüksek olan biletin iptal edilmesi’ne ilişkin istemleri firma tarafından yerine getirilmemektedir.

Mükerrer bilet satın alınması durumunda hangi biletin firma tarafından iptal edilerek bedelinin tüketiciye iade edilmesi gerektiğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Mevzuatta açık bir düzenleme olmaması durumunda, tüketici ile ilgili tüm işlemlerde avantajlı olan seçeneğin yerine getirilmesi genel bir ilkedir. Ancak firmalar bu genel ilkeyi uygulamak yerine, mevzuatta bir düzenleme olmamasını fırsat bilerek bedeli daha düşük olan bileti iptal etmekte, ‘kısa günün kârı’nın peşinden koşmaktadırlar.

Mükerrer bilet konusunda yaşanan sorunları ve tüketiciyi mağdur eden uygulamaları sonlandırmak için ilgili kamu otoriteleri tarafından, ‘mükerrer bilet satın alınması durumunda, tüketicinin seçtiği biletin iptali ve bedel ödemesi yapılır’ düzenlemesi yayınlanmalı ve yaşanan kaosa son verilmelidir.

Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan

13 Ağustos 2016 Cumartesi

Borç yapılandırması asgariyi de kapsasın

BDDK Başkanı Akben, kredi ve kredi kartlarında taksit ve borç yapılandırma müjdesi verdi. Merkez Bankası destekleyici ilk adımı attı. TBF Başkanı Deniz ise yapılandırmanın asgari ödeme ile borcunu döndürenleri de kapsamasını istedi.

Ekonomide soğutma tedbirleri bir bir ortadan kaldırılıyor. 2011’de IMF’nin uyarısı ile Ali Babacan’ın hayata geçirdiği tüketimi kısıtlayıcı önlemler yerini hem bütçe hem de tüketim harcamaları tarafında genişlemeye bırakıyor. Hatırlanacağı üzere o dönem alınan kararlar uyarınca kredi kartı ile alışverişlere taksit sınırı getirilmişti. Son dönemde ise kredi büyümesinde durağanlaşma söz konusu.
Ekonomist Atilla Yeşilada paraanaliz.com’daki yazısında kredi büyümesindeki yavaşlamaya dikkat çekerek, şu değerlendirmeleri yaptı: “Son bir yıllık dönemde enflasyon takriben yüzde 8.5 olduğuna göre reel olarak krediler sadece yüzde 3-3.5 temposunda büyümüş. 2008’den bu yana büyümek için her yıl daha fazla kredi kullanan ekonomide halihazırdaki kredi büyüme ivmesi yüzde 4 GSYİH büyümesini destekleyemez.” Yeşilada ayrıca, son veri haftasında mevduatların yüzde 1.1 daraldığına işaret etti.

ERDOĞAN ‘İNDİRİN’ DEDİ
Geçen hafta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan faizlerin yüksek olduğunu belirterek, bankalara “Konut alımlarında faiz oranlarını yıllık şöyle 9’a doğru çekiversin” diye çağrıda bulunmuştu.
Bunun üzerine Cuma günü bir açıklama yapan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Mehmet Ali Akben, vatandaşlar ve hükümetin gösterdiği milli duruş ve seferberliği bankalardan da beklediklerini ifade etmişti. Akben bu açıklamayı, aynı gün bankalar ile yapacağı kritik toplantı öncesinde dile getirmişti.

GECİKMEYE YAPILANDIRMA
BDDK Başkanı Akben dün de AA’ya yaptığı açıklamada, hem tüketici kredileri hem de kredi kartlarında taksit sayısının artırılmasıyla ilgili bir çalışma yaptıklarını belirterek, “Çalışmaları bir hafta, 10 gün içerisinde tamamlamayı hedefliyoruz” dedi. Akben ayrıca, gecikmeye düşen alacaklarla ilgili de yapılandırmaya yönelik bir çalışma içinde olduklarını söyledi.
Merkez Bankası dün aldığı kararla zorunlu karşılık oranları ile rezerv opsiyonu katsayılarında değişikliğe gittiğini duyurdu.

MERKEZ’DEN DESTEK ADIMI
Buna göre Türk lirası zorunlu karşılık oranları tüm vade dilimlerinde 50 baz puan indirildi. Rezerv Opsiyonu Mekanizması kapsamında döviz imkânının ikinci, üçüncü ve dördüncü dilimleri ile altın imkânının ilk iki diliminde katsayılar 0.1 puan artırıldı. Rezerv opsiyonu kullanımlarının aynı seviyede kalması halinde, söz konusu değişiklikler ile finansal sisteme yaklaşık 1.1 milyar Türk lirası ve 600 milyon ABD doları ilave likidite sağlanmış olacağı kaydedildi.

GERÇEK YAPILANDIRMA İÇİN...
BDDK Başkanı Akben’in açıkladığı müjdeye ilişkin değerlerdirmede bulunan Tüketiciler Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Av. Mehmet Bülent Deniz, bunun beklentileri yönünde bir düzenleme olduğunu söyledi. Düzenlemenin 15 Temmuz FETÖ’cü darbe girişiminin bastırılması sonrası ülke genelinde yaşanan uzlaşma ve baraberlik kültürüne katkı sağlayacağını ifade eden Deniz, “Borçlar sürdürülemez seviyelere gelmişti. Düzenleme temerrüde düşen borçların yanında henüz düşmemiş kart borçlarını da kapsamalı. Çünkü 9 milyon yurttaş borcunun asgarisini ödeyerek aylardır döndürmeye çalışıyor. Gerçek yapılandırma böyle olur” diye konuştu.

BATIK KREDİLERE DİKKAT!
BDDK verilerine göre bankalar yılın ilk 6 ayında 19 milyar TL kar elde etti. Bu geçen yıla göre yüzde 39.6’lık bir artışa denk geliyor. Diğer yandan sektördeki sorunlu kredilerin oranını gösteren takipteki brüt alacakların toplam nakdi kredilere oranı Haziran sonu itibarıyla yüzde 3.35’ten yüzde 3.30’a indi. TBB verilerine göre ise, batık kredi tutarı Haziran sonu itibarıyla 53.5 milyar TL seviyesinde bulunuyor. Bireysel kredi ve bireysel kredi kartı borcunu ödememiş gerçek kişilerden halen borcu devam eden kişi sayısı ise Haziran sonu itibarıyla 2 milyon 850 bin 623 kişi.

UYGULAMADA GÖRMEK LAZIM
Tüketici Hakları Derneği (THD) Başkanı Turhan Çakar, Akben’in açıkladığı borç ve taksit yapılandırmasına müjde diyebilmek için önce uygulamada görmek gerektiğini söyledi. Bugüne kadar yapılan birçok düzenlemenin yasa ve yönetmeliklerle sabit olduğu halde kamu kurumları da dahil olmak üzere uygulanmadığını veya eksik uygulandığını ifade eden Çakar, “Pratikte görmeden bir şey diyemeyiz” ifadesini kullandı.

Recep Erçin, 10.08.2016 Aydınlık http://www.aydinlikgazete.com/ekonomi/borc-yapilandirmasi-asgariyi-de-kapsasin-h88550.html

8 Ağustos 2016 Pazartesi

Deniz'den, Avrupa Birliği'ne Tepki

15 Temmuz Darbe Kalkışması ile Türkiye'nin demokratik düzeni ve ulusal iradesine yönelik terörist çete eylemine karşı Avrupa Birliği ve Avrupa Birliğini oluşturan ülkelerin tepkisizligini

eleştiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz 'Avrupa Birliği kendi değerlerine ihanet ediyor' dedi.

7 Ağustos 2016 Pazar

'abd'ye tüketici darbesi...'

İstanbul, 30.07.2016

15 Temmuz’da yaşanan darbe girişimi sonrası, Türkiye kamuoyunun ABD’nin izlemiş olduğu politikaya olan tepkisini dile getirmek amacıyla ‘ABD’ye Tüketici Darbesi’ kampanyasını başlatıldığını açıklayan Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “Amerika’nın değerlerine ve yaşam tarzının simgelerine olan boykot ile tüketimden gelen gücümüzü harekete geçiriyoruz” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır:

Ülkemiz 15 Temmuz 2016’da, büyük bir felâketin kıyısından dönmüştür.
Milletin iradesine darbe yapılmak istenmiş; tankın önüne çıkan halk, iradesi dışında hiçbir vesayeti kabul etmediğini kendi kanıyla darbecilere haykırmıştır.
Kazanan, milletimiz ve Türkiye olmuştur.

Yaşanan darbe sürecinde İncirlik Üssünün aktif olarak kullanıldığı, darbe girişiminin hemen öncesinde ABD’li bazı görevlilerin darbe planlaması sürecinde çalıştıklarına ilişkin bilgiler medyada yer almış, tarihinde bir çok ülkede darbe gerçekleştiren, sabıkalı ABD tarafın, Türkiye kamuoyunda oluşan bu değerlendirmeye karşı inandırıcı olmayan itirazlar ileri sürülmüştür.

En önemlisi darbe girişiminin, halen ABD’de bulunan Fetullah Gülen isimli kişi tarafından yönetildiğine ilişkin iddia ve kanıtlar üzerine, bu kapsamda ülkemiz yargı makamları tarafından soruşturma yapılmaya başlanmış, uluslararası anlaşmalara uygun olarak bu kişinin Türk yargı makamlarınca yargılanabilmesi için ülkemize iadesi istenmiştir. Ancak ABD yönetimi, işi yokuşa süren tutumuyla iade işlemini gerçekleştirmeyeceğini ortaya koymuş bulunmaktadır.

Darbe girişiminde ABD’nin oynadığı rol ve ülkemizin iade istemine karşı gösterilen direnç, halkımız tarafından tepkiyle karşılanmaktadır. Bu tepkinin dile getirildiği meydanların sesine ortak olmak amacıyla ABD’nin anlayacağı dilden konuşacağız; Tüketici Birliği Federasyonu (TBF), önceki yıllarda başarı ile uygulanmış ve sonuç vermiş olan tüketici boykot eylemini yeniden yaşama geçirerek, ‘ABD’ye Tüketici Darbesi’ kampanyası başlatmış bulunmaktadır.

Uluslararası ilişkilerin yönünün belirlenmesinde, önemli bir etken olan tüketici boykotu; küreselleşen ekonomik sistemde üretilen mal ve hizmetlerin milliyetinin net olarak belirlenememesi, geniş ölçekli bir boykotun ülke girişimcisi ve çalışanı için olumsuz sonuçlara yol açma olasılığının olması ve en önemlisi uygulanabilir olması gibi zorunlu değerlendirmeler ışığında gerçekleştirilmek zorundadır. Önceki yıllarda, gerçekleştirilen bütün tüketici boykotlarında bu gereklilikler dikkate alınmış ve hepsinde de olumlu sonuçlar alınmıştır.

Bu nedenle Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) tarafından başlatılan ‘ABD’ye Tüketici Darbesi’ boykotu kapsamında, Amerikan ulusal havayolu şirketi American Air Lines, ulusal parası dolar, Amerikan yaşam tarzının en temel simgeleri olan hamburger, kola ve sigara markaları, Türkiye tüketicisi tarafından satın alınmayacak, tüketilmeyecektir.

‘ABD’ye Tüketici Darbesi’ kampanyası; İngilizce, Fransızca, Almanca, Arapça, İspanyolca, İtalyanca, Çince, Rusça ve Kürtçe dillerine çevrilerek, dünyanın çeşitli ülkelerindeki tüketici örgütleri bu haklı eyleme davet edilecektir.

‘ABD’ye Tüketici Darbesi’ kampanyası ile kapitalizmin anladığı dilden konuşarak, tüketimden gelen gücümüzü harekete geçiriyoruz.
  
Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan

24 Temmuz 2016 Pazar

Olmayan uçuşun biletini sattı!

Beyrut’a gitmek için internetten bilet aldı. Havalimanına gittiğinde uçuş olmadığını öğrendi. Mağduriyetinin giderilmesi için Üsküdar Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurdu. Ancak başvurusu reddedildi. Çünkü satın alma yaptığı site Yunanistan merkezliydi.

Temmuz ayının başında bir tüketicinin başına garip bir olay geldi. İnternet üzerinden Tripsta adlı siteden 3 Temmuz’da Beyrut’a gitmek üzere Hahn Air firmasına ait uçuştan bilet satın aldı. 7 Temmuz için de dönüş biletini alan tüketici, her iki bilet için 929 TL ödedi. 3 Temmuz’da saat 12.00’de Sabiha Gökçen Havalimanı’na giden tüketici, uçuşun olmadığını öğrendi. Bunun üzerine havalimanı yetkilileri ile görüştü. Bu görüşme sonrasında söz konusu havayolu firmasının Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Beyrut’a uçuş gerçekleştirmediği bilgisini aldı. Bunun üzerine bilet adığı internet sitesi Tripsta adlı siteye ulaşmaya çalıştı. Ancak pazar günü olduğu için telefonlarına çıkan olmadı.

MERKEZİ YUNANİSTAN’DA
Hikayenin geri kalanını ise uçak bileti mağduru şöyle anlattı: “Ben de Beyrut’a gidebilmek için Atatürk Havalimanın’dan kalkan THY’nin Beyrut uçuşundan gidiş-dönüş bilet aldım. 1841 lira ödedim. Pazartesi günü Tripsta adlı siteye ulaştım. Onlar da hafta içi hizmet verdikleri için uçağın iptal olduğunu ve haber veremediklerini söylediler. Zararımın karşılanmasını talep ettim. Dönüş uçuşunun gerçekleşeceğini, dönüş biletini ödeyemeyeceklerini söylediler. Sadece gidiş bileti için 426 liralık ödeme yaptılar.”

Tripsta adlı siteden aldığı bilet üzerine mağdur olduğunu iddia eden tüketici, hakkını aramak için Üsküdar Tüketici Hakem Heyeti’ne başvuruda bulundu. Ancak başvuru reddedildi. Başvurunun reddedilme gerekçesi ise şöyleydi: “Bileti satın aldığınız sitenin ana merkez Yunanistan. Size verilen faturada da Yunanistan adresi bulunuyor. Merkezi yurtdışı olan bir yer hakkında herhangi bir işlem yapamayız.”

HEYET MÜDAHALE ETMELİ
Merkezi yurtdışında olan bir firmadan alışveriş yapıldığında tüketicinin mağdur olması durumunda ne yapması gerektiğini 3 avukata sorduk. Yapılacaklar sıraladılar. Ancak avukatlar Tüketici Hakem Heyeti’nin ‘birşey yapamayız’ ifadesinin yanlış olduğunu, işleme alması gerektiğini belirttiler. Ancak Tüketici Hakem Heyeti’nde yer alan isimler de avukatların yasayı tam olarak bilmediğini, yapılan başvuruyu işleme alamayacaklarını söyledi. Bu gelişmeler üzerine biz de Tripsta adlı sitenin iletişim bilgilerinde yer alan numaralardan ulaşmayı denememize rağmen, yetkililerle bir türlü irtibat sağlayamadık. Telefonlar ya meşgul çalıyordu ya da cevap veren olmuyordu.

TÜKETİCİNİN NE YAPACAĞI BELLİ DEĞİL
Avukat Murat Emergen: Tüketici Hakem Heyeti bu duruma bakmak zorunda. Şirketin merkezi yurtdışı olsa bile ihtilafı çözüme kavuşturmalıydı. Olmayan bir seferden bilet satışı yapmak tüketiciyi aldatmaktır. Tüketici hakem heyeti faturanın nereden kesildiğini bakamaz. İlgili sitenin İstanbul’da ofisi olması yeterlidir. Söz konusu sitenin iletişim kısmında İstanbul ofisinin yeri açıkça belirtilmişti. Bu aslında ikametgah anlamı taşır. Eğer resmi bir yer değilse zaten dolandırıcılık yapılmıştır. Yurtdışı merkezli oldukları için Türkiye’de gelir beyan etmek zorunda da değiller. Denetimleri yapılamıyor. Gelir beyan etmedikleri için vergi kaçırmış da oluyorlar. Tüketici ilgili seyahat acentesini Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği’ne de (TÜRSAB) Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü’nü de şikâyet edebilir. Buradan idari para cezası kesilmesini isteyebilir.

İŞİN TAKİBİ TÜKETİCİYE DAHA MASRAFLI OLUR
Tüketiciler Birliği Onursal Başkanı Avukat Bülent Deniz: Tüketici hakem heyeti tüketicinin haklı ya da haksız olmadığına karar verir. Şirketin Türkiye’de mal varlığı yoksa. İcra ya da haciz yapılamayacak. Ancak hakem heyetinin sorunu değil bu. Karşılılık anlaşmasına göre Yunanistan’la bir anlaşma varsa bu karar Yunanistan’a bildirilebilir. Ancak bu tüketici için çok daha patlayabilir. Çünkü bu işlemlerin takibi çok zor. Ancak bu şirket TÜRSAB üyesi ise ve bunlara bildirilirse şirket üzerinde baskı kurulması sağlanabilir.

SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNABİLİRLER
Avukat Deniz Gödekmerdan: Türkiye’de ofisleri olması yeterli. Tüketicinin her türlü başvuruyu yapması gerekiyor. Savcılığa da suç duyurusunda bulunabilir. Ancak sadece bir irtibat bürosu ise İstanbul’daki yerleri bu yüzden Yunanistan’a tebligat yapılması çok zor olacaktır. Uluslararası hukuka göre büronun yaptığı işlem nedeniyle merkezde sorumludur. Eğer hiçbir bağlantısı olmadan böyle bir işlem yaptılarsa bir masa, iki sandalye koyup işlem yapıyorlarsa bu zaten bir dolandırıcılıktır.

24.07.2016, Burak Coşan Hürriyet http://www.hurriyet.com.tr/olmayan-ucusun-biletini-satti-40167114

21 Haziran 2016 Salı

'Kredi kartında, gidecek yer kalmadı''Kredi kartında, gidecek yer kalmadı'

Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) Nisan dönemi, negatif nitelikli bireysel kredi ve kredi kartı verilerini değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, "Kredi kartında gidecek yer kalmadı, tüketici nakit krediye yöneldi" dedi ve ekledi:

"TBB Nisan verilerine göre; bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe düşenlerin sayısında yüzde on artış, bireysel kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe düşenlerin sayısında yüzde sekiz azalma var. Bireysel kredi kullananlarının hemen hemen tamamı, aynı zamanda bireysel kredi kartı kullanıcısıdır. Bu nedenle bireysel kredi borcunu ödemeyenlerin sayısındaki artış nedeniyle, kredi kartı borcunu ödemeyenlerin sayısında azalmayı olumlu olarak değerlendirmek olanağı yoktur.

Bu veri; tüketicilerin kredi kartlarının limitlerini doldurdukları, kart borcunun bir takvim yılı içinde birkaç kez ödenmemiş olması nedeniyle nakit çekimi ve alışveriş işlemlerine kapatılan kartların borçlarının ödenmesi ve yaşamsal gereksinimlerini karşılamak için bankalardan nakit bireysel kredi kullanımına yöneldikleri ve maalesef kredi borçlarının da ödenemediğini ortaya koyuyor."

TBF’nin 2011 yılından bu yana banka borçlarındaki artışa dikkat çektiğini vurgulayan Deniz,"Son açıklanan veriler, hane halkı borç stokunun çevrilemez bir seviyeye gelmek üzere olduğu sinyalini vermektedir. Bu seviyeye gelinmesi durumunda, finans sektörü başta olmak üzere tüm ekonomik sistem ve zaten tehdit altında bulunan toplumsal barış ve huzur olumsuz etkilenecektir" uyarısında bulundu.

09.06.2016, Reel Piyasalar
http://www.reelpiyasalar.com/Haber/ekonomi/16966/kredi-kartinda-gidecek-yer-kalmadi.html

“kredi kartında deniz bitti, tüketici kredisi koşar adım…”

İstanbul, 09.06.2016

Türkiye Bankalar Birliği’nin 2016/Nisan dönemi, negatif nitelikli bireysel kredi ve kredi kartı verilerini değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “kredi kartında gidecek yer kalmadı, tüketici nakit krediye yöneldi” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır:

Türkiye Bankalar Birliği’nin negatif nitelikli bireysel kredi ve kredi kartı kullanımına ilişkin 2016/Nisan verilerine göre; bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe düşenlerin sayısında yüzde on artış, bireysel kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe düşenlerin sayısında yüzde sekiz azalma kaydedilmiştir.

Bireysel kredi kullananlarının hemen hemen tamamı, aynı zamanda bireysel kredi kartı kullanıcısıdır. Bu nedenle bireysel kredi borcunu ödemeyenlerin sayısındaki artış nedeniyle, kredi kartı borcunu ödemeyenlerin sayısında azalmayı olumlu olarak değerlendirmek olanağı bulunmamaktadır.

Bu veri; tüketicilerin kredi kartlarının limitlerini doldurdukları, kart borcunun bir takvim yılı içinde birkaç kez ödenmemiş olması nedeniyle nakit çekimi ve alışveriş işlemlerine kapatılan kartların borçlarının ödenmesi ve yaşamsal gereksinimlerini karşılamak için bankalardan nakit bireysel kredi kullanımına yöneldikleri ve maalesef kredi borçlarının da ödenemediğini ortaya koymaktadır.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) 2011 yılından bu yana banka borçlarındaki artışa dikkat çekmektedir. Son açıklanan veriler, hane halkı borç stokunun çevrilemez bir seviyeye gelmek üzere olduğu sinyalini vermektedir. Bu seviyeye gelinmesi durumunda, finans sektörü başta olmak üzere tüm ekonomik sistem ve zaten tehdit altında bulunan toplumsal barış ve huzur olumsuz etkilenecektir.

Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan

19 Haziran 2016 Pazar

Kayıp-Kaçak Haracı Dürüstlüğe Yüklendi...

Elektrikte kayıp-kaçak bedelini yasallaştırarak, hukuka rağmen 'çevreden cebe' darbe yapan yasa için tüm değerlendirmeler...

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, gazeteci-yazar Çetin Ünsalan'a anlatıyor.

09.06.2016, Ulusal Kanal, EkoPolitik

10 Haziran 2016 Cuma

Norse’den sonra Jatomi de bir gecede spor salonlarını kapattı

Norse Fitnesstation’dan sonra önceki gün de İngiliz Jatomi Fitness Türkiye’den çekilme kararı aldı ve binlerce üye mağdur oldu. Spor salonlarını bir gecede kapatan şirket, AVM yetkililerine ve çalışanlara, “Spor salonunu kapatıyoruz” mesajı geçti. 

400 milyon dolarlık spor salonları sektöründe faaliyet gösteren iki büyük firma bir anda kapanma kararı aldı. Geçtiğimiz günlerde kepenk indiren ve binlerce üyesini mağdur eden Norse Fitnesstation’dan sonra İngiliz Jatomi Fitness da bir gecede salonlarını kapattı.

Şirket Türkiye’den çıktığını açıklarken yıllık ya da 6 aylık ücretini peşin ödeyen binlerce müşteri yine mağdur oldu. Yüksek kiralar ve dip yapan üye fiyatları nedeniyle işletmelerin zorlanabileceğine dikkat çeken sektör temsilcileri, “Eğer ticari koşullar nedeniyle iflas söz konusuysa bu durum tartışılmalı.

Ancak bir gecede apar topar hiç açıklama yapmadan salonlar kapatılıyor ve peşin ödeme yapan üyeler mağdur ediliyorsa burada kötü niyet unsuru da sorgulanmalı” dedi. Tüketici dernekleri ise, uzun süreli abonelik sistemi ile çalışan şirketlerin daha sık denetlenmesi gerektiğini belirtti. 

BİR GECEDE ÇIKTI
2011 yılında Türkiye’de faaliyet göstermeye başlayan ve 2017 sonuna kadar 400 milyon Euro’luk yatırım hedefleyen Jatomi Fitness iflas etti. 6 spor salonu ve 20 bine yakın üyesi ile daha çok AVM’lerde hizmet veren İngiltere merkezli şirket, uygun fiyata 5 yıldızlı fitness konseptiyle hizmeti veriyordu. Ancak hedeflerini ve müşteri memnuniyetini bir türlü tutturamayan Jatomi, 1 gecede Türkiye’deki 6 salonunu birden kapattı. Önceki akşam saat 18.00’da AVM yönetimlerini arayan şirket yetkilileri, “Spor salonunu kapatıyoruz. Yarın açmayacağız” dedi. Çalışanlarına da mail gönderen şirket, “Şirketimiz Türkiye’deki faaliyetlerini sonlandırmıştır. Kulüplerin kapatılacağı hususlarını bilgilerinize sunarız. Yasal haklarınız için mahkemeye başvurun” denildi.

SON GÜNE KADAR
Spor salonlarının bir gecede kepenk indirmesi binlerce tüketiciyi de mağdur etti. Geçtiğimiz günlerde Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Karabıyık’ın “1 saatlik yüzmenin bedeli 1.500 TL” başlıklı yazısıyla gündeme gelen Norse Fitnesstation da Jatomi gibi 1 gecede kepenk indirmiş müşterilerini mağdur etmişti. Son güne kadar uzun süreli üyelik satan Norse Fitnesstation kiracısı olduğu Daruşşafaka Cemiyeti’ne de kiralarını ödemediği ortaya çıktı. 15 bin üyesi bulunan şirket, üyelerinden topladığı parayı da iade etmedi. Türkiye’de son dönemlerde spor salonlarında fiyat rekabeti yaşanıyor. Birçok spor salonu 1 yıllık üyeliklerde fiyatları 60 liraya kadar indirdi. Bu da tüketicilerin sürekli salon değiştirmesine neden oluyor ve yüksek kiralar ödeyerek açılan bir salon kısa süre sonra iflas bayrağını çekiyor. Türkiye’den çıkan Jatomi’nin fitness merkezlerinde spor yapmanın yıllık maliyeti ise 850 ile 3 bin lira arasında değişiyordu.

Spor aletlerini AVM’lere bıraktı
İNGİLİZ Jatomi faaliyet gösterdiği alışveriş merkezlerinin yönetimlerini 31 Mayıs akşamı saat 18.00’da arayarak spor salonunu kapattıkları bilgisini verdi. Jatomi’nin kısa süre önce alışveriş merkezlerinden (AVM) kiralar konusunda indirim talep ettiğini anlatan AVM yetkilileri, “En büyük metrekarelere sahip bu spor salonlarının kapanması ve uzun süre kapalı kalması bizim için de iyi değil. Bunlarla ilgili olarak avukatlar çalışmalarını yapıyor. Spor aletlerini bırakıp gittiler. Kimseye bilgi verilmedi” dedi. 

Mağdur olan üyeler ne yapmalı?
UZUN süreli üyelikler kabul eden kurumlara karşı denetimlerin artması gerektiğinin altını çizen Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, mağdur olan tüketicilere şu tavsiyeleri verdi: * Mağdur olanlar hakem heyetlerine başvurmalı.* Taksitli alışverişlerde bankalar devreye girerek, tüketicilerin amğdur olmasını engelleyebilir.* Parasını peşin ödeyenler için de mahkemeye başvurulmalı ancak iadesi ise uzun sürebilir.* Çalışanlar da dava açarak haklarını talep etmeli.

‘Gaz kaçağı var boşaltıyoruz’
JATOMİ üyelerinden biri, spor yaptıkları anda yetkililerin kendilerine gaz kaçağı var dendiğini, salonun bir anda kapatılmaya başlandığını söyledi. Üye G.S, “Bize gaz kaçağı var derhal burayı boşaltın dendi. Biz de bir telaşla çıktık. Bir diğer arkadaşım da diğer bir şubeye gidiyordu. Oradaki şubede kapanmayla ilgili bilgi vermişler ve olaylar çıkmış. Bize resmen olay çıkmasın diye yalan söylediler” dedi.

Jatomi: Üyeler dava sürecini takip etsin
hurriyet.com.tr’ye konuşan Jatomi Fitness Group’un İdari Direktörü Trevor Brennan, Jatomi Fitness Group olarak Türkiye’de faaliyetlerini resmen durdurma kararı aldıklarını doğruladı. Brennan, “Jatomi Fitness Group ne yazık ki İstanbul’daki ilk salonu açmasından bu yana yaşanan ağır finansal zarardan ötürü Türkiye’deki operasyonlarını durdurma kararı aldı.

Bu oldukça zor karar, zorlu bir değerlendirme sürecinin ardından alındı ve bu süreçte bizim için uygun diğer opsiyonlar da değerlendirildi. İşletmeyi kurtarma çabamız, İstanbul’daki ekibimizin azimli çalışmaları da ne yazık ki gerekli kazancın elde edilmesine yetmedi. Bu durumda küresel operasyonlarımızdaki diğer üyeleri etkilemeden Türkiye’deki işletmeyi finansal olarak destekleyemeyeceğimiz kısa süre önce netleşti. Üyelerimize yasal süreci yakından takip etmelerini öneriyoruz ve tüm alacaklılar için mahkemenin atayacağı bir iflas idaresi yetkilileri de yer alacağı dava sürecini yakından izlemelerini tavsiye ediyoruz. Şu aşamada başka bir yorum yapamıyorum” dedi.

Ceyhun Kuburlu, 01.06.2016 Hürriyet http://www.hurriyet.com.tr/norseden-sonra-jatomi-de-bir-gecede-spor-salonlarini-kapatti-40111986