29 Aralık 2012 Cumartesi
Doğalgaz Faturasını Düşürmenin Yolları
- Çatınızı uygun bir yalıtım malzemesi ile yalıtın.
Etiketler:
doğalgaz,
medya haberleri,
mehmet bülent deniz,
tasarruf,
tüketiciler birliği federasyonu,
zam
Doğalgaza Zam Yolda...
Devlet teşvikli bireysel emeklilik sisteminde son durum...
Doğalgaza 8 ayda yüzde 33 zam geldi. Yeni zam ne zaman?
Doğalgaza yüzde kaç zam gelecek?
Tüketici-Banka savaşında neler oluyor?
Tüketiciler Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı
Mehmet Bülent Deniz yanıtlıyor.
27 Aralık 2012 CNNTürk, Güne Merhaba
Etiketler:
banka,
cnntürk,
doğalgaz,
kredi kartı,
medya haberleri,
mehmet bülent deniz,
tüketiciler birliği federasyonu,
zam
26 Aralık 2012 Çarşamba
"Ülkeyi Kredi Kartına Teslim Ettiler"
Merkez Bankası'ndan dün yapılan açıklamada kredi kartı
işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlarında değişikliğe gidilmediği
belirtildi. Uygulamayı eleştiren TBF Genel Başkanı M.Bülent Deniz, ''Merkez
Bankası politika faizinde indirime gittiği halde kredi kartı faizlerine indirim
yapılmıyor. Çünkü kart faizlerinin bankalara geliri daha fazla. Bu ülkeyi kredi
kartına teslim etmektedir'' dedi.
Kart Faizine İndirim Gelmedi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın, kredi kartı işlemlerinde uygulanacak
azami faiz oranlarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, söz konusu
oranlar azami oranlar olup, bankalarca kredi kartı işlemlerinde 1 Ocak 2013
tarihinden itibaren bu oranların üzerinde bir faiz oranı uygulanması mümkün
bulunmadığı vurgulanarak şöyle denildi: "Bankalar bu oranları geçmemek
üzere faiz oranlarını serbestçe belirleyebilecektir. 1 Nisan 2013 tarihinden
itibaren gelecek üç aylık dönem için geçerli olacak azami faiz oranları bu
tarihten önce yine Bankamız tarafından kamuoyuna duyurulacaktır." MB'nın
faiz oranlarında değişikliğe gitmemesi sonucu, 1 Ocak - 31 Mart 2013 tarihleri
arasında kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranı; Türk
Lirası için yüzde 2.34, dolar için yüzde 1.70 ve avro için yüzde 1.64
uygulanacak. Aylık azami gecikme faizi oranı ise Türk Lirası için yüzde 2.84,
dolar için yüzde 2.20 ve avro için ise yüzde 2.14 olarak uygulanmaya devam
edecek.
'Kart kullanımı daha fazla'
Tüketiciler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, Merkez Bankası'nın (MB) üç ayda bir açıkladığı kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlarını düşürmemesin kabul edilemez olduğunu söyledi. MB'nın bankalara uyguladığı faiz oranlarını geçen hafta çeyrek puan düşürdüğünü hatırlatan Deniz, ''Bunun sonucunda bankalar birçok faiz oranında değişikliğe gittiler. Ancak bunun kredi kartı faizlerine yansımadığını görüyoruz. Çünkü kredi kartının kullanımı daha kolay ve sürümü daha fazla. Türkiye'de 55 milyon kart kullanıcısı var. MB'ı bu kart faizlerini düşürürse bankaların geliri azalır. Dolayısıyla kredi kartı faizlerini yüksek tutmak bankalar açısından daha cazip. Diğer kredi faizlerini düşürüp de kredi kartı faizlerini aynı bırakmak, ülkeyi kredi kartına teslim etmektedir'' şeklinde konuştu.
'Kart kullanımı daha fazla'
Tüketiciler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, Merkez Bankası'nın (MB) üç ayda bir açıkladığı kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlarını düşürmemesin kabul edilemez olduğunu söyledi. MB'nın bankalara uyguladığı faiz oranlarını geçen hafta çeyrek puan düşürdüğünü hatırlatan Deniz, ''Bunun sonucunda bankalar birçok faiz oranında değişikliğe gittiler. Ancak bunun kredi kartı faizlerine yansımadığını görüyoruz. Çünkü kredi kartının kullanımı daha kolay ve sürümü daha fazla. Türkiye'de 55 milyon kart kullanıcısı var. MB'ı bu kart faizlerini düşürürse bankaların geliri azalır. Dolayısıyla kredi kartı faizlerini yüksek tutmak bankalar açısından daha cazip. Diğer kredi faizlerini düşürüp de kredi kartı faizlerini aynı bırakmak, ülkeyi kredi kartına teslim etmektedir'' şeklinde konuştu.
Recep Erçin, Aydınlık-25.12.2012
Etiketler:
borç,
kredi kartı,
medya haberleri,
merkez bankası,
tüketiciler birliği federasyonu
24 Aralık 2012 Pazartesi
Mahkeme'den, Yüzbinlerce Tüketiciye İyi Haber
Otomotiv şirketlerinin her yıl yüz binlerce tüketiciden aldıkları 200 milyon
TL’yi bulan haksız kazanca mahkeme ‘dur’ dedi. Motorlu araç satışında ‘Trafik
tescil ücreti’ adı altında tüketiciden alınan 500 TL dolayındaki ücretin
‘haksız’ olduğunu hükmeden tüketici mahkemesi fazladan alınan paranın iadesi
yönünde karar verdi. Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz,
benzer durum yaşayan kişilerin bir yıllık süre içinde dava açabileceklerini
söyledi.
Habertürk TV'nin haberine göre, hemen hemen tüm otomotiv markalarının
yıllardır araç satın alanlardan aldığı ancak birçok kişinin peşine düşmediği
konuyu tüketicilerden biri Ankara Tüketici Hakem Heyeti’ne taşıdı. Ankara 6.
Tüketici Mahkemesi de davalı otomotiv şirketinin davacıdan 206.85 lirayı fazla
tahsil ettiğine hükmederek tüketiciye iadesine karar verdi.
Ankara 6. Tüketici Mahkemesi’nin kararı, normal bir hizmet karşılığı olmayan
masrafın iadesi anlamına geliyor. Karar emsal teşkil edecek türden. Tüketiciler,
eğer büyükşehirde ise ilçe hakem heyetlerine başvurabilirler. Oradan da ilçe
hakem heyetlerinden bir karar aldıktan sonra fazladan ödenen parayı icraya
koyabilecekler.
200 MİLYON TL
Türkiye’de her yıl ortalama 800-900 bin dolayında araç satılıyor. Her motorlu
araç satışında tüketiciden 450 ile 750 TL arasında ‘Trafik tescil ücreti’ adı
altında para talep ediliyor. Otomotiv bayileri bu paranın 162 TL’sini vergi
olarak devlete, 80 TL’sini ise müşavirlik hizmetleri için komisyoncuya ödüyor.
Geriye kalan 200-500 TL arasındaki para ise direkt şirketlerin kendi kasasına
giriyordu. Bu yolla elde edilen haksız kazancını büyüklüğü 200 milyon TL olarak
hesaplanıyor.
'DAVA AÇMA SÜRESİ BİR YILLIK'
Tüketici Mahkemesi'nin verdiği kararın kesin olduğuna vurgu yapan Tüketiciler
Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz konuya ilişkin hurriyet.com.tr'ye
şunları ifade etti:
"Tüketici ruhsat masraflarına çok dikkat etmeli. Masraf diye alınan paranın
çok az bir kısmı resmi makamlara gidiyor. Geri kalanı acentanın, bayinin
kasasına giriyor. Siz sıfır bir araç aldığınızda, size trafiğe girmeye hazır bir
araç verilmeli. Böyle bir araç için ekstra para talebi, mantığı da hukuku da,
ahlaka da aykırıdır. Bu şuna benziyor. Kasaba gidiyorsunuz. Etin fiyatı 5 lira
ama, kasap 7 lira talep ediyor. 'Gerekçe olarak ise şunu sunuyor: işte hayvanı
bulucam, nakliye ödeyeceğim daha sonra kesim işlemi yapacağım bunların hepsi
masraf.' Sıfır araç satışında fazladan alınan para aynen buna benziyor."
Bülent Deniz, mahkemenin aldığı kararın emsal teşkil edebileceğine işaret
ederek, benzer durum yaşayan kişilerin bir yıllık süre içinde dava
açabileceklerini söyledi.
Dinçer Gökçe-Hürriyet, 21.12.2012
20 Aralık 2012 Perşembe
Fast-Food'a Karşı 4 Önlem
SEKTÖR DE SICAK BAKIYOR
Hükümetin, obeziteyle mücadele kapsamında okul
kantinlerinde fast-food ve gazlı içecek yasağının ardından Sağlık Bakanlığı,
çocukların tükettiği abur-cubur ürünlerin ebatlarını ve gramajlarını
küçültecek. Gıda ve Tarım Bakanlığı ile ortak yürütülen çalışmalarda, gazlı ve
şekerli içeceklerin şeker oranlarının düşürülmesi planlanıyor. Sektör
temsilcileri de bu düşünceye sıcak bakıyor. Obeziteye yol açan gıdaların
gramajlarının düşürülmesi ve küçük paketlerde satılması da sektör
temsilcilerinin kabul ettiği bir başka karar.
PAKETE UYARI KONACAK
İki bakanlığın çalışmasına göre, piyasadaki ürünlerin
sağlıklı-sağlıksız ayrımının yapılabilmesi için paketler üzerine uyarılar
asacak. Bakanlığın orta vadeli planında yer alan gıdalarda renk uygulaması,
piyasalarda satılan tüm ürünlere uygulanacak. Sağlık için risk grubunda
bulunan, aşırı tüketimlerinde obeziteye ve hastalıklara neden olan gıdalar
kırmızı şerit, orta riskli grupta bulunanlar sarı, sağlıklı gıdalar da yeşil
şeritle satılacak. Kırmızı şeritli ürünlerin altında ürünün sağlığa zararına
ilişkin uyarılar büyük puntolarla ve anlaşılır şekilde yazılacak. Hükümet,
Dünya Sağlık Örgütü'nün önerileri doğrultusunda sektörle ilgili caydırıcı ve
teşvik edici önlemler de alacak. Sağlıklı beslenmeyi teşvik için gıda vergileri
ve yardımlar ile düşük maliyetli müdahaleler gündeme gelecek.
YÜZDE 20 ETKİLER
Sağlık Bakanlığı'nın fast food
kararına bilim adamlarından destek...
Prof. Dr. Ziya Mocan (İç Hastalıkları
Uzmanı): Fast-food
reklamlarının kısıtlanması veya yasaklanması obeziteyi yüzde 20 oranında etkiler.
Çünkü günümüzde reklamlar çok önemli. Bir de bu yönde tıpkı sigarada olduğu
gibi fast-food'un da zararlarını anlatan kamu spotları yapılabilir. Bunlar da
obezite oranlarının azalmasında faydalı olacaktır.
REKLAM ETKİLİYOR
Prof. Dr. Hilal Mocan (Çocuk Sağlığı
ve Hastalıkları Uzmanı): Reklamlara
kısıtlama getirilmesi çok yararlı olur çünkü çocuk görsel olarak görüntüyü
beynine ve aklına kaydediyor. Çocuk bunlardan etkilenir. Cazip görüntülerle
reklamlardan yeni çıkan abur cubur ve fast-food çeşitlerinden haberdar olur,
ailesinden bunları ister. Okullarda da öğretmenlerin çocukları bilgilendirmesi
lazım ve okul çevresindeki satışlar denetlenmeli.
DOĞRU BİR KARAR, DESTEKLERİZ
Bülent Deniz (Türkiye Tüketiciler
Birliği Federasyonu Başkanı): Fast food ile ilgili tıbbi sonuçlar bilindiği gibi hiç iç açıcı
değil. Fast food'un sigara gibi algılandığını göstermesi bakımından önemli bir
adım. Sağlığa zararlı bir ürünün hiçbir şekilde radyo ve televizyon
reklamlarına konu olmaması gerekiyor. Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim
Bakanlığı'nın okullarda fast food satılmaması uygulamasını çok doğru buluyoruz.
Türkiye'de de böyle bir kampanya başlatılırsa Tüketiciler Birliği Federasyonu
olarak destek veririz.
EN ÇOK ÇOCUKLAR ETKİLENİYOR
Prof. Dr. Peyami Cinaz (Çocuk Endokrinolojisi
ve Obezite Derneği Başkanı): Türkiye'de de bu tip reklamların yasaklanması taraftarıyız. Çünkü
fast food sağlıklı bir beslenme tipi değil ve bunun reklamları da tamamen
yanlış yönlendirmedir. Bu tip reklamlardan en çok çocuklar etkileniyor ve beslenme
düzenleri daha o yaşlarda bu tip besinlerle bozuluyor. Bir oturuşta bütün gün
almaları gereken kalori miktarını alıyorlar. Bu anlamda reklamlara yasak
gelmesi faydalı olabilir.
ÖZENDİRİCİLİK AZALIR
Uzm. Dr. Ayça Kaya (İç Hastalıkları
Uzmanı): Reklamların
kısıtlanması obeziteyi yüzde 25-30 oranında olumlu etkiler. Özendiricilik
azalır. Göz görmezse gönül de istemez durumu söz konusu. Çocuk görmeyince onu
bilmez de. Oğlum iki yaşında daha okuma yazma bilmezken markete gittiğimiz
zaman reklamlarda gördüğü abur cuburlara koşuyordu. Okuma yazma bilmelerine
bile gerek yok, reklamlarda gördüklerini zaten hemen tanıyorlar. Bunların
olmaması için reklamların kısıtlanması veya yasaklanması lazım.
Safure
Cantürk-Sabah, 19.12.2012
Etiketler:
fastfood,
medya habeleri
15 Aralık 2012 Cumartesi
Bankacılar 'Komisyon' Vatandaş 'Tekele Son! Dedi
Türkiye
Bankalar Birliği (TBB) Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın,
bankaların iki gelirinin olduğunu vurgulayarak, bunlardan birinin faiz
diğerinin ise ücret ve komisyonlardan oluştuğunu söyledi. Aydın bu kapsamda
bankaların yaptıkları hizmetin karşılığı olarak vatandaşlardan komisyon ücreti
ve kredi kartı aidatı alması gerektiğini söyledi. Hüseyin Aydın ile TTB Genel
Sekreteri Ekrem Keskin, Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) üyeleri ile
bankacılık sektörü ve son günlerde sektördeki gelişmeleri paylaştı. Keskin
sohbet öncesi uluslar arası gelişmeler, Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektörü
konulu bir sunum yaptı.
ÖNEMLİ BİR GELİR KAYNAĞI
Kredi kartı
ücretleri ile komisyonlara ilişkin bir soru üzerine, bankaların kârının iki
kalemden elde ettiğini bunun da faiz ile ücret ve komisyon gelirleri olduğunu
vurgulayan Aydın, 'Ücret ve komisyonlarla ilgili kamuoyuna yeterince açıklama
yaptık. Ücret ve komisyon geliri elde ediyoruz, elde etmeye de devam edeceğiz'
dedi. Yaptıkları yatırımlar ve verdikleri hizmetten ücret almalarının en doğal
hakları olduğunu belirten Aydın, 'Müşterinin hangi hizmeti, hangi fiyattan ve
kimden aldığını bilmek koşuluyla bunun önü açık olmalıdır' dedi.
BANKALAR RAHATSIZMIŞ!
Ücret ve
komisyon konusunun sürekli tartışılmasını bankalar olarak rahatsız edici
bulduklarını ifade eden Aydın, kâr artışı ile özkaynak kârlılığın farklı
olduğunu vurguladı. Aydın, 'Şunun altını çizmek istiyoruz, kâr artışı yüzde 15.
Kâr başka bir şey, özkaynak kârlılığı başka bir şey. Bizim öz kaynak kârlılığımızın
seyrinin izlenmesi lazım. Özkaynak kârlılığı nereden nereye geliyor, ona bakmak
lazım. Hangi sermaye ile hangi özkaynakla oraya gelmişiz, böyle sorgulanması
lazım. Biz hak etmediğimiz bir şeyin hiç kimse tarafından alınmamasını
istiyoruz. Ama hak edilmiş bir ücretin ve bir şey alınacaksa onun da bir bedeli
varsa o bedelin ödenerek alınmasından yanayız' dedi.
Vatandaşa Bilgi Vermeliler
Tüketiciler
Birliği Genel Sekreteri Mehmet İmrek, kendilerinin TBMM Dilekçe Komisyonu'na 5
Aralık'ta başvurduğunu hatırlatarak, devamında yaptıkları toplantılarda kart ve
komisyon gibi vatandaşı mağdur eden uygulamaların engellenmesi için kulis
yaptıklarını söyledi. Vatandaşın bankada kredi çekmesi durumunda sigorta, ek
kart, mevduat hesabı gibi değişik adlar altında bilgisi dışında uygulamalarla
karşı karşıya kaldığını belirten
İmrek şunları vurguladı: "Bankalar hiçbir şekilde komisyon alamaz
demiyoruz. Bunun karşılıklı iradeye dayanması gerekiyor. Vatandaşın banka
tarafından bilgilendirilmesi önem arzediyor. Tüketici ile pazarlık yapılarak ve
yasada olmayan uygulamalara müsade edilmeden işlemlerin gerçekleştirilmesi
şart. Bakan Hayati Yazıcı'nın daha önce dile getirdiği bankalarla ilgili
uyarıların da fiiliyat kazanmasını beklemekteyiz."
Asli İşlem Dışında Kazanıyorlar
Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Bülent
Deniz, bankaların asıl işlemleri dışında yapmış oldukları işlerden önemli
kazanç elde ettiklerini söyleyerek aidat, komisyon, dosya masrafı ve diğer
vergi kaleminde tüketiciye belli bir pay yansıttıklarını hatırlattı.
"Vitrinde yüzde 1 olarak gösterilen faizlerin banka içine girdikten sonra
yüzde 2'lere çıktığını" söyleyen Deniz şöyle devam etti: Bankalar varlık
nedenlerini komisyon ve kart aidat ücretlerine bağlamış durumda. Tekel
konumunda hareket eden bankalara bakanlık da daha önce açıkladığı gibi belli
kalemlerde düzenleme yapma hakkını devreye sokmadıkça bu sorun devam edecek
görünüyor."
Cahit Saraçoğlu- Yeni Şafak, 14.12.2012
Etiketler:
banka,
kredi,
medya haberleri
12 Aralık 2012 Çarşamba
'OYUN'Bank!
Konut kredisi faizlerindeki düşüşten faydalanıp borcunu yapılandırmak için
bankalara koşanlar şoke oluyor! Yargıtay'ın kararlarına rağmen, bazı bankalar
ek ücret istiyor.
Hemen her işlemden ücret talep eden bankalar, bu kez de tüketicileri konut
kredisi oyununa getirmeye çalışıyor. Öyle ki; bazı bankalar, konut kredisi
faizlerinin düşmesiyle, yüksek faizli krediyi daha ucuz krediyle değiştirmek
isteyen müşterilerden ek ücret talep ediyor.
'YASAL DEĞİL'
Konut kredisi faizlerindeki düşüş üzerine, özellikle uzun vadeli konut kredisi alanlar, kredilerini yeniden yapılandırma telaşına düştü. Bunun için bankalara koşan tüketicilere bazı bankalar olumsuz yanıt verdi. Yapılandırmaya yanaşmayan bankalara ısrarcı davranan tüketiciler, bu kez de kendilerinden istenen masrafla şoke oluyor. Daha kârlı çıkacağını düşünen tüketiciler, 'yapılandırma cezası' ve 'yapılandırma masrafı' adı altında istenen yüksek meblağlar karşısında şaşkına dönüyor. Bir Yargıtay üyesinin, alınan daha önceki kararlara örnek göstererek, 'Yeniden yapılandırılacak kredilere dosya, sigorta, ekspertiz masrafı adı altında ikinci kez yeniden ücret yansıtamazsınız' uyarısı yapmasına rağmen, bazı bankalar oyunlarını sürdürmekte ısrarcı davranıyor.
'YASAL DEĞİL'
Konut kredisi faizlerindeki düşüş üzerine, özellikle uzun vadeli konut kredisi alanlar, kredilerini yeniden yapılandırma telaşına düştü. Bunun için bankalara koşan tüketicilere bazı bankalar olumsuz yanıt verdi. Yapılandırmaya yanaşmayan bankalara ısrarcı davranan tüketiciler, bu kez de kendilerinden istenen masrafla şoke oluyor. Daha kârlı çıkacağını düşünen tüketiciler, 'yapılandırma cezası' ve 'yapılandırma masrafı' adı altında istenen yüksek meblağlar karşısında şaşkına dönüyor. Bir Yargıtay üyesinin, alınan daha önceki kararlara örnek göstererek, 'Yeniden yapılandırılacak kredilere dosya, sigorta, ekspertiz masrafı adı altında ikinci kez yeniden ücret yansıtamazsınız' uyarısı yapmasına rağmen, bazı bankalar oyunlarını sürdürmekte ısrarcı davranıyor.
Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz, kredisini yeniden
yapılandırmak isteyenlere bankaların ek masraf ya da ceza uygulayamayacağını
söyledi. Deniz, şunları kaydetti: "Yeniden faiz yapılandırması
istendiğinde banka komisyon talep ediyorsa, vatandaşın buna itiraz etmesi
gerekir. Önce bankaya bireysel itiraz yapılmalı, anlaşma sağlanamazsa yargıya
başvurulmalı."
MAHKEMEYE BAŞVURUN
Bülent Deniz, bankanın istediği masraf ya da haksız ücret bin 160 liraya kadar ise vatandaşın 'hakem heyetine' başvurabileceğini, daha yüksek bir meblağ olduğunda 'tüketici mahkemeleri'ne gidilmesi gerektiğini söyledi.
Bülent Deniz, bankanın istediği masraf ya da haksız ücret bin 160 liraya kadar ise vatandaşın 'hakem heyetine' başvurabileceğini, daha yüksek bir meblağ olduğunda 'tüketici mahkemeleri'ne gidilmesi gerektiğini söyledi.
Burçin Göktan, Takvim 12.12.2012 http://www.takvim.com.tr/Ekonomi/2012/12/12/oyunbank
Etiketler:
banka,
dosya masrafı,
kredi,
medya haberleri,
tüketiciler birliği federasyonu
8 Aralık 2012 Cumartesi
Alışverişsiz Bir Gün Geçirebilir Misiniz?
Yıllar
önce “Alışveriş yapmadan bir gün geçirebileceğinizi hiç düşündünüz mü?” diye
soran Ted Dave ile başlayan ‘Buy Nothing Day’ (Satın Almama Günü) hareketi yaklaşık 55 ülkede kutlanıyor.
Tüketiciler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz’in
öncülüğünde 2002 yılından beri Türkiye’de bu etkinliğe katılan ülkeler
arasında. Deniz, “ Asıl amaç tüketim çılgınlığına dikkat çekerek bilinçli
tüketimi yerleştirmek” dedi.
Kanadalı grafik sanatçısı olan Ted Dave bir reklam
şirketinde çalıyordu. İşinde başarılı olmasına rağmen kendisini rahatsız eden
bir şeyler vardı. Çünkü günlük yaşantıdaki her olaya reklamcı gözüyle baktığı
için, kendisi de dâhil bütün insanların başkaları tarafından yönlendirildiğini
görüyordu. İnsanlar kendi istekleriyle değil de reklamlar doğrultusunda bir
şeyler satın alıyorlar. Üstelik satın alma işleminin ihtiyaçtan çok bağımlılık
haline geldiğini düşünüyordu.
1992 yılında radikal bir karar alan Ted Dave,
insanları biraz olsun kendine getirebilmek ve tüketim çılgınlığından
kurtarabilmek için bir kampanya başlattı. Ted Dave, bu kampanya ile insanları
bir gün boyunca alışveriş yapmamaya çağırıyordu. Kampanya için seçtiği ve ‘No
Shop Day’ (Alışverişsiz Gün) adını verdiği gün ise, bir yıl boyunca en fazla
alışverişin yapıldığı Şükran Gününün ertesi günü yani Kasım ayının son Cuma
günü idi.
Yıllarca bir reklamcı olarak çalışan Ted Dave,
hazırladığı afişler ve posterlerle insanları tüketmemeye, alışveriş yapmamaya
davet ediyordu. Ted Dave’nin öncülüğünü yaptığı bu hareket ilk yılında Kanada
halkı tarafından büyük ilgi gördü. Daha sonra ‘Buy Nothing Day’ adını alarak
ABD, İngiltere, İsveç, Norveç, Japonya gibi ülkelerin arasında bulunduğu
yaklaşık 55 ülkede kutlanmaya başladı. ABD’de kasım ayının son günü, Avrupa da
ise kasım ayının son cumartesi ‘Satın Almama Günü’ olarak belirlendi.
2002
yılında Türkiye’de bu etkinliğe katıldı
Tüketiciler Birliği Federasyonu Genel Başkanı M.
Bülent Deniz, 15 yıldır tüketici haklarıyla ilgilediğini, birçok tüketici
hareketine öncülük ettiğini belirterek 2002 yılında ‘ Buy Nothing Day’
organizasyonunun Türkiye’de de etkinlik göstermesine öncülük ettiğini dile
getirdi. Deniz, dünyanın bir tarafında obezite varken diğer bir tarafında ise
açlığın olduğunu. Bunun nedeninin üretim kaynaklarının yeterli üretim
yapmamasından kaynaklanmadığını aksine dağıtımın adil olmadığından
kaynaklandığını belirtti. ‘Satın Almama Gününün’ insanların tüketim
çılgınlığına dikkat çekmek açısından önemli olduğunu anlatan Deniz şöyle
konuştu: “İstanbul’da günlük çöpe atılan ekmek miktarı İzmir’in günlük ekmek
ihtiyacını karşılıyor.” dedi. Bu ve buna benzer birçok örneğin olduğunu dile
getiren Deniz, insanların doğru tüketmediğinin daha da önemlisi çok fazla
tükettiğinin altını çizdi. Deniz “İnsanların sade yaşam çerçevesinde günlük
ihtiyaçlarını karşılayarak yaşaması mümkünken gerek medya ve reklamlar gerekse
sosyal çevre nedeniyle çok fazla tüketiyor” diye konuştu.
Türkiye’de
tüketim toplumu haline geldi
Türkiye nüfusunun 75 milyon olduğunu buna karşılık
110 milyon cep telefonu kullanıcısı bulunduğunu vurgulayan Deniz,
tüketicilerin, ortalama olarak altı ayda bir cep telefonlarını
değiştirdiklerini ekledi. Deniz, tüketicilerin, aldıkları arabanın taksitleri
biter bitmez arabanın modelini değiştirmeyi düşündüklerini, birkaç günlük
bayram tatilinde bir yerlere gidebilmek için 12 ay bankalara borçlandıklarını
vurguladı. Deniz, “İnsanlar tükettikçe borçlanıyor borçlandıkça oradan oraya
aktarma yaparak günü kurtarmaya çalışıyor bütün bunlardan bunalıp alışveriş
yaparak kendini iyi hissetmeye çalışıyor” diye konuştu.
Deniz,”Haydi gelin kasım ayının son cumartesi günü
hiçbir şey satın almayarak tüketiciler olarak gücümüzü ortaya koyalım. 24 saat
boyunca alışveriş yapmayalım” dedi.
Etiketler:
medya haberleri,
satın almama günü,
tüketim toplumu
5 Aralık 2012 Çarşamba
"Tüketicinin Kara Kışı Başladı..."
BOTAŞ'ın, kamu santrallerine verdiği doğalgaza yüzde 37 zam yapmasının ardından, gözler elektrik fiyatlarına çevrildi...
Tüketiciler Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; enerji fiyatlarındaki olası gelişmeleri, İMC TV. Ekonomik Panorama, Tempo TV. Ana Haber ve TV8 Ana Haber bültenlerinde değerlendirdi.
2012 Nisan ayından bu yana elektrik fiyatlarına yüzde 21, doğalgaz fiyatlarına yüzde 30 zam yapıldığını hatırlatan Deniz, şu uyarılarda bulundu:
"Tüketicinin yaşamını sürdürmesi için zorunlu olan aydınlanma, ısınma ve ulaşım fiyatlar başdöndürücü bir hızla artıyor. Bu yılın Nisan ayında 100,00 TL. elektrik faturası ödeyen tüketici artık 121,00 TL. ödüyor. Yine 100,00 TL. doğalgaz faturası ödeyen tüketicinin cebinden 130,00 TL. çıkmaktadır.
BOTAŞ'ın elektrik üreten kamu santrallerine verdiği doğalgaz fiyatına yaptığı yüzde 37 zam ve EPDK. nın geçtiğimiz günlerde elektrik dağıtım firmalarının kâr marjlarını arttıran kararının ardından önümüzdeki günlerde elektrik fiyatlarına yüksek oranda zam yapılacağı belli olmuştur.
Tüketiciye ulaşan her türlü mal ve hizmetin zorunlu maliyet unsuru olan elektirk fiyatına yapılacak zam, herşeye zam demektir. Gıdadan, giyeceğe her türlü mal ve hizmetin fiyatı artacaktır. Kamusal ve tekel niteliğindeki elektrik, doğalgaz ve akaryakıt fiyatlarındaki artışlar, tüketici için kara kışın başladığının habercisidir. Tüketiciyi zor bir kış beklemektedir.
Siyasi iktidar doğalgaz, elektirk ve akaryakıt üzerinden hazine kasasını denkleştirme politikasını bir kenara bırakmalı, bu ürünlerin tüketiciye ulaşırken aldığı yüksek orandaki vergilerde indirime gitmelidir."
Etiketler:
doğalgaz,
dolaylıvergi,
elektrikzammi,
medya haberleri
15 Kasım 2012 Perşembe
"Helal Olsun..."
İşadamı Ali Ağaoğlu'na Fatih Ormanı'na yönelik bakanlığın iptal kararı sonrası bir şok da Tüketiciler Birliği'nden geldi. Uzmanlar reklamla yanıltıldığını düşünen tüketicilerin, paralarının iadesini isteyebileceğini belirtti.
Ağaoğlu Holding'in kullanım haklarını elinde bulundurduğu Fatih Ormanı'na ilişkin ruhsatın iptal edilmesinin ardından, 'Maslak 1453' adıyla yaptığı proje kapsamında 2 binin üzerinde daire satıldığı açıklaması, gözleri Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü'ne çevirdi. Tüketici Dernekleri, Ali Ağaoğlu'nun Fatih Ormanı'nı Maslak 1453'ün parçası gibi gösterdiğini belirterek tüketicinin yanıltıldığını, tüketicilerin dairelerini iade hakları doğduğunu açıkladı. Tüketiciler Birliği Onur Kurulu Başkanı Aydın Ağaoğlu, Tüketici Kanunu'nun 16. maddesinde, 'tüketiciyi aldatıcı, yanıltıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, reklam ve ilanlar yapılamaz' şeklinde hüküm mevcut olduğunu hatırlattı. Aydın Ağaoğlu, yanıltıcı reklamlar nedeniyle Sanayi Bakanlığı ve Reklam Kurulu'nun re'sen harekete geçmesi gerektiğini belirterek 'Tüketici Kanunu'nun 25. maddesinde öngörüldüğü şekilde şirkete ceza uygulamalıdır. Aksi taktirde bu tür yanıltıcı reklamlarla tüketicilerin istismarı sürüp gidecektir. Uygulanacak ceza konusunda kamuoyu da bilgilendirilerek benzer şekilde yanıltıcı reklam ve ilanlarla tüketiciyi yanıltmaya teşebbüs edeceklerin önü de kesilmelidir' dedi.
BAKANLIK HAKKINI GERİ ALDI
'Tüketici Kanunu'nun 4. maddesine göre, ilan ve reklamlarında tüketicinin beklentisini karşılamayan mal, ayıplı maldır. Bu reklamı yasaklama ve idari ceza (para cezası) uygulama yetkisi vardır. Bunun dışında reklamlara bakarak yanıltılmak suretiyle projeye para yatırmış olan tüketiciler, bu kanıya sahip olmuşlarsa firmaya ihtarname gönderebilirler' diyen Tüketiciler Birliği Onur Kurulu Başkanı, Maslak 1453 projesinden konut satın almış olanların, ödedikleri paranın iadesini ve sözleşmelerinin feshini isteyebileceğini vurguladı. Aydın Ağaoğlu, 'Kanuna göre şirket, haklı sebebe dayanan talepleri yerine getirmek zorundadır. Aksi takdirde tüketiciler, mahkemeye başvurarak ödedikleri parayı faizi ile birlikte talep edebilirler' diye konuştu.
Ağaoğlu hatasını kabul etti
İşadamı Ali Ağaoğlu, düzenlediği basın toplantısında, Maslak 1453 projesine ilişkin hazırladıkları reklam hakkında 'Biraz kibirli oldu' itirafında bulundu. Orman Bakanlığı'nın Fatih Ormanı ile ilgili ruhsat iptalini de değerlendiren Ağaoğlu, usûl hatası yaptıklarını kabul etti. Ağaoğlu, 'İki sene sonra devredebilir ama bakanlığın iznine tabi. Biz maalesef burada usûl hatası yaptık. Bakanlığın bu yetkisi var. Biz buna saygı duyarız. Noterden ihtarname geldi. 10 gün içinde teslim etmemiz gerekiyor' diye konuştu.
Ormanın içinde zannettik
Tüketici Hakları Uzmanı Avukat Bülent Deniz, Ali Ağaoğlu'nun daha önce yayınladığı reklamları gören müşterilerin orman içinde yapılan bir inşattan daire alacağı fikrine kapıldığını belirterek şunları kaydetti: 'Reklama bakıldığında vatandaşlar ağaçlar arasından bir daire alacakları fikrine kapılıyor. Bu yanıltıcı bir reklamdır. Ben bile 'Helal olsun Fatih Ormanları'nın içinde' demekten kendimi alamadım.'
Yeni Şafak, 15.11.2012 http://www.yenisafak.com.tr/gundem-haber/ayipli-mal-soku-15.11.2012-423711#
Etiketler:
ali ağaoğlu,
konut,
medya haberleri,
tüketiciler birliği federasyonu
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





