10 Mart 2020 Salı

Devlet Bana Yalan Söylemez

Viking Günlüğü 9 mart'20

Gün ışır, yaşam başlar.
Issızlığın sesi, hepi topu 70.000 kişiden çıkıyormuş, geceden değişen; fazladan bir  kaç araba, bir kaç insan...
...
Kentin ara sokaklarında ürkek adımlar.
Büyücek bir kilise, Gustav Adolfs kilisesi.
Bir hamle içine doğru, kapalı!
Yol üstünde daha küçük bir kilise daha, o da kapalı!..
İsveç'te yaşayanların yüzde 88'i, "din yaşamımda önemli bir yer tutmuyor" demiş zaten.
Oysa 2000 yılına kadar Luteran Kilisesi, devlet dini. O yıl, bir yasa ile devlet/din bağlantısı son bulmuş.
Şimdilerde her yıl kiliseye bağlı olanların sayısında yüzde 1'lik düşüşler kaydediliyor.
Boras'tan Karlstad'a yolculukta, kilise benzeri yapıların önünden geçerken, şoförümüz Yaser Bey dedi; "kiliseler cemaatsizlikten dolayı birer birer satılıyor." 
...
Mahallemin nüfusundan az Boras halkı, ama ne çok kitapçı var!
Ve güzel bir kültür merkezi; sergi salonu, sinametek ve ışıl ışıl bir kütüphane, sokaklarda olmayanlar orada...
Bir köşede okul öncesi çocuklar için küçük oyun alanı ve kitapları; diğer yanda emeklilerin oturup gazete, dergi karıştırdıkları alan; bir diğerinde dizi dizi bilgisayarlar, gençler, her çeşit ırktan, türlü giyimli...
...
İsveç, uzun boylu ve yaşlı insanların ülkesi.
...
Tütün için topyekun savaş ilan edilmiş.
Markette sigara standı, içi görünmeyen bir küçük dolapta.
Sigara için kasadan fiş alıp başka bir görevli yardımıyla dolabın kilidi açılıp sigara alınır ve yeniden kasaya gelip parası ödenir.
Kimi sokaklarda sigara içmek de yasak.
Açıkta sigara içmek için kimi yerlerdeki çöp kutularının başında olmak gerek.
Tiryakiler için cehennem.
...
Her evin penceresinde küçük abajurlar.
Hava karardı mı hepsi yanıyor.
Uzun, karanlık kış günlerinde, sokaktaki lambaların yetersizliğine çare diye üretilmiş, toplumsal bir refleks; pencerelerden sızan ışıklar sokağı aydınlatsın.
...
Konya'da Kulu ilçesi, 50.000'den biraz fazla.
Çok daha fazlası İsveç'de yaşıyor.
1965 yılında İsveç'e gelen ilk Kulu'lu göçmen işçilerin peşi sıra bütün Kulu İsveç'e akmış; İsveç'teki Kulu'lar, Türkiye'deki Kulu'lulardan daha fazla.
İsveç'te ulaşımımızı sağlayan Yaser Bey Kulu'lu. Annesi 3-4 yaşında iken gelmiş, kendisi doğma büyüme İsveç'li.
Boras'tan Karlstad'a giderken, uzun uzun anlattırdım ona.
Daha da anlatacak; o anlatacak, ben yazacağım.
...
İsveç, uzun boylu, yaşlı ve "devlet bana yalan söylemez" diyenlerin ülkesi.



Viking Günlüğü

Viking Günlüğü 8 mart'20
Bankodaki görevliye, "siz neden maske takmıyorsunuz" sorusu...
"Takmamız yasak..."

İsveç, uzun boylu, yaşlı ve "devlet bana yalan söylemez" diyenlerin ülkesi.

Viking Günlüğü 10 mart'20
Krizi yönetmekle görevli o yüksek güvenlikli kurumda, bir çalışan coronavirüs kapmış, hastanedeymiş.

Viking Günlüğü 11 mart'20
Eski deyiş, yolda tanıyor insan yoldaşını.

Selâm olsun hepsine; yolculuk yaptık, yoldaşlık ettik.

9 Mart 2020 Pazartesi

Takmamız Yasak

Viking Günlüğü 8 mart'20

Bilmediği bir diyara gidecekse insan, menzile gece varmamalı.

Üçbin kilometre öteye, İsveç'e, Boras kentine düştü yol.
Gece vakti ne geldiğini anlıyor, ne de nereye geldiğini.
Evet, menzile gece değil, yaşamın başladığı saatlerde varmak gerek.
....

Rota belli olunca, güncel endişe; "coronavirus"
Görmezden gelmeye kalkışmanın yararı yok, illet tüm dünyayı sarmış.
Her gün ölüm haberleri
Antiseptik, ıslak mendiller, maske tedarikli.
...
İstanbul yeni havalimanı.
Maskeli yolcular, hapşırık sesine duyarlı kulaklar, sağda-solda birbirine kuşku ile bakan insanlar.
Alışılmışın ötesinde sakinlik, neredeyse koca havalimanı boş.
Bankodaki görevliye, "siz neden maske takmıyorsunuz" sorusu...
"Takmamız yasak..."
Endişe her yanımızı sarmış, neredeyse evde bile maske ile dolaşırken; en riskli yerde saatlerini geçiren emekçilere maske yasak,  öyle mi?
...
Goteborg havaalanı.
Termal kamera, ısıölçer arıyor paniklemiş gözlerimiz.
Ne maske, ne termal kamera, ne de başka bir şey.
Kararmış gökyüzünün, rüzgarın, yağmurun kuşattığı kente elimizi kolumuzu sallayarak girmek.
Ardından Boras.
....
Issız sözcüğünün sözlükteki maddesinin karşısına açıklamalar düzmeye gerek yok; "Boras" yazılsa, yeterli.
Sokaklar boş, zayıf ışıkların sızdığı bir kaç cafe, içlerinde tek tük insanlar.
Belki gün ışıyıp, yaşam başladığında ortaya çıkacaklar.
Kimbilir...








21 Şubat 2020 Cuma

Tüketici örgütleri zamlara karşı UKOME'de temsil hakkı istiyor

TBF Genel Başkanı Deniz, vatandaşın toplu taşıma araçlarına yapılan zamlardan daha az etkilenmesi için İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nde (UKOME) tüketici temsilcilerinin de bulunmasını istedi.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, UKOME'nin toplu taşıma araçlarına uyguladığı zam kararını doğru bulmadıklarını söyledi.

Kararın alınma sürecini değerlendiren Deniz, "Bir defa bu kararı veren kuruma bakmak lazım. Milyonlarca tüketiciyi ilgilendiren bir zam kararı alıyor ama bir tane tüketici örgütü o kurulun içerisinde bulunmuyor. Esnaf odaları, esnaf birliği, jandarma, emniyet... Herkes var. Ancak tüketicinin hakkını koruyacak bir örgüt yok. Zam talebinde bulunan esnaf, zammı alan esnaf... Peki 'Tüketici ne diyor?' Soran yok. Bir defa bu çok büyük yanlış. UKOME'de artık tüketiciler de yer almalıdır. Zira toplu taşımaya getirilen zamların tümü tüketicinin aleyhine sonuçlanıyor." diye konuştu.

Son zamanlardaki birtakım fiyat artışlarının esnafın maliyet artışından kaynaklandığını bildiklerini anlatan Deniz, bu açığın tamamen vatandaşın üzerine yıkılmasına da karşı olduklarını ifade etti.

Anayasa'nın 172. maddesinin tüketicinin örgütlenmesi ve temsil edilmesine yönelik devletin yükümlülüğünü düzenlediğini vurgulayan Deniz, şunları kaydetti:
"6502 sayılı yasanın birçok yerinde bu türden heyetlerin içerisinde tüketici örgütlerinin bulunması şart koşuluyor. Bu minvalde şehirlerdeki hal komisyonlarında, pazar yerlerinin belirlenmesinde dahi tüketici örgütü temsilcisi varken, büyük şehirlerin toplu ulaşım fiyatlarının belirlendiği UKOME'de tüketici temsilcisinin bulunmaması kabul edilir bir durum değil. Bunun son örneğini son yapılan zamda gördük. Zam talebi esnaf odalarından geldi ve UKOME bu talebi karara bağladı. Ama tüketici temsilcisi o kurulda yer alsaydı, söyleyeceği bir şeyler mutlaka olacaktı."

Zammın İstanbul'da yaşayan vatandaşları rahatsız ettiğini dile getiren Deniz, sözlerini şöyle tamamladı:
"En azından zam kararını yaz aylarına erteleyebilirlerdi. Tüketicinin beli bir kez daha bükülmüştür. Vatandaşın toplu taşımaya yapılan zamlardan daha az etkilenmesi için UKOME'de tüketici temsilcilerinin de yer alması ciddi ciddi düşünülmelidir."

13.02.2020, Mehmet Ali Derdiyok

Terör Soframızda!…

Tarım ve Orman Bakanlığı, Tüketicilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş gıdaları üreten ve satan firmaları açıkladı. Liste hayli kabarık, içecekten hayvansal ürünlere ve hatta zeytinyağına bile hile karıştırılmış. 74 Firma 99 parti ürün için tam liste burada.


Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent deniz, Gıda Terörünün bitirilmesi için yapılacak tek “şey” ‘i açıklıyor.

Eyvah! Sevgililer Günü geliyor…


Tüketici Birliği Federasyonun’dan
14 Şubat Sevgililer Günü için özel teklif…




Deniz: Toplu Ulaşım Zammı geri Alınsın

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Toplu Ulaşım zammını değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz “Ukome de Tüketici Temsilcisi yok.” dedi.











Plaza bankacılarına komisyon ayarı geldi

Birçok ilde reel sektörün sorunlarını dinleyen Hazine ve Maliye Bakanlığı, bankaların uygulamalarına yönelik şikayetler üzerine düğmeye bastı. Merkez Bankası dün yaptığı düzenleme ile EFT ücretleri başta olmak üzere bankaların faiz dışında aldığı ücret, masraf, komisyonlara sınırlamalar getirdi.

Hazine ve Maliye Bakanı Dr. Berat Albayrak banka komisyon ve ücretlerine getirilen yeni standartlara ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Albayrak, Twitter hesabından yaptığı değerlendirmede, şu ifadeleri kullandı: “Gittiğimiz her yerde vatandaşlarımız ve iş dünyamız bankaların aldığı ücret ve komisyonlar ile ilgili şikayetlerde bulunuyordu. Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitemizin (FİKKO) gündemine aldığımız konu ile ilgili Merkez Bankası ve BDDK, ücret ve komisyonlara standartlar getirdi. Komisyon, ücret ve masraflarla ilgili yapılan bu önemli düzenlemelerin vatandaşlarımıza ve iş insanlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Attığımız her adımda vatandaşlarımızın hukukunu korumaya, maliyetlerini düşürmeye öncelik vermeye devam edeceğiz.”

51 KALEMLE SINIRLANDI
Bakan Albayrak, geçen ay ekonomi medyası ve ekonomistlere yönelik düzenlediği değerlendirme toplantısında da plaza bankacılığını eleştirerek, bankaların sahaya inerek reel sektöre destek vermesi gerektiğini belirtmişti. Düzenlemeye ilişkin Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamaya göre; bankalarca ticari müşterilere “Ticari Krediler”, “Dış Ticaret”, “Nakit Yönetimi” ve “Ödeme Sistemleri” kategorilerinde sunulacak ürün ve hizmetler karşılığında alınabilecek ücretleri 51 kalemle sınırlandırdı. Önceden bu kalemlerin sayısı 2 bin 400’e kadar çıkıyordu.

MARTTAN İTİBAREN GEÇERLİ
Yapılan kapsamlı değerlendirmeler sonucunda; bankalarca ticari müşterilere sunulacak ürün veya hizmetler karşılığı alınabilecek ücretlerin tür ve niteliklerinin, azami miktar ya da oranlarının ve bunlara ilişkin standartların belirlenerek, tahsil edilen ücretlerin daha şeffaf, anlaşılır ve karşılaştırılabilir olmasını sağlamak üzere düzenleme yapılmasının uygun görüldüğü kaydedilen açıklamada yayınlanan yeni tebliğle ilgili, “Şeffaflığın sağlanması amacıyla bankalara bilgilendirme yükümlülükleri getirilmiştir. Tebliğde yer alan düzenlemeler, 1 Mart 2020 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek olup, bu tarihten önce kurulmuş sözleşmelere yürürlük tarihinden sonra gerçekleştirilecek işlemler bakımından da uygulanacaktır” denildi.

EFT’YE AYAR GELDİ
Düzenlemeye göre ticari müşterilerden alınabilecek ücret, masraf ve komisyonların sayısı 2 bin 400’den 51’e çekilirken, finansal tüketiciler için bu sayı 20’dan 16’ya indirildi. Kredi kartlarında nakit avans komisyonu en fazla yüzde bir olarak belirlendi. Hesap işletim ücreti ve hsap açım ücreti kaldırıldı. Ticari kredilerde yüzde 2-6 oranında bulunan erken ödeme komisonu kalan vadede iki yıla kadar olanlarda yüzde bire, iki yıldan uzunlarda yüzde 2’ye düşürüldü. Kredi tahsis ücretleri tek kalem altında toplandı ve kredinin on binde 25’i ile sınırlandı. Diğer yandan EFT ücretlerine de sınırlama getirildi. Düzenleme öncesi en düşük EFT ücreti 6 TL iken 1 TL’ye çekildi. 850 TL olan en yüksek EFT ücreti de 100 TL ile sınırlandırıldı.

'KAPIDAN GEÇENDEN PARA İSTEYECEK HALE GELMİŞLERDİ'
Bankaların aldıkları ücret, masraf ve komisyonlara getirilen sınırlandırmaları olumlu karşıladıklarını belirten Tüketiciler Birliği Federasyonu (TBF) Başkanı Av. Mehmet Bülent Deniz, “Bankalar neredeyse kapıdan geçenden, banka şubesinin camına bakandan para isteyecek hale gelmişlerdi” dedi. 2007’den beri tüketicilerin bankaların aldıkları bu ücretlerden şikayetçi olduğunu anımsatan Av. Deniz, “2014’te yapılan düzenleme ile BDDK’nın bu kalem ve tutarları belirlemesi öngörüldü. Ancak bugüne kadar BDDK’nın aldığı kararlar tüketiciyi memnun etmedi. Meclis’e gönderilen yeni SPK yasa tasarısında bu kalemlerin Merkez Bankası tarafından belirlenmesi öngörüşmüşken, bir tebliğ ile bu yeniden düzenlemenin yapılmasını da manidar buluyoruz. SPK yasasını da hukukçular olarak inceliyoruz” ifadelerini kullandı.

11.02.2020, Recep Erçin, Aydınlık,

Avrasya Tüneli ücreti için Ticaret Bakanlığına başvurduk

Avrasya Tüneli geçiş ücretlerine yapılan zammı değerlendiren Tüketici Konfederasyonu Girişimi Dönem Sözcüsü Aziz Koçal; “akıldışı bu zam için Ticaret Bakanlığı’na başvurduk” dedi.

Tüketici Konfederasyonu Girişimi Dönem Sözcüsü Aziz Koçal şu açıklamayı yapmıştır:

Bilindiği üzere Avrasya Tüneli geçiş ücretlerine 01.02.2020 tarihinden geçerli olmak üzere zam yapılmış ve tek yön geçiş ücreti, otomobiller için 36,40 TL., minibüsler için 54,70 TL. olmuştur.

Kamusal nitelikteki bu hizmete yapılan zam, her türlü ekonomik değerlendirmenin ötesinde, TÜİK tarafından açıklanan enflasyon rakamlarının çok üzerindedir.

Ülke ekonomisinde 2018 yılında yaşanan kur şoku sonrasında Ticaret Bakanlığı tarafından, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik ile; “Girdi maliyeti ve döviz kuru artışı gibi fiyat değişimlerinden etkilenmemesine rağmen bu durumlardan etkileniyormuş gibi hareket ederek tüketiciye sunulan mal veya hizmetin satış fiyatında haklı bir gerekçe olmaksızın artış yapmak” haksız ticari uygulama olarak kabul edilmiş ve yaptırıma bağlanmıştır.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF), Tüketici ve Çevre Dernekleri Federasyonu (TÜÇEDEF) ve Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF)’in oluşturduğu Tüketici Konfederasyonu Girişimi olarak; yapılan bu zam nedeniyle gerekli incelemelerin yapılarak, yaptırım uygulanması istemiyle Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü’ne başvuru yapılmıştır. İlgili kamu otoritesinin bu başvurumuz üzerine zammın haksız olduğuna ilişkin sonuca ulaşacağı, yaptırım uygulayacağı ve tüketiciden büyük tepki çeken bu zammın geri alınacağı inancındayız.

Tüketici Konfederasyonu Girişimi adına
Dönem Sözcüsü
Aziz Koçal

Ticaret Bakanlığı Başvurusu


9 Şubat 2020 Pazar

Tüketicinin kampanyalara güveni kalmadı! İndirimin ayarı kaçtı sıkı takip şart oldu

Bazı perakende firmalarının aralıksız indirim kampanyaları açıklanması inandırıcılık yönüyle tüketicilerin aklında soru işaretlerine neden oluyor. Şüpheleri haklı bulan ve ‘Yıl boyunca indirim kampanyası olmaz’ diyen tüketici hakları savunucuları, ilgili mercileri denetimleri arttırmaya davet ediyor.

Perakende sektöründe süreklilik arz eden “İki al bir öde” veya “Bir alana bir bedava” gibi indirim kampanyalarına eleştiri yağıyor. Takvim aralıklarının sürekli güncellenmesinden dolayı tüketicilerin gözünde inandırıcılığını kaybetmeye başlayan kampanyaların aldatmacadan ibaret olduğu; vurguncuların piyasada cirit attığı görüşü hâkim.

Cezbedicilikle tuzağa düşmeyin
Sahte indirim furyasından şikâyetçi olan tüketici derneklerinin yöneticileri, vatandaşları fiyat araştırmaları ve karşılaştırmaları yapmaya çağırıyor. “İndirimli olarak lanse edilen ürünlerin fiyatları takibe alınmalıdır. Eski ve yeni fiyatlar karşılaştırılmalıdır” ikazında bulunan aynı yöneticiler, ilgili kamu kurumlarının ise denetimlere ağırlık vermelerini; vurgunculara göz açtırmamalarını talep ediyor.

Şikâyetler sürekli artıyor
Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz de Yeni Akit’e yaptığı açıklamada sahte indirimlerle ilgili yakınmaların arttığını belirtti. Bazı firmaların müşteri çekmek için yerli yersiz kampanya ilan ettiklerini anlatan Deniz, “Bunlar tüketicileri oltalamaya, avlamaya çalışıyorlar. Ama ileri gitmeye başladılar. Hileleri, oyunları bitmek bilmiyor. Bu durum ne yazık ki tüketicilerin indirimlere inanmamalarına ve tereddütle bakmalarına yol açıyor” dedi. Vitrinlerden inmeyen “Yüzde 70 indirim” veya “İki al bir öde” yazılarına itibar edilmemesi gerektiğini vurgulayan Deniz, “Fiyat araştırmaları yapılmalıdır. Ürünlere kampanyadan evvel biçilen bedeller öğrenilmelidir. Sıkıntılı hallerde Ticaret Bakanlığı’nın kapısı çalınmalıdır” ifadelerini kullandı.

Esnaf odaları göreve
Esnaf odalarının indirim oyunlarına karşı müdahalede bulunmadıklarına işaret eden Deniz, şöyle devam etti: “Bunlar yüksek bütçelerini piyasanın denetimi ve gözetimi için kullanmıyorlar. Kendilerini hissettirmiyorlar. Teftiş yapmıyor, hileler karşısında duyarsız davranıyorlar. Adeta tüketicilere düşmanlık ediyorlar. Diğer yandan; Ticaret Bakanlığı yetkilileri gerekli kontrolleri yapıyor, Alo 175 hattına ve mobil uygulama HFA-Bildirim’e gelen ihbarları önemle ele alıyorlar. Ama her yere yetişemiyorlar. Onların da güçleri ve imkânları ortada.”

Tüketicilere önemli uyarı
Bilinçli tüketimin önemine dikkat çeken Deniz, “Muhakkak ve muhakkak yararlanacağımız, kullanacağımız ürünü tercih etmeliyiz. Ürünü indirimli ya da uygun fiyatlı olduğu için satın almaktan kaçınmalıyız” diye ekledi.

Tedbir alınması şart
İndirimlerin önemli bir sorun haline geldiğine işaret eden perakende gruplarının patronları ise şu görüşleri paylaşıyor: “Ardı arkası kesilmeyen kampanyalar tüketicilerin ilgilerini çekmiyor. Kampanyalarla ilgili algı olumsuz. Problem büyük. Bu probleme e-ticaret şirketleri neden oluyorlar. Ortada kural mural kalmadı. E-ticaret şirketleri, vaatlerde bulunup duruyorlar. Haklı olarak vaatlerle ilgili menfi görüşler peş peşe geliyor. Yani her gün yüzde 70 ya da yüzde 80 indirim olmaz. Bu konuda tedbir alınması şart.”

05.02.2020, Buğra Kardan, Yeni Akit