27 Nisan 2017 Perşembe

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Bülent Deniz "Taksimetre denetimleri sıklaştırılmalı"

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, mühürsüz taksimetre şikayeti üzerine harekete geçen Bilim Sanayi ve Ticaret Bakanlığı müfettişlerinin İstanbul’da taksilere yaptığı denetimlerin sıklaştırılarak devam etmesini gerektiğini söyledi.

Konuyla ilgili olarak bir yazılı açıklama yapan Federasyon Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “Denetimler arttırılmalı ve düzenli hale getirilmelidir. Sık sık bazı taksicilerin vatandaşlardan ve özellikle turistlerden fazla para aldığı gündeme geliyor. Bu konuda bize de sıklıkla şikayet geliyor. Taksimetre zammından sonra yeni tarifeye geçmek için taksimetre ayar ve muayene servislerine giden taksiciler de işlemlerin prosedüre uygun yapılmadığını iddia etmişlerdi. Bizde bunu gündeme getirmiştik. Sürekli şikayet alıyoruz. Dün bir şikayeti değerlendiren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yetkilileri, İstanbul'da denetim yaptı ve bazı taksilerdeki taksimetrelerin mühürsüz olduğunu tespit etti. Vatandaşların şikayetleri önemseyen yetkililere, teşekkür ediyorum. Ancak, tüketiciler olarak, bu denetimlerin yurt genelinde ve sürekli yapılmasını istiyoruz”dedi.

23 Nisan 2017 Pazar

Markaların ‘Y/Z’ İmtihanı

2000 ve sonrasında doğanların oluşturduğu kuşak için kullanılıyor, ‘Z Kuşağı’ nitelemesi.
Yani en yaşlıları, bugün 16-17 yaşında.
Bir de, bir önceki kuşak var; ‘Y Kuşağı.’
Onlar da, 1980-1999 arasında doğanlar, yani şimdinin 18-35 yaş arasındakiler…

Bu iki kuşağın insanları, insanlık nüfusunun en dinamik yani yeryüzünde satın alma işini en çok gerçekleştiren grubu oluşturuyor.
Dolayısıyla insana ulaşan her türlü ürünün potansiyel alıcısı durumundalar.
Yani tüketici tercihinde ön sırada olmak isteyen tüm markaların da gözüne kestirdiği insanlar.

Bu iki kuşağın insanları bir garip.
Kendisinden önceki neslin yaşam düzeninin dışında, kendileri için ürettikleri bir yeni yaşam oluşturmuş durumdalar:

Bilgiye ulaşmak onlar için sorun değil, en hızlı nasıl ulaşacaklarını dert ediyorlar.

Ana akım medya yerine tüm insanlıkla iletişim kurdukları, haber alıp verdikleri sosyal medyayı tercih ediyorlar.

‘Mağaza dolaşmak’ deyince, firmaların internet sitelerinde sörf yapmayı anlıyorlar.

Ve en önemlisi, kurdukları dünyayı tek bir boşluk bırakmadan sardıkları ağları sadece hangi markayı tercih ettikleri veya markalardan beklentilerini anlatmak için değil, önemsedikleri markaların pazarlama ve markalaşma süreçlerine etki etmek için de kullanıyorlar.

Önceki kuşaklara satış yapan markalar, yaşama dair hedefleri kendileri koyuyorlar, tüketiciye örneğin ‘bizi satın alırsan havalı olacaksın’ mesajlarıyla ne giyeceğimizi, ne yiyeceğimizi belirliyorlardı.
Yani tüketicinin tarzına, isteğine markalar karar veriyordu.

Oysa durum şimdi farklı.
Y ve Z kuşağı insanları, markaların bu rol model olma özelliklerini ellerinden alıverdiler.
Artık marka değil, Y ve Z kuşağının insanları markalara hükmediyor.
Kurdukları kesintisiz, yoğun ve anında iletişimle ne istediklerini markalara dayatıyorlar.

Markaların işi artık zor.
Tüketiciye yaşam hedefi ve tarzı koymak yerine, tüketicinin onlara biçtiği hedefin gereğini yapmak zorundalar.

Şimdi kral gerçekten tüketici mi oldu acaba?


7 Nisan 2017 Cuma

Acı Koro

Bir Pazar günüydü.
Aynaya baktığında, yüzündeki garipliği gördü.
Doktor kardeşini aradı; ‘nöbetteyim, gel bakalım..’

Bir Kulak Burun Boğaz asistanı baktı.
Bakar bakmaz, telefona sarıldı. Kürsünün en tepesine kadar herkesi aradı; ‘acil bir kolesteatom var…’

Şaşkın gözlerle etrafındaki koşuşturmaları izlemeye başladı.
Giyilen ameliyat önlüğü, kolunda açılan damar yolları.
Sekiz saatin ardından uyandığında, artık bir kulağından yoksundu…

*** 
Babası kalp krizi geçiriyordu.
Gecenin uğursuz bir vakti, hastanenin acil servisine ulaştılar.
İlk müdahale.
Ardından nöbetçi doktorun uyumak için odasına çekilmesi.
Birkaç dakika sonra gelen yeni bir kriz.
Sabah, cenazenin başında dökülen gözyaşları…

*** 
Yaşanmış milyonlarca öykünün sadece ikisi bu yazılanlar.
Birinde yitirilen bir yaşamsal organ, diğerinde kaybedilen bir baba.
1990’ların sonunda yaşanan bu iki olayın ardından akla düşen; ‘hastaların hiç mi hakkı yok’ sorusu…

Hukuk fakültesinin ilk yılında, geleceğin hukukçularına Roma Hukukunun bir saptaması öğretilir; En şerefli iki meslek vardır; biri avukatlık diğeri hekimlik… Her iki meslek erbabından yardım isteyen insan, malı, canı risk altındadır ve itaat etmeye hazırdır. Bu nedenle bu iki meslek erbabı, kendisine itaate hazır, acı içindeki insana şefkat ve sevgisini vermelidir…

*** 
‘Hastayız, haklıyız’ korosuna katılmak isteyenimiz var mı?

tüketicipostası 10. sayı; 'bir nefes sıhhat'


29 Mart 2017 Çarşamba

Concon Gençlik mi?

Çoğumuz, şimdinin gençlerine dudak bükerek bakıyoruz.
Ellerinde tabletler, akıllı telefonlar; ne anlama geldiğini bilmediğimiz jargonla iletişim kuran, ‘dibine kadar’ fantastik dünyalarında, dünyalarını Robenson’un adasına çevirip başkaları yokmuş gibi davranan ve onlara ‘Z Kuşağı’ adını taktığımız gençler…

Çok zamandır kulak veriyorum bu insanlara.
Görmeye, anlamaya, bagajımdaki katı eleştirilerimi doğrulamaya çalışıyorum.

Şimdi itiraf zamanı, sandığım gibi değilmiş bu ‘ergen’ler.

Koşulları, olanakları ne olursa olsun; bilmeye çalışan, değerlendiren, dünyaya kendi damgasını vurmak için çabalayan, azımsanmayacak bir grup var aralarında.

Homofobiye düşman, cinsiyetçi, ırkçı yaklaşımı hor gören, nefret suçlarının aklımıza gelmeyenini bile kıyasıya eleştiren, kendi Getto’larında dayanışmayı her daim canlı tutan bu gençler; -çok değil- önümüzdeki onbeş-yirmi yılın ardından, kimi zaman bir banka gişesinin ardından bize ‘hoşgeldiniz’ diyecek, kimi zaman sağlık, adalet dağıtacak, kısacası dünyayı yönetecek, karar alacaklar.

Şimdi toplu itiraf zamanı; onlarca siyasi parti, yüzlerce örgüt, milyonlarca ebeveyn…
Hangim(n)iz bu gençleri görüyoruz?

tüketicipostası 7. sayı: 'elbirliği-güçbirliği'

İyi şeyler yapmak için…
Eylül başıydı.
Birlikte çalıştığımız arkadaşlarımız, tüketici haklarına değinen periyodik bir yayın yapma fikrini ortaya attılar.
‘Yapabilir miyiz, arkasını getirebilir miyiz, okunur mu’ diye tartışa tartışa, 15 Eylül’de ilk sayı ile doğdu, ‘tüketicipostası…’

Yaptığımız her çalışmada olduğu gibi amatörlük üzerimize yapışmış.
Rahatsızlık mı?
Asla, yaptığımızı değerli kılan amatör çabalarımız, sevinçlerimiz, şükür duygusu…

İlk sayı derken, bir de baktık ki, Türkiye’nin ilk tüketici e-bülteni altı sayıya ulaşmış.
Altıncı sayıya ulaşmanın keyfi bir yana, ortaya çıkan ürünün insanımız tarafından sahiplenilmesi, okunması, elden ele ulaştırılması bizim için en büyük armağan oldu.

Dahası medya dünyasının duayen kalemleri; kimi zaman kendileri teklif ederek, kimi zaman da bizden giden amatör ricamıza değer vererek kalemlerini ‘tüketicipostası’ için çalıştırdılar.

Yetmedi, profesyonelliğin ve deneyimin damıttığı değerli bilgilerini, önerilerini bizlerle paylaştılar, yüreklendirdiler.
Bir de baktık ki, amatör heyecanla, çabayla ortaya çıkan bültenimiz için dergi nitelemesi yapılır oldu.
Bize düşen de, bu iltifatları, istikbaldeki marifetimize yormak oldu.

Uzun yıllar ülkemiz medyasında kalem oynatmış, kamuoyunu haberleriyle, yorumlarıyla aydınlatmış usta isimler yayın kurulumuzda olmayı lütfettiler;

Ekranlarda, yazılı basında, ekonomi üzerine halkın sesi olan sayın Bilal Şahan, yayın kurulumuza güç verirken halkın nabzını tutan yazılarıyla her sayı ‘tüketicipostası’nda…

EkoPolitik deyince akla gelen isim, ekonomi gazeteciliğinin duayenlerinden, marka isimlerinden sayın Çetin Ünsalan, ekranların marka programı EkoPolitik’i, ‘tüketicipostası’ için köşeye taşıdı.

Ve enerji söz konusu olduğunda, tartışmasız ilk akla gelen isim sayın İsmail Altunsoy da, Türkiye’nin Enerjisi ile mütevazı dergimizde yer almayı kabul ettiler.

Son dönemin modası, ekran ekran gezen tarihçilere inat; tarihi, sanat perspektifinden günümüze taşıyan nitelikli bir sanat tarihi uzmanı, sayın Yelda Yalaman, her sayıda birikimini bizlerle paylaşacak.

Kalanı bizim takım, Tüketici Birliği Federasyonu’nun yılmaz savaşçıları, aktivistleri…

Ve asıl haber belki de şu; ‘tüketicipostası’ artık aylık olarak ve umarız bir sonraki sayıda yeni bir görsel ve arayüz ile huzurunuza gelecek.

Biz yüreğimizi, emeğimizi koyduk.
Eksikler, hatalar yine de bizedir.

Varsa bir güzellik, ümit, başarı ‘tüketicipostası’na sahip çıkan sizlere aittir.

tüketicipostası 7. sayı: 'elbirliği-güçbirliği'

14 Şubat 2017 Salı

Sanayicileri elektrik çarptı zam kaçınılmaz

CHP’li Böke, elektrik tedarik eden şirketlerin dövizdeki artışı bahane ederek şirketlerle sözleşmeleri iptal ettiğini belirterek, “Yeni sözleşmeler yüzde 20 zamlı fiyattan yapılıyor” dedi.


Elektrik dağıtım şirketlerinin kur ve üretim maliyetlerindeki artışı gerekçe göstererek organize sanayi bölgelerindeki (OSB) sanayicilerin kullandığı elektriğe yüzde 20 zamlı tarife uygulaması Meclis gündemine taşındı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Doç. Selin Sayek Böke, TBMM'ye verdiği soru önergesinde, bir süre önce elektrik kesintileri sebebiyle mağdur olan OSB'lerdeki sanayicilere bir darbenin de elektrik tedarikçilerinin sözleşmeleri iptal etmesiyle geldiğini bildirdi.

DEVLETTE DE PAHALI
Elektrik şirketlerinin kurun artması nedeniyle mevcut sözleşmelerdeki fiyatın kâr sağlamadığını öne sürerek başta OSB'ler olmak üzere iş dünyasıyla yaptıkları sözleşmeleri iptal etmeye başladığını ifade eden Böke, şirketlerin mevcut sözleşmeleri iptal edip yeni sözleşmeleri yüzde 20 zamlı fiyattan yapmayı teklif ettikleri yönünde şikayetler aldıklarını söyledi.
Böke, OSB'lerin sözleşmeleri bu fiyattan yenilememesi ve elektriği devletten almayı seçmesi halinde de durumun değişmediğini, OSB'lerin her iki durumda da yüzde 20 zamlı fiyattan elektrik satın almak zorunda bırakıldığını belirtti.

MALİYETLER ARTACAK
OSB'lerin yargı yoluna gitmek zorunda kaldıklarına işaret eden Böke, “Sanayicilerin üretimde kullandığı elektriğe örtülü olarak yüzde 20 zam gelmesi anlamına gelen bu gelişmelerin, maliyet artışına, bu artışın da üretime ve fiyatlara yansıması kaçınılmaz görünüyor” dedi.

Böke, Enerji Bakanı Berat Albayrak'ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, ”Elektrik şirketlerinin iş dünyasıyla yaptıkları sözleşmeleri iptaliyle başlayan süreçten Bakanlık olarak haberdar mısınız? Konuyla ilgili herhangi bir inceleme ya da araştırma başlattınız mı?” diye sordu. Elektrik fiyatlarındaki yüksek artışın nedeninin açıklanmasını isteyen Böke, “Söz konusu sözleşme iptalleri ve bu iptallerin sonuçları nedeniyle ekonomik olarak zarar gören firmalar için, zararın telafisine dönük bir önlem hazırlığınız var mıdır? Maliyeti artan ve üretimi durma noktasına gelen OSB'lerin bu sorunlar nedeniyle yaşadığı ekonomik kaybın, sadece 2017 yılında, ülke ekonomisinde yol açacağı kayıp ne kadardır?” şeklindeki sorularının da yanıtlanmasını istedi.

SÖZLEŞMELER FESHEDİLEMEZ
Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, son elektrik kullanıcılarının sözleşme iptaline zorlanamayacağını söyledi. Deniz, “Elektrik sözleşmeleri belirli süreler için yapılıyor. Borç ödenmezse sözleşme fesih olunur. Böyle bir şey söz konusu değilse hiçbir son kullanıcı yeni sözleşme yapmak zorunda değil. Baskılar da anlamsız. Sözleşme bitene kadar belirlenen bedel üzerinden elektriği satın alma hakkına sahipler” dedi.

Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Hüseyin Yeşil de bazı OSB'lerde elektrik fiyatlarına zam yapıldığını söyledi. Yeşil, “Tedarikçi firmalar bunu yapıyorlar. OSB'ler de bunları bırakınca mecbur dağıtımcı şirketlere gidecekler. Tedarikçilerin bir kısmı dağıtıcı şirketlerin yan kuruluşları. Orada daha ucuza değil de gittiği dağıtıcıdan daha pahalıya alsın diye de bu tür numaraları yapıyor olabilirler” diye konuştu.

‘Taksimetre ayarlama işlemi usulüne uygun yapılmıyor’

İstanbul’da taksilere getirilen ve önceki gün faaliyete geçen 8 lira 75 kuruşluk indi-bindi ücretinin yankıları sürüyor. Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Başkanı Mehmet Bülent Deniz, taksimetre ayarlama işleminin usule uygun yapılmadığını açıkladı.


Konuyla ilgili yazılı açıklama yapan Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Deniz, “Federasyonumuza ulaşan bir e-posta da bu ayarlama işleminin usulüne uygun yapılmadığının kuyrukta çok fazla taksicinin olması nedeni ile taksimetre ayarlamasının adeta ‘bas mührü bas parayı’ şeklinde usulüne uygun yapılmadığı şikâyeti geldi. Biz bu başvurulardan yola çıkarak eğer gerçekten böyle bir şey var ise tüketicinin çok ciddi şekilde mağdur olacağı düşüncesindeyiz. Federasyon olarak bu konunun takipçisi olacağız” dedi.

Dava açacağız
Taksimetre ayarlarında taksici esnafının mağdur edilmesinin yanında 3 ay arayla esnafın iki kez taksimetre ayarlama ücreti vermek zorunda bırakıldığının altını çizen Deniz, “Akaryakıt nedeni ile artan maliyetlerden şikâyetçi olan taksici esnafı 3 ay arayla 2 kez taksimetre ayar ücreti vermek zorunda bırakıldı. Taksiciler mağdur edilmiş durumda. Gelinen noktada 2.5 km’ye kadar mesafeye kadar 8 lira 75 kuruş indi-bindi ücretinin ne kadar yanlış bir karar olduğunu gösteriyor. Ayrıca, ortada dolaşan iddialar doğruysa İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) bu kararı geri almak zorundadır. Yeni tarife ile ilgili yasal süre içinde biz gerekli davayı ve iptal davasını açacağız” diye konuştu.

Tüketici Birliği'nden "indi-bindi" uygulamasına tepki

İstanbul'da taksilere getirilen ve dün faaliyete geçen 8 lira 75 kuruşluk indi-bindi ücretinin yankıları sürüyor. Tüketici Birliği Federasyonu Mehmet Bülent Deniz, taksimetre ayarlama işleminin usule uygun yapılmadığını açıkladı.


İstanbul'da taksilere getirilen ve dün faaliyete geçen 8 lira 75 kuruşluk indi-bindi ücretinin yankıları sürüyor. Tüketici Birliği Federasyonu Mehmet Bülent Deniz, taksimetre ayarlama işleminin usule uygun yapılmadığını açıkladı.

Konuyla ilgili olarak yazılı açıklama yapan Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Deniz, " Bugün federasyonumuza ulaşan bir e-posta da bu ayarlama işleminin usulüne uygun yapılmadığının kuyrukta çok fazla taksicinin olması nedeni ile taksimetre ayarlamasının adeta bas mührü bas parayı şeklinde usulüne uygun yapılmadığı şikayeti geldi. Biz bu başvurulardan yola çıkarak eğer gerçekten böyle bir şey var ise tüketicinin çok ciddi şekilde mağdur olacağı düşüncesindeyiz. Federasyon olarak bu konunun takipçisi olacağız" dedi.

"GEREKLİ DAVALARI AÇACAĞIZ"
Taksimetre ayarlarında taksici esnafının mağdur edilmesinin yanında 3 ay arayla esnafın iki kez taksimetre ayarlama ücreti vermek zorunda bırakıldığının altını çizen Deniz, "Akaryakıt nedeni ile artan maliyetlerden şikayetçi olan taksici esnafı 3 ay arayla 2 kez taksimetre ayar ücreti vermek zorunda bırakıldı. Taksiciler mağdur edilmiş durumda. Gelinen noktada 2,5 km'ye kadar mesafeye kadar 8 lira 75 kuruş indi-bindi ücretinin ne kadar yanlış bir karar olduğunu gösteriyor. Ayrıca, ortada dolaşan iddialar doğruysa İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) bu kararı geri almak zorundadır. Yeni tarife ile ilgili yasal süre içinde biz gerekli davayı ve iptal davasını açacağız" şeklinde konuştu. (DHA)

İstanbul'da taksilerde indi-bindi dönemi başladı!

İstanbul'da taksimetreye getirilen 2,5 kilometreye kadar olan mesafede 8 lira 75 kuruş indi-bindi ücreti bugün uygulanmaya başlarken, taksicilerin taksimetre ayarlarını değiştirmek için ayar ve muayene servisleri önünde uzun kuyruklar oluşturdu.


Kısa mesafe yolcu almak istemeyen taksiler için yapılan şikayetler üzerine İstanbul Taksiciler Odası aralık ayında harekete geçmiş ve şikayetleri ortadan kaldırmak için taksilerde kısa mesafe uygulaması fikrini İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) sunmuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nin (UKOME) kararı onaylanmasının ardından İstanbul'daki taksiciler, taksimetre ayarlarını değiştirmek için ayar ve muayene servisleri önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Taksimetre ayarlarını değiştirmek için kuyrukta bekleyen taksiciler, 'Vatandaşlar indi bindi ücretinin zam olduğunu söylüyor ve tepki gösteriyor' dedi. Bazı taksiciler ise indi bindi ücretlerine tepki göstermek için taksimetre ayarlarını değiştirmediği öğrenildi. Yetkililer, İstanbul'da 5 muayene, 10 tane ise tamir ve ayar merkezi bulunduğunu ve İstanbul'da 18 bin taksiye sağlıklı hizmet edemeyeceğini savundu.

USULSÜZLÜK GÖZDEN KAÇIYOR
Taksimetre ayarını yeni ücret sistemine göre ayarlatmak için geldiğini ancak burada usulsüzlük yapıldığını iddia eden bir taksici, Taksimetre tarifelerinde zorunlu olan değişikliklerde ilk önce taksimetre tamir ve ayar servislerinde yüklenir. Daha sonra muayeneye gelen taksiler 200 metre hareket ettirilir ya da tambur denilen sistemin üzerinde hareket ettirilerek taksimetre test edilir. Doğruysa ayarlar, taksimetre mühürlenerek işleme konulur. Ancak bu işlemin uzun sürmesinden dolayı yoğunluğu dikkate alan servisler bu tür testleri yapmadan muayene servislerine mühür işlemi yapılıyor. Hatta muayene işlemleri ayar servislerinde yapılıyor. Bu usulsüzlük gözden kaçıyor" diye konuştu.

İNSANLARIN TEPKİSİ ÖLÇECEĞİZ, HESAP KİTAP YAPACAĞIZ
Aracının taksimetresini yeni ücret sistemine göre ayarlattıran bir taksi sürücüsü, "Taksimetreyi ayarlattım. Bu saatten sonra indi bindi artık 8.70 TL oldu. Bakacağız göreceğiz zamanla, insanlarla problem yaşamazsak sıkıntı yok. İnsanların tepkisi kimisine göre değişecek kimisine göre haklı bulacak. Bir taksici olarak, denemek lazım ve bir süre deneyeceğiz, insanların tepkisini ölçeceğiz. Kendi açımızdan da hesap kitap yaparak bakacağız" dedi.

YOLCULARLA TARTIŞMAK İSTEMİYORUZ
Ticari taksi aracının taksimetresini ayarlatmaya gelen Nevzat Takmaz isimli bir sürücü, "Yaklaşık 3 saatten beri bekliyorum. Yolcularımızdan duyarlı davranmalarını bekliyoruz kimseyle tartışmamak için. Zaten taksi yolcularımızın indi bindi sorunu olmuyor. Yolcular araba bulmak için sıkıntı yaşıyorlardı. Taksiciler kısa mesafe diye yolcu almıyorlar diye sorun olmayacak. Ama taksiye günde veya ayda bir kez binenler için sıkıntı olmuş olacak. Onlar da itiraz edecekler ama zamanla alışacaklar" diye konuştu.

TBF: KARAR UYGULANIRSA, KONUYU YARGIYA TAŞIYACAĞIZ
Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuya ilişkin daha önce yaptığı yazılı açıklamada taksilerde indi bindi ücretinin gizli bir zam olduğunu ve diğer toplu taşıma araçlarının da gelecek zamların habercisi olduğunu belirtmiş, şöyle devam etmişti: "Her taksimetre zammından sonra diğer toplu taşıma araçlarına zam geliyor. Ülkenin ekonomik durumu göz önüne alındığında vatandaşın toplu taşıma araçlarına daha fazla para vererek, binecek durumda olmadığı görülecektir. Bu nedenle belediyeyi milli seferberliğe uyarak, vatandaşa daha fazla yük getirmemesini istiyoruz. Belediyenin bu yanlıştan dönmesini bekliyoruz. Karar uygulanırsa, konuyu yargıya taşıyacağız"

Taksilerde "indi bindi" uygulaması bugün başlıyor

İstanbul'da taksilerde "indi bindi" ücreti uygulaması bugün resmen başlıyor. Artık taksilerde 2,5 kilometreye kadar olan mesafede 8 lira 75 kuruş ödenecek.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME), gerçekleştirdiği toplantıda önemli kararlar aldı. 

İstanbul'da taksiler bugündan itibaren indi bindi ücreti almaya başlayacak. Bunun dışında, lüks taksi ve elektrikli taksilerde artık İstanbul sokaklarında çalışmaya başlayacak.

Dünya gazetesinin haberine göre, kısa mesafe yolcu almak istemeyen taksiler için yapılan şikayetler üzerine İstanbul Taksiciler Odası aralık ayında harekete geçmiş ve şikayetleri ortadan kaldırmak için taksilerde kısa mesafe uygulaması fikrini İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) sunmuştu.

Bu uygulamayı karara bağlamak üzere bügün sabah saatlerinde toplanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) kararı oy birliğiyle kabul etti.

UYGULAMA YARIN BAŞLIYOR
İstanbul Taksiciler Odası Başkanı Yahya Uğur, bugün öğlen saat 12.00'de İstanbul'daki tüm taksi şoförlerinin taksimetrelerini yeni sisteme geçireceğini açıkladı. Uğur, sisteme geçmek istemeyenlerin şikayetlerine rağmen kararın oy birliğiyle alındığını ifade etti. Uğur, aynı zamanda lüks taksi denilen 'Turkuvaz' taksi uygulamasının da resmi olarak yürürlüğe girdiğini duyurdu.

İNDİ BİNDİ ÜCRETİ 8 LİRA 75 KURUŞ
Düzenlemeye göre 2.5 kilometreye kadar olan taksi mesafesi için 'indi-bindi' uygulaması yapılacak. Bu uygulama için belirlenen ücret ise 8 lira 75 kuruş olarak kabul edildi.

İstanbul Taksiciler Odası'nın hazırladığı uygulama İstanbul Büyükşehir Belediyesi ilgili birimleri tarafından da kabul edildi. Buna göre taksimetre açılış ücreti tüm segmentler için 3 lira 45 kuruş olacak. Gidİlen kilometre başına 2 lira 10 kuruş ücret yazacak. Yolculuk başına minimum ücret ise 8 lira 70 kuruş olacak.

ELEKTRİKLİ TAKSİLER GELİYOR
Uğur, hükümet ile ortak yürütülen çalışmalar sonucunda İstanbul sokaklarında çok yakın zamanda elektrikli taksilerin de görüleceğini ifade etti. Bunun da alınan kararlar içerisinde onaylandığı söyledi.

YARGIYA TAŞINACAK
İstanbul'da taksilere getirilen indi-bindi ücretinin gizli taksimetre zammı olduğunu ve haksızlık olduğunu ileri süren Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, kararın iptali için kararı yargıya başvuracaklarını açıklamıştı.

21.01.2017, NTV http://www.ntv.com.tr/ekonomi/taksilerde-indi-bindi-uygulamasi-bugunbasliyor,9cc5ACht1kmscZ1bf6WlgQ