25 Eylül 2016 Pazar

tuketicipostası sayı 1 'başlangıç'

İşimiz Vaktimizden Çok

Zor coğrafyanın insanlarıyız.
Zor zamanlar yaşıyoruz; Sınırlarımızın yanıbaşı yıllardır kanıyor, sınırlarımızın içinde tarihe geçen bir demokrasi mücadelesi veriyoruz.

Ulusal iradenin üzerinde hiçbir vesayet, hiçbir güç kabul edilemez.
İnsan onuruna yakışan yaşam, bu yaşamın kalitesi, ancak ve ancak toplumların kendi iradesinin egemen olduğu iklimlerde sağlanıyor.

Türkiye’nin vicdanı, Tüketici Birliği Federasyonu yıllardır savunduğu çizgiyi devam ettiriyor; ‘sadece, ama sadece demokrasinin yanındayız.’

Gündem demokrasi kavgası olunca, önceliklerimiz de değişiyor; ama yurttaşın yaşam kavgası, cebindeki helâl paranın karşılığını bulması, hakkını arama süreçlerinin eksiksiz ve en yaygın şekilde işlemesi hiçbir zaman geride kalmıyor.
Zor günlerde işimiz daha çok, vaktimiz az…

TBF. iş listesine bir yenisini ekleyerek, huzurunuza geliyor; tüketicipostası…

Bu çalışmanın doğruluğunu, insanımızın onayı belirleyecek.

O ‘onay’a sahip olmayı diliyoruz.

tüketicipostası sayı 1 'başlangıç'

23 Eylül 2016 Cuma

M.Bülent Deniz : Elektronik Haberleşme Operatörlerinin, Tüketicileri Eski Borçları 4 Ay İçinde Uyarması Lazım, Yoksa İcra Takibi Yapamaz

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz: "Yasal düzenlemelere karşın ekonominin şımarık çocuğu gibi davranan iletişim hizmeti veren işletmeler, 2 yıl/4 yıl gibi süre öncesinden borç kaldığı savıyla doğrudan icra takibi yapıyorlar. Takipten haberdar olup yedi günlük süre içinde dilekçe ile itiraz eden tüketici takibi durdurup riskten kurtuluyor. Ancak süreyi kaçıran tüketici için kesinleşen takibin iptali için dava açma macerası başlıyor."

Geçtiğimiz hafta telekom sektörü tüketicilerinden bize ulaşan şikayetleri 2 farklı yazıda yayınlamıştık [1][2]. Bu konuları bir uzmana soralım istedik. Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Avukat M. Bülent Deniz ile konuştuk. Deniz bizim de bilmediğimiz çok önemli konuları anlattı.

Deniz, telekom tüketicilerin en önemli şikayetlerinin; iletişim hattının taşınmasında gecikmeler, müflis tüccar gibi eski hesapların açılması, tüketici onayı almadan işlem yapmak, çağrı merkezi elemanlarının tüketiciyi yanıltması olduğunu söyledi. 

Ama tüketicilerin Adil Kullanım kotası başta olmak üzere, fiber hatları yatırımlarının eksik yapılması ve de arızaların geç tamir edilmesi gibi başka şikayetleri de var. BTK ise bir kaç yıldan bu yana pek bunlarla ilgileniyor gibi gözükmüyor. Oysa elektronik haberleşme sektöründe BTK'nın görevi sektörü oluşturmak için operatörleri düzenlemektir. Bunun nedeni ise tüketicinin korunmasıdır ; "16 yıldır rekabeti de tesis edemeyen BTK acaba ne işe yarıyor?" diye sormak geliyor içimizden.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Avukat Bülent Deniz'in sorularımıza verdiği cevaplar ise şu şekilde;

turk-internet.com : Telekom sektörü tüketicilerinin bugünlerde ne tür şikayetleri var?

Mehmet Bülent Deniz : Son dönemlerde iletişim hizmeti satın alan tüketicilerin başvuruları iki grupta toplanıyor;

İlki iletişim hattının taşınmasına ilişkin gecikmeler.
Yerleşim yeri adresini değiştiren tüketicilerin eski adreslerinde kurulu olan data ve ses hatlarının yeni adrese taşınması işlemlerinde, tüketicilerin tepkilerine yol açan gecikmeler yaşanıyor.

Oysa ki, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun;

3/ç. maddesinde, abonenin numarasını değiştirmeden adresi değiştirmesi olarak tanımlanan ‘adres taşınabilirliği’

3/z-hh. maddesinde, abonenin numarasını değiştirmeden, hizmet aldığı işletmeciyi veya adresini veya aldığı hizmetin türünü değiştirebilmesi olarak tanımlanan ‘numara taşınabilirliği’
hakkı bulunmaktadır.

Yine aynı yasada elektronik haberleşme hizmetinde; tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi (md. 4/2-c) temel ilkesi çerçevesinde, işletmecilerin; tüketicinin korunması (md. 12/e) ve numara taşınabilirliği (md. 12/3-ç) yükümlülüğü söz konusudur.

Numara Taşınabilirliği Yönetmeliği’ni de dikkate alarak değerlendirme yaptığımızda, adres değişikliği işlemlerinin ortalama 7 gün içerisinde gerçekleştiriliyor olması gerekmektedir. Ancak son dönemde adres değişikliklerine ilişkin taleplerin, ayları bulan sürelere ulaştığı gözlemlenmektedir. İşletmecilere bu konuda yöneltilen sorulara verilen yanıtlarda, taşınacak adresteki altyapı yetersizliği genel olarak ileri sürülmektedir.

İletişim hizmeti, günümüz koşullarında; derhal ve kesintisiz sunulması gereken, tüketicinin de bu yönde beklentisinin olduğu hizmetlerdir. Bu nedenle adres taşımadaki gecikmeler açık tüketici hakkı ihlâlidir. Gecikmenin yaşandığı durumlarda tüketicinin hizmet alamaması nedeniyle uğramış olduğu zararı, işletmeciden talep hakkı bulunduğu görüşündeyiz.

Diğer konu da, müflis tüccarın eski defterleri karıştırması öyküsüdür

İşlemecilerin birkaç yıl öncesinde, sonlandırılmış aboneliklerle ilgili bakiye borç savında bulunarak tüketicileri icraya verdikleri görülmektedir.

Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği ‘nin 18/4. maddesi gereğince, aboneliğin sonlandırılması durumunda en geç dört ay içinde, varsa bakiye borç için tüketiciye fatura çıkarılarak gönderilmesi gerekmektedir. Yine aynı yönetmeliğin 20/8. maddesi gereğince, ödenmemiş fatura için tüketici hakkında yasal işlemlere başlamadan önce işletmecinin tüketiciyi borcu ödemesi için uyarması gerekmektedir.

Bununla da kalmıyor, Tüketici Hakem Heyetleri’nin görev sınırı ve Yargıtay’ı almış olduğu kararlara göre, 3.480,00 TL. nın altındaki rakamlar için doğrudan icra takibi de yapılması mümkün değil. İşletmecinin, Tüketici Hakem Heyetine başvuruda bulunması gerekmektedir.

Bu yasal düzenlemelere karşın ekonominin şımarık çocuğu gibi davranan iletişim hizmeti veren işletmeler, 2 yıl/4 yıl gibi süre öncesinden borç kaldığı savıyla doğrudan icra takibi yapıyorlar. Takipten haberdar olup yedi günlük süre içinde dilekçe ile itiraz eden tüketici takibi durdurup riskten kurtuluyor. Ancak süreyi kaçıran tüketici için kesinleşen takibin iptali için dava açma macerası başlıyor.

Bir diğer konu da, işletmecilerin yasa ve yönetmelikte açıkça belirlendiği halde tüketicinin onayını almaksızın tüketici adına işlem yapmalarıdır. 

Özellikle hat iptalinde, binbir vaatle yapılan ‘hattı dondurma’ işlemini kabul eden tüketicinin haberi olmaksızın, hattın tekrardan aktif hale getirildiği iletilen başvurular arasındadır.

Aynı şekilde çağrı merkezindeki pazarlama personelinin yanlış bilgilerle satış gerçekleştirmeye çalışmaları da, zaten teknik olan ve bütün tüketicilerin tam anlamıyla vakıf olmadıkları bir hizmet sektörü için tüketicinin isteği ve tercihi dışında tarifelere abone yapılmasıdır.

Buraya kadar sıraladığımız bütün hak ihlâlleri için tüketicinin işletmeciye ayıplı hizmet nedeniyle para iadesi veya aboneliğin sonlandırılması ve ayıplı hizmet nedeniyle uğranılan zararların tazmini davası açabilme olanağı yanında, BTK ya da başvuru yapılmasını önermekteyiz.

turk-internet.com : Peki BTK Geçenlerde AKN (Adil Kullanım Noktası) ile İlgili Bir Düzenlemeyi Kamuoyu Görüşüne Açtı. Bu konudaki görüşünüz nedir?

Mehmet Bülent Deniz : ‘İpe nasıl un serilir’ sorusunun yanıtını BTK veriyor.

AB’de AKN için kesin çözüm üretilirken, tüm dünyada bilgi erişiminin devlet tarafından ücretsiz verilmesi eğilimi giderek güçlenirken; Türkiye’deki AKN uygulamasını 31.12.2018 tarihine kadar uzatmak, bilgi toplumu sürecimiz için önemli bir engelin devam etmesinden başka bir işe yaramayacak.

BTK kararı, toplumdan gelen tepkilere karşı ‘..mış gibi yapıyoruz’ yaklaşımından öte değil.

BTK cesur davranmalı ve AKN için düğmeye basmalı, tüketicinin ‘sınırsız’ vaadiyle kandırılması ve bilgiye erişememesinin önüne geçmelidir.

Bilgi çağında iletişimin bu denli önemli olduğu bir anda, adil kullanım kotası saçmalığı da sonlandırılmalıdır. Dünyada kotalar kalkar, internet hizmeti devlet tarafından ücretsiz verilmeye başlamışken, hala adil kullanım kotası gibi çağdışı kalmış bir uygulama, Türkiye tüketicisi ile alay etmekten başka bir anlam taşımamaktadır.


25 Ağustos 2016 Perşembe

Vatandaşın 'Cep'inden TRT’ye 1.1 milyarlık kıyak

Hükümet, Bakanlar Kurulu kararı ile televizyon ve radyo yayını yapan bütün cihazlara yeni TRT vergisi getirdi. Bu vergi ile vatandaşın cebinden TRT’ye yılda 1,1 milyar liranın üzerinde kaynak aktarılacak.

TRT'nin elektrik faturalarından aldığı payı kaldırmayı vadeden AKP Hükümeti, kaldırmak yerine yenilerini ekliyor.

Hükümet, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu kararı ile halkın sırtından TRT'ye yeni bir kaynak oluşturdu. TRT, cep telefonları satışından her yıl 1,1 milyar liralık kaynak sağlayacak. TRT, yılda elektrik faturalarından 800 milyon, bandrollerden de 600 milyon liralık gelir elde ediyor. Tüketicilerin sırtına yüklenen bu ekstra vergi için, tüketici dernekleri yargıya gitmeye hazırlanıyor.

SADECE CEPTEN MİLYARLIK RANT
Türkiye'de geçen yıl 12 milyonun üzerinde akıllı telefon satıldı. Bu satışlarla akıllı telefon pazarı yaklaşık 16 milyar liraya ulaştı. Akıllı telefon pazarının 2016'da en az yüzde 10 büyümesi bekleniyor. Geçen yılın rakamlarına göre Bakanlar Kurulu'nun uygulamaya koyduğu cep telefonlarına bandrol uygulaması TRT'ye 1 milyar 120 milyon liralık gelir getirecek. 

TRT'nin kasasına cep telefonlarından girecek 1,1 milyar liranın yanı sıra elektrik payı ve bandrolden de para girişi oluyor. Radyo ve televizyon cihazlarının bandrol satışlarından kurumun kasasına 2012 yılında 545 milyon, 2013 yılında 560 milyon, 2014 ve 2015 yılında 600 milyon lira girdi. TRT'nin bütçesinin önemli bir bölümünü ise elektrik faturalarından alınan pay oluşturuyor. TRT 2012'de elektrik faturalarından 662 milyon TL, 2013 yılında 800 milyon TL, 2014 yılında 802,2 milyon TL, 2015 yılında ise 777 milyon TL gelir elde etti. 

ELEKTRİKTEN 800 MİLYON TL
10 bine yakın çalışanı ile Türkiye'nin en büyük medya kuruluşu olan TRT, bandrol ve elektrik payına rağmen bütçesini yetiremiyor. Bu nedenle kuruma genel bütçeden pay aktarılıyor. TRT, geçen yıl 89 milyon lira zarar etmişti. Zararın gerekçesi olarak da binlerce çalışanı olmasına rağmen dışarıda yaptırılan programlar gösterildi. 

BUNUN ADI 'DELİ DUMRUL' HARACIDIR
Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, müflis tüccar eski defterleri karıştırır atasözünü hatırlatarak, “Ekonomide gösterilmeye çalışılan bahar havasının aksine devlet hazinesinde çok ciddi ödeme sıkıntısı olduğu bu kararla bir kez daha ortaya çıktı. Bu nedenle yeni yeni ‘Deli Dumrul' haraçları bulunmaya çalışılıyor. Buldukları son haraç da cep telefonu ve laptoplardan alınacak olan televizyon vergisi” dedi. Deniz, kararın iptali ile ilgili dava açacaklarını kaydetti.

CEP TELEFONLARI DAHA DA ZAMLANACAK
Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Turhan Çakar da cep telefonlarının Türkiye'de zaten pahalı olduğunu hatırlatarak, bu yeni uygulama ile fiyatların daha da artacağını ifade etti. Bunun bir dolaylı vergi olduğunu dile getiren Çakar, bu tür vergilerin dünyada en haksız vergiler olarak adlandırıldığını kaydetti. Bu durumun tüketici haklarına aykırı olduğunu belirtti. Bu kararın iptali ile ilgili ne gerekiyorsa yapacaklarını söyledi.

30.06.2016, http://www.thelira.com/gundem/vatandasin-cep-inden-trtye-11-milyarlik-kiyak-15045

23 Ağustos 2016 Salı

Tüketicilerin derneği için 'kayyum' talebi

YAYINDAN KALDIRMA DUYURUSU

Bu sayfada yer alan Tüketicilerin derneği için 'kayyum' talebi başlıklı yayın, yayına kaynaklık eden http://www.hurriyet.com.tr/tuketicilerin-dernegi-icin-kayyum-talebi-40201309 URL adresindeki yayın hakkında, İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2018/6532 D. İş sayılı dosyasından verilmiş 19.12.2018 tarihli erişimin engellenmesine yönelik kararı nedeniyle yayından kaldırılmıştır.

Mehmet Bülent Deniz


17 Ağustos 2016 Çarşamba

Tüketici Birliği Federasyonu, otomatik bireysel emeklilik sistemini yargıya taşıyacağını açıkladı.

Hafta başında yasalaşan otomatik bireysel emeklilik davalık oluyor.
Tüketici Birliği Federasyonu, düzenlemeyi yargıya taşıyacağını açıkladı.
Federasyon Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, bireysel emeklilikte tüketicinin enflasyon oranlarına bağlı olarak kâr edemeyeceğini söyledi.

"BES'E YATIRAN ZARAR EDİYOR"
Sigorta şirketlerinin topladıkları primleri kârlı değerlendiremediği eleştirisinde bulunan Deniz, "Biz tüketicilere BES'i hiçbir zaman tavsiye etmiyoruz. Şu anda BES'e para yatıran zarar ediyor" dedi.

45 YAŞ ALTI ÇALIŞANLARI KAPSIYOR
Otomatik bireysel emeklilik sistemi 45 yaş altı tüm çalışanları kapsıyor. Yeni işe giren ve halen çalışanların prime esas kazancından yüzde 3 oranında kesinti yapılacak. Yeni sistem 1 Ocak 2017'den itibaren başlayacak.

16.08.2016, NTV http://www.ntv.com.tr/ekonomi/otomatik-bireysel-emeklilikdavalik-oluyor,o0q5BLLeM0SGRydSQVQZUg

15 Ağustos 2016 Pazartesi

“uçak biletinde ‘mükerrer’ kâbusu”

 
İstanbul, 20.06.2016
  
Mükerrer uçak bileti satın alınması ile yaşanan sorunları değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “firmalar, bu konuda bir düzenleme olmamasını fırsat bilmektedir” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır:

Havayolu ile seyahat etmek isteyen tüketicilerin büyük çoğunluğu rezervasyon ve bilet satın alma işlemini internet ortamında gerçekleştirmektedirler. İnternet ortamında bu işlemlerin yapılması sürecinde; internet bağlantısının kesilmesi, firmanın web sitesinde arıza olması, kullanıcının yanlış tuşa basması ve benzeri onlarca nedenden dolayı tüketicilerin aynı yöne, aynı tarih ve saatte yapılacak uçuş için mükerrer bilet satın aldıkları sıkça görülmektedir.

Mükerrer biler satın alan tüketiciler, fazla olan biletin iptali ile ödemenin kendilerine iadesi için firmaya başvurduklarında, bedeli düşük olan biletin iptali gerçekleştirilmektedir. Tüketicilerin, ‘bedeli daha yüksek olan biletin iptal edilmesi’ne ilişkin istemleri firma tarafından yerine getirilmemektedir.

Mükerrer bilet satın alınması durumunda hangi biletin firma tarafından iptal edilerek bedelinin tüketiciye iade edilmesi gerektiğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Mevzuatta açık bir düzenleme olmaması durumunda, tüketici ile ilgili tüm işlemlerde avantajlı olan seçeneğin yerine getirilmesi genel bir ilkedir. Ancak firmalar bu genel ilkeyi uygulamak yerine, mevzuatta bir düzenleme olmamasını fırsat bilerek bedeli daha düşük olan bileti iptal etmekte, ‘kısa günün kârı’nın peşinden koşmaktadırlar.

Mükerrer bilet konusunda yaşanan sorunları ve tüketiciyi mağdur eden uygulamaları sonlandırmak için ilgili kamu otoriteleri tarafından, ‘mükerrer bilet satın alınması durumunda, tüketicinin seçtiği biletin iptali ve bedel ödemesi yapılır’ düzenlemesi yayınlanmalı ve yaşanan kaosa son verilmelidir.

Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan

13 Ağustos 2016 Cumartesi

Borç yapılandırması asgariyi de kapsasın

BDDK Başkanı Akben, kredi ve kredi kartlarında taksit ve borç yapılandırma müjdesi verdi. Merkez Bankası destekleyici ilk adımı attı. TBF Başkanı Deniz ise yapılandırmanın asgari ödeme ile borcunu döndürenleri de kapsamasını istedi.

Ekonomide soğutma tedbirleri bir bir ortadan kaldırılıyor. 2011’de IMF’nin uyarısı ile Ali Babacan’ın hayata geçirdiği tüketimi kısıtlayıcı önlemler yerini hem bütçe hem de tüketim harcamaları tarafında genişlemeye bırakıyor. Hatırlanacağı üzere o dönem alınan kararlar uyarınca kredi kartı ile alışverişlere taksit sınırı getirilmişti. Son dönemde ise kredi büyümesinde durağanlaşma söz konusu.
Ekonomist Atilla Yeşilada paraanaliz.com’daki yazısında kredi büyümesindeki yavaşlamaya dikkat çekerek, şu değerlendirmeleri yaptı: “Son bir yıllık dönemde enflasyon takriben yüzde 8.5 olduğuna göre reel olarak krediler sadece yüzde 3-3.5 temposunda büyümüş. 2008’den bu yana büyümek için her yıl daha fazla kredi kullanan ekonomide halihazırdaki kredi büyüme ivmesi yüzde 4 GSYİH büyümesini destekleyemez.” Yeşilada ayrıca, son veri haftasında mevduatların yüzde 1.1 daraldığına işaret etti.

ERDOĞAN ‘İNDİRİN’ DEDİ
Geçen hafta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan faizlerin yüksek olduğunu belirterek, bankalara “Konut alımlarında faiz oranlarını yıllık şöyle 9’a doğru çekiversin” diye çağrıda bulunmuştu.
Bunun üzerine Cuma günü bir açıklama yapan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Mehmet Ali Akben, vatandaşlar ve hükümetin gösterdiği milli duruş ve seferberliği bankalardan da beklediklerini ifade etmişti. Akben bu açıklamayı, aynı gün bankalar ile yapacağı kritik toplantı öncesinde dile getirmişti.

GECİKMEYE YAPILANDIRMA
BDDK Başkanı Akben dün de AA’ya yaptığı açıklamada, hem tüketici kredileri hem de kredi kartlarında taksit sayısının artırılmasıyla ilgili bir çalışma yaptıklarını belirterek, “Çalışmaları bir hafta, 10 gün içerisinde tamamlamayı hedefliyoruz” dedi. Akben ayrıca, gecikmeye düşen alacaklarla ilgili de yapılandırmaya yönelik bir çalışma içinde olduklarını söyledi.
Merkez Bankası dün aldığı kararla zorunlu karşılık oranları ile rezerv opsiyonu katsayılarında değişikliğe gittiğini duyurdu.

MERKEZ’DEN DESTEK ADIMI
Buna göre Türk lirası zorunlu karşılık oranları tüm vade dilimlerinde 50 baz puan indirildi. Rezerv Opsiyonu Mekanizması kapsamında döviz imkânının ikinci, üçüncü ve dördüncü dilimleri ile altın imkânının ilk iki diliminde katsayılar 0.1 puan artırıldı. Rezerv opsiyonu kullanımlarının aynı seviyede kalması halinde, söz konusu değişiklikler ile finansal sisteme yaklaşık 1.1 milyar Türk lirası ve 600 milyon ABD doları ilave likidite sağlanmış olacağı kaydedildi.

GERÇEK YAPILANDIRMA İÇİN...
BDDK Başkanı Akben’in açıkladığı müjdeye ilişkin değerlerdirmede bulunan Tüketiciler Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Av. Mehmet Bülent Deniz, bunun beklentileri yönünde bir düzenleme olduğunu söyledi. Düzenlemenin 15 Temmuz FETÖ’cü darbe girişiminin bastırılması sonrası ülke genelinde yaşanan uzlaşma ve baraberlik kültürüne katkı sağlayacağını ifade eden Deniz, “Borçlar sürdürülemez seviyelere gelmişti. Düzenleme temerrüde düşen borçların yanında henüz düşmemiş kart borçlarını da kapsamalı. Çünkü 9 milyon yurttaş borcunun asgarisini ödeyerek aylardır döndürmeye çalışıyor. Gerçek yapılandırma böyle olur” diye konuştu.

BATIK KREDİLERE DİKKAT!
BDDK verilerine göre bankalar yılın ilk 6 ayında 19 milyar TL kar elde etti. Bu geçen yıla göre yüzde 39.6’lık bir artışa denk geliyor. Diğer yandan sektördeki sorunlu kredilerin oranını gösteren takipteki brüt alacakların toplam nakdi kredilere oranı Haziran sonu itibarıyla yüzde 3.35’ten yüzde 3.30’a indi. TBB verilerine göre ise, batık kredi tutarı Haziran sonu itibarıyla 53.5 milyar TL seviyesinde bulunuyor. Bireysel kredi ve bireysel kredi kartı borcunu ödememiş gerçek kişilerden halen borcu devam eden kişi sayısı ise Haziran sonu itibarıyla 2 milyon 850 bin 623 kişi.

UYGULAMADA GÖRMEK LAZIM
Tüketici Hakları Derneği (THD) Başkanı Turhan Çakar, Akben’in açıkladığı borç ve taksit yapılandırmasına müjde diyebilmek için önce uygulamada görmek gerektiğini söyledi. Bugüne kadar yapılan birçok düzenlemenin yasa ve yönetmeliklerle sabit olduğu halde kamu kurumları da dahil olmak üzere uygulanmadığını veya eksik uygulandığını ifade eden Çakar, “Pratikte görmeden bir şey diyemeyiz” ifadesini kullandı.

Recep Erçin, 10.08.2016 Aydınlık http://www.aydinlikgazete.com/ekonomi/borc-yapilandirmasi-asgariyi-de-kapsasin-h88550.html

8 Ağustos 2016 Pazartesi

Deniz'den, Avrupa Birliği'ne Tepki

15 Temmuz Darbe Kalkışması ile Türkiye'nin demokratik düzeni ve ulusal iradesine yönelik terörist çete eylemine karşı Avrupa Birliği ve Avrupa Birliğini oluşturan ülkelerin tepkisizligini

eleştiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz 'Avrupa Birliği kendi değerlerine ihanet ediyor' dedi.

7 Ağustos 2016 Pazar

'abd'ye tüketici darbesi...'

İstanbul, 30.07.2016

15 Temmuz’da yaşanan darbe girişimi sonrası, Türkiye kamuoyunun ABD’nin izlemiş olduğu politikaya olan tepkisini dile getirmek amacıyla ‘ABD’ye Tüketici Darbesi’ kampanyasını başlatıldığını açıklayan Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “Amerika’nın değerlerine ve yaşam tarzının simgelerine olan boykot ile tüketimden gelen gücümüzü harekete geçiriyoruz” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır:

Ülkemiz 15 Temmuz 2016’da, büyük bir felâketin kıyısından dönmüştür.
Milletin iradesine darbe yapılmak istenmiş; tankın önüne çıkan halk, iradesi dışında hiçbir vesayeti kabul etmediğini kendi kanıyla darbecilere haykırmıştır.
Kazanan, milletimiz ve Türkiye olmuştur.

Yaşanan darbe sürecinde İncirlik Üssünün aktif olarak kullanıldığı, darbe girişiminin hemen öncesinde ABD’li bazı görevlilerin darbe planlaması sürecinde çalıştıklarına ilişkin bilgiler medyada yer almış, tarihinde bir çok ülkede darbe gerçekleştiren, sabıkalı ABD tarafın, Türkiye kamuoyunda oluşan bu değerlendirmeye karşı inandırıcı olmayan itirazlar ileri sürülmüştür.

En önemlisi darbe girişiminin, halen ABD’de bulunan Fetullah Gülen isimli kişi tarafından yönetildiğine ilişkin iddia ve kanıtlar üzerine, bu kapsamda ülkemiz yargı makamları tarafından soruşturma yapılmaya başlanmış, uluslararası anlaşmalara uygun olarak bu kişinin Türk yargı makamlarınca yargılanabilmesi için ülkemize iadesi istenmiştir. Ancak ABD yönetimi, işi yokuşa süren tutumuyla iade işlemini gerçekleştirmeyeceğini ortaya koymuş bulunmaktadır.

Darbe girişiminde ABD’nin oynadığı rol ve ülkemizin iade istemine karşı gösterilen direnç, halkımız tarafından tepkiyle karşılanmaktadır. Bu tepkinin dile getirildiği meydanların sesine ortak olmak amacıyla ABD’nin anlayacağı dilden konuşacağız; Tüketici Birliği Federasyonu (TBF), önceki yıllarda başarı ile uygulanmış ve sonuç vermiş olan tüketici boykot eylemini yeniden yaşama geçirerek, ‘ABD’ye Tüketici Darbesi’ kampanyası başlatmış bulunmaktadır.

Uluslararası ilişkilerin yönünün belirlenmesinde, önemli bir etken olan tüketici boykotu; küreselleşen ekonomik sistemde üretilen mal ve hizmetlerin milliyetinin net olarak belirlenememesi, geniş ölçekli bir boykotun ülke girişimcisi ve çalışanı için olumsuz sonuçlara yol açma olasılığının olması ve en önemlisi uygulanabilir olması gibi zorunlu değerlendirmeler ışığında gerçekleştirilmek zorundadır. Önceki yıllarda, gerçekleştirilen bütün tüketici boykotlarında bu gereklilikler dikkate alınmış ve hepsinde de olumlu sonuçlar alınmıştır.

Bu nedenle Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) tarafından başlatılan ‘ABD’ye Tüketici Darbesi’ boykotu kapsamında, Amerikan ulusal havayolu şirketi American Air Lines, ulusal parası dolar, Amerikan yaşam tarzının en temel simgeleri olan hamburger, kola ve sigara markaları, Türkiye tüketicisi tarafından satın alınmayacak, tüketilmeyecektir.

‘ABD’ye Tüketici Darbesi’ kampanyası; İngilizce, Fransızca, Almanca, Arapça, İspanyolca, İtalyanca, Çince, Rusça ve Kürtçe dillerine çevrilerek, dünyanın çeşitli ülkelerindeki tüketici örgütleri bu haklı eyleme davet edilecektir.

‘ABD’ye Tüketici Darbesi’ kampanyası ile kapitalizmin anladığı dilden konuşarak, tüketimden gelen gücümüzü harekete geçiriyoruz.
  
Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan

24 Temmuz 2016 Pazar

Olmayan uçuşun biletini sattı!

Beyrut’a gitmek için internetten bilet aldı. Havalimanına gittiğinde uçuş olmadığını öğrendi. Mağduriyetinin giderilmesi için Üsküdar Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurdu. Ancak başvurusu reddedildi. Çünkü satın alma yaptığı site Yunanistan merkezliydi.

Temmuz ayının başında bir tüketicinin başına garip bir olay geldi. İnternet üzerinden Tripsta adlı siteden 3 Temmuz’da Beyrut’a gitmek üzere Hahn Air firmasına ait uçuştan bilet satın aldı. 7 Temmuz için de dönüş biletini alan tüketici, her iki bilet için 929 TL ödedi. 3 Temmuz’da saat 12.00’de Sabiha Gökçen Havalimanı’na giden tüketici, uçuşun olmadığını öğrendi. Bunun üzerine havalimanı yetkilileri ile görüştü. Bu görüşme sonrasında söz konusu havayolu firmasının Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Beyrut’a uçuş gerçekleştirmediği bilgisini aldı. Bunun üzerine bilet adığı internet sitesi Tripsta adlı siteye ulaşmaya çalıştı. Ancak pazar günü olduğu için telefonlarına çıkan olmadı.

MERKEZİ YUNANİSTAN’DA
Hikayenin geri kalanını ise uçak bileti mağduru şöyle anlattı: “Ben de Beyrut’a gidebilmek için Atatürk Havalimanın’dan kalkan THY’nin Beyrut uçuşundan gidiş-dönüş bilet aldım. 1841 lira ödedim. Pazartesi günü Tripsta adlı siteye ulaştım. Onlar da hafta içi hizmet verdikleri için uçağın iptal olduğunu ve haber veremediklerini söylediler. Zararımın karşılanmasını talep ettim. Dönüş uçuşunun gerçekleşeceğini, dönüş biletini ödeyemeyeceklerini söylediler. Sadece gidiş bileti için 426 liralık ödeme yaptılar.”

Tripsta adlı siteden aldığı bilet üzerine mağdur olduğunu iddia eden tüketici, hakkını aramak için Üsküdar Tüketici Hakem Heyeti’ne başvuruda bulundu. Ancak başvuru reddedildi. Başvurunun reddedilme gerekçesi ise şöyleydi: “Bileti satın aldığınız sitenin ana merkez Yunanistan. Size verilen faturada da Yunanistan adresi bulunuyor. Merkezi yurtdışı olan bir yer hakkında herhangi bir işlem yapamayız.”

HEYET MÜDAHALE ETMELİ
Merkezi yurtdışında olan bir firmadan alışveriş yapıldığında tüketicinin mağdur olması durumunda ne yapması gerektiğini 3 avukata sorduk. Yapılacaklar sıraladılar. Ancak avukatlar Tüketici Hakem Heyeti’nin ‘birşey yapamayız’ ifadesinin yanlış olduğunu, işleme alması gerektiğini belirttiler. Ancak Tüketici Hakem Heyeti’nde yer alan isimler de avukatların yasayı tam olarak bilmediğini, yapılan başvuruyu işleme alamayacaklarını söyledi. Bu gelişmeler üzerine biz de Tripsta adlı sitenin iletişim bilgilerinde yer alan numaralardan ulaşmayı denememize rağmen, yetkililerle bir türlü irtibat sağlayamadık. Telefonlar ya meşgul çalıyordu ya da cevap veren olmuyordu.

TÜKETİCİNİN NE YAPACAĞI BELLİ DEĞİL
Avukat Murat Emergen: Tüketici Hakem Heyeti bu duruma bakmak zorunda. Şirketin merkezi yurtdışı olsa bile ihtilafı çözüme kavuşturmalıydı. Olmayan bir seferden bilet satışı yapmak tüketiciyi aldatmaktır. Tüketici hakem heyeti faturanın nereden kesildiğini bakamaz. İlgili sitenin İstanbul’da ofisi olması yeterlidir. Söz konusu sitenin iletişim kısmında İstanbul ofisinin yeri açıkça belirtilmişti. Bu aslında ikametgah anlamı taşır. Eğer resmi bir yer değilse zaten dolandırıcılık yapılmıştır. Yurtdışı merkezli oldukları için Türkiye’de gelir beyan etmek zorunda da değiller. Denetimleri yapılamıyor. Gelir beyan etmedikleri için vergi kaçırmış da oluyorlar. Tüketici ilgili seyahat acentesini Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği’ne de (TÜRSAB) Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü’nü de şikâyet edebilir. Buradan idari para cezası kesilmesini isteyebilir.

İŞİN TAKİBİ TÜKETİCİYE DAHA MASRAFLI OLUR
Tüketiciler Birliği Onursal Başkanı Avukat Bülent Deniz: Tüketici hakem heyeti tüketicinin haklı ya da haksız olmadığına karar verir. Şirketin Türkiye’de mal varlığı yoksa. İcra ya da haciz yapılamayacak. Ancak hakem heyetinin sorunu değil bu. Karşılılık anlaşmasına göre Yunanistan’la bir anlaşma varsa bu karar Yunanistan’a bildirilebilir. Ancak bu tüketici için çok daha patlayabilir. Çünkü bu işlemlerin takibi çok zor. Ancak bu şirket TÜRSAB üyesi ise ve bunlara bildirilirse şirket üzerinde baskı kurulması sağlanabilir.

SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNABİLİRLER
Avukat Deniz Gödekmerdan: Türkiye’de ofisleri olması yeterli. Tüketicinin her türlü başvuruyu yapması gerekiyor. Savcılığa da suç duyurusunda bulunabilir. Ancak sadece bir irtibat bürosu ise İstanbul’daki yerleri bu yüzden Yunanistan’a tebligat yapılması çok zor olacaktır. Uluslararası hukuka göre büronun yaptığı işlem nedeniyle merkezde sorumludur. Eğer hiçbir bağlantısı olmadan böyle bir işlem yaptılarsa bir masa, iki sandalye koyup işlem yapıyorlarsa bu zaten bir dolandırıcılıktır.

24.07.2016, Burak Coşan Hürriyet http://www.hurriyet.com.tr/olmayan-ucusun-biletini-satti-40167114