9 Ağustos 2015 Pazar

Dolandırıcıların Yeni Yöntemi Şoke Etti

Telefon yolu ile yapılan dolandırıcılık yöntemlerine her gün bir yenisi ekleniyor. Dolandırıcılar şimdi de Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı M. Bülent Deniz’in adını kullanıyor.

TBF Genel Başkan vekili Av. İbrahim Güllü konu ile ilgili yaptığı açıklamada “Geçtiğimiz günlerde örgütümüze ulaşan tüketiciler; 0 216 998 99 44 nolu telefondan aranarak, Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz’in önerdiği sağlık sigortasını geçtiğimiz günlerde kendilerinin yaptırmış olduğu, ancak prim borcunu ödemedikleri için temerrüde düştükleri ve acilen ödeme yapmazlarsa, haklarında icra takibi yapılacağının söylendiğini belirtmişlerdir” dedi.

Bülent Deniz’in son 20 yıldan beri tüketici hakları konusunda çalışmalara yürüttüğüne işaret edilen açıklamada konu ile ilgili yarın savcılığa suç duyurusunda bulunulacağı kaydedildi.

TÜKETİCİLER DİKKATLİ OLSUN
Güllü tüketicileri de uyararak açıklamasının devamında şunları kaydetti: “Tüketicilerin, TBF Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz’in ismi verilerek yapılan aramalara, para taleplerine karşı dikkatli olmalarını, itibar etmemelerini, bu konuda örgütümüze gerekli bilgileri vererek, dolandırıcılık yapan şebekenin yakalanmasına yardımcı olmalarını rica ediyoruz. Öte yandan telefon yoluyla tüketicileri aldatarak dolandıran suç şebekelerindeki artışın kolluk kuvvetleri ve Cumhuriyet Savcılıkları tarafından yakından izlenmesi ve suç şebekelerine karşı daha etkin çalışma yapılarak, suçluların yakalanması, cezalandırılması gerektiği konusunu ilgililerin dikkatine sunuyoruz.”

Dinçer Gökçe, 09.08.2015 Hürriyet http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/29765295.asp

8 Ağustos 2015 Cumartesi

Enerji Bakanı Yıldız, Kaçak Elektrik Parasını Dürüst Aboneden Alacak

Enerji Bakanlığı, kaçak elektrik parasının dürüst abonelerden alınmasında kararlı. Bakan Taner Yıldız, TBMM'de soru önergesine verdiği cevapta Yargıtay kararını görmezden gelerek Danıştay'ın görevli olduğunu belirtti. Yıldız'a göre, EPDK Kurul kararı yürürlükte ve kayıp-kaçak parası abonelerden alınmalı.

Enerji Bakanlığı, elektrik faturaları üzerinden kayıp-kaçak parası alınmasında kararlı. Enerji Bakanı Taner Yıldız, TBMM'de İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun konuyla ilgili soru önergesine verdiği cevapta, Yargıtay kararını görmezden gelerek Danıştay'ın görevli olduğunu belirtti. Yıldız'a göre, Danıştay söz konusu bedelin iptali talebiyle açılan davaların tamamında yürütmeyi durdurma istemlerini reddetti. Esasa ilişkin inceleme ise sürüyor. Ayrıca EPDK'nın Kurul kararı da yürürlükte ve kayıp-kaçak parası alınmaya devam edecek. Enerji Bakanlığı, daha önce de kayıp-kaçak parasının kalıcı hale getirilmesi için yasa taslağı hazırlamıştı. Tüketici hukuku uzmanı Avukat Bülent Deniz ise tüketicilerin kaçak bedellerinin iadesi için ısrarcı olmasını ve TBMM'de de yasal düzenleme yapılarak iade konusunda aboneler lehine düzenleme yapılmasını istedi.

Türkiye, 21 elektrik dağıtım bölgesine ayrılmış durumda. Bazı bölgelerde elektrik kayıp-kaçak oranı yüzde 80'leri buluyor. Ancak ülke genelinde Ulusal Tarife uygulandığından kayıp-kaçak parası bütün elektrik abonelerinin faturalarına yansıtılarak tahsil ediliyor. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (YHGK), 17 Aralık 2014'te aldığı kararla ‘Hırsızlanma yoluyla kayıp olan elektriğin dürüst abonelere fatura edilemeyeceğini ve geçmiş 10 yıla yönelik alınan paranın da iadesine' karar verdi. Zaman, Yargıtay kararını ilk olarak 23 Aralık 2014'te ‘Yargıtay, elektrikte son noktayı koydu: Kayıp-kaçak bedeli aboneye geri ödenecek' başlığı ile duyurdu. Yargıtay kararı diğer aboneler için de örnek teşkil ediyor. Enerji Bakanlığı ise Yargıtay kararını ısrarla görmezden geldi. Bakanlık daha önce de kayıp-kaçakla ilgili ‘2006-2014 döneminde tüketicilerden tahsil edilen tutarın 33 milyar TL olduğu; buna faiz, vekalet ücretlerinin de eklenmesiyle rakamın birkaç katına çıkacağı ve fiili olarak abonelere ödenmesinin mümkün olmadığını' gerekçe göstermişti. Ayrıca bakanlık, abonelere paranın iadesi halinde dağıtım şirketlerinin iflas edeceğini öne sürmüştü.

EPDK KURUL KARARI VAR
Enerji Bakanlığı'na göre elektrik faturalarındaki kayıp-kaçak parasını dürüst aboneler ödemeye devam edecek.Bakan Yıldız, konuyla ilgili TBMM'de soru önergesine verdiği cevapta kayıp-kaçak parasının düzenli fatura ödeyen abonelerden niçin alınması gerektiğini de açıkladı: Kayıp-kaçak bedelinin iptali talebiyle EPDK aleyhine açılan davalarda görevli mahkeme, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24'üncü maddesinin (c) bendi gereğince ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'dır. Bir kamu kuruluşu olan EPDK'nın aldığı düzenleyici bir işlem olan ve ülke genelinde uygulanan kayıp-kaçak bedeline ilişkin açılacak davalar da bu madde kapsamında olup, bu davalarda görevli mahkeme ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'dır. Danıştay, söz konusu bedelin iptali talebiyle açılan davaların tamamında yürütmeyi durdurma istemlerini reddetmiş olup esasa ilişkin incelemesini sürdürmektedir. Bilindiği üzere, düzenleyici bir işlem mahkeme tarafından iptal edilmedikçe veya yetkili merci tarafından geri alınmadıkça geçerlidir ve yürürlüktedir. Kayıp-kaçak bedeline ilişkin EPDK Kurul kararı yürürlükte olup meri mevzuatın bir parçasıdır.

Tüketici ısrarcı olmalı, kanun çıkmalı
Silifke'de bir abonenin Tüketici Hakları Hakem Heyeti'ne başvurmasıyla başlayan kayıp kaçak bedeli (KKB) hukuki süreci, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (YHGK) nihai kararıyla tüketici lehine sonuçlandı. Ancak örnek karara rağmen bazı hakem heyetleri, abonelerin başvurularına ‘ret' cevabı veriyor. Son olarak H.G. isimli elektrik abonesi ‘Yargıtay kararını örnek göstererek bir yıllık kayıp-kaçak bedelinin iadesi için' Gölbaşı Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurdu. Ancak Hakem Heyeti, ‘15 gün içinde Tüketici Mahkemesi'ne itiraz hakkı var' hatırlatmasıyla başvuruyu reddetti. Tüketici hukuk uzmanı ve aynı zamanda Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Avukat Bülent Deniz'e göre abonelere haksızlık yapılıyor. YHGK kararının çok sayıda yargıcın elinden geçtiği için güven duyulması ve benzer olaylarda dikkate alınması gerektiğini belirten Deniz, YHGK kararından sonra bu konuda yasal düzenleme yapılmaması nedeniyle aynı konuda yurdun değişik yerlerinde zıt kararlar çıkıyor. Bu da hukuk güvenliği ve adalet duygusunu zedeliyor. TBMM olaya el koymalı ve toplumun bütününü ilgilendiren bu konuda yasal değişiklik yaparak KKB'yi yasaklamalıdır' değerlendirmesi yaptı.

İsmail Altunsoy, Zaman 08.08.2015 http://www.zaman.com.tr/ekonomi_enerji-bakani-yildiz-kacak-elektrik-parasini-durust-aboneden-alacak_2309561.html

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz’in İsmiyle Dolandırıcılık

Antalya, 08.08.2015

Telefon yoluyla yapılan dolandırıcılık olaylarını değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkan Vekili Av. İbrahim Güllü; “bu kez de, Genel Başkanımız Mehmet Bülent Deniz’in ismi kullanılarak tüketiciler dolandırılmak istenmektedir” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkan Vekili Av. İbrahim Güllü konuyla ilgili şu açıklamayı yapmıştır:

Geçtiğimiz günlerde örgütümüze ulaşan tüketiciler; 0 216 998 99 44 nolu telefondan aranarak, Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz’in önerdiği sağlık sigortasını geçtiğimiz günlerde kendilerinin yaptırmış olduğu, ancak prim borcunu ödemedikleri için temerrüde düştükleri ve acilen ödeme yapmazlarsa, haklarında icra takibi yapılacağının söylendiğini belirtmişlerdir.

Son dönemlerde had safhaya ulaşan telefon yoluyla dolandırıcılıkta, tüketicileri dolandıran suç şebekelerinin son senaryosu; yirmi yıldır tüketici hakları için çalışma yapan, çalışmalarıyla ülkemizde tüketici hakları konusunda kamuoyu tarafından otorite olarak bilinen Genel Başkanımızın ismini kullanmak olmuştur. 

Konuyla ilgili olarak 10.08.2015, pazartesi günü Cumhuriyet Savcılıklarına gerekli başvuru yapılarak, suçluların yakalanması talep edilecektir. Tüketicilerin, Tüketici Birliği federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz’in ismi verilerek yapılan aramalara, para taleplerine karşı dikkatli olmalarını, itibar etmemelerini, bu konuda örgütümüze gerekli bilgileri vererek, dolandırıcılık yapan şebekenin yakalanmasına yardımcı olmalarını rica ediyoruz.

Öte yandan telefon yoluyla tüketicileri aldatarak dolandıran suç şebekelerindeki artışın kolluk kuvvetleri ve Cumhuriyet Savcılıkları tarafından yakından izlenmesi ve suç şebekelerine karşı daha etkin çalışma yapılarak, suçluların yakalanması, cezalandırılması gerektiği konusunu ilgililerin dikkatine sunuyoruz.

Av. İbrahim Güllü
Genel Başkan Vekili

http://tuketici.org.tr/tuketici-birligi-federasyonu-tbf-genel-baskani-mehmet-bulent-denizin-ismiyle-dolandiricilik/

6 Ağustos 2015 Perşembe

Cepte ‘Bip’ Sesi Kalkmıyor

Cepte numara taşımada ‘bip’ sesinin iptaline, Danıştay yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bir tüketici derneğinin yaptığı başvuruyla çıkan karar sonrasında isteğe bağlı hale gelen ‘uyarı tonu’ kalkmıyor.

Mobil operatörünü değiştirenler için tercihe bağlı hale getirilen ‘uyarı tonu’na, yürütmeyi durdurma kararı çıktı. Bu yılın başı itibariyle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), ‘numara taşınabilirliği uyarı tonu’nu tüketicinin tercihine bırakmıştı.
SMS’le talepte bulunana 1 Ocak 2016 tarihine kadar uyarı tonu verilecek. Bu tarihten sonra ise uyarı tonunun sonlandırılması ve sadece isteyen abonelere uyarı tonu hizmeti verilmesi kararı çıkmıştı. Ancak bu kararın bozulması için Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER), Danıştay 13’üncü dairesine yaptığı başvuruyla yürütmeyi durdurma kararı çıkardı. Bu da cepte ‘bip’ sesinin geri döneceği anlamına geliyor.

‘Aksine genişletilmeli’
TÜSODER Başkanı Aydın Ağaoğlu, bu kararın iptali için Danıştay’a başvurduklarını ve 1 Temmuz tarihi itibariyle yürütmeyi durdurma kararı çıktığını ve bu kararın kendilerine bu ay başı itibariyle tebliğ edildiğini açıkladı. Ağaoğlu, tüketiciler olarak numara taşımada uyarı tonunun kaldırılmasını değil aksine genişletilmesini istediklerini de kaydetti.
Ağaoğlu, “Operatörler şebeke içinde yüksek miktarda dakikayı çok ucuza sunmalarına karşın diğer operatörlere yönelik aramalarında aynı ücrete daha kısıtlı dakika veriyor. Uyarı sesi olmayınca karşıdaki kişi aynı şebekede zannedilerek kısıtlı miktardaki dakikalar harcanıyor. Sürpriz faturalarla karşılaşılıyor. Biz uyarı tonunun devam etmesi yanında karşımızda konuştuğumuz ve numarasını taşıyan abonenin de kendi şebekemizde olduğunu belirten bir yeni uyarı tonu getirilmesini istiyoruz” açıklamasını yaptı.

‘Bu bir ara karar’
Bu konuda mağdur olan tüketicileri düşünerek şubat ayında Danıştay’a başvurduklarını anlatan Ağaoğlu, “1 Temmuz’da yürütmenin durdurulması kararı çıktı. Bu bir ara karar. Danıştay bundan sonra yürütmeyi durdurmayı esastan görüşecek. Yıl sonuna kadar da bu maddeyi iptal edeceğini umuyoruz. Bu gerçekleşemese bile bu kararın 5 yıl bağlayıcılığı var. Artık uyarı tonuyla ilgili eski hale dönülmüştür. Bu tüketici lehine bir karar. Numarasını taşıyan bazı insanların bu sesten utandığı yönünde söylemler var. Bu doğru değil” dedi.

‘Her yöne tarifeler var artık uyarıya gerek yok’
Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Bülent Deniz, uyarı tonunun artık bir anlamının kalmadığını savunarak, şöyle konuştu: “Tarifelerin birbirine yaklaşması ve her yöne paketlerin yaygınlaşması nedeniyle uyarı tonu Türkiye koşulllarında sektörde rekabeti azaltıcı duruma dönüştü. Aboneler bu uyarı tonu nedeniyle numara taşımada daha çekingen davranıyor. Ton kalkınca aboneler daha rahat hareket etme şansı bulacak. Danıştay yürütmeyi durdurma kararı verdi ancak rekabeti artırıcı bu kararı dikkate alacağını ve uyarı tonunun uygulamasının kaldırılmasına ilişkin BTK kararını bozmayacağını düşünüyoruz. Bu karara BTK 30 gün içinde itiraz edecek.”

84 milyon numara taşındı
- BTK verilerine göre, 72 milyon 40 bin 764 mobil abonesi bulunan Türkiye’de bugüne kadar 84 milyon 201 bin 141 kez cep telefonu numarası başka bir operatöre taşındı.

- Numara taşıma işleminin başladığı 9 Kasım 2008’de 653 bin numara taşınırken, bu sayı bir sonraki yıl 9 milyona çıktı. 2010’da 15 milyon, 2011’de 14 milyon, 2012’de 11,5 milyon, 2013’te 15,1 milyon, 2014’te ise 13,6 milyon numara taşıma gerçekleşti.

- Cep telefonu operatörleri arasında en az 1 defa geçiş yapanların sayısı geçen yıl 7 milyon 592 bin 789 olarak kayıtlara geçti. Operatörünü 2 defa değiştirenlerin sayısı 1 milyon 501 bin 245, 3 defa değiştirenlerin sayısı ise 223 bin 102’i buldu.

Hanife Baş, 06.08.2015 Milliyet http://www.milliyet.com.tr/cepte-bip-sesi-kalkmiyor/ekonomi/detay/2097742/default.htm

06 ağustos’15 #filgunlugu

Veriler durumu net olarak ortaya koyuyor.
Türkiye’nin en zengini olan yüzde 20’lik sınıf, harcamaların yüzde 37,2 sini yapmış.
En yoksul yüzde 20’lik sınıf ise, harcamaların ancak yüzde 8,5’unu.
Yani aradaki makas, neredeyse beş kat.
Şairin dediği gibi;
“Allahın on pulunu bekleye dursun on kul;
Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.
Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa;”
…..

90’lı yılların başıydı.
Bir yakınımız ilk öğretmenlik yeri için kur’ada Iğdır’ı çekmiş.
Babası ile birlikte kendisini Iğdır’a götürüp yerleştirmeye niyet ettik.

O zamanlar Iğdır il olmamış.
Kars’a uçakla gidip oradan bir minibüsle yaklaşık iki saate yakın bir yolculuk gerekli.
Kars’a soğuk, her tarafın bembeyaz olduğu bir kış günü indik.
İstikamet minibüsle Iğdır.
Aslında uzun olmayan ama yolun bozukluğu ve kış koşulları nedeniyle 2 saat süren o yolda, on kezden fazla durdurulduk.

Tören aynı; herkes arabadan inecek, minibüsün yanında tek sıra halinde ve hazırol vaziyette ve bir elde kimlik olacak şekilde sıralanacak.
Asker elinde kocaman bir defterle gelecek, kimlikleri teker teker elindeki deftere bakarak kontrol edecek. Başka bir asker hazırolda bekleyen herkesin yüzüne dikkatli dikkatli bakacak, tipini beğenmediğine bir kaç soru soracak, tören süresince hazırolda bekleyen bir kadın, çocuk ses çıkarırsa ya da herhangi biri varacağı yere bir an önce varmak için huzursuzlanırsa, önce sert sert bakılacak, sonra küfür edilip ite kaka hazıroldaki sırasından ayırılacak.

On küsur aramaları birbirlerinden farklı kılansa, kontrol görevlisi askerin, bir miktar daha fazla bu “ülkeyi sevdiğine” inanması. Bu durumda tören boyunca askerin tehdit dolu milliyetçi nutkunu da dinlemek, arama töreninin bonusu.

O kısacık yolda kezlerce gerçekleşen bu töreni, biz; Batı’dan gelmiş, beyaz tenli Türkler minibüsün içinden izledik.


Bu arada, iyi ki, kış nedeniyle başımıza takmak için bere falan almıştık. hazırolda beklerken yanındaki karısına, çocuğuna hakaret ve küfür edilen erkeklerin yüzüne bakmadan yolculuğu tamamlamak için çok yararlandık.

#filgunlugu
Bütünü için tıklayınız

05 ağustos’15 #filgunlugu

Son birkaç yıldır komuta kademesindeki generallerin isimlerinden bihaberdik. Güzel de olmuştu.
Şimdilerde yine Genelkurmay Başkanı kim, kuvvet komutanları kim, biliyoruz.
Aynı suda iki kez yıkanmaya çalışan ülke, Türkiye…
…..

Dünyanın ortak dramı mülteciler.
Savaşın yersiz-yurtsuz, nefessiz bıraktığı insanlar.
Hemen her gün, batan tekneler, ölen çocuklar, kadınlar, yüzler.
Batan teknelerle birlikte insanlığın vicdanı da sulara gömülüyor.

#filgunlugu
Bütünü için tıklayınız

5 Ağustos 2015 Çarşamba

04 ağustos’15 #filgunlugu

Gaziantep Belediyesi, üç dönem belediye başkanlığı, bir dönem milletvekilliği yapan ve şimdi de HDP den milletvekili olan Celal Doğan’ın adının verildiği cadde ve parkların isimlerinin değiştirilmesine hazırlanıyormuş.
“Vay, sen misin bizi tek başına iktidardan alıkoyan HDP nin barajı geçmesini sağlayıp, bir de kentimizden milletvekili seçilen” diyen bu anlayışın rövanşist tutumunun, anlayış sahiplerinin yüzünü yere eğdirmekten başka ne gibi bir sonucu olacak, merak içindeyim.
…..

Ve hala merak içindeyim; yolda düşman bellediği birini görüp iki tokat attığında, bu eylemi sahiplenmekten geri kalmayan IŞİD, Suruç katliamına bir türlü sahip çıkmadı.
Ve Suruç sonrasındaki tüm süreçteki eylemlere imza attığını söyleyen PKK nın, çatışma ortamının tetikleyicisi niteliğindeki Lice’deki iki polisin katledilmesi eylemine sahip çıkmaması!..
…..

Porto Riko, “Zengin Liman” demekmiş.
Bu hafta sonu vadesi gelen 58 milyon dolarlık tahvil ödemesinin 628 bin dolarlık kısmını ödeyip, bayrağı çekmiş.
Porto Riko, artık “zengin liman” değil anlaşılan…
…..

Adını ilk kez gazeteci Taha Akyol’un bir makalesinde gömüştüm; Ulusların Düşüşü isimli kitabından söz ediyordu. (Ulusların Düşüşü, Daron Acemoğlu&James A. Robinson, Doğan Kitap, İstanbul, 7. Bası, 2014) Kitabı aldım, okunmak için sırasını bekliyor.

Acemoğlu ile ilgili bir haber ilişti gözüme bugün.
RePEc Research Papers in Economics Platformunun, dünya çapındaki en önemli 2.223 ekonomisti listesinin ilk sırasındaymış.

Anadolu Ajansına demeç vermiş.
Bizimle ilgili kısmı şu: “Çözüm sürecinin bitmesi, politik sistem ve ekonomi için felaket olur. Türkiye'nin yolsuzluk, yasal sistem ve kurumlar sicili kötüleşti. Bu da Türkiye ekonomisini, artan enflasyon ve büyüme için olumsuz yönde etkiliyor.”

Bizi ilgilendirmeyen (o denli içimize gömüldük ki, dünyada ne oluyor, hiç ilgimizi çekmiyor) kısmı da şu: “Avrupa ekonomisi iç patlamaya doğru gidiyor. Krizin sonu henüz görülmedi e Avrupalı politikacılar sorunu yara bandı yapıştırarak çözmeye çalışıyor.” 
Acemoğlu’nu izlemeye devam etmeli.

#filgunlugu
Bütünü için tıklayınız

3 Ağustos 2015 Pazartesi

02 ağustos’15 #filgunlugu

“Akil Adamlar”a takıldım.
Onca insan, haftalarca, ülkenin dört bir yanında çalışma yaptılar.
Yol paraları, konaklama, toplantı… Bunların hepsi masraf.
Sonra bu insanların bu çalışmaya ayırdıkları zaman.
Bunlar nasıl finanse edildi?

Bugün BİMER denen yere sordum.
Bakalım ne zaman ve nasıl bir yanıt gelecek?

Aslında ödenen bir para varsa, onu bulup çıkarmaya çalışmıyorum.
Sadece Çözüm Süreci konusunda toplumun ne denli bilgisiz bırakıldığı ile yüzleşmek istiyorum. Ulusal birlik ve bütünlük adına bir süreçte görevlendirilen kimi yurttaşlara para ödenip ödenmediğinden bile habersiziz.
…..

Yaşı yetmişe yakın.
İlkokul diploması dahi yok.
Ama okur, yazar, izler.
Trakyalı. Telefon rehberindeki (H) harfi kısmında hiçbir isim yok. O denli has Trakyalı.
Bildiğimiz hep merkez sağ partilere oy atmış, hep “devlet” diyen, sakin, tevekkül sahibi, köy kökenli bir duygu insanı.
“Ne düşünüyorsun” dedim.
“Bütün olanlar Tayyip’in yüzünden, o başlattı bu işleri” deyiverdi.
Kulaklarıma inanamadım. Çaprazlamasına sordum.
Yanıt hep aynı.
…..

Adı Fil Günlüğü bu yazıların.
Fil’in hafızasına nazire, unutmayayım, unutulmasın bu yaşadıklarımız adına…
…..

Bir zorluk var yazarken, otosansür.
Yazdıklarımı üç-beş kişiye gönderiyorum.
Olası sağdan-soldan tepkiler bir yana, “acaba, yazdıklarım nedeniyle zararlı yurttaş konumuna itilir miyim?”
Korku, o denli yaygınlaşmış.
…..

Kentler şimdilerde boş.
İnsanlar köyünde, yazlıkta, tatilde.
Onbeş güne kadar geriye dönüş başlayacak.
Okullar, üniversiteler canlanacak.
AVM ler dolmaya başlayacak.
Bu süreci, o zaman geldiğinde nasıl tolere edeceğiz?
Güvenlik sorunu, tedirginlik tavan yapacak mı?

#filgunlugu
Bütünü için tıklayınız

2 Ağustos 2015 Pazar

31 temmuz'15 #filgunlugu

Benimki sadece merak.
Akil Adamlar Heyeti vardı.
Uzun süre çalışma yaptılar.
Heyetin masraflarını kim karşıladı?
Heyet üyelerine, işlerinden-güçlerinden kaldıkları bu dönem için harcırah falan ödendi mi?
Ödeme yapıldıysa, hangi ödenekten yapıldı?
…..

13 yaşında bir küçük hanım.
Yaşamının başında, duyarlı, ilgili.
“HDP madem ki, Türkiye Cumhuriyeti ve demokrasinin içinde yer almayı seçiyor, o halde; PKK ile arasındaki mesafeyi belirlemeli. Arada kalmak olmaz. Net olarak, PKK ile bağlantısının olmadığını, barış istediğini, söylemeli.”
Bu sese kulak verilmeli.

#filgunlugu
Bütünü için tıklayınız

1 Ağustos 2015 Cumartesi

"Suya Gizli Zam Yasal Değil"

Barajlar son 4 yılın en yüksek doluluk seviyesine çıkmasına rağmen İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi'nin (İSKİ) sene başından itibaren her ay suya yeni zamlar yapması tepkiyle karşılandı.

Konuyu Zaman'ın gündeme getirmesinin ardından tepkilerini dile getiren tüketici dernekleri, sebebi tam olarak bilinmeyen zamlar hakkında bilgi verilmesinin vatandaşın temel hakkı olduğunu ifade etti. Tüketiciler Derneği Onursal Başkanı Engin Başaran, zam konusunda İSKİ'nin tüketiciyi bilgilendirmesinin Avrupa Birliği'nin tüketicinin korunması konusunda en çok üstünde durduğu konu olduğunu söyledi. Doğru bilgi verilmesi halinde tüketicinin harcamasını buna göre yapacağını belirten Başaran, “Son yıllarda özellikle İSKİ gibi kurumlarda, özelleştirilen hizmetlerde, doğalgaz, su, elektrik gibi sektörlerde, garip bir şekilde, tüketiciye bilgi vermeden gizli zam yapıldığı gözleniyor. Bu son derece yanlış ve gayri yasal bir şey.” dedi.

Tüketiciler Birliği Onursal Başkanı Avukat Bülent Deniz de, vatandaşa gösterilmeyen zamlardan dolayı İSKİ'nin ciddi para kazandığını dile getirdi. Vatandaşa hissettirmeden yapılan zamların varlığından öteden beri haberdar olduklarını anlatan Deniz, “Hissettirmeden küçük küçük yapılan zamlar vatandaşın dikkatinden kaçırılarak aslında su gibi insan haklarının temel ve vazgeçilmez ihtiyacı olan konuda ciddi bir para kazanıyor. Dünyanın birçok ülkesinde bedava veya ucuz suyu İSKİ'nin pahalı hale getirmesi makul değil.” şeklinde konuştu. Daha önce de fiyat artışından dolayı dava açıldığına işaret eden Deniz, şöyle konuştu: “En büyük zammı geçen ocak ayında yapmıştı. Biz bu zamla ilgili dava açmıştık ve o dava henüz sonuçlanmış değil. O zamlar üzerine bu 3. zammı yapıyorlar. İSKİ'nin tekrardan zam yapması, iyi niyetli olmadığını ortaya koyuyor. Bu zamlara ilişkin kamuoyu tepkisini dikkate almadığını gösteriyor.”

Fiyat artışının şeffaf olmamasının vatandaşın kamu kurumlarına güvenini zedelediğini ifade eden Tüketici Sorunları Derneği Başkan Vekili avukat Rıdvan Yıldız ise İSKİ'nin yıllardır tüketicinin farkında olmadan zam yaptığını kaydetti. İSKİ'ye yaptığı zamların sebeplerini açıklaması çağrısında bulunan Yıldız, “İSKİ'nin maliyeti mi arttı, personel gideri mi arttı, para gereken bir durum mu var bunu bilmiyorum. Su değerleniyor mu yani? Bunları şeffaf bir şekilde İSKİ neden açıklamıyor?” diye sordu.

Rauf Ahmed, 01.08.2015 Zaman http://www.zaman.com.tr/ekonomi_suya-gizli-zam-yasal-degil_2308342.html