müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ağustos 2017 Çarşamba

Kurtarıcıdan Kurtulmak...

Modern toplumda, toplumun ortak iradesinin üzerinde kendisine güç vehmedenlere yer yoktur.
Yazık ki, ülkenin yüzyıla yaklaşan tarihinde, kurtarıcı rolünü apoletlerine asan kimileri tarafından ortak toplumsal iradeye darbeler yapıldı.



12 Eylül, bu darbeler zincirinin en vahşi olanlarından biri.
Yüzbinlerce insan özgürlüğünden, vatanından oldu, işkence gördü, onlarcası darağaçlarında can verdi.
Bütün darbeler gibi 12 Eylül de, küresel kapitalist/emperyalist düzenin coğrafyamızda yerleşmesi adına yapıldı.

12 Eylül üzerine çok şey söylendi, yazıldı, çizildi, filmleri yapıldı.
Bunlardan biri, ‘Babam ve Oğlum’ filmi, 12 Eylül’ü arka planda işlemesine karşın yaşanılan toplumsal travmayı en iyi dile getiren filmlerden biri oldu. 

Çağan Irmak’ın 2006 tarihli bu filmi, onlarca ödül aldı.
Aldığı ödüllerden biri de, Dünya Film Müziği Ödülü.

Evanthia Reboutsika'nın yaptığı müziği dinlerken, filmi anımsamak ve belki de, bugünlerde ‘kurtarıcılardan bizi kim kurtaracak’ sorusunu sormak gerekiyor.


4 Ağustos 2017 Cuma

Bundan 50 Yıl Önce, 1968...

Tren rayının küçük güneydoğu kentini ikiye böldüğü; demiryolunun bir tarafında köy/kasaba arası, ucube bir yerleşimin yer aldığı kısım, diğer tarafından bir petrol rafinerisinin yükseldiği modern bir şehir.

Rafinerinin çalışanları için inşa edilmiş –zamanın ölçülerinde- bir uydu kent; restoranı, okulları, hastanesi, sinema salonları ve hatta yüzme havuzunun olduğu…
Restoranda geceleri yemekler verilir, fonda altı gençten oluşan TPAO Batman Orkestrası müzik yapar; muhafazakar bir yer olan Batman’da jazz ve tango tınıları yükselir.
O yılların popüler kültürünü oluşturan olaylardan biri de, Altın Mikrofon Şarkı Yarışması. TPAO Batman Orkestrası da, o yıllarda moda olan Anadolu Pop akımından etkilenerek türküleri jazz ve rock tarzında yorumlayarak bu yarışmaya katılır.
İlk iki yıl finale kalıp kazanamayan grup, 1968 yılında, Aşık Veysel’in Kara Toprak deyişini beş sesli yorumlayarak, hem de Moğollar ve Erkin Koray gibi müzisyenleri geride bırakarak birinci olurlar.
1960’ların Türkiye’sine dair okuyacak, yazacak ve konuşacak çok şey var ve kuşkusuz ‘istenirse, her başarı mümkün’ sözüne güvenmek gerek.