tüketiciler konseyi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tüketiciler konseyi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2019 Pazar

"Arabuluculuk Çözüm Değil"

Tüketici Konseyi’nin sivil özelliğini belirginleştirmek için ilk adımın atıldığı ve tüketici haklarının ve sorunlarının konuşulduğu “Tüketiciler Konseyi” toplantısı, 13 Mart Çarşamba günü Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Tüketici Dernekleri Federasyonu, Tüketici Örgütleri Federasyonu, Tüketici Birliği Federasyonu ve Tüketici ve Çevre Hakları Federasyonu’nun çağrısı ile gerçekleşen toplantıya, Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Hakem Heyetleri Daire Başkanı Kadir Yılmaz ile Kadıköy Belediye Başkan Yardımcısı Rahmi Yüce de katıldı.


İLK KEZ KONSEY TOPLANDI
Divan kurulunun oluşumu ve açılış konuşmalarının ardından “fiyat artışları ve tüketiciye etkisi”, “tüketici yargısı ile arabuluculuk”, “6502 sayılı yasa uygulamaları ve sorunlar” konu başlıkları altında görüşler dile getirildi.

Dört federasyonun birlikte çalışmayı öğrenmeye çalıştıklarını dile getiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz de, “Bugün çok güzel bir gün. Tüketiciler konseyi düzenlemeyi başardık. Bu ilk adımdır. Bize yöneltilen tüketici örgütleri darmadağın söyleminin tam aksine örgütler aylardır birlikte çalışıyor. İlk defa tüketici konseyine alternatif sivil bir konseyi burada ayaklandırdık. Önümüzdeki yıl büyük bir salonda ve daha kalabalık bir şekilde karşınızda olacağız.” dedi.

“ARABULUCULUKTAN VAZGEÇİLMELİ”
Konuşmasında arabuluculuk sisteminin tüketici uyuşmazlıklarında uygulanması girişimlerinden ve çalışmalarından vazgeçilmesi gerektiğinin üzerinde duran Tüketici Örgütleri Federasyonu Genel Başkanı Fuat Engin, “Üretim ve tüketim kooperatifçiliğini teşvik edecek önemler hızla alınmalıdır. Fiyat artışlarından kaynaklı palyatif (geçici) tedbirlerden acilen vazgeçilmelidir. Tüketicilerin üst kurullarda temsilinin önü açılmalı ve temsili uygulamaya zaman geçirmeden başlanmalıdır.”dedi.

Tüketici ve Çevre Hakları Federasyonu Genel Başkanı Osman İlhan da konuşmasında arabuluculuğa karşı olduklarını, tüketicilerin ücretsiz olarak haklarını hakem heyetlerinde aradıklarını, eğer arabuluculuk getirilirse tüketicilerin haklarının elinden alınacağını söyledi.

TARAFLAR ARASINDA EŞİTLİK YOK
Tüketiciyi Koruma Derneği Genel Başkan Yardımcısı Avukat Şükran Eroğlu ise arabuluculuk konusunda şunları söyledi: “Arabuluculuk bir kere tüketicinin korunması hakkındaki kanunun ruhuna aykırı. Çünkü kanunun amaç maddesi diyor ki; ‘tüketici korunacak ve evrensel hakları garanti altına alınacak.’ Anayasa’nın 172. maddesi ne diyor; ‘devlet tüketiciyi koruyacak ve aydınlatacak tedbirleri alır.’ Arabuluculuk Anayasa’nın 172. maddesini ve 6502 sayılı yasayı bertaraf ediyor. Arabuluculuk kanununda tarafların eşit ve aynı haklara sahip olarak arabulucunun karşısında olması gerektiğini belirten bir madde var. Ama bir eşitlik yok. Eşit olmayan iki gurubu bir masaya koyamazsınız. Tüketici oraya avukatsız gidecek. Karşısında son derece güçlü bir avukat ordusu ile gelecek olan satıcı, ithalatçı, imalatçı... olacak. Böyle bir grupla tüketiciyi biraraya getiremezsiniz. Bu bir çözüm değil ve çok ciddi sorunlar yaşanabilir.”


Toplantıda yer alan İstanbul Barosu Tüketici Hakları ve Rekabeti Hukuku Merkezi Başkanı Şevda Şensoy ise, “Arabuluculuk ile sizinle aynı fikirdeyiz ve arkanızdayız. Böyle zorunlu bir arabuluculuk çeşidi olamaz. Tüketici hukuku zayıf tarafı korumaya çalıştığımız bir hukuk sistemidir. Bir taraf ekonomik ile sosyal olarak güçsüzdür ve hukuk sistemi esasında o tarafa pozitif ayrımcılık yapar. Tarafların müzakere kabiliyetinin olmadığı bir ortamda bir arabulucuktan bahsedemeyiz. ” dedi.


KÜRK MÜ, EKMEK Mİ?
Tüketici Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Aziz Koçal ise fiyat artışlarına işaret etti: “Tarım ülkesiyiz ama özellikle neden tarım ürünlerinde fiyat artışları oldu? Artışların nedenini aracıya, komisyoncuya ve halciye yükledik. Araştırmaya tohumdan başlamamız gerekir. Tohumu ekim ayında çıkan yönetmelikle şirketlere tescillendirirseniz ve bu tescil eden şirketlerde önümüzdeki süreçte dünyadaki dört şirkete bunu aktarırsa Türkiye’deki hiçbir ürünün fiyatı ucuzlamayacak. Çünkü bizim ne yiyeceğimize onlar karar verecek." “Dolaylı vergilerin yükü tüketicinin sırtından alınmalı. Mazotta ve birçok üründe özel tüketim vergisi (ÖTV) ödüyorsunuz.” diyen Aziz Koçal, sözlerine şu bilgileri ekledi; “Kürkte ÖTV kalktı. Tüketicinin ihtiyacı pırlanta ile kürk mü yoksa ekmek, peynir, su, elektrik ve doğalgaz mı?”


ZAMLAR GERİ ÇEKİLMELİ
Tüketciyi Koruma Derneği Genel Sekreteri Avukat Onur Cingil de şunları söyledi: “Türkiye dünyada kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biriyken son 15 yılda sadece 7 ürünü üretebilen bir ülke haline geldi. Her sene Zonguldak büyüklüğünde yeri ekmiyoruz. Hollanda büyüklüğünde yeri nadasa bırakıyoruz. Üretmiyoruz. Neyi ucuza alacağız? Pırlantanın vergisi yüzde sıfır iken son bir yıl içinde mazota yüzde 85, gübreye yüzde 110, tohuma yüzde 95, zirai ilaca yüzde 100, enerjiye yüzde 55 zam yapılmış. Üretim olmalı ve zamlar geri çekilmeli.”


Beslenme uzmanı Ayşe Cengiz, üretim olmadığı zaman insanların ikinci ve üçüncü kalite ürünler tüketerek sağlıklarını bozduklarına vurgu yaptı, “Bağışıklık sistemi problemleri ve kanserler artıyor. Tüketici yediği hiçbir şeye güvenmiyor. Tüketici ile üretici arasındaki bağ koparıldı. Devlet tüketiciyi merkeze koymalı ve tüketiciyi bilinçlendirmeli.” dedi.



ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Sorunların konuşulduğu ve çözümüne ilişkin çözüm önerilerinin dile getirildiği toplantının sonuç bildirgesinde öne çıkan konulardan bazıları ise şu şekilde;

Tüketicinin örgütlenmesinin önündeki engeller kaldırılmalı. 
Tarım alanları artırılmalı. 
Tohum özelleştirilmemeli. 
Çiftçi desteklenmeli. 
Zorunlu arabuluculuktan vazgeçilmeli. 
Tüketici örgütlerinin BDDK ve TAPDK gibi kuruluşlarda temsili olmalı. 
Vatandaşların ekonomik hakları gözetilmeli. 
Fiyat artışlarında geçici önemlerden vazgeçilmeli.

21.03.2019, Seyhan Kalkan Vayiç, Gazete Kadıköy
http://www.gazetekadikoy.com.tr/yasam/arabuluculuk-cozum-degil-h13947.html



15 Mart 2019 Cuma

O vergiler sıfırlansın

Türkiye’de faaliyet gösteren tüketici derneklerinin çatı kuruluşu dört tüketici federasyonu tarafından düzenlenen Tüketiciler Konseyi, ilk toplantısını gerçekleştirdi. İstanbul'da toplanan Tüketiciler Konseyi zorunlu tüketimden alınan vergilerin 2019 yılı için sıfırlanmasını istedi.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF), Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF), Tüketici Örgütleri Federasyonu (TÖF), Tüketici ve Çevre hakları Federasyonu (TÜÇEDEF)’nun; 1996 yılından bu yana varlığını sürdüren Tüketici Konseyi’nin sivil özelliğini belirginleştirmek, yapılacak çalışmalar ile Türkiye’nin tüketici hareketine ilişkin ortak aklın üretilmesine katkı sağlamak” amacıyla çağrıcısı olduğu Tüketiciler Konseyi toplantısına;Tüketici örgütleri, Ticaret Bakanlığı, başta İstanbul Barosu olmak üzere ilgili meslek odaları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kadıköy Belediyesi ile çok sayıda ilgili kurum ve kuruluş temsilcileri katıldı.

TÖF Bileşeni Tüketiciler Derneği Onursal Başkanı Engin Başaran’ın başkanlığını yaptığı ve TBF temsilcisi Güldeğer Gökçek, TÜDEF temsilcisi Aydan Kara, TÜÇEDEF temsilcisi Aycan Can tarafından oluşan Divan Kurulu tarafından idare edilen toplantıda, fiyat artışları ve tüketiciye etkisi, tüketici yargısı ve arabuluculuk, 6502 Sayılı yasa uygulamaları ve sorunlar, tüketicinin temsili uygulamaları ve sorunları başlıklarından oluşan gündemler üzerinde görüşmeler gerçekleştirildi.

Konseyde katılımcılar tarafından oybirliği ile karar altına alınan Tüketiciler Konsey Sonuç Bildirgesi kamuoyuna sunuldu.

TÜKETİCİLER KONSEYİ SONUÇ BİLDİRGESİ

1-Tüketici hareketinin olmazsa olmaz unsuru tüketici örgütleridir. Tüketici örgütlenmesi -Anayasanın emredici düzenlemesi gereğince- kamu otoritesi tarafından desteklenmeli, tüketicinin örgütlenmesinin önündeki tüm engeller, örgütlenmeyi zorlaştıran uygulamalar kaldırılmalıdır.

2-Yaşanan ekonomik kriz nedeniyle yoksullaşan tüketicinin yaşamını sürdürmesi için zorunlu olarak tüketeceği gıda, enerji, su, ulaşım ve benzeri mal ve hizmetlerden alınan vergiler 2019 yılı sonuna kadar sıfırlanmalı ve devamında da evrensel tüketici haklarından olan “temel ihtiyaçların karşılanması” hakkı kapsamında, uygulanan vergi oranları, kalıcı olarak düşürülmelidir.

3-Fiyat artışlarından kaynaklanan sorunların çözümünde; geçici önlemlerden vazgeçilmeli, üretim ve tüketim kooperatifçiliğini özendirecek uygulamalar hızla yaşama geçirilmelidir. Özellikle gıda fiyatlarındaki istikrarsızlık ve fiyat artışlarının önüne geçilebilmesi için tarım alanlarının arttırılması, tohumun özelleştirilmesi uygulamasından vazgeçilmesi, çiftçinin desteklenmesi ve girdi maliyetlerinin düşürülmesi yönünde düzenlemeler getirilmelidir.

4-Elektrik dağıtım bedeli içinde gizlenmiş bulunan kayıp/kaçak bedeli, sayaç okuma bedeli gibi tüketicilerin haklı ve yoğun tepkisine neden olan uygulamalardan derhal vazgeçilmelidir.

5-Tüketicinin standartlara uygun, enerji/çevre duyarlı yerli ürün kullanımını destekleyici ve özendirici düzenlemeler yaşama geçirilmelidir.

6-Tüketici hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda uygulanması istenen zorunlu arabuluculuk uygulaması kabul edilemez niteliktedir. Güçsüz konumdaki tüketici ile güçlü konumda bulunan satıcı/sağlayıcıyı eşit kabul ederek, arabulucunun karşısına oturtmak Anayasa’ya ve tüketiciyi koruyan yasaların öz ve ruhuna aykırıdır. Zorunlu arabuluculuk, tüketicinin Anayasal güvence altındaki hak arama sürecini zorlaştıracak, engelleyecek niteliktedir. Bu nedenle bu yöndeki çalışmalar durdurulmalı, tüketici hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar için halen geçerli olan Tüketici Hakem heyeti ve Tüketici Mahkemeleri’nin verimlilik ve etkinliğini arttıracak düzenlemeler yapılmalıdır.

7-Yasa gereği tüketici örgütleri temsilcisinin üye olduğu BDDK, BTK, TAPDK, EPDK. ve benzeri denetleyici/düzenleyici tüm üst kuruluşlarda tüketici örgütlerinin temsili mutlaka sağlanmalı ve yıllardır yasaya aykırı uygulamaya son verilmelidir.

8-Kişisel verilerin gizliliği ve korunması önümüzdeki dönemde önemli bir sorun olarak kendini gösterecektir. Bu konuda teknolojideki gelişmelere paralel şekilde tüketici güvenliğini önceleyen önlemler üzerinde çalışmaların yoğunlaştırılması gerekmektedir.

9-Piyasada zayıf/güçsüz olan tüketicilerin “belirleyici ve doğal denetleyici” olarak yerini alması, sesini duyurabilmesi “ekonomide demokratikleşmeyi” sağlayan en önemli gelişme nedenlerinden biri olacaktır.

Bu bağlamda, tüm ekonomik düzenlemelerin merkezinde “tüketici” kimlikli vatandaşların ekonomik hakları gözetilmeli; onların satın alım güçlerini arttıracak, güvenli/sağlıklı çevre, gıda ve ürüne kolay erişimini sağlayacak politikalar oluşturulmalıdır. 

Tüketiciler Konseyi adına

Tüketici ve Çevre Hakları Federasyonu. (TÜÇEDEF)
Genel Başkanı Osman İlhan

Tüketici Örgütleri Federasyonu (TÖF)
Genel Başkanı Fuat Engin

Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF)
Genel Başkanı Aziz Koçal

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF)
Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz

14.03.2019, Tüketici Postası