cihan haber ajansı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cihan haber ajansı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Kasım 2015 Çarşamba

Tüketici derneklerinden ‘hediye tatil’ vaadi ile devre mülk satışına tepki

Hediye tatil’ vaadi ile devre mülk tanıtımına ve satışına tüketici dernekleri tepkili. Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER) Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu, devre mülk satışının dolandırıcılığa döndüğünü vurguluyor. Ağaoğlu, “Ben dahi ümitlendim. Ama anladım ki bunların ağına takılan kurtulamıyor.” diyor.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Başkanı Mehmet Bülent Deniz de tüketicilere ‘bedava tatil’ taahhütlerine kanmamalarını tembihliyor.

Orta gelirli ailelere telefon açıp veya SMS gönderip “Hediye tatil elde ettiniz.” ya da “Tanıtım için termal alanlardan bedel ödemeden yararlanın.” gibi cümleler ile toplantı davetinde bulunan ve devre mülk satma gayretine giren şirketler hakkında şikâyetler artıyor. Şikâyetler tüketici derneklerine ve mahkemelere de intikal ediyor. Konu ile ilgili Cihan’a açıklamalarda bulunan dernek yöneticileri, soruna el atılmasını ve önlem alınmasını talep ediyor.

TÜSODER Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu, devre mülk satışının mağduriyetleri arttırdığına işaret ediyor.

Ağaoğlu, şunları kaydediyor:
“Bu devre mülk satışı dolandırıcılığa döndü. AVM, fuar alanı ve yakıt istasyonu gibi yerlerde hediye tatil diye kandırılanlar devre mülk mağduru oldu. Bu dolandırıcılar elinize broşür veriyorlar, ‘bedava tatilden yararlanma imkânı sunuyoruz, yeter ki şu formu doldurun’ diyorlar. Ben dahi ümitlendim. Ama anladım ki bunların ağına takılan kurtulamıyor. Bunlar ‘pantolon uyduramazsak gömlek verelim’ anlayışı ile 15 günlük değilse bile 7 günlük devre mülk satışı yapıyor. Burada da hile var. 15 günün altında devre mülk satışı yasak ama buna rağmen hisseli satış tapusu veriliyor ve tüketici aldatılıyor. “

Devre mülk ile devre tatilin karıştırıldığından dert yanan Ağaoğlu, şöyle devam ediyor:
“Kimi uyanıklar tüketiciyi aldatmak, konuyu Tüketici Kanunu kapsamının dışına almak için devre mülk gibi sözleşme yapıyor. Bu uyanıklar, davacıların mahkemelerde bedel ödemeden, süratle hak aramalarını önlemek için bir nevi dolandırıcılık içine giriyor. Çünkü devre mülk, Tüketici Kanunu kapsamında ve yerel mahkemenin görev alanında. Yerel mahkemeler dava harcı gibi giderleri başvurucudan talep ettiğinden tüketiciler bu şekilde hak aramaktan mahrum kalıyor.”

Ağaoğlu‘nun devre mülk mağdurlarına önerileri ise şu şekilde:
“Konu devre tatil sözleşmeleri kapsamında ise tüketici 14 gün içinde herhangi bir neden açıklamadan sözleşmeyi feshedebilir. Yine tüketici, sözleşmelerinin devre mülk mü yoksa devre tatil mi olduğunu bilmiyor. Onun için haklarından bihaber. Sözleşme devre mülk vaat etse dahi devre tatil sözleşmesi kapsamında olabilir böyle durumda tüketici cayma hakkını kullanabilir. Ayrıca hediye tatil ile ilgili zarar varsa tüketici mahkemelerde tazminat talep edebilir.” 

Tüketiciler Birliği Federasyonu (TBF) Başkanı Mehmet Bülent Deniz de devre mülk satışlarının usulüne uygun yapılmadığından yakınıyor. ‘Hediye tatil‘ taahhüdü ile yapılan satışı kandırmaca olarak yorumlayan Deniz, “Tüketici ‘bedava tatil’ taahhüdüne kanmamalı. Olta atıp ‘talihli veya hediye elde ettiği’ iddiaları ile tüketiciyi çekip sözleşme yaptırmak aldatmacadır.” ifadelerini kullanıyor.

Deniz, taahhütlerin yerine getirilmemesinin yanında tüketiciden aidat adı altında belli bedelleri talep edildiğini anlatıyor ve “Bize gelen iki tüketici başvurusu vardı. Bunlardan biri ciddi miktarda para ödemiş. Davadan galip geldi ama parasını alamadı.” diyor.

Deniz, tüketicileri mağdur olmamaları için 14 günlük cayma haklarını kullanmaya davet ediyor.

24.11.2015, Cihan Haber Ajansı https://www.cihan.com.tr/tr/tuketici-derneklerinden-hediye-tatil-vaadi-ile-devre-mulk-satisina-tepki-1947542.htm

27 Kasım 2013 Çarşamba

Tüketici Derneklerinden Çağrı Merkezlerine "Bekletme" Tepkisi


Ürün ya da hizmet hatalarından dolayı şirketlerin çağrı merkezlerini arayanların uzun süre telefonda bekletilmeleri tepkilere neden oluyor. Tüketici dernekleri, kamu otoritelerince belirlenen sürelerde aramaları cevaplamayan merkezlere yaptırım uygulanmasını talep ediyor. Tüketiciler Derneği (TÜDER) Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu, çağrı mağdurlarının her birinin avukat tutmaları veya bireysel olarak mücadele etmelerinin kolay olmadığını belirterek, “Burada önlemler alınmalı, yaptırımlar artırılmalı. Mağdurlara tazmin hakkı getirilmeli.” uyarılarında bulunuyor. Tüketiciler Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Bülent Deniz ise çağrı merkezleri adına en büyük sorunun müşteri temsilcileri ile diyalog olduğunu vurguluyor. Bu konuda ilgilileri tedbir almaya davet ediyor.

Bilgi İletişimi ve Teknolojileri Kurumu (BTK) 2012 Mart ayında bir yönetmelik yayınlayarak cep telefonu ile internet şirketlerinin çağrı merkezine gelen aramaların yüzde 80’inin 20 saniyede cevaplanması şartını koydu. Ana menüde beklemeleri de 45 saniyeye indiren yönetmeliğe uyulmaması tüketici derneklerinden tepki topluyor. Konuya dair Cihan’a açıklamalarda bulunan TÜDER Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu, çağrı merkezlerinin telefon bekletmelerini çile olarak yorumluyor. Bu yorumuna dayanak olarak şu ifadeleri kullanıyor:

“Tüketici ürün ya da servis ile ilgili bir sorunu var. Hemen ürünü ya da servisi aldığı firmanın çağrı merkezini arıyor ve ikinci bir çile ile karşı karşıya kalıyor. Bir hatayı veya yanlışı telefondan bildirerek derdine deva bulmaya niyetlenen tüketici, hatta bekletiliyor da bekletiliyor. Tabii bir taraftan stres ile, diğer taraftan artan telefon faturası ile karşı karşıya kalıyor.” 

Çağrı merkezlerinin büyük bölümünün BTK tarafından belirlenen bekleme sürelerine uymadığından yakınan Ağağolu, “Ana menüde bekleme süresinin 45 saniyeyi bulmayacağı, alt menüde 20 saniyeyi bulmayacağı yönetmelik ile beyan ediliyor. Yani ‘toplam bekleme süresi 65 saniye olacak’ deniliyor. Ama buna riayet edilmiyor.” diyor. TÜDER Genel Başkanı Ağaoğlu, şöyle devam ediyor:

“Kurallara riayet etmeyen çağrı merkezlerine karşı tüketicilerin bireysel olarak mücadele etmelerinin, avukat tutmaları kolay değil. Burada önlemler alınmalı, yaptırımlar artırılmalı. Mağdurlara tazmin hakkı getirilmeli. Ben de mağdurum, bir bankaya şüpheli işlem için bildirim yapacaktım. Ya 8 dakika telefonda bekledim. Sonra operatöre bağlanabildim.” 

TBF BAŞKANI DENİZ: OPERATÖRLER DAHA YETKİN OLMALI
TBF Genel Başkanı Bülent Deniz de çağrı merkezlerinde en önemli sorunun müşteri temsilcisi ile diyalog olduğunu dile getiriyor. BTK’nın iletişim şirketlerine ait çağrı merkezlerinin telefonda bekletme sürelerini sınırladığını anlatan Deniz, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) da bankalar için böyle bir uygulamaya gittiğini bildiriyor. Önlemlerle sorunların bir miktar aşıldığını aktaran Deniz, şunları kaydediyor:

Bekleme süreleri daraldı, burada bir ilerleme var. Ama müşteri temsilcilerine bağlanma sorunu devam ediyor. Bu bilhassa bankalarda büyük bir sorun. Burada sakıncalı bir durum var. O da şu, eğitim seviyesi iyi olmayan tüketiciler banka çağrı merkezinden yararlanamıyor. Bu çağrı merkezleri pratik ama eğitim seviyesi iyi olmayan, görmeyen tüketici için iyi değil. Temel sorun müşteri temsilcileri yani operatör ile ilgili. Operatörlerin bilgileri sınırlı. Basit bir şey için bilgi veremiyor. Bunu iletişim şirketlerinde çok görüyorum. Operatörlerin daha yetkin olması gerekiyor.”
Bekleme süreleri konusunda sektörlerin regülatör kurumunun sorumlu olduğuna işaret eden TBF Genel Başkanı Deniz, “Bu kurumların her biri sınırlamalar getirilmeli. Yani BTK, BDDK da, otomotiv sektörü ile ilgili odalar da yönetmelik yapacak. Firmalar, donanımlı ve yetkin operatörler istihdam etmeli. Yine Hukuk Muhakemesi Kanunu’nda değişiklikler yapılmalı, kayıtlar 2 sene saklanmalı.” önerilerinde bulunuyor. 
 
Buğra Kardan-Cihan Haber Ajansı, 26.11.2013
 

17 Temmuz 2013 Çarşamba

Tüketici Dernekleri: Kredi Kartından Azade Olamayız, Bilinçli Kullanım Önemli

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘kredi kartı almayın‘ çağrısı tüketici derneklerince gerçekçi bulunmadı. Nakdin yerini kartlara bıraktığı görüşünde birleşen dernekler, bilinçli kullanımın, harcamanın önemli olduğunu vurguladı.

Tüketiciler Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Bülent Deniz, kredi kartından azade olmanın pek mümkün görünmediğine işaret ederken, “Belki 1-2 kart bulundurmak, finanse edilecek oranda harcamak daha yerinde.” dedi.
Tüketiciler Derneği (TÜDER) Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu da Bülent Deniz gibi kartın terk edilemeyeceğini belirtip, bireyleri giderlerini ayarlamaya davet etti.

Türkiye’de kredi kartı borçları artıyor. Borçların tam ya da vadesinde ödenememesi yer yer mağduriyetlere neden oluyor. Bu duruma duyarlı olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şehit yakınları ve gazi ailelerine verdiği iftarda “Faiz dışı gelirle abad olanlar var. Kredi kartı var ya. Bunları almayın ya.“ ifadelerini kullandı. Erdoğan’ın bu cümleleri tüketici dernekleri tarafından uygun bulunmadı.

Konu ile ilgili Cihan’a açıklamalarda bulunan TBF Genel Başkanı Bülent Deniz, kredi kartı kullanmamanın mümkün olmadığını dile getirerek, “Nakit yerini kart ile ödemeye bıraktı. Kartın kayıt dışı eylemlere de darbe vurduğu ortada. Erdoğan’ın kredi kartı ile ilgili sözlerinden biz kartı bilinçli kullanmayı anlıyoruz. Çünkü karttan azade olmak mümkün değil. Belki 1-2 kart bulundurmak, finanse edilecek oranda harcamak daha yerinde.” yorumunu yaptı.
Kredi kartı borçlarında yukarı yönlü oynama olduğunu anlatan Bülent Deniz, şöyle devam etti:

“Kart borcunu hiç ödemeyenlerin adedi 1,5 milyon. Bir de borcun asgari bölümünü ödeyen, büyük bölümünü öteleyen 9 milyon var. Bunlar her ay borcunu güç bela ödeme derdinde. Esas sorun burada. Kredi kartı borçlarını yapılandırma adına 3 yasa yürürlüğe girdi. Bu yasalar borcunu hiç ödemeyenleri muhatap aldı. Hâlbuki 9 milyonun sorunu daha büyük. Bunlar, güç bela borçlarını karşılıyor. Maalesef yasalardan yararlanamadı. Gelinen aşamada 9 milyon mağdur var, bunlar aileleri ile 20-25 milyon demek.

Biz Eylül ve Ekim ayında ekonomide sorunların belireceğini tahmin ediyoruz. Bu durumda kredi kartı borç oranları daha da artar. Tabii burada temennilerimiz var. Yeni Tüketici Kanunu Ekim ayı gibi ele alınacak. Burada ümidim geçici madde eklenerek borcunu hiç ödemeyenlere ya da aksamalı ödeyenlere ya da dileyenlere borç oranlarını eritme adına uygun faiz oranları ve vadelerin tanınmasıdır.”

Kredi kartı asgari ödeme tutarından da dertli olan Deniz, “1.000 lira gibi bir harcamada bulundunuz. Asgari ödemelerle bu borcu anca 54 ayda yani 4,5 senede kapatmanız mümkün.” örneğini verdi; bu derde deva bulunmasını talep etti.

TÜDER Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu ise Erdoğan’ın ‘kredi kartı almama’ çağrısını “Kartı kullanmayalım da ne yapalım? Halk temel giderlerini karşılama derdinde. Nakdi olmadığı için kredi kartından yararlanıyor.” diye cevapladı.

Aydın Ağaoğlu, tüketicilere 1-2 kart kullanmayı, bütçesini kasacak harcamalar yapmamayı önerdi.

Bankaların kredi kartı gelirlerine değinen Aydın Ağaoğlu, şunları kaydetti:

“Bankaların 2011 faaliyet dışı geliri 17,2 milyar lira iken 2012’de 19,3 milyar lira oldu. Yani Türkiye’de ilk 500 şirketin tamamının gelirleri bir banka kadar değildir. 2012 Ağustos ayında Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, bankaların tüketicilerden 31 kalem ücret aldığından yakındı, bunların deli dumrul vergisi olduğunu beyan etti. Aradan geçen 1 senede deli dumrul vergilerin adedi 66 kaleme çıktı. Burada büyük bir artış var, 2 katı geçti.

Şu an TBMM’de olan yeni Tüketici Kanunu’na rağmen 56 milyon kredi kartından aidat alınacağı anlaşılıyor. Yani aidat devam edecek. Yargıtay’ın hukuksuz bulduğu kart adatı yasallaşacak. Onun için kanun tekrar ele alınmalı. Kullanımda bulunan tüm kartlar kanunun yürrlüğü ile yalın kart haline gelmelidir. Bankalar da konuyu ticari faaliyet olarak görmemeli. Askerde olan yakınına grubette okuyan çocuğuna 50 lira harçlık gönderenlerden 25 lira havale ücreti kesilmesi adil değildir. “
 
Cihan Haber Ajansı-Buğra Kardan, 17.07.2013