14 Şubat 2017 Salı

"Yüzde 100 Türkiye"

İktidarı boyunca Türkiyeyi dışa bağımlı hale getiren AKP, yerli malına dönmek için çaba sarf ediyor. İthalat ve ihracat arasındaki dengeyi sağlamak isteyen hükümet, inşaat malzemelerinden hırdavata, küçük mutfak aletlerinden kozmetik ürünlerine kadar birçok ürünün ithalatına yüzde 25 ek vergi getirdi. "Yüzde 100 Türkiye" diyen Tüketici Birliği Federasyonu ise yerli üretimin de desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Resmi Gazete yayımlanan verginin amacı ithaat-ihracat arasındaki dengeyi sağlamak, yerli ürünü teşvik etmek.

Esnafa göre ürünler vergi ile birlikte zamlansa da yerli ürünün kalitesi aradaki zararı çıkartacak.

Tüketici Birliği Fenerasyonu'na göre ise bu geç alınmış bir karar...

Yerli üretimin de desteklenmesi gerektiğini belirten Tüketiciler Birliği Federasyonu Genel Başkan Mehmet Bülent Deniz hükümeti uyardı.


Ali Turna, 12.01.2017, Ulusal Kanal http://www.ulusalkanal.com.tr/ekonomi/yuzde-100-turkiye-h138847.html

tüketicipostası 6. sayı: 'yüzde100 TÜRKİYE başlıyor'

Şimdi yüzde100 TÜRKİYE Zamanı…

3.10, 3,11, 3.12..
3.37, 3,38, 3,39…
3.45, 3,46, 3,47…

Ve bu satırları yazarken, USD 3.58’lerde geziniyor.

Son iki aylık zaman diliminde bütün ekonomik göstergeler kırmızı seviyeleri göstermeye başladı. Artan kur, cari açık, işsizlik ve ardından kaçınılmaz zamlar…

1994, 1999, 2001, 2008 krizleri derken; 2016’nın son çeyreğinde, yine aynı dertle boğuşmaya başladık.

Bu kez farklı…
Şimdiye dek küresel ekonomik gelişmeler, krizleri açıklamak için yeterliydi.
Ancak ‘küresel ekonomik olumsuzluklar,’ son yaşadığımız krizi açıklamak için yeterli değil.
USD/EURO paritesine bakıp kabaca bir hesap yapan herkes, şimdi yaşadığımız krizin sadece küresel olumsuzluklardan kaynaklanmadığını görüyor.
O halde yaşadığımızın nedeni ne?

Ülkemize ekonomik darbe de diyenimiz var, rejim değişikliği, OHAL diye gerekçe üreten de..
Yanıt, verenin politik duruşuna göre değişse de, Tüketici Birliği Federasyonu’nun çözüm için inandığı tek gerçek var; şimdi yüzde100 TÜRKİYE zamanı…

tüketicipostası, sayı 6 'yüzde100 TÜRKİYE başlıyor'

10 Aralık 2016 Cumartesi

Deniz, gündemi değerlendirdi...

Kur artışından, ÖTV zammına; zorunlu BES'den, asgari ücrete...

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, gündemdeki son gelişmeleri gazeteci Rıza Yaşar'a değerlendirdi.

08.12.2016, ON4 TV., OKU-YORUM


tuketicipostası, sayı 5 'tüketiyorum, çünkü bağımlıyım'

Yeryüzü Sofrasından, Dipsiz Kuyuya Yolculuk

Uyuşturucu, alkol, kumar, tütün derken bağımlılık türlerine yenileri eklenmeye devam ediyor; şimdilerde sosyal medya bağımlılığını konuşuyoruz.

Sosyal medya gibi son moda bağımlılığın öncesinde, şimdi ve olasılıkla sonrasında da insanlığın başına bela, bir bağımlılık klasiği var; tüketim bağımlılığı…

Paramız yetmiyor, kredi kartlarımızı asgariden ödeyip borçlanıyoruz, tatile gitmek için tüketici kredisi çekip oniki ayımızı bankaya rehin veriyoruz. Yetmiyor, borçlanmaya devam ediyoruz. Borçlandıkça daralıyor, daraldıkça kendimizi AVM'lere atıyoruz. Borç sarmalındaki bunalımımız için çareyi yeniden alış veriş yapmakta ve borçlanmakta arıyor, tükettikçe bunalmaya devam ediyoruz.

Dipsiz kuyunun ta kendisi bu.

Uzun söze gerek yok, yeryüzü sofrasında bulunan her şey bize ikram edilmiş aslında, ama bu ikramın tek bir koşulu var; ‘yiyin-için, ama israf etmeyin’. (7:31)

tüketicipostası, sayı 5 'tüketiyorum, çünkü bağımlıyım'



2 Aralık 2016 Cuma

Telsim'e Borçlar Zaman Aşımına Uğramıyormuş .... mu?

2004 yılında TMSF'ye devredilen Telsim Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri AŞ'ye o dönemlerde borcu olanlara icra takibi mektupları gönderilmesi, büyük bir tartışmaya yolaçtı. Bir tarafta, “10 yıl geçti zaman aşımı var” diyen tüketici dernekleri var, diğer tarafta ise, "Telsim dosyalarında zaman aşımı bulunmamaktadır" diyen avukatlar var. Kim haklı, göreceğiz.

GSM sektöründe 1994 - 2004 yılları arasında faaliyet gösteren ve 2004'den, varlıklarının Vodafone'a ihale ile satıldığı 2006 yılına kadar TMSF tarafından yönetilen Telsim’in tüm varlıkları, lisans hakları, baz istasyonları Vodafone'a geçmiş ama teslim tarihi olan 24 mayıs 2006'ya kadar olan borçlar ayrılmıştı. İşte bu borçlar için bugünlerde "ödeme uyarı" maktupları gidiyor. 

Telsim'e borcu olanlar eski abonelere, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ile çalışan 100’den fazla hukuk bürosu aracılığıyla gönderilen uyarı mektuplarında, ödeme yapılması isteniyor. Uyarı mektuplarında, 

“Telsim’e olan borcunuzun ödenmediği tespit edilmiştir. Sizi Telsim olarak ödeme yapmaya davet ediyoruz. Ödeme yapmayı kabul etmediğiniz takdirde, icra takibi başlatılacaktır …”  ifadesi yer alıyor. Söz konusu eski fatura borçlarıyla ilgili olarak tüketicilerin yasal yolları kullanma hakkı mevcut. Ancak hem yasal sürecin uzaması hem de bu süreçteki masraflar nedeniyle çoğu abone borcunu ödeme yoluna gidiyor.

Çok sayıda şikayet aldıklarını belirten tüketici dernekleri olaya farklı yaklaşıyorlar ve borçlar kanunu nedeniyle zaman aşımının 10 yıl olduğunu belirterek ; "Mektup alanlar itibar etmesinler. İcra dairesine gidip itiraz etsinler" diyor. Bu yorumlara karşı Telsim adına TMSF'den yapılan açıklamada, bazı basın yayın organlarında çıkan haberlerde '10 yıl önce TMSF’ye devredilen Telsim tarafından borçlulara icra takibi mektupları gönderilmeye başlandığı belirtilerek, zaman aşımının söz konusu olmadığı belirtildi.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilmiş olan Telsim Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri AŞ tarafından, "Avukatlar tarafından işlem yapılan dosyaların zaman aşımına uğraması söz konusu değildir. Telsim'in abone alacaklarına ilişkin dosyaları sözleşmeli hukuk büroları tarafından takip edilmiş ve halen takip edilmektedir. Avukatlar tarafından işlem yapılan dosyaların zaman aşımına uğraması söz konusu değildir" açıklaması yapıldı. 

Telsim'in, operatörlük lisansının Vodafone'a devredildiği 24 Mayıs 2006 tarihinden itibaren geçmiş dönem GSM fatura alacaklarının tahsilatı amacıyla, sözleşmeli vekiller eliyle borçlulara ulaşarak gerek idari gerek icra takibi yoluyla fatura borçlarını tahsil ettiği bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Bu kapsamda, borçlular borçları ile ilgili itirazlarını icra dairelerine, ikamet ettikleri bölgenin tüketici hakem heyetlerine ve diğer yasal yollara müracaat edebilmektedir. Adli mercilerce verilen kararlar borçlunun lehine olduğunda dosya kapatılmaktadır. Telsim, devir tarihinden itibaren bu yana kamu borcuna mahsup etmek üzere çalışmalarını sürdürmekte olup bundan sonra da bu çalışmalar aynı şekilde devam edecektir. Telsim'in faaliyetleri daha evvel de basın yayın organlarında yer almış, bu faaliyetlerin bugün itibariyle yeniden gündeme getirilmesi ve işlemlerin 'hukuksuzmuş' gibi değerlendirilmesinin nedeni anlaşılamamıştır.

Her ne kadar söz konusu haberlerde zaman aşımı hususundan bahsedilmekteyse de Telsim'in abone alacaklarına ilişkin dosyaları bu süreçte sözleşmeli hukuk büroları tarafından takip edilmiş ve halen takip edilmektedir. Avukatlar tarafından işlem yapılan dosyaların zaman aşımına uğraması söz konusu değildir."

Telsim ’e borcu olan abonelerin, borçlarını sorgulayabildikleri ve ödeme sürecine yönlendirildikleri www.Telsim Borcum Bitsinadlı bir web sitesi bulunuyor. TMSF’nin sunucularından yayın yapan bu site üzerinden GSM numarası veya ad ve soyad ile borç sorgulaması yapılabiliyor.

Bülent Deniz : "Koşulsuz Borcum Yoktur" Diyerek İtiraz Etmek gerekir
Zaman aşımı konusunda turk-internet.com'a bilgi veren Tüketici Federasyonları Başkanı Avukat Bülent Deniz ise konuyu şöyle değerlendirdi.

"Alacaklarda zaman aşımı 10 yıldır. Ancak 10 yıllık zaman aşımı var diye takip yasağı söz konusu değildir. Alacaklı olduğunu düşünen kurum, kaç yıl geçmiş olursa olsun alacağının tahsili için işlem yapabilir. Bu işleme karşı tüketicinin gerekçesiz, "koşulsuz borcum yoktur" diye başvurması, bütün işlemleri olduğu yerde durduracaktır. Devamında zaman aşımı söz konusu ise, dosya arada zaten kapanmış olacaktır.

Ancak, zaman aşımı süresinin geçtiğini bile bile "belki itiraz etmez de, kesinleşir" ümidiyle tüketici hakkında işlem başlatmak bir kamu kurumuna yakışan bir uygulama değildir. "

Avukat Deniz'den aldığımız bilgiye göre, Telsim eski borcu olan tüketiciye 2 seviyede yazı ulaşıyor. Bunlardan ilki avukattan uyarı yazısı, ikincisi icra dairesi ya da tüketici hakem heyetinden gelecek olan "tebligat". Deniz, bu ilk uyarı yazısı için bir işlem yapılması gerekmediğini ama tebligat için, nereden tebligat gelirse, aynı yerden yukarıda belirttiğimiz ifade ile itiraz etmesinin yeterli olacağını belirtiyor. 

Bu arada Avukat Bülent Deniz'in hatırlattığı bir konu da, 2,500 TL'nin altındaki borçlara icra takibi yapılamayacağı, tüketici heyetleri üzerinden işlem yapılacağı şeklinde [1].

Biz de kamu kurumunun, bu işlemleri bugüne kadar neden beklettiğini merak ettik. Üstelik bugün "zaman aşımını bile bile işlem yapmasının", ülkeye nasıl bir zararı ve maliyeti olacağına, son zamanlarda zaten çok meşgul olan mahkemelerin ve tüketici heyetlerinin, icra dairelerinin, işlerinin bir kat daha arttıracağına dikkat çekiyoruz. 

Bir yandan da düşündük ki, anlaşılan devletimiz ekonominin durumundan etkilenmiş, nerede ne para var diye arıyor.. Zaman aşımı geçmiş paraların bile peşine düşmüş. Biz de Telsim'deki bu alacak miktarının toplam ne kadar olabileceğini merak ettik doğrusu. Özellikle de 100'den fazla avukatlık bürosu ile çalışıldığını öğrenince.

1 TL Yatırarak Zaman Aşımı Aşılmış
Bu arada bir okuyucumuzun uyarısı sayesinde, borç hesaplarına 1 TL'ler yatırılarak, zaman aşımının engellendiğini öğrendik. Bu konuyu sorduğumuz Avukat Bülent Deniz şunları söyledi :

"Kamu alacaklarında, kamu yöneticileri zaman aşımını kesmek için bu şekilde ödemelerle dosyayı canlı tutmaya çalışıyorlar. Ancak bunun hukuk ve ahlak ile bağdaşır bir yönü yoktur.. "

Kamunun ahlaklı davranması ve bu tür yollara başvurmaması gerekmez mi? Sonuçta ortada "zaman aşımı" diye bir kanun var ve devlet bunu kendisi ihlal ediyor olmuyor mu?

Bu borçlar Vodafone tarafından tahsil edilmiş mi?
Diğer yandan okuyucumuz, bu borçların daha önce 2006-2007'de Vodafone tarafından tahsil edildiğini ve elinde dekont bulunmayanların sorun yaşayacağını iletiyor ama durum böyle ise, bu kayıtların Vodafone hesaplarında olacağını, oradan yeniden belge alınabileceğini hatırlatalım. 

Ve de.. TMSF eğer tahsil edilmiş borcu, yeniden tahsil ediyorsa, bu da bir rezalettir. Demek ki ne yaptıklarını bilmiyorlar, ne alacakları, borçları olduğunu farkında değiller.


20 Kasım 2016 Pazar

Rekabet Kurulu, Bilgisayar Oyunları Kartel Davasında Teknosa'ya 18 Milyon TL, Vestel'e 8 Milyon TL Ceza Verdi

Rekabet Kurumu şubat 2015'de şikayetler üzerine 5 teknomarket ve teknoloji dağıtıcısı firmaya bilgisayar oyunu fiyatlarını ortak belirledikleri ve ortak hareket ettikleri iddiasıyla soruşturma açmış, ağustos 2015'de soruşturmayı 7 firmayı da dahil edecek şekilde genişletmişti [1]. Ekim 2016 sonunda ise bu soruşturmanın tamamlandığı açıklanmıştı [2]. 2 firmanın KAP'a yaptığı açıklama ile bu konuda cezaların da verildiği anlaşılıyor.

Konuyla ilgili olarak Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, turk-internet.com'a şu açıklamayı yaptı : 

"Rekabet kurumu bankaların kartelleşmesi ile ilgili önemli bir karardan sonra yine tarihe geçecek bir karar vermiş bulunuyor. Bu karar çok sayıda teknoloji dağıtıcısı ve teknomarketin olduğu bir sektörde, bugüne kadar neden rekabetin sağlanmadığı ve fiyatların düşmediği konusunda çok önemli bir cevap ve saptama niteliğindedir. Bu nedenle Rekabet Kurumunu kutluyoruz."

Rekabet Kurumu ekim sonunda açıkladığı kararında, bilgisayar oyun dağıtımında Bimeks, tüketici elektroniğinde Vatan Bilgisayar hakkında yeterli delile ulaşadığını ama diğer şirketlere cirolarının yüzde 10'una varan oranlarda ceza talebinde bulunulduğunu açıklamıştı. Bimeks ve Vatan Bilgisayar dışındaki firmalar şunlardı;

Aral Oyun Konsol ve Aksesuar Tic. A.Ş., 
Doğan Müzik Kitap Mağazacılık Pazarlama A.Ş., 
Teknosa İç ve Dış. Tic. A.Ş. 
LG Elektronics Tic. A.Ş.,
MS İstanbul İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. (Media Markt),
Teknosa İç ve Dış. Tic. A.Ş.,
Türk Philips Ticaret A.Ş.,
Vestel Ticaret A.Ş. 

Bunlardan 2 firma olan Vestel ve Teknosa, borsaya açık oldukları için Rekabet Kurumu'ndan aldıkları cezaları KAP'a açıkladılar. Diğer firmalar olan Aral, Doğan Mağazacılık, LG Elektronics, MediaMarkt, Türk Phillips de muhtemelen ceza aldılar ama Rekabet Kurumu cezaları henüz yayınlanmadığından sadece bu 2 firmanın aldığı cezaları biliyoruz.

Rekabet Kurulu tarafından İdare Mahkemeleri yolu açık olmak üzere, toplamda 18 milyon TL tutarında idari para cezası verilen Teknosa'dan konuya ilişkin açıklama şu şekilde;

"13.03.2015 tarihli özel durum açıklamamız ile, Rekabet Kurulu tarafından Şirketimizin de aralarında bulunduğu Bilgisayar ve Konsol Oyunları ile Tüketici Elektroniği Pazarı'nda faaliyet gösteren çeşitli teşebbüsler hakkında, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun uyarınca soruşturma açıldığı duyurulmuştu. Söz konusu soruşturmaya ilişkin olarak Rekabet Kurulu tarafından Şirketimize, İdare Mahkemeleri yolu açık olmak üzere, toplamda 18.025.556,40 TL tutarında idari para cezası verildiğine ilişkin karar, Rekabet Kurulu tarafından açıklanmıştır. Söz konusu para cezası ile ilgili olarak bütün yasal haklarımız kullanılacak olup, konu ile ilgili gelişmeler özel durumların kamuya açıklanmasına ilişkin düzenlemelere uygun olarak yatırımcılarımız ile paylaşılacaktır.

Rekabet Kurulu'nun, % 100 bağlı ortağı Vestel Ticaret'e 8 milyon TL ceza vermesi nedeniyle Vestel Elektronik'ten KAP'a yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi:

"Şirketimizin %100 bağlı ortaklığı Vestel Ticaret AŞ'nin de faaliyet gösterdiği tüketici elektroniği pazarına yönelik olarak, Rekabet Kurumu tarafından 4054 sayılı Rekabetin Korunması Kanunu kapsamında başlatılan ve 05.08.2015 tarihli özel durum açıklamamızla kamuya duyurduğumuz soruşturmada Rekabet Kurulu kararını açıklamıştır. Söz konusu karara göre; Rekabet Kurulu, yargı yolu açık olmak üzere, Vestel Ticaret AŞ'ne 8.024.370,30 TL tutarında idari para cezası verilmesine karar vermiştir. Şirketimiz idari para cezası kararının iptali için yasal süresi içerisinde yargı yoluna başvuracak olup, konuyla ilgili gelişmeler kamuyla paylaşılacaktır.

Tüketici Elektroniği Ürünleri Pazarında, 4054 Sayılı Kanun'un 4. Maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespitine yönelik olarak; sektörde ticari faaliyette bulunan bir kısım şirketlerle birlikte, Vestel Elektronik San. ve Tic. AŞ'nin %100 bağlı ortaklığı konumunda olan Vestel Ticaret AŞ hakkında da soruşturma açıldığı, Rekabet Kurumu tarafından bildirilmiştir. Bilindiği üzere soruşturma açılmış olması, Şirketimize doğrudan bir ceza verileceği anlamına gelmemektedir. Gerekli işlemler mevzuat çerçevesinde yürütülmektedir. Olası gelişmelerle ilgili olarak kamuoyu ayrıca bilgilendirilecektir."

Konu ilginç, teknomarketler pazarı kapsıyor ve özellikle tüketici elektroniği konusunda çok sayıda ürün satıyorlar, büyük karlar ediyorlar ama bugüne kadar soruşturulmuyorlardı. Çoğunluğu ithal olan bu malların bazen dünya fiyatlarından daha yüksek fiyatlarla satılabiliyor. Bunların daha fazla araştırılmasını bekliyoruz.


19 Kasım 2016 Cumartesi

201 milyon tane 1 kuruş nerede?

İstanbul, 04.11.2016

‘Para üstü verilmesi’nde yaşanan sıkıntıları değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “dolaşımda bulunan madeni paraların azlığı nedeniyle tüketici zarar görüyor” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır:

Marketlerde satılan ürünlerin etiketlerindeki fiyatlar, tüketicide ‘ucuzmuş’ algısı oluşturmak için 1-4 kuruşluk farklarla yazılmaktadır. Örneğin, 10,00 TL. fiyatı olan ürünün etiketi 9,94 TL.-9.99 TL. arasındaki bir fiyatı içerebilmektedir.

Bu şekilde küsuratlı yazılan etiketleri içeren ürünleri satın alan tüketici; kasada ödeme yaparken, para üstü olan 1-4 kuruşu alamamakta, sonuçta 10,00 TL. ödemek zorunda kalmakta, para üstü için direten tüketiciye de, madeni para olmadığı gerekçesiyle sakız, kibrit gibi ürünler teklif edilmektedir.

Binlerce müşterinin alışveriş yaptığı marketlerde, ‘bozuk para yok’ gerekçesiyle verilmeyen bu paralar, toplamda hatırı sayılır bir rakama ulaşmakta, kayıtdışı olan bu gelir marketin kasasına kalmakta, vergilendirilmeyen bu para nedeniyle tüketicinin yanında, kamu da zarar görmektedir.

2016 Ekim itibariyle halen piyasada;
-1.487.008.750 adet 10 kuruş,
-1.426.441.750 adet 5 kuruş
-201.459.950 adet 1 kuruş dolaşımdadır. 

Para üstü konusunda tüketicilerin yakınması söz konusudur. Dolayısıyla dolaşımda bulunan bozuk para adedinin yetersizliği kabul edilmeli, en küçük para birimi 1 kuruş olan Türk parasının tedavül yeteneğini azaltan bu durumun giderilmesi gerekmektedir.

Öte yandan fiyat etiketlerini para üstü veremeyecek olan şekilde düzenleyen işyerleri de, tüketiciyi aldatan bu uygulamaya son vermeli, etikete koydukları fiyatın arkasında durarak, ‘bozuk para yok’ mazeretinin ardına sığınmamalıdırlar.

Tüketiciler kasada para üstü alma konusunda duyarlı olmalı, para üstünün eksiksiz veremeyen işyerlerinden aldıkları ürünü, sepetteki tüm ürünleri kasada bırakarak tepkilerini göstermelidirler.

Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan

18 Kasım 2016 Cuma

tüketicipostası, sayı 4 'bereket azdadır'

Bu düsturu alırken, satarken, harcarken, kazanırken uygulayın.
Gerçekten ‘az’ olanda bereketin, verimin, bolluğun olduğunu göreceksiniz.

Çok kâr yerine az oranlı kâr ile malını satan esnaf, sürümden kazanmanın keyfini yaşarken, harcamasını ölçülü yapan ailenin kara günler için bir kenarda parası mutlaka olacaktır.

Bireylerin ölçülü yaşaması, tasarruf etmesi, israf etmemesi değil aslında sorun, tasarruf yapamayan ülkeler ligindeyiz. Tasarruf eğilimi yüzde onların üzerine kendini bir türlü atamıyor. Tasarruf olmayınca, yatırım olmuyor, yatırım olmayınca, büyüme olmuyor. Ya da büyüme olsun diye, borçlanarak yatırım yapmaya çalışıyoruz. Hormon takviyesi ile gelen bu büyümeden ülkeye bir hayır da gelmiyor.

Evet, işin özeti şu; az olanda bereketi aramalıyız.

tüketicipostası, sayı 4 'bereket azdadır'

14 Kasım 2016 Pazartesi

‘verilmeyen internet hizmetinin bedeli iade edilmelidir’

İstanbul, 30.10.2016

Bir süre önce başta Diyarbakır olmak üzere bazı illerimizde yaşanan internet kesintisini değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; ‘hizmet verilmeyen günlerin parası tüketiciye iade edilmelidir’ dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili şu açıklamayı yapmıştır:

26 ve 27 Ekim 2016 tarihlerinde, başta Diyarbakır olmak üzere bazı illerimizde internet kesintisi yaşanmış, konu medyada yer almış ve ayrıca internet hizmeti alamayan tüketicilerden konuyla ilgili yakınmalar Tüketici Birliği Federasyonu’na iletilmiştir.

Tüketicilerin başvuruları üzerine, internet hizmeti sağlayan firmalar tarafından, yaşanan kesintinin ülke genelindeki bir çalışmadan kaynaklandığı ve herhangi bir para iadesi veya faturadan indirim yapılmayacağı bildirilmiştir.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki kanun gereği, tüketicilerin almadıkları hizmete ilişkin ödedikleri bedellerin iadesi/ödeyecekleri bedelin alınmamasını isteme hakkı bulunmaktadır.

Bu nedenle gerek ön ödemeli veya gerekse sonradan faturalandırma yöntemiyle internet hizmeti satın alan tüketiciler, hizmeti sağlayan firmaya yazılı olarak veya müşteri hizmetlerini aramak suretiyle başvurarak, hizmetinin verilmediği süreye denk gelen tutarın;
-ön ödemeli yöntemle hizmet satın almışlarsa, iadesini,
-sonradan faturalandırma yöntemiyle hizmet satın almışlarsa, düzenlenecek faturada bu miktarın indirilmesini istemelidirler.

Tüketicinin istemine karşın firmaların bu iade veya bedel indirimi yapmaması durumunda, tüketicinin bulunduğu ilçedeki Tüketici Hakem Heyeti’ne ücretsiz başvuru yaparak, konu hakkında karar oluşturulmasını isteme hakları bulunmaktadır.

İnternet hizmetinin verilmemiş olması nedeniyle ayrıca herhangi bir zarara uğrayan tüketiciler de, zararlarını kanıtlamak koşulu ile Tüketici veya Ticaret Mahkemeleri’ne dava açmalıdırlar.

Tüketicilerin hak kayıplarının önüne geçilmesi ve yargıya başvurma zahmetinden kurtarılması için internet hizmeti sağlayan firmalar, hizmet vermedikleri tüketicilerin başvurularına gerek olmaksızın tümü için para iadesi veya bedel indirimi yapmalıdırlar. Firmaların bu yöndeki olumsuz uygulamaları Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından engellenmelidir.


Mehmet Bülent Deniz
Genel Başkan

13 Kasım 2016 Pazar

tüketicipostası, sayı 3 'ne yiyorsanız, o'sunuz

Açlıktan, GDO’ya; Küresel Denklem…

İlk kez 1984’de başladı, açlıkla mücadelenin popülerleşmesi.
Band AİD isimli bir müzik grubunun yaptığı ‘Do They Know It’s Christmas? şarkısının ardından, bir çok ülkede saatler süren ve hemen hemen bütün pop yıldızlarının katıldığı U.S.A for Africa etkinliği, ‘We are the World’ şarkısı…

80’lerde, Etiyopya’daki açlığın farkına varan insanlığın bu sorunu, bir çok coğrafyada, tüm acımasızlığı ile sürüyor. Veriler dünyada gıda yetersizliğinin olmadığını, sorunun sadece adil paylaşımdan kaynaklandığını söylüyor.

Uzaklara değil, yakına bakalım; İstanbul’da her gün çöpe atılan ekmek, İzmir’in günlük ekmek tüketimi kadar.

Adil paylaşım için Necip Fazıl’ın çektiği fotoğrafa itiraz edenimiz var mı?
‘Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.
Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa’

Adil paylaşım yoksa; sorun vardır, kaos vardır…

Nazım Hikmet’in tespiti için kim ne diyebilir ki;
‘Açlık ordusu yürüyor
yürüyor ekmeğe doymak için
ete doymak için kitaba doymak için
hürriyete doymak için.’

Emperyalizm insanlığı aç bırakıyor, gıda yetersizliğine insanlığı inandırıyor ve ardından hepimizi mutant canlılara dönüştürecek gıdalarla karşımıza çıkıyor.
Denklem bu denli basit…

tüketicipostası, sayı 3 'ne yiyorsanız, o'sunuz'