mazlumder etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mazlumder etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Haziran 2012 Cumartesi

Polis Dayağı Devam Ediyor

22.06.2012 tarihinde Avcılar, Üniversite Mahallesi Karanfil Sokaktaki işyerlerinin önünde Yunuslar olarak bilinen Motosikletli Polis Memurları tarafından darp edildiklerini, ağır hakaret ve tehditlere maruz kaldıklarını belirtilen üç kişinin yardım isteği derneğimize ulaşmış, bunun üzerine derneğimiz Hukuk Koordinatörü Av. Arife Gökkaya Dinç ve gönüllü avukatlarından Av. M. Bülent Deniz ve üyemiz Murat Çelik karakol ve adliyeye giderek hukuki destek ve yardımda bulunmuştur.
Ahmet Aslı, ablası Çiğdem Akagündüz ve eşi Erbil Akagündüz’ün polis memurlarından şiddet gördüğünü belirten baba İsmet Aslı’nın bu iddiaları üzerine, avukatlar tarafından Küçükçekmece Savcılığından kamera görüntülerinin muhafazası ve doktora sevki talep edilmiştir.

Akabinde ise baba İsmet Aslı, Yunuslar tarafından darp edilen Ahmet Aslı, Çiğdem Akagündüz ve Erbil Akagündüz ile gözaltında bulundukları Firuzköy Şehit Ilgaz Aykutlu Polis Merkezinde görüşülmüştür.

Görüşme sırasında tespit edilenler;
• Erbil Akagündüz’ün sağ kaşında sargı olduğu görülmüş, kendi isteği ile sargısı açıldığında 6 adet dikiş olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca her iki gözünün kan topladığı, sırtında ve kollarında çizikler olduğu görülmüştür.
• Çiğdem Akagündüz’ün ise kıyafetindeki kan lekeleri ve sol bileğinde ısırık izleri (polis tarafından yapıldığını belirtiyor) görülmüştür.
• Ahmet Aslı’nın ise, üzerindeki gömleğin olmadığı (darp sırasında yırtılmış ve kanlı olduğu için attıklarını belirtiyor), sol yanağı ve gözünde morluklar, sol şakağında şişlik, sağ üç parmağının kanlı ve şişik olduğu kıpırdatamadığı gözlemlenmiş, sol omzunda ise sıyrıklar görülmüştür.
 
Ahmet Aslı, Çiğdem Akagündüz ve Erbil Akagündüz’ün ve 22.06.2012 tarihi saat 12.30 ‘da gerçekleşen olaya şahitlik edenlerin anlatımlarından, Motosikletli İlyas Atamaz (48735), Ahmet Uçar(48736), Erkan Ceylan(48737), Mehmet Gümüş(48735), Göktürk Şengül(48736) ve Mustafa Küçükaltay(48737) isimli polis memurlarının Ahmet Aslı’yı arkadaşıyla birlikte işyerinin önündeki arabanın içinde bulundukları sırada kimlik kontrolü için dışarı çıkarttıkları, suç isnadını ya da yaptıkları işlemi izah etmeden kelepçe takmaya çalıştıkları, polis memuruna suçlarının ne olduğunu soran Ahmet Aslı’ya ‘lan’lı sözlerle memura yakışmayacak şekilde davrandıkları, tavırlarını daha da sertleştirerek hakaret ettikleri, sesleri duyan ve Ahmet Aslı’nın ablası Çiğdem Akagündüz ve Eniştesi Erbil Akagündüz’ün de olay yerine geldiği anlaşılmıştır.

Şahıslar, Ahmet Aslı’ya yumruk atan bir polis memurunun yere yatırarak biber gazı sıktığını, elini ayakları ile çiğnediklerini, ellerini kelepçelendiğini bu sırada Çiğdem Akagündüz’ün ittirilerek yere düştüğünü, eşine ve kayınbiraderine ‘vurmayın’ diyen Erbil Akagündüz’ün feci şekilde darp edilerek kaşından ve çeşitli yerlerinden yaralandığını, polis memurlarının bu muamelelerine tanıklık eden vatandaşların tepki göstermesi üzerine ‘bunlar PKK’lıdır, teröristtir’ diyerek sövgü ve hakarete uğradıklarını, kendilerinin polislere karşı hakaret ve mukavemetlerinin olmadığını, zaten çok kalabalık olan ve daha sonra başka ekiplerin gelmesi ile sayıları iyice artan polislere karşı mukavemetin de mümkün olmadığını anlatmışlardır.

Şahıslar Görevli memura mukavemet suçundan haklarında yapılan işlemler tamamlandıktan sonra serbest bırakılmıştır.

Darp edilen şahısları endişelendiren durum ise; Kardeşleri Osman Aslının 2009 yılında terhis için izne geldiği sırada Yunuslar tarafından alınarak Firuzköy Şehit Ilgaz Aykutlu Polis Merkezine getirildikten2-3 saat sonra intihar ettiği gerekçesiyle cesedinin ailesine teslim edilmiş olmasıdır. Söz konusu ölüm olayı hakkındaki şüpheler tam olarak giderilmemiş, dönemin polis memurları sadece ‘görevi ihmal’ suçlaması ile çok hafif cezalara çarptırılmıştır. Dava temyiz aşamasındadır.

Böylesine elim bir olayı yaşayan ailenin aynı şeyleri tekrar yaşıyor olması son derece vahim ve isyan ettirici niteliktedir.

Valinin ‘münferit olaydır’ açıklamasının üzerinden henüz saatler geçmişken, ailenin acısı henüz dinmemişken İstanbul Polisi son günlerde adeta terör estirmektedir. “Önleme araması” adı altında, trafikte kısacası her yerde insanı darp edebilmekte eylemi için en ufak bir sorumluluk duymamaktadır. Çünkü yapılan hukuka aykırılık, polisin işlediği suç hep cezasız kalmıştır. Üstelik bu tür olaylarda ağır yaralanan hep vatandaşlar olmasına rağmen mağdur ‘memura direnme ya da görevini engelleme’ suçundan yargılanmış ve hüküm giymiştir. Bu olayda da benzer uygulamaları hep birlikte göreceğiz.

Cezasız kalan her insanlık dışı muamele bir sonrakinin işlenmesini garantilemektedir.

MAZLUMDER olarak insanlık dışı muamelenin, işkencenin, hakaret ve tehditlerin cezasız kalmaması ve mağdurun zulme uğramaması için gerekli ihbarları yapacağımızı ve olayı tüm süreçleriyle takip edeceğimizi kamuoyuna saygı ile açıklarız.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi

20 Haziran 2012 Çarşamba

“CEDAW Sözleşmesi Yeni Bir Sömürge Sistemidir”

MAZLUMDER İstanbul Şubesi, Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi Rektörü ve Hukuk Profesörü Zaleha Kamaruddin ile 17 Haziran Pazar günü “İslam Hukuku ve Modern Hukukun Harmonisi: Malezya Örneği” konulu bir seminer gerçekleştirdi.

MAZLUMDER İstanbul Şube Eski Başkanı ve Mütevelli Heyeti Üyesi Av. İ. Şadi Çarsancaklı ve MAZLUMDER Hukuki Yardım Merkezi Eski Başkanı Av. M. Bülent Deniz’in müzakereci olduğu program, Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi Mezunları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Büyükcoşkun’un açılış ve selamlama konuşması ile başladı. Büyükcoşkun Zaleha Kamaruddin ile ilgili kısa bir bilgilendirme de yaptıktan sonra Av. M. Bülent Deniz bir konuşma yaptı.

Av. M. Bülent Deniz çok hukuklu bir ortamda farklı hukuk sistemlerinin bir arada bulunabilmesinin temel isteklerden biri olmasının yanında Malezya’nın ilginç bir örneklik olduğunu ifade etti. Hukuk alanında Türkiye’de uzun süredir bir arayış olduğunu, toplumda yükselen bazı taleplerin kimi zaman geriye çekildiği, kimi zaman bastırıldığı bir coğrafyayı paylaştıklarını söyleyen Deniz, “Bugün insanların kendi seçtikleri hukukun uygulanmasına yönelik toplumsal talebin elle tutulur bir hale de geldiği bir dönemdeyiz. Bu sebeple Malezya örnekliği bizim için çok önemli. Osmanlı’da çok hukukluluk uygulanabiliyordu, aslında biz bu deneyimi geçmişimizde yaşadık ancak bu gelenek bize unutturuldu” dedi.

Av. İ. Şadi Çarsancaklı ise konuşmasına MAZLUMDER hakkında kısa bir bilgilendirme yaparak başladı. Çarşancaklı şunları söyledi: “Biz bir imparatorluktan bir ulus devlete geçtik, ama hukukun üstünlüğünün var olduğu, insan haklarının mücessem olduğu bir hukuk düzeninde yaşama arzusu insanlık boyunca devam eden bir süreçtir. Bizim aradığımız hukuk düzeninin bir başka ülkede uygulanıyor olması incelemeye değer bir deneyimdir”.

Daha sonra konuşan Prof. Zaleha Kamaruddin Malezya’da öğrencileriyle modern hukuk üzerinde nelerin değiştirilmesi gerektiği konusunda müzakereler yaptıklarını söyledi. Kamaruddin, “Bizim anayasamıza göre İslam ülkenin resmi dinidir. Malezya’da din devletin elinde ve sorumluluğu altındadır. Bu sebeple bazı sıkıntılar yaşıyoruz. Mesela Malezya’da yeterli çalışmalar yapılmadığı için insanlar İslam Hukuku konusunda yeterli bilgiye sahip değildir. Biz, şeriat kanunlarını ülkemizde uygulayabilmek için çalışmalar yürütüyoruz. Geçen sene İslami hukuk sisteminin Malezya hukuk sistemine nasıl uyarlanabileceği hususunda çalışmalar yaptık ve gördük ki birçok kişi şeriatı istemiyor. Bunun bilgi eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyoruz. İnsanlar şeriatı sadece el kesmek olarak algılıyorlar. Çalışmalarımızı yaparken hükümet ve medya ile irtibat halindeyiz. Bu güne kadar anayasada bazı değişiklikler yaparak düzenlemeler gerçekleştirmeyi başardık” dedi.

CEDAW Sözleşmesi’nden de bahseden Kamaruddin, bu sözleşmeye imza atan ülkelerin büyük çoğunluğunun Müslüman ülkeler olduğunu, sözleşmede insan haklarını korumak için bazı olumlu maddelerin yer aldığını ancak örneğin 5. Madde gibi toplumdaki kadın ve erkeğe yönelik geleneksel rolleri saymayan, erkek ve kadının sosyal ve kültürel davranışlarını düzenleyen maddelerin sorunlu olduğunu ifade etti. Kamaruddin, “Bu madde Malezya’ya da Türkiye’ye de uymayan bir maddedir. Yine 16. Madde kadınların kadınlarla evlenebilmelerini serbest kılan bir maddedir. Buna benzer İslamiyet’e uymayan başka maddeler de vardır CEDAW’da. CEDAW Sözleşmesi yeni bir sömürge sistemidir. Yani bu sözleşme, seküler dayatmaları ile adeta bir ülkenin insanlarını yasama yoluyla sömürmektedir” dedi.

Malezya’da kadınlara verilen haklar konusunda gelişmeler kaydedildiğini söyleyen Zaleha Kamaruddin, Malezya’nın pek çok kanununu Uluslararası İnsan Hakları kanunu ile uyumlu hale getirmek vizyonuyla yürürlüğe koyduğunu, böylece Malezya’daki kadınların hakları ve haysiyetlerinin korunduğunu, kalkınma sürecine de kadınların katkıda bulunmalarının sağlandığını belirtti. Kamaruddin, Bazı kanunların üzerinde düzenlemeler yapabilmek için STK’ların da dahil olduğu komisyonlar kurduklarını söyledi.

Av. İ. Şadi Çarsancaklı’nın çok hukuklulukta kavramsal sorunu nasıl çözdükleri konusundaki sorusuna Kamaruddin şu şekilde cevap verdi: “İnsan haklarından bahsettiğimizde sorumluluk kavramını da düşünmemiz gerekiyor, haklar vardır ama sorumluluklar da vardır. Biz bu dengeyi sağlayabilmek için Üniversitemizde Malezya’nın en büyük hukuk fakültesini kurduk, başarılı Hukukçular yetiştiriyoruz. Mezunlarımız Malezya’da birçok önemli noktada vazifeler aldılar. Malezya’da Müslümanlar İslam Hukukuna, Müslüman olmayanlar da modern hukuk kurallarına tabi oluyorlar. Malezya’da şuan için İslam hukukunun daha çok Aile Hukuku konusunda uygulandığını söyleyebiliriz. İslam hukukunu zamanla hukukun her alanına yerleştirmeye çalışıyoruz”.

Son olarak kapanış konuşmasını MAZLUMDER İstanbul Şube Başkanı Cüneyt Sarıyaşar yaptı. Sarıyaşar konuşmasında şunları söyledi: “Paylaştığımız tecrübe, Adem ile başlayan insanlık serüveninin Kabil ile başlayan vahyi düzenin bozulması, vahyin elçileri ve onlara uyan akil insanların da bu düzeni düzeltmeye çalışmasıdır. Yani insanlık tecrübesidir. Hukuk, adaletin ikamesi için bir araçtır. Vahyin şekillendirdiği İslam hukuku, toplumsal yaşamı düzenleyici nitelikler taşımaktadır. İnsan hakları konusu gibi hukuk konusunda da Medine vesikası ile gerçekleştirilen peygamber örnekliğinden yola çıkarak kendi kültürümüze göre insan fıtratına uygun bir hukuk sistemi gerçekleştirmeliyiz. Malezya tecrübesi bizim önümüzde olumlu bir tecrübe olarak duruyor. Bizlerin insan hakları ve özgürlük kavramımız sorumluluktan ayrı düşünülemez. Bu bağlamda hem Malezya’da yapılan çalışmalar, hem de MAZLUMDER’in çalışmaları medeniyet inşasına bir katkıdır”.

Program katılımcıların sorularını cevaplandırılması ile son buldu.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi Basın Bürosu

17 Haziran 2012 Pazar

İslam Hukuku ve Modern Hukukun Harmonisi: Malezya Örnekliği

SEMİNERE DAVET

"İslam Hukuku ve Modern Hukukun Harmonisi: Malezya Örnekliği"
MAZLUMDER İstanbul Şubesi olarak Sosyal bir etkinlik için Türkiye'ye gelen Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi Rektörü ve Hukuk Profesörü Zaleha Kamaruddin ile "İslam Hukuku ve Modern Hukukun Harmonisi: Malezya Örneği" konulu bir seminer gerçekleştiriyoruz. 

Seminerde MAZLUMDER İstanbul Şube Eski Başkanı ve Mütevelli Heyeti Üyesi Av. İ. Şadi Çarsancaklı ve MAZLUMDER Hukuki Yardım Merkezi Eski Başkanı Av. M. Bülent Deniz, konuğumuz ile Karşılaştırmalı Hukuk ve Malezya'da Özel Hukuk alanında tercih edilen İslam Hukuku ile ilgili sistemi konuşacaklar.
Tüm üye ve gönüllülerimiz davetlidir.
MAZLUMDER İstanbul Şubesi
Tarih: 17 Haziran Pazar
Saat:17.00 - 19.00
Yer: İnsan ve Medeniyet Hareketi - Eyüp Merkez Mahallesi, Silahtarağa Cad. No:12, Eyüp
Tel: 0212 501 31 71
PROF. DR. ZALEHA KAMARUDDIN KİMDİR?
Prof. Dato' Sri Dr. Zaleha Kamaruddin lisans eğitimini Malaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde, Yüksek Lisans eğitimini Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi'nde Karşılaştırmalı Hukuk alanında, ileri diplomasını İslam Hukuku ve Uygulamaları alanında, Doktorasını da Londra Üniversitesi'nde Karşılaştırmalı Hukuk alanında tamamlamıştır. 1986'da Malaya Yüksek Mahkemesi'nde avukat ve dava vekilliği görevlerine atanmıştır. Şuanda rektör olarak görev yaptığı Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi'nde 27 yıldan fazla süredir çeşitli görevlerle hizmet vermiştir. Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi'ne rektör olarak seçilmeden önce aynı üniversitenin Hukuk Fakültesi'nde dekanlık ve Malezya İslam Anlayışı Enstitüsü'nde Genel Müdür Yardımcılığı yapmıştır.
Prof. Dr. Zaleha Kamaruddin Malezya Başbakanlık Diyanet İşleri bünyesinde İslam Hukuku ve Sivil Hukuk'ta Teknik Komite üyesidir ve Milli Din İşleri Konsili'nde de seçilmiş üyedir. Kendisi ayrıca Aile Hukuku uzmanı olarak Kadın, Aile ve Toplum Gelişme Bakanlığı tarafından da Milli Kadın Danışma Konsili'ne konsil üyesi olarak, NAM Kadın Güçlendirme Enstitüsüne de teknik kurul üyesi olarak atanmıştır. 2008 de Birleşmiş Milletler Gelişim Programı bünyesinde çalışmış, 2009'da Lordlar Kamarasında tebliğ sunmak üzere misafir edilmiştir.
Aile hukuku, çocuk hakları ve kadın hakları üzerine yayınlanmış 20 kadar kitabı, 200 den fazla makalesi bulunmaktadır.